MsXLabs
2005-2016
Cevaplanmış forumunda yer alan ..... tarafından açılmış Hz. Muhammed hangi yılda ve kaç yaşında peygamber olarak görevlendirilmiştir? konusunu görüntülüyorsunuz.
Özet: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ne zaman peygamber olmuştur? Peygamber Efendimize hangi tarihte peygamberlik görevi ...
CEVAP VAR

Hz. Muhammed hangi yılda ve kaç yaşında peygamber olarak görevlendirilmiştir?

Gösterim: 71.193 | Cevap: 18
5 Ocak 2009 16:17   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ne zaman peygamber olmuştur?
Peygamber Efendimize hangi tarihte peygamberlik görevi verilmiştir?
İlk vahiy geldiğinde Peygamber Efendimiz kaç yaşında idi?
Sponsorlu Bağlantılar
En iyi cevap nötrino tarafından gönderildi

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Peygamberlik Zamanı (610-632)
  • Peygamber Efendimize 40 yaşında iken peygamberlik görevi verilmiştir. İlk vahiy 610 yılında, Ramazan ayının Kadir Gecesi'nde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), Hira mağarasında inzivada iken gelmiştir. 23 yıl süren Peygamberlik Dönemi'nin 13 yılı Mekke'de 10 yılı da Medine'de geçmiştir!
Son düzenleyen nötrino; 8 Aralık 2015 10:20 (2015-12-08T10:20:19+02:00) Sebep: İç başlık düzeni!!
Nisyan-ı Bâtın
5 Ocak 2009 16:41   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
(610-632) Hz. Muhammed (s.a.s.) 40 yaşında Peygamber oldu.
Misafir
23 Aralık 2009 15:40   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Hz. Muhammed'e ilk vahiy kaç yaşında inmiştir?

Hz. Muhammed'e (s.a.v.) ilk vahiy kaç yaşında inmiştir?
Son düzenleyen nötrino; 8 Aralık 2015 11:33 Sebep: Soru düzeni!
fadedliver
23 Aralık 2009 15:45   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Hz. Muhammed'e ilk vahiy kaç yaşında inmiştir?

Alıntı

Hz. Muhammed'e (s.a.v.) ilk vahiy kaç yaşında inmiştir?

Hz. Muhammed (A.S)'a Vahiy Gelişi

Muhammed (A.S) kırk yaşına gelince, Allah (C.C) onun kerametini açıklamayı ve kullarına, onunla rahmet etmeyi dilediği zaman, kendisine ilk vahiy ve peygamberlik başlangıcı, uykuda sadık rüyalar görmekle olmuştur. Peygamberimiz, altı ay bu hal üzere kaldı.
Yüce Allah, bu altı ay içerisinde Peygamberine, uykuda, sonra da uyanık vahiy etti.
Peygamberimiz, her yıl, Ramazan ayında Hira dağında bir ay itikâfa girer, Kureyşilerin yapageldikleri gibi, yanına gelen yoksullara yemek de yedirirdi. Peygamberimiz, kavminin sürü sürü putlara tapıp durduklarını gördükçe, onlardan uzaklaşmayı, halvet ve uzlete çekilmeyi özler, Hira dağına girer, halvet ederdi.
Peygamberimiz (A.S) yüce Allah tarafından Peygamber olarak gönderileceği ve ilahi rahmetin, kulları, onunla ihsan olunacağı gün, gelmiş bulunuyordu.
Peygamberimiz, Ramazan ayının on beşinci cumartesi ve on altıncı pazar gecelerinde, Hira mağarasında uyuduğu bir sırada, rüyasında, Vahiy Meleği Cebrail (A.S) atlastan bir kap içinde bir kitapla gelip Peygamberimize "OKU!" dedi.
Peygamberimiz "Neyi okuyayım?" diye sordu.
Cebrail (A.S) Peygamberimizi, nefesi kesilinceye kadar sıktı. Peygamberimiz kendisini ölecek sandı.
Bundan sonra Cebrail (A.S) bırakıp Peygamberimize "OKU!" dedi.
Peygamberimiz "Neyi okuyayım?" diye sordu.
Cebrail Aleyhisselam, Peygamberimizi tekrar nefesi kesilinceye kadar sıktı. Peygamberimiz kendini ölecek sandı.
Sonra Cebrail Aleyhisselamın sıkmasından kurtulmak için "Neyi okuyayım?" diye sorduğu zaman, Cebrail Aleyhisselam, Alak Suresi'nin başındaki beş ayeti okudu. Peygamberimiz de okudu.
Cebrail Aleyhisselam, ayrılıp gittiği ve Peygamberimiz uykudan uyandığı zaman, o ayetler, sanki bir kitap olarak Peygamberimizin kalbine yazılmış gibi idi.
Peygamberimiz, mağaradan ayrılıp Hira dağının ortasına geldiği zaman, gökten bir ses işitti ki:
"Ya Muhammed! Sen, Allahın Resulüsün! Ben, Cebrail’im!" diyordu.
Peygamberimiz, başını kaldırıp bakınca, Cebrail Aleyhisselam'ı ayaklarını, göğün ufkuna basmış bir insan suretinde gördü.
"Ya Muhammed! Sen, Allahın Resulüsün! Ben, Cebrail’im !" diyordu.
Peygamberimiz duraklamış, ona baka kalmıştı. Ne bir adım ilerleyebiliyor, ne de gerileyebiliyordu.
Eve döndüğünde, gördüklerini Hazreti Hatice’ye anlattı, Hazreti Hatice,
"Sana Müjdeler olsun! Yüce Allah sana hayırdan başka bir şey yapmaz."
diyerek onu teselli etti.

Hz. Muhammed'e (s.a.v.) Vahiy Gelişi
Son düzenleyen nötrino; 8 Aralık 2015 11:41 Sebep: Yazım yanlışı, bağlantı boyutu / Alıntı soru düzeni!
Misafir
15 Şubat 2011 23:57   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) 20 Nisan 571 yılında Mekke-i Mükerreme'de doğdu, 40 yaşında peygamber oldu ve 63 yaşında Medine'de vefat etti.
Son düzenleyen nötrino; 8 Aralık 2015 10:27 Sebep: Mesaj düzeni!
24 Mart 2011 13:57   |   Mesaj #6   |   
mustakar - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
G.ANTEP
3.632
179 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 18-07-2006

Efendimiz (s.a.v.) doğduğu yerde 610 yılında peygamber olmuştur. Bu sorunun cevabı var yukarıda tekrar sorulmaz umarım.
Son düzenleyen nötrino; 8 Aralık 2015 10:29 Sebep: Alıntı soru kaldırıldı!
karakaplan
5 Nisan 2011 15:56   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Bunları bilmelisiniz!

Bir Müslüman olarak bunları bilmeniz gerekir!
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), 610 yılında, 40 yaşında peygamber oldu, Mekke'de doğdu, Medine'de VEFAT etti. Vefat sözcüğünün altını çizmemin nedeni öldü değil de vefat etti denmesi gerektiğidir.
Son düzenleyen nötrino; 8 Aralık 2015 10:34 Sebep: Mesaj düzeni!
Misafir
17 Nisan 2011 16:48   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) merhameti ile ilgili bir yazı örneği verir misiniz?
Son düzenleyen nötrino; 8 Aralık 2015 10:36 Sebep: Soru düzeni!
17 Nisan 2011 23:40   |   Mesaj #9   |   
mustakar - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
G.ANTEP
3.632
179 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 18-07-2006
Alıntı

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) merhameti ile ilgili bir yazı örneği verir misiniz?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), bir bayram sabahı camiden eve dönmektedir. Sokakta bayramlıklarını giyinmiş oynayan çocuklar görür. Fakat bir tanesinin durumu dikkatini çeker.Kenarda oturmuş, kirli ve eski elbiseler içinde diğerlerini seyretmektedir. Hz. Muhammed (s.a.v) yanına yaklaşır:

“Oğlum!” der, “sen niçin arkadaşlarına katılmıyorsun?” Çocuk hüzünlü, cevap verir…“Ey Allah’ın Elçisi! Ben yetimim…”Hz. Muhammed (s.a.v) için bu kadarı yeterlidir…
Çocuğu elinden tutar, evine götürür.Orada yetim yıkanır, yeni elbiseler giydirilir,yedirilir, cebine para konur,sevindirilir…Sonra Hz. Muhammed (s.a.v) onun yüzünü avuçları içine alarak sorar,“Benim baban, Ayşe’nin annen,Hasan’la Hüseyin’in de kardeşlerin olmasını ister misin?” “Evet! Ey Allah’ın Elçisi evet!...

Sevinç içinde ok gibi fırlayan çocuk,diğerlerinin arasına karışmıştır. Bu hızlı değişimi merak eden arkadaşları sorar:“Ne oldu sana böyle…” Yetim cevaplandırır: “Allah’ın Elçisi babam, Ayşe annem, Hasan’la Hüseyin’de kardeşlerim oldu…”
Son düzenleyen nötrino; 8 Aralık 2015 10:40 Sebep: Alıntı soru ve mesaj düzeni!
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj: