Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Taşikardi (Kalp Çarpıntısı)

Bu konu Hastalıklar forumunda volture tarafından 9 Eylül 2008 (16:16) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
124252 kez görüntülenmiş, 5 cevap yazılmış ve son mesaj 19 Haziran 2012 (17:02) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.60  |  Oy Veren: 5      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 9 Eylül 2008, 16:16

Taşikardi (Kalp Çarpıntısı)

#1 (link)
"Ipıslak Balık"
volture - avatarı
Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da uzman önerisi değildir.


Kalp çarpıntısı, kalbin hızlı güçlü ya da düzensiz çalışması.
Kalp çarpıntısı çoğunlukla sinirsel bir durumdur; kişinin ya kalp hastalığı korkusuyla ya da duygusal bozukluklar sonucu, kendi kalp etkinliğiyle aşırı ilgilenmesi sonucu ortaya çıkar.
Kalp çarpıntısı, kalbin ve tiroyit bezi gibi başka organların bazı organik hastalıkların belirtisi de olabilir. Sinüs taşikardisi, kalbin dakikada 100'den çok atmasıyla nitelendirilen bir bozukluktur. Genellikle aşamalı olarak ortaya çıkar. Erken karıncık kasılması, kalbin sektiği biçiminde asılsız bir vuruş duygusu uyandırır; bunun nedeni kalp karıncıkları, önceki kasılmanın ardından vaktinden önce kasıldıklarında, ikinci bir kasılmadan önce, uzun bir ödünleyici duraklama olmasıdır. Paroksismal kulakçık fibrilasyonuysa, kalp kulakçıklarında geçici ritim yitimi nedeniyle ortaya çıkan hızlı, düzensiz çarpıntıdır.
Kalp çarpıntısı, bazen korkutucu bazen de sevindiricidir. Sevincin de korkunun da fazlası, özellikle aniden ve birden başlayanı, başlı başına çarpıntı nedenidir. Sevinç ve korkuda kalbinizi hızlandıran, onu daha güçlü ve süratli çarpması için uyaran, kanınızda fazlaca artan adrenalindir. BÖBREKÜSTÜ bezlerinizin değişen bedensel ve ruhsal koşullara yeterli uyumu sağlayabilmek için ürettiği adrenalin, kalp kaslarınızın hızlı ve güçlü kasılmasına yol açmaktadır. Bunların tümünün normal ve fizyolojik değişimler olduğunu belirtelim. Her ne sebeble oluşursa oluşsun, kalbin vuruşlarını hissetmek, kalp atışlarının farkında olmak nahoş bir duygudur. Korkutur, heyecanlandırır, telaşlandırır. Fazlaca uzun sürüp tekrarladığında soluğu doktorda, hastanede aldırır.
SIRADAN NEDENLER
Onca telaşa gürültüye rağmen ‘çarpıntı’ların arkasında çoğu kez ciddi bir sağlık sorunu yoktur. ’Zemberek boşalması’, ‘kuş kanadı çırpması’, göğüs kafesinin altında bir şeyin ‘küt küt atması’ gibi çok farklı tariflerle anlatılan kalp çarpıntıları genellikle sıradan nedenlere bağlıdır: Kahve veya çayı fazla kaçırmas uykusuz kalma, gereksiz ve aşırı heyecanlanma, korkup telaşlanma... Hemen her hasta çarpıntı ile tanıştığında aynı soruları sorar: Ölecek miyim?.. Kalbim duracak mı?.. Kalp krizi mi geçiriyorum?.. Kısacası kalp çarpıntıları ister hastalıktan, korkudan, heyecandan, ister sevgiden aşktan gelsin, fark etmez. Her zaman ve herkes için ürkütücü ve korkutucudur.
KAFEİNE DİKKAT
Kafeinin fazlaca tüketimi çarpıntının en sık nedenidir. Kahvenin, çayın ve çikolatanın fazlaca tüketimini izleyen üç beş saat içinde oluşan, özellikle uyku kaçması sorunu ile birlikte olan çarpıntılarda, kafein etkisi akla gelmelidir. Kafeinle ilişkili kalp çarpıntıları seyrek ve düzensiz bir kaç kalp atımının hissedilmesinden ibarettir. Hastalar bunu ‘kalplerinin yanlış vurular yapması’ gibi algılar ve ifade ederler. Kalbinizin atma sayısını ve atma hızını kontrol eden elektrik devresini yöneten anahtar nokta ve kontrol merkezi olan ‘sinüs düğümü’ olağandışı bir iki atımdan hemen sonra süratle duruma el koyar! Kalbiniz bu merkezi otoritenin yönetimine girer, düzenli ve ritmik atımlar yeniden başlar.


Bu olağandışı kaçak atımı, en çok kalbinizin daha yavaş çalışmaya başladığı dinlenme saatlerinde veya uykudan hemen önce fark edersiniz. Kafein benzeri maddeler, yoğun stres, içinde adrenaline benzer aktivite olan maddelerin bulunduğu bazı ilaçlarla da kalpte düzensiz atımlar oluşabilmektedir. Özelikle bronş genişletici ilaçların ( spastilk bronşit ver astım tedavisinde kullanılanlar) kullanımı sırasında bu tür tatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz. Korkmamalı, ilaçlarınızı kesmeli, devam edip etmeme konusunda doktorunuzla konuşmalısınız.
BELİRTİLERE DİKKAT
Çarpıntılara bazen baş dönmesi, göz kararması, hafif terleme, cilt renginin solması, bazen göğüs ağrısı ve sıkışması bile eşlik edebilir. Bu belirtiler kalbinizin geçici bir süre bedeninizin ihtiyacı olan kanı dokulara pompalayamadığına işaret etmektedir. Bu tür bir çarpıntı sorunu ile karşılaştığınızda beklememeli, tıbbi kontrolden geçmeyi ihmal etmemelisiniz. Özellikle çarpıntılarınız sıklaştığında tekrarlayıcı olduğunda süratle doktorunuza gitmelisin
TANIYI KOLAYLAŞTIRAN TESTLERİ İHMAL ETMEYİN
Standart EKG Holter EKG (24 saat süre ile kalp ritmini kayıt) Ekokardiyografi Troid fonksiyonları (TSH,T3,T4) Kan elektrolitleri (Potasyum ve Sodyum) Elektrofizyolojik testler
ÇARPINTIDAN KORKMAYIN
Kafein dışında alkolün ve sigarada bulunan nikotinin de çarpıntıya nedeni olabileceklerini bilmelisiniz. Hızla alınan fazla miktarda sert içkilerden, art arda içilen sigara ve purolardan sonrada çarpıntı olabilmektedir.
Aşırı ve uzun süreli yoğun çalışmaların, farkına varılmadan biriken kronikleşmiş yorgunlukların, uzun süren üzüntü, düş kırıklığı ve korkuların da çarpıntı nedeni olabildiklerini biliyoruz.
NE YAPACAKSINIZ?
Çarpıntı sorunu ile karşılaştığınızda panik yapmayın, korkup telaşlanmayın. Gevşemeye, rahat bir yere oturup dinlenmeye çalışın. Derin derin nefes almaya başlayın. Soğuk bir içicek içmeyi deneyin. Şiddetli öksürmek, ellerinizi soğuk suya batırmak, ‘ıkınmak’ gibi manevraları deneyin. Bazı ilaçların (potasyum kaybı yapan, idrar söktürücüler), hipertansiyon, kalp damar hastalıkları ve nörolojik bazı sorunların çarpıntınızın altında yatan gizli nedenler olabileceklerini de hatırlayın. İlk fırsatta tıbbi bir kontrolden geçmeyi de unutmamalı
(vikipedi)
Son Düzenleyen Daisy-BT; 11 Ekim 2009 @ 15:48.
Rapor Et
Reklam
Eski 25 Eylül 2008, 16:26

Taşikardi - Kalbin Hızlı Atması

#2 (link)
Pasakli_Prenses
Ziyaretçi
Pasakli_Prenses - avatarı
Kalbin; dakikada 90'dan fazla atmasına, tıp dilinde taşikardi denir. Ancak bu sayı, yaş gruplarına göre değişir.
Normal Kalp Atışları :

0 - 1 yaşları arasında; dakikada 120-140

1 - 3 yaşları arasında; dakikada 90-120

3 - 7 yaşları arasında; dakikada 90- 100

7 - 20 yaşları arasında; dakikada 80 - 90

20 yaşından sonra; dakikada 60-80

arasında değişir.

Her yaş grubunda; normal atışın 1 fazlası; kalbin hızlı attığını gösterir. Kalbin atışları, göğüsten, köprücük kemiği üzerindeki nabızdan veya el bileğinin dış kısmında, kemikle kiriş arasındaki yerden sayılabilir.

Taşikardi; her zaman kalp hastalığının belirtisi değildir. Çünkü koşmak, sindirilmesi güç şeyler yemek, heyecanlanmak, sigara, içki, çay, kahve içmek, zehirlenmek, bazı ilaçlar ve kadınların aybaşı halleri taşikardiye neden olabilir. Bu çeşit taşikardi, nedenin ortadan kalkmasıyla geçer.

Ancak kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, ateşli hastalıklar ve zehirlenmeler de taşikardi yapar. Bu nedenle, doktora başvurmak gerekir.


ELEKTROKARDİYOGRAM( EKG):Kalp şeridi olarak da bilinir. EKG ile
· Koroner arter hastalığına bağlı olarak kalbin beslenmesinde problem var ise,
·Kalp krizi: yeni veya eski,
· Aritmiler: ritim ve iletim bozuklukları (kalbin hızlı çalışması -takikardi- veya yavaş çalışması -bradikardi- ile seyreden hastalıkları, atrial fibrilasyon),
·Kalp kası kalınlaşmaları (hipertrofiler),
· Kardiyomiyopatiler (kalp kasının çeşitli nedenlere bağlı hastalıkları),
· Perikarditler (kalp zarının çeşitli nedenlere bağlı iltihapları),
· Miyokarditler (kalp kasının çeşitli nedenlere bağlı iltihapları),
·Bazı doğumsal kalp hastalıkları hakkında bilgi edinilebilinir.
Bu arada hemen belirtmek gerekir ki EKG, tek başına tanıda ( kalp krizi durumu hariç) ) yararlı değildir.Örneğin, kişinin üç damar hastalığı vardır ama EKG'si normaldir, tanı koydurmayabilir. O sebeble hekim , hastanın vereceği ifadeye göre EKG 'nin yanında ileri kardiyak tetkikler isteyebilir.





KALP KONTROL TESTLERİ

EFOR TESTİ:

Kalp damar hastalıklarını araştırmada kullanılan testlerden biridir. Hasta,doktor eşliğinde dönen bir bant üzerinde yürütülür.Her 3 dakikada bir bandın hızı ve eğimi otomatik olarak artırılır. Amaç, hastanın kalp hızının hedeflenen seviyelere artırılmasıdır. Bu sırada hastadan alınan EKG kayıtlarının bilgisayarda analizi yapılır. Aynı zamanda egzersizle kan basıncı ve nabız değişiklikleri, hastanın göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetlerinin olup olmadığı da kaydedilir. Normal EKG'de görülmeyen bozukluklar bu test sayesinde ortaya çıkarılabilir.Bu test;

· Kalp damarlarında darlık olan hastaları ortaya çıkarmak ve hastalığın ciddiyetini tespit etmek,

· Kalp krizi geçiren hastalarda risk belirlemek,

· Tedavi sonuçlarını takip etmek için,

· Eforla tansiyon yükselme derecesini araştırmak,

· Efor kapasitesinin ölçülmesinde,

· Eforla ortaya çıkan ritim bozukluklarının tanısında

önemli rol oynar. Göğüs ağrılarının değerlendirilmesinde önemli bir tanı aracıdır. Göğüs ağrısının kalpten kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit eder. Ayrıca 40 yaş üstü hiçbir şikayeti olmayan kişilerde check-up amacıyla kalp damar hastalığının tanısı için faydalı olabilir.Ancak kalp damar hastalıklarını göstermedeki duyarlılığı çok yüksek değildir. Kalp damar hastalığı olanların %60-%80'ninde hastalığı gösterirken, hastalık olmayanların da ancak %80 civarındaki kısmına hastalık yoktur diyebilmektedir. Dolayısıyla da yalancı pozitif ve yalancı negatif sonuçları az olmayan bir tanı yöntemidir


EKOKARDİYOGRAFİ:

Kalp ultrasonuna ekokardiyografi denilir. Kısaca " eko " veya " kalp eko'su " olarak da ifade edilmektedir.ıÜüEko, kalp hakkında önemli bilgiler veren, hızlı ve zararı olmayan bir testtir. Eko ile;

· Kalp kapak hastalıkları(romatizmal kapak hastalığı,kapak darlığı,kapak yetersizliği,kapaklarda sarkma vs.)

· Kalp boşluklarının çapları, büyük olup olmadığı(kalpde büyüme olup -olmadığı),

· Kalp duvarlarında kalınlaşma ,incelme, balonlaşma (anevrizma) olup-olmadığı,

· Kalp duvarlarının hareketleri, hareket bozukluğu olup olmadığı.

· Doğuştan kalp hastalıklarının tanısı ve takibi( kalp deliğinin yeri,büyüklüğü vs),

· Kalp içi basınçların ölçümü,

· Aort damarı kökünde genişleme olup-olmadığı,

· Kalp içi boşluklarda pıhtı (trombüs) araştırılması,

· Kalp içerisinde kist, ur, kanser olup-olmadığı ,

· Kalp zarı hakkında bilgi( kalp etrafında sıvı olup-olmadığı vs),

· Kalbin kasılma sırasında bir defada attığı kan miktarı ve yüzdesi (İnsan kalbi kanla dolduktan sonra, kasılma ile içindeki kanın belli bir yüzdesini atar. Her kalp atışında kalbin damarlara attığı kan yüzdesine "ejeksiyon fraksiyonu" denir. Normali % 55-70 civarındadır. Yani kalp bir defada kendine gelen kanın %55-70'ini fırlatabilmektedir.),

araştırılabilir. Kısaca kalp romatizması, kapak hastalıkları, kalp yetersizliği, kalp krizi, doğumsal kalp hastalıkları gibi bir çok konuda eko ile değerli bilgiler alınır.



RİTM HOLTER TETKİKİ:
Kısaca holter olarak belirtilmektedir.ıÜüWolkman büyüklüğünde bir cihaz olup vucuda kemer ile bağlanır.Elektrotlar vasıtasıyla kalp atımlarının 24 saat boyunca kayıt edilmesini sağlar.Kişiler günlük aktivitelerine devam ederler. Cihaz söküldükten sonra alınan kayıtlar bilgisayara aktarılır ve analizi yapılır.ıÜüBu alet sayesinde muayene sırasında görülmeyen fakat gün içerisinde kısa süreli olup geçen çarpıntılar , baygınlık hissi gibi kalpten kaynaklanan tüm ritm bozuklukları tespit edilebilir.ıÜüKalp atımlarının uzun süreli kayıt edilmesi ile ritim bozuklukları ve gün içinde kalp hızının en yüksek -en düşük değerleri saptanabilir, böylece en uygun tedavi şekli belirlenir.



TANSİYON HOLTER TETKİKİ:
"Sürekli kan basıncı ölçümü "olarak da adlandırılmaktadır.ıÜüBazı durumlarda tansiyonun gün içinde nasıl seyrettiğini bilmek, ilaç tedavisi ile tam olarak kontrol altında olup olmadığını tayin etmek, gece olması beklenen düşmenin olup olmadığına bakmak ve beyaz gömlek hipertansiyonunu araştırmak için gerekli olabilir. Bu durumlarda "sürekli kan basıncı ölçüm sistemi" kullanılır (ABPM=Ambulatory Blood Pressure Monitor).ıÜüBunun için küçük bir cihaz hastaya takılarak manşonu kola sarılır ve kişi normal günlük yaşantısına döner. Cihaz, hastanın normal yaşantısı sırasında 24 saat süreyle ve planlanan belli aralıklarla, tansiyonu ölçerek kaydeder.Cihaz sökülünce veriler bilgisayara aktarılır ve analizi yapılarak günlük tansiyon profili çıkarılmış olur.



Son Düzenleyen asla_asla_deme; 1 Temmuz 2010 @ 10:22.
Rapor Et
Eski 14 Mart 2011, 12:42

Taşikardi - Kalbin Hızlı Atması

#3 (link)
MsXTeam
Valeria - avatarı
190454_10150128795457147_235619052146_6505788_1740760_n

Taşikardi kalbin atım sayısının artarak, normal değerlerin üzerine çıkması haline verilen ad. Kalbin hızı, bir dakika içindeki atım sayısıyla belirlenmektedir. Bu hızın normal değerleri, yaşa bağlı olarak değişmektedir. Yeni doğan bir çocuk için bu değerler 100 ile 140; yetişkinlerdeki normal değerlerse 60 ile 100 arasındadır. Kalbin atım sayısının 60'ın altında olmasına bradikardi, 100'ün üstünde atmasına ise taşikardi denilmektedir. Devamlı spor yapanlar için kalbin normal atım sayısının alt sınırı dakikada 50'ye kadar inebilir.

Bir de çarpıntı (tıp dilindeki ismi palpitasyon) terimi vardır ki bunu taşikard terimiyle karıştırmamalıdır. Çarpıntı, kalp atışlarının hastanın kendisi tarafından hissedilmesi demektir. Çarpıntı sırasında kalbin atma sayısı düşük, normal veya fazla olabilir. Taşikardisi olan kişiler genellikle çarpıntıdan da şikayet ederler. Yani her taşikardiye çarpıntı, her çarpıntıya taşikardi eşlik etmeyebilir. Bazan, kalbin anormal atımları, terleme hissi veya çarpıntı şeklinde tarif edilebilir.
Kaynak: Yeni Rehber Ansiklopedisi 18 - Sf. 362'den özet geçilmiştir.
Rapor Et
Eski 18 Mayıs 2011, 11:44

Taşikardi (Kalp Çarpıntısı)

#4 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs

Kalp Çarpıntısı

Kalp atışlarının bir kimse tarafından rahatsız edici bir biçimde duyulması. Hekimlikte kalbin hızlı bir biçimde atmasına taşikardi, düzensizlik göstermesine de aritmi adı verilir. Bir kalp hastalığı olmadan da duyulan çarpıntı, kansızlığı olan kimselerde, aşırı beden hareketleri yapan ve çok fazla enerji tüketen sağlıklı insanlarda da görülebilir. Dokuların oksijen gereksinmesini karşılamak için, organizma çevreye daha çok kan pompalamak zorunda kaldığından, kalp olağandan daha hızlı atar ve çarpıntı duyulur. Bazı içkiler (alkol, çay, kahve vb.) ve ilâçlar da (efedrin, amfetamin, adrenalin vb.) çarpıntıya neden olabilir.
Rapor Et
Eski 1 Kasım 2011, 04:11

Taşikardi (Kalp Çarpıntısı)

#5 (link)
Yasaklı/Pasif
GüNeSss - avatarı
Taşikardi (Kalp Çarpıntısı)

Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da uzman önerisi değildir.

Çarpıntı bazen masum bazen tehlikeli bir belirtidir. İşte dikkat ettmeniz gereken hususlar..

Kalbinizin kıpır kıpır olması, birini görünce ya da düşününce “küt küt” diye atması iyi bir şeydir ama iş tekrarlayan çarpıntılara gelince değişir.

Sık tekrarlayan çarpıntılar can sıkıcı ve korkutucu olabilir. Çarpıntılarınızın sebebi zamansız ve yersiz kalp atışları veya kalbinizin gereğinden hızlı çalışması olabilir. Eğer çarpıntınız çok sık tekrarlıyorsa, beraberinde baş dönmesi, baygınlık hissi, yorgunluk, göğüs ağrısı de yaşıyorsanız kaynağının kalbinizdeki bir sorun olması ihtimali fazladır. Böyle bir durumda doktorunuzu aramakta geç kalmayın.

KALBİNİZİ NELER HEYECANLANDIRIYOR

Çarpıntı korkutucu bir sorundur ama her zaman ciddi bir kalp hastalığına işaret etmez. Bir stres reaksiyonu, korku ve endişe nedeniyle de ortaya çıkabilir. Bazı insanlarda nikotin duyarlılığı sigara içer içmez ortaya çıkan çarpıntılara yol açar. Kahve ve çayda bulunan kafein de önemli bir çarpıntı nedenidir.

Ayrıca aşırı çalışma ve yorgunluk nedeniyle oluşan çarpıntı da vardır. Aceleci insanlarda eviyle, işiyle ciddi sorunlar yaşayanlarda ya da farkına varmadığı bir sorun nedeniyle bunalıp sıkılanlarda da çarpıntı ortaya çıkabilir. Eğer sizi rahatsız edecek bir çarpıntı ile karşı karşıyaysanız, ilk önce fazla miktarda kahve, çay, alkol tüketimi ya da ruhsal bir problemden mi kaynaklandığını araştırın. Paniğe kapılmayın. Kilo fazlalığı sorununuz varsa zayıflayın. Eğer nöbetler halinde gelen çarpıntılardan yakınıyorsanız nöbet anında aşağıdaki manevralardan yararlanmaya çalışın. Daha sonrası için doktorunuzdan bir randevu almayı da unutmayın. İşte çarpıntı atağını savuşturmada kullanılabilecek başlıca yöntemler:

- Derin ve güçlü bir şekilde öksürün.

- Ikınma manevrası yapın.

- 20-30 saniye kulağınızı ve burnunuzu kapatarak üflemeye çalışın.

- Soğuk ve buzlu bir içecek için veya ellerinizi çok soğuk suyu ile doldurulmuş bir kaba daldırın.

Tıp dilinde palpitasyon denilen çarpıntının nedenleri çeşitlidir. Bir kalp hastalığı söz konusu değilse; fazla sigara içmek, alkol, yorgunluk, sinirlenmek, kansızlık, hazımsızlık, çay, kahve veya zehirlenmelerden kaynaklanabilir.

bayılmalar
Geçici olarak uyanıklık halinin kaybolmasına halk arasında bayılma tıp dilinde senkop denir. Bu durumda beyin hücrelerine giden oksijen azalmıştır. Bayılmanın nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, ani heyecanlar, tansiyon yüksekliği, gebelik, kansızlık, damar sertliği ve kalp hastalıklarıdır. Bayılmadan önce baygınlık hissi gelir. Sonra yüz kül rengini alır. Arkasından da terleme, çarpıntı, göz kararması ve baş dönmesi görülür. Bu gibi durumlarda yapılacak ilk iş hastayı hemen yatırmak, elbise ve çamaşırlarını gevşetmektir. Sonra yüzüne su serpilir ve amonyak koklatılır.


hazımsızlık
Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir. Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. Kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür. Tedavinin ilk şartı; sıkıntı ve üzüntülerden sıyrılmaktır. Zararlı şeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduğu kadar azaltılır. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden sonra soğuk su içilmez. Yemek aralarında acıkınca süt ile birkaç galete yenir.


kalp yetmezliği
Kalbin sağ, sol veya her iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda muntazaman boşaltamaması şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür. Sol Kalp Yetmezliği : Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes alır. çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp astımı adı verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının hastalanması veya koroner rahatsızlığıdır. Sağ Kalp Yetmezliği : Hastanın ayak ve ayak bilekleri şişer. Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazımsızlık ve iştahsızlık görülür. Nedeni, mitral kapağı hastalığı, müzmin bronşit veya doğuştan olan kalp hastalığıdır. Kaonjestij Kalp Hastalığı : Sağ ve sol kalp yetersizliği bir arada olduğu zaman görülür. Nedeni aort veya mitral kapaklarının hastalanması, müzmin bronşit veya akciğer hastalıkları, romatizma ve tiroid hastalıklarıdır. Aşağıdaki tavsiyelere uymak gerekir: Sigara içmeyin. Yemeklere fazla tuz koymayın. Uykularınızı ihmal etmeyin. İstirahat edin ama devamlı olarak yatmayın. Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her şeyi kendinize dert etmeyin.


kansızlık
Tıp dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalmasıdır. En önemli nedeni yeteri kadar beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur kanamaları, aybaşı kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür. Kansızlığın tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, ve ayak bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın burnu sık sık kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir.


karaciğer hastalıkları
Karaciğer, diyaframın hemen altında, sağ tarafta, yaklaşık olarak 2 kilogram ağırlığında koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır. Yaşamak için gerekli olan bir çok kimyasal olay burada meydana gelir. Karaciğerin görevi : - Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1 litre) safra salgılar. - Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler. - Vücudun ısısını ayarlar. - Vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar. - Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolar. Kan miktarını ayarlar. - Hormonların görevleri üzerinde etkili olur. Karaciğer yukarıda belirtilen görevlerinden herhangi birini yapamaz hale gelecek olursa, çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. Bunların en önemlileri, karaciğer yetersizliği, karaciğer iltihaplanması, karaciğer sirozu, safra kesesi iltihabı ve safra kesesi taşıdır. Karaciğer Hastalıklarının Ortak Belirtileri : Hasta, sağ böğründe ağrı hisseder. Bağırsaklarında fazla miktarda gaz vardır. Karnı şişer, anüsten çıkan gaz pis kokar. Cilt rengi ve bazen de göz akı sararır. Yüzünde ve ellerinde çil gibi lekeler görülür. Hazımsızlıktan şikayet eder. Sabahları dilinde pas ve ağzında acılık hisseder. Nefesi de kokar. Sabah saatlerinde ensede ağrı hisseder. çarpıntı, iştahsızlık vardır. İdrarın rengi sabahları sarı ve koyu, daha sonraki saatlerde ise, duru ve açıktır. Sık sık idrara gider. Baldır kasları ağrır. El ve ayaklarında şişlik görülür. Geceleri uyumak istemez. Görme ve işitme duyguları da zayıflar.


karaciğer yetersizliği
Karaciğerin görevini yeterince yapmaması sonucu görülen bir hastalıktır. Belirtileri bağırsaklarda gaz, karın şişliği, sağ böğürde ağrı, burun kızarması, solgun renk, yüz ve elde çil gibi lekeler, paslı dil, ağızda acılık, mide bulantısı, kabızlık, çarpıntı, el ve ayak şişleri, görme ve işitmede azalma görülür. İdrar rengi, sabahları koyu, gündüz ise açık ve durudur. İdrara çok çıkılır. Hastanın çukulata, baharatlı yiyecekler, turşu, kızartmalar, ve yağlı şeyler yememesi gerekir.


kloroz
Bir çeşit kansızlıktır. Kanda hemoglobin miktarının azalması, bu duruma neden olur. çarpıntı, halsizlik, nefes darlığı, yüzde solgunluk ve ayak bileklerinde şişme görülür.


sinirsel hazımsızlık
Sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazla çay, kahve veya süt içmek, çabuk ve gereği gibi çiğnemeden yemek yemek şikayetlerin artmasına neden olur. Hastanın karnında ağırlık hissi vardır, midede gurultu, yanma veya ekşime görülebilir. Geğirir, gaz çıkarır. Yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı ve unutkanlıktan da şikayet edilir.


tansiyon yüksekliği
Büyük tansiyonun kişinin yaşına göre yüksek olmasına halk arasında tansiyon yüksekliği, tıp dilinde ise hipertansiyon denir. Bir çok hastalıkta tansiyon yüksekliği görülür. Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek hastalıklarında, damar sertliğinde, kan hücrelerinin çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezleri hastalıklarında kan basıncı artar. Tansiyon yüksekliğinin belirtileri arasında yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş ağrısı vardı.


kaynak:
Rapor Et
Eski 19 Haziran 2012, 17:02

Cvp: Taşikardi (Kalp Çarpıntısı)

#6 (link)
Lethe
buz perisi - avatarı
Kalp Çarpıntısı

Kalp atışlarının, hissedilecek şiddette hızlı ve kuvvetli atmasıdır. Çarpıntılar bazen ekstrasistol denilen tarzdadır; yâni atışlar önce yavaşlar, kalp bir süre durur gibi olur, sonra atışlar yeniden hızlanır. Bu durum bir kalp hastalığından ileri gelebileceği gibi, koşma, yorgunluk, sinirlenmek, stres, fazla alkol, sigara, fazla çay ve kahve içmek, hazımsızlık, midede çok gaz birikmesi gibi sebeplerden de kaynaklanabilir.

Magnezyum veya potasyum minerallerinin eksikliği de çarpıntıya yol açabilir. Az lifli sebze ve meyve ile beslenmeli, greyfurt, incir, badem, hünnap, marul, pekmez ve bal yemelidir. Kalp hastalığı dışında aşağıdaki bitkisel formüllerden istifade edilir.

Tedavisi:
  • Marul veya kıvırcık salata, yaprak ve kökleri ile birlikte robottan geçirilerek suyu çıkarılır. Sabah aç karna ve gece yatarken bu sudan birer fincan içilir.
  • Öd ağacı gül suyu ile birlikte ezilir, bir kaşık bala yarım kaşık konularak yenir.
  • Kalbi kuvvetlendirmek ve vücudu güçlendirmek için; pırlanta, yakut ve zümrütten yapılan macunlar yenir. Macunların içine bir kilo bal karıştırılır, günde üç çay kaşığı (tatlı kaşığına kadar artırılabilir) yenir.
  • Misk ve amber macunları, içine inci, yakut, zümrüt, lal ve amber konularak yapılır. Çay kaşığı ile yenir.
  • Kırmızı macun yenir. (100 dirhem ipek kozalağı, 50 dirhem gül-lâp, 150 dirhem elma usaresi, 10 dirhem halis kırmızı yakut ve 20 dirhem mercan balla karıştırılarak yapılan bir macun.) Altın toz halinde macunların bileşimine girerse o macunlar kalbe güç verir.)
  • İki dirhem gümüşle 10 dirhem safran, yarım kilo balla karıştırıp macun haline getirilir. Günde 2 – 3 çay kaşığı yenir.
  • Gül ve nergis esansı koklamak kalbe ferahlık ve kuvvet verir. Günde 2 – 3 kaşık anzer balı yenir.
  • 10 gr. tarçın, kaynamakta olan 100 cc. suya atılır, beş dakika daha kısık ateşte demlenir. Balla tatlandırılarak çay gibi içilir.
  • Olgunlaşmış alıç meyvesi yenir veya günde iki defa alıç meyvesinden yapılan sirkeden birer fincan içilir.
  • 20 gr. alıç yaprağı, kaynamakta olan 200 cc. suya konur, bir dakika daha demlenir. Soğuduktan sonra balla tatlandırılarak günde 2 – 3 de^ fa birer bardak içilir.
  • 10 gr. sinameki ile 5 gr. karanfil, 500 cc. suda beş dakika kaynatıldıktan sonra, balla tatlandırılarak günde 2 – 3 bardak içilir. Günde üç defa birer bardak bal şerbeti içilir.
  • 10 gr. badem toz haline getirildikten sonra bir bardak sütte birlikte kaynatılarak içilir.
  • Bir kesmeşeker, üzerine 3 – 5 damla biberiye esansı damlatıldıktan sonra emilir.
  • Gül, ayva ve hünnap reçeli ile bol miktarda kiraz, armut ve hünnap yenir.
  • Günde 2 – 3 bardak limon veya üzüm koruğu suyu içilir.
  • 10 gr. ardıç tohumu, kaynamakta olan 200 cc. suya konur, beş dakika daha kaynatılır. Balla tatlandırılarak, günde üç defa birer çay bardağı içilir.
  • 10 gr. kimyon balla karıştırılarak yenir.
  • 50 gr. Antepfıstığı ile 50 gr. anason toz haline getirilir, bir kg. balla macun kıvamına sokulur. Günde üç defa birer kaşık yenir.

Not:Bilgiler doktor tavsiyesi değildir.

Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.338 saniyede (85.70% PHP - 14.30% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 02:01
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi