Dünya Futbolundan Son Haberler Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Spor :: > Dünya Futbolu
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 24-12-2006   #1 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Dünya Futbolundan Son Haberler



AZ Alkmaar tekledi: 0-0

Temsilcimiz Fenerbahçe'nin UEFA kupası 3. turdaki rakibi Az Alkmaar kendi sahasında Hollanda Ligi'nin vasat takımlarından Nec Nijmegen'le 0-0 berabere kaldı.
Karşılaşmaya: Ronald Waterreus, Kew Jaliens, Gijs Luirink, Barry Opdam, Tim de Cler, Julian Jenner, David Mendes da Silva, Simon Cziommer, Maarten Martens, Danny Koevermans, Shota Arveladze 11'i ile başlayan AZ Alkmaar ilk yarıdaki etkili oyununa karşı aradığı golü bulamadı ve ilk yarı golsüz eşitlikle sona erdi.
İkinci yarıya iyi başlayan AZ Alkmaar Danny Kovermans, Şota ve 64. dakikada Simon Cziommer yerine oyuna giren Moussa Dembele ile yakaladığı net pozisyonlardan yararlanamadı ve karşılaşma golsüz eşitlikle sona erdi.
AZ Alkmaar aldığı bu sonucun ardından, Lider Psv Eindhoven'in(49) arkasından 40 puanla 2. sıradaki yerini korudu. Öte yandan Az Alkmaar ilk yarıları tamamlanan tüm Avrupa ligleri arasında en fazla golü(52) atan takım oldu.

Hollanda Casino Eredivisie'de alınan sonuçlar:
Az Alkmaar 0 - 0 Nec Nijmegen
Waalwijk 1 - 1 Utrecht
Roda 2 - 0 Twente
Vitesse 4 - 2 Ajax Amsterdam
Feyenoord 3 - 2 Sparta Rotterdam
Nac Breda 2 - 2 Den Haag
PSV Eindhoven 4 - 0 Willem II
Heracles Almelo 0 - 1 Groningen
1,2,3 ve 4

Hollanda'da Casino Eredivisie'de liderliğini sürdüren PSV Eindhoven, Utrecht karşısında aldığı 5-0'lık galibiyetin ardından, deplasmanda Vitesse'yi 1-0 yenmişti. Takip eden maçlarda gol sayısını arttıran PSV, 4. maçında Willlem II karşısında 4-0'lık bir galibiyet aldıç

PSV; Vitesse karşısında aldığı 1-0'lık galibiyetin ardından, Groningen'i 2-0 ve geçtiğimiz hafta Heracles'i 3-0 yenmişti.

PSV'nin kendi sahasında konuk ettiği Willem II'yi 4-0 yendiği maçta goller; Ibrahim Afellay, Arouna Kone, Timmy Simons ve Diego Tardelli'den geldi.



Rangers 2.'liğe yükseldi

Nacho Novo ve Libor Sionko'nun golleriyle Aberdeen FC'yi 2-1 yenen Rangers FC, İskoçya Premier Ligi'nde 2. sıraya yükseldi.

Celtic FC'nin 13 puan gerisinde 2. sıraya yükselenen Rangers'ın golleri 22. ve 24. dakikalarda gelirken, maçın skorunu belirleyen gol Aberdeen adına bitime 5 dakika kala Steve Lovell'den geldi.

12 takımlı Premier Lig'de Aberdeen, yenilginin ardından bir sıra gerileyerek 3. sıraya indi.


Barça reddedildi!

Arjantin ekiplerinden Boca Juniors Spor Kulübü'nün başkanı Mauricio Macri yaptığı açıklamada İspanyol devi Barcelona'nın golcü futbolcuları Rodrigo Palacio için yaptığı 19 milyon eurolu teklifi reddettiğini açıkladı.
Kulübün durumunu göz önüne alınırsa Rodrigo Palacio'nun kalması gerektiğini söyleyen Macri: "Palacio için bir çok telif aldık fakat Arjantin'in en iyi forvetini bırakmayı düşünmüyoruz. Barcelona ve diğer kulüplerin teklifleri reddedilmiştir." dedi.
25 yaşındaki yetenekli futbolcunun Boca Juniors ile olan sözleşmesi 2010 yılına kadar devam ediyor.



Rusya'da yılın futbolcusu Arshavin!

Rusya Premier Ligi'nde temsilcimiz Fatih Tekke'nin takım arkadaşı, Zenit St Petersburg forması giyen başarılı orta saha oyuncusu Andrei Arshavin Rusya Futbol Federasyonu tarafından yılın futbolcusu seçildi.
25 yaşındaki futbolcunun kariyerindeki ilk 'yılın futbolcusu' ödülü olurken, CSKA Moskova kalecisi Igor Akınfeyev ve Spartak Moskova'nın etkili golcüsü Roman Pavlyuchenko ödül için Arshavin'in geride bıraktığı isimler oldu.



Yeni Hagi Celtic yolunda!

Romanya'nın yeni Hagi'si olarak gösterilen genç futbolcu Dumitri Copil, Liverpool'un teklifi yerine Celtic'i tercih ediyor.
İngiltere'de yayın yapan Daily Record Gazetesi'nde çıkan bir haberde, Rumenlerin yeni Hagi'si olarak gösterilen 16 yaşındaki Dumitri Copil'in İskoçya Şampiyonu Celtic'in transfer listesinde olduğunu ve Rumen oyuncunun da Celtic'e transfer olmaya sıcak baktığı iddia edildi. Gazete, sekiz yaşında Romanya'nın Macaristan sınırı yakınlarındaki bir bölgede keşfedilen Dumitri Copil'in transferini Celtic Teknik Direktörü Gordon Strachan'ın da ısrarla istediğini savundu. Celtic'in oyuncuya 250 bin sterlin ve haftalık bin sterlin önerdiği ifade edilirken, ailesinin de bu transfere sıcak baktığı vurgulandı. Bu arada gazeteye konuşan Copil ise, "Transferim yüzde 90 kesinleşti. 3 Ocak'ta Celtic'te olacağım. Celtic gibi büyük bir kulübe gitmek benim için onur" dedi.
Copil ayrıca, bir başka İskoç ekibi Hearts'tan ve İngiltere Premier Lig'in güçlü takımlarından Liverpool'dan da teklifler aldığını ancak tercihinin Celtic'ten yana olduğunu da sözlerine ekledi.

Dumitru Copil'in teknik direktörlüğünü yapan Arpad Cserneczky'de gazeteye yaptığı açıklamada, Copil'in Romanya'nın son dönemlerde yetiştirdiği en büyük yeteneklerden birisi olduğunu ve tekniğiyle George Hagi'yi anımsattığını belirtti.




Moldova'da Dobrovolsky devri!

Eski Sovyetler Birliği Futbol Milli Takımı'nın golcü oyuncularından olan Igor Dobrovolsky, Moldova Milli Takımı'nda teknik direktörlüğe getirildi. Dobrovolsky'nin, 2008 Avrupa Şampiyonası elemelerinde alınan başarısız sonuçlar nedeniyle geçen cuma günü işine son verilen Anatoly Teslev'in yerine görev verildiği kaydedildi.
Profesyonel futbol kariyerine 1980'li yıllarda Nistru Chisinau'da başlayan 39 yaşındaki Ukrayna doğumlu Dobrovolsky, daha sonra Dynamo Moskova, Marsilya, Atletico Madrid ve Genova gibi kulüplerde forma giydi.
Bu arada 2008 Avrupa Şampiyonası elemelerinde Grubunda yer alan Moldova Milli Takımı, grubunda yaptığı 4 maçtan sadece 1 puan alabildi



Velez'de La Volpe dönemi!

Meksika Milli Takımı'nın eski teknik direktörü Ricardo La Volpe, Arjantin Birinci Lig takımlarından Velez Sarsfield'in başına geçiyor.
Arjantin Ligi takımlarından Velez Sarsfield'ten yapılan açıklamada, Ricardo La Volpe'nin takımla bir yıllık sözleşme imzalamayı kabul ettiği ifade edildi. Boca Juniors'ın Arjantin Ligi şampiyonluğunu Estudiantes'e kaptırmasının ardından geçtiğimiz hafta görevinden istifa eden 54 yaşındaki La Volpe, 2002 yılı Ekim ayında Meksika Milli Takımı'nın başına getirilmiş ancak takımı 2006 Dünya Kupası Finalleri'nde ikinci turda Arjantin'e elenince görevi bırakmıştı.




40'lık golcü imzayı attı!

İskoçya Süper Ligi'nde mücadele eden Aberdeen takımı 40 yaşındaki forvet oyuncusu Craig Brewster'i kadrosuna kattı. Brewster ile sezon sonuna kadar süren bir anlaşma imzalayan Aberdeen ligde lider Celtic'in 14 puan gerisinde ikinci sırada bulunuyor.
İskoçya futbolunun önemli isimlerinden olan, son olarak Dundee United takımında oyuncu - teknik direktörlük görevi yapan tecrübeli golcü attığı imzanın ardından yaptığı açıklamada futbolda yaştan öte mücadelenin ve zekanın ön planda olduğunu belirtti.
İskoçya Süper Ligi'nde mücadele eden en yaşlı futbolcu ünvanı ise St.Mirren takımının 41 yaşındaki defans oyuncusu Andy Millen taşıyor.



Alex de Avusturya'yı seçti!

Japonya Milli Takımı formasını giyen Brezilya asıllı orta saha oyuncusu Alessandro "Alex" Santos da, vatandaşı Tsuneyasu Miyamoto gibi Avusturya'ya transfer oldu.
Japonya Milli Takımı'nın eski kaptanı Tsuneyasu Miyamoto'nun Avusturya Ligi takımlarından FC Salzburg'a transfer olduğunun açıklanmasının ardından bir başka Japon oyuncu Alex lakaplı Alessandro Santos'unda bu takımla anlaştığı ifade edildi.
Japonya Ligi takımlarından Urawa Red Diamonds'tan yapılan açıklamada, 29 yaşındaki Brezilya asıllı oyuncunun 30 Ocak'tan geçerli olmak üzere bir yıllığına Salzburg'a kiralandığı ifade edildi.
Alex, 1999 yılında Japonya Ligi'nde yılın futbolcusu seçilmişti. Daha sonra Japon vatandaşlığına geçen Alex, 2002 ve 2006 Dünya Kupası Finalleri'nde Japonya Milli Takımı formasını giydi. Japonya formasıyla 82 maçta 7 gole imza atan Alex, Japonya Ligi'nde top koşturduğu 10 yıl boyunca 291 maçta 67 gol kaydetti. Alex, takımı Urawa'nın Japonya Ligi'nde ilk kez şampiyon olmasında da büyük pay sahibi olmuştu.




Eski Trabzonlu Oliveira öldü

Trabzonspor'da 1999-2000 sezonunda forma giyen Brezilyalı oyuncu Rogerio Oliveira'nın, 30 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu öldüğü bildirildi.
Türkiye'den sonra Makedonya Birinci Ligi'ne transfer olan ve Skendija Tetov formasını giyen Oliveira'nın, bu ülkenin bir başka takımı Vardar Skopje'de oynayan vatandaşı Aginaldo De Jesus Braga tarafından evinde baygın halde bulunduğu belirtildi. Daha sonra hastaneye kaldırılan oyuncunun kurtarılamadığı ve kalp krizi sonucu vefat ettiği kaydedildi.

Trabzonspor'un ilk Brezilyalı futbolcusu olan Oliveira, forma giydiği 11 maçta 1 gol kaydetmiş ve daha sonra Vanspor'a kiralanmıştı.
Makedonya'da forma giyen ilk Brezilyalı oyuncu unvanını da elinde bulunduran Oliveira'nın bu ülkede Pobeda Prilep, Rabotnicki Skopje ve Vardar Skopje takımlarında da görev aldığı ve toplam 77 gole imza attığı kaydedildi.
Trabzonspor Kulübü'nün resmi internet sitesinde, Oliveira'nın ölüm haberinden büyük üzüntü duyulduğu ifade edilerek, ''Eski futbolcumuz Oliveira'ya 'toprağı bol olsun' diyoruz'' denildi.




Makedonya'da büyük üzüntü!

Makedonya futbol tarihinde, liglerde forma giyen ilk Brezilyalı oyuncu olan Ricardo da Costa Oliveira, 30 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Makedonya Birinci Futbol Ligi takımlarından Skendija Tetovo'dan yapılan açıklamada, takımın Brezilyalı oyuncusu olan ve ülkede birinci ligde top koşturan ilk Brezilyalı futbolcu ünvanına sahip Ricardo da Costa Oliveira'nın yaşamını yitirdiği ifade edildi. Oliveira'nın, ligin bir başka takımı Vardar Skopye'de forma giyen Brezilyalı Aginaldo de Jesus Braga tarafından evinde baygın halde bulunduğu, daha sonra hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
30 yaşındaki Oliveira'nın, Makedonya Ligi'nde 77 golü bulunuyor. 1997 yılında Makedonya'ya gelen ve Pobeda Prilep forması giyen tecrübeli futbolcu daha sonra Rabotnichki Skopye ve Vardar Skopye takımlarında da oynamıştı.




EPO korkusu

Atletizmde sık kullanılan doping yöntemlerinden biri olan 'Eritropoetin'in (EPO) futbola da sıçramasından çekinen UEFA, artık futbolculara da EPO testi uygulamasına geçti. Bu sezon Avrupa Şampiyonlar Ligi'ne katılan tüm takımlardaki futbolculardan, lige verilen arada da numune alınması kararı alan Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), doping kontrollerinde EPO testlerinin de yapılmasını kararlaştırdı.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Doping Uzmanı Dr. Kaya Livanelioğlu, Eylül ayında yapılan Dünya Atletizm Federasyonları Birliği'nin (IAAF) kongresine katılan UEFA Anti-Doping Komisyonu yetkililerinin, futbolda da EPO kontrollerine başladığını belirterek, ''Atletizmde sıkça kullanılan, hap yoluyla fazla kan üretimi sağlama yöntemini (EPO) inceleyen UEFA, bunun önünü almak için harekete geçti. Artık tüm futbolculara, uygulanan analizlerde EPO testi de yapılıyor'' diye konuştu.
Şampiyonlar Ligi'nin başlamasından bu tarihe kadar toplam 241 futbolcudan numune alındığını ifade eden Livanelioğlu, ''Numunelerin büyük bir bölümü incelendi ve bunlar negatif çıktı. UEFA'nın kararı doğrultusunda bu testlerin çoğunda EPO kontrolleri de yapıldı'' dedi.
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) de, Almanya'da düzenlenen 2006 Dünya Kupası öncesinde aldığı kararla kupaya katılacak ülkelerin milli takım oyuncularında EPO maddesi olup olmadığını ortaya çıkarmak için kupa boyunca futbolculardan numune almıştı.




Bayan Milli Takımı kayıp!

Dünya futbolunda kadınların etkisi her geçen gün artarken, Türkiye'de bu durumun tam tersine bir gelişme yaşanıyor. Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) tarafından yapılan Dünya Bayanlar Futbol Klasmanı'nda Türkiye'ye yer verilmedi.
Toplam 134 ülke milli takımının bulunduğu listede adı geçmeyen Türk Bayan Milli Futbol Takımı, Futbol Federasyonu'nun 2002 yılında başlattığı yeniden yapılanma programı çerçevesinde 4 yıldır maç yapmıyor. Son Dünya Şampiyonu Alman Bayan Milli Takımı'nın ilk sırada bulunduğu dünya klasmanında, ikinci sırayı ABD, üçüncü sırayı ise Norveç aldı.
Dünya klasmanının son sırasında ise Tanzanya ve Swaziland yer alıyor.

-BERMUDA, BELİZE, ARUBA VAR TÜRKİYE YOK-

Bermuda, Antik ve Barbuda, Belize, Aruba, Benin gibi bir çok küçük devlet ve adanın isminin yer aldığı FIFA listesinde, Türkiye, 2002 yılından bu yana hiç bir resmi müsabakada yer almadığı için giremiyor.
Türkiye Futbol Federasyonu Amatör İşler Müdürü Adnan Ersan, Türkiye Bayanlar Futbol Ligi'nde halen 16 tescilli kulüp bulunduğunu, yakın zamanda katılacak 2 kulüple birlikte bu sayının 18'e çıkacağını söyledi.
Adnan Ersan, 2002 yılında başlatılan yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle tüm müsabakalara ara verildiğini ve 4 yıldır tüm faaliyetlerin askıda olduğunu ifade ederek, ''Bu yıl 15 takımlı büyükler kategorisinde maçları yeniden başlattık. Ligde 5. hafta maçları oynandı. Mayıs ayında oynanacak play-off maçları sonunda şampiyon belli olacak'' dedi.
Nisan ayında 18 takımlı Yıldızlar Kategorisi grup maçlarının da startını vereceklerini kaydeden Ersan, ligde halen 300 futbolcu bulunduğunu, 18 takımlı yıldızlar kategorisinin de faaliyete geçmesiyle bu sayının 600-700'e ulaşacağını ifade etti.
Ersan, Türk Bayan Milli Futbol Takımı'nın FIFA klasmanında yer almamasının nedeni olarak da 4 yıllık arayı gösterdi.

-MİLLİ TAKIM 4 YIL SONRA YENİDEN-

Bu yıl içinde 17 Yaşaltı, 19 Yaşaltı ve Milli takımının yeniden kurulduğunu anlatan Ersan, bu yıldan itibaren yeniden şampiyonalarda mücadele etmeye başladıklarını belirtti.
Yeniden maçlara çıkmaya başlayan milli takım ise UEFA 2009 Avrupa Bayanlar Futbol Şampiyonası Ön eleme maçında Gürcistan'ı Adana'da 9-0 yenerken, Mersin'de Kuzey İrlanda ile yaptığı mücadeleden de 1-0 galip ayrıldı. Tarsus'ta Hırvatistan ile oynayan bayan milli takım, bu maçtan 2-1 yenik ayrılmıştı.

-ALMANYA'DA 860 BİN, TÜRKİYE'DE 300 LİSANSLI-

Öte yandan son şampiyonada kupayı kazanmayı başaran bayanlar futbolunun dünyadaki en güçlü ülkesi Almanya'da 860 bin lisanslı bayan futbolcu bulunurken, bu rakam Türkiye'de sadece 300'de kaldı.
Alman Futbol Federasyonu'na kayıtlı 6.27 milyon lisanslı futbolcudan 860 bini bayanlardan oluşuyor. İngiltere'de ise bayanlar arasında gittikçe popüler hale gelen futbolda antrenörlük, organizasyon, hakemler ve gelirler konusunda ciddi gelişmeler gözleniyor.
Bu ay içerisinde Zürih'te yapılan ve futbolda bayanların etkisini artırmayı amaçlayan toplantıda ise birinci lig müsabakalarında bayan hakemlere görev verilmesi tartışılırken, özel antrenörlük kurslarıyla bayanların teknik direktörlüğe ısındırılması teklif edildi.




Anderlecht kupayı kaptı: 3-1

Belçika Süper Kupası'nı finalde Zulte Waregem'i 3-1 yenen Anderlecht müzesine götürdü. Anderlecht'in ilk golünü tanıdık bir isim Ahmed Hassan kaydetti.
Maçın gollerini Anderlecht'ten 35. dakikada penaltıdan Ahmed Hassan, 77. dakikada Roland Juhasz ve 90. dakikada Siani kaydederken, Z.Waregem'in tek sayısı 50. dakikada Vandenndriessche'den geldi.
Anderlecht'te Serhat Akın bu maçta forma giymedi



Lucescu geri mi dönüyor?

Tigana’nın yerine teknik direktör arayışı içerisine giren Beşiktaş Yönetimi’nin ilk hedefi Mircea Lucescu oldu.

Fanatik Gazetesinin bugünkü sayısında (24.12.2006) çıkan haberde Siyah-Beyazlı takımın başına geçmeyi çok istediğini belirten Rumen hoca yetkililere, “İstanbul’a dönmeyi istiyorum. Ancak Shakthar’da tüm sistem benim üzerime kurulu. Ayrıca başkan Rinad Akhmetov da yakın arkadaşım. Eğer şimdi gelirsem, onu yüzüstü bırakmış olurum. Shakthar Donetsk UEFA Kupası’nda yoluna devam ediyor. Önce Akhmetov’la görüşüp izin almamız gerekir” cevabını verdi. Tecrübeli hocadan gelen bu yanıt üzerine Beşiktaş; Mustafa Denizli, Ertuğrul Sağlam ve Samet Aybaba gibi hocalara yöneldi.


CSKA'dan Arda ve Emre'ye kanca

İngiltere’nin Chelsea takımını satın alarak adını duyuran Roman Abramovich’in sahibi olduğu Rus kulübü, Galatasaray’dan Arda Turan ve Ankaragücü’nden Emre Güngör’e de kanca attı. Hürriyet gazetesinin haberine göre CSKA Moskova’ya bu oyuncuları tavsiye eden kişinin eski Milli Takım Menajeri Can Çobanoğlu olduğu belirtildi. Çobanoğlu’nun önerisi üzerine önce Caner ile masaya oturup toplam 6 milyon 950 bin dolara transferi bitiren CSKA yöneticilerinin, Arda ve Emre’nin transferleri için Galatasaray ve Ankaragücü ile görüşmelerini sürdürdüğü bildirildi. Rus kulübünün Arda için 8 milyon Euro, Emre için ise 3 milyon Euro artı bir sonraki transferinden yüzde 25 pay önerdiği ileri sürüldü.

Terim'in oyu Kaka'ya gitti

FIFA'nın 2006 yılında dünyanın en iyi futbolcusunu (World Player) seçmek için yaptırdığı oylamaya Türkiye adına katılan Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Brezilyalı Kaka'ya, Milli Takım kaptanı olarak katılan Hakan Şükür ise İtalyan Alessandro Nesta'ya oy verdi. Birçok ülkenin milli takım teknik direktörü ve takım kaptanlarının yer aldığı oylamada da '2006'da Dünyanın En İyi Futbolcusu' olarak İtalyan Milli Takımı'nın kaptanı ve Real Madrid'in futbolcusu Fabio Cannavaro seçildi. Zidane ikinci, Ronaldinho ise üçüncü oldu.

Cannavaro'ya eleştiri

Güney Afrika Milli Takımı'nı 2010 Dünya Kupası Finalleri'ne hazırlayan Brezilya Milli Takımı'nın eski teknik direktörü Carlos Alberto Parreira, dünyada yılın futbolcusu seçilen İtalyan savunma oyuncusu Fabio Cannavaro'yu eleştirdi.
Bir dönem Fenerbahçe'yi de çalıştıran Brezilyalı teknik adam Carlos Alberto Parreira, FIFA tarafından dünyada yılın futbolcusu seçilen İtalyan savunma oyuncusu Fabio Cannavaro'nun bu ödüle layık görülmesini eleştirdi.
Parreira, Cannavaro'nun bu ödülü almasının kendisini şaşırttığını ifade ederek, İtalyan oyuncunun ödüle aday gösterilen Brezilyalı oyuncular Ronaldinho ve Kaka'yla karşılaştırılamayacağını da iddia etti.
Parreira, İtalya'nın Dünya Kupası'nı kazanması ve Cannavaro'nun da bu takımın kaptanı olmasından dolayı İtalyan oyuncunun bu ödüle layık görüldüğünü savundu.
Carlos Alberto Parreira, Brezilya Milli Takımı'nın başında 1994 yılında Dünya Kupası'nı kazanma başarısı göstermişti. Parreira, ikinci kez göreve geldiği 2006 Dünya Kupası'nda ise takımının çeyrek finalde Fransa'ya elenmesinden sonra görevi bırakmış ve yerine Dunga geçmişti.


Zico'ya büyük onur

Fenerbahçe'nin Brezilyalı teknik direktörü Zico, ülkesinde fakir çocuklar için organize edilen futbol maçında teknik direktörlük yapacak.
Sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesinde yapılan açıklamaya göre, Zico'nun ''Yıldızlar fakir çocuklarla bir arada'' adı altında 28 Aralık Perşembe günü Rio De Janerio'da oynanacak ve aralarında Ronaldinho, Cannavaro, David Trezeguet, Robinho, Emerson gibi ünlü futbolcuların da yer aldığı futbol maçında takımlardan birinin teknik direktörü olarak görev yapacak.
Brezilya Futbol Federasyonu sponsorluğunda gerçekleştirilen organizasyonun gelirinin, tamamen fakir çocukların beslenmesi için harcanacağı bildirildi.
Zico, Elglobo Esporte Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, bu maçın Brezilya'daki yardıma muhtaç insanlar için gerçekleşeceğini belirterek, herkesin elini cebine atmasını istedi.




Ödül hep İtalya'ya gidiyor!

FIFA tarafından 1991 yılından beri verilen 'Dünyada Yılın Futbolcusu' ödülünün bu yılki sahibinin Real Madrid forması giyen Fabio Cannavaro olması, ilginç bir tabloyu ortaya çıkardı.
16.'sı geçtiğimiz günlerde İtalya Milli Takımı ve Real Madrid'in tecrübeli savunma oyuncusu Fabio Cannavaro'ya verilen 'FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu' ödülü, 1991 yılından beri ödülün hep İtalya Birinci Futbol Ligi (Serie A) ya da İspanya Birinci Ligi (La Liga) takımlarının oyuncularına verildiğini ortaya çıkardı.
FIFA tarafından yılın futbolcusu seçilen oyuncuların en büyük özelliği ise İtalya ya da İspanya'da top koşturuyor olmaları. Çünkü, bu güne kadar ödüle layık görülen 5 futbolcu İspanya'da Barcelona, 4 futbolcu yine İspanya'da Real Madrid forması giyerken, İtalya Ligi'nin köklü takımlarından Juventus'tan 3, Inter ve Milan'dan ise 2'şer futbolcu bu ödülü kazandılar.

Son Şampiyonlar Ligi ve La Liga Şampiyonu Barcelona, bugüne kadar FIFA dünyanın yılın futbolcusu ödüllerinde 5 kez temsil edilerek bu alanda zirveyi kimseye kaptırmadı. Ancak Barcelona forması altında bu ödülü alan tüm futbolcuların Brezilyalı olması dikkat çekiyor. Zira ödül, tam 7 kez Brezilyalı oyunculara giderken, ödülü Zidane'ın üç defa kazanmasıyla 3 kez Fransızlar, 2 kez İtalyan oyuncular, 1 kez Portekiz, 1 kez Hollandalı, 1 kez Alman ve 1 kez de Liberyalı futbolcular kazandılar.
Ödülün yıllara göre dağılımı, kazanan isimler, oynadıkları takımlar ve ülkeler:
"Yıl İsim Takım Ülke
2006 - Fabio Canavarro (Real Madrid) İtalya
2005 - Ronaldinho (Barcelona) Brezilya
2004 - Ronaldinho (Barcelona) Brezilya
2003 - Zinedine Zidane (Real Madrid) Fransa
2002 - Ronaldo (Real Madrid) Brezilya
2001 - Luis Figo (Real Madrid) Portekiz
2000 - Zinedine Zidane (Juventus) Fransa
1999 - Rivaldo (Barcelona) Brezilya
1998 - Zinedine Zidane (Juventus) Fransa
1997 - Ronaldo (Inter) Brezilya
1996 - Ronaldo (Barcelona) Brezilya
1995 - George Weah (Milan) Liberya
1994 - Romario (Barcelona) Brezilya
1993 - Roberto Baggio (Juventus) İtalya
1992 - Marco Van Basten (Milan) Hollanda
1991 - Lotthar Matthaus (Inter) Almanya




Zidane resimleri ceza getirdi

Fransa'nın çok satan dergilerinden Voici, efsane futbolcu Zinedine Zidane ve pop şarkıcısı Nadia Zighem'le (Nadiya) ilgili fotoğrafları ve yaptığı haber nedeniyle 50 bin euro para cezasına çarptırıldı.
Fransız Voici Dergisi'nin, ünlü şarkıcı Nadiya'nın Zinedine Zidane'ın evine girerken çekilmiş fotoğraflarını yayınlaması ve ikili arasındaki aşk haberleri yapması, başına dert açtı. Marsilya'da bir mahkeme, fotoğrafların izinsiz kullanıldığını ve kişilerin özel hayatına müdahale edildiği gerekçesiyle dergisi 50 bin euro para cezasına çarptırdı.
Mahkeme ayrıca, derginin sonraki sayılarından birinin ön yüzünde Zidane ve Nadiya'dan özür dileyici bir yazı yayınlamasını da kararlaştırdı.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 25-12-2006   #2 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler

Vitesse 2 dakika bitirdi

Vitesse deplasmanından erken bulduğu golle öne geçen Ajax Amsterdam, son 2 dakika kalesinde gördüğü 2 golle maçtan 4-2 yenik ayrıldı.

Orta sıralardan kurtulmak isteyeen Vitesse kendi sahasında Zdenek Grygera'nın 4. dakikada ve Tom de Mul'un 35. dakikada attığı gollerle ilk yarıyı 2-0 geride kapatırken, ikinci yarıya Danko Lazovic'in 49. dakikadaki golüyle ümitle başladı.

2 dakika sonrasında Mads Junker, 2-2'lik eşitliği sağlayan golü kaydederken; Ajax 70. dakikada Gabri'nin kırmızı kartla oyun dışında kalmasının ardından, son 20 dakikayı 10 kişi tamamlamak zorunda kaldı.

Maçta artık son 2 dakikaya girilirken, Fred Benson'un golü, Vitesse'yi 3-2 öne geçirdi ve sonrasında Youssouf Hersi'nin golü Vitesse'ye 3 puanı getirdi.

Vitesse alınan bu galibiyetle 8. sırada yerini alırken, Ajax lider PSV'nin 11 puan gerisinde 3. sıradaki yerini korudu.

Casino Eredivisie'nin 18. Haftası'nda alınan sonuçlar;
RKC 1 - 1 FC Utrecht
AZ 0 - 0 NEC
Roda JC 2 - 0 FC Twente
Vitesse 4 - 2 Ajax
Feyenoord 3 - 2 Sparta
NAC 2 - 2 ADO den Haag
PSV 4 - 0 Willem II
SC Heerenveen 2 - 0 Excelsior
Heracles 0 - 1 FC Groningen
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 25-12-2006   #3 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler

Mansız çalışmalara başladı

Milli futbolcu İlhan Mansız'ın sahalara dönmek için çalışmalara başladığı öğrenildi. Yıldız futbolcu, 2006 Dünya Kupası'nda Jurgen Klinsmann yönetimindeki Almanya Milli Takımı'nın kondisyonerliğini yapan ABD'li kondisyoner Mark Verstegev yönetiminde güç topluyor.
2002 Dünya Kupası'nda yıldızı parlayan, daha sonra yaşadığı sakatlıklar nedeniyle sahalardan uzak kalan İlhan Mansız, en son Ankaragücü formasını giymişti.
Milli futbolcunun şu anda ABD'nin Los Angeles Eyaleti'nde bulunduğu, Mark Verstegev'in sahibi olduğu spor okulu Athletes Performance'da güç topladığı ve en yakın zamanda sahalara dönmek istediği bildirildi.
Almanya'nın Münih kentinde yaşamını sürdüren yıldız futbolcunun bonservisi elinde bulunuyor.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 26-12-2006   #4 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler

arkadaslar böyle gereksiz şeylerle konuyu kirletmeyelim eklemek istediklerimiz var sa ekleyelim cevap yazcaksada böyle olmasın lütfen saolun
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 26-12-2006   #5 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler

Mourinho'dan ilginç öneri

Portekiz'de çıkan O Jogo gazetesine konuşan Chelsea'nin patronu Jose Mourinho, oyuncuların çok fazla milli forma giydiklerini söylerken, sakatlıklara sebep olduğu için bu maçların azaltılması konusunda ilginç bir öneri yaptı.

7-8 takımlı grupların oluşturulmasından dolayı bir oyuncunun 14 veya 16 maç yaptığını belirten Mourinho; kötülerle, kötülerin ve iyilerle, iyi ekiplerin mücadele etmesinin doğru olacağını savunarak, "Portekiz, Kazakistan'la mücade ediyor, İngiltere ise San Marino ile. Kazakistan ve San Marino karşılıklı oynamalılar." dedi.



Gelirler kıtalara göre değişiyor

Futbol takımlarının gelirleri üzerinde yapılan incelemede, Güney Amerika takımlarının gelirlerinin büyük bir kısmını oyuncu satışı sağlarken, Avrupalı kulüplerin gelirlerinin büyük bir kısmını bilet satışı oluşturuyor.

2005 verilerine dayalı yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; Brezilya ekiplerinin gelirlerinin %30'u, Arjantin ekiplerinin %50 ve Uruguay ekiplerinin gelirlerinin %53'ü oyuncu satışından sağlanıyor.

Avrupa kulüplerinde ise gelirler çok daha farklı. İngiliz ekiplerin gelirlerinin %34'ü, İspanyol ekiplerinin gelirlerinin %31'i ve İtalyan ekiplerinin gelirlerinin %16'sı bilet satışlarından sağlanıyor.

Meksika ekipleri ise Avrupa takımlarına benzerlik gösteriyor ve gelirlerinin %25'lik kısmı bilet satışından sağlanırken, %23'lük kısım ise oyuncu satışından sağlanıyor.

G.Amerika'da en çok oyuncu ihraç eden ülke ise Sambacılar. Brezilya 2005 yılında 804 oyuncusunu yabancı ülkelere gönderirken bu satışlardan da yaklaşık olarak 80 Milyon Avro girdi sağladı. Bu transferlerin en pahalısı, Santos'tan Real Madrid'e giden Robinho oldu.



Vitesse ceza yedirtti

Vitesse karşısında erken bulduğu golle öne geçmesine rağmen son 2 dakika yediği 2 golle 4-2 yenilen Ajax Amsterdam'da teknik direktör Henk Ten Cate, oyuncularını Noel sabahı antremana alarak cezalandırdı.

Vitesse karşısında, oyunculardaki disiplinsiz hareketlerin gözlenmesinin ardından verilen antreman cezasının yanında, oyunculara miktarı açıklanmayan para cezası da verildi.



Djalo ile Lizbon 2013'e kadar!..

Portekiz ekiplerinden Sporting Lizbon forması giyen yetenekli forvet oyuncusu Yannick dos Santos Djaló kulübü ile olan sözleşmesini 2013 yılına kadar uzattı.
Lizbon forması altında gösterdiği performans ile Avrupa'nın devleri Barcelona ve M.United'ın transfer listesine giren 20 yaşındaki yıldız futbolcu kulübüyle olan sözleşmesini uzattığı için mutlu olduğunu ve artık futbola daha iyi konsantre olabileceğini belirtti.
Djalo'nun herhangi bir takıma transfer olması için ise Sporting Lizbon sözleşmesine '30 milyon Euro'yu getiren, Djalo'yu götürür' maddesi koydurttu.


Lejyonerlerde bu hafta!..

Çoğu Avrupa Ligi'nin sezonun ilk yarısı tamamlamasına karşın, ligleri devam eden temsilcilerimiz bu hafta birbirinden zorlu maçlara çıktılar. Emreli Newcastle United'ın çıkışı devam ederken, Tugaylı Blackburn Arsenal deplasmanında kayboldu.

Lejyonerlerde bu hafta:

Emreli Newcastle tam gaz...
İngiltere Premier League'in 19. hafta mücadelesinde temsilcimiz Emre Belözoğlu'nun takımı Newcastle United evinde Ada'nın son yıllarda futbol ve kulüp anlamında yükselişte olan takımı Tottenham'ı 3-1 mağlup etti. Newcastle United St. James Park'da 45 bin taraftarı önünde Tottenham'ı 3-1 mağlup ederek oynadığı son 6 maçtaki 4. galibiyetine uzandı ve rakibi Spurs'ün 3 maçlık galibiyet serisine son verdi.

Milli futbolcumuz Emre bu karşılaşmada 66 dakika sahada kaldı ve bu dakikada yerini Sibierski'ye bıraktı. Bu sonuçla birlikte Magpies (N.Castle United) puanını 25'e çıkartarak ligde11. sıraya kadar yükseldi.
Arsenal'dan Tugay'ın takımına yarım düzine...
Premier League'deki bir başka temsilcimiz emektar futbolcu Tugay Kerimoğlu için ise bu hafta tam anlamıyla bir kabusdu. Tugay'ın takımı Blackburn Rovers Arsenal deplasmanına çıktı. Blackburn Rovers Arsenal'e 6-2 gibi farklı bir skor ile mağlup olarak ligin dibine doğru düşüşünü sürdürdü. Tugay bu karşılaşmada 90 dakika sahadaydı.

Serhatsız Anderlecht Süper Kupa'ya uzandı...
Belçika Super Kupası'da Serhat Akın ve eski Beşiktaşlı Ahmed Hassan'ın takımı Anderlecht, Zulte Waregem ile karşılaştı. Serhat'ın maç kadrosunda olmadığı mücadelede Anderlecht Zulte'yi 3-1 mağlup edip kupaya uzanırken, galibiyette gol perdesini açan isim 34. dakikada penaltıdan Ahmed Hassan oldu. Geçtiğimiz hafta Anderlecht kulübü tarafından satış listesine konulan Serhat Akın'ın kulübüyle olan sorunları devam ediyor.

Kennedy'li Twente yükseliyor!..
Hollanda Casino Eredivisie Ligi'nde FC Twente forması giyen Türk asıllı başarılı futbolcu Kennedy Bakircioğlu'nun takımı bu hafta Roda deplasmanına çıktı. Twente geçtiğimiz hafta evinde Hereeneveen'İ 5-1 mağlup ettikten sonra bu hafta deplasmanda Roda'yı 2-0 yenerek ligdeki çıkışını sürdürdü. Roda galibiyeti Twente'yi ligde 35 puana ve 4. sıraya yükseltti. Kennedy bu maçta 90 dakika sahadaydı.

Müslü: 0 AZ Alkmaar: 0
Yine Hollanda'da Türk asıllı futbolcu Muslu Nalbantoglu'nun 90 dakika forma giydiği mücadelede ise takımı NEC Nijmegen ligin etkili ekiplerinden F.Bahçe'nin UEFA Kupası'ndaki rakibi AZ Alkmaar ile evinde 0-0 berabere kaldı. Takımının vazgeçilmezlerinden olan genç defans oyuncusu Müslü bu maçta güzel bir performans gösterdi. Müslü'nün takımı ligde 25 puanla 8. sırada yer alıyor.

Bir diğer gurbetçi futbolcumuz Onur Kaya'nın takımı Vitesse ise bu hafta Ajax'ı 4-2 mağlup ederek haftanın flaş takımlarından biri oldu. Onur bu maçta 90 dakika sahada kaldı. Vitesse Hollanda Casino Eredivise'de 18 hafta sonunda bir maç eksiği ile 22 puanla 12. sırada yer alıyor.


Brezilya gençlerden kazanıyor

Güney Amerika futbolunda son günlerde en çok kulüplerin yetiştirdikleri genç yetenekleri Avrupa pazarına sunmaları ve bunun kulüplere olan getirisi tartışılıyor.
Brezilya'da yayın yapan O Globo Gazetesi, Güney Amerika futbol kulüplerinin ekonomik durumlarını araştırırken son dönemlerde birçok genç yıldızın Avrupa kulüplerine satılmasını mercek altına aldı.
Deloitte adlı şirketin ekonomik verilerine dayanılarak yapılan haberde, Güney Amerika kulüplerinin yıldız futbolcularını satarak ekonomik durumlarını düzeltmeye çalıştıkları gözler önüne serildi.
2005 yılında Brezilya'da oyuncu satışı kulüplere yüzde 30'luk bir gelir getirirken, bu oran Arjantin takımlarında yüzde 50, Uruguay takımlarında yüzde 53 olarak açıklandı. Buna karşın Güney Amerika kulüplerinin seyirci hasılatları ise takımların gelirlerine sadece yüzde 7'lik bir katkı sağladı.
Avrupa'da ise, bilet satışları kulüp gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. İngiliz kulüplerinin bilet satışları yıllık 34'lük bir kar sağlarken, İspanya'da bu oran yüzde 31, İtalya'da yüzde 16 olarak açıklandı. Bu durum, Güney Amerika Kulüpleri'nin ekonomik gelirlerini futbolcu satışına bağladığı ve henüz Avrupa kulüpleri seviyesinde ve kurumsallaşma gerçekleştiremediklerini de gösteriyor.
Latin Amerika ülkeleri içerisinde bu durumla bağdaşmayan ve hatta Avrupa liglerini yakalayan tek ülke Meksika. Meksika liglerinde bilet satışları kulübün kasasına yüzde 25'lik bir gelir kazandırırken, oyuncu satışlarının gelirleri yüzde 23 olarak belirlendi.
Brezilya, 2005 yılında toplam 804 genç yeteneğini satarak bu alanda en çok futbolcu ihraç eden ülke oldu. Bu oyuncuların satışının ülkeye kazandırdığı rakam yaklaşık 100 milyon dolar (76 milyon euro) civarında.
Brezilyalı oyuncu Robinho, Santos Kulübü'nde yıldızlar topluluğu Real Madrid'e 30 milyon dolara (22 milyon 800 bin euro) transfer olarak, ülkenin en pahalı ihraç futbolcusu ünvanını da ele geçirdi. Robinho ve buna benzer birçok yüksek rakamlı transfere rağmen Brezilya kulüpleri 2005 yılını yaklaşık 84 milyon dolarlık (64 milyon euro) bir zararla kapadı.
O Globo Gazetesi, son yıllarda artan futbolcu ihracatının Güney Amerika futboluna büyük zarar verdiğini de belirterek taraftarların artık maçlardan uzaklaştığını ve stadyumlara gitmediğini, yıldız futbolcuları izlemek için ise televizyonları başında Avrupa liglerini izlediklerini ifade etti.
Son 10 yılda Brezilya'da stadyumlardaki seyirci ortalaması 12 bin kişi olarak tespit edilirken, Arjantin'de bu rakam 10 bin 600, Şili'de 4 bin 800 olarak kaydedildi. Avrupa genelinde ise stadyum başına 20 bin seyirci düşüyor.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 27-12-2006   #6 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler



Dundee yine yenemedi


Caner Erkin Moskova'ya gitti

Rusya'nın CSKA Moskova takımına transfer olan Vestel Manisaspor'un oyuncusu Caner Erkin, menajeri Ali Güven ile Moskova'ya gitti.
Genç oyuncu Caner Erkin, hareketi öncesi İstanbul'da havalimanında yaptığı açıklamada, hedefinin CSKA Moskova'da başarılı olup Avrupa'ya gitmek olduğunu belirterek, "Inter ve Bayern Munih'den de menajerim aracılığıyla teklifler gelmişti. Ülkemi en güzel şekilde temsil etmeye çalışacağım. Farklı bir dil, farklı bir ırk, tabii ki zorlanacağım. Ama orada başarılı olup Avrupa'da oynamak istiyorum" dedi.
FC Zenit takımında forma giyen Fatih Tekke ile görüşemediğini, bilgi almadığını belirten Caner Erkin, şöyle konuştu: "Orada bol bol görüşüp bilgi alacağım. Çok cesur bir karar verdim. Çok gencim, bu yaşta Avrupa'da oynamak zor. Ama ben bir ilki gerçekleştirmek istedim. Umarım ben de örnek olurum. Başka genç futbolcu arkadaşlar da Avrupa'ya gider."




Shatskikh'e ülkesinde büyük onur

Ukrayna'nın Dinamo Kiev takımında forma giyen ve Özbekistan Milli Takımı'nda oynayan forvet oyuncusu Maksim Şatskih, ülkesinde 2006 yılının en iyi futbolcusu seçildi.
Özbekistan Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen ve ülkedeki 281 gazetecinin katıldığı anket sorularında Şatskih, 426 puanla yılın futbolcusu seçilirken, Moskova'nın Torpedo takımı forvet oyuncusu, Özbekistan U-23 Milli Takımı'nda bu ay Katar'da düzenlenen Asya Oyunları'nda attığı 5 golle en iyi golcü olan Aleksandr Geynrih ise 421 puanla ikinci, Özbekistan Milli Takımı kaptanı, Taşkent'in Pahtakor takımı futbolcusu Server Ceparov ile 287 puanla üçüncü oldu.
Ayrıca, Futbol Federasyonu anketlerinde, Özbekistan Ali (Yüksek) Ligi'ni ikincilikle tamamlayan Fergana'nın teknik direktörü Yuriy Sarkisyan de yılın antrenörü seçildi.
Böylece, Dinamo Kiev takımının forvet oyuncusu Şatskih, iki yıl art arda ülkesinde yılın futbolcusu seçilirken, son 4 yılda 3 kez yılın futbolcusu unvanını almış oldu.






PSV Rotterdam'da durdu: 1-1

Hollanda Ligi'nde açık ara şampiyonluğa koşan PSV Eindhoven, 12 maçlık galibiyet serisini Feyenoord karşısında noktaladı.

Hollanda Birinci Ligi'nde şampiyonluk mücadelesi veren PSV Eindhoven 19. hafta maçında deplasmanda karşılaştığı ligin güçlü takımlarından Feyenoord'la 1-1 berabere kaldı.
24. dakikada Philip Cocu'nun attığı golle öne geçen PSV, 38. dakikada rakip takımdan Angelos Charisteas'ın golüne engel olamayınca sahadan bir puanla ayrılmak zorunda kaldı. PSV böylece, ligde 12 maçlık galibiyet serisini de Feyenoord karşısında noktalamış oldu. PSV kalecisi Gomes ise tam 956 dakika sonra kalesinde gol gördü.
PSV bu maçla birlikte, 19 maç sonunda puanını 50'ye yükselterek zirvedeki yerini korudu.
Fenerbahçe'nin UEFA Kupası'nda karşılaşacağı AZ Alkmaar ise liderin 10 puan gerisinde ikinci sırada bulunuyor. AZ Alkmaar, Çarşamba günü Twente deplasmanına çıkacak.
Ligde zirve hesapları yapan ve 38 puanla 3. sırada bulunan Ajax ise Çarşamba günü kendi sahasında Roda'yı ağırlayacak.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 30-12-2006   #7 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler

9 futbolcusunu aynı anda kovdu!

Romanya I. Ligi takımlarından Universitatea Craiova eşi benzeri zor görülen olaylardan birine imza atarak takımın 9 as oyuncusunu birden kulüpten kovdu.
Takımın ligdeki kötü performansını sebeb gösteren kulüp yetililieri yaptıkları açıklamada: "İlk yarıda istediğimiz sonuçları alamadık ve bir revizyona ihtiyacımız vardı" dedi. Universitatea Craiova takımı 18 takımlı Romanya I. Ligi'nde ilk yarıyı 24 puanla 11. sırada bitirmişti.



2006'nın en güzel golleri!

Futbol açısından üzüntüsü ve sevinçiyle bir yılı daha geride bırakıyoruz. Avrupa'nın bir çok liginde 2006 yılında yine jeneriklere girecek güzellikte goller kaydedildi. Heyecan 2006'da yine doruktaydı.
İşte 2006'nın en şık ve akıl dolu golleri... linke tıklayın

SuperSpor – 2006'nın en güzel golleri! - 29 Aralik 2006 (Dünya Futbolu)

Bak sen şu MARCA'ya!

İspanya'nın önde gelen günlük spor gazetelerinden Marca dün verdiği bir haber ile tüm dünyada yankı uyandırmıştı.

Cannavaro'nun FIFA Yılın Futbolcusu ödülüne layık görülmesinde bir hata olduğunu ve oyların yanlış sayıldığını, ödülün Zidane'e önümüzdeki günlerde verileceğini iddaa eden İspanyol gazetesi Avrupa'da bir çok ülkedeki ajansların ve medyanın bu iddiayı gündeme getirmesini sağlamıştı. Fakat gerçek şu ki Marca ülkesi İspanya'nın 1 Nisan'ı olarak kabul edilen 28 Aralık gününde yine sansasyonel bir şakaya imza atmıştı.
Meğerse şakaymış!..
İspanya'nın 1 Nisan'ı olarak kabul edilen ve her yıl 28 Aralık'ta kutlanan bu özel güne dair Marca gazetesinin bu haberinin tamamen bir hayal ürünü ve şaka olduğu sonradan farkedildi ve çoğu Avrupa ülkesi bu iddiayı spor bültenlerinde ve gazetelerinde yer vererek Marca'nın şakasını kurbanı oldu.
Konuyla ilgili spekülasyonların arttığı sırada ise dün gece FIFA resmi bir açıklama yaparak ödülün Cannavaro'nun olduğunu ve Marca'nın şakasının söz konusu olduğunu belirtti.







Wanchope'un Japonya macerası

Kosta Rika futbolunun yıldız ismi Paulo Wanchope, Japonya Ligi takımlarından FC Tokyo ile kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor.
Kosta Rika Milli Takımı'nda oynadığı 72 maçta 45 gole imza atarak tüm zamanların en golcü ismi olan, aynı zamanda ülkesinin dünyada en çok tanınan futbolcusu konumundaki Paulo Wanchope 30 yaşında Japonya'ya transfer oluyor. 2006 Dünya Kupası'nda Kosta Rika Milli Takımı'yla mücadele eden Wanchope, turnuvadan sonra Arjantin Ligi takımlarından Rosario Central'de forma giymişti.
Paulo Wanchope, konuyla ilgili yaptığı duyuruda, "Yeteneklerimi ve tecrübelerimi, kulübün başarısı için harcayacağım" diyerek transferin olumlu sonuçlanacağı imasında bulundu.
2004 yılında Japonya Kupası'nı müzesine götüren FC Tokyo'dan yapılan açıklamada, Kosta Rika'lı yıldızla anlaşma zemini arandığı ifade edildi.
İngiltere Premier Ligi'nde Derby Country, West Ham United ve Manchester City takımlarında top koşturan Wanchope, İspanya La Liga'da Malaga ve Katar Ligi'nde de Al Gharafa takımlarında forma giymişti.
1996 yılından beri milli formayı giyen Wanchope, 2002 yılında Japonya ve Güney Kore'nin ortaklaşa düzenlediği Dünya Kupası'nda bir gole imza attı. 2006 Dünya Kupası'nda da Almanya'da boy gösteren Wanchope, takımının ev sahibi Almanya'ya 4-2 yenildiği maçta iki gol birden atarak dikkatleri üzerine çekmişti.




Sollied gönderildi iddiası!

Yunanistan Birinci Ligi'nin güçlü takımlarından Olimpiyakos'ta Norveçli teknik adam Trond Sollied'in görevine son verildi.
Yunan medyasında çıkan haberlerde, Yunanistan Şampiyonu Olimpiyakos'un Norveçli teknik direktörü Trond Sollied'le yollarını ayırdığı iddia edildi. Yunan ekibinden resmi bir açıklama yapılmazken, haberin yalanlanmaması dikkat çekti. 2005 yılı Haziran ayında takımın başına geçen ve iki yıllık sözleşme imzalayan Norveçli teknik adam geçtiğimiz sezon takımını şampiyonluğa ulaştırmıştı.
İlk yarısı biten Yunanistan Birinci Ligi'nde ikinci AEK Atina'nın da beş puan önünde zirvede bulunan Olimpiyakos'ta Sollied'in gönderilmesinin ana nedeni takımın Şampiyonlar Ligi'nde yaşadığı hüsran olarak yorumlandı.



Wederson'a PSV kancası

Ara transfer döneminin çok konuşulan isimlerinden olan Ankaraspor'un başarılı futbolcusu Wederson'a Hollanda Ligi'nin güçlü ekiplerinden PSV Eindhoven kanca attı. Ankaraspor Genel Menajeri Mehmet Şen, PSV Eindhoven'in bir Türk menajer aracılığıyla kendilerine teklifte bulunduğunu dile getirdi. Fakat Ankaraspor yönetimi olarak Wederson'u satmayı kesinlikle düşünmediklerini de söyledi. Başkent ekibi, daha önce Wederson'a talip olan Galatasaray'dan da 2 milyon doların yanı sıra Hasan Kabze'yi sezon sonuna kadar kiralık ve Ferhat Öztorun'un da bonservisiyle birlikte verilmesini istemişti.

Platini'den sınırlama

26 Ocak'ta yapılacak olan seçimlerde UEFA Başkanlığı'na adaylığını açıklayan Michel Platini, başkan olursa Şampiyonlar Ligi'nde bazı sınırlamalara gideceğini söyledi.

İngiliz Premier Ligi, Serie A ve La Liga'dan Şampiyonlar Ligi'ne sadece üçer takımın katılması gerektiğini savunan ve başkan olursa bunu hayata geçireceğini ifade eden Platini, diğer ülke takımlarına daha fazla şans verilmesini sağlayacağını belirtti.

1990'dan beri başkanlığını sürdüren Johansson'un karşısında aday olan Platini, Avrupa'nın güçlü ekiplerinin desteğini alamazken, Barcelona FC, AC Milan, Chelsea, Bayern Münih ve Lyon'un yer aldığı G14 ekipleri, Johansson'u destekleyeceklerini açıklamıştı.

Dinamo Bükreş stat arıyor!

Romanya Birinci Lig takımlarından Dinamo Bükreş, gelecek yıl Şampiyonlar Ligi'ne katılması durumunda maçlarını oynayacağı stat arıyor.
Ligde en yakın takipçisi Steaua Bükreş'in 13 puan önünde şampiyonluğa doğru giden Dinamo Bükreş, stadının UEFA kriterlerine uygun olmaması nedeniyle Şampiyonlar Ligi maçlarını oynayabileceği stat için Romanya dışında aramalarını sürdürüyor.
Dinamo Bükreş Başkanı Cristian Borcea yaptığı açıklamada, ''Dinamo Bükreş'in bu sezon şampiyonluk şansı çok yüksek. Bizim stadımızın Şampiyonlar Ligi maçları için uygun olmaması nedeniyle yurt dışında stat arayışlarımız devam ediyor'' dedi.
Kulüp başkan yardımcısı Florin Raducioi'nin İtalya ve İspanya'da arayışlarını sürdürdüğünü söyleyen Borcea, ''İtalya'da 700 bin Rumen göçmen, İspanya'da ise 1 milyondan fazla vatandaşımız yaşıyor. Burada bulacağımız bir statla maçlarımızı kendi sahamızda gibi oynayacağız'' diye konuştu.
Borcea ayrıca, ezeli rakipleri Steaua Bükreş'in sahasını kullanma konusunda yapılan teklifleri de reddettiklerini sözlerine ekledi.




Küçük Ali büyülüyor

Avustralya'nın Victoria Eyaleti 1. Ligi'nde mücadele eden Türk ekiplerinden Anadoluspor'un 11 yaş altı takımında oynayan Ali Eyigün isimli futbolcu oynadığı futbolla herkesi büyülüyor.
Küçük Ali lakabıyla anılan ve henüz 9 yaşında olan Ali Eyigün, geleceğin yıldız adayları arasında gösteriliyor. Victoria Eyaleti 1. Ligi takımlarından Anadoluspor'un küçükler takımında forma giyen Ali Eyigün'ün müthiş bir sol ayağa ve top tekniğine sahip olması şimdiden geleceğine yönelik ipuçları da veriyor. 1997 yılında Avustralya'da doğan Ali Eyigün, ailesiyle birlikte Avustralya'da yaşıyor. Ali Eyigün, 2 yıl önce Nortkobruk Takımı'nın küçükler takımında forma giyerken Chelsea Altyapı Sorumlusu Bill Cana'nın dikkatini çekiyor ve Avrupa Futbol Akademisi'ne alınıyor. İki yıldır akademide oynayan Ali Eyigün, sol ayağını çok iyi kullanıyor ve futbol uzmanları Ali'nin futbol zekasının 16- 17 yaşındaki gençlerle aynı olduğu görüşünde birleşiyor.
Avustralya'da 11-12 yaş gurubu seçmelerinde 600 aday arasında ilk 12 kişi arasında seçilen Ali Eyigün, İtalyan ve Türk takımlarından misafir oyuncu olarak oynadı, aynı zamanda dört kupa aldı. Küçük Ali, Türk takımlarının organize ettiği Atatürk Kupası'nda en çok gol atan oyuncu oldu.
Ali'nin babası Tevrat Eyigün de, oğlunun geleceğine yönelik ilk ve önemli adımları atmaya başlamış. Tevrat Eyigün'ün Fenerbahçe Kulübü'ne gönderdiği tanıtım CD'si çok beğenilince Ali Eyigün önce Fenerbahçe altyapısına çağırılmış. Ancak minik yıldızın ünü, İngiltere'nin ünlü Chelsea'nın altyapı araştırmacılarının da dikkatini çekince Chelsea'dan de teklif aldı. Ali'nin babası Tevrat Eyigün şimdi, çok önemli bir karar verme aşamasında. Ali Eyigün ya Abramowitz'in Chelsea'sına giderek futbola ve eğitimine İngiltere'de devam edecek ya da Türkiye'de büyük bir takımın alt yapısına yerleşip Türk futboluna ülkesinde alacağı eğitimle hizmet edecek.




6 milyon euroya gitti!

Futbol hayatının son dönemine gelen bir yıldız daha yeşil sahalardaki son mücadelesi için uygun yeri Arap ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan'ı seçti.

34 yaşındaki tecrübeli futbolcu Al Ittihad ekibiyle anlaştı ve Suudi Arabistan'a uçmak için şimdiden hazırlık yapmaya başladı. Kimden mi bahsediyoruz?
54 milyon dolardı...
2000 yılında tam 54 milyon dolar karşılığında Real Madrid'e giden ve Zidane'dan sonra o dönem dünyanın en pahalı ikinci transferi olan Portekiz'in efsane kaptanı Luis Figo'dan. Kuşkusuz Figo'nun transferinde o önem başlan Perez'in bir seçim vaadi olması Real Madrid'e gelişinde büyük rol oynamıştı.
Kimden mi bahsediyoruz? 2000'de UEFA tarafından Avrupa'da Yılın Futbolcusu, 2001'de ise FIFA tarafından Dünya'da Yılın Futbolcusu ödüllerine layık görülen bir dönem yaptığı ortalar ve teknik futboluyla futbolseverlerin hayranlığını kazanan Luis Figo'dan.
2004 Finali ve Figo...
Barcelona'da oynadığı 5 yılın ardından takımın ezeli rakibi olan Real Madrid'e gitmesiyle Katalan taraftarları çileden çıkartmış ve 2004 yılında Avrupa Futbol Şampiyonası Finali'inde sahaya inen bir taraftar tarafından suratına öfke ile Barcelona bayrağı fırlatılan eski ve büyük bir yıldızdan, Luis Figo'dan...
6 milyon euro alacak!..
İsveçli ünlü model Helen Svedin ile evli olan 3 çocuk babası Figo özel yaşantısını bir kenara bırakıp bir süre futbol hayatını Suudi Arabistan'ın Al Ittihad takımında devam ettirecek. Arabistan ekibinin Figo'ya 6 ay + opsiyonlu 1 yıl sözleşme uzatma anlaşması üzerine ödeyeceği rakam ise kulübün patronu Mansour al-Balawi'nin yaptığı açıklamaya göre 6 milyon euro olacak.
İşadamı olmak istiyordu..
Portekizli yıldız futbolcu bu sezon başı yaptığı açıklamada futbolu bıraktıktan sonra işadamı olmak istediğini söyledi. Futbolculuk kariyerinden sonra, teknik direktör ya da menajer olmayı düşünmediğini belirten emektar isim, yatırım alanları konusunda ise, oteller, emlak, eberji ve belki moda sektöründe de yatırım yapabileceğini ifade etmişti. Ve Figo Suudi Arabistan ekibinden alacağı yüksek ücret ile bu konuda kendisine sağlayabileceği sermaye adına nokta atışı yapmış oldu.
Sıfırdan doruğa...
1989-1995 yılları arasında Sportin Lizbon forması ile yıldızlaşan Figo peşinde koşan bir çok kulübe rağmen ve Johan Cruijff'ın başında bulunduğu Barcelona tarafından kapılmış ve 5 sezon Barça forması altında mücadele etmişti. 2000 yılında Barcelona'ya ise Real Madrid reddedemeyeceği bir teklif sunmuş ve Figo 54 milyon dolara Madridli olmuştu. Bu transferin ardından Katalan ekibi Barcelona taraftarları o yıllarda Figo'ya büyük nefret duymuş, adına site açıp örgütlenmiş ve bu nefret Figo'nun ailesini tehdite kadar gitmişti. 2005 yılında İtalya'ya İnter Milan'a gelen Figo yaklaşık 2 sezondur İnter forması altında mücadele ediyordu.

Figo bu ay İnter teknik direktörü Roberto Mancini ile sorunlar yaşamış ve sezon sonu takımdan ayrılacağını açıklamıştı.

Figo'nun kariyerindeki başarıları:
Ligler ve Lig Kupaları
(1994-95)(1994/95) - Portekiz Kupası 1996/97 - İspanya Kupası 1997/98 - La Liga Şampiyonluğu 1997/98 - İspanya Kupası 1998/99 - La Liga Şampiyonluğu 2000/01 - La Liga Şampiyonluğu 2002/03 - La Liga Şampiyonluğu 2005/06 - İtalya Kupası 2005/06 - italya Süper Kupası
Avrupa Kupaları
1996/97 - Kupa Galipleri Kupası 2001/02 - Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu 2002 - UEFA Süper Kupa 2002 - Kıtalararası Kupa




Eduardo Da Silva yılın futbolcusu!

Brezilya doğumlu Hırvat futbolcu Eduardo Da Silva, Hırvatistan'da 2006 yılının en iyi futbolcusu seçildi. Hırvatistan'ın Vecernji List gazetesi tarafından organize edilen yarışma sonunda, Almanya'da yapılan Dünya Kupası Finallerinde başarılı bir performans sergileyerek kendini kanıtlayan Dinamo Zagreb oyuncusu 23 yaşındaki Da Silva birinci oldu.
Milli forma altındaki ilk golünü, Hırvatistan'ın İngiltere'yi 2-0 yendiği 2008 Avrupa Şampiyonası eleme maçında atan Da Silva, 1 ay sonra da İsrail kalesine 3 gol atarak Hırvat taraftarların sevgisini kazandı.
Da Silva ayrıca, Hırvatistan Ligi'nde attığı 18 golle de en skorer oyuncu unvanını aldı.
Öte yandan Da Silva, verdiği bir röportajda, ''Bir yıl daha Dinamo Zagreb'deyim, ancak böyle iyi oynamaya devam edersem beni burada tutmak kulüp için bir hayli zor olacak'' dedi.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 30-12-2006   #8 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler

Ne oldu bu Afrikalılara?



Almanya 2006 Dünya Kupası'nda Afrikalı futbolcuların gösterdiği performansı göz önüne alarak o günlerde yine bir 'ne oldu bu Afrikalılara' başlığı ile bir yazı yazmıştım. Takım olarak fırtına gibi esen, mücadele eden fakat tecrübe kurbanı olan Afrika ülkelerinin futbolcuları oynadıkları liglerde kendilerini buldu. Şimdi günler geçti, Avrupa liglerinde sezonun ilk yarılarının sonuna geldiğimizde ortaya tersi bir tablo çıktı. Doping almışçasına takımlarını sırtlayan Afrikalıların bu sıçrayışı gözden kaçmıyor.
İngiltere’de gol krallığında zirveyi ilk üçte iki Afrikalı isim paylaşıyor. İspanya’da Barça’nın önünde lider durumda bulunan Sevilla’yı Malili (Aynı zamanda Fransız) bir futbolcu Kanoute taşıyor. Belçika’da, Fransa’da, İsviçre’de durum farklı değil. Afrikalılar şimdilik İtalya Serie A ve Almanya Bundesliga’da tam anlamıyla egemenliklerini kurmuş değiller ama yakında bu iki ligde de gol krallıklarında ve takımlarını sırtlayan isimlerin listesinde birçok Afrikalı futbolcu görebileceğiz. Gerçekten geçtiğimiz yıla oranla baktığımızda soruyoruz: Ne oldu bu Afrikalılara?



Didieeeeer Drogbaaaaaaaaa...

İngiltere ile başlıyoruz. Premier League'de son iki sezonun şampiyonu yıldızlar topluluğu Chelsea'de bu sezon bambaşka bir isim var. Futbol karakterinin yanında formunu da oldukça değiştirmiş bir yırtıcı forvet. Fildişi Sahili Milli Takımı kaptanı Didier Drogba'dan bahsediyoruz tabii ki. Geçen yıl Mavilerde biyonik adam olarak Lampard söyleniyordu. Ama bu sene Drogba kendi mevkisine dünya üzerinde kendini kanıtlamış etkili golcü Shevchenko'nun transfer edilmesini bile önemsemedi. Sezon başı Sheva'nın fahiş bir fiyatla Milan'dan transferinin ardından Jose Mourinho'nun takımı tek mi çift mi forvet oynatacağı sorunsalı ve Drogba'nın gözden düşeceği tahminleri sezonu yarıladığımızda her şeyiyle suya düştü.
Drogba Premier League'de attığı 12 gol ile gol krallığında zirvede yer alırken, özellikle Chelsea adına Mavilerin sıkıntıya düştüğü karşılaşmalarda sahneye çıkarak takımını ipten alan gollere imza attı. Bir golcünün ne zaman ne yapacağını bilemediğimiz anlardan birine en güzel ve en yakın örnek Everton deplasmanında 2-2 giden maçta bitime dakikalar kala Drogba'nın yaklaşık 30 metreden attığı fizik kurallarına aykırı goldü. Son vuruş konusunda geçtiğimiz sezon çok eleştirilen ve rakip defansı yormanın dışında gole çok fazla gidemeyen bir isim olarak düşünülen 28 yaşındaki golcünün, bir sene sonra topu her ayağına aldığında futbolseverlere heyecan vermesi dikkatleri çekiyor. Drogba attığı gollerin ardından hocası Jose Mourinho'yu 20 metre yumruklarla koşturmaya ve sevinçten çıldırtmaya devam edecek gibi. 44.5 milyon dolar karşılığında Chelsea’ye geldiğinde buruk kıvıranlar da artık bir Drogba hayranı.. Spikerlerin deyimi ile Didieeeeer Drogbaaaaaaaaa..


Futbol zekası ve Kanu...

Premier League'deki Afrikalı futbolcuların gösterdiği performansa ait yolculuğumuz sadece Drogba ile mi sınırlı? Gol krallığında 10 gol ile zirveye kurulan Drogba'nın arkasında futbolsevelerin unutamadığı büyük bir tecrübe bekliyor. Ajax - Inter Milan - Arsenal- West Bromwich Albion kariyerinin ardından Pompey'e gelen ve 9 golle gol krallığında 3. sırada bulunan, zirveye ortak olan isim Nwankwo Kanu.
30 yaşındaki tecrübeli Nijeryalı futbolcu takımı Portsmouth'ta geçtiğimiz sezon yaşadığı kabusu çok çabuk unutturdu ve bir anda ligde ilk 7'de yer alan bir takım haline getirdi. Kanu bu performansına rağmen Portsmouth'tan ayrılmak istese de Fratton Park'ı dolduran binlerce futbolsever onun 27 numaralı forması ile sahada ortaya koyduğu futbol zekasını unutmayacak.

Kanu'nun Ada'da daha önce formasını giydiği W.B.A forması altında iki sezonda 53 maça çıktığını ve sadece 7 gol kaydettiğini hatırlatmak gerekiyor. Golcü futbolcu Pompey'de ligin ilk yarım periyodundaki performansıyla son iki sezon oynadığı futbol istatistiklerini altüst etmiş durumda. Her ne kadar sezona ilk yaptığı girişin ardından ufak da olsa bir düşüş dönemi yaşıyor olsa da..


İspanya'da zirvede 4.4 milyon euroluk bir yıldız, Kanoute...

İngiltere'den İspanya'ya uzanıyoruz. İspanya La Liga'da bu sezon Barcelona ve Real Madrid'in arasında şampiyonluk yarışı veren Sevilla'nın Malili (Aynı zamanda Fransız) forveti Frédéric Kanouté gollerini sıralamaya devam ediyor. 2005 yılında Tottenham'dan bir anda gelen ilk teklif ile Sevilla'da 4.4 milyon euro gibi bir rakamla satılan Kanouté, İspanyol ekibi forması altında 50 maçta attığı 20 gol ile üstüne düşen görevi yerine getiriyor. Bu sezon 16 maçta 14 gollük performansı var. Gerçekten normalin üstünde bu ortalama ile bu sezon patlama yapan Afrikalı futbolcular arasında kendine yukarılarda bir yer edinmeyi bildi.
Kanoute Müslümanlığı ile futbol dünyasında bu sezona kadar ön plandaydı. Sevilla ve Barcelona arasında oynanan maçta takım arkadaşlarının hepsinin bir bahis şirketi olan 888 firmasının reklamının bulunduğu forma ile sahaya çıkmasına rağmen o formasının önünü beyaz bir parça ile kapatmış ve bu reklamın yer aldığı forma ile mücadele etmeyeceğini söylemişti. O dönem İspanya’da kulüp ve oyuncu arasında yaşanan bu kriz bir şekilde halledildi.
İspanya La Liga'da gol krallığında zirvede olan isim Ronaldinho, Milito, Nistelrooy, David Villa gibi golcüleri geride bırakmış durumda. Barça'da sezon başında sakatlanan Etoo'nun yokluğunda Afrikalı olarak bayrağı Kanouté fazlasıyla almış gibi gözüküyor.


Belçika'nın zirvesi Afrika...

İspanya'dan sonra durağımız Belçika. Belçika Jupiler League'de de gol krallığında zirveyi paylaşan isimler Afrikalı futbolcular. KVC Westerlo forması giyen Nijeryalı forvet oyuncusu Patrick Ogunsoto ve RSC Anderlecht'in etkili Kongolu golcüsü Mohammed Tchite 12'şer golle Jupiler League'de gol krallığını zirvesinde yer alan isimler. Bu iki isminde henüz genç olması ve Belçika'da tecrübe kazanıp ilerleyen yıllarda Avrupa'da da başarı olabileceklerini kanıtlaması futbolseverleri şaşırtmayacak. Ogunsoto 22, Tchite henüz 23 yaşında.
Hollanda’da N’Kufo kasırgası...

Hollanda Casino Eredivise Ligi'nde gol krallığında 15 golle ikinci sırada yer alan Kongo doğumlu Blaise N'Kufo'nun son haftalardaki performansı ise parmak ısırtıyor. Twente forması altında 17 maçta 15 gol atan ve ortalamasını geçtiğimiz sezona göre oldukça yükselten N'Kufo ligin ikinci yarısında da bu formunu sürdürecek gibi gözüküyor.
Fransa'da durum değişik değil. Yine gol krallığında zirve Afrika kokuyor. Gineli futbolcu Ismael Bangoura ligin mütevazı ekiplerinden Le Mans'ı sırtlayan isimlerin başında geliyor. Le Mans forması altında 16 maçta attığı 8 gol Ismael Bangoura'yı Fransa'da gol krallığında zirvede tutuyor. Diğer Avrupa liglerine oranla Fransa Ligue 1'de goller sırf golcülerden değil takımın bütününden yayılıyor.
Bunların yanı sıra sezonun ilk yarısında gol konusunda adlarını fazla skor tabelasına yansıtmasalarda takımlarını sırtlayan bir çok isim var. İngiltere’de Chelsea’nin dinamosu Ganalı Essien, Wigan’a ofansif futbolu getiren Senegalli Camara, Fransa’da Lille’ı sırtlayan Nijeryalı forvet Peter Odemwingie, Fildişi Sahilli Abdul Kader Keïta, Lens’in başarılı ismi Aruna Dindane bunlardan sadece bazıları..

Yeni Ronaldinho: Anderson



Ronaldinho'nun tahtını yavaştan yavaştan sarsan futbolcu, Anderson Luís de Abreu Oliveira. Brezilya'da her 10 çocuktan 9’u gibi 5 yaşında topla buluştu. En büyük özelliği müthiş top tekniği, isabetli şutları ve attığı zeka dolu paslar olan Anderson’un bu yetenekleri, ortaya günümüz futbol okulları için ders niteliğinde bir oyun çıkartıyor. Gremio alt yapısında geçirdiği 13 yılın ardından 2004 yılında tam anlamıyla ilk kez profesyonel olan Brezilyalı genç yıldız için futbol otoritelerinin kalemleri hep aynı tanımlamaya gidiyor: "Anderson Ronaldinho'nun tahtını sarsmakla kalmayacak..."
Künye:
Tam adı: Anderson Luís de Abreu Oliveira
Doğum tarihi ve yeri: 13 Nisan 1988 / Brezilya
Boy: 1.76
Mevkii: Ofansif orta saha
Kulübü: FC Porto
Kariyeri:
2004 – 05 (Gremio)
2005 – ... (Porto)

Ronaldinho ile geçtiğimiz yıl yapılan bir röportajda şöyle bir soru sorulmuştu: "Futbolun içinde her sene bir yıldız ile karşılaşıyoruz. Özellikle bunlar Brezilya kökenli. Peki bunlardan etkilenmiyor musunuz? Sonuçta dünya çapında bir ününüz var ve bir anda bu ikinci plana düşmekle tehdit edilebilir?" Barcelona'nın sempatik Brezilyalısı ise bu soruya çok kısa bir cevap vermişti: "Anderson o kadar stil kazanmış bir halde geliyor ki bazen onun bir gün Barcelona'ya transfer olup benle birlikte oynayacağını ve benim forma için her zamankinden iki kat daha fazla çalışacağımı düşünüyorum." İşte bu cümleler futbol dünyasında ortaya çıkan bir yıldızı özetlemek için yetiyor da artıyor

Henüz 18'inde futbol dünyasına bu kadar net bir şekilde düşmüş bir futbolcu olan Anderson, Brezilya’da Gremio formasıyla ilk kez sahne aldığında çoğu kulübün gözlemcisi tarafından 5 yıldız ile not edildi. Profesyonel olduktan sonra sadece 5 kez Gremio forması giyen genç yetenek için, bu 5 maç aslında fazlasıyla yeterliydi. Barcelona başta olmak üzere henüz Brezilya'dan dışarı adım atmadan önce birçok kulübün transfer etmek için girişimde bulunduğu Brezilyalı için Porto'nun transferde görevli yetkilileri elini çabuk tuttu. Bir anlık müdahale ile genç yeteneği bir gün içinde Portekiz ekibinin kadrosuna kattılar ve bir anlamda futbolseverler için Anderson o gün başladı. Tarihler Kasım 2005'i gösteriyordu. Bu müthiş yeteneğin yaklaşık 4 ay sonra, Mart 2005'te ilk kez Porto forması giymesi de gerçekten ilginçti. Anderson, Porto forması giymeye başladıktan sonra takıma öyle büyük bir ivme kazandırdı ki bazı takım arkadaşları bu ivmenin altında kaldığı için onun arkasında çok fazla dedikodu yaptılar. Bu dedikodulara Anderson'un üç oyuncuyu çalımlayan, bir de gol pası veren futbolu o kadar güzel bir cevap verdi ki... 2005 - 2006 sezonunda adeta lige sonradan ısınan bir futbolcu olmasına rağmen henüz 18'lik bu genç, Porto‘ya büyük katkı yaptı.
Güney Amerika Gençler Şampiyonası'nda Brezilya Milli Takımı U-17 formasını giyen Anderson, Brezilya'nın finalde Meksika'ya 3-0 yenilmesine rağmen turnuvanın göze çarpan isimlerinden biri oldu. Daha sonra Brezilya U-17 Milli Takımı ile Dünya Gençler Şampiyonası'nda mücadele etti ve bu turnuvanın altından Adidas Altın Top ödülü Anderson'a gitti.



Türk futbolseverler için aslında Brezilyalı çok da fazla yabancı değil. 30 Eylül 2005'te Brezilya ile U-17 Milli Takımı'mızın oynadığı maçta Anderson'u fazlasıyla izlemiştik. Tek başına bir takım nasıl perişan edilir o gün szahada görmüştük. Ve bu Brezilya adına çoğunlukla Anderson tarafından gerçekleştirilmişti, futbolseverler onun ismini bir köşeye not etmişlerdi.
Kendini nasıl tanımlıyorsun sorusuna genç yetenek şöyle cevap veriyor: "Aslında herkesten hiçbir farkım yok. Zamanımın çoğunu video oyunlar oynayarak, msn’de arkadaşlarım ile sohbet ederek, ara sırada evde tek başıma dans ederek geçiriyorum. Unutmadan not etmem gerekli biftek, pilav ve fasulye yemekleri beni her zaman mutlu etmiştir."
Tarihler 13 Eylül 2006'yı gösterdiğinde ise Anderson'un Avrupa'ya sunduğu bir futbol şöleni gerçekleşti. Porto'nun Şampiyonlar Ligi'nde evinde CSKA ile 0-0 berabere kaldığı maç sonunda skorun beraberlik olması Anderson'un "harika" olduğunu örtmedi. Ertesi gün Portekiz gazeteleri dahil birçok yayın organı Anderson'un güzel futboluna dikkat çekerken, bu dikkat İngiltere'ye Londra'ya sıçradı. Barcelona ve Inter'in ardından Chelsea de Anderson'u transfer listesine aldı ve o şimdi devlerin kıskaçında. O kıskaçtan kurtulamayacağı kesin. Kim kurtulmak ister ki zaten?
Porto ile 2008 yılına kadar sözleşmesi devam eden isim büyük ihtimalle bu sene çantalar dolusu euro karşılığında kendini vitrine atacak. Bazı futbolseverlerin "çağdaş futbolda bireysellikten önce takım ilk planda olmalıdır" düşüncesinin çürüyüp çürümeyeceğini merakla bekleye duralım... Anderson’un yıldız olma lüksünü pskolojik olarak kaldırır ve önündeki küçük çizgiyi kayıpsız bir şekilde atlatırsa, gelecek 10 yıl içerisinde mahalle maçlarında küçük futbolcuların ağzında "Anderson Andersooooooon" şeklinde yer alacak...



bu linktede o müthiş sihirli sol ayağın videosu var ....

YouTube - Entrevista Anderson - FCP

Son Düzenleyen MaKaLeLe; 30-12-2006 @ 03:02. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 03-01-2007   #9 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler

Almanlar Johansson'u destekliyor

Almanya Futbol Federasyonu (DFB), UEFA başkanlığında Michel Platini'nin yerine şu anki başkan Lennart Johansson'u destekleyeceklerini duyurdu.
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) başkanlığı için Fransız Michel Platini'yle hali hazırdaki başkan Lennart Johansson arasında yarış iyice kızışırken, ülke federasyonları da oylarının renklerini belli etmeye başladı. Almanya Futbol Federasyonu Başkanı Theo Zwanziger, Alman Kicker Dergisi'ne yaptığı açıklamada, "DFB, Lennart Johansson'u destekliyor" dedi.
26 Ocak'ta 52 ülke federasyonunun oylarıyla belirlenecek UEFA Başkanlığı için, 1990'dan beri bu görevi yürüten İsveçli 77 yaşındaki Lennart Johansson ile Juventus ve St. Etienne formalarıyla bir döneme damgasını vuran eski Fransız yıldızlardan Michel Platini mücadele edecekler.




Serhat için son 3 gün!

Belçika'nın Anderlecht takımında forma giyen temsilcimiz Serhat Akın ile kulübü arasında olan sorunlar bir türlü dinmiyor.
Geçtiğimiz ay yaşadığı sorunların ardından takımda satış listesine konan ve ayrılma noktasına gelen yetenekli futbolcu için takımın menajeri Herman Van Holsbeeck yaptığı açıklamada 3 gün içerisinde futbolcunun durumu ile ilgili herşeyin belli olacağını ifade etti.
Daha önce Serhat için 2 milyon euro bonservis bedeli belirlediklerini ve tekliflere açık olduklarını belirten Van Holsbeeck, Almanya'nın Köln ekibinden ve Türkiye'den Beşiktaş'tan resmi teklif aldıklarını söyledi. Serhat Akın'ın önümüzdeki devre hangi takımda forma giyeceği üç gün içerisinde kesin olarak netlik kazanacak.



Güneş'den çarpıcı açıklamalar!



Güney Kore'nin FC Seoul takımıyla anlaşan ve Cuma günü yeni takımıyla çalışmalara başlamak üzere Kore' ye gidecek olan Şenol Güneş, Trabzon'da düzenlediği basın toplantısında, yeni görevini ve futboldaki gelişmeleri değerlendirdi.
Yeni bir misyona soyunduğunun altını çizen Şenol Güneş, Güney Kore' yi tercih etmesinin sebeplerini anlatırken, "Batıdaki futbol anlayışına henüz uyum sağlayamadık. Bizim de eksikliğimiz var. Uzakdoğu futbolda yeni bir dünya. Batıda ticari boyut üst seviyeye çıktı. Ama batıda olan doymuşluk da en üst seviyeye ulaştı. Uzakdoğu' nun bu konuda yeni bir dönem olacağını düşünüyorum. Ekonominin yanında futbola açlık da çok fazla. Futbolda yenilik yapma adına uğraşları var.
Öğrenmek istiyorlar. Onlara biraz katkı yapmayı düşünürken kurumsal kimliklerini de görme olanağı bulacağız. Şu anda 1967'de futbola ve 1987' de antrenörlüğe başladığım andaki heyecanın aynısını duyuyorum. Milli takımdan ayrıldıktan sonra Türkiye' de çalışma olanağını zor görüyordum. Ama çok şey borçlu olduğum Trabzonspor'u geri çeviremedim. Fakat bu süreçten hem ben, hem de takım yara alınca ayrılmak zorunda kaldık. Seoul genç bir takım. Kore'deki ilk üç takımdan biri. Lee Yong var orda. Yeni bir döneme başlayacağım. Nelerin beni beklediğini bilmiyorum. Amacım oradaki futbola katkı yapmak. Profesyonel anlamda çalışmayı seviyorlar ama teknik ve taktik olarak eksiklikler var. Beceri olarak onlara futbol bilgimizle bir şey katabilirsek çok şeyi öne geçirmiş olabiliriz" diye konuştu.
GÜZELLİK ÖN PLANDA
Güneş, Kore'de futbolun güzelliğini sahada görmek istediklerini belirterek, "Bizde saha sonucu ön planda. Orada güzel futbol daha ön planda. Bu da benim işim. Çalıştırdığım takımlarda güzel futbol oynattığımı düşünüyorum. Ben hala o futbolun oynandığını göremiyorum. 2007'de 40. yılımı kutluyorum.
Güney Kore' ye 200 milyon dolar ihraç ürünü gönderirken, 3 milyar dolara yakın ürün alıyoruz. Bizim aleyhimize işliyor. Ürünlerimizi satma şansı bulabiliriz, turizmi kullanabiliriz. Tanıtım için benim de oraya gitmem yararlı olur" dedi.
TRABZONSPOR DURUMU ÜZÜNTÜ VERİCİ
Şenol Güneş, geriye dönük yaptığı hiçbir şeyden rahatsız olmadığını ifade ederek, "Bugün Trabzonspor' un geldiği nokta üzüntü vericidir. Sonuç olarak başarısız görülüyor. Ama Trabzon' un camia olarak büyüklüğünü ve başarılarını biliyorum. Bu noktada bir deneyimi var. Hataları ve sıkıntıları da var. Bu hatalar herkesin başına gelebilir. Ama önemli olan bu başarısızlıkların nasıl değiştirilebileceğini araştırmaktır. Bu Trabzonspor' un sahiplerine düşen bir görevdir. Teknik heyet ve yönetimi incitmeden onlara yön vermek lazım. Bir hata yapıyoruz. Hocalar, gelen yönetimlere saygısızlık olmasın diye uzak durarak, onların belki de hata yapmasına neden olduk. Yönetimin karar payı 40 - 60 arasında olmalı., Aksi halde sürekli borç yapan ve borcu ortadan kaldırmak isteyen takımlar ve oyuncular gelir.
Bu kadronun ve bu takımın da ilk 5' e gireceğini düşünüyorum. Ama öylesine yanlışlar ve sıkıntılar olmuş ki onlar hala çözüme kavuşmadı. Eğer o hatalar olmasa bugün ilk 5' te olurdu. Büyük paralar harcayarak yapacağı transferler Trabzonspor'u şampiyon yapmaz, dibe götürür" dedi.
TRABZONSPOR ANAYASASI
Şenol Güneş, yönetimde bölünmeler olduğunu ve sen - ben kavgasının fazlalaştığını vurgulayarak, "Ama çözün tarafına geldiğimizde bir araya gelemiyoruz. Trabzonspor sadece bugünkü yönetime bırakılmamalı. Bugüne kadar bir çoğunu tanımıyorduk. Trabzonspor Anayasası ortaya çıkmalı. Ortaya çıkacak fikirlerden sonra ben de yönetici olarak gelsem, nasıl bir bütçeyle çalışacağım nasıl oyuncu alacağım belli olmalı. Bunlar kesinlikle kağıt üzerine olmalı. Aksi halde herkesin elinde başka yere gidiyor Trabzonspor.
Biz maddiyatı tutacağız ama onları asıl tutacak değerler, Trabzonspor' un değerleri olmalıdır. Trabzonspor, yeni bir Trabzonspor olgusunu ortaya koyarak yarışa girmeli. Bugünkü antrenörler Trabzonspor' u kurtaramaz. Bunu Ziya Doğan için söylemiyorum. Ben de olsam aynı şey olur. Bu yönetimin hataları var, eksikleri var. Ama onların da sorunları var. İyi yapmaya çalışırken yanlış yollara gidebilirler. İyi transfer için fazla para harcarken yanlış yollara girilebilir. Ben ayrıldıktan sonra iyiye gidildiğini görmedim. Ayrılığın bana yararı yoktu. Takıma yararı olacağını düşündüm ama olmadı. Saha sonuçları değil, ilkelerin değişmesi lazım. İlke ve prensipler ortaya konacak. Bunlar antrenör, yönetim,oyuncu ve taraftar için olmalı. Tesislere gittiğimde jandarma koruyorsa orayı, kapatırım o kulübü. Kendi başarılarımız kulübün üstüne çıkmamalı. Takım büyümüyor ama antrenör, ama yönetici ama sporcu büyümeye çalışıyor" dedi.
BAŞARI VE BAŞARISIZLIK YÖNETİMİN
FC Seoul Teknik Direktörü Şenol Güneş, başarı ve başarısızlığın yönetimlerin olduğunu ifade ederek, "Bugün Türkiye' nin sorunu UEFA ve FIFA kriterlerine kulüplerin uymamasıdır. Hala eski patron zihniyetiyle yönetiliyor kulüpler. Seçim kazanabilirsiniz, bu başarıdır. Ama asıl başarı kulübü yönetmektir. Bir antrenör alıp da yönetim onu suçluyorsa onun orada yeri yok. Eğer medya mensubuna antrenörünüzü suçluyorsanız, kendi başarısızlığınıza kılıf arıyorsunuz demektir. Siz görev verdiğiniz kişiden şikayetçi olamazsınız. Bu sadece bizim yönetimin değil, Türkiye' nin sorunu. Yöneticiler düşünce üretmiyor, uygulama yapıyor. İşi bilen adama fikir verilir. Yöneticiler bu işi bilmeli, aklı selim olmalı" dedi.
Güneş, bugüne kadar hiçbir şekilde siyaset düşünmediğini, bunun zaman zaman gündeme getirilmesinin de hem kendine hem de Trabzonspor' a zarar verdiğini vurgulayarak, "Siyasi bir partiye tabi olmadım olmam da. Benim duruşum var ve kimse beni etki altına alamaz. Benim kimseye bir borcum yoktur. Hiçbir parti beni alet etmesin bu işlere. Ama doğru yapan bir parti olursa dışarıdan da destek olurum" diye konuştu.
Futbol Federasyonu üzerindeki son tartışmaları da değerlendiren Şenol Güneş, "Seçim yönetimle ilgili, takımla değil. Takımda işleyiş devam ediyor. Seçimin neden yapılmak istendiğine bakmak lazım. O anlatılamadı tam olarak. Seçime gerek kalmadan bahsedilen olumsuz şeylerin halledilebilmesi lazım. Yönetimin gitmesi istenen sebep meşru bir şey değilse ortaya konulmalıdır. Bizden saklanmamalı. Şüphelerle, güvensizlikle yaşayamayız. Seçimle gelen seçimle gitmelidir. Güvenmeyen bu yönetime neden güvenmediğini ortaya koymalıdır. Sahadaki mücadelenin devam edeceğini düşünüyorum. Gelişmeler Fatih Terim' i de, takımı da etkilemez bence" dedi.
KADINLAR GİBİ DEDİKODU YAPTILAR
Trabzonspor'daki son döneminde özellikle Futbol AŞ' nin başına geçmemesi ve kararsızlıkla suçlanan Şenol Güneş, bu konularda sürekli arkasından konuşulduğunu ifade ederek, "Sokaktaki kadınlar gibi yaptıkları dedikodular var. Dertleri varsa gelsinler bana söylesinler. Yüzüme söylesinler.
Antrenörlük bilmemeden, disiplinsizliğimden, kararsızlığımdan dem vurdular.Ben böyle biri değilim. Ben üstlerine gitsem, konuşsam,sokağa bile çıkamazlar. Zurawski' nin transferinde kararsız kaldığımı söylediler.
Hepsinin yüzü orada. Zurawski' ye 3.5 milyon Euro vermeye hazırlardı madem, niye daha ucuz fiyata Halil' i almadılar. Dedikodu ile,sokakta konuşarak sorunları çözemezsiniz ve toplumu kandıramazsınız" ifadesini kullandı.
Güneş, Türkiye' ye döndüğünde bulunduğundan daha üst bir konumda çalışmayı arzuladığını da vurgulayarak, "Trabzonspor olur mu olmaz mı bilemem.Trabzonspor benim kulübüm, ben Trabzonspor' um. Gel dediler geldim,git dediler gittim.Kore' ye gidence telefon açacağım÷'Daha gideyim mi?' diye" şeklinde konuştu.
Güneş, Cuma günü Seul'e gideceğini, takımıyla Kore'de bir hazırlık kampı yaptıktan sonra 29 Ocak'ta Antalya'ya gelerek 20 günlük bir hazırlık kampı daha yapacaklarını ifade etti.



Rangers farkı 17'ye taşıdı

İskoç Premier Ligi'nde 23. hafta geride kalırken, Celtic, Parkhead'te Kilmarnock karşısında aldığı 2-0'lık galbiyetle, liderliğini sürdürdü.

Rangers, kendi sahasında Motherwell'i tek golle yenerek, Celtic'in 17 puan ardından ikinci sıraya yükseldi.

Maçın başında kontrolü eline alan Celtic, 39. dakikada Darren O'Dea attığı golle, skorda da üstünlüğünü sağlarken maçın uzatma dakikalarında Aiden McGeady'den gelen gol maçın skorunu belirledi.

Rangers'ın Motherwell'i tek golle geçtiği maçta skoru belirleyen gol 70. dakikada Kris Boyd'tan gelirken, Motherwell'de marc Fitzpatrick, Rangers'ta ise Dado Prso kırmızı kartla oyun dışında kaldı.

Premier Lig'de Salı günü alınan sonuçlar;
Dunfermline 0 - 1 Hearts
Hibernian 0 - 0 Aberdeen
Celtic 2 - 0 Kilmarnock
Motherwell 0 - 1 Rangers
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 05-01-2007   #10 (mesaj-linki)
MaKaLeLe - avatarı
Cvp: Dünya Futbolundan Son Haberler

Le Guen'den veda!




İskoçya'nın G.Rangers takımını çalıştıran Fransız teknik direktörü Le Guen görevinden ayrıldı.

Fransa'da fırtına gibi esen O.Lyon takımının iskeletini yaratan teknik direktör İskoçya'dan tatsız bir şekilde ayrıldı.Bundan 7 ay önce Rangers'ın başına geçen, daha önce O.Lyon ile 3 kez Ligue 1 şampiyonluğu yaşayan deneyimli teknik adam ile sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği İskoç ekibi tarafından açıklandı. İskoçya Premier League'De 23 hafta sonunda Celtic'in 17 puan gerisinde kalan ve şampiyonluk yolunda büyük darbe alan Rangers'da görevi bırakan Le Guen çok üzgün ve hayal kırıklığı içerisinde olduğunu söyledi. Başarılı çalıştırıcı daha önce takımında bazı oyuncularla kendisini sabote ettiği gerekçesiyle tartışmalar yaş**ıştı.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
dünya, futbolundan, haberler
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Dünya Futbolundan Son Haberler Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Fenerbahçe'den Haberler B.L.A.C.K Fenerbahçe 112 1 Hafta Önce 17:29
Beşiktaş'tan Haberler B.L.A.C.K Beşiktaş 57 2 Hafta Önce 13:14
Galatasaray'dan Haberler B.L.A.C.K Galatasaray 168 3 Hafta Önce 18:47
Azerbaycan'dan Haberler Bia Azerbaycan 8 25-07-2009 17:59
TFF 1. Ligden Haberler Kral_Aslan Arşive Kaldırılan Konular 14 15-06-2007 12:44