PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Cevaplanmış > DNA, kromozom, nükleotid ve gen arasındaki ilişki nasıl gösterilir?
1 23...Son
«Önceki KonuSonraki Konu»
melije14:10, 3 Ocak 2009 
Kromozom, DNA ve gen sıralaması, DNA, kromozom, nükleotid ve gen arasında nasıl bir bağlantı vardır?

DNA, kromozom, nükleotid ve gen arasındaki ilişki nasıl gösterilir?
En iyi cevap nötrino tarafından gönderildi

Kromozomlar DNA'ları, DNA'lar da genetik özelliği belirleyen genleri taşırlar. Genleri oluşturan birimler ise nükleotidlerdir!
  • Kromozom > DNA > Gen > Nükleotid
Benzer Konular:
Etiketler:
  • dna gen kromozom siralamasi
  • gen dna kromozom siralamasi
  • gen kromozom dna siralamasi
Cevap
Blue Blood14:27, 3 Ocak 2009 
Nükleotitler genleri,genler DNA yı,DNA da Kromozomları meydana getirir.
Cevap
Keten Prenses14:28, 3 Ocak 2009 
konu içinde bu ilişki anlatılıyor..


Vikipedi, özgür ansiklopedi

Deoksiribonükleik asit ya da kısaca DNA, tüm hücreli canlıların ve bazı virüslerin biyolojik gelişimleri için gerekli genetik bilgiyi taşıyan bir çeşit nükleik asittir. DNA, canlının özelliklerinin soydan soya geçmesini sağladığı için bazen kalıtım molekülü olarak da adlandırılır.

Bakterilerde
ve diğer basit hücreli canlılarda DNA hücrenin içinde dağınık biçimde bulunur. Hayvanları ve bitkileri oluşturan daha karmaşık hücrelerde ise DNA'nın çoğu hücre çekirdeğindekikromozomlarda bulunur. Enerji üreten kloroplast ve mitokondri organellerinde ve pek çok virüste de bir miktar DNA bulunur.

Moleküler yapı
Bazen "kalıtım molekülü" olarak adlandırılsa da, DNA aslında tek bir molekül değil, bir çift moleküldür. Bu çift molekül, bir sarmaşığın dalları gibi birbiri çevresinde dönerek bir sarmal oluştururlar.

Sarmaşık dalına benzer her molekül, bir DNA "ipliği"dir. Bu iplikler birbirlerine kimyasal olarak bağlanmış nükleotidlerden oluşur. Nükleotidler ise bir şeker, bir fosfat ve bir de dört çeşit azotlu bazlardan birisinden oluşur.
Bu dört çeşit baz, adenin, timin, sitozin ve guanindir. Sırası ile A, T, C ve G harfleri ile kısaltılırlar.

Bir DNA ikili sarmalında, iki polinükleotid (çok nükleotidli) iplik hidrofobik etki ile bağlanabilirler. Hangi ipliklerin birleşik kalacağı zıt eşleşme ile belirlenir. Her baz diğer bazların yalnızca bir çeşidi ile hidrojen bağları kurabilir (A ile T, C ile ise G bağ kurabilir) böylece bir iplikteki bazın niteliği kurulan bağın gücünü belirler; zıt bazlar ne kadar çok olursa kurulan bağ da o kadar güçlü ve uzun ömürlü olur.

Hücre mekanizması DNA ikili sarmalını birbirinden ayırıp her iki DNA ipliğini de yeni birer ipliği sentezlemek için şablon olarak kullanma yeteneğine sahiptir. Yeni üretilen iplikler öncekilerle hemen hemen tamamen aynıdır, ancak mutasyon adı verilen hatalar oluşabilir. Hücrenin bu özelliğini laboratuvar ortamında taklit eden işleme de PCR (polimeraz zincirleme tepkimesi) adı verilir.

Eşleşme nedeniyle nükleotidlerdeki bazlar sarmal eksenine doğru dönüktür. Bu yüzden şeker ve fosfat grupları sarmalın dış tarafında yer alır, ve oluşturdukları iki zincir sarmalın "iskeleti" olarak adlandırılır. Gerçekte, bir nükleotidi DNA ipliğinde bir sonrakine bağlı tutan fosfat ve şekerler arasındaki kimyasal bağlardır.

Nükleotid dizisinin önemi
Bir gen içerisinde DNA ipliği üzerindeki nükleotid dizisi her canlının yaşamı boyunca üretmek ve "ifade etmek" zorunda olduğu proteinleri tanımlar. Nükleotid dizisi ile proteinlerdeki amino asit dizisi arasındaki ilişki basit çeviri kurallarıyla belirlenir, bu kurallara topluca genetik kod adı verilir. Genetik kod, kodon denilen, üç nükleotidden oluşan, üç harfli 'kelimeler'den meydana gelir (Örneğin ACT, CAG, TTT). Bu kodonlar haberci RNA (mRNA) ve taşıyıcı RNA (tRNA) aracılığıyla ribozomlarda her kodon bir amino aside denk gelmek üzere proteinlere çevrilirler. 64 değişik kodon olasılığı ve sadece 20 değişik amino asit olduğundan birçok amino asidin birden fazla belirtici kodonu vardır. DNA üzerindeki nükleotidler mRNA ve daha sonra tRNA üzerine kopyalanırken timin nükleotidi urasil ( U) ile değiştirilir. Ayrıca protein sentezinin başlangıcını belirten bir başlatma kodonu (AUG, metionin amino asidini kodlar) ile bitimini belirten üç olası bitiş kodonu (UAA, UAG ve UGA) bulunur.

Kısa Sözlük (İngilizce-Türkçe)
adenine: adenin
codon: kodon ya da dizgi.
cytosine: sitozin
gene expression: gen ifadesi
guanine: guanin
helix: sarmal.
messenger RNA (mRNA): haberci RNA
nucleotide: nükleotid ya da takı.
replication: çoğalma, ikileşme.
semiconservative replication: yarı korunumlu çoğalma
thymine: timin
transfer RNA (tRNA): taşıyıcı RNA
uracil: urasil
Cevap
Misafir21:01, 15 Ekim 2009 
hücre ile nükleotit arasındaki ilişkiyi gösteren bir şeme lasım
Cevap
Misafir14:58, 19 Kasım 2009 
yha bna kromozom gen nükleotid dna arasındaki ilişkiyi anlatan uzun bi açıklama lazm!!!
Cevap
Daisy-BT15:34, 19 Kasım 2009 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
hücre ile nükleotit arasındaki ilişkiyi gösteren bir şeme lasım
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
yha bna kromozom gen nükleotid dna arasındaki ilişkiyi anlatan uzun bi açıklama lazm!!!
Alttaki mesajda yeterli bilgi bulacaksınız.

Keten Prenses adlı kullanıcıdan alıntı:
konu içinde bu ilişki anlatılıyor..


Vikipedi, özgür ansiklopedi

Deoksiribonükleik asit ya da kısaca DNA, tüm hücreli canlıların ve bazı virüslerin biyolojik gelişimleri için gerekli genetik bilgiyi taşıyan bir çeşit nükleik asittir. DNA, canlının özelliklerinin soydan soya geçmesini sağladığı için bazen kalıtım molekülü olarak da adlandırılır.

Bakterilerde
ve diğer basit hücreli canlılarda DNA hücrenin içinde dağınık biçimde bulunur. Hayvanları ve bitkileri oluşturan daha karmaşık hücrelerde ise DNA'nın çoğu hücre çekirdeğindekikromozomlarda bulunur. Enerji üreten kloroplast ve mitokondri organellerinde ve pek çok virüste de bir miktar DNA bulunur.

Moleküler yapı
Bazen "kalıtım molekülü" olarak adlandırılsa da, DNA aslında tek bir molekül değil, bir çift moleküldür. Bu çift molekül, bir sarmaşığın dalları gibi birbiri çevresinde dönerek bir sarmal oluştururlar.

Sarmaşık dalına benzer her molekül, bir DNA "ipliği"dir. Bu iplikler birbirlerine kimyasal olarak bağlanmış nükleotidlerden oluşur. Nükleotidler ise bir şeker, bir fosfat ve bir de dört çeşit azotlu bazlardan birisinden oluşur.
Bu dört çeşit baz, adenin, timin, sitozin ve guanindir. Sırası ile A, T, C ve G harfleri ile kısaltılırlar.

Bir DNA ikili sarmalında, iki polinükleotid (çok nükleotidli) iplik hidrofobik etki ile bağlanabilirler. Hangi ipliklerin birleşik kalacağı zıt eşleşme ile belirlenir. Her baz diğer bazların yalnızca bir çeşidi ile hidrojen bağları kurabilir (A ile T, C ile ise G bağ kurabilir) böylece bir iplikteki bazın niteliği kurulan bağın gücünü belirler; zıt bazlar ne kadar çok olursa kurulan bağ da o kadar güçlü ve uzun ömürlü olur.

Hücre mekanizması DNA ikili sarmalını birbirinden ayırıp her iki DNA ipliğini de yeni birer ipliği sentezlemek için şablon olarak kullanma yeteneğine sahiptir. Yeni üretilen iplikler öncekilerle hemen hemen tamamen aynıdır, ancak mutasyon adı verilen hatalar oluşabilir. Hücrenin bu özelliğini laboratuvar ortamında taklit eden işleme de PCR (polimeraz zincirleme tepkimesi) adı verilir.

Eşleşme nedeniyle nükleotidlerdeki bazlar sarmal eksenine doğru dönüktür. Bu yüzden şeker ve fosfat grupları sarmalın dış tarafında yer alır, ve oluşturdukları iki zincir sarmalın "iskeleti" olarak adlandırılır. Gerçekte, bir nükleotidi DNA ipliğinde bir sonrakine bağlı tutan fosfat ve şekerler arasındaki kimyasal bağlardır.

Nükleotid dizisinin önemi
Bir gen içerisinde DNA ipliği üzerindeki nükleotid dizisi her canlının yaşamı boyunca üretmek ve "ifade etmek" zorunda olduğu proteinleri tanımlar. Nükleotid dizisi ile proteinlerdeki amino asit dizisi arasındaki ilişki basit çeviri kurallarıyla belirlenir, bu kurallara topluca genetik kod adı verilir. Genetik kod, kodon denilen, üç nükleotidden oluşan, üç harfli 'kelimeler'den meydana gelir (Örneğin ACT, CAG, TTT). Bu kodonlar haberci RNA (mRNA) ve taşıyıcı RNA (tRNA) aracılığıyla ribozomlarda her kodon bir amino aside denk gelmek üzere proteinlere çevrilirler. 64 değişik kodon olasılığı ve sadece 20 değişik amino asit olduğundan birçok amino asidin birden fazla belirtici kodonu vardır. DNA üzerindeki nükleotidler mRNA ve daha sonra tRNA üzerine kopyalanırken timin nükleotidi urasil ( U) ile değiştirilir. Ayrıca protein sentezinin başlangıcını belirten bir başlatma kodonu (AUG, metionin amino asidini kodlar) ile bitimini belirten üç olası bitiş kodonu (UAA, UAG ve UGA) bulunur.

Kısa Sözlük (İngilizce-Türkçe)
adenine: adenin
codon: kodon ya da dizgi.
cytosine: sitozin
gene expression: gen ifadesi
guanine: guanin
helix: sarmal.
messenger RNA (mRNA): haberci RNA
nucleotide: nükleotid ya da takı.
replication: çoğalma, ikileşme.
semiconservative replication: yarı korunumlu çoğalma
thymine: timin
transfer RNA (tRNA): taşıyıcı RNA
uracil: urasil
Cevap
Misafir17:21, 24 Kasım 2009 
yhaaa bana gen dna ve kromozom arasındaki ilişkiyi anlatan uzun bir yazı lasıımmmmmmmmmmmmmmmmmmm
Cevap
_KleopatrA_19:36, 24 Kasım 2009 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
yhaaa bana gen dna ve kromozom arasındaki ilişkiyi anlatan uzun bir yazı lasıımmmmmmmmmmmmmmmmmmm
Nükleotitler genleri,genler DNA yı,DNA da Kromozomları meydana getirir.
Cevap
Misafir15:35, 9 Aralık 2009 
yahuuu bana Nükleotit gen,DNA arasındaki ilişkiyi anlatan uzun vve öz bi cümle lazım
Cevap
Misafir21:44, 17 Aralık 2009 
Nükleotitler genleri,genler DNA yı oluşturur xD
Cevap
1 23...Son
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Cevaplanmış Konuları
Benzer Konular
DNA, gen, nükleotit ve kromozom arasında nasıl bir ilişki vardır?
Nükleotid sayısı 1800 ve A/G=3 ise bu DNA molekülünde toplam nükleotid sayısı kaçtır?
Kromozom sayısı ile canlıların gelişmişlik düzeyi arasındaki ilişki nedir?
Gen nedir, nasıl gösterilir?
Belirtilen biyoloji kavramları arasında nasıl bir ilişki vardır, nasıl gösterilir?