| | #41 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Tuhaf haberler Bir arkadasin is arkadaslarindan biri sinemaya gider, yerine oturur ve birseyin battigini fark eder.Kalkip baktiginda,batan seyin,ucuna bir not ilistirilmis bir igne oldugunu gorur.Notta " gercek dunyaya hos geldin, artik AIDS'lisin!" yazilidir.Doktorlar igneyi test eder ve AIDS virusu tasidigi ortaya cikar. en guvenli yollardan biri,henuz isiklar yaniyorken oturacaginiz yeri iyice kontrol etmek!!!Cogumuz kendimizi koltuga birakiriz sadece....... Asagidaki bilgi 11.02.2000 Polis Departmani'nin tum calisanlarina e-mail araciligiyla ulastirilmistir.Jetonlu telefonlar Madde bagimlilari artik kullanilmis ignelerini jetonlu telefonlarin jeton iade holune yerlestiriyorlar.Jetonu geri almak ya daunutulmus jeton varmi diye bakmak isteyen insanlar ellerini buraya atinca da igne batiyor.Ve hepatit, AIDS ve benzer hastaliklarbulasiyor. AYRICA Lokanta ve restaurantlarda açIkta bulunan kürdanları kesinlikle kullanmayınız. AIDS hastalarınca bu kürdanlar kullanılıp tekrar yerine konularak hastalık bulaştırılmaktadır. Bu mesaj alıntıdır...Ama bence oturacağın koltuğuda sonuçta elinle kontrol edersin ve her ihtimalde olan olur.. | |
|
| | #42 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Tuhaf haberler Kardan adama ateş edip arkadaşını vurdu Nevşehir'in Gülşehir İlçesi'nde arkadaşları ile birlikte kardan adam yapan 11 yaşındaki E.B, kardan adamı hedef olarak belirleyip ateş ettikten sonra silahı yere atınca arkadaşı 13 yaşındaki Ö.T'nin yaralanmasına neden oldu. Ovaören Beldesi'nde oturan E.B. arkadaşları Ö.T. ile S.K. kar yağışından sonra dışarı çıkarak kardan adam yaptı. E.B. daha sonra babası Bener B'ye ait ruhsatsız tabancayı alarak kardan adamı hedef aldı. Tabancanın ateş almasıyla paniğe kapılan E.B, tabancayı atarak kaçmak istedi. Bu sırada yere düşen tabancanın ateş almasıyla Ö.T. sağ kolundan yaralandı. Olaydan sonra tabancaya el konularak soruşturma başlatıldı. Son Düzenleyen GusinapsE; 29-04-2006 @ 02:06. | |
|
| | #43 (mesaj-linki) | |
| Binbir Çeşit Batıl İnanç Binbir çeşit batıl inanç! Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Güler, birlikte yaşayan insanlar arasında kimi zaman korkudan, kimi zaman çaresizlikten, kimi zaman da rastlantılardan doğan bir takım inanışlar olduğunu belirtti. Prof. Dr. Güler, bu tür inanışların, ilk insanın var oluşundan günümüze kadar sürüp geldiğini ifade ederek, 'Bu tür inanışların çoğunun bilimsellikle, akılla, çağdaşlıkla bir ilgisi yoktur. İnanışlar kişiden kişiye değişmekle birlikte ortak yanları vardır. Bu tür inanışların insan üzerinde negatif etkisi de bulunmaktadır' dedi. Batıl inançlar... Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır. Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır. Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur. Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür. Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir. Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür. Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür. Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir. Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır. Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur. Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır. Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar. Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez. Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır. Hayvanlarla ilgli batıl inançlar... Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur. Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar. Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur. İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir. İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır. İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar. Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür. Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir. Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir. Ocak ve ateşle ilgili batıl inançlar: Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir. Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner. Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir. Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir. Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır. Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur. Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir. Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür. Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır. Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir. Tarım ve bitkilerle ilgili batıl inançlar: Kara ağaçtan düşen yaşamaz. Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz. İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür. Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür. Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz. Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenleryetim kalır. Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur. Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir. İnsan vücuduyla ilgili batıl inanışlar: Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir. Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır. Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir. El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir. Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur. Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir. Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir. Karanlık ve ışıkla ilgil inanışlar: Akşam soğan yenen yere melekler gelmez. Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur. Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez. Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir. Gece ıslık çalmak günahtır. Gece evden eve tuz verilmez. Akşam kapının önü süpürülmez. Ekmek aktaracağı evden eve verilmez. Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir. Bereketle ilgili halk inançları Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür. Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür. Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır. Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır. Evle ilgili batıl inançlar: Evin temeline karataş koymak iyi değildir. Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar. Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır. Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur. Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz. Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır. Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur. Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır. Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur. Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur. Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır. Cinsiyetle ilgili batıl inanışlar: Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur. Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur. Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz. Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez. Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur. Yarım çay içen kadın dul kalır. Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer. Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur. Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser. Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar. Koç katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi, oğlan çocuk bindirilirse erkek olur. Son Düzenleyen GusinapsE; 29-04-2006 @ 02:08. | |
|
| | #44 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Tuhaf haberler Karaçay Türkü araştırmacı Sofi Tram - Semen, Nart - Karaçaylar'ın yüzlerce yıl öncesine ait 36 burçluk sistemini belirledi. Semen'in "Türk Astrolojisi" kitabına göre, 36 burcun özellikleri şöyle: Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, lider. Hımmıy (1-10 Nisan): İdealist, romantik. Huttus (11-20 Nisan): Adaletli, kıskanç. Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, yaratıcı, Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezileri güçlü, çocuk ruhlu, sadık. Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, aşkta şahane, önder, kahraman. 'Gondaray' nostalji sever Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, fikir önderi. Küylü (1-10 Haziran): Gururlu, kaderci, ihaneti kabul etmez. Kuşmuş (11-21 Haziran): Gösterişçi, eleştirel, mistisizme meraklı. Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, içine kapanık, intikamcı. Kuşdüger (1-11 Temmuz): Çocuk ruhlu, dengesiz, kararsız. Gondaray (12-22 Temmuz): Geçmişe özlem duyan, siyaseti seven. 'Kıllı' iyi yazar Ötgür (23-31 Temmuz): Zeki, çekici. Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, önderliği seven. Künlü (13-23 Ağustos): Hassas, gururlu. Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Sanat ve edebiyata yetenekli. Atçak (2-13 Eylül): Depresyona yatkın, iradeli, gururlu, hassas, gelenekçi. Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, sabit fikirli, zeki, aşkta utangaç, yazarlığa yatkın. 'Batık'lar gaddar olur Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik, hassas, sorumluluk sahibi, kompleksli, gösterişçi. Ban (4-12 Ekim): Enerjik, hümanist. Cemiş (13-23 Ekim): Ahlaklı, filozof. Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, gaddar. Hırtlı (2-12 Kasım): Savaşçı, spora düşkün. Tutamış (13-22 Kasım): Çapkın, fedakâr. Uslu (23 Kasım-2 Aralık): Objektif, ilme meraklı. Kutas (3-12 Aralık): Yetenekli, dengesiz, mistik, anlaşılmaz. Tusanak (13-21 Aralık): Güçlü, şanslı, emir vermeyi seven. Tutar (22 Aralık-1 Ocak): Arkadaşı az olur. Beçel (2-12 Ocak): Kızgın, intikamcı. Pırsıuay (13-20 Ocak): Tartışmayı seven, sadık, özgür düşünceli. Uzun yaşar. Balauz (21 Ocak-1 Şubat): Gaddar, deha, önder, müzik ve dansa yetenekli. Cantay (2-10 Şubat): Estetiğe meraklı, titiz Ergür (11-18 Şubat): Önder, ufku açık. Sönegey (18-28 (29) Şubat): Şair, sanatçı, aşk hayatı hareketli. Cannan (1-9 Mart): Zarif, hüzünlü. Şatık (10-20 Mart): Huzursuz, sanatçı, depresyona yatkın. | |
|
| | #45 (mesaj-linki) | |||||
| Cvp: Tuhaf haberler
| |||||
|
| | #46 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Tuhaf haberler Oxford'lu simitçi... Oxford Üniversitesi Sağlık Fiziği Bölümü'nde eğitim gördükten sonra Ankara Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi (ANAEM) ile PTT'nin uydu haberleşmesi bölümünde çalışan Hüseyin Akman, şimdi Eskişehir Garı'nda simit satarak geçimini sağlıyor. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Antalya'da 1950 yılında doğan Akman, NATO'da subay olarak görev yapan babası Albay Ertuğrul Akman'ın İtalya'daki görevi nedeniyle ilk çocukluk yıllarını burada geçirdi. Akman, o dönemde İtalya'daki okulların Türk çocuklarının eğitiminde sorun çıkarması üzerine babası tarafından İngiltere'ye gönderildi. Burada başarılı öğrencilik dönemi geçiren Akman, daha sonra Oxford Üniversitesi Sağlık Fiziği Bölümü'ne girdi. Okula 2 yıl devam eden Akman, Türkiye'ye döndü. Türkiye'de hemen iş bulan Akman, 2 yıl Atom Enerjisi Komisyonu'na bağlı ANAEM'de çalıştı. Röntgen cihazlarında radyasyon kaçağı olup olmadığını kontrol eden Akman, bu sırada Türkiye'nin çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu. Akman, ANAEM'deki işini bıraktıktan sonra PTT Teknik İşler Müdürlüğü Uydu Haberleşmesi Bölümü'nde de 2 yıl çalıştı. Daha sonra askere giden Akman, askerlik dönüşü ailevi sorunlar ve kumar alışkanlığı nedeniyle işini ve birikimlerini kaybedince Ankara'dan ayrılıp Eskişehir'e yerleşti. ''SİMİT SATARAK GEÇİNİYORUM'' Akman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1975 yılında Eskişehir'e geldiğini belirterek, garda yolculara simit ve poğaça satarak geçimini sağladığını kaydetti. Eğitimini İngiltere'de Oxford Üniversitesi'nde tamamladığı için herkesin kendisine ''İngiliz Hüseyin'' lakabını taktığını ifade eden Akman, şöyle konuştu: ''Bir zamanlar elbette ideallerim vardı. Fakat hiçbirini gerçekleştiremedim. Zamanında elime çok güzel fırsatlar geçti. Ama onları da değerlendiremedim. Hayatıma kumar girince işten çıkmak zorunda kaldım. Beni bu duruma getiren de kumardır zaten. Saat 21.00'de gelirim gara... Geceleri tren yolcularına simit satarım. Yaşamak için bir şeyler yapmam gerekiyordu. Eskişehir'de karnım doyunca Eskişehirli olduk. Eskişehir'e geldiğimde çok zorluk çektim. Garın bekleme salonunda ve sabahçı kahvesinde çok yattım.'' ''KENDİMİ CEZALANDIRIYORUM'' Akman, yalnızlaştıkça geçmişini daha çok aradığını belirterek, eline geçen güzel fırsatları değerlendiremediği için kendini cezalandırdığını bildirdi. Hiç evlenmediğini ve tek başına yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Akman, şöyle devam etti: ''İnsanları sevme duygusunu ve hayata bağlılığımı kaybettim. Çok kötü insanlarla karşılaştım. Bu insanlar güven duygumu azalttı. Herşeye rağmen çocukları ve hayvanları çok severim. Bugüne kadar hayattan kazandığım koskoca bir yalnızlık. Artık yarını düşünemiyorum. Ümit etmeyi ve hayal kurmayı unuttum. Hızlı bir şekilde yaşamımı harcamaktan başka bir şey gelmiyor elimden.'' | |
|
| | #47 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Tuhaf haberler Okuldan attıran öğretmenini döverek hastanelik etti KOCAELİ'nin Gebze İlçesi'ndeki Darıca Lisesi son sınıf öğrencisi 18 yaşındaki Arafat Unsur, başka bir öğrenciyi döverken yakaladığıktan sonra kendisini disiplin kuruluna sevk edip okulldan attıran fizik öğretmeni Ender Yöyler'i döverek hastanelik etti. Elindeki muştayla, öğretmenin Yöyler'in kaşını patlatıp gözlerini morartan Arafat Unsur polis tarafından gözaltına alındı. Olay, geçen pazartesi günü Darıca Lisesi'nde meydana geldi. Aralık ayında tartıştığı bir öğrenciyi döverken fizik öğretmeni Ender Yöyler'e yakalanan ve disipline sevk edilen son sınıf öğrencisi Arafat Unsur'un okulla ilişkisi kesildi. Hemen hemen bütün dersleri zayıf olan Unsur, yarıyıl tatilinin bitiminin ardından açılan okula gelerek Öğretmenler Odası'nın kapısına geldi. “Bir dakika görüşebilir miyiz?'' diyerek öğretmen Ender Yöyler'i dışarı çağıran Arafat Unsur, önce eski öğretmeninden yaşananlardan dolayı özür dileyip başka bir okula devam etmek istediği söyledi. Bu sırada, Arafat Unsur'un aniden tavır değiştirdiğini söyleyen fizik öğretmeni Ender Yöyler, olayı şöyle anlattı: “Başka bir okula devam etmek istediğini söyleyince ben de adını not etmek için cebimdeki kalemi almaya yeltendim. Tam bu sırada bana bir kafa attı. Yanında bulunan 4 kişiden 3'ü benim kollarımdan tuttu. önce elindeki muşta ile kaşımın üzerine yumruk attı. Yanındakiyle birlikte beni bir süre dövdükten sonra okulun içerisinden koşarak kaçtılar.'' Kanlar içerisinde yere yığılan öğretmen Yöyler, öğretmen arkadaşları tarafından Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Kaşına 8 dikiş atılan öğretmen Yöyler'e 3 hafta ‘İş göremez’ raporu verildi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Aydın Ceylan, olaya ilişkin olarak yaptığı açıklamada bir süre önce okuldan tasdikname ile ayrılan Arafat Unsur'un meseleyi içine sindirememiş olabileceğini belirtip, “Öğrencinin daha önceki kimi disiplinsiz davranışları üzerine disiplin kurulluk olduğunu biliyoruz. Ancak öğrenim hakkının tamamen elinden alınmaması için yardımcı olunmaya çalışılmış. öğrencinin tasdikname ile okuldan ayrılması da bundan ötürü'' dedi. Olayın ardından Gebze iİçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Arafat Unsur, savcılıkta ifadesi alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Öte yandan aynı okulda son bir yıl içerisinde 4 öğretmenin daha çeşitli saldırılara maruz kaldığını, 1 ay öncede 20 öğretmenin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne can güvenliklerinin olmadığını yönünde dilekçe verdiği öğrenildi. | |
|
| | #48 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Tuhaf haberler Almanya’da ’Köpek bana tecavüz etti’ iddiası Almanya’da bir kadın, dövüş köpeğinin tecavüzüne uğradığını iddia etti. Köpek sahibi hakim karşısına çıkarılırken DNA analizi sonucu "Bandit" isimli köpeğin kadına tecavüz ettiği saptandı. Bild Gazetesi’nde yer alan haberde Saarbrücken’de meydana gelen olayın köpek sahibi Patrick M. (33) ve 43 yaşındaki ev kadınının bir barda tanışmaları ile başladığı belirtildi. Haberde, "İkili seviştikten sonra evde bulunan iki erkek, kadını tuttu ve getirilen Bandit adlı 50 kilo ağırlığındaki dövüş köpeği kadına tecavüz etti. Kadın ertesi günü polise haber verdi" denildi. Kadının vücudunda bulunan sperm ve kılların yardımı ile DNA testi yapıldığı ve böylelikle tecavüz edenin köpek olduğunun belirlendiği aktarıldı. Haberde konuşan bir köpek uzmanı, "Hayvan uzun süreden beri cinsel ilişkiden uzak tutulmuş. Yoksa hiçbir köpeğe tecavüz etmesi öğretilemez" dedi. Köpek sahibinin en az iki yıl hapis cezası alması bekleniyor. | |
|
| | #49 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Tuhaf haberlerKurtlar Vadisi- Irak’ filmini seyrederken kalp krizinden öldü ANTALYA'da, işadamı Yavuz Adıyaman, ‘Kurtlar Vadisi- Irak’ filmini izlerken kalp krizi geçirdi. İki çocuk ve bir torun sahibi 70 yaşındaki Adıyaman, sinemadaki iki doktorun müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Adıyaman, bugün törenle toprağa verildi. Gişe rekorları kıran ‘Kurtlar Vadisi- Irak’ filmi, Antalya'da ünlü bir işadamının ölümüne neden oldu. Antalya'da cam ticareti yapan işadamı Yavuz Adıyaman, dizisini büyük beğeniyle izlediği Kurtlar Vadisi'nin, sinema filmini izlemek üzere eşi Nejla Adıyaman ile birlikte önceki akşam, L'aura Alışveriş Merkezi'ndeki AFM Sineması'na 19.00 matinesine gitti. Filmin başındaki Amerikan askerlerinin Türk karargahını kuşatması, Türk binbaşının Genelkurmay'ı telefonla arayıp “Ölmek için emirlerinizi bekliyorum efendim'' dediği bölümü izlerken duygulanan ve birden fenalaşan Adıyaman, koltuğa yığılınca eşi yardım istedi. Sinemada seyirci olarak bulunan 2 doktor, işadamına müdahale etti. Ambulansla özel bir hastaneye kaldırılan işadamı, kurtarılamadı. Amcasının Kurtlar Vadisi-Irak filmini izlemek için yengesi ile beraber sinemaya gittiğini belirten Mustafa Adıyaman, “Diziyi de beğenerek izliyordu. Daha önce hiç bir sağlık sorunu olmadı. Film başladıktan hemen sonra rahatsızlanmış'' dedi. Yamanlar Oto Cam Sanayi A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) üyesi Yavuz Adıyaman'ın cenazesi, bugün Muratpaşa Camisi'nde düzenlenen törenin ardından, Andızlı Mezarlığı'na defnedildi. | |
|
| | #50 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Tuhaf haberler Bir ignliiz uvnsertsinede ypalin arsaitramya groe, kleimleirn hrfalreiinn hnagi sridaa yzalidkilrai omneli dgeliims. Oenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaimyis. Ardakai hfraliren srisai kriaisk oslada ouknyuorums. Çnuku kleimlrei hraf hraf dgeil bir btuun oalark oykuorumusz. Biakn nsial da duugzn oudkuunz, iignlc diegl mi ? Son Düzenleyen melish; 15-02-2006 @ 03:08. | |
|
![]() |
| Etiketler |
| haberler, tuhaf |
Tuhaf Haberler Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Azerbaycan'dan Haberler | Bia | Azerbaycan | 8 | 25-07-2009 17:59 |
| Türkmenistan'dan Haberler | Bia | Türkmenistan | 2 | 24-08-2008 18:44 |
| Pamela Spence - Tuhaf Şey | MaRCeLLCaT | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 02-04-2008 17:23 |
| Tarihte Kalmış Tuhaf Adetler | yüksel2 | Bunları biliyor musunuz? | 0 | 11-02-2008 23:15 |
| TFF 1. Ligden Haberler | Kral_Aslan | Arşive Kaldırılan Konular | 14 | 15-06-2007 12:44 |