Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Türkiye'de Yaşanan Doğal Afetler

Bu konu Çevre Bilimleri forumunda Sasuke Uchiha tarafından 14 Mayıs 2011 (22:04) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
76807 kez görüntülenmiş, 1 cevap yazılmış ve son mesaj 14 Mayıs 2011 (22:08) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.48  |  Oy Veren: 89      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 14 Mayıs 2011, 22:04

Türkiye'de Yaşanan Doğal Afetler

#1 (link)
SasuHina <3
Sasuke Uchiha - avatarı
Doğal Afetler ve Korunma Yolları
MsXLabs.org

Doğal afetler, insanları olumsuz etkileyen doğal olaylardır. Büyük oranda can ve mal kaybına neden olurlar. İnsanlara ve ülkelere büyük zarar verirler. Doğal afetlerin kontrol altına alınıp durdurulması da mümkün değildir. Bazı doğal afetleri şöyle sıralayabiliriz:

a. Depremler
Yer kabuğunda meydana gelen ani sarsıntılara deprem denir. Yeryüzünün belirli yerlerinde sıklıkla görülür. Buralara deprem kuşakları denir.
Bunların en önemlisi Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı’dır. Bu kuşak Saros körfezinden başlayarak Marmara denizinin kuzeyinden İzmit körfezi ve Karadeniz Bölgesi’ndeki sıradağların arasındaki çukurluklardan Van gölünün kuzeyine kadar ulaşır.

24921846hq9
Ülkemizdeki deprem alanlarının dağılışı

Deprem öncesi alınması gereken önlemler
-Deprem kuşağına yerleşim yeri kurulmamalıdır.
-Zemini sağlam olmayan yerlere yerleşilmemelidir.
-Binalar yüksek katlı olmamalı ve inşaat tekniklerine uygun yapılmalıdır.
-Halka deprem konusunda eğitim verilmelidir.
Deprem sırasında yapılması gerekenler
-Soğukkanlı davranılmalıdır.
-Balkon ve pencereden atlanmamalıdır.
-Elektrik sigortası ve hava gazı vanası kapatılmalıdır.
-Bina içinde sağlam eşyaların yanında çömelmiş durumda bulunulmalıdır.
-Sarsıntı biter bitmez binadan çıkılmalıdır.
Ülkemizin büyük bir kısmı deprem tehlikesi altında olduğu için depreme karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız. Kısacası depremle yaşamayı öğrenmeliyiz.

b. Erozyon
Sel suları ve rüzgârlar tarafından aşındırılarak taşınan toprakların barajlara, göllere ve denizlere biriktirilmesine erozyon denir.
Yurdumuz yarı kurak bir iklime sahip olduğu için önemli bir kısmı bitki örtüsünden yoksundur. Aynı zamanda yurdumuz çok engebeli bir araziye sahiptir.
Bunlardan dolayı ülkemizde çok şiddetli erozyon meydana gelmektedir. Sağanak yağışlar, orman ve otlakların tahribi ile arazilerin yanlış kullanımı da erozyonu artıran faktörlerdendir.
Erozyon sonucunda toprağın en verimli olan kısmı taşındığı için tarım alanlarında azalma meydana gelir. Taşınan toprağın bir kısmı baraj göllerine dolarak barajların kullanım sürelerinin kısalmasına neden olur.
Toprak erozyonu ülkemiz için çok önemli bir sorundur. Çünkü tahrip edilen toprakta bitkiler yetişmeyecektir. Bu yüzden topraklarımızda tarım yapmak zorlaşacaktır. Bu durumda ülkeler açlık tehlikesi ile karşı karşıya kalabilirler.
Erozyonla mücadele için özel bir kuruluş olan TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) kurulmuştur. TEMA erozyon konusunda eğitici çalışmalar yaparak, erozyonu önlemek için faaliyetlerde bulunur.

Erozyonu önlemek için;
-Orman alanları korunmalıdır.
-Boş araziler ağaçlandırılmalıdır.
-Meralar korunmalıdır.
-Eğimli yamaçlar taraçalandırılmalıdır.
-Tarlalardaki anız örtüsü yakılmamalıdır.
Kısacası erozyonu önlemek için bitki örtüsü korunmalıdır.

c. Toprak kayması
Yamaçlarda bulunan toprağın, kütle halinde kayarak aşağı doğru inmesi olayına toprak kayması denir. Toprak kaymasına heyelân da denir. Bazen toprakla birlikte altındaki kayanın bir bölümü de yer değiştirir.

Toprak kaymasının nedenleri
-Yer şekillerinin fazla eğimli olması,
-Yağışlar ve eriyen kar sularının toprağı kaygan hale getirmesi,
-Özellikle killi toprakların yağış sularını emerek kayganlaşması,
-İnsanların yol yapımı ve inşaat çalışması gibi faaliyetleri de toprak kaymasına neden olabilir.
98791644ul7

Ülkemizde görülen heyelânların mevsimlere dağılış oranları

Ülkemizde toprak kaymaları en fazla ilkbahar mevsiminde görülmektedir. Bunun en önemli nedeni kar erimeleridir. Toprak kayması en fazla Karadeniz Bölgesi’nde meydana gelmektedir. Özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde heyelânlar çok fazla olmaktadır.
Toprak kayması sonucunda göller de oluşur. Vadi boyunca akan bir akarsuyun önü toprak kayması ile kapanarak göller oluşabilir. Trabzon’daki Sera ve Erzurum’daki Tortum gölleri buna örnek olarak verilebilir.

d. Sel baskınları ve önleme çalışmaları
Sel, sağanak yağış ve hızlı kar erimeleri sonucu çok miktarda suyun akışa geçmesi ile meydana gelir. Sel, önüne gelen taşları, toprakları, bitkileri sökerek taşımaktadır. Sel, ülkemizde çok görülen bir doğal afettir. Her yöremizde sel felaketleri meydana gelebilir. Fakat en fazla Doğu Karadeniz Bölümü’nde görülür. En fazla ilkbahar mevsiminde sel meydana gelir. Bu mevsimde artan yağmurlar selleri oluşturur. Yaz aylarında görülen sellerin nedeni sağanak yağışlardır.

Ülkemizde sellerin başlıca oluş nedenleri;
-Sağanak yağışlar ve hızlı kar erimeleri
-Arazinin bitki örtüsünden yoksun olmasıdır.
Sel baskınları verimli tarım topraklarını taşır. Tarım alanlarındaki ürünlere zarar verir. Ev, yol ve köprülere zarar verir. Seller sonucunda ulaşım ve haberleşmede aksamalar olur.
Sellerin zararlarından korunmak için,
-Akarsu yataklarına yerleşilmemelidir.
-Akarsu yataklarının kenarlarına taşkınları önlemek için setler yapılmalıdır.
e. Çığ
Çığ, büyük kar yığınlarının yamaç boyunca hareket etmesidir. Yüksek dağlık alanlardaki dik yamaçlarda bulunan karların değişik seslerle harekete geçmesi sonucu oluşur. Çığ, ülkemizde en fazla Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülür. Bunun nedeni kar yağışlarının fazla olmasıdır.

f. Yangınlar
Yangınların bir kısmı yerleşim yerlerinde meydana gelir. Bunlara insanlar neden olmaktadır. Fakat özellikle orman yangınları büyük doğal afetler arasında gösterilebilir. Orman yangınları en fazla yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülür. Orman yangınları doğal çevreye zarar verdiği gibi ülke ekonomisine de büyük zarar verir. Orman yangınları; erozyon, sel, heyelân ve kuraklığa neden olur.

Orman yangınlarına karşı alınacak önlemleri şu şekilde sıralayabiliriz:
-Ormanlarda yapılan pikniklerde ateş yakılmamalı, sigara izmariti atılmamalıdır.
-Orman içinde yollar açılmalıdır.
-Orman içinde haberleşme ve yangın söndürme sistemi kurulmalıdır.

Etiketler:
  • turkiyede yasanan dogal afetler
  • turkiyede yasanan dogal afetlerler
  • turkiyedeki dogal afetler
  • ulkemizde gorulen dogal afetleri
  • ulkemizde yasanan dogal afetler
Benzer Konular:
Rapor Et
Reklam
Eski 14 Mayıs 2011, 22:08

Türkiye'de Yaşanan Doğal Afetler

#2 (link)
Gece Prensesi
Ziyaretçi
Gece Prensesi - avatarı
Doğal Afetlerden Korunma Yolları

Doğal Afetlerden Korunma Yolları
1) Deprem:
Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına "DEPREM" denir.

Depremden Korunma Yöntemleri
Depremin yıkıcı etkisi birtakım önlemlerle azaltılabilir. Bunun için,
- Yerlerim yerleri deprem kuşakları dışından seçmek
- Yerleşim birimlerini sağlam araziler üzerinde kurmak
- İnşaatlarda depreme dayanıklı malzemeler kullanmak
- Çok katlı yapılardan kaçınmak gerekir.

2) Erozyon:
Erozyon, su ve rüzgar gibi doğal etkenlerle toprağın bulunduğu yerden koparılıp başka yerlere taşınmasıdır.

Erozyonu önlemek ve toprağı korumak için alınabilecek başlıca önlemler şunlardır:

- Doğal bitki örtüsü korunmalı ve çıplak yerler ağaçlandırılmalıdır.
- Yamaçlar basamaklandırılmalı ve ağaçlandırılmalıdır.
- Yamaçlardaki tarlalar, bayır aşağıya değil. enlemesine sürülmelidir.
- Mera alanları korunmalı, aşırı otlatma yoluyla meraların bozulması önlenmelidir

3) Sel:
Sağanak yağışlar ya da ani kar ve buz erimelerinin oluşturduğu sular, yamaçlardan aşağı hızla iner ve birleşerek çoğalır. Böylece sel baskını meydana gelir.

Sel baskınları ve taşkınlardan korunmak için;

- Doğal bitki örtüsünün, özellikle de ormanların korunması gerekir. Çünkü ağaçlar, yağmurun hızını keser ve yağmur sularının toprağa sızmasını sağlar. Böylece sular toprağın yüzünde birikmez ve sel oluşumuna yol açmaz. Ayrıca ağaç, gövdeleri, suyun yamaçtan aşağıya hızla akmasını önler.
- Suyun hızını kesmek için yamaçların teraslandırılması, akarsu yataklarına setler yapılması ve göletler oluşturulması sel baskınlarının yol açacağı zararları büyük ölçüde azaltır.
- Sel baskınlarından ve taşkınlardan korunmanın bir yolu da akarsu kenarlarına yerleşmenin önlenmesidir.

4) Toprak Kayması:
Toprak kayması, toprak örtüsünün. bulunduğu yerden koparak bir yamaç boyunca kayması ve aşağıda bir yerde birikmesidir.Toprak kaymasına heyelan da denir.

Heyelanın Etkileri

- İnsan ve hayvan ölümleri
- Tarımsal hasar ve toprak kaybı
- Bina hasarları
- Ulaşım ve taşımacılığın aksaması
Heyelandan Korunmak:
Öncelikle heyelan tehlikesi olan yerlerde setler yapılmalı, yamaçlar ağaçlandırılmalıdır.
Ayrıca yol, kanal, tünel ve baraj yapımlarında yamacın bozulmamasına özen gösterilmelidir


5) Çığ:
Yamaçlarda biriken karların, çeşitli nedenlerle yerinden koparak aşağıya doğru kayması veya yuvarlanması sonucu çığ oluşur, çığ esnasında aşağıya doğru hızla hareket eden kar kütlesi, yolu üzerindeki her şeyi ezer veya sürükleyip götürür.

Çığdan Korunmak için;

Her şeyden önce yamaçların ağaçlandırılması gerekir. Yamaçlarda duvar yada setler yapılması da çığ oluşumunu engeller


6) Yangın:
Yangın, kısa sürede büyük zarar veren, can ve mal kaybına yol açan bir afettir. Ufacık bir kıvılcımla başlayan bir yangın, kısa sürede evleri, iş yerlerini, tarlalardaki ekinleri ya da bir ormanı yok edebilir.

Orman yangınlarının önlenebilmesi için yapılması gereken başlıca çalışmalar şunlardır:

1. Vatandaşlar bilinçlendirilerek orman yangınlarına yol açan yanlış davranışlara ve ihmallere son verilmelidir. Örneğin; ormanda, piknik alanı olmayan yerlerde ateş yakılması, yanlış bir davranıştır. Ayrıca piknik ateşinin söndürülmeden bırakılması ya da bir sigaranın söndürülmeden atılması gibi davranışlar, yangınlara yol açabilmektedir.
2. Orman yangınlarını anında öğrenmek çok önemlidir. Bunun için orman alanlarında yeterli sayıda yangın kulesi ve gözetleme yeri yapılmalıdır. Yangınları kısa sürede söndürebilecek itfaiye ekipleri yetiştirilip hazır bulundurulmalıdır. Ayrıca gözcülerin yangınları zamanında haber vermesi için telsiz ve telefonla haberleşme olanağı sağlanmalıdır. Böylece yangınları, fazla yayılmadan söndürme olanağı elde edilmiş olur.
3. Bunların yanı sıra il ve ilçelerde bulunan sivil savunma örgütleri de yangınların söndürülmesi ve kurtarma çalışmalarına katkılarda bulunmaktadır. Sivil savunma örgütleri düzenledikleri tatbikatlar ve diğer eğitici faaliyetleri vatandaşları yangınların önlenmesi, söndürülmesi ve kurtarma çalışmaları konularında bilgilendirmektedir.
4. Yangınlar hem doğaya hem de insanlara büyük zararlar verebilmektedir. Ülkemizde, yangınların yol açtığı zararların giderilmesi görevini, büyük ölçüde devletimiz üstlenmiştir. Bu nedenle ilgili devlet kuruluşlarımız, yangında zarar gören vatandaşlarımızın yardımına koşmakta ve ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışmaktadır. Ayrıca, yanan orman alanlarının ağaçlandırılması çalışmaları da yine devletimizin öncülüğünde yapılmaktadır.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.205 saniyede (77.48% PHP - 22.52% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 01:52
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi