Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Özgürlük Nedir?

Bu konu Felsefe forumunda Blue Blood tarafından 7 Kasım 2008 (22:20) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
65983 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 29 Eylül 2012 (18:16) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.79  |  Oy Veren: 14      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 7 Kasım 2008, 22:20

Özgürlük Nedir?

#1 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Özgürlük
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Almanca freiheit, Fransızca liberté, İngilizce liberty, freedom, Latince libertas olarak tanımlanan ve siyasal, toplumsal, felsefi ve gündelik yaşam alanlarında çeşitli anlam boyutlarında kullanılan kavram ya da kategori.

En genel haliyle, özgürlük, bağlı ve bağımlı olmama, dış etkilerden (etkenlerden) bağımsız olma, engellenmemiş ve zorlanmamış olma halini dile getirmektedir. Buna paralel başka bir gündelik tanımı, insanın kendi kararlarını kendi istemine ve düşüncelerine göre belirleyebilmesi, kendi seçimlerini kendi iradesiyle yapabilmesi olarak belirir. Burada özgürlük bir irade özgürlüğüdür.
Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük'de özgürlük sözcüğünü şöyle tanımlamaktadır:
1. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî.
2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.
Siyasal ve toplumsal alanda özgürlük kavramı daha karmaşık ve çok-anlamlı tanımlar ve tartışmalar getirir beraberinde. Mesela, Liberalizm'de özgürlük ana prensiptir, ancak burda kişisel özgürlükleri öyle bir abartılır hale getirirler ki sonuçta bununda adına özgürlük diyebilirler: Halbuki konu siyasi oldu mu bu tüm toplumu ilgilendirir, dolayısıyla tekil özgürlüğün çoğul özgürlüğü kısıtlamaması ve ona zarar vermemesi gerekir. Aynı şekilde ekonomide dışa bağımlı yollar özgürlüğü kısıtlar, işte bütün bunlar oturması gereken kavramlardır. Felsefi anlamda (düzlemde) ise kavram tamamen kuramsal boyutta değerlendirilir ve düşünce tarihinin başlangıcına kadar uzanan bir geçmişe sahip olarak ortaya çıkar. Hemen bütün öğretilerin bir özgürlük tanımlaması ve buna göre bir özgürlük talebi vardır. Aydınlanmacılık ile berber özgürlük, felsefi ve toplumsal bir ilke olarak formüle edilmeye girişildi. Modernizm, başlangıcından itibaren mutlak bir özgürlük talebi ve iddiasi olarak ortaya konulmuştur.
İstenç özgürlüğü, irade özgürlüğü, ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, bireysel özgürlük, toplumsal özgürlük ve benzeri kavram ve kategoriler felsefi Özgürlük nosyonu başlığı altında tartışılıp değerlendirilen ve siyasal içerimleri de olan birkaç önemli kavramdır.
Özgürlük kavramının iki farklı bağlamdaki temel maddeleri şöyledir:
  • Özgürlük (felsefe), felsefî anlamda özgürlük kavramı.
  • Özgürlük (siyaset), siyasî anlamda özgürlük kavramı.
Alıntı:
Özgürlük...
Yeniden doğup pembe bir dünyaya uyanmak gibi birşey olsa gerek...
Bir kelebeğin metamorfozlardan kendini kurtarıp, kanatlarına can yürümesi...
İlk kanat çırpışıyla gökyüzüne havalanması gibi...
Etiketler:
  • hak ve ozgurluk nedir vikipedi
  • ozgur olmak ne demektir
  • ozgur olmak nedir
  • ozgurluk ne demektir
  • ozgurluk nedir vikipedi
Benzer Konular:
Rapor Et
Reklam
Eski 7 Kasım 2008, 22:54

Özgürlük Nedir?

#2 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Hukuki bir yaklaşımla Özgülük

Özgürlük bir "hak"tır; fakat bütün haklar özgürlük değildir. Özgürlük herkese tanınmış bir insan hakkıdır. Hukukça yasaklanmamış olan yasal ve serbesttir. Özgür olmak, başkasına karşı öne sürülebilen haklara sahip olmaktır. "Hak" biçimi sağlar; bununla özgürlük ifade edilir, dışa vurulur; onun varlığı anlaşılır. Hak daha çok özgürlüğün, usulü güvencesi ve gerçekleşme aracı olarak nitelenebilir. Özgürlük, fiili durumu ifade eder. Kişi şu ya da bu biçimde karar verme ve davranma, iradesi doğrultusunda yapma ya da yapmama yetkisine sahip olduğu zaman "özgür"dür. Bununla birlikte haklar normatif alanda yer alır. Hak’ta, doğru addolunan davranış meşruiyet kriterine vurulduğundan, özgürlük ve haklar aynı düzlemde bulunmazlar.
Özgürlük, tekil olarak kullanımında saf bir fikir olmaktan öte başka bir şey değildir. Hukuk alanında birey ancak "özgürlüklerin" öznesi olabilir. Özgürlükler, bireyin sahip olduğu olanaklar kendisine tanınan "yetki" "bağımsızlık" ve "iktidardır". Bireye bireysel güç ve ayrıcalıklar veren özgürlük, haktan çok bir "erk",üzerinde kimsenin yetkiye sahip olmadığı bir bağımsızlıktır. Başkasına bağlı olmama, serbestlik biçiminde de ifade edilebilir.
Özgürlük, bütün hakların ortak kökenidir; haklar ise, özgürlükleri sağlamak için kişiye hukukça tanınan meşru yetkilerdir. Hakkın mahkeme önünde de öne sürülebilme özelliği bulunmaktadır. Örneğin seyahat özgürlüğünün kullanılması ilgilinin iradesine bağlıdır. Hak ise ancak bunun uygulanmaya konmasında bir dış engelin ortaya çıkmasında -pasaport isteğinin reddi gibi- gündeme gelebilir. Burada öznel hak, özgürlük önündeki engelin aşılmasında kendini gerekirse zorla kabul ettiren erktir. Daha çok uygulama aşamasında gündeme gelen hak özgürlükler üzerinde etkiler yaratır, güvenceleşmesine katkıda bulunur, hatta sınırlayıcı ögeleri de kapsar. Her özgürlük ihlalinde hak doğar. Hak arama özgürlüğü işte bu durumda özgürlüğe yönelen saldırı ya da sınırlamayı kaldırma aracı olma işlevini görür.
Özgürlüklerin "aracı" şeklinde gündeme gelen "hak" kavramı, daha geniş ya da özerk anlamda gelebilir. Kısaca özgürlük "yapabilmek", karar vermek ise hak "istemek”tir; bireyin sahip olduğu yeti, yetki, bağımsızlık ve iktidar olarak özgürlük -öznesi etken, muhatabı ise edilgen olduğundan- devlet ve toplum müdahalesini dışlar. Hakta ise özgürlüğün tersine,"alacaklı" birey, istemde bulunandır; özgürlüklerde "en az" devlet özelliği, bir hizmet veya olumlu edim sağlamayı amaçlayan "sosyal haklar"da refah, koruyucu veya en çok devlet konumunu alır. Bu anlayış, birbirinden kopuk bireylerden oluşan toplumda karşılıklı bağımlılık ve dayanışma ekseninde iktidar kavramının "derinleştirilmesi"ni ifade eder. "Alacak" hakları, asgari beşeri "gereksinimler"in devlet ve toplum tarafından "karşılanması"nı gerekli kıldığından, iktidar kavramının derinleştirilmesi, bir yandan "sosyal devlet”te, öte yandan "insan hakları ideolojisinin işletilmesi"nde anlamını bulur. Gerçekten, sosyal güvenlik hakkı ve sağlık hakkı gibi "isteme hakları"nın karşılanması, kişiyi özgürlüklerinden yararlandırmanın temel gerekleri olarak düşünülürse haklarda özgürlüklerin bir varyasyonu olarak değerlendirilebilir.



Rapor Et
Eski 30 Eylül 2011, 22:58

Özgürlük Nedir?

#3 (link)
Yasaklı/Pasif
GüNeSss - avatarı
ÖZGÜRLÜK NEDİR?


Özgürlük; çaresizliğin bittiği yerde başlayan ve artık bunun yaşanmayacağı garantisini verdiği sanılan bir duygudur.Oysa çaresizlik duygusunun bittiği garantisini maalesef hiçbir şey veremez.Kendine çok güvenen dalgalı bir denizde kayık içinde kalan ateist insan gibi…Hiç ummadığı bir anda insan kendisine yetemeyeceği düşüncesine balıklama atlar yada bodoslama çarpıverir…
Özgürlük; insanın gerçekleştirebildiği kadarıyla benliğini, dış dünyasıyla birlikte kendi ruhsal dünyasına kabul ettirmesidir.Yani kişisel bütünlüğünü sağlamasıdır.Özgürlük, insanın öncelikle kendisinden memnun ve sonra diğerlerinden hoşnut olmasıyla elde ettiği bir duygudur.Kendinden memnun ve diğerlerinden hoşnut olamayan hiçbir zihin; özgürlüğü tattığına akıllı insanları asla inandıramaz.
Duygular; ruh dünyamızdan köken alırken bir sürü yanlış öğrenilmişliklerin azizliğiyle insanı kısır ve basit nitelemelerin iğretiliği içinde kendi içlerine hapsederler.Duyguların içine tutsak olmak özgürlüğü kumdan kalelere sokmak demektir.Çoğu kez insanların yaptığı budur…Asıl olarak özgürlük; duyguları sadece yaşadığı zaman süresi içinde değil, gelecekte ve daha henüz yaşamadığı fakat yaşayacağı tüm zamanlar içinde kendi yararına kullanma becerisi göstermektir.
Özgürlük; siyasi ve ideolojik düşünce kalıplarından tam olarak kurtulmaktır.Hele hele özgürlüğü tarif ederken bunların boyunduruğu altında olduğunu gösteren tanımlamalarla adeta ruhunun inim inim inlediğini dünya aleme ispatlama acizliğine ise hiç kapılmamaktır. Sağ, sol, laiklik yada irtica diyerek ve sadece bir yada birkaç kişi ile bu kelimeyi özdeşleştirmeye çalışmak özgürlüğün hedef tahtasına karavana atış yapmaktır…Bu durum ava giderken avlanan avcıyı ne kadar da güzel tarif etmektedir…
Aslında insanlar olarak hepimiz her yazdığımız çizdiğimizle biricikliğimizi ifade etmeye çalışıyor ve dertlerimize çözüm arayışımızı sürdürüyoruz.Bu dertlerden birisi de özgürlük arayışımızdır….Özgürlük insanlığın en eski derdidir.Hem şu anda dünyanın dört bir kıtasında devam etmektedir…Özellikle Ortadoğu’da…Ruhun labirentlerinde…İnsanlar genellikle çözüm ararken ve kendi dertleriyle ilgili önemli ifadeleri açıklamaya çalışırken kendi kazdıklara çukurlara kendilerini düşürmeye bayılırlar…’Türkiye laiktir laik kalacak’ diyenlerin bizatihi yaşadıkları açmaz gibi…Özgürlük sadece benim için vardır ve bunun şartı da sadece laikliktir anlamını kullanarak….
Özgürlük; duygularını, bedenini, ruhunu, zihnini savruk ve disiplinsiz kullanarak kendini diğerlerinden farklı gösterme zavallılığına düşmemektir.Bedenimiz ve ruhumuz için iyi gibi olan yada hoşumuza giden bir şey aslında iyi ve hoş bir şey olmayabilir.Bizim için iyi ve hoş olan her şey iyi ve hoş değildir her zaman…Bununla birlikte yine de kimi zaman iyi ve hoş olmayan bazı şeylerin ruhumuzun özgürlüğünün önünde engel olduğu söylenebilir…Bazen ise bu engeller ruhun gelişmesinde en önemli kazanç olurlar…
Özgürlük; insanın kendisini sadece bir partinin, bir cemaatin, bir tarikatın, bir sivil toplum kuruluşunun, bir grubun yada genel olarak herhangi bir kliğin üyesi, sempatizanı yada müridi olmadığını kabul etmesidir.İnsan bunların içinde elbette olabilir.Fakat sadece bunlardan birisinden olduğunu kabul ederek diğerlerini dışlaması hatta onlara mesafeli bulunması onun özgürlüğü hiç anlamadığını gösterir.Diğer yandan özgürlük; güncel ve yöresel politikanın acizliğinden sıyrılmaktır.Çok daha büyük ve anlamlı hedeflere yoğunlaşarak onlarla ilgilenip zaman kavramı içinde akışa geçmektir…Akış; zamanın nasıl ilerlediğini anlamaksızın yapılan işlere tam yoğunlaşmayla elde edilen ve en yüksek oranda verim alınan bir başarıdır.
Özgürlük; biz değil ben diyerek kendini diğer insanlara ispatlayıp onların hegamonyalarına baş kaldırmak değil, onları yanına alıp onlarla güçlenmek ve onlara rağmen onlara karşı durmaksızın ruh dünyasının çalkantılarından kurtulmaktır.Bağırarak ve ben diyerek değil mütevazi bir şekilde usulcacık biz diyebilme başarısını göstermektir…Özgürlük bağırıp çağırmayı unutup susmasını bilmek, sessiz ve derinden ilerleyerek sağlam tutarlı kararlar verme başarısını yaşamaktır.
Özgürlük; milletin memuru olup başkalarının memuru olmamaktır.Bazen hata yapıp istemesine rağmen olmayı başaramamaktır aslında…Katipliğin esareti ve iğretiliğiyle kağıtların arasında sıkışıp kalmamaktır.Makamların, paranın, kadının ve dünyaya dair pek çok iyi zannedilen şeylerin ağırlığından kurtulmaktır.Kurallar ve yasalar doğrultusunda bir şeyler yapmak zorunda kalındığında bunu dayatmayla zorlamayla değil doğal olarak yapıp zevk alarak gerçekleştirmektir…Tıpkı tüm hayattan zevk alarak mutlu olma becerisi kazanmak gibi…
Özgürlük; aklına her gelen şeyi yapmak ve her istediğini gerçekleştirmeye çalışmak hiç değildir.Akılla duygular arasında denge unsurunu keşfettikten sonra hayatı, istek ve hevesleri bu denge unsuru sayesinde kontrol ederek gerçekleştirmektir.Bu ise gerçek anlamda bilgeliğe yol almaktır.Bilgelik özgürlük yolculuğunda varılacak en önemli hedeftir.Ruhsal tekamülü gerçekleştirmeden hiç kimse özgürlüğü tadamamıştır.Özgürlük öyle kolay elde edilebilecek bir duygu değildir.Özgür olduğunu zannedenlerin çoğunluğu kavanozun içindeki bala dışarıdan bakıp tattığını sananlardır…Oysa tat ve görme duyusu çok farklıdır fakat insanlar çoğu kez bu iki duyuyu karıştırırlar…
‘Laik olmak adam olmaktır’ diyenle ‘tüm laikler adam değildir’ diyenin mantığı aynıdır ve her iki mantık da kesinlikle özgür zihinlerden ortaya çıkmamıştır.‘Papa gelmesin’ demek yada illa da ‘bizden özür dilesin’ diye diretmenin de çok fazla bir anlamı yoktur.Gelmek isteyen gelir gitmek isteyen gider.Her insan özgürce ama usturuplu bir şekilde düşüncesini söyleme özgürlüğüne sahip olmalıdır.Başkasının özgürlüğüne saygı duyduğumuz kadar özgürleşmişizdir.
Papa’nın ülkemize yapacağı ziyareti kimsenin farklı boyutlara taşımaya hakkı yoktur.Zorla ondan özür dilemesini beklemeye de hakkımız yoktur.İte kaka yapılan özür zaten özür değildir.Her kes kendisini söyledikleri ve yazdıklarıyla ele vermektedir.Suçluyu suçundan dolayı sürekli tahkir etmek anlamsızdır. Hayatlarımızı maalesef yapaylıklar ve cafcaflı gösteriler istila ettiğinden karşımızdaki insanlardan da genellikle gösteri bekleriz…Sirklerde ip üstünde oynayan cambazlar gibi gösteriye meraklıyızdır.Diğerlerine kendimizi zorla kabul ettirmeyi yada onları dışlamayı çok sevmemiz gibi…
Özgürlük; sana, bana, ona ve tüm diğerlerine göre farklı anlamlar taşır.Fakat asıl evrenin gerçekliğine göre en tutarlı tanımı nedir? Bu kadar çok tanımı olan kelimenin gerçek tanımını kimler yapmaya yetkilidir? Ve onlar hakikaten gerçek tanımını yapmaya muktedir olabilirler mi? Özgürlüğün iktidarını mı yoksa tutsaklığın muktedirliğini mi yaşamaya çalışmaktadır insanlar?…Özgürlüğümüze bu kadar meraklı olmamız fakat onu yanlış yaşayarak ulu orta yorumlayışlarımızın nedeni nedir? Çabalarımız onu aramakta olduğumuzu ve hala tam olarak bulamadığımızı göstermiyor mu? Bulunan şey aranmazdı değil mi? Hayat aramanın gizemli anlamının omuzlarımıza yüklendiği bir yer mi yoksa?
Sözün özü olarak tam ve kusursuz özgürlük; ‘Gerçek Yaratıcı’ya sadece kul olabildiğine inandığında kuşatır insanı…Bir de kul olmak yada kul olanların sayısını arttırmak için kıtalar ötesine hicrete gitmeyle* özgürleşir insan…Bir kelebeğin kanatlanıp yemyeşil ovada özgürce uçması gibi bir duygudur bu…Kanatlandığı yer bu dünyadır fakat konacağı yer çok ötelerde bilinmeyen fakat emin olunan bir mekandır… Kelebek gibi uçup sonra arı gibi sokanlar değil… Bu duyguyu sadece kelebek gibi uçanlar öğrenebilir…Diğerleri ise sadece merak etmeyle tüm ömürlerini geçirmeye çalışırlar…Böylelikle özgürlük hakkında şairler, yazarlar, doktorlar, gazeteciler görüşlerini belirtirler ve bu konu hakkında her kes bir şeyler yazmaya karalamaya çabalayıp durur…Bunların hepsi bir araya geldiğinde kim bilir bir gün belki de kitap olur!…

kaynak
Rapor Et
Eski 29 Eylül 2012, 18:16

Cvp: Özgürlük Nedir?

#4 (link)
MsXLabs Üyesi
bloom22 - avatarı
Kelime anlamı
1 Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî
Örnek Metin ... her çeşit baskı, sanatın özgürlüğünü yok eder.
2 Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

Son Düzenleyen Valeria; 1 Ekim 2012 @ 13:37. Sebep: Kaynak düzenlendi.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.221 saniyede (77.53% PHP - 22.47% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 15:48
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi