Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Ergenlik Dönem Özellikleri

Bu konu Anne ve Çocuk forumunda Pasakli_Prenses tarafından 8 Ekim 2008 (00:04) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
27048 kez görüntülenmiş, 2 cevap yazılmış ve son mesaj 8 Mart 2012 (13:44) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.40  |  Oy Veren: 5      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 8 Ekim 2008, 00:04

Ergenlik Dönem Özellikleri

#1 (link)
Pasakli_Prenses
Ziyaretçi
Pasakli_Prenses - avatarı
edo


1

Bu dönemde oluşan hızlı biyolojik değişiklikler gence iki özellik kazandırmaktadır. Birincisi cinsel üremeyi sağlayan cinsel olgunlaşmadır. Diğeri ana-baba tarafından korunma ve bakılma gerekliliğini azaltan fiziksel büyüme ve güç kazanmadır. Etyolojik açıdan ergen bu iki özelliği kazanarak " karşı cinse yönelir ve daha bağımsız davranabilir ". Yani, gencin topluma katılabilmesi, erişkinler arasında yerini ve konumunu alabilmesi, bu gelişme döneminde belli bilgi, beceri ve deneyimi kazanmasına bağlıdır. Erişkin dünyasının aradığı olgunluğa erişebilmesi için bu beklentileri karşılıyabilmesi gerekir.

Ruhsal-toplumsal gelişimin bu evresinde, yukarıdaki hedeflere ulaşabilmek için tüm gençlerin kazanmak zorunda oldukları döneme özgü beceriler vardır.
Bunlar:
1-Beden imgesini kabullenme ve bundan rahatsız olmama
2-Cinsel kimlik rolünü belirleme ve kabullenme
3-Kişisel değerler sistemini geliştirmek
4-Ebeveynlerden bağımsızlığını kazanma (özerklik)
5-Bir yetişkin kimliği edinme
6-Üretken bir birey olmaya hazırlanma (mesleksel kimlik)

Biyolojik değişmeler, ruhsal ve davranışsal değişikliklere koşut olarak sürerken birbirlerini etkilerler. Belirtildiği gibi biyolojik gelişme ruhsal süreçleri, ruhsal süreçler de kişiler arası etkileşim biçimlerini ve kişilik işlevlerini etkiler. Hatta bazı durumlarda belirleyici olabilir.Biyolojik cinsellik olmadan cinsel kimlik gelişmesi, cinsel kimlik olmaksızın da kimliğin ve benlik kavramının oluşması güçtür. Gençlik, çocuklukla erişkinlik arasında yer alan, gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yetişkin yaşama hazırlık dönemidir. Puberte ile başlayan hızlı büyüme gençlik çağının sonunda bedensel cinsel ve ruhsal olgunlukla biter. Genellikle ilk puberte belirtileriyle başlayan "gençlik çağı" büyümenin durmasına kadar sürer (biyolojik açıdan) ve yaklaşık 12-21 yaşlarını kapsar. bir anlamda tüm "teenagers" ya da delikanlılık döneminde olanlar ergen gibi kabul edilebilir. Gençlik çağının tanımı bedensel ve cinsel gelişmeye göre yapılınca, başlangıcı da, bitişi de belirsiz olmaktadır. Çünkü ergenliğe girişte bireysel farklılıklar vardır. Erken veya daha geç olabilmektedir. Genellikle 12-15 yaş arası, ergenlik gelişmesini içine alan ilk gençlik dönemi olarak tanımlanır. Bazı yapıtlarda puberte (erinlik) ve adolesans (ergenlik) süreçleri bir arada ve ergenlik dönemi adı altında incelenirken; bazı yapıtlar ergenliği, erinliği izleyen bir dönem olarak tanımlamaktadır.
Genel olarak ergenlik 3 kısma ayrılarak incelenir.
Bunlar:
1.Ön Ergenlik (12-14 yaş)
2.Orta Ergenlik (15-17 y.)
3.Geç Ergenlik (18-21 y.)

Pubertede Oluşan Bedensel Ve Psikososyal Değişikliler 2

Erinlik (puberte) hızlı büyüme ve gelişmenin olduğu, kız-erkek cinsel özelliklerinin belirdiği (ikincil seks karakterleri) ilk 2-3 yıllık gençlik dönemini kapsar. Kızlar, erkeklerden 1-2 yıl önce ergenliğe girer, buna koşut olarak büyüme ve cinsel olgunlaşmalarını erkeklerden 1-2 yıl erken tamamlarlar.

Gençler hızlı beden gelişmelerine karşı değişik ruhsal tepkiler gösterirler. Bu biyolojik değişikliklerin bir bölümü sevinç, bir bölümü üzüntü kaynağı olabilir. Göğüslerinin birden büyümesinden utanan, sıkılan, göğüslerini bastırarak başkalarının gözünden saklamaya çalışan kızlar pek çoktur. Kimisi çok toplu oluşuna, kimiside sıskalığına üzülür. Sırık gibi uzamış bir genç eskiden alay konusu olabilir, kendiside bunu bir kusur gibi görebilirdi. Basketbolün yaygınlaşmasıyla uzun boy bir övünç nedeni olmaya başladı. Ancak kısa boy her dönemde kız, erkek tüm gençler için aşağılık duygusu yaratabilen bir neden olmuştur. Genç erkekler sakallarının çıkmasıyla, bıyıklarının terlemesiyle övünürler. Erkekliklerinin bir kanıtı olarak sık sık sakal traşı olmaya başlarlar. Buna karşılık, kızlar ve erkekler sivilcelerini büyük bir sorun yaparlar. Özellikle kızlar için yüz sivilceleri erkeklere beğenilmeye en büyük engel, yüze vurmuş bir kusur gibi algılanır.
Ergenlerin herkese bilinen sakarlığı başlıca iki nedene bağlanabilir. İlkin ergenin hızlı büyümesi ve uzaması, kaslarının eşgüdümlü çalışmasını aksatır. Daha önceki yıllarda kazanılan motor becerisi ve denge yeni kazanılan boyutlara uymaz. İkinci neden ise ergenin utangaçlığıdır. Ergen yeni yeni girmeye başladığı topluluklarda ve ilişkilerde sıkılgan davranır. Herkesin kendisini gözlediğini sanır. Deneyimsiz ve toy olduğunun bilincindedir. Bu da onun yanlışlar yapmasına, tökezlemesine, önüne arkasına bakmadan birşeyleri devirmesine yol açar. Ayrıca boyu birden uzayan bir ergenden yaşına değil, boyuna bakarak olgun davranış beklenir ki ergen daha o ustalığı kazanmamıştır.
Ortaokul dönemine düşen ergenlik döneminde cinsel uyarılmalarla birlikte yeni ruhsal tepkiler ve davranışlar belirmeye başlar. Dengeli ve uyumlu ilkokul çocuğu gider, yerine oldukça "tedirgin, kuruntulu, güç beğenen ve çabuk tepki gösteren" bir ergen gelir. Çabuk sevinir, çabuk üzülür, birden sinirlenir, olur olamaz şeyi sorun yapar. Derslere ilgisi azalır, bencilleşir, istekleri artar, konan yasakları saçma, kendisine tanınan hakları yetersiz bulur. Ana babanın uyarılarına birden tepki gösterir , kabalaşır, ters yanıtlar verir. "Bana karışamazsınız, ben çocuk değilim!" der. Sürekli bir gidiş-geliş içindedir, kabına sığmaz gibidir. Evde durmak istemez, dönüş saatlerine aldırmaz, yemeğe geç gelir, gece sokağa çıkmak ister. Dağınık ve savruk olur.
İlgileri artmış, gel geç hevesleri çoğalmıştır. Gürültülü müziğe bayılır, süse ve giyime düşkünlük gösterirler. Genç kız ayna karşısında saatler geçirir, bir sivilceyle gün boyu uğraşır. Genç erkek boyasız pabuçuna bakmaz, saçını uzatır ve modaya göre kestirir. Erkekler kızlarla açıktan, kızlarda erkelerle gizliden ilgilenmeye başlarlar. Odalarına kapanıp kendi başlarına kalmak isterler. Kardeşlerini yanlarına sokmaz, tersleyip uzaklaştırırlar. Telefon tutkusu başlar, arkadaşlarıyla uzun-uzun, gizli-gizli konuşurlar.
Ergenlik dönemindeki bu ruhsal çalkantının bir nedeni vardır. Hızlı beden gelişmesi ile birlikte gelen cinsel uyanış genci baskı altına alıp bunaltmaktadır. Genç birden bu değişikliklere kendini uyduracak gücü bulamamakta iç dengesi altüst olmaktadır. Tepkilerdeki değişiklik, davranışlarındaki tutarsızlık, duygularındaki iniş çıkışlar hep yeni bir denge kurmaya yöneliktir. Yeni duruma uyum çabalarıdır. Tıpkı toy bir sürücü gibi arabasını doğru yolda tutmaya çabalamakta, sağa sola yalpa yaparak yol almaktadır.
Ergenlik dönemi bağımsızlık çağıdır. Genç evden kopar, çevreye yönelir. Spora ilgi artar, gelişen kaslarını geliştirmek, içten taşan gücünü boşaltmak için en uygun uğraştır spor. Sporun bir dalında kazanacağı başarı kendini güvenini artırır. Daha da önemlisi toplu sporlar gence yaşıtlarıyla kaynaşma fırsatı verir. Ergenlik dönemi hayranlıkların ve tutkuların bol olduğu bir dönemdir. Genç, hayranı olduğu kişiye (öğretmen , sporcu, şarkıcı) her yönden benzemek ister. Yeteneklerinden kusurlarına değin herşeyi beğenir. Bir süre sonra kendine yeni bir örnek seçer, onunla özdeşim kurar. Sürekli değişen bu hayranlıklar gencin ileride ne olmak istediği ile ilgilidir. Yeni bir kişilik geliştiriken yoluna çıkan örnek insanlardan kendi benliğine bir şeyler katar. Yani bu dönem, kendini, öz kimliğini arayış dönemidir. Kuşkusuz ergenlik döneminde çıkan değişikliklerin çoğu olumsuz değildir. Ruhsal alanda yaşanan çalkantı yanında pek çok olumlu gelişme gözlenir. Ergenin düşünme yeteneğinde önemli bir sıçrama olur. Soyut kavramları daha iyi anlar ve kullanır; ilgi alanı genişler ve çeşitlilik kazanır. İleride seçeceği meslekle ilgili konulara eğilir.

Etiketler:
  • ergenligin ozellikleri
  • ergenlik donemi ozellikleri
  • ergenlik donemi ve ozellikleri
  • ergenlik doneminin ozellikleri
  • ergenlik ozellikleri
Benzer Konular:
Rapor Et
Reklam
Eski 30 Kasım 2008, 18:01

Ergenlik Dönem Özellikleri

#2 (link)
karayel
Ziyaretçi
karayel - avatarı
Ergenliğe erken girenin boyu kısa kalır klişesi doğru değil

6882821

Erken ergenlik, kız çocuk annelerini sıkıntıya sokan konulardan biri. En ufak belirtileri dahi erken ergenlik şeklinde yorumlayan ve kaygılanan anneler, 6-9 yaşındaki kız çocuklarıyla doktor kapılarını aşındırıyor, test üstüne test yaptırıyor. Kaygılarının temeli, erken ergenlik nedeniyle kızlarının boylarının kısa kalması ihtimali. Peki ergenlik yaşı kızlarda düştü mü?

Araştırmalar, bu konuda ciddi bir paniğe gerek olmadığını ortaya koyuyor. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Şükrü Hatun, erken ergenlik konusunun Türkiye’de spekülasyon konusu olduğunu savunuyor. Çocuk Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz de, erken ergenliğin sınırını hatırlatıyor: Kız çocuklarının 8 yaşından önce ergenliğe girmeleri, yani memelerin tomurcuklanması ve genital bölgenin kıllanması "erken" anlamına geliyor. 8 yaşından sonraki benzer gelişme ise normal, panik yapmayın.

Prof. Dr. Şükrü Hatun’un verdiği bilgiye göre, kızlarda ortalama ergenlik yaşı 10.5. Adet kanamasının başlangıcı ise yine ortalama 12.5 yaş. Kızlarda ergenlik, erkeklere göre 1 yıl erken başlıyor. Ayrıca 6-8 yaş arasında, hiçbir hastalığa bağlı olmaksızın tek başına meme gelişimi ve daha seyrek olarak tek başına genital bölgede kıllanma olabiliyor. Bu gibi durumlarda, çocuk endokrinoloji bölümlerine başvurmakta yarar var ama tek başına meme büyümesinde, ailelerin telaşa kapılmasına gerek yok. Bu çocuklar daha sonra normal olarak ergenliklerini sürdürüyor. Erişkin boylarında bir sorun olmuyor. Birçok araştırma, meme gelişimi gibi ergenlik belirtilerinin daha erken yaşlarda görülmesine karşın, son 20-30 yılda adet kanaması yaşının 12.3-12.8 arasında sabit kaldığını gösteriyor.

PANİĞE GEREK YOK BOY KISALMIYOR, UZUYOR!

Prof. Dr. Hatun, "Kızlar ve erkekler her çocuğa göre değişen bir yaşta ergenliğe giriyor ve ergenliğin temposu da (yani meme gelişimi başlayan bir kız çocuğunun kaç yaşında adet göreceği, vs) birçok faktörden (beslenme, hastalıklar, çevresel faktörler, yaşam tarzı gibi) etkilenerek her bireye göre değişiyor" diyor.

Ailelerin en büyük kaygısı, erken adet nedeniyle kızlarının boylarının kısa kalması. Halbuki Türkiye’de ortalama erkek boyu 1978’de 174 santimetreyken 2006’da 176 santimetreye, ortalama kadın boyu 1978’de 160 santimetreyken 2006’da 162.5 santimetreye ulaştı. Yani ortalama boylardaki bu artış, ergenliğin erkene kaydığı iddia edilen periyotta oldu. Bu durumda normal sınırlar içindeki erken ergenliğin, boyu kısalttığını söylemek mümkün değil. Başka toplumlarda yapılan benzer araştırmalar, benzer sonuçlar veriyor, boylar giderek uzuyor. Prof. Dr. Hatun, "Dolayısıyla erken ergenlik eşittir kısa boy klişesi doğru değil" diyor.

MÜDAHALE NE ZAMAN YAPILMALI

Peki müdahaleye gerek var mı? "Tıbbi olarak tedavi gerektiren (patolojik) bir erken ergenlik söz konusu ise evet. Ancak normal, yani tıbbi sınırlar içerisinde, zamanında başlayan bir ergenliği tedaviyle ertelemenin boya herhangi bir faydası olmaz. Bilimsel çalışmalar bize kız çocuğunda 8-8.5 yaşından sonra başlayan ergenlik belirtilerine müdahale edilmesinin boy konusunda bir yararı olmadığını net olarak ortaya koyuyor. Dolayısıyla zamanında ergenliğe giren bir çocukta tek başına ergenlik durdurmanın boya bir faydası yok" diyor.

Erken ergenlik erkeklerde daha önemli bir sorun

Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, Türkiye’de ergenliğe girme yaşının ortalama 11.5 dolayında olduğunu söylüyor. Erken ergenlik kız çocuklarında daha sık görülen bir sorun. Bunun kesin nedenleri henüz bilinmiyor. Bazı ipuçlarına bakılarak sonuca varılmaya çalışılıyor. Soğuk iklimlerde yaşayan çocukların daha geç ergenliğe girdiği biliniyor. Erken ergenlik vakalarından sorumlu tutulan etkenlerden biri de küresel ısınma. Üzerinde önemle durulan ikinci neden obezite. Üçüncü nedense hormonal sistemi bozan bazı maddeler (plastiklerin içindeki bazı maddeler, hayvancılıkta daha çok süt için kullanılan östrojen preparatları vs).

Erkeklerde ergenlik, yumurtalıklarda (testisler) büyümeyle başlıyor. Bunu penis büyümesi, genital bölgede kıllanma, kas dokusunda artma ve büyüme hızlanması izliyor. Bu süreç ortalama 11.5 yaşında başlıyor ve 13.5 yaşlarında ejakülasyon (boşalma) oluşuyor. Erkeklerin 9 yaşından önce ergenliğe girmesi genellikle ciddi tıbbi bir nedene bağlı. Bu nedenle asıl üzerinde önemle durulması gereken durum erkeklerdeki erken ergenlik.
Rapor Et
Eski 8 Mart 2012, 13:44

Ergenlik döneminin özellikleri nedir?

#3 (link)
Mavi Gece
Ziyaretçi
Mavi Gece - avatarı
ERİNLİK DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ

 Erinlik çakışan bir dönemdir: Erinlik çocukluğun sonlarına doğru başlar ve ergenlik yıllarında devam eder. Erinlik bir yandan çocukluk, diğer yandan ergenlikle çakışan bir dönemdir.
 Erinlik kısa bir dönemdir: 2 yıldan 4 yıla kadar uzayabilir. Erkeklerde 4, kızlarda 3 yıla kadar sürmektedir.
 Erinlik hızlı bir değişme dönemidir: Erinlik, gerek fiziksel gerekse psikolojik değişikliklerin çok hızlı olduğu bir dönemdir. Bu hızlı değişme karmaşa, yetersizlik ve güvensizlik duygularına ve bir çok çocukta istenmeyen davranışlara yol açar.
 Erinlik bir olumsuzluk evresidir: Olumsuzluk, bireyin karşıt bir tutum içine girmesini yada daha önce geliştirdiği bazı iyi niteliklerin olumsuzlaşmasını açıklar.
 Erinlik yaşı değişiktir: Erinlik yaşı ortalama olarak kızlarda 13, erkeklerde 14 yaş olarak saptanmıştır.

ZİHİNSEL GELİŞİM

 Ergenlik döneminde zeka, gelişmesini sürdürse de boy uzaması gibi birden sıçrama göstermez.
 Zekanın ergenlik çağına kadar dik bir eğri boyunca hızla geliştiği, 15-16 yaşlarında doruğa ulaştığı, ondan sonra daha yatık bir eğri izleyerek 20 yaşına kadar yavaş bir gelişme gösterdiği kabul edilmektedir.
 12 yaşlarından başlayarak ergenlerde soyut düşünme yeteneği hızlı bir gelişme gösterir.
 Yani bu dönemde kavramları kullanarak yeni kavramlar ve düşünceler üretebilme yeteneği,yaratıcı ve üretici düşünme biçimi gelişir.

DUYGUSAL GELİŞİM
Ergenliğin başlarındaki büyümenin hızlı oluşu, ergenin hem duygularında, hem de davranış ve tutumlarında belirgin farklılıklar sergilemesine neden olur.Bunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
 Duyguların Yoğunluğunda Artış
 Aşık Olma
 Mahcubiyet ve Çekingenlik
 Aşırı Hayal Kurma
 Yalnız Kalma İsteği
 Çalışmaya Karşı İsteksizlik
 Çabuk Heyecanlanma
 Tedirgin ve Huzursuz Olma

ERGENLİK DÖNEMİNDE EN SIK RASTLANAN HEYECAN BİÇİMLERİ

 KORKU
 ENDİŞE
 DUYGUSAL KIRGINLIKLAR
 ÖFKE
 RUHSAL ZORLANMALAR

ERGENLİĞİN İLK YILLARINDA ANNE-BABALAR ÇOCUKLARI HAKKINDA SIKÇA ŞUNLARI SÖYLERLER:

 Asi ve Hırçın
 Evde Huysuz
 Alıngan, Karamsar, Ters
 Dışarıda Sıkılgan, Durgun ve Dalgın
 Kendi Başına Buyruk ve Sorumsuz
 Banyoya Girmiyor
 Olur Olmaz Her Şeye Ağlıyor
 Ders Çalışmıyor
 Süse Düşkün
 Çok Geziyor
 Bazen Yalan Söylüyor

BEDENSEL GELİŞİM

Büyüme ve gelişme, döllemeden başlayarak ergenlik dönemi sonuna kadar devam eder.
Ergenlikte; eller, ayaklar, kollar ve bacakların daha önce geliştiğini görmekteyiz. Büyüme ve gelişmenin hızı, miktarı ve zamanı bakımından normal çocuklar arasında önemli farklar bulunmaktadır. Bazı çocuklar daha çabuk büyüyerek ergenliğe akranlarından önce girebilir ve bedence gelişmelerini önce tamamlayabilirler.

BÜYÜME VE GELİŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER:

 Kalıtım
 Hormonlar
 Beslenme Düzeni
 Sağlık Durumu
 Coğrafi Koşullar
 İklim

Ergenlik döneminde:

 Bireylerin iştah artışı sonucu kilo almaları normaldir.
 Ergenliğin başlarına gelindiğinde, ergenin boyu, yetişkinken alacağı boyun %80´ine ulaşır.
 Sivilce ve aknelerin; yüzde, vücutta ortaya çıkması normaldir.
 El -kol hareketlerini düzenleyememe, sakarlık yapma gibi sonuçlar gelişme sürecinde görülen ve ergenin beden imajını etkileyen davranış biçimlerindendir.
 Çabuk büyümenin sonucunda beden imajının yerleşebilmesi için, ergenin zamana ihtiyacı vardır.[/SIZE]
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.232 saniyede (80.03% PHP - 19.97% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 16:37
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi