| | #1 (mesaj-linki) |
Ekonomik Kalkınmanın Genel Analizi Ekonomik Kalkınmanın Genel Analizi Kalkınma kuramı, her şeyden önce milli gelirin zaman içinde nasıl artacağını, hangi faktörlerin milli gelir artışını belirlediğini ve bu artış hızının nedenlerini açıklamak zorundadır. Bu durum ise üretim fonksiyonu analizini gerektirir. Üretim fonksiyonuna, geleneksel üretim girdileri yanında teknolojik düzey ve sosyokültürel çevre koşullarını sokarak daha kapsamlı bir üretim fonksiyonu elde etmek olanaklıdır. Ancak bu geniş kapsamlı üretim fonksiyonunun bazı değişkenlerinin sayısallaştırılması oldukça güçtür.Üretim fonksiyonunun analizi bize üretimde kullanılan girdilerle (faktörler) bunların sağladığı çıktı (üretim) arasındaki teknik ilişkiyi verir. Bu ilişkilerden yola çıkarak girdi kullanım miktarındaki artışa ya da girdilerin verimliliklerindeki değişmelere bağlı olarak üretimdeki artış belirlenebilir.Gerek faktör kullanımındaki gerekse verimlilikteki artışlar bir dizi farklı değişkenlerin etkisi altındadır. Üretim fonksiyonu analizi çerçevesinde bu etkenler denklemler sistemine dönüştürülebilir. Bu sistemin matematiksel çözümü, bize ekonominin büyüme hızını verecektir.Dinamik bir süreç olan kalkınma dinamik bir analiz gerektirmektedir.Dinamik analizlerde başlangıç koşullarının saptanması gerekir. Başlangıç koşullarının zaman içinde göstereceği değişim bunları etkileyen yapısal parametrelere bağlıdır.Başlangıç koşulları ve yapısal parametreler bir ülke ekonomisinin geçireceği aşamaları ve yeni ekonomik ve fiziksel çevreye göstereceği uyumu hem kalite hem de kantite yönünden belirleyecektir.Ayrıca varolan talep yapısı da üretim yapısının belirlenmesinde önemli rol oynayacaktır. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) |
Cvp: Ekonomik Kalkınmanın Genel Analizi
Günümüzde her alanda yaşanan köklü değişim, endüstri ilişkileri sistemini de derinden etkilemektedir. Gerçekten müthiş bir ivme kazanan teknolojik gelişme ve artan uluslararası rekabet koşullarında, barışçıl bir endüstri ilişkileri sistemine olan gereksinim gün geçtikçe artmaktadır. Bu bakımdan da sosyal diyalog mekanizması günümüz koşullarında giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Nitekim, günümüzde sosyal diyalog mekanizmasının önemini kavrayan pek çok gelişmiş batılı ülke ile bazı gelişmekte olan ülkede, sosyal diyalog uzun yıllardan beri başarı ile uygulanmaktadır. Kuşkusuz bu başarılı uygulamaların temelinde taraflararası karşılıklı güven, görüş alışverişi, uyum ve uzlaşmanın yanısıra; sosyal diyalog mekanizmasının temel niteliklerini oluşturan amacı, koşulları ve araçlarının etkin bir işlevselliğe kavuşmasının büyük bir rolü bulunmaktadır. Bir başka deyişle, sosyal diyalog mekanizmasının başarısında, taraflararası ilişkilerdeki uyum ve uzlaşma kadar, mekanizmanın amaç ve koşullarına uygunluk ile araçları olan temel anlaşma ve resmi danışma konseylerinin etkinliği de anahtar faktörler olmaktadır. Bu gerçekler ışığında, sosyal diyalog mekanizması ülkemiz açısından incelendiğinde; bu konuda son derece gecikmiş bir başlangıca sahip olduğumuzu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu durum özellikle gelişmiş batılı ülkelerdeki uygulamalarla karşılaştırıldığında daha da belirginlik kazanmaktadır. Nitekim, ülkemizde sosyal diyaloğa işlevsellik kazandıran araçların kısa bir tarihsel geç-mişe sahip olduğu görülmektedir. Gerçekten, ülkemizde ilk ve tek temel anlaşma olan “Toplumsal Anlaşma” 1978 yılında imzalanmış, Ekonomik ve Sosyal konsey ise ilk kez 1995 yılında 1995/5 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile kurulmuştur. Ekonomik ve Sosyal Konsey, bir başbakanlık genelgesi ile kurulduğu için de henüz tam işlevsel hale gelmeden, kabul edilen yeni genelgelerle, kurumsal yapısı ve işlevleri sürekli değiştirilmiştir. Bu sorunun aşılabilmesi ise, ESK’in kurumsal yapı ve işlevlerini düzenleyen bir kanunun yürürlüğe girmesine bağlıdır. Böylece, ülkemizde de sosyal diyalog, arzulanan işlevselliğe kavuşmuş olacaktır. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) |
Cvp: Ekonomik Kalkınmanın Genel Analizi
Orta sınıfların politik ve sosyal davranışlarını belirleyen, kendi sınıfsal konumları ve çıkarları ile, karşı karşıya oldukları politik-ekonomik bağlamın kendisidir. Orta sınıflar, sağcı bir rejimle, genişleyen bir ekonomi, ucuz kredi ve düşük fiyatlı tüketici malları ithalatına dayalı bir ekonomik bağlamda, sağa kayarlar. Ancak derin bir ekonomik kriz yaşayan sağcı bir rejim söz konusu olduğunda, yine orta sınıflar, mülkiyet, tasarruf ve istihdam kayıplarını telafi etmek amacıyla geniş bir halk cephesinin parçası haline gelebilirler. Orta sınıf, halka dayalı, diktatörlük karşıtı ve anti-emperyalist bir halk hükümetinin var olduğu bir anda, demokratik reformları destekler; ancak işçi sınıfının koşullarını eşitleştirmeye yönelik her türlü radikalleşmeye de karşı durur.
| |
|
| | #4 (mesaj-linki) |
Cvp: Ekonomik Kalkınmanın Genel Analizi 11 Nisan 2001 yılında başbakanlığa bağlı olarak kurulan konsey, ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında, toplumsal uzlaşma ve işbirliğini sağlamak, sürekli ve kalıcı bir ortam yaratmak ve istişari mahiyette ortak görüş belirlemek amacıyla kurulmuştur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin temel işlevi ise, ekonomik istikrarın kurulması, büyümenin ve sanayileşmenin hızlandırılması, üretimin, yatırımların ve verimliliğin artırılması, ekonomiye rekabet gücü kazandırılması, istihdamın geliştirilmesi ve işsizliğin önlenmesi, işgücü niteliğinin yükseltilmesi, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve sosyal adaletin sağlanması, sosyal devlet anlayışının gereği olarak kamu hizmetlerinin geliştirilmesi, çalışma hayatının demokratikleştirilmesi, ülke demokrasisinin daha da geliştirilmesi ve güçlendirilmesi ile temel sosyo-ekonomik amaçlar için sürekli ve kalıcı bir diyalog platformu ve danışma organı olarak ortak görüş oluşturması ve Hükümet ile Parlamentoya tavsiyelerde bulunmasıdır. Günümüzün gelişmiş toplumlarında hükümetle toplum kesimleri arasındaki diyalog sadece siyasal diyalogdan ibaret kalmayıp, ekonomik ve sosyal alandaki sorunlar da sivil toplum örgütleri ile sürdürülmektedir. Ayrıca, bu diyalog tüm toplum kesimlerinin kendi aralarında etkileşim ve işbirliği şeklinde de yaşanmaktadır. Bu bağlamda, ülkemizin tam üyelik sürecinde bulunduğu, Avrupa Birliğinin kurumsal yapısı içinde, danışma organı olarak Ekonomik ve Sosyal Konsey oluşumuna yer vermesi önemli bir konudur. | |
|
| | #5 (mesaj-linki) |
Cvp: Ekonomik Kalkınmanın Genel Analizi
Hayat, bizlere sunulmuş en anlamlı, en kutsal ve en değerli hediyelerin başında gelir. Kimi bu hediyeyi iyi ve doğru bir şekilde kullanır, kimi de kötü ve yanlış... Kimileri de aralarda bir hayatın sahibi olarak kalır. Ama herkesin hedefinde öncelikle "insan gibi yaşama" düşüncesi vardır. Bize ilahi bir armağan olan hayatı güzel bir şekilde yaşamak için birlikte sosyal alanları paylaştığımız, birlikte yaşadığımız, birlikte gülüp birlikte ağladığımız insanlarla adeta yarışırız. Dünya üzerinde her yerde bu yarış vardır... Bu yarışta herkesin başarılı ya da birinci olması mümkün değildir. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere, yeterlilik, kararlılık, irade hâkimiyeti ve ekonomik olabilme gibi özelliklere sahip olanların bu yarışta başarılı olma şansları vardır. Çeşitli sebeplerle geride kalanların, koşuyu tamamlayamadan yenik düşenlerin yardımına ve imdadına ise yönetim organizasyonu ve anlayışı koşar, koşmalıdır. İşte 'sosyal devlet' bu yardımı gerçekleştiren mekanizmaların, organizasyonun ve anlayışın adıdır. Türkiye'de sosyal devlet anlayışının rafa kaldırılmasında toplumsal muhalefetin sözcüsü olması gereken demokratik kitle örgütlerinin de rolü vardır. Başta sendikalar olmak üzere, toplumdaki çeşitli kesimlerin temsilcisi olan kuruluşlar siyasi iktidarın bu yöndeki tasarruflarına tepki göstermek yerine, gelişmeleri kınayarak geçiştirmektedir. Bu yaklaşımın kronik hal alması üzerine siyasi iktidar halkın yaşam standardını düşüren, ona acı çektiren uygulamalarına kararlılık içinde devam etmekten kaçınmamaktadır. Bu durum sosyal devlet anlayışından uzak uygulamaların yaygınlaşmasına yol açmakla kalmamış, sivil toplum örgütlerinin güvenilirliğini de baltalamıştır. Türkiye'nin sosyal devleti tasfiye eden anlayışa karşı, sosyal devletin gerekliliğini tavsiye eden bir iradeye ihtiyacı vardır. Bu konudaki iradenin kendini göstereceği önemli mekanizmalardan biri de Ekonomik ve Sosyal Konsey'dir... Ama bugünkü yapıda ve anlayışta bir konsey değil.Aynı şekilde diğer batılı ülkelerde demokratik kurallara bağlı olarak benzeri konseyler vardır. Ama bu konseyler Türkiye'de olduğu gibi 'süs' değildir. Katılımcılık, paylaşımcılık ve şeffaflık ilkelerinin lafta kalmadığı, hayata geçirildiği organizasyonlardır. Türkiye'nin Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nin dar ve sabit gelirli kesime yansıyan olumlu bir icraatı olmamıştır. ESK çalışmaları çerçevesinde, sivil toplumun karar süreçlerine müdahil olduğunu düşünenler yanılmaktadır. Çünkü ESK'nin sağladığı bir toplumsal fayda yoktur. Bugünün Ekonomik ve Sosyal Konsey'i tek seslidir. Sadece işveren ve sanayicilerin düşünceleri ve önerilerine önem verilmekte, başta işçiler olmak üzere diğer kesimlerin seslerini ve taleplerini tıpkı Avrupa Sosyal Şartı'nda olduğu gibi 'ekonomik ve sosyal gerekçelerle' duymamaktadır. | |
|
![]() |
| En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| ekonomi kalkınma amaçları, ekonomik kalkınmanın özellikleri ve amaçları, ekonomik ve sosyal kalkınma, ekonomik ve sosyal kalkınma, ekonomik ve toplumsal kalkınma, kalkınma analizi, kurumsal yapı ve kalkınma, süreç analizi, üretim girdileri, |
| Konu Araçları | |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||