Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Asya Hun Devleti hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Cevaplanmış forumunda ece merve sena tarafından 27 Kasım 2008 (23:05) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
153126 kez görüntülenmiş, 7 cevap yazılmış ve son mesaj 19 Ocak 2014 (16:38) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.65  |  Oy Veren: 34      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 27 Kasım 2008, 23:05

Asya Hun Devleti hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
ece merve sena
Ziyaretçi
ece merve sena - avatarı
Asya Hun Devleti hakkında bilgi verir misiniz?
Asya Hun Devleti'nin coğrafi yapısı, hüküm sürdüğü bölge, devlet sınırları önemli şehirleri, komşu devletleri, dağları, nehirleri, gölleri ve benzeri coğrafi yapıları, ekonomik yapısı, geçim kaynakları, siyasi yapısı, devlet yönetimi, önemli devlet adamları (birinin tanıtılması), kültürel yapısı, dil, din, müzik, edebiyat, gelenek ve görenekleri, törenleri, bayramları, kutlamaları ve tarihi kalıntıları hakkında bilgi verir misiniz?

En iyi cevap Blue Blood tarafından gönderildi

Büyük Hun İmparatorluğu (Asya Hun İmparatorluğu)
- Kuruluş tarihi: MÖ 220
- Yıkılış tarihi:
MÖ 46
- Kurucusu:
Teoman
- Başkent: Ötüken
- En Parlak Dönemi: Mete Han
- Dil:
Hun Türkçesi
- Din:
Tengricilik
- Önemli Devlet Adamları

- MÖ 220 - MÖ 209 Teoman (İlk tanhu)
- MÖ 209 - MÖ 174 Mete (En önemli tanhu)
- MÖ 31 - MÖ 46 Ho-Han-Ye (Son tanhu)

Asya Hun Devleti
Tarih bilgilerimize göre Orta Asya'da kurulan ilk Türk devleti Büyük Hun Devleti'dir . Hunlar'ın bilinen ilk hükümdarı Teoman'dır . Hunlar Ötüken'i merkez yaptılar , özellikle Çinlilerle mücadele etmişlerdir . Türklerin saldırıları karşısında Çin'liler günümüze kadar kalan ünlü Çin Seddi‘ni yapmışlardır .
Çin Seddi‘nin 2200 km uzunluğunda olması bize Türk saldırılarının çok fazla olduğunu ve Çinlileri çok rahatsız ettiğini göstermektedir.

Teoman’dan sonra yerine büyük oğlu Mete geçti (MÖ 209). Mete Han güçlü bir ordu kurup, Asya‘daki bütün Türk boylarını Hun yönetimi altında topladı ve Çinlilerle savaştı. Mete Han’ın ölümünden sonra Hunlar bir süre daha Asya’daki güçlerini korudular. Türk beyleri ile evlenen Çin Prensleri beyleri birbirine düşürdüler. Çinliler Türkleri savaş yoluyla yenemeyeceklerini anlamışlardı. Bu nedenle “Böl ve Yönet “ uygulamasıyla Hun Devleti’ni yıkmayı başardılar. Parçalanan Hun Devleti önce Kuzey ve Güney Hunlar olarak MS 48 yılında ikiye ayrıldı. Çinliler bundan sonra önce Kuzey Hun Devleti’nin daha sonra da Güney Hun Devleti’nin varlığına son verdiler (MS 3. yüzyıl).

Asya Hun Devleti Hakkında Diğer Bilgiler
MÖ 220 yılında Hiung-nu'lar tarafından kurulan ilk imparatorluktur. En yaygın teze göre, Türk ve Moğol boylarından oluşmakta idi.
Hiung-nu adına ilk olarak MÖ 318 yılında Çin ile yapılan Kuzey Şansi Savaşı'nda ve bunun sonucunda yapılan anlaşmada rastlanmaktadır. Hiung-nular günümüzün Moğolistan bölgesinde, Çin'in kuzeybatısında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bilinen ilk imparatorları Teoman (Tuman)'dır. En büyük imparatorları ise, Mete'dir. Çinliler önüne geçemedikleri Hiung-nu'ların saldırıları ardından "Büyük Çin Duvarı" (Çin Seddi)'ni inşa etmek zorunda kalmıştır (MÖ 214). Bu yapı günümüzde halen bir dünya harikası olarak kabul edilmektedir. Ming Hanedanı döneminde de yenilenen büyük duvarın birçok kısmı sağlamlığı ile günümüzde hala ayakta kalmıştır.
Hiungnu'lar en parlak dönemini Mete zamanında yaşamıştır. Mete orduyu onluk, yüzlük (Bölük), binlik ve onbinlik (Tümen) birimlere ayırmıştır. Bu sistem günümüzde de uygulanmaktadır. Öyle ki Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak (MÖ 209) Mete'nin tahta çıkış tarihi kullanılmaktadır.


Asya Hun Devletinde Veraset Sistemi Nasıldı?
Hun devleti veraset sistemi ile yönetiliyordu. Türklerde Devlet hükümdar ailesinin ortak malı sayılırdı . Ve ülke hükümdarın sağlığında oğulları arasında paylaştırılırdı. Her prensin (TEKİN) hükümdar olma hakkı vardı.

Asya Hun Devleti Egemenlik Alanı
Orta Asya steplerindeki tüm Türk boyları, Moğol kabileleri, Moğol Tatarları, Tunguzlar, Yüeçiler (Kuşhanlar), Çin Hanedanlığı, İpek Yolu.
Kapladığı alan: Kuzeyde Sibirya; güneyde Tibet, Keşmir; doğuda Büyük Okyanus; batıda Hazar Denizi (18.000.000 km2).

Çiçi'nin Çin kayıtlarındaki sözleri
Çin elçisinin Çiçi ile ilgili düştüğü bir kayıt şöyledir:
”Boyun eğmeyeceğiz. Zira öteden beri Türkler kuvveti takdir eder, tabi olmayı hakir görürler. Savaşçı süvari hayatımız sayesinde adı yabancıları titreten bir millet olduk. Biz ölsek de, kahramanlığımızın şöhreti kalacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır.”
Asya Hun Devletinde Devlet Yönetimi
Hun devleti başında bulunan kişi tan-hu” ya da “şen-yu” olarak anılıyordu. Tanhu sözcüğü bir ünvan olarak ”sonsuz genişlik” anlamına gelmektedir. Hükümdarlık da kut anlayışı egemendi. Hükümdarlığın tanrıdan geçtiği görüşü vardı. Ülke, töre hükümlerine göre yönetilirdi. Şenyunun görevi, ülkede dirliği sağlamak, adaleti gerçekleştirmek, orduya komuta etmek, meclisi yönetmek olarak sıralanabilir. Hükümdarlık babadan oğla geçmektedir. Ülke oğullar arasında doğu, batı, merkez olarak miras bırakılmaktadır. Türk devleti hükümdarı eşine “ka-tun” (hatun) denirdi. Yönetimde söz sahibiydi.
Büyük Hun Devleti'nde üç meclis bulunuyordu:
1 . Meclis: Dini nitelikte konular tartışılır. Yılın ilk aylarında toplanırdı.
2 . Meclis: Haziran ayında toplanır ve devlet işleri görüşülürdü.
3 . Meclis: Sonbaharda toplanılır ve askeri işler görüşülürdü.
Devamlı devleti yöneten ”seçkinler meclisi” vardı. Bu meclise ”ayukı” denilmekteydi.

Asya Hun Devletinde Ordu
a . Hun ordusu ücretli değildi.
b . Hun ordusunda kadın-erkek Asker sayılır, her an savaşa hazır bulunurdu (ordu-millet anlayışı).
c . Hun ordusunun temeli atlı askerlere dayanırdı.
d . Ordu tümen sistemine göre teşkilatlanmıştır (10.000 kişi).
e . Kullanılan araçlar ok ve yaydı. Yakın dövüşte kılıç, kargı kullanılırdı.
f . Savaş stratejisi; keşif seferleri ve yıpratma savaşları olarak ikiye ayrılıyordu.
g . Sahte geri çekilme ve Turan taktiği teknikleri kullanıldığı Çin kayıtlarından öğrenilmektedir.

Asya Hun Devleti ve Büyük Hunların Türk ve Dünya Tarihine katkıları
- Ordu örgütlenmesinde 10′luk sistem Mete döneminde oluşturulumuş ve günümüze kadar gelmiştir. Batı uygarlıkları bu sistemi Türkler'den almıştır.
- Hun akınlarına karşı Tarihi Çin seddi yapılmıştır.
- Kavimler Göçünün başlamasında Hun devletinin yıkılışı ilk etkendir.
- Diğer Türk devletlerine intikal eden olumsuz miras ise parçalanma ve iktidar için mücadele eden Türk boyları genetiğidir.
Asya Hun Devletinin Coğrafi Konumu, Sınırları ve Komşuları
Asya Hun Devletinin coğrafi sınırları ve komşuları bugünkü Çin ve Moğolistan toprakları üzerinde yer almaktadır. Güneyde bugünkü Çin, Tibet ve kuzeyde ise Moğolistan yer almaktadır. Moğolistan bilindiği gibi, denize ya da sulara tamamen kapalı bir ülkedir bugün. Tarihte ise Osmanlı zamanında bilindiği gibi Anadolu'ya kadar ilerlemişlerdir .
M Ö 3. yüzyıldan itibaren batıda Kafkaslara kadar çok geniş imparatorluk topraklarına sahiptiler. Güney Sibirya batı Mançurya ve iç Moğolistan ile Gansu ve Xinjiang gibi Çin eyaletlerine kadar yayıldılar. Hunlar internette Xiongnu olarak anılan başlıklarda bulunabilir . Xiongnu kavminin yaşam biçimine baktığımızda göçebe hayatı özelliğini taşıyan eski Türklere tıpatıp uymaktadır.

Asya Hun Devleti Ekonomisi
Asya Hun Devletinin ekonomisiyle ilgili elde fazla bilgi olmamakla birlikte, Kuzey Hun Bölgesinin Güney Hun Devletine göre çok daha güçlü olduğu bilinmektedir. Güney Hun Devleti, ekonomide hemen hemen tümüyle Kuzeye bağlı bulunmaktaydı. Ekonomi ise göçebe toplumlardaki ekonomik temele dayanmaktaydı. Göçebe toplumların en büyük karakteri tek bir yerde barınılmaması mevsimsel değişikliklere göre yer değiştirmedir. Ekonominin hemen hemen tümüyle Hayvancılık ve buna bağlı tarıma bağlı olduğu söylenebilir. Hayvancılık küçükbaş ve büyükbaş olmak üzere iki şekilde yapılmaktaydı. Hayvancılığın egemen olduğu yerlerde yetiştirilen tarım ürünlerinin Asya Hun Devletinde de egemen olduğunu tahmin etmek mümkün.

Asya Hun Devleti İklimi
Asya Hun Devleti'nin İklimsel özelliklerine bakıldığında karasal iklimin ağırlıkta olduğunu görebiliriz. Özellikle Güney Doğu Anadolu bölgemize benzer bir iklimsel yapının hakim olduğu söylenebilir. Göçebeliğin ana nedeni hayvanların belli mevsimlerde daha rahat beslenebileceği ovalara, meralara götürülmesi gereğidir. Dağlık bölgeler ve ovaların farklı mevsimlerde getirdiği avantaj ve dezavantajların en uygun şekilde kullanılmaya çalışıldığını söyleyebiliriz. Yerleşik bir hayatın olmadığı toplumlarda en yaygın görülen barınma usulü olan çadır kültürünün hakim olduğunu görmekteyiz.

Asya Hun Devleti Kültürü
Asya Hun Devletinde Göçebe kültürü (nomadic culture) egemendir. Göçebe Kültüründe topluluklar çöllük ya da kış koşullarının ağır olduğu bir yerden diğerine sürekli Göç ederler. 3 farklı türde göçebelik kültürü hakimdir: Avcı temelli göçebelik, çiftçilik ve karma.
Avcı temelli göçebelikte yaşam ve hayvanların yetiştirilmesinde gerekli bitkiler ve yiyecekler direk doğadan elde edilir. Örneğin, koyunların otlatılması sırasında dolaysız olarak doğal kaynaklar (çimenlik meralar, dağ etekleri vs) kullanılır. Göçebelikte at en önemli unsurlardandır. At hem göç esnasında taşıma hem de avlanma vs amaçlı kullanılmaktadır. O zamanki koşullarda en önemli savaş araçlarının başında gelir. İkinci türde göçebe toplumlarında çiftçilik hakimdir. Yani doğadan direk temin etme yerine hayvanların ve alienin yiyecekleri ekilerek üretilerek temin edilir. Kuzey ve Güney Hun Devleti arasında karşılaştırma yapıldığında Güneyin Kuzeye bağlılığından yola çıkarak Kuzeyin daha gelişmiş göçebe kültürünü taşıdığını söylemek mümkün olabilir. Çiftçilik kültürüne sahip toplumlar göç sırasında ürünleri de taşıma durumundadırlar. Üçüncü türde ise daha gelişmiş bir Kültür hakim olup bugünkü yerleşik hayata geçiş sürecini barındırır.

Asya Hun Devleti'nde Din ve İnanış
Gök tanrı inancı yaygındı. Ölümden sonraki hayata inanılırdı. Ölüler Kurgan denilen mezarlara gömülür, mezarlarına öldürdüğü insan sayısı kadar taş dikilirdi (Balban). Bunun yanında; tabiat kuvvetlerine, Şamanizm, mani dinine inananlarda vardı.




METE DÖNEMİ (209-174)
Çin kaynaklarında Mau- tun olarak geçen bu hükümdara Türk tarihçileri Mete demişlerdir. MÖ 209'da babası Teoman’ın yerin tahta çıktı. Dünyanın en disiplinli ordusunu kurarak ülke içindeki karışıklıkları önledi. Bu sırada Hunların güneyinde de Çin İmparatorluğu, Güney batısında Yüeçiler ve doğusunda Tung-hular vardı.
Mete ilk seferini, kendisinden sürekli toprak isteğine bulunan Moğol kökenli Tung-hulara üzerine yaptı. Onşları ağır bir yenilgiye uğratarak topraklarını ele geçirdi. Daha sonra ipek yoluna hakim olan Yüeçiler üzerine bir sefer düzenledi ve Yüçiler hun egemenliğine alındı.

METE DÖNEMİNDE TÜRK- ÇİN İLİŞKİLERİ
Çin sınırındaki Hun otlaklarının alınması amacıyla sefer düzenlenmiştir. MÖ 197 yılında Çin’in 320 bin kişilik ordusu pusuya düşürülerek yenildi. Bir barış antlaşmazı imzalandı ayrıca Çin her yıl vergi vermeyi ve ipek göndermeyi kabul etti. Bu antlaşma Çinliler ve Hunlar arasında uzun yıllar sürecek ticari ilişkileri de başlatmış oldu.

METE HAN’IN TARİHTEKİ ÖNEMİ
• Türk soyundan olan bütün toplulukları kendi yönetimine aldı.
• Tung-huların ısrarlı toprak istekleri karşısında “toprak milletindir, onu kimseye veremez” diyerek ilk defa vatan ve millet sevgisini ortaya koymuştur.
• Çin’i mağlup etmiş olmasına rağmen asimile olmamak için Türkleri Çin’e yerleştirmemiş sadece vergiye bağlamıştır.
• Pek çok devlet tarafından örnek alınan bir ordu sistemi kurdu.
Mete han MÖ 174 yılında öldüğünde devletin sınırları doğuda Japon Denizine, batıda Aral Gölüne, güneyde Tibet’e, kuzeyde Sibirya’ya dayanmıştır. Mete’den sonra yerine oğlu Ki-ok geçmiştir.
Rapor Et
Reklam
Eski 27 Kasım 2008, 23:08

Asya Hun Devleti hakkında bilgi verir misiniz?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Asya Hun Devleti hakkında bilgi verir misiniz?
Asya Hun Devleti
  • Kuruluş tarihi: MÖ 220
  • Yıkılış tarihi: MÖ 46
  • Kurucusu: Hunlar’ın bilinen ilk hükümdarı Teoman’dır (Tuman). Teoman M.Ö.220 tarihinde Hun devletini kurdu.
  • Kurulduğu Yer: Hunlar, Orhun-Selenga ırmakları ve Ötüken bölgesinde yaşamışlardır.
  • Kapladığı alan: Kuzeyde Sibirya; güneyde Tibet, Keşmir; doğuda Büyük Okyanus; batıda Hazar Denizi (18.000.000 km2).
  • Başkent: Ötüken
  • Yükselmesi: Teoman’dan sonra yerine oğlu Mete (Mau-cun) geçti.(M.Ö 209)Onun teşkilatçılığı sayesinde devlet kuvvetlenmiş ve genişlemiştir. Mete, Hunlar arasında birliği sağladıktan sonra Moğolları ve diğer kavimleri itaat altına almıştır.
  • Mete, Çinlileri de vergiye bağlamıştı.

Not: Mete Han devleti en geniş sınırlarına ulaştırmış, tüm Türkleri tek bir bayrak altında toplamış, orduyu onlu sisteme göre düzenlemiştir.
UYARI: Mete Han, Çin'in kalabalık bir nüfusa sahip olmasından dolayı burayı işgal edip yerleşmenin Türkleri asimile edeceğini düşünerek vergiye bağlamayı tercih etmiştir.
  • Zayıflaması: Mete Han’dan sonra yerine oğlu Ki-ok geçti. Ki-ok’un Çinli bir prensesle evlenmesi ve devletin ileri gelenlerin Çin ipeklerine düşkün olmaları, lükse dalmaları nedeniyle devlet zayıfladı. Bu durum Çinlilerin Hun devleti üzerindeki etkilerini artırdı.
  • Yıkılışı: Nihayet Hun devleti MÖ: 58 yılında güney ve batı Hunları olmak üzere ikiye ayrıldılar. Batı Hunları MÖ: 35 yılında Çinlerin egemenliğine girdi.
  • M.S:48 yılında güney Hunlar, kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayrıldılar. Kuzey Hunları M.S.150 yılında Sien-pi’ler tarafından yıkıldı. Güney Hunları ise M.S.220’da Çin egemenliğine girdi.
Not: Kuzey Hunlarından bir grup, Çin egemenliğine girmektense göç etmeyi tercih ederek Avrupa’ya gittiler.
UYARI:
1-
Çinliler ile Türkler arasındaki mücadelenin temel konusu İpek Yolu'nun egemenliğidir.
2- Hunlar, tarihte ilk defa bütün Türkleri tek bir bayrak altında toplamışlardır.
3- Hunlarla ilgili ilk bilgiler, MÖ 318 yılında Çin ile yapılan bir antlaşmaya dayanmaktadır.
4- Çinliler, Hun akınlarını durdurmak için MÖ 214 yılında Çin Seddi'ni yaptılar.
5- Mete Han ilk defa orduda onlu sistemini oluşturdu.
6- Türklerin bilinen ilk teşkilatlı devletidir.


Asya Hun Devleti Hakkında Bilgiler
Bilinen ilk Türk devletlerinden biridir. Kuruluşu hakkında kesin bilgiler yoktur.
MÖ 220 yılında Teoman tarafından kurulduğu kabul edilir. Teomandan sonra devleti büyük bir imparatorluk haline getiren Mete Han (Mo-dun)'dır. Türk ve Moğol boylarını bir çatı altında toplayan Mete, İpek yoluna egemen olmak için Çin ile savaşmıştır.
MÖ 200 yıllarında Çin'i yenilgiye uğratarak vergiye bağlamıştır.
MÖ 187 yılında Çin İmparatorluk ordusunu, ki başında Ka-o-ti bulunmaktadır, Pa-i-Teng seferinde 10 bin kişilik disiplinli ve düzenli ordusuyla yenilgiye uğratmıştır. Bu Çin ordusunun sayısının bazı kaynaklarda 200 bin olduğu yazmaktadır. Mete Han devrinde Sibirya, Çin Denizi, Hazar Denizi arasında kalan tüm topraklara hakim olunmuştur.

Mete'nin Çin'i topraklarına bağlamayıp vergi almak suretiyle yönetmesinin sebebi, Çin yerleşik hayatı ve siyasi etkisinden uzak durma olarak yorumlanır. Bunun yanında Çin'in kalabalık nüfusu altında Türklük özelliklerini kaybetmek istememiştir.

Mete'nin ölümünden sonra bir süre daha gücünü koruyan devlet, Çinli prenseslerle Evlenme geleneği ile Çinli prenseslerin casusluk faaliyetleri, Türk boyları arasındaki iktidar kavgaları, Çinin İpek Yolu üzerinde gittikçe siyasi nüfuzunu arttırması gibi nedenlerle MÖ 46 yılında Hunlar Doğu Hunları ve Batı Hunları olmak üzere ikiye ayrıldı. Bu ikiye ayrılışın nedenlerinden birisi de Büyük Hun Devleti'nin başında bulunan Ho-han-ye'nin ekonomik sıkıntıları da neden göstererek Çin hakimiyetine girmek istemesidir ki, bu düşünceyi kardeşi Çiçi, “atalarına saygısızlık” olarak kabul edip esaret altına girmeyi reddetmiştir.

Batı Hunları Çiçi yönetiminde Talas'ın batısına egemen oldular. Akhunların ve Avrupa Hunlarının kurulmasında etkin rol oynadılar. Batı Hunluları'nın başında bulunan Çiçi'nin Çin'e karşı verdiği mücadelede kısa bir süre sonra başarısız olduğu görülmüştür. Zira Çiçi, Çin ile mücadelede eski Türk savaş taktiklerini bırakarak bir şehir kurup burayı Kale haline getirerek savunma savaşı yapmayı yeğlemiştir. Bu kendisinin birinci hatasıdır. Yenilgisinde etkili olan diğer hata ise emri altında bulunan askerlere çok sert davranmasıdır.

Doğu Hunları Ho-Han-ye yönetiminde Talas'ın doğusunda MS 48 yılına kadar hüküm sürdü. Çin'in siyasi hareketleri sonucu, MS 48 yılında Güney ve Kuzey Hunları olmak üzere ikiye ayrıldı. Kuzey hunları hakan Pi yönetiminde Moğol ve Sibirya stepleri çevresinde 156 yılına kadar devam etti. Güney Hunları Panhu yönetiminde Uygur havzasında ve Çin'e yakın bölgelerde 216 yılına kadar devam etti.

Doğu Hunlarının kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmasının sebebi; Panhu yönetimindeki Türklerin Çin'in siyasi üstünlüğünü kabul etmesine rağmen, yeğeni Pi yönetimindeki kuzey Türklerinin Çin üstünlüğünü kabul etmeyişidir.

Güney Hunlarının yıkılması sonunda Çin siyasi egemenliği çerçevesinde Çin ülkesine tampon maksatlı birçok küçük Hun devleti kurulmuştur. Bu Hun devletleri Göktürk siyasi üstünlüğüne kadar devam etmiştir.

Rapor Et
Eski 30 Ocak 2011, 13:49

Asya Hun Devleti hakkında bilgi verir misiniz?

#3 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Büyük Hun İmparatorluğu (Asya Hun İmparatorluğu)
- Kuruluş tarihi: MÖ 220
- Yıkılış tarihi:
MÖ 46
- Kurucusu:
Teoman
- Başkent: Ötüken
- En Parlak Dönemi: Mete Han
- Dil:
Hun Türkçesi
- Din:
Tengricilik
- Önemli Devlet Adamları

- MÖ 220 - MÖ 209 Teoman (İlk tanhu)
- MÖ 209 - MÖ 174 Mete (En önemli tanhu)
- MÖ 31 - MÖ 46 Ho-Han-Ye (Son tanhu)

Asya Hun Devleti
Tarih bilgilerimize göre Orta Asya'da kurulan ilk Türk devleti Büyük Hun Devleti'dir . Hunlar'ın bilinen ilk hükümdarı Teoman'dır . Hunlar Ötüken'i merkez yaptılar , özellikle Çinlilerle mücadele etmişlerdir . Türklerin saldırıları karşısında Çin'liler günümüze kadar kalan ünlü Çin Seddi‘ni yapmışlardır .
Çin Seddi‘nin 2200 km uzunluğunda olması bize Türk saldırılarının çok fazla olduğunu ve Çinlileri çok rahatsız ettiğini göstermektedir.

Teoman’dan sonra yerine büyük oğlu Mete geçti (MÖ 209). Mete Han güçlü bir ordu kurup, Asya‘daki bütün Türk boylarını Hun yönetimi altında topladı ve Çinlilerle savaştı. Mete Han’ın ölümünden sonra Hunlar bir süre daha Asya’daki güçlerini korudular. Türk beyleri ile evlenen Çin Prensleri beyleri birbirine düşürdüler. Çinliler Türkleri savaş yoluyla yenemeyeceklerini anlamışlardı. Bu nedenle “Böl ve Yönet “ uygulamasıyla Hun Devleti’ni yıkmayı başardılar. Parçalanan Hun Devleti önce Kuzey ve Güney Hunlar olarak MS 48 yılında ikiye ayrıldı. Çinliler bundan sonra önce Kuzey Hun Devleti’nin daha sonra da Güney Hun Devleti’nin varlığına son verdiler (MS 3. yüzyıl).

Asya Hun Devleti Hakkında Diğer Bilgiler
MÖ 220 yılında Hiung-nu'lar tarafından kurulan ilk imparatorluktur. En yaygın teze göre, Türk ve Moğol boylarından oluşmakta idi.
Hiung-nu adına ilk olarak MÖ 318 yılında Çin ile yapılan Kuzey Şansi Savaşı'nda ve bunun sonucunda yapılan anlaşmada rastlanmaktadır. Hiung-nular günümüzün Moğolistan bölgesinde, Çin'in kuzeybatısında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bilinen ilk imparatorları Teoman (Tuman)'dır. En büyük imparatorları ise, Mete'dir. Çinliler önüne geçemedikleri Hiung-nu'ların saldırıları ardından "Büyük Çin Duvarı" (Çin Seddi)'ni inşa etmek zorunda kalmıştır (MÖ 214). Bu yapı günümüzde halen bir dünya harikası olarak kabul edilmektedir. Ming Hanedanı döneminde de yenilenen büyük duvarın birçok kısmı sağlamlığı ile günümüzde hala ayakta kalmıştır.
Hiungnu'lar en parlak dönemini Mete zamanında yaşamıştır. Mete orduyu onluk, yüzlük (Bölük), binlik ve onbinlik (Tümen) birimlere ayırmıştır. Bu sistem günümüzde de uygulanmaktadır. Öyle ki Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak (MÖ 209) Mete'nin tahta çıkış tarihi kullanılmaktadır.


Asya Hun Devletinde Veraset Sistemi Nasıldı?
Hun devleti veraset sistemi ile yönetiliyordu. Türklerde Devlet hükümdar ailesinin ortak malı sayılırdı . Ve ülke hükümdarın sağlığında oğulları arasında paylaştırılırdı. Her prensin (TEKİN) hükümdar olma hakkı vardı.

Asya Hun Devleti Egemenlik Alanı
Orta Asya steplerindeki tüm Türk boyları, Moğol kabileleri, Moğol Tatarları, Tunguzlar, Yüeçiler (Kuşhanlar), Çin Hanedanlığı, İpek Yolu.
Kapladığı alan: Kuzeyde Sibirya; güneyde Tibet, Keşmir; doğuda Büyük Okyanus; batıda Hazar Denizi (18.000.000 km2).

Çiçi'nin Çin kayıtlarındaki sözleri
Çin elçisinin Çiçi ile ilgili düştüğü bir kayıt şöyledir:
”Boyun eğmeyeceğiz. Zira öteden beri Türkler kuvveti takdir eder, tabi olmayı hakir görürler. Savaşçı süvari hayatımız sayesinde adı yabancıları titreten bir millet olduk. Biz ölsek de, kahramanlığımızın şöhreti kalacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır.”
Asya Hun Devletinde Devlet Yönetimi
Hun devleti başında bulunan kişi tan-hu” ya da “şen-yu” olarak anılıyordu. Tanhu sözcüğü bir ünvan olarak ”sonsuz genişlik” anlamına gelmektedir. Hükümdarlık da kut anlayışı egemendi. Hükümdarlığın tanrıdan geçtiği görüşü vardı. Ülke, töre hükümlerine göre yönetilirdi. Şenyunun görevi, ülkede dirliği sağlamak, adaleti gerçekleştirmek, orduya komuta etmek, meclisi yönetmek olarak sıralanabilir. Hükümdarlık babadan oğla geçmektedir. Ülke oğullar arasında doğu, batı, merkez olarak miras bırakılmaktadır. Türk devleti hükümdarı eşine “ka-tun” (hatun) denirdi. Yönetimde söz sahibiydi.
Büyük Hun Devleti'nde üç meclis bulunuyordu:
1 . Meclis: Dini nitelikte konular tartışılır. Yılın ilk aylarında toplanırdı.
2 . Meclis: Haziran ayında toplanır ve devlet işleri görüşülürdü.
3 . Meclis: Sonbaharda toplanılır ve askeri işler görüşülürdü.
Devamlı devleti yöneten ”seçkinler meclisi” vardı. Bu meclise ”ayukı” denilmekteydi.

Asya Hun Devletinde Ordu
a . Hun ordusu ücretli değildi.
b . Hun ordusunda kadın-erkek Asker sayılır, her an savaşa hazır bulunurdu (ordu-millet anlayışı).
c . Hun ordusunun temeli atlı askerlere dayanırdı.
d . Ordu tümen sistemine göre teşkilatlanmıştır (10.000 kişi).
e . Kullanılan araçlar ok ve yaydı. Yakın dövüşte kılıç, kargı kullanılırdı.
f . Savaş stratejisi; keşif seferleri ve yıpratma savaşları olarak ikiye ayrılıyordu.
g . Sahte geri çekilme ve Turan taktiği teknikleri kullanıldığı Çin kayıtlarından öğrenilmektedir.

Asya Hun Devleti ve Büyük Hunların Türk ve Dünya Tarihine katkıları
- Ordu örgütlenmesinde 10′luk sistem Mete döneminde oluşturulumuş ve günümüze kadar gelmiştir. Batı uygarlıkları bu sistemi Türkler'den almıştır.
- Hun akınlarına karşı Tarihi Çin seddi yapılmıştır.
- Kavimler Göçünün başlamasında Hun devletinin yıkılışı ilk etkendir.
- Diğer Türk devletlerine intikal eden olumsuz miras ise parçalanma ve iktidar için mücadele eden Türk boyları genetiğidir.
Asya Hun Devletinin Coğrafi Konumu, Sınırları ve Komşuları
Asya Hun Devletinin coğrafi sınırları ve komşuları bugünkü Çin ve Moğolistan toprakları üzerinde yer almaktadır. Güneyde bugünkü Çin, Tibet ve kuzeyde ise Moğolistan yer almaktadır. Moğolistan bilindiği gibi, denize ya da sulara tamamen kapalı bir ülkedir bugün. Tarihte ise Osmanlı zamanında bilindiği gibi Anadolu'ya kadar ilerlemişlerdir .
M Ö 3. yüzyıldan itibaren batıda Kafkaslara kadar çok geniş imparatorluk topraklarına sahiptiler. Güney Sibirya batı Mançurya ve iç Moğolistan ile Gansu ve Xinjiang gibi Çin eyaletlerine kadar yayıldılar. Hunlar internette Xiongnu olarak anılan başlıklarda bulunabilir . Xiongnu kavminin yaşam biçimine baktığımızda göçebe hayatı özelliğini taşıyan eski Türklere tıpatıp uymaktadır.

Asya Hun Devleti Ekonomisi
Asya Hun Devletinin ekonomisiyle ilgili elde fazla bilgi olmamakla birlikte, Kuzey Hun Bölgesinin Güney Hun Devletine göre çok daha güçlü olduğu bilinmektedir. Güney Hun Devleti, ekonomide hemen hemen tümüyle Kuzeye bağlı bulunmaktaydı. Ekonomi ise göçebe toplumlardaki ekonomik temele dayanmaktaydı. Göçebe toplumların en büyük karakteri tek bir yerde barınılmaması mevsimsel değişikliklere göre yer değiştirmedir. Ekonominin hemen hemen tümüyle Hayvancılık ve buna bağlı tarıma bağlı olduğu söylenebilir. Hayvancılık küçükbaş ve büyükbaş olmak üzere iki şekilde yapılmaktaydı. Hayvancılığın egemen olduğu yerlerde yetiştirilen tarım ürünlerinin Asya Hun Devletinde de egemen olduğunu tahmin etmek mümkün.

Asya Hun Devleti İklimi
Asya Hun Devleti'nin İklimsel özelliklerine bakıldığında karasal iklimin ağırlıkta olduğunu görebiliriz. Özellikle Güney Doğu Anadolu bölgemize benzer bir iklimsel yapının hakim olduğu söylenebilir. Göçebeliğin ana nedeni hayvanların belli mevsimlerde daha rahat beslenebileceği ovalara, meralara götürülmesi gereğidir. Dağlık bölgeler ve ovaların farklı mevsimlerde getirdiği avantaj ve dezavantajların en uygun şekilde kullanılmaya çalışıldığını söyleyebiliriz. Yerleşik bir hayatın olmadığı toplumlarda en yaygın görülen barınma usulü olan çadır kültürünün hakim olduğunu görmekteyiz.

Asya Hun Devleti Kültürü
Asya Hun Devletinde Göçebe kültürü (nomadic culture) egemendir. Göçebe Kültüründe topluluklar çöllük ya da kış koşullarının ağır olduğu bir yerden diğerine sürekli Göç ederler. 3 farklı türde göçebelik kültürü hakimdir: Avcı temelli göçebelik, çiftçilik ve karma.
Avcı temelli göçebelikte yaşam ve hayvanların yetiştirilmesinde gerekli bitkiler ve yiyecekler direk doğadan elde edilir. Örneğin, koyunların otlatılması sırasında dolaysız olarak doğal kaynaklar (çimenlik meralar, dağ etekleri vs) kullanılır. Göçebelikte at en önemli unsurlardandır. At hem göç esnasında taşıma hem de avlanma vs amaçlı kullanılmaktadır. O zamanki koşullarda en önemli savaş araçlarının başında gelir. İkinci türde göçebe toplumlarında çiftçilik hakimdir. Yani doğadan direk temin etme yerine hayvanların ve alienin yiyecekleri ekilerek üretilerek temin edilir. Kuzey ve Güney Hun Devleti arasında karşılaştırma yapıldığında Güneyin Kuzeye bağlılığından yola çıkarak Kuzeyin daha gelişmiş göçebe kültürünü taşıdığını söylemek mümkün olabilir. Çiftçilik kültürüne sahip toplumlar göç sırasında ürünleri de taşıma durumundadırlar. Üçüncü türde ise daha gelişmiş bir Kültür hakim olup bugünkü yerleşik hayata geçiş sürecini barındırır.

Asya Hun Devleti'nde Din ve İnanış
Gök tanrı inancı yaygındı. Ölümden sonraki hayata inanılırdı. Ölüler Kurgan denilen mezarlara gömülür, mezarlarına öldürdüğü insan sayısı kadar taş dikilirdi (Balban). Bunun yanında; tabiat kuvvetlerine, Şamanizm, mani dinine inananlarda vardı.




METE DÖNEMİ (209-174)
Çin kaynaklarında Mau- tun olarak geçen bu hükümdara Türk tarihçileri Mete demişlerdir. MÖ 209'da babası Teoman’ın yerin tahta çıktı. Dünyanın en disiplinli ordusunu kurarak ülke içindeki karışıklıkları önledi. Bu sırada Hunların güneyinde de Çin İmparatorluğu, Güney batısında Yüeçiler ve doğusunda Tung-hular vardı.
Mete ilk seferini, kendisinden sürekli toprak isteğine bulunan Moğol kökenli Tung-hulara üzerine yaptı. Onşları ağır bir yenilgiye uğratarak topraklarını ele geçirdi. Daha sonra ipek yoluna hakim olan Yüeçiler üzerine bir sefer düzenledi ve Yüçiler hun egemenliğine alındı.

METE DÖNEMİNDE TÜRK- ÇİN İLİŞKİLERİ
Çin sınırındaki Hun otlaklarının alınması amacıyla sefer düzenlenmiştir. MÖ 197 yılında Çin’in 320 bin kişilik ordusu pusuya düşürülerek yenildi. Bir barış antlaşmazı imzalandı ayrıca Çin her yıl vergi vermeyi ve ipek göndermeyi kabul etti. Bu antlaşma Çinliler ve Hunlar arasında uzun yıllar sürecek ticari ilişkileri de başlatmış oldu.

METE HAN’IN TARİHTEKİ ÖNEMİ
• Türk soyundan olan bütün toplulukları kendi yönetimine aldı.
• Tung-huların ısrarlı toprak istekleri karşısında “toprak milletindir, onu kimseye veremez” diyerek ilk defa vatan ve millet sevgisini ortaya koymuştur.
• Çin’i mağlup etmiş olmasına rağmen asimile olmamak için Türkleri Çin’e yerleştirmemiş sadece vergiye bağlamıştır.
• Pek çok devlet tarafından örnek alınan bir ordu sistemi kurdu.
Mete han MÖ 174 yılında öldüğünde devletin sınırları doğuda Japon Denizine, batıda Aral Gölüne, güneyde Tibet’e, kuzeyde Sibirya’ya dayanmıştır. Mete’den sonra yerine oğlu Ki-ok geçmiştir.
Rapor Et
Eski 23 Aralık 2013, 21:00

Asya Hun Devleti hakkında bilgi verir misiniz?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Asya Hun İmparatorluğu hakkında bilgi verir misiniz?
Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devleti) MÖ 220-MS 300
- Kurulduğu tarih kesin olarak bilinmemektedir. Tarihte bilinen İlk Türk Devletidir'dir.
- Bilinen ilk hükümdarı Tuman (Teoman)'dır. Teoman'dan sonra yerine oğlu Mete Han geçmiştir.
- Asya Hun devleti Mete Han zamanında en geniş sınırlarına ulaşmıştır.
- Çinliler Türk akınlarına karşı koymak için ÇİN SEDDİ'ni yaptılar.
NOT: Tarihte ilk defa bütün Türkleri tek bayrak altında toplayan Türk Devleti Asya Hun devletidir.
- Büyük Hun Devleti VERASET SİSTEMİ ve ÇİN SİYASETİ nedeniyle Doğu ve Batı Hun Devleti diye ikiye ayrıldı.
- Batı Hunları ARAL GÖLÜ civarına göç etmek zorunda kaldılar. Doğu Hunları ise Kuzey ve Güney olarak ikiye ayrıldı. Daha sonra Çinliler tarafından ortadan kaldırıldı.
TÜRKLERDE VERASET SİSTEMİ NASILDI?
Türklerde devlet hükümdar Ailesinin ortak malı sayılırdı. Ve ülke hükümdarın sağlığında oğulları arasında paylaştırılırdı. Her prensin (TEKİN) hükümdar olma hakkı vardı.
NOT: Bu anlayış Türk devletlerinde sık sık taht kavgalarının çıkmasına ve Türk devletlerinin parçalanmasına sebep olmuştur.

Hunlarda Devlet Teşkilatı

Hun Devleti otlağı bol besiciliğe elverişli bozkırlar bölgesinde kurulmuştu. Tarıma uygun toprakları nerdeyse hiç yoktu. Bu yüzden ekonomisinin temeli, başta at yetiştiriciliği olmak üzere hayvan yetiştirmek üzere idi. Bunun sonucu olarak sosyal durum, Çin'dekinden çok farklıydı. Çin'de geniş Toprak sahipleri ile köle sınıfı vardı. Hun bölgesinde ise ne malikanelere ne de toprak kölelerine rastlanıyordu. Akrabalık bağları ile birbirine sıkı sıkı bağlı olan aileler, kabileleri meydana getiriyor, kendilerini savunmak için daima silahlı yaşayan kabilelerin sıkı işbirliği yapmalarından da devlet doğuyordu.
Bu yapısı ile ve ordunun Mete tarafından tanziminden sonra, devlet merkezden idare edilen bir "askeri teşkilat" haline gelmişti. Askeri karakterde olması ve gerekli şartların (bozkırda eğitilmiş olmak, at ve silah)bulunması sebebiyle de fütühata açıktı. "Köylü" Çin devletinden bu yönü ile ayrılıyordu.
Çin'de esas rejim "Feodalite" idi. Hun Devletinde ise Merkeziyetçilik hakimdi. Bu devlette Çinliler ancak küçük memurluklara ve bazı müşavirliklere gelebiliyordu. Birinci derecede sorumlu makam sahipleri ile yüksek görevliler tamamen Hun aslından gelmeydi. Bunlar emirlerindeki silahlı kuvvetlerle, aynı zamanda birer komutandılar.
Devlet teşkilatının (Sağ-Sol eligleri= kanat kralları) Çinlilikle hiç bir ilgisi yoktu. Mete tarafından gerçekleştirilen ve toplulukta kabilecilik gayretlerini kırarak devlete milli topluluk havasını getiren ordudaki 10'lu tertip Türk idi. Devletin "Milli" karakterinin korunmasına dikkat ediliyordu. İmparator kumandasındaki Çin ordusunu kuşatan Mete'un Çin içlerine dalarak bozkırdan uzaklaşmasına , devlet meclisi engel olmuştu.
Hun devleti bozkır Gök-Tanrı inanışındaydı. Bu bakımdan Türk inancı ne Moğol totemciliğine ne de Çin toprak tanrıcılığına benziyordu.
Bütün bunlardan dolayı Mete'un zamanında kesin şeklini aldığı görülen büyük Hun Devleti, sosyal yapı, hakimiyet anlayışı, idare, ordu, din, dünya görüşü ve benzeri gibi çeşitli yönlerden, Türk milletinin tarih ve kültüründe bir kilit taşı ve ana kaynak durumundadır. Onun için Türk ve dünya tarihinde çok büyük önem taşır.

HUN İMPARATORLUĞU'NUN PARÇALANMASI

Mete'dan sonra hükümdar olan KİOK (M.Ö.174-160) devletin büyüklüğünü muhafaza etmeye çalıştı. Yurtlarından oynattığı Yüeçi'ler Afganistan'a giderek burada İskender tarafından kurulmuş olan GREK hakimiyetine son vermişlerdi. (M.Ö.166) Aynı yıl Kiok da kalabalık ordusu ile Çin başkentine giderek imparatorun sarayını yakıp ülkenin Çinli prensesini de alarak evlenmişti.

Çin Prenseslerinin Hun Ülkesindeki Etkileri
Çin sarayı ile kurulan ve devam ettirilen akrabalık siyasi bir nitelik taşıyordu. Fakat bu çığırın açılması ilerde Çin ile temas edecek olan hemen bütün Türk devletleri bakımından kötü sonuçlar verecek bir davranış oldu. Hanedanlar arasındaki bu yakınlaşma Çin entrikalarının yoğunlaşması için bir fırsat yaratıyordu. Çin diplomatları ve görevlileri Hun merkezindeki Çinli prensesin himayesinden faydalanıyorlardı. Bu sayede Hun topraklarında serbestçe gezip dolaşıyorlar, Türklerin ve onlara bağlı kavimlerin arasında propaganda yapıyorlardı.

Çin Casusları

Çin imparatoru VU-Tİ Çin'in en büyük gelir kaynağı olan ipeğe batı ülkelerinde yeni pazarlar bulma gayretindeydi. Bunun içinde İç Asya İran üzerinden Akdeniz kıyılarına ulaşan ünlü "İpek yolu" nu güvenlik altında bulundurmak istiyordu. Bu bakımdan Orta ve Batı Asya da yabancıların gücünü kırması gerekiyordu. Türk-Çin mücadelesinin yüzlerce yıl sürmesinin temel sebeplerinden biride bu kervan yoluna hakim olmaktı.
Vu-Ti ipek yolu üzerindeki memleketleri ve kavimleri öğrenerek Hun'lara karşı işbirliği sağlamayı dış politikasının ana hedefi haline getirmişti. Bu maksatla yüksek rütbeli bir Asker olan Çang-Kien'i batıya göndermişti. Bu casus gizli vazifesini yaparken Hun'lar tarafından yakalanıp uzun zaman gözaltında tutuldu.
Çinli casus batıda geçirdiği on yıl içinde edindiği bilgileri, temaslarını ve tavsiyelerini bir rapor haline getirerek imparatora sundu. Bu önemli rapor sonraki yıllarda takip edilecek Çin siyaseti için başlı başına bir rehber vazifesi gördü.

Çin Ordusunda Hun Usulüne Benzer Yenilenmeler

Hanedanlar arasındaki akrabalık bağlarına ve gizli haber alma faaliyetine ek olarak Çin imparatorları askeri ıslahata da önem verdiler. Çin orduları Türk usulüne göre yetiştirilmeye çalışıldı. Tuman zamanında başlayan bu hareketlilik ara verilmeksizin uzun zaman sürdürüldü. Nihayet Çinliler Hun tarzında 140.000 kişilik süvari kuvveti çıkaracak konuma geldiler.

Hunların Zayıflaması ve İç Huzursuzluklar

Hun imparatoru Kiok zamanında pek sorun olmayan bu durum Kiok'tan sonra imparator olan KÜNÇİN zamanında (M.Ö.160-126)gerçek bir huzursuzluk kaynağı olarak ortaya çıktı.
Künçin Çin'deki Han sülalesine damat olmuştu. Üstelik babası ve dedesi ölçüsünde dirayetli bir Askerde değildi. Bu sebepler bir araya gelince Hun iktidarında sarsıntılar olmaya başladı. Bunu fırsat bilen Çin kuvvetleri Hun bölgelerine önce küçük, küçük daha sonra ise durdurulamadıklarından dolayı taarruza geçtiler. Bunun neticesinde zengin güneybatı toprakları (Tanrı dağları-Çungarya-Turfan-Yarkent-Kuça vb.)Çin istilasına uğradı.
Hun prenslerinin birbirleriyle olan anlaşmazlıkları ayrıca askeri güçsüzlük ve iktisadi darlık karşısında maddi yardım sağlamak için Çin ile bir anlaşma yapılıp Çin himayesine girmek gibi bir eğilim benimsenmeye başlamıştı. Ancak bu görüşe karşı çıkıp mücadeleden yana olanlarda vardı. Bunların başında Prens ÇİÇİ yer alıyordu. Çiçi kardeşinin hükümranlığını tanımadığını ilan etti. Bu durum karşısında Hun meclisi çok yoğun tartışmalar yaşadı. Nihayet Bu görüş ayrılığı maalesef Hun'ların bölünmesiyle neticelendi. Devlet birliğinin parçalanması ile Çin üzerindeki Hun baskısı da tamamen ortadan kalktı. Bu bakımdan M.Ö.58 yılı Doğu Asya tarihinde bir dönüm noktası oldu.
Daha sonraları Çiçi bütün rakiplerini yenerek Tanhuluk merkezini ele geçirdi. Bu suretle Hun imparatoru durumuna geldi. Kardeşi HOHANYEH kendisine bağlı kütlelerle Çin'in kuzeybatı sınırına çekildi ve burada yaşadılar. Bu kütleler "Güney Hunlar" diye anılırlar.

Hun Çiçi Devleti

Çiçi devletini batıya doğru yaymayı uygun gördü. M.Ö.51 de harekete geçerek çok kısa sayılabilecek bir zaman içinde Aral gölüne kadar olan bütün batı bölgesini ele geçirdi. Devleti tekrar eski gücüne kavuşturmaya çalıştı. Çiçi devletin Kuzey Moğolistan'daki ağırlık merkezini de Çu-Talas nehirleri arasına kaydırdı ve orada yeni bir başkent kurdu.
Böylece Türkistan sahasına Türk halkının iyice yerleşmesini sağladı. Çiçi ayrıca Fergana ve Baktria bölgesini de Batı Hun İmparatorluğu topraklarına kattı.

Çin Saldırısı ve Yenilgi

Hunlar'ın yeniden toparlanmasından endişe eden Çin Vusun'lar ve Kank-Kü Devleti ile bir anlaşma yaparak saldırıya geçti ve daha henüz tam yapılanmamış Hun birliklerini yenip Talas ırmağı üzerinde yeni yapılmış Hun başkentini yakıp yıktılar. (M.Ö.36) Çiçi bu savaşta hayatını kaybetti.

Hunların Yeniden Yapılanması ve Yıkılış
Güney Hunlar'ı M.Ö.31 de ölen Hohanyeh'in evlatları tarafından Çin tabiiyetinde kalarak bir müddet idare edildiler. Fakat tarihin cilvesidir ki hiç bir zaman esaret altında kalmaya alışık olamayan ve olmamış yüce Türk milleti bir kez daha içinden muhteşem bir hükümdar çıkararak M.S.18-46 yıllarında YU TANHU tarafından istiklallerine kavuşturuldu. Doğuda Kuzey Hun topraklarını da alarak Mançurya'ya, batıda Kaşgar'a kadar olan sahada hakimiyetlerini genişletip Çin ile olan bütün münasebetleri kestiler.
Fakat Yu Tanhu'nun ölümünden sonra iç anlaşmazlıklar başladı. Bütün bunlara birde uzun zaman süren kıtlık ve hayvan ölümleri eklenince ülkede açlık baş gösterdi. Nihayet iç karışıklıklar sonucu bir daha hiç birleşmemek üzere ikiye ayrıldılar. Dış Moğolistan'da Kuzey Hunlar, İç Moğolistan'da Güney Hunlar. Bu devletlerinde ömrü uzun olmadı ve 147-156 yıllarında Sienpi'ler tarafından Kuzey Hunlar, 216 yıllarında ise resmen olmasa bile Çin'li idarecilerin yönetime gelmesiyle Güney Hun'lar da tarihe karıştı.

TÜRKLERE KARŞI ÇİN SİYASETİ (POLİTİKASI) NASILDI
?
Çin bozkır göçebe hayatı yaşayan ve savaşçılıkları gelişmiş olan Türk Ordusu karşısında çaresiz kalıyordu. Hatta Türk Akınlarını durdurmak için ÇİN SEDDİ'ni yaptırmıştı. Buna rağmen Türkleri durduramamıştı. Bu durum karşısında çaresiz kalan Çin şu siyaseti takip etti:
1- Çin prenslerini Hun Hakanlarıyla evlendirerek, prensesin yanında Hun sarayına çok sayıda hizmetkar gönderdiler. Bu hizmetkarlar casusluk faaliyetinde bulunarak, Türkler hakkında bilgi topladılar.
2- Türk Beylerine hediyeler göndererek, onları kendilerine bağlamaya ve ekonomik olarak Çin'e bağımlı yaşamaya alıştırdılar.
3- Hediyeleri ve ekonomik yardımları birden keserek, Türkleri itaat Altına almaya çalıştılar.
4- Türk Beylerini birbirlerine karşı kışkırtarak, Türk devletinin parçalanmasını sağladılar

Alıntıdır.
Rapor Et
Eski 25 Aralık 2013, 13:45

Asya Hun devleti hakkında genel bilgi

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Asya hun devletinin askeri özellikleri kültürleri vb olayları açıklayın.
Rapor Et
Eski 9 Ocak 2014, 15:56

başlıksız metin

#6 (link)
ananvarya işteo
Ziyaretçi
ananvarya işteo - avatarı
çok uzun biraz kısası yok mu ?
Rapor Et
Eski 9 Ocak 2014, 17:02

asya hun devleti

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Büyük Hun İmparatorluğu ya da Asya Hun İmparatorluğu (Çince: 東匈奴, anlamı: Doğu Hiung-nu), MÖ 220'de yaşamış eski Türkçede Kun, Çince Hiung-nu, batı dillerinde Hun adıyla geçen Türk devleti.[2][3][4] Hun İmparatorluğu'nu Türk boyları kurmuş, yönetmiş; Türk kültürü devlete şeklini vermiştir.[5]

Hiung-nu adına ilk olarak MÖ 318 yılında Çin ile yapılan Kuzey Şansi Savaşı'nda ve bunun sonucunda yapılan anlaşmada rastlanmaktadır. Hiung-nular günümüzün Moğolistan bölgesinde; Çin'in kuzeybatısında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bilinen ilk imparatorları Teoman'dır. En büyük imparatorları ise, Mete'dir. Çinliler önüne geçemedikleri Hiung-nu'ların saldırılarının ardından MÖ 214 yılında Çin Seddi'ni inşa etmek zorunda kalmıştır. Bu yapı günümüzde halen bir dünya harikası olarak kabul edilmektedir. Ming Hanedanı döneminde de yenilenen büyük duvarın birçok kısmı sağlamlığı ile günümüzde hala ayakta kalmıştır. Doğu Hiung-nular en parlak dönemini Mete zamanında yaşamıştır.

Kuruluşu hakkında kesin bilgiler yoktur. MÖ 220 yılında Teoman tarafından kurulduğu kabul edilir. Teoman'dan sonra devleti büyük bir imparatorluk haline getiren Mete'dir. Mete, İpek Yolu'na egemen olmak için Çin ile savaşmıştır. MÖ 200 yıllarında Çin'i yenilgiye uğratarak vergiye bağlamıştır. MÖ 187 yılında başında Ka-o-ti'nin bulunduğu Çin İmparatorluk Ordusu'nu, Pa-i-Teng Seferi'nde on tümenden oluşan (yüz bin kişiye tekabül eder) disiplinli ve düzenli ordusuyla yenilgiye uğratmıştır. Bu Çin ordusunun sayısının bazı kaynaklarda iki yüz bin bazı kaynaklarda ise otuz beş tümen yani üç yüz elli bin olduğu yazmaktadır. Mete devrinde Sibirya, Çin Denizi, Japon Denizi ve Hazar Denizi arasında kalan tüm topraklara hakim olunmuştur.

Mete'nin Çin'i topraklarına bağlamayıp, vergi almak suretiyle yönetmesi sebebi, Çin yerleşik hayatı ve siyasi etkisinden uzak durma olarak yorumlanır. Bunun yanında Çin'in kalabalık nüfusu altında Hunluk özelliklerini kaybetmek istememiştir.
Rapor Et
Eski 19 Ocak 2014, 16:38

kavimler göçü

#8 (link)
Mira5551125
Ziyaretçi
Mira5551125 - avatarı
rica etsem kavimler göçü hakkında bilgi verebilir misiniz??
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.393 saniyede (89.04% PHP - 10.96% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 05:56
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi