Arama

Ivan Pavlov

Güncelleme: 14 Ekim 2015 Gösterim: 10.563 Cevap: 3
virtuecat - avatarı
virtuecat
Ziyaretçi
2 Ekim 2006       Mesaj #1
virtuecat - avatarı
Ziyaretçi
(1849-1936) Son derece sabırlı, kendine güvenen, coşku dolu bir bilimadamı olan Pavlov, daha sonra "koşullanmış refleks" adım vereceği, alışkanlığa bağlı davranışlar üzerinde çalışmalar yaptı. Sindirim sistemi üzerindeki çalışmalarında olduğu gibi, bu çalışmasında da denek (kobay) olarak köpekleri kullandı.

Sponsorlu Bağlantılar
Bir çoğumuz apansız şimşek çaktığında, ya da beklenmedik bir çığlık duyduğumuzda yerimizden sıçrarız. Bu davranış bir tehlike karşısında olduğumuz düşüncesinden doğmamakta, doğrudan oluşmaktadır. Düşünmek için zaman da yoktur zaten. Karanlıktan aydınlığa çıktığımızda gözlerimiz elimizde olmadan kamaşır; sert bir hareketle yüzyüze geldiğimizde irkiliriz. Nefes borumuza küçük bir yemek kırıntısı kaçtığında öksürmeye, üşüdüğümüzde titremeye başlarız.

İstenç dışı oluşan bu tür davranışlara refleks denir. Yeni doğan çocuğun ağlaması tipik bir reflekstir; herhangi bir öğrenme ya da koşullanma gerektirmez. Refleks, insana özgü bir davranış değildir; daha çok hayvanların sergilediği doğal bir tepkidir. Davranışlarımızın küçük bir bölümünü kapsayan doğal tepkilerimizi değiştiremeyiz. Oysa sosyal ilişkiler içinde kazandığımız davranışlarımızın genellikle basit bir "etki - tepki" tekdüzeliği içinde kaldığı söylenemez; bunlar arasında refleks görünümünde olanlar bile değişime açıktır. Bu, bir ölçüde hayvanlar için de doğrudur.

Sirk hayvanlarının bizi eğlendiren, çoğu kez hayrete düşüren becerileri "refleks" dediğimiz doğal tepkiler değil, öğrenilmiş davranışlardır. Bir aslan ancak belli bir eğitim sürecinden sonra ateş çemberinden atlayarak geçer. Ayının tef eşliğinde dansetmesi, köpeğin iki ayağı üstünde durması ya da sahibinin fırlattığı topu kapıp getirmesi doğal tepki değil, kazanılan birer alışkanlıktır. Bir beceri, yerleşik bir alışkanlığa dönüşünce, düşünme gerektirmeyen refleks türünden bir davranış haline gelir, belli bir uyarıyla istenç dışı olarak açığa çıkar.

Örneğin, sorulduğunda adımızı hemen söylememiz; "iki kere iki kaç eder" sorusunu "dört" diye yanıtlamamız; telefon çaldığında ahizeyi kaldırır kaldırmaz "alo" dememiz; gömleğimizi iliklememiz, ayakkabı bağını bağlamamız, vb. davranışlarımız düşünme gerektirmeyen refleks türünden hareketlerdir.

İlk bakışta, doğuştan sahip olduğumuz reflekslerle, sonradan kazandığımız yüzme, konuşma, dansetme gibi becerilerimizi ayırmak kolay değildir. Bu tür alışkanlıkların oluşumuyla ilk ilgilenen bilimadamı, Rus fizyologu Ivan Pavlov olmuştur.

Bir köy papazının oğlu olan Ivan, daha küçük yaşta okumaya, öğrenmeye olağanüstü ilgi gösteriyordu. Çocuğun bu ilgisini farkeden ailesi, onun iyi bir eğitim alması yolunda adeta seferber oldu. Orta öğretim yıllarında, seminerine katıldığı bir öğretmeninin teşvikiyle, Ivan bilime yöneldi ve araştırma merakı giderek onda yaşam boyu sürecek bir tutkuya dönüştü.

Genç araştırmacı liseyi bitirir bitirmez St. Petersburg Üniversitesi Doğa Bilimleri Fakültesi'ne başvurdu. Fizyolojiye duyduğu özel ilgi nedeniyle yüksek öğrenimini tıp alanında tamamladı, ama hekim olarak çalışmadı. Tek amacı kendi eliyle kurduğu bir laboratuvarda araştırmalarını sürdürmekti. Ancak parasal olanakları kısıtlıydı. Sonunda özel bir klinikle ortaklaşa küçük bir laboratuvar kurmayı başardı.

Pavlov, donanımı yetersiz olan bu yerde tek başına çalışmaya koyuldu. Uzun süre bir asistan bile tutamadı. Ne var ki, genç bilimadamı kararlıydı. Çok geçmeden deneyleriyle bilim çevrelerinin dikkatini çekmeyi başardı ve böylece Tıp Akademisi'ne profesör olarak atandı.

Bir süre sonra da yeni kurulan Deneysel Araştırma Enstitüsü'nün başkanlığına getirildi. Özellikle sindirim sistemi üzerindeki araştırmasıyla adı uluslararası bilim çevrelerinde duyulan Pavlov, 1904'de Nobel Ödülü'nü kazandı. İşlediği ana tez, sindirim dahil, bedensel tüm fonksiyonların sinir sisteminin denetiminde olduğuydu (o zaman hormonların sindirim sürecindeki rolü henüz bilinmiyordu).

Son derece sabırlı, kendine güvenen, coşku dolu bir bilimadamı olan Pavlov, eskiden beri ilgilendiği bir konuya dönmeye karar verdi. Bu konu, onun daha sonra "koşullanmış refleks" adını vereceği, alışkanlığa bağlı davranışlardı. Pavlov, sindirim sistemi üzerindeki çalışmalarında olduğu gibi, bu yeni çalışmasında da denek (kobay) olarak köpekleri kullandı.

Bilindiği üzere, yiyecek (örneğin bir kemik ya da et parçası) gördüklerinde köpeklerin ağızları sulanır, kimi hallerde salyaları akar. Aslında bu doğal refleks, derece farkıyla insanlarda da görülen bir olaydır. Ayrıca insanların ağzının sulanması için, doğrudan yiyecek görmeleri de gerekmemektedir. Yatılı okul öğrencileri, öğle yemeği öncesi zilin çalmasıyla ağızlarının nasıl sulandığını çok iyi bilirler.

Pavlov, aynı koşullanmanın köpeklerde de olup olmadığını ortaya koymak istedi. Yaptığı deney basitti: Odasında tuttuğu köpeğe bir zil sesinden sonra yiyeceğini verdi. Bu uygulama düzenli olarak birkaç hafta sürdürüldükten sonra köpeğin ağzının sulandığını gördü. Hayvan doğrudan yiyeceğe gösterdiği refleksi artık zil sesine de göstermekteydi.

Başka bir deneyinde Pavlov, zil sesi yerine uyarıcı olarak biri çembersel, diğeri oval biçimde iki ışık kullandı. Köpeğe, yiyeceğini çembersel ışıktan sonra verip, oval ışıktan sonra vermemeye başladı.

Bir süre sonra köpeğin çembersel ışığa refleks gösterdiğini, oval ışığa ise göstermediğini; ancak, oval ışığı çembersel ışığa dönüştürme süreci başlayınca, hayvanın ayırdetme sıkıntısına düştüğünü ve çok geçmeden hırçınlaşarak sağa sola koşup havlamaya başladığını saptadı (Neyse ki Pavlov, koşullanmayı çözme yöntemiyle köpeği içine düştüğü bunalımdan kurtarmıştır!).

Bu sonuç kuşkusuz, hayvanların da insanlar gibi deneyimler yoluyla refleksler kazanabilecekleri anlamına gelmektedir.

Pavlov bu kadarla yetinmemiş ve yine deneysel olarak, hayvanların da insanlar gibi koşullanmayla edinilmiş reflekslerden kurtulabileceğini göstermiştir. Ağız sulanması refleksine dönelim: Yukarıda belirtildiği üzere, refleksin kurulmasına yönelik ilk aşamada, yiyecek verilmeden önce zil çalınmaktaydı. Bu aşamada köpeğin bir süre sonra zil sesiyle yiyecek beklentisi içine düştüğünü biliyoruz.

Koşullanmayı çözmeye yönelik ikinci aşamada, zil çaldığı halde yiyecek verilmez; beklenti giderek zayıflamaya yüz tutar; sonunda zil sesi etkisini yitirir, koşullanma kırılır. Zil sesine karşın hayvanda refleks görülmez olur. Bu, hayvanlarda da koşullanmış davranışın doğal reflekse dönüşmediği anlamına gelmektedir.

Başka bir deyişle, deneyimle kazanılan (ya da yitirilen) bir refleks, salt fizyolojik bir olay değil, kimi ruhsal yetileri de içeren, psikolojik bir davranıştır. Pavlov'un ulaştığı bu sonucun, yüzyılımızın ilk yarısında büyük bir atılım içine giren "Davranış Psikolojisi" dediğimiz Behaviorism'e yol açtığı söylenebilir.

Sindirim sistemi üzerindeki çalışması Pavlov'a Nobel Ödülü'nü kazandırmıştı; ama onu dünya ölçüsünde ünlü kılan, koşullanmış refleks çalışması oldu. Bolşevik devriminden sonra Sovyetler Birliği Pavlov'a üstün bir saygınlık tanır. Bu belki de onun yöntemiyle 'Halkların" Marxist ideolojiye kolayca koşullandırılabileceği beklentisinden ileri gelmiştir.

Ivan Pavlov köpekler üzerindeki deneyleriyle insan davranışlarını inceleyen psikologlara gerçekten önemli bir ışık tutmuştu. Ne var ki, insan davranışlarının salt koşullanmış reflekslere indirgenemeyeceği yetmiş yıllık Sovyet deneyiminin sonuçsuz kalmasıyla açıklık kazanmıştır.

Biyografi Konusu: Ivan Pavlov nereli hayatı kimdir.
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
17 Temmuz 2009       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
İvan PAVLOV (1849-1936)
MsXLabs.org & Temel BritannicaKan dolaşımı, sindirim ve koşullu refleksler konusundaki deneysel çalışmalarıyla tanınan Rus fizyoloji bilgini İvan Petroviç Pavlov, Rusya'daki Rya­zan kentinde doğdu. Önce kilise okullarında din eğitimine başladı; ama bilime duyduğu ilgi daha ağır bastığı için din adamı olmaktan vazgeçerek 1870'te St. Petersburg Üniversitesi'ne (bugün Leningrad Devlet Üniversitesi) girdi. Bunu izleyen 10 yıl boyunca hayvanlar­da sinir sistemi fizyolojisine ilişkin deneyler yaptı. 1883'te St. Petersburg'daki Askeri Tıp Akademisi'nde tıp doktorasını tamamladı. Aynı kentte ve Almanya'da hayvanlar üzerin­de çeşitli deneyler yaptıktan sonra gene bu akademiye dönerek 1895'te fizyoloji profesö­rü oldu.
Sponsorlu Bağlantılar
Pavlov'un en ünlü deneyi, köpeklerde ko­şullanmaya bağlı tükürük salgısı deneyidir. Bazı reflekslerin öğrenme yoluyla edinildiğini kanıtlayan Pavlov, doğuştan var olan içgüdü­sel reflekslerden ayırt etmek için bunlara koşullu refleksler adını vermişti.
Bu koşullu refleksleri incelemek üzere yap­tığı ünlü deneyinde, köpeklerine her yemek verişinde bir çıngırak çaldı. Yemeği gören köpeklerin tükürük salgısı doğal olarak artı­yordu. Çıngırak sesinin hemen ardından ken­dilerine yemek verilmesine iyice alışmış olan köpekler, uzun bir süre sonra artık yemek verilmese de yalnızca çıngırak sesini duyduk­larında bile tükürük salgılamaya başladılar. Kısacası, çıngırak sesine yanıt ya da tepki vermeye koşullandırılmış oldular. Pavlov bu konudaki deney ve kuramlarını "Koşullu Ref­leksler ve Psikiyatri" adlı kitabında topladı.
Sindirim konusundaki araştırmalarını da Sindirim Bezlerinin Çalışması adlı bir kitapta derleyen Pavlov, daha sonra, beynin karma­şık fizyolojisi ile koşullanma arasında bağlantı kurmaya çalıştı. Koşullanma konusunda koy­duğu ilkelerden psikiyatri sorunlarının çözü­münde yararlanılabileceğine inanıyordu.
Bütün yaşamı boyunca pek çok ödül alan Pavlov, sindirim fizyolojisine ilişkin değerli çalışmaları nedeniyle de 1904 Nobel Fizyoloji ya da Tıp Ödülü'yle onurlandırıldı.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 5 Aralık 2015 22:44
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
Mira - avatarı
Mira
VIP VIP Üye
3 Temmuz 2012       Mesaj #3
Mira - avatarı
VIP VIP Üye
Ivan Petroviç Pavlov (1849 Riazan - 1936 Moskova)
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Rus hekimi ve fizyoloji bilginidir. Sindirim konusundaki çalışmaları ve şartlı refleksi bulmasıyla ünlüdür. Petersburg Askerî Tıp Akademisi'ni bitirdi (1883) ve 1888'e dek burada ders verdi. Aynı yıl pankreas salgılarının sinir sistemine bağlılığını kanıtladı. Almanya'ya giderek bir süre orada çalıştı. 1890'da ülkesine dönerek Tomsk ve Petersburg'da farmakoloji dersleri verdi. 1895'te Askerî Tıp Akademisi fizyoloji profesörlüğüne getirildi. Sindirimle ilgili çalışmalarından ötürü 1904 Nobel Tıp Ödülü'nü kazandı. 1907'de şartlı refleksle ilgilenmeye başladı. Uzun yıllar köpekler üzerinde deneyler yaptı. Yemek öncesinde çaldığı zil sesinin bir süre sonra hayvanlarda tükürük salgısına yol açtığını ortaya koydu. Böylece beyinde, canlının ortama uyması yönünde çalışan bir refleks faaliyeti olduğunu buldu. Çalışmaları, bilgi kuramını etkilediği gibi davranışçılığın da (bihavyorizm) bir psikoloji dalı olmasına yardımcı oldu.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
14 Ekim 2015       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ivan Pavlov

Ad:  Ivan Pavlov.jpg
Gösterim: 794
Boyut:  89.6 KB

Benzer Konular

6 Nisan 2013 / _EKSELANS_ Hayali Karakterler
19 Aralık 2011 / Daisy-BT Edebiyat ww
3 Haziran 2011 / ThinkerBeLL Müzik ww
13 Haziran 2012 / buz perisi Edebiyat ww
25 Temmuz 2015 / Safi Siyaset ww