Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Şiir Türleri

Gösterim: 64236 | Cevap: 4
  • siir turlerini yaziniz
  • yigitligi anlatan siir
  • yigitligi anlatan siire ne denir
4
  • 2 Gönderen AlCoLiC
  • 1 Gönderen Valeria
iwosky
4 Aralık 2006 12:11   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Şiir Türleri

Şiir Türleri

Lirik şiir
Aşk, ayrılık, hasret, özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına, kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiire girer

Epik şiir
Destansı özellikler gösteren şiirlerdir. Kahramanlık, savaş, yiğitlik konuları işlenir. Okuyanda coşku, yiğitlik duygusu, savaşma arzusu uyandırır. Daha çok, uzun olarak söylenir. Divan edebiyatında kasideler, Halk edebiyatında koçaklama, destan, varsağı türleri de epik özellik gösterir. Tarihimizde birçok şanlı zaferler yaşadığımızdan, epik şiir yönüyle bir hayli zengin bir edebiyatımız vardır.

Didaktik şiir
Bir düşünceyi, bir bilgiyi aktarmak amacıyla yazılan şiirlerdir. Bunlar okurun aklına seslenir. Duygu yönü az olduğundan kuru bir anlatımı vardır. Kafiye ve ölçülerinden dolayı akılda kolay kaldığından, bilgiler bu yolla verilir. Manzum hikâyeler, fabller hep didaktik özellik gösterir.

Pastoral şiir
Doğa şiirlerini, çobanların doğadaki yaşayışlarını anlatan şiirlerdir. Doğaya karşı bir sevgi, bir imrenme söz konusudur bunlarda. Eğer şair doğa karşısındaki duygulanmasını anlatıyorsa “idil”, bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatırsa “eglog” adını alır

Satirik şiir
Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden, didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv, Halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda ise yergi verilir.

Dramatik şiir
Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün ( 19. yy. ) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır.
Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve kommedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç kere çıkmıştır.
Bizde dramatik şiir türüne örnek verilmemiştir. Çünkü bizim Batı’ya açıldığımız dönemde ( Tanzimat ) Batı’da da bu tür şiirler yazılmıyordu; nesir kullanılıyordu tiyatroda. Bizim tiyatrocularımız da tiyatro eserlerini bundan dolayı nesirle yazmışlardır. Ancak nadirde olsa nazımla tiyatro yazan da olmuştur. Abdülhak Hamit Tarhan gibi...
Son düzenleyen nötrino; 17 Mart 2014 17:08. Sebep: Bilgi yanlışı düzeltildi!
Rüya_Güzeli
23 Aralık 2006 21:55   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
LİRİK ŞİİR
İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Divan edebiyatında özellikle gazeller, murabbalar, şarkılar; halk edebiyatında koşmalar, semâiler bu türe örnektir. Yeni Türk edebiyatında ise türlü nazım şekillerinde yazılmıştır.

PASTORAL ŞİİR
Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban hayatını ve bunlara karşı duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür. "Pastoral" kelimesi "çobanlara ait" demektir. Batı edebiyatlarında doğrudan doğruya doğa manzaralarını canlı biçimde anlatan şiirlere idil, konuşma biçiminde yazılan pastoral şiirlere de eglog denir.

DİDAKTİK ŞİİR
Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlâkî bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü zayıf şiir türüdür. Manzum hikâyeler ve fabllar bu türe girer.

EPİK ŞİİR
Konusu savaş, kahramanlık, yiğitlik ve yurt sevgisi olan ya da tarihî bir olayı coşkulu bir anlatımla işleyen uzunca şiirlere denir. Aynı anlamda destanî şiir, hamasî şiir ve kahramanlık şiir terimleri de kullanılır.

DRAMATİK ŞİİR
Hayatın trajik, komik, korkunç bir yanını göz önünde canlandırmak ya da tiyatroda oynanmak için yazılan şiir türüdür.

SATİRİK ŞİİR
Alay etmek, dalga geçmek veya güldürmek maksadıyla yazılan şiir türüdür.
AlCoLiC
9 Şubat 2007 13:02   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
LİRİK ŞİİR
Aşk, ayrılık, hasret, özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına, kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiire girer.
ÖRNEK:
Sakın bir söz söyleme, yüzüme bakma sakın
Sesini duyan olur, sana göz koyan olur
Anmasınlar adını candan anan dudaklar
Annen bile okşasa benim bağrım taş olur

EPİK ŞİİR
Destansı özellikler gösteren şiirlerdir. Kahramanlık, savaş, yiğitlik konuları işlenir. Okuyanda coşku, yiğitlik duygusu, savaşma arzusu uyandırır. Daha çok, uzun olarak söylenir. Divan edebiyatında kasideler, Halk edebiyatında koçaklama, destan, varsağı türleri de epik özellik gösterir. Tarihimizde birçok şanlı zaferler yaşadığımızdan, epik şiir yönüyle bir hayli zengin bir edebiyatımız vardır.
ÖRNEK:
Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı
Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle
Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle

DİDAKTİK ŞİİR
Bir düşünceyi, bir bilgiyi aktarmak amacıyla yazılan şiirlerdir. Bunlar okurun aklına seslenir. Duygu yönü az olduğundan kuru bir anlatımı vardır. Kafiye ve ölçülerinden dolayı akılda kolay kaldığından, bilgiler bu yolla verilir. Manzum hikâyeler, fabller hep didaktik özellik gösterir.
ÖRNEK:
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
Şahsın görünür rutbe – i aklı eserinde

PASTORAL ŞİİR
Doğa şiirlerini, çobanların doğadaki yaşayışlarını anlatan şiirlerdir. Doğaya karşı bir sevgi, bir imrenme söz konusudur bunlarda. Eğer şair doğa karşısındaki duygulanmasını anlatıyorsa “idil”, bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatırsa “eglog” adını alır
ÖRNEK:
Hülyana karışmasın ne şehir ne de çarşı
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an
Madem ki kara bahtın adını koydu çoban

SATİRİK ŞİİR
Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden, didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv, Halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda ise yergi verilir.
ÖRNEK:
Benim bu gidişe aklım ermiyor
Fukara halini kimse sormuyor
Padişah sikkesi selam vermiyor
Kefensiz kalacak ölümüz bizim

DRAMATİK ŞİİR
Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün ( 19. yy. ) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır.
Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve kommedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç kere çıkmıştır.
Bizde dramatik şiir türüne örnek verilmemiştir. Çünkü bizim Batı’ya açıldığımız dönemde ( Tanzimat ) Batı’da da bu tür şiirler yazılmıyordu; nesir kullanılıyordu tiyatroda. Bizim tiyatrocularımız da tiyatro eserlerini bundan dolayı nesirle yazmışlardır. Ancak nadirde olsa nazımla tiyatro yazan da olmuştur. Abdülhak Hamit Tarhan gibi...


Fırtına ve Blue Blood bu mesajı beğendi.
Blue Blood
9 Mayıs 2009 11:35   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Lirik Şiir


Lirik şiir duyguların coşkun bir dille anlatıldığı edebiyat eserlerinin genel adıdır. Latince lyricus, Yunanca lyricos, Fransızca lyrique kelimelerinden türemiştir. Sözlük anlamı ise; coşkun, ilhamla dolu demektir. Eski Yunan'da kullanılan lirik sözcüğü bugünkü anlamında kullanılmıyordu.
Bireysel duyguların içten geldiği gibi, coşkulu, etkili bir dille anlatılmasına da lirizm denir. Sıfat olarak esin dolu, coşkun, içli bir dili bulunan anlamlarında kullanılan lirik sözü, bu niteliği taşıyan düzyazı ürünleri de niteler. Aynı genellik lirizm için de söz konusudur.
Eski Yunan edebiyatında ozanlar şiirlerini lir denen telli bir sazla söyledikleri için, bu türlü şiirlere lirik denmiştir. Türk edebiyatında da âşık, ya da saz şairi adı verilen halk ozanları şiirlerini hâlâ sazla söylemektedirler. Lirik şiirde toplumsal mutluluk ya da felâketlerden duyulan sevinç ya da acı gibi ortak duygular; ya da aşk, ayrılık, özlem, ölüm acısı, vb. gibi bireysel duygular anlatılır. Lirik şiir dünya edebiyatında en çok işlenen ve sevilen şiir türüdür.
Bugün lirik şiir, ozanın en içten duygularını dile getirdiği bir tür olarak bilinir. Yunan’da lirik şiirin özünde duygular vardır ama bunun yanı sıra lyra eşliğinde söylenen şiir anlamındadır. Lirik şiirde genellikle ozanın kendi duygularını yansıttığı görülür. Özellikle solo liriğinde kişinin iç dünyası ön plandadır. Lirik şiirin ilk örnekleri ege kıyılarında görülür ve ilk lirik şiirlerin konuları arasında hymnoslar(tanrılara övgüler) ve mitoloji vardır. Lirin icadının da mitolojik bir hikâyesi vardır tanrı Mercurius’un kaplumbağanın kabuğundan lir yaptığı ve ana karnında müzik öğrendiği söylenmektedir, bu sebepten lirik şiir müzikle iç içedir. Lirik şiirin işlevi, insana güzelliği, inceliği sunmak ve kişide müzik eğitiminin oluşumunu sağlamaktır. Türk edebiyatımızda halk âşıklarının (veya halk şairlerinin) söylediği şiirlerin çoğu liriktir.
Batı edebiyatında Rönesans devri ozanlarının (Petrarca, Ronsard, vb.); daha sonra da, ilke olarak içe dönüklüğü benimseyen romantik ozanların (Lamartine, Hugo, Musset, vb.) duygusal ve öznel bir nitelik gösteren şiirleri bu türün başarılı örnekleridir. Lirik şiir, Türk edebiyatında da en çok kullanılan şiir türlerinden biri olmuş; Divan edebiyatında (Fuzuli, Nedim, vb.), Halk tasavvuf edebiyatında (Yunus Emre, vb.), din-dışı Halk edebiyatında (Karacaoğlan, vb.) ve yeni edebiyatta (Yahya Kemal, vb.) bu alanda büyük ozanlar yetişmiştir.
Bu türe örnek olarak; Fuzûli'nin "Su" kasidesi, Yahya Kemal Beyatlı'nın "Hayal Şehir" ve Mehmet Akif Ersoy'un "Bülbül" isimli şiirleri verilebilir.


Lirik şiir ozanları

Lirik şiirin ilk önderleri Anadolulu Alkman ve Lesboslu Sappho’dur. Daha sonra Arion, İbikos, Semonides, Terpandros, Timokreon, Korinna VE Pindaros lirik şiir ozanları arasındadır.

Lirik şiir ölçüleri

  • Iambic: Birincisi kısa, ikincisi uzun iki heceli vezin türüdür.
  • Trochaic: Bir uzun ve bir kısa heceli ölçüdür.
  • Anapestic: İki kısa ve bir uzun heceden meydana gelen vezin türüdür.
  • Dactylic: Bir uzun iki kısa ölçülü Yunan ve Latin veznidir.

Lirik şiirin gelişim nedenleri

Eski Yunanlılar lirik terimiyle telli bir saz ve genellikle dans eşliğindeki şarkıya ayrılan şiir türünü belirtirlerdi. Şiirin eşliğinde kullanılan çalgı her zaman lyra değildir, çalgı şiirin konusuna ve tartısına göre değişir.
Lirik şiir, İ.Ö. 7. ve 6. yy'da gelişip yayılmıştır. Bu yy.larda yerleşmecilik hareketleri sonucunda değişen ticaret ve ekonomi alanındaki koşullarla birlikte Yunanlıların toplumsal yapısı da değişmeye başlamıştır. İktidar önce monarkh ve tiranlardan aristokratlara geçmiş bunlar da ticaretle zenginleşen burjuva sınıfı karşısında güçlerini yitirmişlerdir. Atina’da da aristokrasinin iktidardan uzaklaştırılıp demokrasinin kurulduğunu görüyoruz. Böylece bireyin öne çıktığı demokratik bir hava içinde kişiler kendi kişisel ve siyasal görüşlerini şiire dökmüşler, şiir destan gibi toplumun görüşlerini dile getirmekten çok, kişinin duygularını dile getiren bir araç durumuna gelmiştir.
Lirik şiirin hız kazanmasına bir başka neden de dinsel inançlardaki bunalımdır. Homeros’un bütün tanrıları anthropomorphik idi. Yani insanlarda bulunan tüm kusurlar onlarda da bulunuyordu. Oysa yeni kuşaklar tanrıları bu kusurlardan uzak düşünüyorlar ve şiirlerinde bunu dile getiriyorlardı.
Öte yandan, Yunanistan’da yeni polisler kurulmakta ve büyük savaşlar yapılmaktadır. Devlet adamları ya da bu savaşlara katılan komutanlar görüş ve duygularını dile getirmek istedikleri zaman lirik şirden yararlanmaktadırlar; çünkü o zamanlar düz yazı henüz gelişmemiştir.
Lirik şiir mythos, masal, efsane, öykü gibi konuları ele alır. Bu bakımdan biraz destana benzese de içe dönüktür,kişiseldir. İlk olarak Hesiodos destandaki eski geleneği yıkarak kendinden söz etmiştir. 7. yy.'da lirik şiir birdenbire insanın kişi olarak ortaya çıkmasını sağlıyor, ozan kendi duygularını dünyaya bildirecek kadar değerli buluyor. Humanizm yolunda atılan ilk adım budur.
Destanın gelişme ve yayılma merkezi İyonya’dır. Lirik şiirin yayılma merkezi olarak bir tek yer gösteremiyoruz. Ama ilk atılım İyonlarla Aiollerden gelmiştir. Aiolis’te Lesbo şerefine okunduğu bilinir. İyonlar lirik şiire en uzak iki türde şiir yazmışlardır. Elegeia ve İambos. Elegeia, flavta eşliğinde söylenen şiirdir, yarı şarkı yarı okumadır. Bir mısra heksameter, bir mısra pentameter olan sıralardan katışık bir şiir çeşitidir. Elegeia ilkin İyonya’da doğmuştur. Ele aldığı konular türlü türlüdür; savaş, yas, insan ve hayat üzerinde düşünceler vs.
İambos ise şarkı olmaktan çıkmış konuşmaya en yakın tartı ile yazılan bir şiir türüdür. Yunanlıların konuşma diline en uygun dedikleri İambos vezni halk edebiyatından gelme bir vezindir. Yaşamın kaba ve bayağı yanını ortaya koyar. İamboslar destan, dil ve vezin geleneği büsbütün kırılmış, yerine gülük konuşma diliyle yazılmış konusu çoğu zaman günlük hayattan alınmış bir şiir meydana gelmiştir.
Bu ikisinin dışında kalan lirik tek adı altında toplanır; melos monodik lirik ve koro liriği olmak üzere iki türe ayrılır. Monodik lirik tek kişinin söylediği liriktir, güçlü ve tutkulu şairlerin yarattığı monodi liriği insan ruhundaki aşırı duygululuğun eşsiz anlatımı haline geldi.
Koro liriği ise, adından da anlaşılacağı üzere, koro tarafından söylenir. Birincisinde kişinin duyguları, ikincisinde ise toplumun duyguları söz konusudur. Lirik teriminin anlamı zamanla genişleyerek eleji, yergi şiiri gibi şiir türlerini kapsadı. Öte yandan, temel unsur olan müzik İskenderiye’de M.Ö. 3. yy.'da Ptolemaios’lar devrinde ve Roma’da monodi liriğinden bütünüyle ayrıldı; koro liriği ise Horatius’un Carmen Saeculare’sinde ciddi ve tek düzenli, birkaç yüzyıl sonraki Hıristiyan ilahilerinde ise hareketli ve canlıdır.

ALINTI
20 Eylül 2012 10:31   |   Mesaj #5   |   
Valeria - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
Amisos

7773
6.968 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 18-03-2010

Şiir Türleri

Senfonik Şiir
MsXLabs.Org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi


Genellikle bir ölçülü, içeriği ve biçimi müzik dışı bir fikirle belirlenen orkestra parçası. Senfonik şiirlerin esin kaynağı çoğu kez edebiyattır. Liszt'in "Mazeppa" (1851) ve Çaykovski'nin "Romeo ve Jülyet" (1869) adlı senfonik şiirleri buna birer örnektir. Felsefî fikirlerden yola çıkarak yazılan senfonik şiirler de vardır. Bunlara örnek olarak R. Strauss'un "Tod und VerklŠrung" (Ölüm ve Değişim, 1890) adlı senfonik şiiri verilebilir. Birçok senfonik şiir de, ulusal yaşamı ve ulusal görüntüleri betimleyici niteliktedir. Smetana'nın "Ma Vlast" (Vatanım, 1874-1879), Sibelius'un "Finlandia" (1899) ve Respighi'nin "Roma Çamları" (1924) bunlardandır. İzlenimlerden ve duyulardan yola çıkarak yazılan senfonik şiirlerin en bilinen iki örneğiyse Debussy'nin "La Mer" (Deniz, 1903-1905) ve Honegger'in "Pasifik 231" (1923) adlı yapıtlarıdır. Senfonik şiirin yaratıcısı olarak Liszt kabul edilir.
ölmez fenerli bu mesajı beğendi.
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Şiir Türleri Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • siir turlerini yaziniz
  • yigitligi anlatan siir
  • yigitligi anlatan siire ne denir
Konularına göre şiir türleri nelerdir?
Gönderen: eLifsu Forum: Cevaplanmış
Cevap: 1
Son Mesaj: 24 Aralık 2014 17:02
Cevap: 5
Son Mesaj: 18 Aralık 2014 22:06
Cevap: 0
Son Mesaj: 12 Kasım 2013 13:30
Cevap: 14
Son Mesaj: 8 Mart 2012 14:01
Cevap: 2
Son Mesaj: 18 Aralık 2009 14:43
Sayfa 0.326 saniyede 9 sorgu ile oluşturuldu