Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Röportaj nasıl yapılır, örnek verir misiniz?

Gösterim: 38273 | Cevap: 20
  • meslek ile ilgili roportaj sorulari
  • roportaj nasil yapilir
  • roportaj nasil yapilir ornek
ayshe
Cevaplanmış   |    31 Mayıs 2011 20:19   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Röportaj nasıl yapılır, örnek verir misiniz?

Röportajda giriş nasıl yapılır , nasıl başlanır , röportaj vurgusu nasıl olmalıdır?

Röportaj nasıl yapılır, örnek verir misiniz?
En iyi cevap _AERYU_ tarafından gönderildi

Röportaj Nedir?

Bir olayı, bir yeri, bir eşyayı veya bir kuruluşu çeşitli yönleriyle tanıtmak amacıyla dergi, gazete veya görüntülü yayın organlarında sunulan konuşmalara röportaj (söyleşi) denir.
Söyleşide bir ön hazırlık olması gerekir. Tanıtmak istediğiniz şahıs, kurum veya çevrenin önceden planlanması ve incelenmesi gerekir.
Örneğin, bir kişiyi tanıtmak istiyorsak o kişi hakkında yeterli bilgiye sahip olmamız gerekir. Kişi hakkında yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde sorular o kişinin özelliklerini yansıtacak bir şekilde önceden hazırlanmalıdır. Her türlü sözlü ve yazılı kompozisyonda amaç gerekli bir unsurdur.
Röportajda da hazırlanan sorular amaca uygun olmalıdır. Konuşma yaptığımız şahsı sorularımızla kontrol etmek zorundayız. Eğer röportaj sırasında sorularla hâkimiyeti elimizden bırakırsak konuşma başka yönlere kayarak amacın dışına çıkılır.
Röportajlar genellikle en önemli unsurların yer aldığı, önemsiz soruların yayınlanmadığı türde yazılar olmalıdır. Önemli olan, önemli olanı, ilginç olanı vermektir.

Nasıl Başlanır?

O halde bir röportaj yapılıp bittikten sonra tüm notları önümüze koyup, “acaba en önemli kısımlar hangileri” diye düşünmekte yarar vardır. Bu işlem aslında röportaj sırasında da gerçekleştirilebilir. Yani röportaj sırasında kendi kendimize “hangi yanıtlar daha önemli” ve “yazmaya daha çok değer” diye sorabiliriz.
Bir bütün halinde bakıldığında röportaj yazısı “giriş + önemli sorular ve yanıtları + sonuç ifadesi” bölümlerinden oluşur. Röportaj yapılın kişinin kimliği ve konuyla ilgili verilecek diğer bilgiler ise genellikle röportaj ana metninin yanında ayrı kutular halinde sayfaya konulur.
Röportajda asıl olan ilk sorudan başlayarak ön önemli soruları arka arkaya sıralamak değildir. En önemli olan, sorduğumuz sorulara “yanıt alabilmek” ve bu yanıtları tüm taraflar için “yanlış anlaşılmaya neden olmayacak” bir biçimde yazabilmektir.
Bu nedenle, öncelikle genel sorulardan başlamak, karşımızdakinin bizi tanımasına ve açılmasına olanak vermek yararlı olacaktır. Bu şekilde bir başlangıçtan sonra daha özel ya da önemli sorular görüşmenin ortalarında yöneltilebilir ve kurulan iletişim ortamı içinde bu sorulara daha samimi yanıtlar alınabilir.

Giriş Sırasında

Kendi duygu ve düşüncelerimizi görüşmeye ortak etmemek önemli bir röportaj kuralıdır. Bir görüşme, asla bir tartışma değildir. Karşımızdakinden kendi görüşlerimiz doğrultusunda yanıtlar alabilmek, onu yönlendirerek istediğimiz sözcükleri duymaya çalışmak ise hiç değildir. Bu görüşme, karşımızdakinin görüşlerini alabilmek için bizim isteğimizle gerçekleşen bir görüşmedir.

Giriş Nasıl Yazılır?

Röportaj yazısının en önemli kısmı “giriş” kısmıdır. Bir haber için giriş cümlesi ne ise, bir röportaj için giriş kısmı da aynı şekilde önemlidir. Okura bu röportajı “gel oku” denilen girişin, röportajın tamamını okutturacak cazibeyi taşıması gerekir.
Örneğin; röportaj yapılan kişiyi tanımlayıcı bir giriş yapılabilir. Röportaj yapılan kişinin kim olduğu, hangi niteliklere, yeteneklere, özelliklere sahip olduğu, hangi olayları yaşadığı ya da hangi olaylara şahit olduğu anlatılarak röportaj sorularına bir geçiş sağlanabilir.
Burada bir noktanın da altı çizilebilir. Tanımlayıcı giriş, büyük ölçüde, o kişinin hayat öyküsü değildir. Hayat hikâyeleri genellikle röportajlarda ayrı bir başlık altında, ayrı bir çerçeve içinde sunulur. En çok iki paragraf olan bu yazıda kişinin doğum tarihine ve yerine, aldığı eğitime, yaptığı işlere ve eserlerine ilişkin bilgiler verilir. Varsa bildiği yabancı dil, evli ise çocuk sayısı da bu metinde yer alabilir. En klasik anlamda “kimdir?” başlığı altında verilen tanıtıcı bilgiler bu şekilde ana metinden ayrı sunulur. Dolayısıyla giriş yazısı, “kimdir” yazısı olmaz.
Kimi zaman da “önemli olan” röportaj yapılan kişinin tanıtılmasından çok, onun yaşamış olduğu önemli bir olaydır. Bu gibi durumlarda da önce olay tanımlanır, ardından da söz, olayı anlatacak olan kişiye verilir. Kimi röportajlarda bu olayın öykülendiği de görülür. Daha sonra sorulan sorular da söz konusu önemli olay etrafında düğümlenir.
Bir başka röportaj giriş tekniği olarak “sorulu girişler” yine yaygın bir kullanıma sahiptir. Kamuoyunun ilgisini çeken, merak edilen kimi sorular ardı ardına sıralanır ve “… uzmanı … ile … konusu üzerine konuştuk” gibi bir ifadeyle röportaja başlanabilir.
Alıntılı girişler” de çoğu zaman çarpıcıdır. Röportaj yapılan kişinin yaptığı en önemli açıklama röportajın başına konur. Genellikle tırnak içinde verilen bu açıklamayı röportajın genel olarak çatısını ortaya koyan anlatım ya da sözün sahibinin tanıtımı izler. Ardından da sorulara ve yanıtlarına yer verilir. Bu açıklama genellikle bir olay ya da konu üzerine olur.
Bunlar dışında doğrudan okuru metnin içine çeken, okura seslenen “okur adresli giriş”, olay ya da konunun bir ayrıntısını veren “ayrıntı girişi” ya da ortaya çıkan bir zıtlığı işaret eden “zıtlık girişi” gibi haber yazımında da kullanılan giriş teknikleri röportaj girişleri için de kullanılabilir.
Giriş bölümü klasik bir biçimde “… sorularımızı yanıtladı”, “… A gazetesinin sorularına çarpıcı yanıtlar verdi”, “… konusunda önemli açıklamalarda bulundu”, “… konusunu konuştuk” gibi bitebilir.
Sorulara geçişte “… üzerindeki sır perdesini araladı” gibi daha yaratıcı ifadeler de bulunabilir. Kimi röportaj yazılarında ise böyle bir ifadeye gerek duyulmaz, doğrudan giriş ifadesinin ardından soruya geçilebilir. Kimi yerlerde de sayfa başlığına “röportaj” denilerek ya da “röportaj” vurgusu yalnızca üst başlıkta ifade edilerek doğrudan “çarpıcı” sorularla metne başlandığı da görülmektedir.

Röportaj Örneği

Ecem: Halis İŞLER kimdir? Kendinizi tanıtır mısınız?
Halis İŞLER:Ben 1957 Sivas ‘ta doğdum. Sivas’ta ilk ve orta öğrenimimi gördüm. Üniversiteyi Erzurum ve İstanbul’da okudum. 1984’de öğretmenlik mesleğime başladım. İdarecilik, okul müdürlüğü görevlerinde bulundum. 23 senelik memur, evli ve 3 çocuk babasıyım.
Recep: Ne vakittir bu görevi yapıyorsunuz?
Halis İŞLER: Eylül 2003’ten beri bu görevi yapıyorum.
Ecem: Mesleğinizi seviyor musunuz?
Halis İŞLER: Çocukluğumdan beri öğretmen olmak istiyordum. Bu yüzden mesleğimi çok seviyorum.
Recep: Silivri’de göreve başlamanızdan bu yana personel, okul sayısında ne gibi değişikliler oldu?
Halis İŞLER: Çok değişiklik var 650 öğretmen vardı, şimdi 1000’i dahi geçti. 16.000 talebe vardı, şimdi 23.000 öğrenci oldu. 40 eğitim öğretim müessesesi vardı, 60 tane oldu.
Ecem: Şubelere düşen öğrenci sayısı ve okullardaki muvaffakiyet vaziyeti ile ilgili bilgi verir misiniz?
Halis İŞLER: Kazamızda genel olarak sınıf başına 26 öğrenci düşüyor. Üniversite ve liselere girme oranı çok yüksek. Bilhassa NURULLAH BALDÖKTÜ İLKÖĞRETİM OKULU en başarılı okullarımızdan birisidir.
Recep: Bu başarı İstanbul değerlendirmesinde hangi düzeydedir? Yeterli midir?
Halis İŞLER: İstanbul değerlendirmesine göre 32 kazada ÖSS’de ilk 10’dayız. OKS daha belli olmadı fakat OKS’ de de 15.-16. oluruz herhalde ama yeterli değildir.
Ecem: Okullarda sürdürülen şiddeti tedbire kampanyasının başarıya erişme vaziyeti nedir?
Halis İŞLER: Silivri’de şiddet konusunda problemimiz yok.

Derleme

Son düzenleyen _AERYU_; 23 Mayıs 2015 15:09. Sebep: İç başlık ve soru düzeni
31 Mayıs 2011 20:34   |   Mesaj #2   |   
Valeria - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
Amisos

7773
6.970 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 18-03-2010
Alıntı
ayshe adlı kullanıcıdan alıntı

ya benim acil röportaj hazırlamam gerekiyo benm için çok önemli lütfen bana yardımcı olun neyle ilgili kiminle röportaj yapcağımı bilmiyorum lütfen bana yardımcı olurmusunuz...

Örnek olarak mesleklerle ilgili bir röportaj yapabilirsiniz.Aşağıdaki mesajı inceleyiniz;


1)Adınız soyadınız?
2)Yaşınız
3)Mesleğiniz
4)Okuduğunuz okullar
5)Bu meslek için gerekli yetenekler
6)Bu mesleğin zorlukları
7)Elde ettiğiniz miktar ve size yetip yetmediği
8)Mesleğinizi seviyor musunuz?
9)Kaç senedir bu mesleği yapıyorsunuz?
10)Bu mesleği siz mi seçtiniz yoksa ailenizin baskısı oldu mu?
11)Şimdi bir mesleği seçme hakkınız olsa aynı mesleği mi seçerdiniz?
değiştirirseniz hangi mesleği seçerdiniz?
12)Bu mesleğe kaç yaşında başladınız?

Ayrıca bir doktorla yapılmış röportaj örneği

Dr. Levent Yücetin, koltuğunun altında taşıdığı dosyalarda, aslında binlerce insanın yeni bir hayat umudunu da taşıyor. Organ nakli bekleyen hastaların bulunduğu listeden sildiği her isimde ise yeni bir hayatın başlamasını sağlıyor...

Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Koordinasyon Birimi Sorumlusu Dr. Levent Yücetin, insanları organ nakline davet eden ekibin ilk parçası. O, listede bulunan binlerce insanın sorumluluğunu taşıyor. Listeleri azaltıp, yeni organlarıyla yeni bir hayata başlamaları için insanları organ nakline çağırıyor.

* Listenizde kadavradan organ bekleyen kaç kişi bulunuyor?
Yaklaşık 2 bin 200 kişi bulunuyor.

* Bunların ne kadarına organ bulunabiliyor?
Bir yıl içinde kadavradan nakil yapabildiğimiz böbrek hastası sayısı n5 ile 50 arasında değişiyor. Antalya'da Türkiye genelinin 10 katı organ bağışı yapılıyor. Bizim oranlarımız İstanbul'da olsaydı bu rakam n50-500 kişiye ulaşacaktı. Avrupa ortalaması da 1n-15 civarında. Antalya, organ bağışı konusunda, il olarak, pek çok Avrupa ülkesinden iyi durumda.

* Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yalnızca Antalya ve civarında yaşayan hastalar mı organ bağışı listelerine girebilir?
Organ beklemek için Türkiye'nin dört bir yanından Almanya'dan, Avusturya'dan hatta Kanada'dan bile bize gelen Türk hastalar var. Almanya'da yaşayan bir hastamız kadavra listesindeydi, çağrılınca Ankara'da yaşayan birinden daha çabuk geldi. Türkiye'nin dört bir köşesinden kadavra bekleme listesi için buraya geliyorlar.

* Öncelik Antalya'da yaşayan hastaların mı?
Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon sistemi var, karaciğer ve kalp hastaları için acil bekleme listesi var. Türkiye'nin neresinden bir organ bağışı yapılırsa, tüm bilgiler Sağlık Bakanlığı'na bildiriliyor. Böbrek içinse kendi listenizdeki kayıtlı hastalar içinden doku uyumu en fazla olanlar seçiliyor. Bir kadavradaki bir böbrek için 6 hasta çağırıyoruz. Organların kadavradan çıkarıldıktan sonra en kısa sürede nakil yapılması gerekiyor. Bir hastada tıbbi sorun çıktığı zaman onu gönderip diğerini çağırırken vakit kaybına yol açmaması için 6 hastayı çağırıyoruz. 6 hastaya tüm testler yapıldıktan sonra en uygun olan iki kişi seçiliyor. Buradaki öncelikli kriterler; doku grubu kriterinin en fazla olması, bekleme süresinin uzun olması, verici ile yakın yaşlarda olması. Genç bir hasta ise genç, daha ileri yaşlara ise kendi yaşına yakın vefat edenin organlarını veriyoruz.

* Hastalar için geri dönmek hayal kırıklığı yaratmıyor mu?
Çok zor oluyor, çok büyük bir hayal kırıklığı ama başka şansımız yok. Beş kez altı kez gelip geri dönen hastalar var. Bazıları 'bir kere gelip geri döneyim' bile diyor. O şansa yakın olduğunu hissetmek istiyor.

* Neden hastaları genellikle gece yarısı çağırırsınız?
Genellikle gece yarısı arıyoruz; çünkü beyin ölümü testleri akşam üstü tekrarlanır ve bize bildirim akşam üstü yapılır. Biz de aileleri akşam üstü arıyoruz ve gece 11.00-12.00 gibi de görüşüyoruz. Kadavrada beklemenin belli bir standart süresi yok. Tamamen zamana karşı yarış.

* Kadavradan mı, canlıdan mı organ istemek daha kolay?
Kendi adıma söyleyeyim; kadavradan istemek daha kolay. Çünkü orada hayatını kaybetmiş bir insan var ve doğanın tek bir kuralı var; her doğan canlı ölecek. Eğer organ bağışı yapılmazsa toprak olacak. Ama canlı vericide hiçbir sağlık sorunu olmayan birini riske atıyorsunuz. Diyalizde hastayı bırakırsanız yaşam şansını ve kalitesini üç kat azaltıyorsunuz. Kadavradan herkese organ bağışlama şansınız yok, dolayısıyla canlı nakilleri de önermek zorunda kalıyorsunuz.

* Bunu ailenin yakınlarına siz mi teklif ediyorsunuz?
Canlı için her iki tarafla da görüşüyoruz. Bazen onlar gelerek vermek istiyorlar, bazen biz aileyle konuşup, durumu anlatıyoruz.

* Nasıl tepkiler veriyorlar?
Çok değişken bir tepki, net bir şey söylemek zor. Genelde anne babalar çocukları söz konusu olduğu zaman hemen kabul ediyorlar. Ama anne babalar, çocuklarından almayı kabul etmiyorlar. Eşlerin bir kısmı organlarını vermeyi kabul ederken bir kısmı ayrılmayı bile düşünüyor. Kardeşler de bekarsa verme olayı daha kolay, evliyse eşlerin tepkileri ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla bir yığın değişken tepki var.

* Kimler daha kolay organ bağışlıyor?
En çok anneler çocuklarına. Daha sonra babalar, kardeşler ve eşler geliyor. Eşlerde de kadınların kocalarına organ verme oranı, erkeklerin verici olma oranlarından ciddi oranda yüksek.

* Son anda organ bağışlamaktan vazgeçenler oluyor mu?
Oluyor. Genellikle kardeşler ya da biraz daha uzak akrabalar son anda vazgeçebiliyorlar. O sırada yaptıkları sohbetler sırasında duydukları 'sakat olursun', 'yarım kalırsın' gibi söylentilere bağlı olarak vazgeçebiliyorlar. Ameliyata giderken dönenleri gördük. Servisten sedyeye koyup ameliyathaneye giderken vazgeçene şahit olduk.

* Ne yaptınız?
Yapacağımız bir şey yok. Kişinin kendi takdiri. Kardeştiler, yapacak bir şey yok. Çantasını topladı gitti.

* Bu durum o insanlar arasında bir küskünlüğe yol açıyor mu?
Açıyordur ama bu konuda birini suçlamak, yargılamak doğru değil; çünkü çok zor bir karar.

* Siz olsanız verir miydiniz?
Organlarımı bağışlardım. Canlı verici anlamında sorduğunuz zaman da çocuğum için hiç düşünmeden evet. Diğer aile yakınları içinse o an çok önemli. Çocuğunuz varsa ve ilerde onda da bu sorunun olup yardım edememe düşüncesi insanı zorlar. Ama aile yakınlarını diyalizde yaşatmaktansa, kesinlikle verirdim.

* Sizin için bile çok zor bir karar insanları organ nakline ikna etmek zor değil mi?
Beni bir garson olarak düşünün. Ben sadece restorandaki mönüleri getiriyorum. Bu mönüde, böbrek yetmezliği hastaların diyaliz ve nakil şansı vardır. Bunların risklerini anlatırım. Ama hiçbir zaman 'şunu yapın, bunu yapın' demem ya da 'siz olsaydınız ne yapardınız' sorusuna yanıt vermem. Verilen karar için tıbbi destek sağlarım. Onun yerine asla karar verici olmam, öneride, teklifte bulunmam. En azından ben kendi adıma bunu yapmıyorum. Çünkü çok zor bir süreç. Onlar bir ömrü birlikte geçirecekler, hep bu çelişkiyi kendi içlerinde yaşayacaklar; dolayısıyla zorlamak hiç uygun değil. Ama nakil, diyalize göre yaşam süresini artırıyor. Ne kadar erken nakil olurlarsa, başka bir organda hastalık çıkma riskinin azalacağını, kadavra listesinin tamamen bir şans olduğunu anlatıyorum. Bugün de çıkabileceğini, üç veya on yıl sonra çıkabileceğini hatta hiç çıkamayacağını anlatıyoruz. Ancak son kararı kendileri veriyorlar.


Ayrıca bknz;Röportaj Nedir?
Misafir
28 Kasım 2011 19:25   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

DİYALİZ HASTALARI İLE RÖPORTAJ

LÜTFEN YARDIM EDİN DİYALİZ HASTASI İLE RÖPORTAJ YAPARKEN NE SORULUR?
Misafir
3 Aralık 2011 17:46   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

BİR GAZİ OLAN KİŞİYLE RÖPORTAJ

BİR GAZİ OLAN KİŞİYLE YAPİILMIŞ OLA RÖPORTAJ
Misafir
27 Aralık 2011 16:43   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
niye hiç hasta ile yapılan röportaj yok bize o lazım
Misafir
7 Şubat 2012 20:35   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

yaşlılarla nasıl röportaj yapılır

yaşlılarla nasıl röportaj yapılır
Misafir
7 Mart 2012 16:29   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ARKEDEŞLER LÜTFEN BANA ACİL İŞYERİNİN İSMİYLE İLGİLİ RÖPÖRTAJ LAZIM
7 Mart 2012 16:31   |   Mesaj #8   |   
OnlinePowerTime - avatarı
MsXLabs Üyesi
Germany
32
118 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 29-02-2012
AD:
SOYAD:
MESLEK:
MEZUNLUK:
FALANCA KONUDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ:
FALANCA NE OLABİLİR:
FALANCA GELECEKTE NASIL OLACAKTIR:

Vb.
Misafir
14 Mart 2012 17:40   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
hoşgorü dayanışma ve yardımlaşma ile ilgili kompoziyon
Misafir
16 Mart 2012 21:01   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Bir müdür yardımcısıyla yapılan raportajda neler sorulur yardım lütfen
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Röportaj nasıl yapılır, örnek verir misiniz? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • meslek ile ilgili roportaj sorulari
  • roportaj nasil yapilir
  • roportaj nasil yapilir ornek
Kat problemleri nasıl yapılır, örnek verir misiniz?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 10
Son Mesaj: 23 Aralık 2014 07:56
Nasıl deney yapılır, örnek verir misiniz?
Gönderen: gülçin Forum: Soru-Cevap
Cevap: 8
Son Mesaj: 20 Şubat 2014 23:13
Cevap: 0
Son Mesaj: 17 Kasım 2013 19:27
Özütleme deneyi nasıl yapılır, örnek verir misiniz?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 20 Nisan 2013 15:47
Birleşik kelime nasıl yapılır, örnek verir misiniz?
Gönderen: mehmet55 Forum: Soru-Cevap
Cevap: 4
Son Mesaj: 13 Aralık 2012 16:33
Sayfa 0.324 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu