Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Voleybol Nedir? Voleybol Hakkında Genel Bilgiler

Bu konu Diğer Sporlar forumunda Blue Blood tarafından 13 Nisan 2006 (21:37) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
262776 kez görüntülenmiş, 4 cevap yazılmış ve son mesaj 26 Aralık 2013 (20:53) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.28  |  Oy Veren: 60      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 13 Nisan 2006, 21:37

Voleybol Nedir? Voleybol Hakkında Genel Bilgiler

#1 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Voleybol Nedir? Voleybol Oyun Kuralları Nelerdir?
MsXLabs.org



Tarihçesi

Voleybol'un atası diyebileceğimiz "Mintonette" adlı oyun ilk olarak 1885 yılında, Amerika Birleşik Devletleri'nde oynandı. Massachusetts'in Holyoke kentinde, okulu yeni bitirmiş genç bir beden eğitimi öğretmeni, William G. Morgan, YMCA*'de işadamlarına beden eğitimi yaptırmakla görevlendirilmişti.
1895'de, eğitmen William G. Morgan, YMCA' da (Young Men's Christon Association), işadamları sınıfları için basketbol, beysbol, tenis ve hentbol öğelerini harmanlayarak basketboldan daha az fiziksel güç gerektiren bir oyun geliştirmeye karar verdi. Amacı toplumsal çalışmalarla Hıristiyanlığı yaymak olan bu kuruluş, o yıllarda bütün dünyaya kol sarmış bulunan çok geniş bir misyoner derneğiydi. Willam G. Morgan bu derneğin Holyoke kentindeki şubesinde işadamlarına önceleri kuru kuruya beden eğitimi yaptırırken, bir süre sonra, çalışmaları sıkıcılıktan kurtarmak, sağlık için katlanılan bir eziyet durumundan uzaklaştırmak gerektiğini gördü. Eğlendirici, oyun niteliği olan bir çalışma yolu aramaya başladı.
Voleybol oyunu mintonette adıyla yarattı. Morgan tenisten fileyi aldı ve bunu zeminden ortalama bir erkeğin boyunun biraz üstünde kalacak şekilde 2.10 m yüksekliğe yerleştirdi. Mintonette oyunu, en kısa söyleyişle, "topu yere düşürmeden karşı alana atmak" diye tanımlanabilirdi. Yani topa havadayken vurmak. Oyunu izleyenlerden Profesör Albert T. Halstead "Mintonette" yerine "volley Ball" adını önerdi. "Volley " tenis ile futbolda kullanılan bir terimdi. "Topa yere değmeden vurmak" anlamına Mintonette oyununun temel özelliğine çok uygun düştüğü için bu ad hemen benimsendi. (1952 yılında, yani elli altı yıl sonra, ABD Voleybol Birliği bu iki sözcüğü birleştirerek "Volleyball" diye yazılmasına karar vermiştir.)

* YMCA, "Young Men's Christian Association" ın kısaltılmışı. Türkçe'si: Genç Erkekler Hıristiyan Birliği.



Eğlence Voleybolu

1891'de gene bir YMCA öğretmeninin, James Naismith'in bulduğu basketbol oyunundan yararlanabilirdi, ama bu oyun koşuya dayanan, çarpışmalara yol açan, gençlere yönelik bir oyundu, yaşlılara göre değildi. Tenis vardı, ama ona da, raket, çevresi telli düzgün bir alan gibi, her zaman, her yerde bulunmayan şeyler gerekliydi. Üstelik de, tenisi iki, en çok dört kişi oynuyordu. William G. Morgan daha çok sayıda insanı, daha kısa bir sürede, topluca, fazla yorucu olmayan bir hareketliliğe sokmak istiyordu. Yeni bir oyun düşündü. Tenis ağını yükseltip yerden 1.80-1.90 metreye gerdi. uzun boylu bir insanın başı hizasında. Basket topunun iç lastiğini çıkarıp top olarak kullandı. (O zamanki basket toplarının dışı deri olur, içlerine lastik kese sokulup şişirilirdi.) Filenin iki yanına geçen iş adamları bu lastiği kendi alanlarında yere düşürmemeye, filenin öbür yanına atmaya çabalıyor, parmakları, avuçları, yumrukları, kollarıyla istedikleri gibi vuruyorlardı. İç lastiğin hafif geldiği görülünce, basket topu denendi, ama o da hem çok büyük, hem de ağırdı. Bunun üzerine bir firmaya özel bir top yaptırıldı. Gene dışı deri, içi lastik keseli, daha küçük, daha hafif bir top. (Ölçüleri bakımından günümüzdeki voleybol toplarına çok yakın bir toptu bu.) İşadamları filenin iki yanından güle oynaya bu topu öbür yana atmaya, kendi alanlarında yere düşürmemek için sağa sola koşuşmaya giriştiler. Ne oyun alanı sınırlıydı ne de oyuncu sayısı. gelenler ikiye ayrılıyor, oyun alanını istedikleri gibi belirliyor, başlıyorlardı oynamaya.
William G. Morgan amacına ulaşmış, çarpışması, itişmesi olmayan, tehlikesi az, çok temiz, yoruculuğu ise, oyuncu sayısını azaltıp çoğaltarak, oyun alanını küçültüp büyüterek istendiği gibi ayarlanabilen, son derece eğlenceli bir oyun bulmuştu.
Kısa sürede Mintonette'e merak salanların arasında bir doktor (Dr Frank Wood), bir de itfaiye şefi (John Lynch) vardı. bu iki Mintonette'çi, William G. Morgan'la birlikte, oyuna kurallar koymaya başladılar.
Ertesi yıl, 1896'da, Springfield koleji'nde düzenlenen bir YMCA beden eğitimi öğretmenleri toplantısında, Mintonette'den söz açılınca, oyunu tanıtmak amacıyla bir gösteri maçı yapılması önerildi. William G. Morgan hemen gidip Holyoke'dan beşer kişilik iki takım getirerek delegeler önünde oynamalarını sağladı, o güne kadar konan kuralları açıkladı. Takımlardan birinin kaptanı Belediye başkanı J.J. Curran, öbürünün kaptanı itfaiye şefi John Lynch'di.
Eğlence voleybolu kısa sürede bütün dünyada yayıldı. Çok sevildi, durmadan gelişti. Çin'de balıkçılar balık ağlarından file yapmış voleybol oynuyorlar. Soldaki takımda altı kişi olduğu görülüyor. File önü sıçramaları, smaç, blok bilinmektedir.
1896'da Springfiald Koleji'nde yapılan gösteriden sonra, istek üzerine, William G. Morgan o güne kadar geliştirdikleri kuralları yazarak toplantı yöneticilerine sundu. Bunun üzerine bir komite kurulup voleybol oyununu incelemek, geliştirmek, kurallarını belirlemekle görevlendirildi. YMCA dernekleri voleybolu kısa sürede bütün Amerika Birleşik Devletleri ile Kanada'ya yaydıkları gibi, misyonerler aracılığıyla başka ülkelere de götürdüler. J. Howard Crocker Çin'e, Franklin Brown Japonya'ya Dr. J.H. Gray Burma'ya, Hindistan'a, daha başkaları Güney Amerika, Avrupa, Afrika Ülkelerine bu eğlenceli oyunu yarışırcasına yaydılar. 1910 Yılında Filipinlere giden Elwood S. Brown ise orada voleybolu tanıtmakla kalmadı, üç yıl sonra, 1913'de, yapılmasına öncülük ettiği Manila Uzak Asya Oyunları'nda voleybolunda yer almasını sağladı.

İlk Smaç
1913 Manila Uzak Asya Oyunları'nın voleybol tarihinde önemli bir yeri vardır. Daha önce parmaklarla, ellerle, yumruklarla, kollarla, avuçlayarak, okkalayarak topu karşı alana atmaktan başka bir özelliği bulunmayan eğlence voleyboluna bu tarihte ilk olarak "Smaç" hareketi girmiştir. günümüzün insanı "voleybol" denince her şeyden önce smaç hareketini düşünür. 1913'e Kadar ise voleybolda böyle bir hareket yoktu. Amerikalılar voleybolu bulmuş, geliştirmiş, dünyaya yaymış, ama oyuna smaç hareketini Filipinliler sokmuştur. Demek ki "Eğlence voleybolu"nun bulucusu Amerikalılar; günümüzün çok sevilen sporu "Güç voleybol"una geçişi sağlayan "smaç" hareketinin bulucusu da Filipinlilerdir.
Servis karşılamada, yer savunmasında, parmaklar yerine manşetin kullanılmaya başlanması, dünya voleybolunun görünümünü kısa bir sürede değiştirdi.
Eller kendi alanında tutularak yapılan blok, "pasif blok", yalnız yüksek paslarla voleybol oynandığı sürece smaçla eşit durumdaydı, smaç karşısında "çaresiz" değildi. Pas yüksek atılıyor, ikili blok vuruş yerine gidiyor, smaçör sıçrayıp vuruyor, blok da topun geçeceği alanı kapatıyordu. Sonra, file önüne birdenbire gelip alçak ya da kısa paslarla vurulan smaçlar başlayınca, ikili blok kurulamaz oldu. Tekli blok ise, tam yerinde, tam zamanında çıkılsa bile, eller kendi alanında tutulacağından, "çaresiz" kalıyordu. Smaçör tekli bloğun sağından, solundan kolayca geçebiliyordu.
Burada sözünü ettiğimiz "kısa" smaçlar, aşağıda özelliklerini anlatacağımız Asya voleybolunun erken sıçramayla vurulan kısa smaçları değildir. Bazı antrenörler, Asya voleybolunu küçümsemek, yeni bir şey olmadığını belirtmek amacıyla, "Biz vurmuyor muyduk, bizde vuruyorduk kısa, hem de ne biçim vuruyorduk !" gibi sözler ederler. Oysa Asya voleybolunun kısa smaçı ile Avrupa voleybolunun eskiden kullandığı kısa smaç aynı şey değildir.
Top filenin üstünden çok yüksek geçmiyor, ama Japon oyuncular ellerini karşı alana sokmadan pasif blok yapmışlar. 1964'den önce bu uygulama, kurallara göre bir zorunluluktu.
Avrupa voleybolunun eskiden kullandığı kısa smaçta, oyuncu fileye hızla yaklaşır, top pasörün parmaklarından çıkar çıkmaz sıçrayıp vurur. Vurulduğu anda top ölü noktadadır, yükselişi bitmiş bir an havada durmuştur. Karşıdaki blokçu da top pasörün parmaklarından çıkar çıkmaz, smaçörle birlikte sıçrar. Blokçu ellerini kendi alanında tutup eski kurala göre, pasif blok yaparsa, smaçör fileye dik vurmadığı kadar hep geçecektir. Pas fileye çok yakın atılmamışsa, top fileye değmez bile. İşte eller karşı alna sokularak yapılan aktif blok smaçörün bu kesin üstünlüğünü ortadan kaldırmıştır. Pasörün elinden top çıktıktan sonra sıçrayan bir smaçörün, aynı anda sıçrayarak ellerini karşı alana sokan, topa yaklaştıran bir aktif blokçuyu geçmesi kolay değildir. Bu durumda başarı oyuncuların üstünlüğüne, ustalığına kalır.
Blokta ellerin karşı alana geçebileceği kuralı, kısa paslardaki gelişmeyle birlikte bozulan smaç ile blok dengesini yeniden sağlamak için kabul edilmişti. Ama bu kural değişikliğinin voleybol üzerindeki etkileri inanılmayacak kadar büyük oldu. Dünya voleybolu iki ayrı oyun tarzına yöneldi.
1970 Dünya Şampiyonası'nda en büyük smaçör seçilen Dimitar Zlanatov'a yüksek toplarda aktif blok yapmak olanaksızdı. Topa iyice yukardan vuran bu smaçörü Doğu Alman blokçular çok geç pasif blok çıkarak durdurmaya çalışıyorlar.
1966'da Çekoslovakya'da yapılan altıncı Erkekler Dünya Şampiyonası'nda Japonlar bu yeni anlayışlarıyla oynadılar. Üstün teknik isteyen, çok hata yapma olasılığı yaratan, sürekli sıçradığı için son derece yorucu olan, uzun çalışmaları gerektiren, bu yeni, izlenmesine doyulmayan voleybol, dereceye giremedi. Beşincilikte kaldı. Çekler hatasız yüksek voleybolları ile birinci olurken, kısa smaçlarla süslenen bir yüksek voleybol oynayan Rumenler ikinci oldular. Ancak on birinci olabilen Amerika Birleşik Devletleri'nin yetkilileri ise antrenörlerine Avrupa voleybolunu inceleme görevini vermek gereğini duydular.
Ertesi yıl, 1967'de, Türkiye'de yapılan Avrupa Şampiyonası'nda, Sovyetler Birliği, Polonya, Romanya, Çekoslovakya, Fransa, Arnavutluk, İsrail, Hollanda takımlarının, azda olsa, Japonları taklit eden hareketler yaptıkları görüldü. Bir yandan bu hareketler deneniyor, bir yandan da herkes birbirine Japon voleybolunu anlatıyordu.
Gene 1967'de, Tokyo'da yapılan beşinci Kızlar Dünya Şampiyonası'nda, Japonya'nın arkasından Amerika Birleşik Devletleri'nin ikinci olduğu görüldüyse de, bu silkinme o kadarla kaldı.
1966 Dünya Şampiyonası'nda ilgileri üstüne çeken Doğu Almanya erkek takımı, 1972'ye kadar, çok yüksek blokları, blok üstü smaçları az hatalı voleybolları ile hep söz sahibi göründülerse de, 1968 Meksika Olimpiyat Oyunları'nda gene Sovyetler Birliği öne çıktı. Japon erkekleri ise ikinci oldular. Çok önemli iki maçı 3-2 veren Japon takımı ilk iki set karşısındakileri şaşkına çeviriyor, ama arkasını getiremiyor, kendi hızına, insan dayanıklılığını aşan hızlı oyununa yenik düşüyordu.
Kızlarda da ilk iki dereceyi aynı ülkeler aldı :
1. Sovyetler Birliği; 2. Japonya
1970'de, Sofya'da yapılan yedinci Erkekler Dünya Şampiyonası'na Japonya'nın uzun boylu bir takımla geldiği görüldü. Turnuvanın boy ortalaması en yüksek takımıydılar. Artık yalnız hızlı oynamıyor, araya yüksek paslar da sokuyorlardı.
1968 Olimpiyat Oyunları'nın şampiyonu Sovyetler Birliği takımı. Voleybola Japonların getirdiği manşet benimsenmiş, çok güzel bir stille uygulanıyor. Üç metre içini almış olan oyunculardan ikisi de pas atacak yetenekteler, top ne yana gitse sağlıklı bir yüksek pas çıkacak. Arkadan kaçan 1 numaralı pasör pas atarsa öndeki 12 numaralı oyuncu bir kısa sıçraması yapacak. Vurmak için köşeleri tekli bloğa bırakmak gibi bir kaygısı yok. Çünkü köşelere kule pas atılacak. Uzun boylu, uzun kollu, çok güçlü iki dev smaçör, yatay hızdan yararlanarak iyice yükselmek, bloğun üstünden vurmak için oyun alanının dışına açılmışlar. Doğu Avrupa voleybol anlayışının en üst düzeyde bir uygulaması.
Hızlı, aldatıcı hareketlerle oynanan voleybol fizik yetersizliğinin, daha doğrusu boy kısalığının yarattığı bir tarzdır, ama uzun boylular hızlı oynayamaz diye bir kural yoktur. Yukarda da söylediğimiz gibi, 1970'de Sofya'ya gelen Japon takımı uzun boylu bir takımdı.
1972 Münih Olimpiyat Oyunları'nda, beklendiği gibi, erkekler şampiyonu Japonya oldu. Kızlarda ise Sovyetler birinci, Japonlar ikinci sırayı aldılar. İşin çok ilginç yanı, üçüncü ile dördüncünün de Asya takımları, Kuzey Kore ile Güney Kore kız takımları olmasıydı.
Voleybolda bir "Asya okulu" kurulduğu, ayrıca bu anlayışın bütün dünyayı etkisinde bıraktığı, voleybol oyununa yepyeni bir görünüm verdiği artık yadsınamazdı. Oysa alışkanlıkları içinde rahat eden, değişiklikten hoşlanmayan, yeni şeyleri araştırmanın, öğrenmenin yorgunluğuna katlanmak istemeyen tembel kafalar, "Asya voleybolu" nu gelip geçici bir yenilik saymak, küçümsemek yanılgısına düşmüş, uzun süre direnmişlerdir.

Çağdaş Voleybol
1974'de Meksika'da yapılan Erkekler Dünya Şampiyonası'nda takımlar şöyle sıralandı : 1-Polonya; 2-Sovyetler Birliği ; 3-Japonya ; 4-Doğu Almanya. Bu sıralama ilk bakışta "Asya voleybolu" nun üçüncülüğe itildiği izlemini verebilir, ama gerçek şudur : Asya voleybolu artık şaşırtıcı bir yenilik değildi, getirdiği üstünlükler, 1974 yılında, bütün dünyaca biliniyordu. Örnekse, Doğu Avrupa takımları yeniden öne çıkarken, ilk olarak Japonlarda gördükleri hareketleri de kullanıyorlardı. Yani artık iki anlayış çarpışmıyor, iki anlayışı da özümleyen çağdaş voleybol, birtakım değişiklikler, çeşitlemelerle, bütün takımlarca oynanıyordu.( Bu arada Polonyalıların üç metre dışından smaçları gibi ilginç yenilikler de görülmekteydi).
1974 Dünya Şampiyonası'nda kızların sıralaması ise şöyle oldu: 1-Japonya 2-Sovyetler Birliği 3-Güney Kore. Burada da yanlış bir izlenime kapılmamak, "Kızlarda Asya voleybolu üstünlüğünü sürdürüyordu," diye düşünmemek gerekir. Anlayışlar arasında artı öylesine bir uzaklık kalmamıştı.
Bu değişik servis bekleyişlerinin arkasında uzun çalışmaların, birtakım deneylerden alınan sonuçların yattığı bir gerçektir. Asya voleybol anlayışını, bir ülkenin uygulamalarından olduğu gibi kopya etmek söz konusu değildir günümüzde. Her ülke çağdaş voleybola kendi yenilikleriyle katkıda bulunmaktadır.
Servis bekleyişleri de değişik bu takımların. Japonlar genellikle beşli kırık hat W bekleyişi yapıyorlar. Polonyalılar U bekleyişi denen dörtlü bekleyişi yapıyorlar. Sovyetlerin, çeşitli bekleyişler arasında, L bekleyişi denen, üç smaçörü sol başta toplayıp birden açılarak fileye saldırmalarını sağlayan bir bekleyişleri var.
Görüldüğü gibi, günümüzde artık yatık voleybol mu, yüksek voleybol mu bir tartışma yapılamaz. Hızlı voleybolu, her türlü pasıyla çağdaş voleybolu çeşitli ülkeler nasıl oynuyorlar, bunu araştırıp incelemek gerekir.

Voleybolun Yayılışı
1976'daki Montreal Olimpiyatları'nda gene Polonya birinci, Sovyetler Birliği ikinci sırayı aldılar. Japonya dördüncülüğe indi. Üçüncülüğü ise yeni bir takım, Küba kazandı. Kızlarda sıralama değişmedi : 1-Japonya; 2-Sovyetler Birliği; 3-Güney Kore. Burada üstünde durulması gereken şey, Doğu Avrupa ile Asya takımlarının arasına bir Amerika takımının girmesidir. Önceleri yalnız Doğu Avrupa'da oynanan yüksek düzeydeki voleybola, sonradan Doğu Asya ülkeleri katılmıştı, şimdiyse ortaya bir de Amerika takımı çıkıyordu. Demek ki çağdaş voleybol bir yayılmayı getirmekteydi.
1978'de Roma'da yapılan Erkekler Dünya Şampiyonası bu bakımdan çok ilginç bir görünümle sona erdi:1-Sovyetler Birliği; 2-İtalya; 3-Küba; 4-Güney Kore. Yörelere göre sıralarsak:1-Doğu Avrupa; 2-Batı Avrupa; 3-Orta Amerika; 4-Doğu Asya. Oldukça şaşırtıcı bir sonuç.
Gerçi voleybolun çok yaygın bir spor olduğu hep bilinirdi, dünyanın her yanında voleybol oynanmaktaydı, ama yüksek düzeydeki voleybol belli yörelerin sporuydu. Anlaşılan bu durum artık değişiyordu.
1978'de Sovyetler Birliği'nde yapılan Kızlar Dünya Şampiyonası'nda da değişik bir görünüm çizildi: 1-Küba; 2-Japonya; 3-Sovyetler Birliği;4-Güney Kore; 5-A.B.D 6-Çin.
Kızlar dünya şampiyonalarına daha önce yalnız bir kez, 1974'de, katılıp yedinci olan Küba birinciliği kazanmış; 1967 yılı ikincisi A.B.D. on birincilik, on ikincilik gibi derecelerde dolaşırken, yeni bir atılımla beşinciliğe yükselmiş; 1956 yılı altıncısı Çin, 1962'de dokuzunculuk, 1974'de on dördüncülük gibi iki dereceden sonra yeniden altıncılığa ulaşmıştı.
1980'deki Moskova Olimpiyatları'na bazı ülkeler siyasal nedenlerle sporcularını göndermediler. Bu arada, A.B.D.'nin uzun emeklerle hazırlanan, ne yapacakları merakla beklenen kız voleybolcuları da yarışmalara katılamadı.
İlk dereceleri, başlangıç yıllarında olduğu gibi, Doğu Avrupa ülkeleri paylaştılar.
Dünya voleybolunu zorlayan yeniler. 1982 Kızlar Dünya Şampiyonası: Altın Çin'in, Gümüş Peru'nun, Bronz A.B.D.'nin.
Görüldüğü gibi, ilk on beş dereceye giremeyen, şimdilik, yalnızca Afrika ülkeler.
Bu düzeyde takımlar, gelip geçici çalışmalarla yetiştirilemeyeceğine göre, dünyanın dört bir yanında, durmadan yaygınlaşan bir "güç voleybolu" etkinliğinin sürdürülmekte olduğunu söyleyebiliriz.

Voleybol Kronolojisi
  • 1895: William G. Morgan voleybol oyununu yarattı.
  • 1900: Oyun için özel bir top kullanılmaya başlandı.
  • 1916: Filipinler'de, hücüma dönük pas ve smaç organizasyonu tanıtıldı.
  • 1917: Set sayıları 21 sayıdan 15 sayıya değiştirildi.
  • 1920: Üç vuruş ve arkadan hücum kuralları eklendi.
  • 1930: İlk iki kişilk sahil oyunu oynandı.
  • 1947: Uluslararası Voleybol Federasyonu (Federation Internationale De Volley-Ball - FIVB) kuruldu.
  • 1948: İlk 2 kişilik sahil turnuvası düzenlendi.
  • 1949: İlk Dünya Şampiyonası Çekoslovakya, Prag'da gerçekleşti. Çekoslovakya şampiyon oldu.
  • 1952: Bayanlar arası ilk Dünya Şampiyonası Moskova'da yapıldı ve Sovyetler Birliği şampiyon oldu.
  • 1964: Voleybol Tokyo Olimpiyatlarında oyunlara eklendi.
  • 1983: Profesyonel Voleybol Birliği (AVP) kuruldu.
  • 1986: Bayanlar Profesyonel Voleybol Birliği (WPVA) kuruldu.
  • 1990: Dünya Ligi oluşturuldu.
  • 1995: Voleybol 100 yaşına girdi!
  • 1996: 2 kişilik sahil voleybolu Olimpiyat Sporu olarak kabul edildi.
  • 2002: Sahil voleybolu ölçüleri 8m x 8m boyutuna indirildi.


"
voleybol.org.tr
" sitesinden alınmıştır.

Etiketler:
  • voleybol hakkinda bilgi
  • voleybol hakkinda bilgi kisa
  • voleybol hakkinda genel bilgi
  • voleybol hakkinda kisa bilgiler
  • voleybol ile ilgili kisa bilgi
Benzer Konular:
Rapor Et
Eski 13 Nisan 2006, 22:01

Voleybol Nedir? Voleybol Hakkında Genel Bilgiler

#2 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
VOLEYBOL NEDİR?
MsXLabs.org

OYUN KURALLARI
Voleybol , file ile ikiye bölünmüş bir oyun alanı üzerinde iki takım tarafından oynanan bir spordur. Oyunun çok yönlülüğünün herkese sunulabilmesi için özel durumlar için farklı uyarlamalar uygulanır. Oyunun amacı ise topu filenin üzerinden geçirmek suretiyle rakip alana göndermek ve rakip takımın aynı amaca ulaşmasını engellemek. Takımların rakip alana gönderirken topa üç kez vurma hakkı vardır (blok teması dışında). Top oyuna servis ile sokulur. Servisi atan oyuncu topu filenin üzerinden rakip alana gönderir .Oyun topun oyun alanına değmesi, harice gitmesi veya bir takımın hata yapmasına kadar devem eder.
Voleybolda bir rally kazanan takım bir sayı alır (rally sistemi). Servisi karşılayan takım rally'i kazandığında bir sayı ve servis kullanma hakkı kazanır ve oyuncuları saat yönünde bir pozisyon döner.



OYUN ALANI VE GEREÇLERİ

1. OYUN SAHASI
Oyun sahası, oyun alanı ve serbest bölgeden oluşur. Bu saha dikdörtgen ve simetrik olmalıdır.

1.1. ÖLÇÜLER
Oyun alanı, 18x9 m ölçülerinde bir dikdörtgendir ve en az 3 m genişliğinde olan bir serbest bölge ile çevrilmiştir.
Oyun sahasının üzerinde bulunan serbest oyun boşluğu, her türlü engelden arındırılmış olmalıdır. Serbest oyun boşluğu, oyun sahasının yüzeyinden ölçüldüğünde en az 7 m yüksekliğinde olmalıdır.
FIVB Dünya Müsabakalarında serbest bölge yan çizgilerden ölçüldüğünde en az 5 m ve dip çizgilerden ölçüldüğünde en az 8 m genişliğinde olacaktır. Serbest oyun boşluğu ise oyun sahasının yüzeyinden ölçüldüğünde en az 12.5 m yüksekliğinde olacaktır.

1.2. OYUN SAHASININ YÜZEYİ

1.2.1. Sahanın yüzeyi düz, yatay ve yeknesak olmalıdır. Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir. Pürüzlü ve kaygan yüzeylerde oynanması yasaktır.
FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarında sadece tahta veya sentetik bir yüzeyin kullanılmasına izin verilir. Bu yüzey daha önce FIVB tarafından onaylanmış olmalıdır.
1.2.2. Kapalı salonlarda oyun alanının yüzeyi açık renkte olmalıdır.
FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarında çizgiler için beyaz, oyun alanı ve serbest bölge için farklı renkler kullanılmalıdır.
1.2.3. Açık hava sahalarında drenaj amacıyla her metre için 5 mm’lik bir eğime müsaade edilir. Saha çizgilerinin sert bir maddeden oluşturulması yasaktır.

1.3. OYUN ALANININ ÜZERİNDEKİ ÇİZGİLER
1.3.1. Bütün çizgiler 5 cm genişliğindedir. Çizgiler, zeminden ve diğer çizgilerden farklı ve açık renkte olmalıdır.
1.3.2. Sınır çizgileri: İki yan ve iki dip çizgi oyun alanını belirler. Yan ve dip çizgilerin her ikisi de oyun alanının boyutlarına dahil olarak çizilir.
1.3.3. Orta çizgi: Orta çizginin tam ortası oyun alanını 9x9 m boyutlarında iki eşit alana böler. Bu çizgi, filenin tam altından iki yan çizgi arasında uzanır.
1.3.4. Hücum çizgisi: Her oyun alanında arka ucu orta çizginin tam ortasından 3 m geriye çizilen bir hücum çizgisi ön bölgeyi belirler.
FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarında hücum çizgisi yan çizgilerden itibaren toplam 1.75 m’lik kesik çizgilerle uzatılmıştır. 5 cm eninde, 15 cm boyundaki bu 5 adet kısa çizgi 20 cm aralıklarla çizilmelidir.

1.4. BÖLGELER VE SAHALAR
1.4.1.
Ön bölge: Her oyun alanında ön bölge orta çizginin tam ortası ve hücum çizgisinin arka ucuyla sınırlıdır.
Ön bölgenin yan çizgiler dışında serbest bölgenin sonuna kadar uzandığı varsayılır.
1.4.2. Servis bölgesi: Servis bölgesi, her dip çizginin gerisinde 9 m genişliğindedir.
Bu bölgenin yan sınırları, yan çizgilerin uzantısı olarak dip çizgilerden 20 cm geride ve bunlara dik 15 cm uzunluğunda iki kısa çizgiyle belirlenir. Her iki kısa çizgi de servis bölgesinin genişliğine dahildir.
Servis bölgesinin derinliği serbest bölgenin sonuna kadar devam eder.
1.4.3. Oyuncu değiştirme bölgesi: Oyuncu değiştirme bölgesi, her iki hücum çizgisiyle sınırlanan ve yazı hakeminin masasına kadar olan bölgedir.
1.4.4. Isınma sahası: FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarında ısınma sahaları yaklaşık 3x3 m boyutlarında, serbest bölgenin dışında ve oturma sıralarının bulunduğu taraftaki köşelerde yer alır.
1.4.5. Ceza sahası: Yaklaşık 1x1 m boyutlarında olan ve 2 sandalye bulundurulan bir ceza sahası kontrol sahasında, dip çizginin uzantısının dışında yer alır. Bu sahalar 5 cm genişliğinde kırmızı bir çizgiyle sınırlandırılabilirler.

1.5. ISI
En düşük ısı 10° C’nin (50° F) altında olmayacaktır.
FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarında maksimum ısı 25° C’den (77° F) daha yüksek ve minimum ısı 16° C’den (61° F) daha düşük olmayacaktır.

1.6. AYDINLATMA

FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarında aydınlatma, oyun sahası yüzeyinden 1 m yükseklikte ölçülmek suretiyle, 1000 ile 1500 lux arasında olacaktır.


2. FİLE VE DİREKLER

2.1. FİLENİN YÜKSEKLİĞİ

2.1.1. File, orta çizginin üstünde ve buna dik olarak yer alır; erkekler için 2.43 m ve bayanlar için 2.24 m yüksekliğindedir.
2.1.2 Filenin yüksekliği oyun alanının ortasından ölçülür. Filenin iki kenar yüksekliği kesinlikle aynı olmalı ve buradaki yükseklik kuralda belirtilen yüksekliği 2 cm’den fazla geçmemelidir.

2.2. YAPISI
File, 1 m genişliğinde, 9.50 m uzunluğundadır ve 10 cm’lik karelerden müteşekkil siyah iplerden yapılmıştır.
Filenin üst kısmında 5 cm genişliğinde, iki kat beyaz çadır bezinden yapılmış yatay bir bant file boyunca dikilmiştir. Bandın her iki ucunda onu direklere bağlayan ve gergin durmasını sağlayan bir ipin geçtiği bir delik bulunur.
Bandın içinden geçen elastiki kablo fileyi direklere bağlar ve üst kısmının gergin durmasını sağlar.
Filenin alt kısmında (yatay bantsız) kareler arasından geçen bir ip onu direklere bağlar ve filenin alt kısmının gergin durmasını sağlar.

2.3. YAN BANTLAR
İki adet beyaz bant, her iki yan çizginin üzerinde yer alacak şekilde fileye dik olarak bağlanır.
Bunlar 5 cm genişliğinde ve 1 m uzunluğunda olup filenin bir parçası olarak kabul edilir.

2.4. ANTENLER
Anten, 1.80 m uzunluğunda ve 10 mm çapında, fiberglas ya da benzeri bir maddeden yapılmış esnek bir çubuktur.
Anten yan bandın dış tarafına bağlanır. Antenler karşılıklı olarak filenin ters yönlerine yerleştirilir.
Antenlerin her birinin 80 cm’lik üst kısımları filenin üzerinde devam eder ve bu kısımlar zıt (tercihen kırmızı ve beyaz) renkte 10 cm’lik şeritlerle işaretlenir.
Antenler filenin bir parçası sayılır ve geçiş boşluğunun yan sınırlarını belirler.

2.5. DİREKLER

2.5.1. Filenin bağlandığı direkler, yan çizgilerin dışından 0.50 m ile 1.00 m mesafede yerleştirilmiştir. Direkler 2.55 m yüksekliğinde ve tercihen ayarlanabilir olmalıdır. Bkz. Şekil 3
Tüm FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarında fileyi taşıyan direkler, yan çizgilerin dışından 1 m mesafede yerleştirilir.
2.5.2. Direkler düzgün ve yuvarlak olmalı, zemine tel kullanılmadan tutturulmalıdır. Tehlikeli ve engelleyici unsurlar taşımamalıdır.

2.6. İLAVE MALZEMELER
Bütün ilave malzemeler FIVB yönetmelikleriyle belirlenir.


3. TOPLAR

3.1. STANDARTLAR
Top, içinde lastik veya benzeri bir maddeden bir kesenin bulunduğu esnek deri ya da sentetik deriden yapılmış ve küresel olacaktır.
Tek bir açık renk ya da renk kombinasyonu kullanılabilir.
Uluslararası Resmi müsabakalarda kullanılan topların sentetik deri maddesinin ya da renk kombinasyonlarının FIVB standartlarına uyması gerekir.
Çevresi 65-67 cm ve ağırlığı 260-280 gr’dir.
İç basıncı 0.30-0.325 kg/cm²’dir (294.3-318.82 mbar veya hPa).

3.2. TOPLARIN BENZERLİĞİ
Bir müsabakada kullanılan tüm toplar çevre genişliği, ağırlık, basınç, cins ve renk olarak aynı özellikte olmalıdır.
FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarının yanında Ulusal ya da Lig Şampiyonalarının, FIVB tarafından aksi kabul edilmedikçe, FIVB onaylı toplarla oynanması gerekir.

3.3. ÜÇ TOP SİSTEMİ

FIVB Dünya ve Resmi Müsabakalarında üç top kullanılacaktır. Bu durumda birer tane serbest bölgenin her bir köşesinde, birer tane baş ve yardımcı hakemlerin arkasında olmak üzere altı top toplayıcı bulunur


4. TAKIMLAR

4.1. TAKIMIN OLUŞUMU
4.1.1. Bir takım en fazla 12 oyuncu, bir koç, bir yardımcı koç, bir masör ve bir tıp doktorundan oluşur. Oyunculardan biri müsabaka cetvelinde takım kaptanı olarak belirtilmelidir.
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda tıp doktoruna FIVB tarafından önceden yetki verilmiş olmalıdır.
4.1.2. Her takımın 12 oyuncudan oluşan nihai listesinde bir (1) “Libero” belirtme hakkı vardır.
4.1.3. Libero dışıdaki oyunculardan biri müsabaka cetvelinde takım kaptanı olarak belirtilmelidir.
4.1.4. Sadece müsabaka cetveline kayıtlı oyuncular oyun alanına girebilirler ve müsabakaya iştirak edebilirler. Koç ve takım kaptanı müsabaka cetvelini imzaladıktan sonra kayıtlı oyuncular değiştirilemez.

4.2. TAKIMIN YERLEŞİMİ
4.2.1. Oyunda olmayan oyuncular takımın oturma sıralarında oturmalı veya kendi ısınma sahalarında bulunmalıdırlar (Kural 1.4.4). Koç (Kural 5.2.3) ve takımın diğer mensupları da takımın oturma sıralarında oturmakla birlikte buradan geçici olarak ayrılabilirler. Takımların oturma sıraları yazı hakemi masasının yan taraflarına, serbest bölgenin dışına yerleştirilir.
4.2.2. Müsabaka esnasında sadece takım mensuplarının takımlarının sırasında oturmalarına veya ısınma sahasında bulunmalarına müsaade edilir (Kural 4.1.1).
4.2.3. Oyunda olmayan oyuncular oyun esnasında ısınma sahasında (Kural 1.4.4), molalarda ise kendi oyun alanlarının arkasındaki serbest bölgede topsuz olarak ısınabilirler.
Oyuncular set aralarında serbest bölge içinde ısınma amacıyla top kullanabilirler.

4.3. MALZEMELER
Bir oyuncunun malzemeleri forma, tort, çorap ve spor ayakkabısından oluşur.
4.3.1. Bir takımın forma, şort ve çorapları tektip, temiz ve aynı renkte olmalıdır.
4.3.2. Ayakkabılar hafif, esnek, lastik veya deri tabanlı ve topuksuz olmalıdır.
FIVB’nin Büyükler Dünya ve Kıta Müsabakaları’nda bir takımın ayakkabı renkleri aynı olmalıdır; ancak marka ambleminin rengi ve dizaynında farklılık olabilir. Forma ve şortların FIVB homologasyon standartlarına uyması gerekir.”
4.3.3. Oyuncuların formaları 1’den 18’e kadar numaralandırılmış olmalıdır.
  • a) Numaralar formanın ön ve arka ortasında bulunmalıdır. Numaraların renk ve parlaklığı formanın renk ve parlaklığına zıt olmalıdır.
  • b) Numaraların yüksekliği göğüste en az 15 cm., sırtta en az 20 cm. olmalıdır. Numaraların yazıldığı bandın genişliği ise en az 2 cm. olacaktır.
4.3.4. Takım kaptanının formasında, göğüs numarasının altında 8 x 2 cm.’lik bir şerit olmalıdır.
4.3.5. Diğer oyunculardan farklı renkte olan (Kural 4.3.1) (Libero oyuncusu

haricinde - Kural 8.5) ve/veya kurallara uygun olmayan şekilde numaralandırılmış (Kural 4.3.3) formaların giyilmesi yasaktır.
4.3.6. FIVB Dünya Müsabakaları’nda oyuncuların numaraları şortun sağ paçasında tekrarlanacaktır. Numaranın yüksekliği 4 ile 6 cm. arasında ve numaranın yazıldığı bant minimum 1cm. olmalıdır.

4.4. MALZEME DEĞİŞİKLİKLERİ
Bat hakem bir veya daha fazla oyuncuya tu konularda müsaade verebilir:
4.4.1. Çıplak ayakla oynamak,
4.4.2. Set aralarında veya oyuncu değişikliğinden sonra ıslak formaları renk, dizayn ve numarası aynı olmak şartıyla yenileriyle değiştirme,
4.4.3. Soğuk havalarda bütün takım için (Libero hariç) aynı renk ve dizayna sahip ve (4.3.3.1)’e uygun numaralı olması şartıyla takımların eşofmanla oynaması. Böyle bir müsaade takımın tüm oyuncularının eşofman giymesini gerektirir.

YASAKLANMIŞ EŞYALAR
  • Oyuncuların sakatlanmasına sebep olabilecek veya onlara suni bir avantaj sağlayacak şeylerin kullanılması yasaklanmıştır.
  • Oyuncular riski kendisine ait olmak kaydıyla gözlük ve lens takabilir.


5. TAKIM LİDERLERİ
Takım kaptanı ve koç kendi takım mensuplarının davranış ve disiplininden sorumludur.

5.1. KAPTAN
5.1.1.
MAÇ ÖNCESİ takım kaptanı müsabaka cetvelini imzalar ve kurada takımını temsil eder.
5.1.2. MAÇ ESNASINDA takım kaptanı oyun alanında olduğu sürece oyun kaptanı olarak görev yapar. Takım kaptanı oyunda olmadığı zaman koç veya bizzat kendisi oyun kaptanı rolünü üstlenmek üzere bir başka oyuncuyu tayin eder. Bu oyun kaptanı; değiştirilene, takım kaptanı oyuna dönene veya set bitene kadar takım kaptanının sorumluluklarını üstlenir. Topun oyun dışı olduğu zamanlarda tüm takım mensupları içerisinde sadece oyun kaptanı hakemlerle konuşma hakkına sahiptir:
Kuralların uygulanması ve yorumu hakkında açıklama ister ve aynı zamanda takım arkadaşlarının istek veya sorularını da iletir. Eğer oyun kaptanı baş hakemin açıklamalarına katılmazsa, bu karara itiraz edebilir ve derhal hakeme maçın sonunda müsabaka cetveline resmi bir itiraz kaydettirme hakkını saklı tuttuğunu belirtir (Kural 23.2.4);
Şu konularda yetki ister:
  • Malzeme değişikliği
  • Takımların pozisyonlarının tetkiki
  • Zemin, file ve top, vs. kzntrolü;
  • Mola ve oyuncu değişikliği talebinde bulunur (Kural 16.2.1).
5.1.3. MAÇ SONUNDA takım kaptanı:
  • Hakemlere tetekkür eder ve sonucu tasdik etmek için müsabaka cetvelini imzalar.
  • Eğer takım kaptanı (veya yerine tayin edilen oyun kaptanı) daha önce baş hakeme herhangi bir uyuşmazlık bildirmişse, uyuşmazlık teyit edilebilir ve müsabaka cetveline resmi bir itiraz olarak kaydedilebilir (Kural 5.1.2.1).
5.2. KOÇ
5.2.1.
Koç, maç süresince takımının oyuncularını oyun alanının dışından yönlendirir. Başlangıç pozisyonlarını, oyuncu değişikliklerini ve direktif vermek Için molaları tayin eder. Bu görevlerde temas kuracağı yetkili yardımcı hakemdir.
5.2.2. MAÇTAN ÖNCE koç kendi oyuncularının isim ve numaralarını müsabaka cetveline kaydettirir veya bunları kontrol eder ve daha sonra müsabaka cetvelini imzalar.
5.2.3. MAÇ ESNASINDA koç:
5.2.3.1. Her setten önce pozisyon kağıdını düzgün bir şekilde doldurarak imzalar ve yazı hakemine veya yardımcı hakeme verir;
5.2.3.2. Takımının sırasında, yazı hakemine en yakın yerde oturur; ancak geçici olarak yerini terk edebilir;
5.2.3.3. Mola ve oyuncu değişikliği taleplerinde bulunur;
5.2.3.4. Diğer takım mensupları gibi oyun sahasındaki oyunculara direktif verebilir. Koç bu direktifleri maçı engellemeden ya da geciktirmeden, takımının oturma sırasının önündeki serbest bölgede durarak ya da ısınma sahasına kadar yürüyerek verebilir.

5.3. YARDIMCI KOÇ
5.3.1. Yardımcı koç, takımın oturma sırasında oturur; ancak maça müdahale etme hakkı yoktur.
5.3.2. Koç takımın başından ayrılmak zorunda kalırsa, yardımcı koç oyun kaptanının isteği ve baş hakemin müsaadesiyle koçun görevlerini üstlenebilir.


6. OYUN DÜZENİ
6.1. BİR SAYI ALMAK, SET VE MAÇ KAZANMAK

Oyun Hataları
Ne zaman takım bu kurallara uymayan bir harekette bulunur veya bir şekilde bu kuralları çiğnerse, hakemlerden biri oyun hatası için düdük çalar. Hatalara hakemler karar verir ve kurallara göre cezalarını tayin ederler.
eğer art arda iki veya daha fazla hata yapılırsa, sadece ilk yapılan hata dikkate alınır;
eğer iki ya da daha fazla hata rakipler tarafından aynı anda yapılırsa, bu bir ÇİFT HATA’dır ve rally tekrarlattırılır.
Bir hatanın sonuçları;
  • Her hata rally’nin kaybedilmesiyle sonuçlanır.
  • Eğer hatalı takımın rakibi servis attıysa, bir sayı alır ve servis atmaya devam eder.
  • Eğer hatalı takımın rakibi servis karşıladıysa, bir sayı alır ve servis kullanma hakkı kazanır.
Rapor Et
Eski 14 Kasım 2008, 20:50

Voleybol Nedir? Voleybol Hakkında Genel Bilgiler

#3 (link)
Style King
BrookLyn - avatarı
Voleybol
MsXLabs.org & Temel Britannica

Günümüzde bütün ülkelerde çok yaygın olan ve hemen hemen her yaştan insanın insanların oynadığı bir takım oyunu­dur. Voleybol 1895'te ABD'nin Massachusetts eyaletindeki Holyoke kentinde, Genç Erkekler Hıristiyan Birliği'nin (YMCA) be­den eğitimi öğretmeni William G. Morgan tarafından geliştirildi. Beden eğitimi yaptırdığı işadamları için basketboldan daha az hareketli bir oyun bulmak isteyen Morgan, bu oyuna mintonette adını vermişti; daha sonra, topa yere değme­den vurulduğu için bu vuruşun adından (İngi­lizce: volley; Türkçe: vole) hareketle oyuna volleyballadı verildi. Kısa sürede YMCA dernekleri aracılığıyla ABD ve Kanada dışın­daki pek çok ülkeye de ulaşan oyun, 1913'te Filipinlerde yapılan Manila Uzak Asya Oyunlarında da yer aldı. Voleybolun bugün­kü özelliklerini kazanmasını sağlayan "smaç" ilk kez bu oyunlarda kullanıldı. 1947'de Paris'te Uluslararası Voleybol Federasyonu kurul­du. 1949'da Prag'da yalnızca erkeklerin katıl­dığı ilk dünya şampiyonası yapıldı. 1952'deki dünya şampiyonasına ise bayan takımları da katıldı. Voleybolun olimpik sporlar arasında yer alışı 1964 Tokyo Olimpiyatlarında ger­çekleşti. Smaçı engellemek için yapılan "blok" sırasında ellerin karşı alana geçebile­ceği de bu olimpiyatlar sırasında kabul edil­miştir. Modern voleybol altı kişilik iki takım ara­sında oynanır. Oyuncuların üçü hücum, üçü de savunma oyuncusudur. Takımların her set­te altı oyuncu değiştirme hakkı vardır.

Voleybol topu futbol topuyla hemen he­men aynı büyüklükte (çevresi 65 cm), ama biraz daha hafiftir (260-280 gr). Oyun, 18x9 metre boyutlarında dikdörtgen bir alanda oynanır. Oyun alanı enine bir çizgiyle iki yan alana ayrılmıştır. Orta çizginin üzerinde gerili olan filenin yerden yüksekliği erkeklerde 243 cm, kadınlarda 224 santimetredir. İki yan birer hücum çizgisi yer alır. Oyun servis atışıyla başlar. En dıştaki sınır çizgisinin sağ gerisindeki servis alanına geçen servisçi elini ya da kolunu kullanarak, topa fileyi aşırtacak biçimde vurur. Top fileyi aştıktan sonra karşı takımın oyuncuları en çok üç vuruşla topu geri gönderir. Ama, aynı oyuncu topa üst üste iki kez vuramaz. Amaç, topu karşı alanda yere düşecek ya da geri gönderilemeyecek biçimde fileden aşırmaktır. Top servis atışıyla birlikte oyun dışına çıkarsa "servis geçer"; yani karşılayan takım servis atışıyla oyuna başlama hakkı kazanır, ama sayı yazılmaz. Eğer servis atan takım oyun hakkı kazanırsa bir sayı alır. İki sayılık farkla 15 sayı toplayan takım seti alır, sayıların 14-14 olduğu durumda seti, arka arkaya iki sayı yapan takım kazanır. Oyun beş set üzerinden oynanır; bir takım üç set kazandığında oyun biter.

Voleybol tam bir takım oyunudur: Karşı takımdan servisle ya da herhangi bir yolla gelen top file yakınına atılır (ilk vuruş), yükseğe çıkarılır (ikinci vuruş), böylece içeri­den gelen bir oyuncunun smaçıyla (üçüncü vuruş) topun fileyi aşıp karşı alana geçmesi sağlanır. Karşı takımın iki ya da üç oyuncusu. Smaçı karşılamak için ellerini kaldırarak aynı anda yukarı sıçrar (blok). Başarılı olamazlarsa öbür oyuncular topu yere değmeden önce denetimlerine almaya çalışır ve bir karşı hücum başlatırlar.

Türkiye'de Voleybol
Voleybolun Türkiye'ye gelişi I. Dünya Savaşı'nın bitimine rastlar. YMCA’nın İstanbul şube müdürü olan ABD'li doktor Deaver 1919'da derneğin spor salonunda voleybol oynatmaya başladı. Burada voleybol öğrenen Selim Sırrı (Tarcan) bu sporun Erkek Mual­lim Mektebi'ne de girmesini sağladı. Böylece voleybol kısa sürede pek çok okula girdi. 1927'de Fenerbahçe Spor Kulübü beş er­kek, bir kızdan oluşan bir takımla İstanbul voleybol şampiyonu oldu. 1946'da Yunanis­tan'dan gelen bir basketbol takımındaki vo­leybolcularla bir "dostluk maçı" yapıldı. O zamanki kurallara göre üç set üzerinden oynanan bu resmi olmayan ilk milli maçı İstanbul karması 2-0 kazandı. 1952'de Kahire'ye giden voleybolcular bü­yük bir düş kırıklığına uğradılar: Oyunun pek çok kuralı değişmiş, Türk voleybolu da bu yüzden uluslararası standartların dışında kalmıştı. Bu eksiği gidermek için çalışmalar başlatıldı. İlk resmi milli maç ertesi yıl İstan­bul'da Yugoslavya ile yapıldı ve Türkiye'nin yenilgisiyle sonuçlandı. Uzun süre Spor Oyunları Federasyonu'na bağlı olan voleybol, bağımsız bir federasyona ancak 1958'de kavu­şabildi. 1960'larda voleybola yönelik ilgi arttı. 1971'de de deplasmanlı voleybol ligi başladı. Ligin en uzun süre şampiyon olan takımı, 1975'ten sonra da dokuz yıl üst üste şampiyon olan Eczacıbaşı'dır. Aynı kulübün bayan takı­mı da 12 yıl üst üste şampiyon olarak Avrupa çapında bir rekorun sahibi olmuştur. Milli voleybol takımının uluslararası karşılaşmalar­da aldığı en iyi dereceler 1975 Akdeniz Oyunları ile 1984 Balkan Voleybol Şampiyonası'nda kazanılan üçüncülüklerdir.
Rapor Et
Eski 25 Haziran 2011, 16:32

Voleybol Nedir? Voleybol Hakkında Genel Bilgiler

#4 (link)
MsXTeam
_Yağmur_ - avatarı
VOLEYBOL

Bir ağla ortasından ikiye ayrılmış alanda altışar kişilik iki takımla oynanan ve topu en fazla üç dokunuşla ağın üzerinden karşı alana düşürerek sayı kazanmak temeline dayanan bir top oyunu.

Oyun, eni 9 m., boyu 15 m. olan bir alanda oynanır. Ağın yüksekliği erkeklerde 2,43 m., kadınlarda 2,24 m.dir. Voleybol topunun ağırlığı 200-280 gr.dır. Takımların altışar da yedek oyuncusu vardır. Bir karşılaşma en çok beş set sürer. Üç seti alan takım maçı kazanır. Bir seti alabilmek için 15 sayı yapmak gerekir. Ancak her iki takım da 14'er sayı alırsa, takımlardan birinin seti alabilmesi için karşı takımdan iki sayı fazla alması gereklidir.

Oyun, takımlardan birinin servis atışıyla başlar. Servis değişiklerinde oyuncular yer değiştirir. Böylece her oyuncu, alandaki 6 değişik yerde oynamış olur. Oyuncular iki pas yapabilir; ancak aynı oyuncu topa arka arkaya iki kez dokunamaz. İlk olarak 1895 yılında ABD'de beden eğitimi öğretmeni William Morgan tarafından kuralları belirlenen voleybol, daha sonra özellikle 20. yüzyıl başlarında oldukça yaygınlaştı, ilk Voleybol Dünya Şampiyonası 1948'de Prag'da yapıldı ve 1964 yılında Tokyo'da Olimpiyat Oyunları arasına alındı.

Türkiye'de voleybol, 1936'da Spor Oyunları Federasyonu'na bağlandı. 1958'de federasyonlar ayrılınca, bağımsız bir federasyon oluşturdu. Türkiye'de ilk voleybol şampiyonası 1948'de yapıldı. Son yıllarda kız ve erkek voleybol takımlarımız uluslararası karşılaşmalarda oldukça başarılı sonuçlar almaktadırlar.


MsXLabs & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Rapor Et
Eski 26 Aralık 2013, 20:53

Voleybol Nedir? Voleybol Hakkında Genel Bilgiler

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Voleybol Hakkında Bilgiler
Altışar kişiden oluşan iki takımın topu üç pasta filenin üzerinden geçirmeye ve rakip takımın sahasına düşürmelerine dayanan spor dalı. Voleybol 1885 yılında Amerika’da icat edildi. Holyoke YMCA Okulun’da öğretmenli yapan William Morgan basketbol topunun iç lastiğiyle böyle bir oyunun oynanabileceğini düşündü ve ilk uygulamayı öğrencileri arasında yaptı. 1. Dünya savaşı yıllarında voleybol Uzakdoğu’ya ve Avrupa’ya yayıldı. 1964 Tokyo Olimpiyatlarından itibaren olimpiyat programına alınan voleybol’da 80′li yıllara kadar Sovyetler büyük üstünlük kurdu.

Voleybol Kuralları
File ile iki eşit alana bölünmüş bir oyun alanı üzerinde her takımın sahada 6 oyuncu bulundurduğu iki takım arasında oynanan ve topu yere düşürmeden üç pas kullanılarak karşı sahaya geçirme kuralına dayanan voleybol oyununu, temel bir eğitim alarak, belirli bir ücret karşılığı sözleşme ile bağlı bulunduğu bir spor kulübünde lisanslı olarak ve uluslararası kurallara bağlı kalarak gerçekleştiren sporcu kişidir.
Oyun, eni 9 m., boyu 15 m. olan bir alanda oynanır. Ağın yüksekliği erkeklerde 2,43 m., kadınlarda 2,24 metredir. Voleybol topunun ağırlığı 200-280 gr.dır. Takımların altışar da yedek oyuncusu vardır. Bir karşılaşma en çok beş set sürer. Üç seti alan takım maçı kazanır. Bir seti alabilmek için 15 sayı yapmak gerekir. Ancak her iki takım da 14'er sayı alırsa, takımlardan birinin seti alabilmesi için karşı takımdan iki sayı fazla alması gereklidir.Voleybol ilk defa 19. yüzyıl sonlarında Amerika’da oynanmıştır. Yurdumuzda ise 1919’da Amerikalılar tarafından gemi takımlarının aralarında yaptıkları maçlar vasıtasıyla tanıtıldı. İlk defa bir okul sporu olarak
İstanbul okullarında oynanmaya başlandı. 1948 yılında ise Türkiye Birinciliği ile Türkiye çapında oynanan bir spor kolu haline geldi.Voleybol sporu yurdumuzda Voleybol Federasyonu denetiminde faaliyetlerini sürdürmektedir.


OYUNCULARIN ÖZELLİKLERİ
Her oyuncunun güçlü olduğu yönleri geliştirilmeye çalışılmalıdır. Her oyuncunun güçlü olduğu yönleri vardır. Doğal olarak öncelikle oyuncuların zayıf oldukları taraflar giderilmeye çalışılmalıdır. Ancak bununla yetinilmemeli, oyuncuların başarılı oldukları teknik, taktik, moral ve hatta sosyal yönlerini de geliştirerek, takımın başarısına katkıları artırılmalıdır.

Voleybol nasıl oynanır?
Voleybol altı kişiden kurulu iki takım arasında oynanır. Amaç, sahayı ikiye bölen filenin üzerinden topu karşı tarafın sahasına düşürmektir. Oyuncular sahada sabit yerlerde dururlar üç kişi fileye yakın üç kişi de savunma pozisyonunda geride durur. Bir takım topa arka arkaya en fazla üç kere vurabilir. Topa vücudun herhangi bir yeri ile vurmak serbesttir. Oyuncular saat yönünde olmak üzere sürekli değişerek oynarlar. Topu karşı tarafın sahasına düşüren takım puan kazanır.
Maç 5 setten oluşur. 25 puana, en az iki farkla olmak üzere ilk ulaşan seti kazanır. Beşinci set 15 puan üzerinden oynanır. En az iki farklı sonuç burada da gereklidir. ”Libero” defansif bir oyuncudur. Defansta istediği yerde oynayabilir. Ön tarafa geçemez, blok yapamaz, servis atamaz. Forması takım arkadaşlarından farklı renktedir. Takım koçları saha kenarından takımlarına direktifler vermekte serbesttir. Her sette altı değişiklik yapma hakkı vardır. Sadece ön alanda oynayan oyuncular bloğa çıkabilir. Blok, top fileyi geçmeden yapılmalıdır. Blok sayı olarak sayılamaz. Voleybol sahası 18mt x 9mt boyutlarındadır. Tam ortasından bir ağ ile ikiye bölünmüştür. Fileden 3 metre geriye olan kısım atak alanıdır.

Manşet
ZOR SERVİSLER

Manşet tekniği çok iyi olan oyuncular bile, sert ve uzun servislerde, manşet için kollarını vucütlarından öne doğru ayırıp iyi bir manşet alabilmek için zorlanırlar. Bu durumlarda vücudunuzu mümkün olduğunca yükseltmeye ve hatta parmak uçlarında kalkmaya çalışın. Ancak en iyisi böyle bir duruma düşmemek için gerekli tedbirleri önceden almaktır. Bunun için vücudunuz topa tam dönük olsun ve ayak hareketleri ile manşet alma yüksekliğini ayarlamaya çalışın. Yeni kurallara göre artık servisler parmakla da karşılanabilmektedir. Bu güzel bir görüntü vermezse de çoğu kez tek çözümdür ve top tutulup atmadıkça parmak pası kötü olsa dahi hakem genellikle faul çalmaz.

Servis
TOPA KONSANTRE OLUN

Servis atmaya hazırlanırken filenin arasından rakip oyunculara bakarak hedefinizi belirleyin . Manşeti zayıf olan oyunculara veya manşet alanlar arasındaki koridorlara veya yanlara atmaya çalışın. Özellikle pasörün ön sırada olduğu durumlarda, geçerli bir diğer taktik de sol taraftaki smaçöre kısa servis atmaktır. Bu durumda hücum yapacak oyuncu sayısı bire iner. Atacağınız yere karar verdikten sonra, iyi bir servis için konsantre olmaya çalışın. Etkin bir servis için en önemli husus, topun havaya iyi atılmasıdır. Bu durumda top (vurmaz iseniz) tam ayaklarınızın önüne düşmelidir.

Savunma
SMAÇÖRLERİ BAĞIRARAK BELİRLEYİN

İyi bir savunma için rakibin ön sıra oyuncularının belirlenmesi çok önemlidir. Bütün blok yapacaklar smaçörlerin kimler olduğunu ve pasörün ön veya arka oyuncu olduğunu bilmelidirler. Pasör ön oyuncu ise plase atabilir veya ikinci topa vurabilir. Ön sıra ve arka sıra savunmacıları buna hazır olmalıdırlar. Pasör arka oyuncu ise onu dikkate alıp savunma yapmaya gerek kalmaz.

Smaç
TÜM VÜCUT İLE

Smaç vurulan topun hız kazanması için, tüm vucudunuzun ağırlığını kullanmalısınız. Bazı oyuncular sadece kollarının hareketiyle smaç vurmaya çalışırlar. Güçlü bir smaç topu önünüze alarak ve tüm vücut kaslarınızın kuvvetini ona aktararak vurulabilir.
ORTADA KALAN TOPLARA BASTIR
Top bazen file üstünde ve her iki takımın arasında kalır. Yani iki rakip oyuncu aynı anda topa temas ederler ve daha mücadeleci olan ve topla daha dengeli temas kuran kazanır. Bu durumda sıçrayabildiğiniz kadar yükseğe sıçrayın ve dirseklerinizi kilitleyerek ellerinizi güçlü bir şekilde ileri uzatın. Tüm ağırlığınız topun arkasında olsun. Çift elle temas etmeniz mümkün değilse, tek elle temas etmek hiç müdahale etmemekten daha iyidir. Topu kısa süre tutup atsanız dahi hakem genellikle faul çalmayacaktır.
SERVİS ATILIRKEN: ELLER YUKARI
Servis atılırken ön oyuncu iseniz, file önünde ve elleriniz yukarda bekleyin. Aksi halde hızlı bir hücumda geç kalabilirsiniz. Elleri yukarıda tutmanın bir diğer yararı da rakibin görüşünü kısmen engellemektir. Elleri hareket ettirerek rakibin görüşünü kapamak kural dışıdır, ancak vucudun hafifce sağa sola eğilmesi ile yapılan engellemelere hakemler genellikle tolerans gösterirler.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.463 saniyede (89.69% PHP - 10.31% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 03:40
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi