Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Agâh Efendi

Bu konu Basın/Magazin tr forumunda KisukE UraharA tarafından 22 Eylül 2008 (20:09) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
8635 kez görüntülenmiş, 2 cevap yazılmış ve son mesaj 9 Nisan 2011 (23:07) tarihinde gönderilmiştir.
  • Bu konuyu beğendiniz mi?   
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 22 Eylül 2008, 20:09

Agâh Efendi kimdir, nereli, hayatı.

#1 (link)
!..............!
KisukE UraharA - avatarı
Agâh Efendi, (1832-1885) Türkiye'de gaze­teciliğin öncüsü sayılır. Yedi yıl tıp öğrenimi gören Agâh Efendi okulu bitirmeden ayrıldı ve Fransızca çevirmeni olarak Babıâli Tercü­me Odası'nda çalışmaya başladı. 1852-54 ara­sında, Paris elçiliğine atanan Rıfat Paşa'nın sekreterliğini üstlendi. Yurda dönüşünde Şinasi ile tanıştı ve 1860'ta Tercüman-ı Ahval (Durumların Sözcüsü) gazetesini birlikte yayımlamaya başladılar (bak. ŞİNASİ). Altı ay sonra Şinasi'nin ayrılması üzerine gazeteyi tek başına çıkarmayı sürdürdü. Özel sermayeyle çıkarılmış ilk Türk gazetesi olan Tercüman-ı Ahval bir haber gazetesi olmakla kalmayıp, ülkenin o dönemdeki birçok ekonomik ve toplumsal sorununu tartışmaya açtı. Halkın kolay anlayacağı bir dil kullanılmasına özen gösteren gazete eğitime de önem verdi. Eği­timdeki bozuklukları eleştirdi, çağdaş eğitim anlayışını savundu. Bu anlayışa uygun yayınları nedeniyle bir süre kapatıldı. Agâh Efen-di'nin başyazarlığını yaptığı Tercüman-ı Ah­val Türk basın tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

Agâh Efendi 1861-65 arasında gazeteciliği­nin yanı sıra posta bakanlığı görevini de sürdürdü. İstanbul'da güçlü bir posta örgütü kurdu ve 1863'te Türkiye'de ilk kez posta pulu kullanımını başlattı. Bu uygulamayla posta işlemleri büyük ölçüde basitleşti ve çeşitli yanlışlıklar, yolsuzluklar önlendi.
Agâh Efendi yenilikçi aydınların kurduğu Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin 1865'teki ilk üyelerindendir. Bu örgüt Osmanlı aydınları arasından seçilecek üyelerle bir meclis toplan­masını ve ülkenin bu meclisten çıkan yasalarla yönetilmesini savunuyordu. Namık Kemal, Ziya Paşa gibi aydınlar bu örgütün önderle-rindendi. Padişahın baskıları sonucu Agâh Efendi ve öteki örgüt üyeleri yurtdışına kaçtı­lar. 1867-71 yılları arasında Fransa. İngiltere ve Belçika'da yaşayan Agâh Efendi Paris'te arkadaşları ile birlikte Muhbir (Haberci) ve Hürriyet gazetelerini yayımladı. Siyasal etkin­liklerden çok gazetecilikle uğraştı.

1871'de padişahın çıkardığı afla yurda dö­nünce bir süre devlet memurluğu yaptı. Ama II. Abdülhamid padişah olunca görevinden alındı: Önce Bursa'da, daha sonra Ankara'da altı ay sürgün yaşadı. Bağışlandıktan sonra Rodos ve Midilli mutasarrıflıklarına getirildi. 1885'te atandığı Atina elçiliği görevinin ilk aylarında öldü.

Kaynak: MsXLabs.org &Temel Britannica
Rapor Et
Reklam
Eski 4 Kasım 2010, 20:59

Agâh Efendi

#2 (link)
SasuHina <3
Sasuke Uchiha - avatarı
AGAH EFENDİ

61167287

Agâh Efendi 1860 yılında Türkiye'de doğdu. Özel Türk gazetesini çıkaran bir yazar ve devlet adamıdır.
Memlekete hiçbir Türk'ün bir gazete çıkarmadığını gören Agâh Efendi hükümete şöyle başvurdu:
<<Çeşitli Eğitim konularını, iç ve dış olayları yaymak için birkaç günde bir kere çıkan Türkçe bir gazete çıkarmak emelindeyim. Yabancıların Arapça ve Türkçe gazeteler yayınladıkları gibi bütün masrafı ve kârı kendime ait olmak üzere, devlet ve milletimin politika ve menfaatlerini koruyan bir gazetenin basılması için müsaade buyrulmasını isterim.>>
O zamana kadar Türkiye’de hükümetin resmi gazetesi olan <<Takvimi Vekayi>> ile ilgili bir İngilizin Türkçe yaydığı <<Caridei Havadis>> gazeteleri çıkıyordu. Agâh Efendi <<Tercümanı Ahval>> adını verdiği gazetesini haftada bir çıkardı. Bu gazete karakterini taşıyan ve Türk aydınlarının çıkardığı ilk gazetedir. Bu gazetenin çıkışı Türk kültür tarihinin yeni bir sıçramasıdır. <<Caridei Havadis>> bunu rakip saydı. Onu batırmak için haftada beş gün <<tercümanı Ahmal Caridei Havadis>> i çıkardı. <<Tercümanı Ahval >> 1866'ya kadar yaşadı.
1832'de İstanbul'da doğan Agâh, Tıbbiye Mektebi'nin hazırlık sınıflarında yedi yıl okudu. Fransızca öğrendi ve sonra okulu bırakarak Babıâli tercüme odasına girdi. Elçi kitabı olarak Paris'te bulundu. Memleketin içinde ve dışında çeşitli memurluklar yaptıktan sonra memlekete dönerek << Tercümanı Ahval >> i çıkardı. Agâh Efendi gazetesini çıkarmakla beraber 1861'de Posta Nazırı oldu. Türkiye'de ilk posta pulu kullanılmasını o ortaya koydu. Agâh Efendi sonra birçok memurluklarla bulundu. <<Yeni Osmanlılar>> derneğine girdi. Memlekete yenilik ve özgürlüğün gelmesine çalışıyordu.1867'de Paris'e kaçtı. Türk hürriyet sevenlerin arasına karıştı. 1871'de memlekete döndü. Abdülhamid'in hürriyeti sevenleri sürdüğü sırada o da Bursa'ya ve sonra Ankara'ya sürüldü. Altı yıl sonra affedildi. Agâh Efendi 1885'te öldü.



Kaynak: Yüz Ünlü Türk, Nebioğlu Kim, Niçin, Nerede Ansiklopedisi
Rapor Et
Eski 9 Nisan 2011, 23:07

Agâh Efendi

#3 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı

Agâh Efendi

(1832 İstanbul-1885 Atina)
Gazeteci.

Tıbbiye Mektebi'nin hazırlık sınıflarında yedi yıl okuduktan sonra Tercüme Odası'na girdi. Paris Elçiliği kâtipliği, Rumeli Ordusu başmütercimliği (1855) görevlerinde bulundu. Şinasi ile birlikte ilk özel gazete sayılan "Tercüman'ı Ahval"i yayımladı (21 Ekim 1860). Divanımuhasebat (Sayıştaş) üyeliği, posta nazırlığı yaptı. Tarihimizde ilk kez posta pulu çıkararak kullanımını sağladı.

Özgürlük mücadalesine katılan belli başlı aydınlar arasında olduğundan görevinden uzaklaştırılınca Fransa'ya kaçtı (31 Mayıs 1867). Orada Ali Suavi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. ile birlikte Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin yöneticileri arasına katıldı. Bağışlanarak yurda dönünce (1871) İzmit Mutasarrıflığı ve Şûrayıdevlet (Danıştay) üyeliği görevlerinde bulundu. II. Abdülhamit'in tahta çıkması üzerine Bursa ve Ankara'da uzun süre sürgün tutuldu (1878-84). Yeniden bağışlanarak Rodos, Midilli mutasarrıflıklarına gönderildi. Atina büyükelçisiyken öldü. Mezarı İstanbul'dadır.

Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLbs
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.161 saniyede (72.86% PHP - 27.14% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 03:17
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi