MsXLabs
2005-2016
Edebiyat tr forumunda yer alan Daisy-BT tarafından açılmış Bedirhan Gökçe konusunu görüntülüyorsunuz.
Özet: Bedirhan Gökçe Bedirhan Gökçe ; Doğumu: 21 Mart Türk şair, müzisyen, seslendirici. 1988 yılında günümüze ... Etiketler:
  • bedirhan gökçe hayatı

Bedirhan Gökçe

Gösterim: 51.213 | Cevap: 2
23 Ekim 2009 17:16   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Bedirhan Gökçe nereli, hayatı, kimdir.

Bedirhan Gökçe

bedirhan

Bedirhan Gökçe;

Doğumu: 21 Mart
Türk şair, müzisyen, seslendirici.

1988 yılında günümüze seslendirdiği onlarca şiir ve müziklerle tanınmış sanatçıdır.
1988 yılında TRT'nin açtığı seslendirme sınavlarında başarı göstererek günümüze kadar seslendirdiği onlarca parçalarla ve şiirlerle tanınmıştır. Sanatçının onlarca sesli şiir kayıtları ile denemeleri olup, bu şiirlerini albüm haline getirmiştir. Sanatçı birçok özel kanalda şiirlerini seslendirdiği pogramlar yapmıştır. Bedirhan Gökçe 2003 yılında ise A.G.A adlı yönetmenliğini Andaç Haznedaroğlu'nun yaptığı TV dizisinde rol almıştır. Ayrıca TRT'de yayınlanan Bedirhan Gökçe ile gecenin kıyısında aslı programı sunmuştur.

Kaynak: Vikipedi


Kendi dilinden Bedirhan Gökçe:

Ne zaman sorsalar özgeçmişiniz diye, bunalır ve özgeçmişten ziyade öz geleceğe talip olduğunu söyler ve debdebelerle dolu geçmişimin renksizliği içinde birazda sıkılarak başlarım anlatmaya öz olan geçmişimi en öz şekliyle.
1988 senesinde TRT'nin açmış olduğu seslendirme sınavlarına girdiğim sırada mankenliğe de başlamıştım, tipim çok iyi olmasa da iyi taşırdım kıyafetleri.
Reklam, film, belgesel derken, çok alakasız bir zamanda devlet memuru oldum... Memuriyetim boyunca "allahım bana öyle bir iş verki gece oturup gündüz yatayım" diye dua ettim... İleride bu duamın kabul olacağının bilinmezliği içinde...
Memuriyete bir türlü ısınamayan ben, 1993'te açılan özel radyolarla geceleri şiir okuyup gündüzün stresini atmaya başladım...
Ve 1995'in sonunda Hulki Cevizoğlu'nun samimi teklifi üzerine biran bile düşünmeden, Kanal 6'nın haberlerini okumak üzere istifa ettim memuriyetimden.
Üç sene sonra sesimin haberlerde anlamını yitirdiğini düşünerek gelen teklif üzerine radyo programımı Kanal A'da yapmaya karar verdim...
Yine aynı sene şiir kasetleri daha patlamamıştı ki bir şiir albümü yaparak sessizce yüzbinin üstüne çıkan albimüm ile ismimi iyice şiirleştirme imkanı buldum...
2000 yılının eylül'ünde Radyo Tatlıses'e başlamak üzere herşeyimi geride bırakarak Ankara'ya hüzün dolu bir vedanın ardından, geldim taşı toprağı "para-kadın-hırs" olan üçlü sac ayağının merkezi... İstanbul şehrine...
Bu arada "Kanal A" televizyonundaki "Damlayan Mısralar" adlı programıma da devam ettiğimi düşünürsek, Ankara-İstanbul otobanının dile gelmesi durumunda nasıl 9 kilo verdiğim en iyi şekilde anlatılmış olacaktır.
Ve ben Damlayan Mısralar adlı TV programımla Radyo-Televizyon Gazetecileri Derneği'nin "2000 yılı Radyo- TV Oskarları" ödülü ile Kültür-Sanat dalında yılın en iyi televizyon programcısı sıfatına sahip olma şansını yakalarken programımın kalitesi de nihayet tescillenmiş oldu...
Alâkasız görülsede ben aynı zamanda siyah kuşak kareteciyim.
Kısacası, şairin ifadesi ile "Biraz kül, biraz duman, o benim işte."


guleyazdimbedirhan

Dilin Yalan Söylüyor

Tohumdun yüreğimde fidan oldun büyüdün,
Ağaç idin bağımda, çınar oldun yürüdün.

Nasıl söküldün öyle, çatır çatır içimden,
Köklerin yüreğimde kan revan oldu birden.

Çalı çırpı biraktın giderken yüregimde,
Hepsi bir kıymık gibi beynimin her yerinde.

Dilin ne derse desin, gözün öyle demiyor,
Seni sevmedim derken, dilin yalan söylüyor.

Burası Ulus parkı, karşımız Anadolu,
Gönlümün öbür yanı ondan böyle sır dolu.

Yalnızım bu şehirde, hem de yapayanlızım,
Boğuluyorum gitme, şair olur bir yanım.

Yok böyle demiştim ben, yanlış anladım hemen,
Bunun hepsi hikaye, baştan komiğiz zaten.

Kendimizi kandırdık, kargalar güler buna,
Bir de ciddiye aldık, karganın papuç damda.

Bu koca alemde biz, varla yok arasıyız,
Olmasak da olurdu, varsak yaşamalıyız.

Olmayacak duaya amin demeyelim biz,
Herkes kendi yoluna biz hep böyle gideriz...



Bedirhan Gökçe
pesimist
14 Aralık 2010 15:44   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Anam Gelir

Sakalıma kır düştüvirgul
Söylemeyin anama.
Üzülürde ağlarvirgul
Ağlar sonravirgul bilirim.

Hepsi hepsi üç tane
Üç tel ne ki sakalda
Üzüldüğüne değmezvirgul
Değmez sonra bilirim.
Gözlerime bir baksınvirgul
Bir baksın anam şöyle.
Derdi gözümden okurvirgul
Okur sonra bilirim

Yine İstanbul anlatırımvirgul
Anlatırım neşeyle.
Neşemde hüzün bulurvirgul
Bulur sonravirgul bilirim.

Ana bir şey yok derimvirgul
Sen dua et gizlice.
Anam hep dua edervirgul
Eder sonra bilirim.

Ölüm haberim gelir
Bir gün bir gazetede.
Peşimden anam gelirvirgul
Hemen gelirvirgul bilirim.

Bedirhan Gökçe
5 Kasım 2015 23:45   |   Mesaj #3   |   
perlina - avatarı
VIP Livâ'i Sevdâ
Pâyitaht

4.298
1.678 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 10-08-2009
Reklam
Gitmek İstiyorsan Bahanesiz Git !

Gitmek istiyorsan bahanesiz git
Uyarma uykulu hatıraları.
Sesin aynı sestir bakışın üvey
Giderken sesin de el olsun bari.

Denize atıldın bir çiçek gibi
Üstünde dalgalar çalkalanacak.
Sahte sevgin sahte bir kimlik gibi
Gün gelip üstünde yakalanacak.

Serilip yol gibi ayaklarına
Yalvaracak mıyım? Bu mümkün değil!
Kalbim gibi koymam gururum sına
Alçalıp yaşamak ömürden değil.

Demedim sen yüce bir dağsın eğil
Demedim ki kaldı tek çarem sana.
Sendeki muhabbet para pul değil
Ne ben dilenir el açarım sana.

Gitmek istiyorsan… O yol o da sen…
Bir çift göz bakacak arkandan senin.
Gittin mi… Ne vakit dönmek istersen
Dikenli yastığa dönecek yerin.

Gitmek istersen… Ne sus ne bahsi aç!
Yok ol uzaklarda siste dumanda…
Neyimi sevmiştin? Diyemedin hiç
Buluyorsun şimdi yüz noksan bende.

Gitmek istiyorsan bahanesiz git
Uyarma uykulu hatıraları.
Sesin aynı sestir bakışın üvey
Giderken sesin de el olsun bari.

Bedirhan Gökçe benzer konular

10 Mayıs 2009