Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Uluğ Bey

Bu konu Bilim tr forumunda virtuecat tarafından 3 Ekim 2006 (02:05) tarihinde açılmıştır.
132163 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 30 Mayıs 2014 (14:34) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 3 Ekim 2006, 02:05

Uluğ Bey kimdir, nereli, hayatı.

#1 (link)
virtuecat
Ziyaretçi
virtuecat - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar
Devlet adamlığını ve bilge kişiliği şahsında birleştirmesini bilmiş, ö-nemli bir Türk bilginidir. Sultaniye' de doğmuştur. Ünlü Türk komutanlarından Timurlenk'in torunu olan Uluğ Bey'in gerçek adı olan "Turagan", bazı kaynaklarda farklı ola-rak,"Taragay" ya da "Turgay"olarak gösterilmiştir.

Babası Müiniddin-i Şahruh'tur. O, Timurlenk'ten sonra ülke yönetimini eline geçirecek ve bu arada Uluğ Bey'i henüz genç yaşlarında Semerkand merkez olmak üzere, Türkistan ve Maveraünnehir'e genel vali olarak atayacaktır. 1409 da gerçekleşen bu atama O'nun genç yaşında olgunlaşmasına neden olmuştur. Bu görevi babasının öldüğü 1446 yılma kadar, 35 yıl süreyle ve başarıyla devam edecektir.

16 yaşında getirildiği bu görev süresinde en çok önem verdiği bayındırlık ve eğitim işleri olmuştur Çeşitli medreselerin açılması sağlanmış ve daha da değerlisi, O'nun çabaları sayesinde o zamanlarda dünyanın en gelişmiş rasathanesi Semerkand'da kurulmuştur. Bu rasathane kısa sürede önemli bir eğitim merkezine dönüşmüş ve dünyaca tanınmıştır. Burada geleceğin bilim adamları yetişecektir.

Bu rasathanenin inşaatı on yıldan fazla sürmüştür. 1424 yılında bittiği sanılmaktadır. Bütün bu sürede Uluğ Bey inşaatın her şeyiyle ilgilenmiştir. Rasathanenin ilk müdürü El-Kaşi (Gıyaseddin Cemşid) olmuşsa da kısa süre sonra ölmüştür. İkinci olarak müdürlük görevi Kadızade Rumi'ye verilmiştir.

O, bu görevi 1435-1440 yıllan arasında yapmış ve O da öldükten sonra bu göreve Ali Kuşçu gelmiştir.

Bütün bu gelişmelerle Uluğ Bey' in yakın ilgisi vardır. Çünkü bölge valisi olarak bütün bu atamaları O yapmaktadır. Uluğ Bey, bütün bu yoğun çalışmaları arasında bilimle uğraşmaya vakit ayırabilmiştir. Sonuç olarak, O, kendisini asla bilimden kopmuş kabul etmiyordu. Bazen istekli olduğu derslere katılıyor, bir öğrenci gibi çalışıyordu.

Uluğ Bey'in gerçek çalışma alanı Astronomi olmakla birlikte matematiği de çok iyi bildiği bilinmektedir.

Bilhassa geometriye özel ilgi duyan Uluğ Bey'in en önemli eserleri Zic'teridir.

Bunlar Zici Gürgani, Uluğ Bey Zici, Zici Cedidi Sultani adlarıyla tanınan bu üç zicin hazırlanmasında Ali Kuşcu'nun da katkısı bulunduğu sanılmaktadır. Bu sonuncu zic uzun yıl-lar doğu ve batı uygarlıklarının hepsinde kullanılmıştır. Bunda 994 yıldıza ait o zaman için ulaşılması olanaklı tüm bilgiler yer almaktadır. Bu zicin ilk çevirisi Farsçaya yapılmıştır. 1650 yılında İngilizceye çevirilen bu eserin biraz gelişmiş şekli, ilk kez
... hakkındaki detaylı bilgiyi görüntülemek için tıklayınız.
Tycho Brahe (1546-1601) tarafından yapılacaktır. Fransızcaya çevirisi A. Sedillot tarafından 1840 yılında yapılmıştır. Bu çevirinin adı Pro-legomenes des Tables Astronomi-ques d'OulougBey 'dir.

Osmanlılara ise bu eser,
Copernicus'un Güneş-merkezli sistemi, Yermerkezli sistemden çok daha başarılı değildi. Ayrıca henüz yeni fizik kurulmadığından, Güneş'in evrenin merkezinde ve Yer'in de bir gezegen gibi onun çevresinde döndüğünün kanıtı da verilemiyordu. Bu nedenle, astronomlar Copernicus'u hemen kabul etmediler. Ancak astronomların karşısında gök olaylarının hesabını verebilen iki sistem vardı. Bunlardan hangisinin evrenin gerçek yapısını yansıttığının bilinmesi gerekiyordu. Bu da doğru gözlemler yapmakla mümkü

Ali Kuşçu ve torunu Mirim Çelebi çevirisi ile gelmiş olacaktır. Bütün bilim dünyası astronomideki gelişmeleri bu zicler yardımıyla izlerken, burada yer yer matematik problemleriyle karşılaşılmaktadır.

Bu problemlenn daha çok geometri ve trigonometri konularıyla ilgili ol-duğu görülmektedir.Uluğ Beyim tük problemlerin bir çoğuyla ilgilenmiş ve güzel çözümler bulmuştur.

O'nun hocası olan Kadızade Rumi Uluğ Bey zici hakkındaki görüşünü, Düsturiilamel ve Tashihülcedvel adını taşıyan risale şerhinde açıklarken özellikle 1 dereceklik yayın sinüsüne ait buluşun çok dikkat çekici olduğunu üstüne basarak belirttikten sonra, şunu da eklemiştir: "Bir derecelik yayın sinüsüne dair yapılan matematiksel açıklama ve kanıtlardan bağımsız düşünsek bile konu, sadece yazıda belirtilmiş olan değerler bile olsa, bu çalışmanın ne kadar değerli olduğunu göstermeye yeterlidir."

Uluğ Bey bilimde ne kadar başarı lı olsa da, sonuçta O ülkesini yönetmekle görevlidir. Babası öldükten sonra çok şeyler değişecek ve bazı siyasi entrikalarla karşı karşıya kalacaktır. Oğullarının ihanetine uğrayacak ve Semerkand'dan ayrılıp He-rat'a giderek ülkesini oradan yönetmeye çalışacaktır. Herat'ta bulunduğu son üç yılını büyük sıkıntılar içinde geçirmiştir. Horasan'da bulunan büyük oğlu Abdüllatif ülkeyi ele geçirmeye kalkışmıştır. O yalnız değildir ve O'nu kışkırtanlar vardır.

Siyasi baskılar ve entrikalar Uluğ Beyi bunaltmıştır. O da karşı tedbir olarak zaman zaman zecri tedbirler a-hr. Bir ara küçük oğlunu yanına çekmeye çalışır. İş artık çatışma aşamasına gelmiştir. Büyük çatışmalar yaşanır ve savaşı kazanan oğlu tarafından esir alınır ve Semerkand'da halka teslim edilir. Bu O'nun idam fermanıdır. Bu halkın bir kısmı Uluğ Bey ile araları bozuk olanlardır ve onlar oğul Abdüllatif ten kısas isterler. O da babasını bu insanlara teslim eder. Bu kargaşada bir bahane ile kardeşi de halka teslim edilmiştir. Böylece tek başına kalacaktır. Her ikisi de idam edilerek öldürülür. Bir büyük bilim adamı, oğlunun ihanetine uğrayarak, yaşama veda etmiş olmaktadır
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 16 Nisan 2010, 15:16

Uluğ Bey

#2 (link)
sessizprenses
Ziyaretçi
sessizprenses - avatarı
Türk dünyasının 15'inci asırda yetiştirdiği en büyük astronomi bilgini ve Timur Han'ın torunu olan Uluğ Bey, 22 Mart 1394'te Güney Azerbaycan'daki Sultaniyye'de doğdu. İyi bir eğitim görerek, 13 yaşındayken Horasan ve Maveraünnehir eyaletlerine hakan naibi oldu. Başkent seçtiği Semerkant'ta, müstakil bir hükümdar gibi hareket etti.

Fen bilimleri ve astronomiye merakı, kendisini dünya tarihinin en büyük astronomlarından biri haline getirdi. İlim adamlığı yanında devlet adamlığı vasfı da yüksek olan Uluğ Bey, Semerkant'ta 38 yıl hükümdarlık yaptı. Bir akademi haline getirdiği sarayı, devrin meşhur alimlerinin toplanıp tartıştığı bir mekan oldu. iktidar döneminde, başta Semerkant ve Buhara olmak üzere tüm ülke, Türk mimarisinin seçkin eserleriyle donatıldı. Oğlu Abdüllatif tarafından tahttan indirilen Uluğ Bey, 25 Ekim 1449'da, Abbas adlı bir düşmanı tarafından öldürüldü ve dedesi Timur Han'ın yanına defnedildi.

Uluğ Bey'in Semerkant'ta kurduğu rasathanedeki astronomi çalışmaları, astronomi biliminin bugünkü seviyeye gelmesinde büyük pay sahibidir. Uluğ Bey, astronomi çalışmalarının temelini teşkil eden trigonometri ilmi üzerinde geniş çalışmalar yaptı. Kendisinden önceki Doğu - Batı dünyasının tahmini ve yaklaşık bilgilerini bırakıp bilimsel esasları tespit ederek, trigonometride yeni bir araştırma yolu açtı. Dünya onu astronomi alanındaki eserleriyle tanıdı. Semerkant'taki rasathanesinde yapılan çalışmalar, bugünkü astronomiye hala ışık tutmaktadır.

İlhanlılar zamanında yapılan rasatları tekrar gözden geçiren ve 12 yıl boyunca rasat yapan Uluğ Bey, 1437'de, büyük eseri Uluğ Bey Zici'ni yazdı. Bu eser, daha önce yazılan 'zic'Ierin yanlışlarını düzeltiyor ve yıldızların hareketlerini daha mükemmel gösteriyordu. Uluğ Bey'in bu eseri 1665'te Oxford'da İngilizce ve 1853'te de Fransızca olarak basıldı. Batı bilim dünyası, Uluğ Bey'e 15. Asır Astronomu unvanını layık görürken, Milletlerarası Astronomi Derneği de Ay yüzeyindeki bir kratere onun adını verdi.
Rapor Et
Eski 4 Ağustos 2011, 11:56

Uluğ Bey

#3 (link)
MsXTeam
_Yağmur_ - avatarı
ULUĞ BEY (1394 Sultaniye-1449 Semerkant),

Moğol hükümdarı ve astronomi bilgini.

Babası Şahruh (Timur'un oğlu) tarafından, 1407 yılında Horasan ile Mazenderan'ın, bir süre sonra da Türkistan ve Semerkant'ın yönetimiyle görevlendirildi. Babasının ölümü üzerine, 1447'de Timur İmparatorluğu'nun yönetimini eline aldı. Ancak imparatorluğunun birliğini koruyamadı. Bir yandan Özbeklerin saldırıları, diğer yandan Timuroğulları arasında çıkan taht kavgaları, imparatorluğun kısa bir süre sonra parçalanmasına neden oldu. Kendisi de, başkaldıran oğlu Abdüllatif'e tutsak düştü ve onun emriyle öldürüldü.

Uluğ Bey, bilim adamlarını ve sanatçıları korudu. Şiire ve tarihe meraklıydı. Moğolların tarihiyle ilgili bir kitap yazdı. Matematik ve gökbilim alanındaki bilgisiyle tanındı. Semerkant'ta, çağına göre modern bir rasathane yaptırdı. Bu rasathanedeki gözlemlerle Uluğ Bey, "zici" denilen ve gökcisimlerinin konumunu ve hareketini gösteren yeni bir cetvel hazırlattı.


MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

Rapor Et
Eski 30 Mayıs 2014, 14:34

uluğ bey kimdir hayatı

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ULUĞ BEY KIMDIR HAYATI KISACA MATEMATIK

Uluğ Bey (1393 – 1449)

Türk matematikçilerinden birisi olan Uluğ Bey, Timur’un erkek torunlarından hükümdar olanlardan birinin oğludur. Asıl adı Mehmet’tir. Fakat o, daha çok Uluğ Bey adı ile ünlü olmuştur. 1393 yılında Sultaniye kentinde doğmuştur. Timur’un öldüğü sıralarda Uluğ Bey Semerkant’ta bulunuyordu. Semerkant ve Maveraünnehir, Mirza Halil Sultan’ın saldırısı ve işgali üzerine babasının yanına gitmek zorunda kalmıştır. Babası buraları yeniden yönetimine alarak on altı yaşında olan Uluğ Bey’e yönetimini bırakmıştır. Uluğ Bey, bu tarihten sonra, hem hükümeti yönetmiş ve hem de öğrenimine devam etmiştir.

Uluğ Bey, bilgin ve olgun bir padişahtı. Boş zamanını kitap okumak ve bilginlerle ilmi konular üzerinde konuşmakla geçirirdi. Tüm bilginleri yöresinde toplamıştı. Uluğ Bey, dikkatlice okuduğu kitabı kelimesi kelimesine hatırında tutacak kadar belleği vardı. Matematik ve astronomi bilgileri oldukça ileri düzeydeydi. Bir söylentiye göre, kendi falına bakarak, oğlu Abdüllatif tarafından öldürüleceğini görmüş ve bunun üzerine oğlunu kendisinden uzak tutmayı uygun görmüştür. Baba ile oğlu arasındaki bu soğukluk, Uluğ Bey’in küçük oğluna karşı olan yakınlığı ile daha da şiddetlenmiş ve sonunda Uluğ Bey’in korktuğu başına gelmiştir.
Uluğ Bey, Semerkant’ta bir medrese ve bir de rasathane yaptırmıştır. Kadı Zade bu medreseye başkanlık etmiştir. Rasathane için yörede bulunan tüm mühendis, alim ve ustaları Semerkant’a çağırmıştır. Kendisi için de bu rasathanede bir oda yaptırarak tüm duvar ve tavanları gök cisimlerinin manzaralarıyla ve resimleriyle süsletmişti. Rasathanenin yapım ve rasat aletleri için hiç bir harcamadan kaçınmamıştır. Bu gözlemevinde yapılan gözlemler, ancak on iki yılda bitirilebilmiştir.

Gözlemevinin yönetimini Kadı Zade ile Cemşid’e vermiştir. Cemşid, gözlemlere başlandığı sırada ve Kadı Zade de gözlemler bitmeden ölmüştür. Gözlemevinin tüm işleri o zaman genç olan Ali Kuşçu’ya kalmıştır. Bu gözlem üzerine Uluğ Bey, ünlü Zeycini düzenlemiş ve bitirmiştir. Zeyç Kürkani veya Zeyç Cedit Sultani adı verilen bu eser, birkaç yüzyıl doğuda ve batıda faydalanılacak bir eser olmuştur. Zeyç Kürkani bazı kimseler tarafından açıklanmış ve Zeyç’in iki makalesi 1650 yılında Londra’da ilk olarak basılmıştır. Avrupa dillerinin birçoğuna, çevrilmiştir. 1839 yılında cetvelleri Fransızca tercümeleriyle birlikte, asıl eser de 1846 yılında aynen basılmıştır.

Zeyç Kürkani’nin asıl kopyalarından biri Irak ve İran savaşlarından sonra Türkiye’ye getirilmiş ve halen Ayasofya kütüphanesindedir. Bir hile ile oğlu Abdüllatif tarafından 1449 yılında öldürülmüştür.
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.200 saniyede (71.81% PHP - 28.19% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 22:09
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi