Üye Ol - Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Akademik Forumlar :: > Biyografiler > Türkiye'den > Edebiyat tr
Sponsor Bağlantılar
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 13-02-2007   #1 (mesaj-linki)

Suat Yalaz ( Suat Yalaz Kimdir? - Suat Yalaz Hakkında )

Suat Yalaz

Doğum Tarihi - 1932 / Kırşehir, Çiçekdağ


Suat YALAZ, 1932 yılında Çiçekdağ^da doğdu. Memur çocuğu olduğundan, çocukluk ve ilk gençlik yılları Denizli, Adana, Kayseri illerinde geçti. ilk karikatürleri Kayseri^de, günlük Erciyes Postası^nda yayınlanıp iki buçuk liraları aldığı zaman henüz 16 yaşında bir ortaokul öğrencisiydi. Yüksek tahsilini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü^nü bitirerek tamamladı. Öğrencilik yıllarında günlük gazete ve haftalık mizah dergilerinde yeni akımın genç karikatüristlerinden biri olarak dikkat çekti.

Yıl 1954. Dönemin önemli gazetesi Vatan^ın genç çizerler için buluşma noktası olan odanın kapısına genç bir delikanlı gelir. Odada Bedri Koraman, Altan Erbulak ve Çetin Özkırım gibi usta çizerler oturur. Delikanlının elinde ^İkizler Çiftliği^ adını verdiği bir çizgi roman çalışması vardır. Üstatlar çizimlere bakar. Kareler kopyaya benzemektedir. Çünkü çok net çizgiler, bembeyaz kağıdın üzerinde durmaktadır. Güzel ama nereden kopya ettin diye sorarlar. Genç kendinden emin; ‘‘kopya değil, ben çizdim’’ der. İyi ama kurşun kalem izi bile yok, der Erbulak. Yanıt ustaları şaşkınlığa düşürür: ‘‘Ne kurşun kalemi’’. Genç Suat Yalaz^dır. Dönemin usta kalemlerini şaşırtan çizgilere ulaşmasında hiçbir yönlendirme ve eğitim yoktur, çünkü Suat Yalaz^da doğal bir yetenek vardır. Yıllar sonra Erbulak, o gün, Onu denemek için bir at çizmesini istediklerini Yalaz^ın atı çizmeye ön ayaktan başladığını sık sık arkadaş toplantılarında anlatmıştır.

Aslında bu olay Yalaz^ı ilk defa başına gelmiyordur. Adana^da henüz 14 yaşındayken bir büyüğü resim yeteneğini görüp onu yerel bir gazete olan ^Türk Sesi^ne götürür. Çalışmalarını gören yetkili bir çizimlere bir de Yalaz^a bakar ve ‘‘Nereden kopyaladın^ diye sorar. Yalaz yanıt vermeden karikatürlerini aldığı gibi gazeten çıkar. Babasının tayini Kayseri^ye çıkar. İki yıl sonra karikatürleri Erciyes Postası^nda yayınlanmaya başlar.

Çeşitli gazetelerin köşelerinde Suat YALAZ imzalı çizgi roman kahramanları görülmeye başlandı. Bunlardan biri de Karaoğlan^dı. Karaoğlan 1960 yılında yayına başladı. Ancak Yalaz^ın ^Karaoğlan^ın öncülü olan ^Kaan^ adlı kahramanı 1959^da doğdu. 1959 yılında Akşam gazetesi Aptullah Ziya Kozanoğlu yazdığı yeni öykü ‘‘Kızıl Tuğ’’ için bir çizer aranır ve Yalaz bulunur. Kızıl Tuğ birkaç ay sürer ve Yalaz^ın yeri sağlamlaşır. Kızıl Tuğ^un sonunda Kaan^ın doğumu müjdelenir. Ancak Yalaz ile Kozanoğlu Kaan konusunda çok anlaşamaz. Yalaz, Kozanoğlu ustanın metinlerini değiştirmeye başlar. Tartışma uzar, en sonunda Kozanoğlu sinopsis vermeye başlar, Yalaz^ı serbest bırakır. Kaan beş serüven devam eder. Kozanoğlunun 1960^da Akşam^dan ayrılmasıyla sona erer. Ancak Kaan, Yalaz sinopsis üzerinden çalışmaya başladığı dönemden sonra ^Karaoğlanlaşmaya^ başlamıştır.

1960^ta AKŞAM Gazetesinde yazıp çizmeye başladığı KARAOĞLAN çizgi romanının büyük ilgi görmesi ona, hem basında yayıncılık (KARAOĞLAN, SALINCAK, KORKU Dergileri) hem de en büyük tutkusu olan sinema alanında yapımcılık ve yönetmenlik kapılarını açtı.

Karaoğlan 1965 yılında filme alındı ve yönettiği Karaoğlan filmiyle Suat YALAZ da sinemaya adım attı. Gerçekten de Suat Yalaz^ın unutulmaz kahramanı Karaoğlan Türk çizgi romanının sinemada atağa geçişinin miladını oluşturur. Yalaz çizgileri ve öyküleriyle, bu miladın gerçek kahramanıdır. Karaoğlan 60^ların ilk yarısında çizgi roman kitapları piyasasını kasıp kavuran Esse Gesse^nin Teksas (Il Grande Blek) ve Tommiks (Capitan Miki) çizgi romanlarıyla yarışacak düzeyde ilgi gördü. Karaoğlan piyasadaki İtalya egemenliğini bir anlamda sarsıp, yerli üretim çizgi romanların müstakil dergilerle başarılı olabileceğini göstermişti.

Suat Yalaz^ın resme doğal yeteneği bir yana, onun asıl merakı çocukluğundan beri sinemadır. Yalaz çizgi romandan kazandığı parayı sinemaya yatırmaya karar verir ve sinema macerası başlar. İlk film ‘‘Altay^dan Gelen Yiğit^ 1965 yılında tamamlanır. Yalaz dönemin tüm jönlerinin peşinde olduğu Karaoğlan rolünü tanımamış bir isme Kartal Tibet^e verir. Kendi firması adına 8 film yaptıktan ve Yeşilçam^da 10 yıldan fazla süren bir tarihi macera filmleri dönemini başlattıktan sonra Kartal TİBET ile yolları ayrılır.

Yalaz^ın Kartal Tibet ile yollarını ayırıp sinemayı bırakması genelde yanlış bilinir. Tibet^in Yalaz^ın ona önerip reddettiği film yedinci Karaoğlan filmi değil, ‘‘Yüzbaşı Kartal’’ adlı Almanya, Fransa ve Türkiye ortak yapımı bir casusluk filmidir. Tibet bu filme hayır der, ama Yalaz yapımcılar ve dağıtımcılar ile anlaşma yapmış, parasını bu filme yatırmıştır. Tasını tarağını toplar ve 1970^de Fransa^ya gider.

Paris^te KARAOĞLAN çizgi romanlarını 7 yıl süreyle Fransızca olarak yayınlatır. Ve, Paris^i “mekan tutar”. Türkiye^yle bağlantısını hiç kesmez. Hem Avrupa^nın ünlü yayınevleriyle, hem de ülkemizin en büyük gazeteleriyle çalışmalarını sürdürür...

Yarım yüzyıldan sonra “YOKUŞ”a emek veren Suat YALAZ 2001 yılında Basın’la ilgili çalışmalarına son verdi. 2002 yılı Yılın Karikatürcüsü Ödülünü aldı. Artık ektiklerini biçmek, bütün eserlerini toparlamak ve yeniden düzenli olarak yayınlamak istiyor. Kendi yayınevinde Karaoğlan sonrası günlük gazetelere yaptığı Son Osmanlı, İslam Tarihi gibi çalışmaları daha yeni yayımlamaya hazırlanıyor. Çok sevdiği sinemayla ilgili olarak da KARAOĞLAN ve YANDIM ALİ’ye TV için dizi film senaryoları yazıyor. Bunun yanında KARAOĞLAN’a bir yabancı firma ortaklığında sinema filmi yapılması için girişimleri var. YALAZ, kendisi gibi Akademi^li olan bir hanımla evli, Olcayto ve Kaan adlı iki oğul babasıdır.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 13-02-2007   #2 (mesaj-linki)
Cvp: Suat Yalaz

Suat Yalaz uyarlaması

Değerli çizer, yıllar boyu gazetelere olduğu kadar Yeşilç**'a da birçok kahraman hediye etmiş olan Suat Yalaz'ın bir Kurtuluş Savaşı kahramanını işlediği Son Osmanlı çizgi-romanı sinemada. Bu, Özen Film'in sahibi Mehmet Soyarslan'ın eski bir projesiymiş ve sonunda, onun inadıyla hayata geçmiş. Bize anlatılan, İngiliz işgali altındaki bir İstanbul'da, sırım gibi gövdesi, bitirim halleri, ince bıyıkları ve yana eğilmiş fesiyle yolunu arayan genç bir kabadayının hikayesi. Yandım Ali, bir vatansever, ama ne yapacağını pek bilemiyor: yerli-yersiz tüm yabancılara ve azınlık mensuplarına dayak atmaktan başka... Ama Anadolu'ya geçmek üzere olan Mustafa Kemal'le tanışması, ona yeni bir ufuk açıyor. Bundan sonraki maceraları, yani Anadolu Savaşı'na katılması da ilerde gelecek filmlerde ele alınabilir. Eğer seyirci ilgi gösterirse... Filmde iyi şeyler de var, bana göre olumsuz şeyler de. Önce iyi olanlar: Titiz bir dönem çalışması yapılmış, ayrıntılar gördüğüm kadarıyla aksamıyor. İstanbul'un eski mekanları çok iyi kullanılmış ve bunlara çağdaş teknolojiyle çekilen bölümler eklenmiş, Boğaz'daki işgalci gemiler gibi... Aksiyon sahneleri iyi kotarılmış, belli bir gerilim duygusu var. Genelde pastelin egemen olduğu sahneler de görüntü yönetmeni hesabına çok olumlu. Ayrıca sinemamızda hemen ilk kez Atatürk'ün uzun uzun gösterilmesi de ilginç. Onu oynayan Alican Yücesoy gerçi biraz fazla poz kesiyor. Ama özellikle 'çakmak gibi' gözleri aracılığıyla, belli bir etki yaratabiliyor. Büyük önderi sinemada daha çok, hatta bir Atatürk filminde görmek umuduyla... Olumsuzluklara gelince... Kimi karakterler çok iyi ele alınmamış, ne kimlikleri, ne de işlevleri çok iyi belirmiyor. Film, yerli-yersiz çıkagelen erotik sahneler kadar, yüksek dozdaki miliyetçiliğiyle de dikkat çekiyor. Evet, günümüzün bir kitle talebi bu... Ama Yandım Ali'ye, hadi işgalci İngilizler bir yana, İstanbul'daki tüm azınlık mensuplarına sırayla dayak attırmak neyin nesi? Onlar arasında işbirlikçiler de vardı, ama hiç mi dost bir Rum, bir Ermeni, bir Musevi yoktu? Böylece film şu günlerde tartışılan 'Türkün Türk'ten başka dostu yoktur' sloganına dayanıyor sanki... Kendi adıma bu sloganı sevmiyor ve onaylamıyorum. Sonuç olarak, bu bir çizgi-roman uyarlaması. O açıdan fazla derinlik, ciddilik ve tarihe sadakat aramak boşuna. Bu haliyle ve kendisine çizdiği çerçeve içinde işlevini yerine getiren ve seyirciyi iki saat boyunca rahatça oyalayacak bir yapım.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Konunun Etiketleri
erotik yeşilçam, erotik yeşilçam filmleri, suat yalaz, türk erotikleri, yesilcam erotik, yeşilçam erotik, yeşilçam erotik filmleri, yeşilçam erotik sahneler, yeşilçam erotik sahneleri, yeşilçam erotikleri,
Suat Yalaz ( Suat Yalaz Kimdir? - Suat Yalaz Hakkında ) Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tayyar Yalaz (Tayyar Yalaz Kimdir? - Tayyar Yalaz Hakkında) TiglonBoYs Spor tr 0 05-09-2008 11:43
Suat Suna (Suat Suna Kimdir? - Suat Suna Hakkında) BARIŞ Müzik tr 3 06-08-2008 03:33
Suat Sayın (Suat Sayın Kimdir? - Suat Sayın Hakkında) Kral_Aslan Müzik tr 3 25-08-2007 12:24
Suat Ecin (Suat Ecin Kimdir? - Suat Ecin Hakkında) Asi-BeL Müzik tr 0 16-11-2006 17:04
Suat Taşer ( Suat Taşer Kimdir? - Suat Taşer Hakkında ) BARIŞ Edebiyat tr 0 14-11-2006 00:41
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 14:18Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.15237808 saniyede (56.71% PHP - 43.29% MySQL) 8 sorgu ile oluşturuldu
Top Have Fun @ MsXLabs! Designed by NeutralizeR
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz