Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Deneme ve Deneme Yazıları

Bu konu Edebiyat forumunda ThinkerBeLL tarafından 9 Mayıs 2011 (22:33) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
89044 kez görüntülenmiş, 4 cevap yazılmış ve son mesaj 19 Mayıs 2012 (13:39) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.33  |  Oy Veren: 6      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 9 Mayıs 2011, 22:33

Deneme ve Deneme Yazıları

#1 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Deneme
MsXLabs.org &Temel Britannica

Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini, kesin kurallara varmadan, kanıtlamaya kalkmadan, okuyucuyu inanmaya zorlamadan anlattığı yazı türüdür.
Deneme yazarı görüşlerini aktarırken samimi bir dil kullanır. Kendi diliyle konuşuyormuş gibi bir hava içindedir.
Deneme her konuda yazılabilir. Ancak daha çok tercih edilen konu her devrin, her ulusun insanı ilgilendiren, kalıcı, evrensel konulardır. Ele alınan konu çoğu zaman derinleştirilerek anlatılır.
Denemenin özelliğini Nurullah Ataç’ın şu sözleriyle özetleyebiliriz:
“Deneme, ben’in ülkesidir. ‘Ben’ demekten çekinen, her görgüsüne, her görevine ister istemez bir parça kattığını kabul etmeyen kişi denemeciliğe özenmesin.”
Denemenin ilk örneklerini Fransız yazar Montaigne vermiştir. Daha sonra İngiliz yazar Bacon türü geliştirmiştir.
Edebiyatımızda Cumhuriyet’ten sonra görülmeye başlanan bu türde Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin, Sebahattin Eyüboğlu, Ahmet Haşim güzel örnekler vermişlerdir.

AHMET ÇELİK

Deneme, bir yazarın tek bir konuya ilişkin kişisel duygu ve düşüncelerini anlattığı ya da çevresindeki dünyayı kendi bakış açısından betimlediği kısa metinlere denir.
Bu tür ilk yazıları 16. yüzyılda Fransız yazar Michel de Montaigne yazdı ve kendisinin ilgisini çeken konu­ları ele aldığı bu yazılarını "Essais" (Denemeler) adıyla yayımladı.Bugün birçok ülkede ilgiyle okunan edebiyat türünün de adını koymuş oldu. Zamanla bu yazın türü başka yazarlarca da benimsenerek yaygınlık kazandı.
Deneme, yazarın belli bir konuda görüşlerini kısa biçimde anlattığı edebiyat türüdür. Denemelerde, edebiyat, sanat, insanlar, gelenekler, hatta gülünç olaylar gibi değişik konular ele alınabilir. Örneğin, İngiliz yazar Charles Lamb 19. yüzyılın başlarında, "Domuz Rostosu Üzerine" adlı bir deneme yazmıştı. Bu denemede ateşle oynamayı seven bir Çinli çocuğun rastlantı sonucu kızarmış domuz etini tadan ilk insan olduğu mizah yollu anlatılıyordu.

Deneme Yazılarının Tanımı ve Niteliği
Deneme yazıları, herhangi bir edebiyat, sanat veya bilim konusunu yeni ve kişisel görüşlerle ele alarak etkili bir anlatım içinde sunan düz yazılara eskiden “kalem tecrübesi” denilirdi.
Deneme türünden yazılarda, kesin sonuçlara erişme, bir savı benimsetmeye çalışma, kesin bir değerlendirmeye gitme gibi bir amaç söz konusu değildir.
Deneme yazıları, iddiasız bir tutumla herhangi bir konu üzerinde bireysel düşüncelerini içtenlikle ve çok kez bir söyleşi havası içinde açıklamaya çalışır. Hatta bazı deneme yazılarında veya günlüklerde rastlanan bir içtenlik, bir gelişi güzellik havası vardır.
Deneme yazıları genellikle kısa bir makale veya köşe yazısı gibi bir solukta okunabilecek uzunlukta olur. Bununla birlikte, çok daha uzun denemelere de rastlanabilir. Denem yazıları, bir inceleme veya makalede olduğu gibi belirli bir plana göre oluşmaz.
Denemeci, duygu ve düşüncelerini rahat, serbest bir tutum içinde kendi kendisiyle konuşur gibi anlatır, bazen bir konudan öbürüne atlamakta sakınca görmez.
Deneme türünde yazarın kişisel duyguları, düşünceleri inançları, tutkuları, beğenileri ön plandadır. Bu nedenle bu tür yazılarda gerçeklik, doğruluk, genellemelere varma, kural ve yöntemlere uymak gibi hususlar söz konusu değildir.
Deneme yazarı birtakım felsefe öğretilerinden, edebiyat akımlarından ve sanat görüşlerinden yararlanmakla birlikte daha çok kişisel yaşantılardan esinlenir.
Deneme yazarlığı, geniş bir dünya görüşü ve zengin bir edebiyat, sanat veya felsefe kültürü ile birlikte açık, özgün ve sürükleyici bir anlatış özelliğine sahip olmayı gerektirir.
Bu özellikleri taşıyan denemecilerin kaleminden çıkan yazılar okurun genel kültürünü artırır, onun önüne daha önce bilmediği veya sezemediği düşünce ve duygu ufukları açar.
Deneme türünde yazıları eleştiriden ayıran özellik şu noktada gösterir: Deneme yazılarında amaç, yaratıcılık ve özgünlüktür, eleştiri yazılarında ise amaç belirli bir sonuç veya yargılara varmaktır.

Denemenin Gelişimi
Deneme türünün Fransız yazar Montaigne ile başlamış olmasına karşın, Fransa'da dene­me daha sonraki yıllarda İngilizlerin etkisin­de kaldı ve İngiliz yazarlar tarafından geliştirildi.Ünlü İngiliz denemecileri arasında Sir Francis Bacon, Joseph Addison ile İrlandalı Richard Steele sayılabilir.
Montaigne’den sonraki ünlü Fransız deneme yazarları arasında Theophile Gautier, Anatole France ve Hippolyte Taine sayılabilir.ABD'li denemecilerin en ünlüleri arasında ise Ralph Waldo Emerson ile Henry David Thoreau sayılabilir. Edgar Allan Poe şiir üs­tüne, James Thurber de mizah türünde yazdı­ğı denemelerle İngilizce okuyup yazan kitlele­rin hayranlığını kazandılar.
Geniş anlamda deneme biçiminde eserlere çok eskiden beri bütün dünya edebiyatlarında rastlanır. Hatta bazı edebiyat tarihçileri deneme türünün Avrupa’dan önce Japonya, Çin ve Hindistan gibi Doğu ülkelerinde başladığını öne sürmektedirler.
Ancak, bu ünitenin giriş bölümünde de değindiğimiz gibi denemenin, bağımsız bir yazı türü olarak başlaması 16.yüzyıldan sonradır.Bu oluşumda Fransız yazarı Monteigne’nin (1533-1592) büyük payı bulunduğunu bir kez daha belirtmek isteriz. Gerçekten Monteigne ilk iki cildi 1580’de, üçüncü cildi de 1595’de yayımlanan “Esasis” (Denemeler) adlı ünlü eseriyle bu türün hem öncüsü hem de en büyük temsilcilerinden biri olmuştur.
Monteigne, denemelerinde yalın, akıcı ve içten bir anlatışla kendi gözlemlerine ve yaşantılarına dayanarak arkadaşlık, yalnızlık, yakarış, kitap, ahlak, eğitim gibi çok değişik konular üzerinde kişisel görüşlerini dile getirir. Denemelerin tümünde onun huzur verici, sevecen kişiliği yansır.
Montaigne’den sonra deneme türünün eser veren en ünlü edebiyatçılardan biri, İngiliz F. Bacon (1561-1626) dır. Bacon, “Denemeler” adlı eseriyle deneme türünü biçim, anlatım ve içerik bakımından daha başka bir nitelik kazandırmıştır.
Onun derli toplu, özlü ve sağduyuyu yansıtan düşünce ve görüşlerini içeren denemeleri uzun süre hayatta başarı ve mutluluğun yolarını arayan kimseler için yol gösterici bir rol oynamıştır.
İngiliz J. Addison (1672-1719) ile İskoçyalı J. Boswell (1740-1795) ve İrlandalı O. Goldsmith (1725-1774) gibi yazarları göstaerebiliriz.
Diğer edebiyatçıları ise şunlardır: T. S. Eliot (1888-1965) ve A. Huxley’yi (1894-1963) anmak gerek.
XIX. yüzyılın sonlarında deneme, özellikle edebiyat ve sanat konuları eleştiri yönü ağır basan bir nitelik kazanmaya başlar. R. De Gourmont, C. Maurras, A. Camus, E. C. Alain ve J. P. Sartre gibi sanatçılardır.

Deneme Çeşitleri
Deneme türünde eserleri içerik ve anlatım özellikleri bakımından “senli benli” (resmi olmayan veya kişisel) ve “düzenli” (resmi) olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür.
“Senli benli deneme” Fransa’da Montaigne ile başlamıştır denebilir. Bu çeşit deneme yazılarında önyargılarına, kesin bir sonuca yönlendirici düşüncelerine ve belirli eğilimlere rastlanmaz.
Bu gibi yazılarda canlı ve içten bir konuşma dili kullanılır; betimlemeye, gülmeceli anlatmaya (mizah) ve ince anlamlı sözlere (nükteye) geniş yer verilir.
Düzenli denemenin ilk örneklerini ise İngiltere’de Bacon vermiştir. Bu tür deneme yazılarında anlatım biçimi olabildiğince nesnel, yoğun, ciddi, kısa ve özlüdür.
Bu çeşit deneme yazıları, zamanla ele alınan konular, anlatım biçimi ve uzunluk bakımından değişikliklere uğramış, başlangıçtaki özelliğini yitirmiştir. Bugün, düzenli denemelere özelliklerine göre daha çok “makale”, “inceleme” veya “tez” adı verilmektedir.

Türk Edebiyatında Deneme
Türk edebiyatına batının etkisiyle Tan­zimat'tan sonra giren deneme türü, daha çok Cumhuriyet'ten sonra gelişti. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmed Haşim ve Falih Rıfkı Atay başarılı denemeleriyle tanındılar. Deneme türünün en güzel örneklerini ise Nurullah Ataç verdi. Ataç denemelerinde akıcı ve arı bir dil kullanmasıyla ünlüdür. Bu türde örnekler veren öbür önemli yazarları­mız arasında ise Ahmed Hamdi Tanpınar, Sa­bahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Ve­dat Günyol, Melih Cevdet Anday, Memet Fuat, Salah Birsel, Nermi Uygur, Fethi Naci, Cemal Süreya, Füsun Altıok ve Selim İleri sayılabilir.
Edebiyatımızda bugünkü anlamıyla deneme türünde ilk yazılar ancak 20. yüzyılın başlarında görülür. Bu alanda öncülük edenlerin başında Ahmet Haşim’in geldiğini söyleyebiliriz.
Onun, “Bize Göre” (1928) ve “Gurebahane-i Laklakan” (1920) adlı kitaplarında yer alan bazı parçalar birer örneksel deneme yazısıdır.
Eserleriyle çağdaş edebiyatımızda deneme türünün gelişmesine büyük katkılarda bulunan yazarlarımız arasında Suut Kemal Yekin’i (1903-1980), Ahmet Hamdi Tanpınar’ı (1901-1962), Selahattin Batu’yu (1905-1973), Nurullah Ataç’ı (1898-1957), Sabahattin Eyüboğlu’nu (1908-1972), Orhan Burian’ı (1914-1953) ve Mehmet Kaplan’ı (1915-1986) gösterebiliriz.
Yukarıda adları sayılan edebiyatçılarımız arasında Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin ve Sabahattin Eyüpoğlu’nun eserleri edebiyatımızda deneme türünün gelişmesinde önemli rol oynamıştır.
Edebiyatımızda özellikle son yıllarda deneme türünde yazıların çoğaldığı bir gerçektir. Çeşitli yazı dallarında eser veren birçok şair ve yazarımız bazı konular üzerindeki düşünce ve gürüşlerini deneme biçiminde anlatmaya çalışmışlardır.
Düzyazımızın gelişmesine de büyük ölçüde hizmet eden bu yazıların önemli bir bölümü kitap haline getirilmiş,böylece kalıcı bir nitelik de kazanmıştır.
Günümüzde deneme niteliği taşıyan yazılarıyla dikkati çeken yazarlarımız arasında şunları sayabiliriz: Melih Cevdet Anday, Vedat Günyol, Salah Birsel (1919-1999), Adnan Binyazar, Mermi Uygur, Oktay Akbal.

Deneme yazmak için birkaç öneri
İyi bir deneme yazmanın yollarından biri, belli bir konudaki düşünceleri önce bir kâğıda gelişigüzel not etmektir.Bundan sonra not edilen düşünceleri, anlaşılmalarını kolaylaştıracak bir düzene sokmak gerekir. Dene­me yazan, her zaman okurun ilgisini çekecek ve denemenin sonuna kadar okunmasını sağ­layacak nitelikte, ilginç bir giriş cümlesi bul­maya çalışır. Denemenin sonu da aynı ölçüde önemlidir, çünkü burada da okur, yazarla birlikte çıktığı düşünsel yolculuğun işe yarar bir deneyim olduğunu görmeli, yazı onu düş kırıklığına uğratmamalıdır. Denemenizi ya­zarken, girişin ve sonun nasıl olması gerekti­ğini iyice düşünün ve bu bölümlerin elinizden geldiğince ilginç olmasına çalışın.
Bir deneme için her zaman, okurun ilgisini çekecek ve denemeyi sonuna kadar okunmasını sağlayacak bir giriş cümlesi çok önemlidir. Deneme, aynı ölçüde dikkat çekici bir biçimde de bitirilmelidir. Denemeyi okurken yazarla birlikte düşünsel yolculuğa çıkan okurun sonunda düş kırıklığına uğramaması, deneme yazarı açısından dikkat edilmesi gereken bir noktadır.
Öte yandan, düşüncelerin paragraflara göre düzenlemesi gerekir. Öne sürülen her yeni düşünce için ayrı bir paragraf kullanılmalı ve her paragrafta bir ana düşünce işlenmelidir. Birçok deneme üç ya da daha fazla paragraftan oluşur.
Denemeyi paragraflara bölmek, düşüncelerin başı sonu belli olmayan, birbirinin içine geçmiş bir biçimde anlatılmasını önler, söylemek istedi­ğinizi kolay ve açık bir biçimde ortaya koyma­nızı sağlar.
Rapor Et
Reklam
Eski 11 Haziran 2011, 22:09

Deneme

#2 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı

Deneme

Herhangi bir konuda düşüncelerin genellikle kişisel bir görüş olarak açıklandığı, kesin yargılara varmaktan çok, okuyanın o konu üzerinde düşünmesinin amaçlandığı bir düzyazı türü.

Bir edebiyat türü olduğu kabullenilmekle birlikte kesin tanımı yapılabilmiş değildir. Bunun nedeni, deneme türünün niteliklerinin ve sınırlarının kesin olarak saptanamayışıdır. Denemenin ne olduğu açıklanırken sıralanan konu sınırsızlığı, kendi kendisiyle konuşur gibi yazmak, kişisellik, düşüncenin belli bir sonuca bağlanmayışı, düzen içinde gelişigüzellik gibi nitelikler salt bir türün belirleyici özellikleri sayılamazlar.

Hemen aynı özellikleri taşıyan bir söyleşi, giderek bir eleştiriyle bir denemeyi ayırt edebilmek güçtür. Denilebilir ki deneme roman, öykü, şiir, oyun gibi türler dışında kalan bütün düzyazıları kapsayabilir. Deneme türünün bu özelliği Batı'da, konular göz önünde tutularak bir sınıflama yapmak gereğini duyurmuştur.

Buna göre bellibaşlı deneme çeşitleri şunlardır: Yazarın gözlemlerini ve bunlara ilişkin yorumlarını kapsayanlar (objective essays): salt yazarın görüşlerinin yer aldığı yazılar (subjective esays); kişinin kendi özelliklerini, iç dünyasını, alışkanlıklarını içerenler (familiar essays=kişisel denemeler), kimi kişilerin ya da toplumların özelliklerini anlatanlar (character essays); bir yeri öznel bir tutumla yansıtanlar (descriptive essays=betimleyici denemeler); edebiyat eleştirisini konu edinenler (critical essays); felsefe, din, toplumbilimin alanına giren konuları işleyenler (philosophical essays=felsefî denemeler); bilimsel araştırmaların sonuçlarını konu alanlar (scientific essays). Görüldüğü gibi, tanım için yetersiz olduğu söylense de, deneme çeşitlerinin hepsinde kişisellik ağır basmakta; konusu ne olursa olsun türün belirleyici özelliği, ayırt etme ölçüsü olarak ortaya çıkmaktadır. Bu belirleyicilik, deneme türünün babası sayılan Montaigne'den gelmektedir. Nitekim benzeri yazılar kendisinden önce yazılmakla birlikte deneme kavramını ilk kullanan da Montaigne olmuştur. Köşesine çekilip Yunan ve Lâtin klasiklerini okumuş, bu kültür birikiminden yola çıkarak çeşitli konulardaki düşüncelerini yazmış, bunu yaparken kendini, dolayısıyla birey olan insanı anlatmıştır. "Les Essais" (Denemeler, 1580-1595) adını verdiği yazıları bir edebiyat türünün adı olmakla kalmamış, İngilizceye çevrildikten (1603) sonra da benzerlerinin yazılmasına yol açmıştır. Deneme, Batı'da Fransa ve İngiltere'de ilk örneklerini veren Montaigne ve Francis Bacon'dan sonra, asıl 17. yüzyılın sonuyla 18. yüzyılda yaygınlaşmıştır.

Türk edebiyatında deneme türü Tanzimat'tan sonra görüldü. Şinasi, Namık Kemal gibi yazarların daha çok bilgi aktarmayı amaçlayan makaleleri, Edebiyatı Cedidecilerin bireyci tavırları deneme türünün temelini oluşturdu. İlk başarılı denemeler de Meşrutiyet'ten (1908) sonra yazıldı. Cenap Şahabettin, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Yahya Kemal ilk deneme yazarları olarak sayılabilir. Deneme türü asıl Cumhuriyet döneminde gelişmiştir. Hümanizm, birey, özgür düşünce gibi kavramlar Cumhuriyet'le amaçlanan çağdaşlaşma olgusunun ve yeni bir kültür oluşturma eyleminin ürünüdür. Bu yolda deneme türünün özgün örneklerini Nurullah Ataç vermiştir. Falih Rıfkı Atay, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Nermi Uygur ve Salâh Birsel başlıca deneme yazarlarıdır.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Rapor Et
Eski 9 Ocak 2012, 19:46

Deneme ve Deneme Yazıları

#3 (link)
RAZ
Mira - avatarı
Deneme

Bir insanın herhangi bir konuda içini dökmek, paylaşmak amaçlı kesin hükümlere varmadan samimi bir üslupla yazdığı yazılara deneme denir. Deneme tür ve üslup olarak pek çok türe yaklaşır. Bu yüzden de yazılması en zor olan türlerdendir. Belki de adı bu yüzden denemedir. Deneme yazarken paylaşımcı ve samimi bir üslup kullanırken sohbete, düşünmemizi ortaya koyarken fıkraya, duygularımızı ortaya koyarken eleştiriye yaklaşma riski her zaman vardır.Bu türün en büyük ustası Montaigne kitabının önsözünde özetle şöyle demektedir:
"Eğer mümkün olsaydı karşınıza anadan doğma çıkardım. Bu kitapta size asla bir şey kanıtlama iddiam yoktur. Elimden geldiğince size beni anlattım. Bana hak vermenizi ya da yargılamanızı istemiyorum."
Buradan da anlaşıldığına göre denemeler iddialı olmayan, ispat kaygısı taşımayan; temel anlamda insan doğallığına dayanan eserlerdir.
Rapor Et
Eski 8 Nisan 2012, 20:36

Deneme Özellikleri

#4 (link)
acun_239
Ziyaretçi
acun_239 - avatarı
Denemede konu özgürce seçilir.
İnsanı ve toplumu ilgilendiren her şey (yaşama, ölüm, aşk, sanat, felsefe, din, ahlâk, töre, bilim, siyaset vb.) denemenin konusu olabilir.
Deneme yazarı kendisiyle konuşur gibi yazar.
Dili doğru ve güzel kullanır.
Düşünce ufku geniş ve kendine özgü bilgi birikimine sahiptir.
Kendi duygularının dışında başkalarının düşüncelerine de saygı duyar.
Denemeci ele aldığı konuyu içtenlikle anlatır.
Denemeci, bayağı bir anlatıma inmeden terim ve felsefi kavramların ağırlığından uzak bir üslubu tercih eder.
Denemeci, denemenin sonunda kesin bir yargıya, bir sonuca varmak amacında değildir.
Deneme, herhangi bir konuda düşündürücü, öğretici, inandırıcı ve ûfûk açıcıdır.
Deneme rahat okunan bir düşünce yazısıdır.
Denemecinin öne sürülen her düşünce ya da savı doğrulama, kanıtlama gibi bir kaygısı yoktur. Deneme, makale ve eleştiriden bu yönüyle ayrılır.
Deneme yazarı birçok kaynaktan beslenir: Felsefî, sosyolojik, tarihî tema ve olay*ların yanında bilimsel veriler ve ünlü kişilerin özdeyişleri olabilir. Yine de denemeci seçtiği konuyu farklı bir yaklaşımla işler. Deneme türünün en eski örneklerini “deneme” terimi daha kullanılmadan önce Eski Yunan ve Latin edebiyatlarında görmekteyiz: Bunlar; Epiktetos’un (Epiktetos) S ohbetler, Eflâtun’un (Eflâtun) Kimi Diyaloglar, Cicero’nun (Çiçero) Kimi Eserleri’dir.
Deneme türünün tarihsel gelişimi nasıl olmuştur?
Deneme türü özellikle Aydınlanma Çağında (Rönesans) önemli bir gelişme göstermiş, daha sonra özellikle Romantizm akımından (19. yüzyıl) bu yana yaygınlaşarak çağdaş edebiyatın en önemli türlerinden biri hâline gelmiştir.
Fransız edebiyatında bu türün kurucusu olan Montaigne, İngiliz edebiyatında Bacon (Beykın) önemli deneme yazarlarıdır.
Deneme türüne özellikle Cumhuriyet Döneminde yakın ilgi gösterilmiştir.
Rapor Et
Eski 19 Mayıs 2012, 13:39

Cvp: Deneme ve Deneme Yazıları

#5 (link)
Lethe
buz perisi - avatarı
Deneme

Tanımı

Deneme, bir yazarın herhangi bir konuda kendi özel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazılardır. Denemeler, öznel (subjektif), kesin kuralları olmayan, iddiasız yazılardır. Belgelere dayanan bilimsel açıklamalara yer verilmez. Yazar, kesin yargı ve sonuçlardan kaçınır; kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi samimi bir şekilde düşündüklerini yazıya geçirir.

Denemenin konusunda herhangi bir sınırlama yoktur. Genellikle edebiyat, sanat, bilim ve felsefe konularında yazılır. Yazarın ele aldığı konuyu iyice kavramış olması ve derinliğine işlemesi gerekir. Şiirimiz Üzerine ‘de Nurullah Ataç’ın Türk şiirini hem dönemler halinde birbirleriyle karşılaştırdığını, hem de klasik Avrupa şiirinin özellikleriyle aralarında benzerlikler kurduğunu görüyoruz. Deneme niteliğinde yazılmış hikaye ve roman türleri de vardır.

Özellikleri
  • Öğretici metinlerdir.
  • Denemede konu özgürce seçilir.
  • İnsanı ve toplumu ilgilendiren her şey (yaşam, ölüm, aşk, felsefe, din, ahlak, töre, siyaset, bilim vb.) denemenin konusu olabilir.
  • Deneme yazarı kendisiyle konuşur gibi yazar.
  • Yazar dili doğru ve güzel kullanır.
  • Düşünce ufku geniş ve kendine özgü bilgi birikimine sahiptir.
  • Kendi duygularının dışında başkalarının düşüncelerine de saygı duyar.
  • Denemeci ele aldığı konuyu içtenlikle anlatır.
  • Denemeci, bayağı bir anlatıma inmeden terim ve felsefi kavramların ağırlığından uzak bir üslubu tercih eder.
  • Denemeci, denemenin sonunda kesin bir yargıya, bir sonuca varmak amacında değildir.
  • Deneme, herhangi bir konuda düşündürücü, öğretici, inandırıcı ve ufuk açıcıdır.
  • Deneme rahat okunan bir düşünce yazısıdır.
  • Denemecinin öne sürülen her düşünce ya da savı doğrulama, kanıtlama gibi bir kaygısı yoktur. Deneme, makale ve eleştiriden bu yönüyle ayrılır.
  • Deneme yazarı birçok kaynaktan beslenir. Felsefi, sosyolojik, tarihi tema ve olayların yanında bilimsel veriler ve ünlü kişilerin özdeyişleri olabilir. Yine de denemeci seçtiği konuyu farklı bir yaklaşımla işler.


Denemenin Amacı;
  • Okuyucuyu düşünmeye yöneltmek.
  • Hayatın gerçeklerini ortaya koymak.
  • Kültür alanındaki değişme ve gelişmeleri fark ettirmeki
  • Birey -toplum ilişkisini dile getirmek.
Rapor Et
Eski 23 Mart 2014, 20:37
zoo
Bu mesaj _Yağmur_ tarafından silindi. Sebep: içerik dışı ek
Eski 3 Nisan 2014, 22:19
Misafir
Bu mesaj Mira tarafından silindi. Sebep: Gereksiz
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.262 saniyede (81.50% PHP - 18.50% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 13:42
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi