Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Enlem ve Boylam

  • boylam
  • enlem
  • enlemler
12
  • 6 Gönderen Blue Blood
  • 4 Gönderen sedat sencan
  • 1 Gönderen asla_asla_deme
  • 1 Gönderen ener
Blue Blood
21 Şubat 2007 12:37   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Enlem ve Boylam
MsXLabs.org

Enlem ve Boylam, Dünya üzerinde bir yeri veya bir noktayı saptamaya yarayan dereceli ölçülerdir.
Enlem ve boylamların en büyük yararı, yerküresi üzerindeki herhangi bir yerin pozisyonunun kolaylıkla belirtilebilmesidir. Açık denizlerdeki gemiler de, mevkilerini bu sistemle bildirirler. Böylece, gerekli durumlarda bir geminin yeri kolaylıkla bulunabilecektir.
Sistemi daha ayrıntılı bir düzende kullanabilmek için her enlem ve boylam da "dakika"; diye tanımlanan 60 eşit kısma bölünmüştür. Dakikaların 60 eşit kısma bölünen her parçası "saniye" olarak tanımlanır.
Enlem ve boylam daireleri, coğrafya, gemicilik, havacılık, meteoroloji ve daha bir çok konularda büyük yararlar sağlamaktadır.

Enlem

Dünya üzerindeki bir noktanın Ekvator’a olan uzaklığının açısal değerine enlem denir.
Ekvator kuşağı ile Kuzey Kutbu arasında, düzenli aralarla dünyayı çevreleyen yatay durumda seksen sekiz kuşak düşünün. Daire biçimindeki bu kuşaklar Kuzey Kutbu'na yaklaştıkça daha küçülecektir. Aynı durum Ekvator’la Güney Kutbu arasında da söz konusudur. Bu kuşaklar "paralel" ya da "enlem" diye tanımlanır.
Ekvatorun güneyinde 90, kuzeyinde 90 adet olmak üzere toplam 180 enlem vardır.
Her enlem çizgisi, Ekvator hattı "O-sıfır" kabul edilerek numaralandırılmıştır. Ekvator kuşağının 10 derece kuzeyindeki enlem, "10° kuzey enlem" olarak belirlenir.
Kuzey Kutbu, 90° kuzey enlem üzerindedir. Buna karşılık, Güney Kutbu "90° güney enlem" üzerinde bulunur.
(NOT: Bir derece, bir dairenin 360'ta biridir.)

Enlem ve Etkileri
  • Güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru küçülür. Işınların atmosferdeki yolu uzar. Tutulma artar ve sıcaklık ta kutuplara doğru azalır.
  • Denizlerin sıcaklığı ve tuzluluğu kutuplara doğru azalır.
  • Matematik iklim kuşakları oluşur.
  • Bitki örtüsü kutuplara doğru aralıksız kuşaklar oluşturur.
  • Tarımın yükselti sınırı, Toktağan kar sınırı (Daimi kar sınırı), Orman üst sınırı kutuplara doğru azalır.
  • Akarsuların donma süresi kutuplara doğru uzar.
  • Gece gündüz arasındaki zaman farkı kutuplara doğru artar.
  • Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.
Aynı Enlem Üzerindeki Merkezlerde Ortak Özellikler
  • Ekvatora ve kutuplara eşit uzaklıktadırlar.
  • Güneş ışınlarını aynı açıyla alırlar.
  • Gece-gündüz süreleri birbirine eşittir.
  • Dünyanın çizgisel dönüş hızı aynıdır.
  • Aynı iklim kuşağındadırlar. Fakat aynı iklim özelliği görülmeyebilir (özel konumdan dolayı).
  • İki meridyen arasındaki mesafe aynıdır.
Boylam
Boylam, ekvatora dik açı yapacak şekilde yerküreyi üç yüz altmış eşit parçaya böldüğü varsayılan ve uçları kutuplarda birleşen, en geniş aralığa ekvatorda sahip olan varsayımsal çizgilerdir.
Kuzey Kutbu ile Güney Kutbu doğrultusunda, Ekvator kuşağını düzenli açılarla kesen hayali çizgi-kuşaklar düşünün. Bunlar, gene hayali olarak Ekvator kuşağını 360 kısım ya da dereceye bölerler. Başka türlü söylemek gerekirse, bu çizgi kuşakların Ekvator hattını 360 dereceyle böldüğü varsayılır (farz edilir). Bu çizgi kuşaklar da "meridyen" veya "boylam" diye tanımlanırlar.
Başlangıç olarak İngiltere'deki Greenwich Boylamı 0 (sıfır) alınır. Greenwich'in doğu ve batısında kalan yarım küreler, 180 dereceyle numaralandırılmış boylamlara bölünmüştür; yani yüz seksen tane doğu ve yüz seksen tane batı boylamı vardır. Herhangi bir noktanın boylamı ise, bu noktadan geçen coğrafi boylam ile Greenwich boylamı arasındaki açıdır.
Örneğin 10 derece doğusunda kalan boylam, “10 doğu boylam” diye tanımlanır. Söz konusu boylam üzerindeki yerler de, “10° doğu boylamda” olarak belirtilir.

Haritalarda Enlem ve Boylam
Haritaların kenarlarında enlem ve boylam numaraları bulunur. Haritanın yukarısında ve aşağısında boylamlar ölçülürken, iki yanında enlemler ve boylamlar ölçülür. Örneğin Ahırkapı Bankı'nın boylamını bulmak istediğinizde pergelimizin bir ucunu bank üzerindeki fenerin ayağına koyarken diğer ucunu 58 dakika boylamına gelecek derecede açtıktan sonra bunu aşağıda 58' boylamı üzerine koyarak diğer ucundan da 45” saniyeyi okuyarak Ahırkapı Bankı fenerinin boylamını tesbit edebiliriz. Hemen burada şunu belirtelim ki 58' ile 59' arasında ona bölünmüş bulunan ölçülerin beheri 6 saniyeyi göstermektedir.
Yine bu bankın enlemini bulmak istediğimizde pergelin bir ucunu bankın fenerinin ayağına diğer ucunu da yukarısında geçen 41° enlemine açarak burada bulduğumuz açıklığı 41° enlemi ile onun altında bulunan ölçü üzerine koyarak bu bankın üzerinde bulunan fenerin enlemini 40° 59' 40” N yani Kuzey olarak bulabiliriz.
Toparlayacak olursak Ahırkapı Bankı üzerinde bulunan fenerin enlemini, “40° 59' 40" N” yani Kuzey; boylamını ise, “28° 58' 43" E” yani Doğu olarak tespit edebiliriz.

Paraleller ve Enlem
Ekvator Dünya'yı, Güney Yarımküre ve Kuzey Yarımküre olmak üzere iki eşit bölüme ayıran hayalî bir dairedir. Paraleller, ekvator düzlemine paralel dairelerdir. Paralel dairelerin birbirine uzaklığı 111 kilometredir, uzunlukları ise, Dünya küre biçiminde olduğundan eşit değildir. Bu paralellerin en büyüğü olan ekvatorun uzunluğu 40076 kilometredir, kutuplarda ise paraleller sıfıra indirgenmiş birer noktadır. Kuzeye doğru 90, güneye doğru 90 paralel vardır. Bunlar ekvatorda sıfır ve kutuplarda 90 derece olmak üzere enlemi ölçmeğe yarar. Örneğin 42 derece kuzey enleminde bulunan Sinop, Ekvator ile Kuzey Kutbu arasında aşağı yukarı yarı yoldadır.

Meridyenler ve Boylam
Kutuplardan geçen daireler ise meridyenleri meydana getirir. Bunların uzunluğu değişmez ve ekvator çevresiyle hemen hemen eşittir. Aralarındaki uzaklık ekvatorda ve kutuplar yakınında farklıdır.
Meridyenler, boylamı ölçmeğe yarar. Bunun için, İngiltere'de, ünlü gözlemevinin bulunduğu Greenwich'ten geçen meridyen başlangıç alınmıştır. Greenwich meridyeni üzerinde boylam sıfır derecedir. Öteki meridyenlere de batıya doğru 0'dan 180'e ve doğuya doğru da gene 0'dan 180'e kadar numara verilmiştir.

Bir noktayı işaretlemek
Okyanusun ortasında bulunan bir gemici hangi noktada bulunduğunu anlamak için bir yer belirlemesi yapar. Bir sekstant yardımıyla, öğleyin, Güneş'in ufuk üzerindeki yüksekliğini ölçmekle bulunduğu enlemi saptayabilir. Boylamı bulmak içinse gene öğleyin, esas olarak meridyen saatine göre ayarlanmış bir kronometreye bakar. Bir fark 15 derece anlamına gelir. Sözgelimi eğer hesaplar 40 derece kuzey enlemi ve 20 derece doğu boylamı gösteriyorsa, gemici Atlas Okyanusu'nda Portekiz açıklarında, kıyıdan 900 kilometre kadar uzakta bulunduğunu öğrenmiş olur.
Bugün bu çok eski teknik, yerini gittikçe daha yaygın olarak radyoelektrik ölçü yöntemlerine bırakmaktadır.
asla_asla_deme, JuNe, sudeniz ve 3 kişi bu mesajı beğendi.
28 Ocak 2008 13:56   |   Mesaj #2   |   
sedat sencan - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
İstanbul
644
219 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 10-03-2007
18.yüzyılın ilk yarısında bilim dünyası Yerküre’nin yaşı,kütlesi,uzaydaki yeri ve buna benzer birçok konuyu merak ediyordu.1735 yılında Fransa Kraliyet Bilimler Akademisi Güney Amerika’ya bir grup gönderdi.Hidrolog olan Pierre Bouguer ile asker-matematikçi Charles Marie de La Condamine önderliğindeki bu grup,diğer bilimadamları ve maceraperestlerden oluşmuştu.Bu Fransız grubunun amacı bir meridyen derecesinin uzunluğunu,başka bir deyişle Yerküre’nin çevre uzunluğunun 360’ta birini ölçmekti.Bunu elde etmek için bugün Ekvador’a ait olan Quito yakınlarındaki Yarouqui’den Cuenca’nın biraz ötesine kadar uzanan hat boyunu hesaplayacaklardı.Yaklaşık 320 kilometre olan bu hat boyunun ölçümü,Yerküre çevresinin kaç kilometre olduğunu belirleyecekti.Kullanacakları yöntem,üçgenleme idi.
*
Üçgenleme yöntemi,geometrik hesaplamayla ilgilidir.Bir üçgenin bir kenarının uzunluğunu ve iki köşesine ait açıları bilirsek,diğer boyutların hepsini hesaplayabiliriz.A ve B isimli iki kişi Ay’ın Yerküre’ye olan uzaklığını ölçmek isterlerse,ilk önce her ikisi dünyanın farklı yerlerine giderler.Örneğin,A kişisi Paris’e,B kişisi Moskova’ya giderler.Her ikisi de aynı anda Ay’a bakarlar.Bu durumda A kişisini,B kişisini ve Ay’ı birleştiren bir çizgi olduğunu varsayarsak ortaya bir üçgen çıkmış olur.A kişisi ile B kişisi arasındaki taban çizgisini ve iki köşenin açılarını ölçersek üçgenin diğer unsurlarını da hesaplayabiliriz. Yeryüzü üzerinde üçgenleme ilkesi de buna benzer.Ancak üçgenin kenarları uzaya doğru gitmez,bir harita üzerinde yanyana yer alır.Bir meridyenin derecesi ölçülürken kişilerin arazi boyunca bir çeşit üçgenler dizisi oluşturması gerekir.
*
Fransız grubun işi rast gitmedi. Quito’da anlayamadıkları bir nedenle yerlileri kızdırdılar.Kızgın kalabalık onları şehir dışına kadar kovaladı.Bu olaydan kısa bir süre sonra keşif grubunun doktoru bir kavgaya karıştı ve öldürüldü.Botanikçinin ruh sağlığı bozuldu.Yakalandıkları ateşli hastalıklar sonucu veya çeşitli kazalar nedeniyle ölümler devam etti.Aksilikler birbirini kovalıyordu. La Condamine,izin belgelerindeki bir sorunu çözmek için Lima’ya gidince,grubun çalışması sekiz ay durdu.En sonunda La Condamine ile Bouguer kavga edip birbirleri ile küstüler ve birlikte çalışmaya son verdiler.Ekip iyice küçülmüştü.
Diğer taraftan herkes onlara şüpheyle bakıyordu.Yerküre’nin çevresini ölçmek için niye oralara gelmişlerdi?Bu ölçümleri niye Fransa’da yapmıyorlardı?
*
Bouguer ile La Condamine’nın And dağlarını seçmelerinin nedeni ekvator dairesine yakın olma istekleriydi.Ekvatorda küresellik açısından gerçek bir farklılık olup olmadığını saptamak amacında idiler.Biraz da macera ve manzara görmek istemiş olabilirlerdi.Ancak dağlar sürekli dumanlıydı.Öyle ki dumanın dağıldığı nadir zamanlarda sadece bir saat araştırma yapabilmek için haftalarca bekliyorlardı.Üstelik dağlara ulaşabilmek için hızlı akan nehirleri,balta girmemiş ormanları aşmak zorundaydılar.Kilometrelerce yol alıp o dönemde henüz haritası çıkarılmamış olan,yerleşim bölgelerinden uzakta kalmış taşlı çöllerden geçmek zorundaydılar.
*
Daha önceki yıllarda Newton’un yasaları bir konuda tartışma yaratmıştı.Newton kuramına göre Yerküre’nin şekli tam bir küre değildir.Zira dünyamızın dönüşünden kaynaklanan merkezkaç kuvvet,kutupların hafifçe basıklaşmasına,ekvatorun ise şişkinleşmesine yol açar.Böylece gezegenimiz basık bir küre haline gelir.Bu durumda İtalya’da bir meridyen derecesinin uzunluğu,İskoçya’daki bir meridyen derecesinin uzunluğu ile aynı olmayacaktır. Kutuplardan uzaklaştıkça uzunluk kısalacaktır.
Newton’un teorisi ortaya çıkmadan önce Yerküre’nin çevre uzunluğunu saptama çalışmaları Fransa’da da yapılıyordu.Astronom Jean Picard,bir sürü alet ve saatten yararlanarak karmaşık bir üçgenleme yöntemi bulmuştu.İki yıl boyunca ülkesini gezip bu yöntemini uyguladı.1669 yılında bir derecelik meridyen yayı için ölçümünü 110,46 kilometre olarak açıkladı.Ancak bu ölçümü Yerküre’nin kusursuz bir küre şeklinde olduğu varsayımı ile yapmıştı.
Daha sonra baba-oğul olan Giovanni ve Jacques Cassini, Picard’ın deneylerini daha geniş bir alanda tekrarladılar.Sonuçta Yerküre’nin şişkin bölgesinin ekvator değil,kutuplar olduğunu söylediler.Onlara göre Newton yanılıyordu.
*
Fransa Kraliyet Bilimler Akademisi’nin Bouguer ile La Condamine’i Güney Amerika’ya yollamalarının asıl nedeni, Giovanni ve Jacques Cassini’nin bu iddiasıydı.Her iki araştırmacı on sene olumsuz koşullar altında çalıştı.Derken bir gün kendilerine bir haber geldi:Kuzey İskandinavya’da ölçüm yapan bir diğer Fransız ekibi,Newton’un öngördüğü gibi kutuplara yakın bölgelerde bir derecenin daha uzun olduğunu bulmuşlardı. Yerküre,ekvator çevresinden ölçüldüğünde,kutuplar çevresinden ölçüldüğünde olduğundan 43 kilometre genişti.Bu durumda Bouguer ile La Condamine çalışmalarına son verdiler.Hemen deniz kıyısına gidip ayrı gemilerde ülkelerine doğru dönüş yoluna başladıklarında hala birbirlerine küs durumundaydılar.
asla_asla_deme, sudeniz, Blue Blood ve 1 kişi bu mesajı beğendi.
10 Ekim 2008 05:52   |   Mesaj #3   |   
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
UnderWorld

37832
5.218 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 12-10-2005
Yeryüzündeki bir noktanın konumu o noktanın enlemi ve boylamıyla tanımlanır. Enlemleri ve boylamları belirtmek için, haritaların ve yerküre model­lerinin üzerine gerçekte var olmayan birtakım daireler çizilmiştir. Ekvatora paralel olarak geçtiği düşünülen sanal çemberlerden her birine paralel ya da enlem dairesi denir. 360 dereceye bölünmüş ekvator dairesinin dere­celerinden her birini kuzey ve güney kutup noktalarıyla birleştirdiği düşünülen daire yay­larına da meridyen ya da boylam dairesi denir. Ekvatorda birbirinden uzakta olan meridyenler kutuplara doğru birbirine yakla­şarak tam kutup noktalarında birleşir. Bir noktanın enlemi, o noktayı Dünya'nın merke­ziyle birleştiren doğru parçasının ekvator düzlemiyle yaptığı açıdır. Bir noktanın boyla­mı ise o noktadan geçen meridyen yayının bulunduğu düzlem ile başlangıç meridyenin­den geçen düzlem arasındaki açıya eşittir. Londra'daki Greenvvich Gözlemevi'nden ge­çen meridyen 1884'te uluslararası başlangıç meridyeni olarak kabul edilmiştir. Aynı para­lel ya da enlem dairesi üzerinde bulunan bütün noktaların enlemleri aynıdır. Aynı me­ridyen üzerindeki bütün noktaların da boy­lamları aynıdır.
Enlem ve boylam belirli bir açıyı belirttiği için, derece, dakika ve saniye gibi açı birimle­riyle ölçülür. Bir noktanın enlemini belirtir­ken ekvatorun kuzeyinde ya da güneyinde olduğunu da belirtmek gerekir. Ekvatorun enlemi 0°, kutup noktalarınınki 90°'dir. İstan­bul kenti 41°02' kuzey (genellikle 41°02'K olarak yazılır), güney yarıküredeki Sidney kenti ise 33°50' güney (33°50'G) enlemin-dedir.
Bir noktanın boylamı da başlangıç meridye­ninin doğusunda ya da batısında olduğu belir­tilerek ölçülür. Buna göre İstanbul 28°57' doğu boylamında, New York ise 74° batı boylamındadır.
Uçaklar ve açık denizde yol alan gemiler, yakınlarında konumlarını belirlemeye yaraya­cak sabit bir nokta olmadığı için, enlem ve boylamdan yararlanarak konumlarını belirler. Bir yerin enlemi Güneş'in, yıldızların ya da Ay'ın konumunu gözlemle­yerek bulunabilir. Ama böyle bir gözlemle boylamın bulunabilmesi için zamanın da tam olarak bilinmesi gerekir.
Bir derecelik enlemin uzunluğu (bir derece­lik açının karşısına düşen yayın uzunluğu) yaklaşık 111 kilometredir. Bir derecelik boy­lamın uzunluğu da ekvatorda bir derecelik enlemin uzunluğuna eşittir; ama bu uzunluk kutuplara yaklaştıkça azalır ve kutuplarda sıfır olur.


Msxlabs & Temel Britannica


ThinkerBeLL bu mesajı beğendi.
ener
18 Ağustos 2011 09:53   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs.org

Enlem

Bir noktanın ekvatora olan uzaklığı bakımından konumu. Ekvatorun enlemi 0°, kutuplarınki 90° olarak kabul edilerek yeryüzündeki herhangi bir yerin enlemi buna göre belirlenir. Bir noktadan geçen paralel dairelerle ekvator arasında bulunan yayın değerine o noktanın "coğrafî enlemi" denir. Ekvatora yakın olan enlem çemberlerine alçak enlemler, uzak olan enlem çemberlerine de yüksek enlemler denir. Bir yerin enlemi boylam ile birlikte bilinirse konumu kesin olarak belli olur. Örneğin İstanbul 41 derece (41°), 0 dakika (0'), 16 saniye (16'') kuzey enleminde bulunur.
ThinkerBeLL bu mesajı beğendi.
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Enlem ve Boylam Konusuna Benzer Konular

Dünyada kaç enlem ve kaç boylam vardır?
Gönderen: burcu00007 Forum: Soru-Cevap
Cevap: 16
Son Mesaj: 12 Ekim 2013 10:26
Boylam ile meridyen arasındaki fark nedir?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 4
Son Mesaj: 11 Kasım 2012 09:50
Türkiye hangi enlem ve boylamlar arasındadır?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 19 Şubat 2012 02:45
Neden 2 boylam arası 4 dk'dır?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 28 Aralık 2010 16:19
Enlem, boylam ve paralel ne demektir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 6
Son Mesaj: 20 Aralık 2010 19:25
Sayfa 0.269 saniyede (86.57% PHP - 13.43% MySQL) 11 sorgu ile oluşturuldu