Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Ezop

Bu konu Edebiyat ww forumunda asla_asla_deme tarafından 18 Aralık 2008 (15:01) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
135506 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 15 Nisan 2011 (19:41) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.15  |  Oy Veren: 27      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 18 Aralık 2008, 15:01

Ezop kimdir, nereli, hayatı.

#1 (link)
Never Say Never Agaın
asla_asla_deme - avatarı
Ezop (Yunanca: Aisopos), İ.Ö. VI. yy'da yaşadığı varsayılan eski Yunan masalcıdır. Kahramanları hayvanlar olan masallarıyla büyük ün kazanmış olan Ezop'un yaşamıyla ilgili bilgiler kesin değildir.

Bir söylentiye göre Trakya'da doğmuş, bir süre köle olarak Samos adasında yaşamış, azat edilince birçok yolculuk yapmış, Delphoi'ye yaptığı yolculuk sırasında bir cinayete kurban gitmiştir.Ancak Ezop'un bugünkü Emirdağ yakınlarında ki Amorium kentinde doğup büyüdüğü de dile getirilmektedir.


225pxdiegovelasquezaesokf5

Aristotales, Ezop'un yolsuzluktan yargılanan bir siyasetçiyi tilki ile kirpinin öyküsünü anlatarak nasıl savunduğunu şöyle anlatmıştır: Ezop mahkemede "bir tilkinin, başı pirelerle derde girmiş, bir kirpi de onu pirelerden kurtarsın mı diye sormuş, tilki, 'hayır, bu pireler doydu, artık fazla kan emiyorlar. Onları kovalarsan, yerlerine yeni, aç pireler gelir' demiş", dedikten sonra, jüriye dönerek, sözlerini şöyle bitirmiş: "Dolayısıyla saygıdeyer jüri üyeleri, müvekkilimi cezalandırırsanız onun yerine onun kadar zengin olmayan birileri gelir ve sizi daha da beter soyar."

Ezop'un masallarını gerçekten yazdığı yolunda hiçbir kanıt yoktur. Ona mal edilmiş masalların bilinen en eski derlemesi, İ.Ö. IV. yy'da Phaleros'lu Demetrios tarafından hazırlanmış, bu derleme daha sonra, İ.S. I. yy'da Latince olarak Phaedrus, Yunanca olarak Babrios tarafından yeniden kaleme alınmıştır. "Ezop Masalları" daha sonra XVII. yy. Fransız yazarı Jean de la Fontaine'in fabıllarına esin kaynağı olmuştur. Ezop fabl denen öyküleriyle ünlüdür. Anlattığı öyküler yaşama ilişkin bir öğüt ya da ders verir. Kahramanları ise hayvanlardır. Ezop'un öykülerinde hayvanlar konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Öyküden çıkarılacak ders, sonunda okura öğüt biçiminde verilir. Ezop'un yaşamına ilişkin çok az şey bilinir. İÖ 620'de doğduğu ve Fabl insanlar arasında geçmekte olan ibret verici olayların, hayvanlar arasında geçen olaylar haline dönüştürülerek anlatılmasıdır. Fabl, hem didaktik, hem de dramatik bir türdür. Latince Fabula kelimesinden gelir; masal, hikaye demektir.Eski Yunan'da zengin bir adamın kölesi olduğu sanılmaktadır. Adının Eski Yunan terimi, Yunanca "Helias"tan dolayı "Helenler" de denen, Yunanistan Yarımadasında yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıkları anlatmak için kullanılır.

Çiftçi bir halk olan Helenler ya da Eski Yunanlılar, tarihlerinin başlangıcında çok sade bir yaşam sürerler, sırtlarına kendilerinin dokuduğu yünden bir gömlek, ayaklarına sığır derisinden çarık giyerlerdi. Köylüler tek bir odadan ibaret olan kulübelerde oturur, evcil hayvanlarla birarada yatarlardı.Yunanca biçimi Aisopos'tur. Öykülerini insanlara hoşça vakit geçirtmek için anlattığı söylenir. Ezop'un öyküleri İÖ 300 dolayında derlenerek yazıya geçirilmiştir. Tilki ile Üzümler ve "Çoban ile Kurt" bunların en ünlüleri arasındadır.Yunan dili. 3000 yıllık bir geçmişi olan Hint-Avrupa dil ailesine ait bir dildir. Antik Yunanca Klasik Yunan uygarlığının dili olarak kullanılmıştır. Modern Yunanca Antik Yunancadan oldukça farklı olmakla beraber köken olarak ona dayanır. Yunanca, Yunan alfabesi kullanılarak yazılır. Modern Yunanca dünyada, çoğu Yunanistan'da yaşayan yaklaşık 12 milyon kişinin anadilidir.

Vikipedi
Rapor Et
Reklam
Eski 23 Şubat 2011, 21:41

Ezop

#2 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Ezop (Yunanca: Aisopos), M.Ö. .6. yy'da yaşadığı varsayılan eski Yunan masalcıdır. Kahramanları hayvanlar olan masallarıyla büyük ün kazanmış olan Ezop'un yaşamıyla ilgili bilgiler kesin değildir. Bir söylentiye göre Trakya'da doğmuş, bir süre köle olarak Samos adasında yaşamış, azat edilince birçok yolculuk yapmış, Delphia'ye yaptığı yolculuk sırasında bir cinayete kurban gitmiştir.Ancak Ezop'un bugünkü Emirdağ yakınlarında ki Amorium kentinde doğup büyüdüğü de dile getirilmektedir.
Aristotales, Ezop'un yolsuzluktan yargılanan bir siyasetçiyi tilki ile kirpinin öyküsünü anlatarak nasıl savunduğunu şöyle anlatmıştır: Ezop mahkemede "bir tilkinin, başı pirelerle derde girmiş, bir kirpi de onu pirelerden kurtarsın mı diye sormuş, tilki, 'hayır, bu pireler doydu, artık fazla kan emmiyorlar. Onları kovalarsan, yerlerine yeni, aç pireler gelir' demiş", dedikten sonra, jüriye dönerek, sözlerini şöyle bitirmiş: "Dolayısıyla saygıdeyer jüri üyeleri, müvekkilimi cezalandırırsanız onun yerine onun kadar zengin olmayan birileri gelir ve sizi daha da beter soyar."
Ezop'un masallarını gerçekten yazdığı yolunda hiçbir kanıt yoktur. Ona mâl edilmiş masalların bilinen en eski derlemesi, İ.Ö. 16. yy'da Phaleros'lu Demetrios tarafından hazırlanmış, bu derleme daha sonra, M.S. I. yy'da Latince olarak Phaedrus, Yunanca olarak Babrios tarafından yeniden kaleme alınmıştır. "Ezop Masalları" daha sonra 17. yy. Fransız yazarı Jean de la Fontaine'in fabllarına esin kaynağı olmuştur.Ezop fabl denen öykülerle ünlüdür.
Rapor Et
Eski 23 Şubat 2011, 21:56

Ezop eserleri

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı

KENT FARESİ İLE KIR FARESİ
Eski zamanlarda her nasılsa bir kent faresi ile bir kır faresi arkadaş olmuşlar. Kısa sürede dostlukları ilerlemiş,aralarından su sızmaz olmuş .Gel zaman,git zaman,bir gün kent faresi arkadaşı kır faresini evlerinde yemeğe çağırmış.-Gel de midem bayram yapsın biraz, demiş .Tatlısıyla,tuzlusuyla san bir şölen çekeyim de yedi göbek sülaleme hayır dua et ! Zavallı yoksul kır faresi bu çağrıya çok sevinmiş. Kırk yerde baklavayı, böreği nerede bulsun da yesin fukaracık ? Şölene koşa koşa gitmiş.
Bakmış kent faresi gerçekten görkemli bir masa hazırlamış .Ömründe görmediği yiyecekler bu masada .Kuş sütü bile eksik değil .Kır faresi neyi düşlemişse sofrada onu bekliyor. Hoş beşten sonra ev sahibi kent faresi ,arkadaşı kır faresini sofraya buyur etmiş. Tam yemeğe girişecekleri sırada bir yerden sesler, gürültüler,patırtılar gelmeye başlamasın mı ? Kent faresinin beti benzi atmış, kireç gibi olmuş yüzü .Kısık bir sesle : _Şşşşşşştt, aman! demiş. Kulaklarını dikmiş,çevreyi dinlemiş, sonra duyulur duyulmaz bir sesle : _ Yürü çabuk ,düş ardıma ! demiş kır faresine. Soluk soluğa bir kovuğa dar atmışlar kendilerini _ Kedi mi ? demiş,kır faresi. - Belki,-Yoksa insanoğlu mu ? - O da olabilir. Korkudan yürekleri güm güm ederek beklemişler,beklemişler . Sonunda 'tamam geçti' deyip çıkmışlar ortaya. Kent faresi ezik , boynu eğri:- Haydi buyur kardeş , soğutmayalım yemeklerimizi,demiş . Kır faresi bir arkadaşına bakmış , bir yemeklere... İstemem eksik olsun , demiş. Ben şölenden vazgeçtim. Şimdi yesem bile gönül rahatlığıyla boğazımdan geçmez Korku dağları bekler demişler, doğru demişler . İyisi mi sen kalk bize yemeğe gel .Gerçi senin sofran gibi bir sofra kuramam ama hiç değilse acı soğan kuru ekmek bile yesen ne kedi korkusu duyarsın , ne insanoğlu korkusu . Benim evimde acı soğan tatlılaşır , kuru ekmek ballaşır.
Hür yaşamak , baskı altında yaşmaktan her koşulda iyidir..


EZOP MASALLARI ÖZET
Anonim anlatılar

Eski çağlardan günümüze gelen pek çok metin gibi, Aisopos’un masallarının da elimize ilk hallerinden çok farklı bir biçimde ulaşması doğaldır. Atina’da İ.Ö.V.yüzyıldan sonra hemen her yazar ve filozofun övgü ile söz ettiği Aisopos, her hayvan masalının sahibi kabul edilmiştir. Mesela kendisinden çok önce söylendiği bilinen “Kartal ve Tilki” masalı da bunlardan biridir ve İ.Ö.III. yüzyılda Demetrios tarafından kaleme alınan ilk Aisopos derlemesinde yer almıştır. Ancak günümüze kadar ulaşan ilk derleme İ.S.I. yüzyıl tarihini taşır ve Latincedir.
Sonraki yüzyıllarda da devam eden masal derlemeciliği, manzum ve nesir olmak üzere 350 masala ulaşır. Ne var ki Yunan ve Roma uygarlıklarında sevilen bir anlatı olan hayvan masallarının kimlerin kaleminden çıktığını kesin bir biçimde saptamak mümkün değildir. Ahlaki değerleri öne çıkaran bu masallardaki Hıristiyan inanışından kaynaklanan motifler, masalların çağlar boyunca nesilden nesile, metinden metine aktarıldığının kanıtıdır.
“Hayvan masalları halkın sevdiği bir edebiyat türüdür. Bundan dolayı halkın, hayatta nasıl davranılması gerektiği konusundaki düşünceleri dile getirirler. Bu düşünceler ile Yunan ve Roma filozoflarının ahlak bakımından kusursuz olma çabası ve erdemli davranma ideali konusunda ileri sürdükleri görüşler arasında hemen hiç bir ilgi yoktur. Masal yazarlarının benimsenmesini istediği erdemler, hayatı daha kolay ve rahat hale getiren; kişilerin çıkarlarına uygun düşen, bağlılık, minnettarlık, ılımlı davranma, boyun eğme ve çalışkanlık gibi sosyal erdemlerdir. Masallarda kimi zaman gerçek bir ahlak dersi verilmez; başkalarının davranışlarından çıkarılmış açıkgözlülük ve sakınganlık öğütleri verilir. Bunlar kimi zaman ahlaka aykırı bir nitelik bile taşıyabilir. Ne var ki, bugün için, “Aisopos’un Masalları”, her şeyden önce, insanlığın ortak malı bir bilgeliği dile getiren ve yüzyıllardır kültür alanında etki gösteren klasik belgeler olarak ilgimizi çekiyor”.
Aşağıda bu masallardan seçtiğimiz bazı örnekler var:

Bülbül İle Kırlangıç

Kırlangıç bir gün bülbülü bulmuş, “Bak, ben insanların çatıları altına yuvamı kuruyor, orada yaşıyorum sen niye gelmezsin?” diye sormuş. Bülbül, “Eski dertlerimi hatırlayıp yeniden dertlenmek istemem de onun için ıssız, ücra yerlerde yaşarım”, demiş.
Bir kimseyi bir kere bahtı vurup yaraladı mı, o kimse artık o yerden, gönlünde yara açmış o yerden de kaçmak ister; bu masal onu anlatıyor.

Balıkçı İle İrili Ufaklı Balıklar

Bir balıkçı ağını denizden çekip iri balıkları tutmuş, kumun üzerine sermiş ama ufak balıklar, delikleri arasından kaçıp kurtuluvermişler.
Fukara kısmı bir işten kolayca sıyrılır ama herkeslerin zengin diye bildiği kimseler tehlikeyi çabuk atlatamazlar.

Tilki İle Ejderha

Tilki bir gün uyuyan bir ejderha görmüş: “Boy dediğin böyle olmalı işte!” deyip kendi de onun yanına yatmış, uzamaya çalışmış; o kadar çabalamış ki sonunda geberivermiş.
Kendinden büyüğe benzemeye kalkmanın hali böyle olur işte. Hem umduğuna erişemez, hem de kendi kendini yok eder.

Ayı İle Tilki

Ayının biri, “Ben insanları severim; ölülerini yemiyorum işte,” diye böbürleniyormuş. Bir tilki bunu duymuş; şöyle demiş; “Keşke ölülerini parçalasan da dirilerine dokunmasan’”
Bu masal, iki yüzlülük içinde yaşayan, boşuna böbürlenen gözü doymazların foyasını meydana vurur.

Diogenes İle Kel

Kel kafalının biri yolda köpeksi feylesof Diogenes’i görmüş, başlamış küfürler savurmağa. Diogenes, “Ben de sana uyup ağzımı mı bozacağım? ALLAH korusun! Ben senin saçlarını öveyim. Ne iyi etmişler de o kötü kafanın üstünde durmayıp dökülmüşler!” demiş.
Rapor Et
Eski 15 Nisan 2011, 19:41

Aisopos

#4 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı

Aisopos

(Esopos okunur) (Ezop olarak bilinir)
(İ.Ö. 6. yüzyıl)
Yunanlı fabl yazarı.

Yaşamı üzerine çok az bilgi vardır. Trakyalı ya da Frigyalı olduğu söylenen Aisopos'un gerçekten yaşayıp yaşamadığı, daha Antik ve Orta Çağ'da tartışma konusu olmuştur. Yunanlı tarihçi Heredot'a göre Aisopos, Sakız Adası'nda yaşayan Iadmos adında birinin kölesiymiş. Efendisi kendisine özgürlüğünü bağışladıktan sonra, rahiplerce haksız yere suçlanmış ve ölüm cezasına çarptırılmış, Delphi'de kayalıklardan aşağı atılarak öldürülmüş.

Aisopos, fabllerini düzyazı biçiminde derlerken çok eski bir sözlü gelenekten yararlandı; fabllerin çoğu Antik Yunan kültürünün birikimiydi, birçoğu da yabancı köleler ve gezgin masalcılarca Anadolu ve Yunanistan'a getirilmişti. Platon, onları Sokrates'in şiirleştirdiğini söylemiştir. Bildiğimiz en eski yazılı derleme, İ.Ö. 4. yüzyılda Atinalı devlet adamı Dimitrios'un yine düzyazı olarak kaleme aldığı yapıttır, ama elimize geçmemiştir. Bugün elimizde bulunan Aisopos fablleri, İ.Ö. 2. yüzyılda şair Babrius'un Yunanca; şair Phaedrus ve Avianus'un (İ.S. 1. ve 4. yüzyıllar) Lâtince yapıtlarına dayanır. La Fontaine, Lessing, Krilov gibi yazarlar bu fabllerden esinlenmişlerdir. Aisopos'un fabllerindeki kişiler genellikle hayvanlardır ve her birinin belirli bir niteliği vardır: Aslan güçlü, tilki kurnaz, kartal gururlu, eşek alıktır. Hayvanla insanın da karşı karşıya geldiği olur. Fabllerin dili yalın ve süssüzdür. Bütün öykülerde hayvanlar değişmeyen bir karaktere sahiptir. Bu da onların değişik tipte bireylerin simgesi gibi alınmasına yol açmıştır. Tüm fabllerde insan sağduyusunun, halkın ortak bilgeliğinin dile geldiği görülür. "Aisopos Masalları" Nurullah Ataç, Tarık Dursun K. vd. yazarlarca Türkçeye çevrilmiştir.

Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.218 saniyede (71.51% PHP - 28.49% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 20:10
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi