| | #1 (mesaj-linki) |
A Abes:Akla ve gerçeğe aykırı; gereksiz; yersiz; boş şey; saçma; anlamsız Abesle iştigal etmek:Boş şeylerle uğraşmak abideler ve asar-ı atika:anıt ve abideler Abluka:bir devletin dışarı ile olan ilişkilerini zor kullanarak kesmek Acar:Atılgan; gözü pek; yiğit; kabadayı; yılmaz; kabına sığmaz; güçlü; becerikli Acele itiraz:verilen kararın tefhim yada tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde ( genellikle bir hafta ) yapılması gereken, kanunda açıkça sayılan itiraz türüdür. itiraz üzerine kararı veren makam değil itiraz mercii bir karar verir. Acenta:ticari mümessil ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akidlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı mesle Açık artırma:bir malın, teklif veren kişiler arasında en yüksek bedeli öneren kimseye satılmasını sağlayan satış biçimi Açık çek:Üzerine para miktarı yazılmamış çek, mecazi: sonsuz güven Acir:kiraya veren kimse Aciz:Birinin borcunu vaktinde ödeyememesi durumu Âciz:Gücü bir işe yetmez olan; güçsüz; beceriksiz; kabiliyetsiz; zayıf Aciz vesikası:alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen vesika (İİK 143) Ada:çevresi yollarla sınırlandırılmış bulunan, çeşitli parselleri kapsayan arsa parçası Adab:Âdab; Töre; edepler; terbiyeler; utanmalar; yol yordam; yol yöntem Adad:Adâd; Adetler; sayılar; adem yokluk; hiçlik; ölüm Adalet:haklılık; hakka uygunluk Adalet divanı:Devletler arasındaki birtakım hukuk anlaşmazlıklarına bakan ve merkezi La Haye'de bulunan uluslararası mahkeme Adalet örgütü:Adliye teşkilatı. Adalet sarayı: Mahkemelerin bulunduğu büyük yapı Adem:Yokluk; hiçlik; ölüm , Adem-i ifa:Adem-i ifâ - Yapmamak; bir görevi yerine getirmemek; bir borcu zamanında ödememek Adem-i iştirak:katılmamak Adem-i selahiyet:yetkisizlik Adem-i: vüsuk gercek olmamak Ademimerkeziyet:Yerinden yönetim Adi kira:kiraya verenin, belli bir ücret karşılığında bir şeyin kullanılmasını kiracıya bıraktığı sözleşme Adi şirket:iki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık Adi suçlu:Basit suçları işleyen kimse Adli:adaletle ilgili Adli kaza:Adlî kaza - Cezai, hukuki, ticari, nizalı, nizasız yargı Adli müzaharet:Adli yardım Adli sicil:Bir kimsenin mahkumiyetinin olup olmadığının anlaşılması için konulmuş olan kayıt yöntemi. Adli tatil:Her yıl 1 Ağustos ile 5 Eylül tarihleri arasında, kanunda yazılı durumların dışında, hiçbir adli işlemin yapılmadığı süre Adli tıp:Tıbbın adalete yardım eden kolu Adli zabıta:Bir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adli yetkililere sunan kolluk kuvveti Afaki:Afakî - Belli bir konu üzerinde olmayan (konuşma); dereden tepeden söz; objektif; nesnel; yabancı Afet:Doğanın sebep olduğu yıkım; kıran; çok kötü; büyük felaket; belâ; çok güzel insan Ağır ceza:Beş yıldan yukarı olan hapis cezaları Ağır hapis cezası: Yirmi yıl ve üstü veya ömür boyu hapis cezası Ağır kusur: dikkatsizlikten ve özensizlikten dolayı işlenen büyük hata Ağlep: Kuvvetli; büyük Ahar: Başkası; yabancı; üçüncü kişi Ahde vefa: Söze bağlılık, sözleşmeye bağlılık Ahir: Âhir - Son; sondaki; en son; en sondaki Ahiren: Âhiren - Sonradan Ahit: Söz verme Ahkam: hükümler Ahkamı huzuriyye: hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri Ahkamı mahsusa: özel hükümler Ahkamı müteferia: ahkâmı müteferia - ayrıntılı hükümler Ahkamı mütehalife : ahkâmı mütehalife - aykırı değişik hükümler Ahval: ahvâl - durumlar; haller; vaziyetler Ahz : almak Aidiyet : âidiyet - ait olma durumu; ilişkinlik Aile hukuku : Aile ilişkilerini düzeneleyen hukuk kurallarıdır Aile hukuku : Aileyi oluşturan kişilerin karşılıklı hak ve görevlerini düzenleyen hukuk dalı Aile şirketi : bir ailenin bireylerinden oluşan ortaklık Aile yurdu: bir kimsenin, ailenin gereksiniminden büyük olmamak ve bizzat kendisinin veya ailesinin işletmesi ya da oturması koşuluyla, aile bireylerinin geçimi ve oturmasını sağlamak amacıyla ayırdığı taşınmaz ve ekleri Akar: taşınmaz mal; kiraya verilen ve gelir sağlayan şeyler Akaratı mevkufe: akarâtı mevkufe - vakfedilmiş, gelir getiren mallar Akdetmek: sözleşmek; kararlaştırmak; düzenlemek; bağlamak Akd-i mebhusünanh: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme Akd-i mezbur: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme Akd-i muvazaa: karşılıklı ödün verilerek yapılan akit, anlaşma, sözleşme Akd-i sahih: geçerli, doğru, kusursuz akit, anlaşma, sözleşme Akideyn: âkideyn - her akitte akdi yapan iki taraf Akidin: âkidîn - sözleşenler; sözleşme yapanlar Akit: âkit - bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri; sözleşme veya mukavele yapan Akit vaadi: ön sözleşme Alahilaf'ül-kanun: alâhilâf'ül-kanun - kanun hilafına; yasaya aykırı olarak Alakadar: alâkadar - ilgili; ilişkili Alat : alât - aletler; araçlar Aledderecat : sırasıyla; derecesine göre Alelhesap: hesaplaşmak üzere; hesaba sayarak; sayışılmak üzere; doğan kârdan bir bölümünün ileride tamamı üzerinde hesaplaşılmak üzere önceden ödenmesi Ale-l-ıtlak: genel olarak; rasgele; bir sınır ile bağlı olmayarak Ale-l-umum: ale-l-umûm - genel olarak; umumi bir biçimde; bütün Alelusul: usulüne uygun; üstün körü Aleniyet: açıklık; kamuya açık olunması Alettakrib: takriben; yaklaşık olarak âm ve şamil: genel; herkese ait; geniş kapsamlı Amade : bir işi yapmaya hazır; hazırlanmış Amel: iş; edim; fiil Amele :işçi; emekçi, ırgat Ameli: amelî - işe dayanan; iş üstünde; tatbikî; pratik; uygulamalı Amenajman: doğal kaynakların işletilmesi, Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi Amil: âmil - yapan; etken; etmen; sebep; faktör Amir: âmir - emreden; buyuran; bir memurun vazife bakımından büyüğü; bir fiili yapmaya veya yapmamaya zorlayan, buna gücü yeten Amm: âmm - genel; umumi; herkese ait Amma: ammâ - ama; fakat; lakin; ancak; şu kadar; öyle ki Amme: kamu Amme hükmi şahsiyeti: âmme hükmî şahsiyeti - kamu tüzel kişiliği Amme intizamı: kamu düzeni Anagayrimenkul: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın bütünü Anayapı: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın esas yapı kısmı Anayasa: Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi Angaje: sözle veya yazılı olarak bağlanan; bağımlı Ani edim: Bir anda yapılan belli davranış ya da davranışlarla yerine getirilen edim Anif'ül-beyan: ânif'ül-beyan - az önce beyan olunan, bildirilen Anmuhakemetin: muhakeme yaparak; yargılama yoluyla Antrepo: gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer; ardiye; ambar Ara: âra - reyler; oylar Ara kararı: Bir davanın bakılmasını kolaylaştırmak için yargıdan önce önlem niteliğinde verilen karar, duruşma kararı Arama: Saklanan sanığın ve suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi Arama izni: Yasa dışı ilişkilerle ilgili olarak delil toplamak, zanlı veya suçlu kişileri yakalamak için mahkemece güvenlik güçlerine verilen resmi izin Arama kararı: Arama yapılabilmesi için hakim tarafından verilmiş karar Arazi mahlule: mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölümü ile mahlûl olan arazi-i emiriyye Arazi-i emiriyye: rakabesi beytülmâle ait olarak devlet tarafından kişilere dağıtılan yerler, topraklar; beylik arazi Arazi-i haraciyye: haraca bağlı arazi Arâzi-i memlûke: mülk; timar toprağı; mülkiyet yolu ile tasarruf olunan yerler Arazi-i metruke: halkın gereksinimi ve kullanımı için terk edilen arazi Arazi-i mevat : hiç kimsenin tasarrufu altında olmayan ve halka terk ve tahsis edilmemiş bulunan,yüksek sesli bir kimsenin sesi işitilmeyecek derecede köy ve kasabalar gibi yerlerden uzak bulunan kıraç, taşlık gibi yerler Arazi-i mevkufe: geliri belirli bir konuya tahsis olunan yer; vakıf olunmuş arazi Arazi-i miriye : devlete ait arazi Arâzi-i öşriye: ürününden onda bir Devlet payı alınan ve üzerinde her türlü mülkiyet tasarrufları bulunan arazi âri : ...sız; boş; çıplak; soyut; arınmış; yüksüz Ariyet : ödünç; eğreti; ödünç sözleşmesi Arîz ve amîk : genişlik ve derinliğine; enine boyuna; uzun uzadıya Arsa: Belediye sınırları içinde, belediye tarafından parsellenerek üzerine inşaat yapmak için ayrılan arazi parçası Arsa payı: Kat mülkiyetinde arsanın, kanunda belirtilen esasa göre bağımsız bölümlere ayrılan ortak mülkiyet payı Arz: sunma; gösterme; bildirme; önüne koyma; anlatma (bir büyüğe) Arzuhal:dilekçe , istidal Asaleten atanma: Sürekli görev yapmak üzere bir göreve atanma Asgari: asgarî - en az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük Ashab-ı intikal: verasetin geçişinde hak sahipleri Aşikar: aşikâr - belli; açık; apaçık; meydanda olan Asri: asrî - zamana uygun; çağdaş; modern Ateh: bunama; bunaklık Ati : âtî - gelecek; gelen (kişi veya şey); gelecek zaman; istikbal Atıf : yollama; yöneltme; yükleme; bağlama; eğme; meylettirme; ilişkili bulma Avans : alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme; öndelik Avarız: avârız - kazalar; belalar; borçlanma ve hak kazanma yeterliliğini kısan veya yok eden haller Avdet: dönüş; geri gelme; dönme Avukat: Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse Ayn: para dışında, kazanılabilen bütün servet öğeleri Ayni: aynî - mala ilişkin; eşyaya bağlı; malın mülkiyeti ile ilgili; herkese karşı ileri sürülebilen Ayni haklar: üzerinde doğrudan doğruya mutlak egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar Aza : âzâ - uzuvlar; üyeler; organlar Azade : âzâde - serbest; hür; özgür Azami : en çok; en büyük; en yüksek Azil : Verilen temsil yetkisinin ortadan kaldırılması Azimet:gidiş; yola çıkma * Son Düzenleyen kompetankedi; 28-03-2008 @ 13:19. | |
| |
| | #2 (mesaj-linki) |
Cvp: Hukuk Sözlüğü (Hukuk Terimleri Sözlüğü) B Bâ tapu : tapulu; tapu ile tasarruf olunan bab: bâb - kapı ba'dehû: daha sonra ba'de'l-isticar: kira sözleşmesinden sonra ba'de'l-istirdad: geri aldıktan sonra ba'de'l-mevt : ölümden sonra; öldükten sonra bâ'de'l-vefat :insan ölümünden sonra bâdî olmak: sebep olmak bağımsız bölüm: Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, ana gayrimenkulun ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya müsait bağımsız mülkiyete konu olabilen bölümleri bağıt :akit , sözleşme , anlaşma bâhir :bahir - belli; besbelli; açık; apaçık bahri :denize ait bahsetmek: bir konu üzerinde söz söylemek; konuşmak; sözünü etmek bahşetmek :bağışlamak; sunmak; eriştirmek; vermek Bâ-husus :Ba-husus - hele; özellikle; üstelik baîd :baid - uzak; ırak bâîs olmak: sebep olmak; göndermek; gerektirmek baki :sürekli; daimî; artan; kalan; kalımlı; kalıcı; ölümsüz; saklı duran bakiye :artan ; kalan bâlâ :yukarı; yüksek; üst; yüce baliğ :eren; varan; bulan; yetişen; toplam; büluğa; ergin; son mertebeyi bulan bâligân-mâbelâğ :baligan-mabelağ - ziyadesiyle; bol bol Balotaj kurulu :Kurum ve kuruluşlarda yeni üyelerin alınmasına karar veren kurul banknot :Devlet Bankası tarafından çıkartılan kağıt para bariz :açık; göze çarpan; belirgin basiret: doğru görüş; uzağı görüş; önceden görüş; seziş; uyanıklık; anlayış; kavrayış; dikkat; sağgörü batıl :doğru ve haklı olmayan; çürük; bozuk; sakat; boş; hukuken geçersiz; dayanaksız; temelsiz; beyhude; hüküm ifade etmeyen Batkı :İflas bayi :bazı maddeleri satma izni olan kimse; satıcı; satış yeri becâ :yerine; uygun; bedava; karşılıksız; parasız; emeksiz bedâyî: bedayi - sermayeler; anamallar bedel-i misil: emsaline uygun peşin para beden :canlı varlıkların maddi bölümü; gövde; vücut; cisim; ten bedialar: göze güzel görünen şeyler; estetik bedihî :bedihi - açık olan; besbelli; apaçık; akla; kendiliğinden gelen bediî :güzellik ölçülerine uyan; güzel; güzellik beher :her biri Bekleme süresi: Evliliği sona ermiş kadının yeniden evlenebilmesi için aradan geçmesi gereken süre - iddet müddeti (270 gün) belagat :iyi konuşma; sözle inandırma yeteneği; söz sanatlarını inceleyen bilim dalı beraat :aklanma berât :berat - rütbe, nişan ve imtiyaz verildiğini bildiren ferman beray :... amacıyla ; ... için berayı tetkik :berâyı tetkik - inceleyerek berhava :havaya gitmiş; kaybolmuş; uçurulmuş; yararsız; boş berî-üz-zimme : zimmetten kurtulmuş; aklanmış ber-mucib-i talep: talep mucibince; istem gibi ber-vech :olduğu gibi; olarak ber-vech-i bâlâ : yukarıda olduğu gibi beşeri :beşerî - insanoğlu ile ilgili; insani; insana mensup betekrar :tekraren; tekrarla bey ü şira :almak ve satmak beyanname : Bir makama veya kamuoyuna yapılan açıklama belgesi bey'i :satım; satma; satış; satılma bey'i bât: kesin satış bey'i bi-l vefa :bey'i bi-l vefâ - kararlaştırılan süre içinde satılanı geri almak koşulu ile yapılan satış sözleşmesi bey'i mukayaza :malı mal ile değiştirmek; trampa bey-i sarf :parayı paraya satmak; para bozmak beyn :ara beyn'en-nas: beyn'en-nâs - halk arasında beytülmal: maliye hazinesi beyyine :bir olayın veya işlemin doğruluğunu ortaya koyabilmek için hakimi iknaya yönelik yöntem veya her türlü vasıta ; delil, şahit beyyine külfeti :mahkemede bir beyan ve iddiayı kanıtlama yükümlülüğü, ispat külfeti bidayet :bidâyet - başlama; başlangıç; yerel bidayet mahkemesi :ilk mahkeme; davaları birinci derecede gören ve çözümleyen mercii bi-eyyi-hâl :herhalde; mutlaka; elbette bigüna :herhangi bir bi-hakkın :hakkıyle; hakkı olarak, gerçekten; tamamiyle bi-haseb-il verase :veraset nedeniyle; verasetten doğma bi-hükm'ül-kanun : kanun hükmü gereğince; yasa kuralı ile bila :... sız (olumsuzluk eki) bila kayd ü şart: kayıtsız ve şartsız bila tebliğ: tebligat yapılamadan bil-ahire: sonra; sonradan; belahere bilakis :tersine olarak; tam tersine; aksine; sonunda bila-müddet: süresiz bilanço :Bir kuruluşun, belli bir tarihte, alacaklı ve borçlu bulunduğu değerleri gösteren özet muhasebe cetveli; işletmenin finansal durumu ve faaliyet sonuçlarını gösteren tablo bila-sebeb :sebepsiz bilâtefrik :tefrik etmeksizin; ayırmaksızın bilbeyyine: delil ile; tanık ile; ispat ile bil-cümle: bütün; hepsi; tamamı bil-farz: tutalım ki; diyelim ki; sayalım ki; söz gelişi bilfiil :gerçekten; fiilen; hakiki olarak; iş olarak; iş edinerek bililtizam: bile bile Bilirkişi :Çözümlenmesi özel veya bilimsel bilgiye dayanan konularda düşüncesine başvurulan kimse, uzman, ehlihibre, ehlivukuf, eksper bilistirdad :geri alarak; geri alınarak bilmuvafakat :razı olarak bilmüzakere :müzakere ederek; üzerinde görüşüp tartışarak bilmüzayede: artırma ile; artırarak bi-l-rü'ye :görerek; görülerek bilumum: bütün; hep; kamu; -in hepsi bî-ma'nâ: manasız; anlamsız binâberin: bundan dolayı; bunun üzerine; bu nedenle binâen :(binaen) ...den dolayı; ...den ötürü; ...için; binâen-alâ-zâlik :bundan dolayı; bunun üzerine binâen-aleyh :bunun üzerine; dolayısıyla; bundan dolayı (binaenaleyh) bi-n-netîce :netice olarak; sonuç olarak binniyabe :naip eliyle; vekillik ile; vekaleten bırakıt: Miras , kalıt bitap :bîtâp - bitkin; güçsüz; takatsız; yorgun bî-taraf :bi-taraf - tarafsız; yansız bi-t-tabi :tabiatiyle; doğal olarak bloke çek : Keşideci tarafından anlaşmazlığın çözümüne kadar ödemenin durdurulduğu çek türü bölünebilir edim: Niteliğinde veya değerinde esaslı bir değişme olmaksızın, birden ziyade parçalara ayrılarak ifa edilebilen edim bölünemez edim : Niteliğinde veya değerinde esaslı bir değişme olmaksızın, birden ziyade parçalara ayrılarak ifa edilemeyen edim bono : Bir kimsenin diğer bir kimseye veya onun emir ve havalesine, belirlenen vadede, belirli bir tutarı ödeme taahhüdünü içeren, özel biçim ve hükümlere tabi ticari senet; emre yazılı senet borç ilişkisi : İki taraf arasında mevcut olup bir şeyin verilmesi,yapılması veya yapılmamasını öngören hukuki bağ boşanma davası :Eşlerden birinin evlilik birliğine son verecek kararı elde etmek için açtığı dava. boşanma ilamı :Mahkemenin boşanmayı kesin hükme bağladığını belirterek verdiği resmi belge. bünye: vücut yapısı; yapı, beden; vücut; yapılış; kuruluş bürûz ;belirme; ortaya çıkma (büruz) butlan : geçersizlik | |
|
| | #3 (mesaj-linki) |
Cvp: Hukuk Sözlüğü (Hukuk Terimleri Sözlüğü) C câmi :cem eden; içine alan; içinde bulunduran; taşıyan; toplayan câmia :topluluk; zümre (camia) cânî :cani - cinayet işlemiş olan kimse canîb-i beytülmal :hazine tarafı canîb-i vakıf :vakıf tarafı canîp :canip, cenap -- yön; taraf; cihet; yan cari :uygulanan; yürürlükte olan çatma : Deniz hukukunda gemilerin çarpışması cây-i teemmül : etraflıca düşünülmeye değer; düşünülmesi yerinde olur cebrî :cebri, cebir -- zorla yapılan; zor kullanarak yaptırılan; zor altında; güç kullanarak cebri icra :kendi istekleriyle borçlarını ödemeyen borçluların, borçlarını Devlet kuvveti ile ödemelerinin sağlanması; ilgili icra dairelerinin, (gereğinde) zor kullanarak, borçluyu borcunu ödemeye zorlamaları cebri satım : Cebri satış - Malikinin isteğine bakılmaksızın, resmi makamlar tarafından yapılan satım çek :kanun ile belirlenen şekilde düzenlenen, keşidecinin emrinde para bulunan banka üzerinden çekilebilen havalesi çekince :Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz celesat-ı âti :gelecekteki celseler, oturumlar, atiye terkedilen duruşmalar celile : büyük; ulu celp :Çağrı belgesi , Getirtme, kendi üzerine çekme celpname :yargılamada,davacı,davalı,tanık,bilirkişi gibi kimseleri mahkemeye getirtmek için yapılan çağrı cemaat: bir dinden veya ırktan bulunanların topluluğu; toplum; topluluk; insan kalabalığı cem'an :ceman - toplam cemetmek toplamak; bir araya getirmek cemi ezmân : bütün zamanlar; zamanların toplamı cemiyet :toplum; topluluk; dernek cereme : başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme; para cezası cerh :Bir düşünce, inanç veya iddiayı çürütme, yaralama cerh ü iptal :çürütme ve yok sayma; geçersiz hale getirme cevâmi' :camiler; mescitler; toplanılan yerler cevaz :izin; müsaade; caiz olma cevâz bahş : izin veren; müsaade eden cevher :maya; öz; değerli taş; elmas ceza :kanunun suç işleyen kimseye uygulanmasını öngördüğü yaptırım ceza hukuku :Suç kapsamı içine giren eylemler ile bunlara uygulanacak cezaları inceleyen hukuk dalı cezai şart :ceza şartı; ceza koşulu; alacaklının zararını karşılama şartı cezri :cezrî - asıl ile ilgili; kökle ilgili; kökten; temelden cibayet :cibâyet - alma; toplama; vergilerin ve başkaca devlet gelirlerinin tahsili cihaz :çeyiz; takım; alet; aygıt cihet :yön; taraf; amaç cins tashihi :Tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmazın niteliğinin değiştirilerek kütüğe, başka bir nitelikte tescil edilmesi çıplak mülkiyet :Kuru mülkiyet - Yararlanma hakkı başkasının olan bir mal üzerindeki sahiplik durumu ciro :Çifte yetki veren havale; ticari senedin, arkasına yazılan yazı veya imza ile başkasına devri cismani :cisimle, bedenle ilgili; bedensel cism-i câmid : cansız cisim cürmiyet :suç hali; suçluluk cürmü meşhut : suçüstü hali ; göz önünde işlenen suç cürüm :suç cürüm tasnii : bir kimse hakkında cürüm (suç) uydurmak cüz :bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri; kısım; parça; bölük cüzzi :düşük bir miktar | |
|
| | #4 (mesaj-linki) |
Cvp: Hukuk Sözlüğü (Hukuk Terimleri Sözlüğü) D Delil: kanıt; tanıt; ipucu Demirbaş: Bir taşınmazın kiraya verilmesinde kiraya dahil olan, kiralamanın sonunda aynı cins ve değerde iade edilen veya değer eksilmesi kiracı tarafından tazmin edilen eşya Demokratik devlet: halkın devlet yönetimine katılması esasına dayanan devlet Deniz hukuku: Devletler hukukunda denizin türlü bölümlerinin durumunu düzenleyen ve devletlerin bu bölümler üzerindeki yetkilerini belirten antlaşma, gelenek vb. niteliğindeki kuralların bütünü Depozito: Bir sözleşmeden dolayı doğabilecek zararlara karşı verilen teminat; bir taahhüt sırasında yatırılan güvence parası Der-akap: hemen; arkasından Derç: sokma; arasına sıkıştırma; gazeteye yazma; toplama; biriktirme Derc etmek: araya sokmak; arasına sıkıştırmak, eklemek Derceb etmek: cebe atmak; kendine alıkoymak Derdest: Görülmekte olan dava Der-dest-i rü'yet: dava görülmek üzere ele alınan, eldeki dava Der-kâr: malum; aşikar; bilinen; belli Dermeyan etmek: ileri sürmek; öne sürmek; ortaya koymak; anlatmak Derogasyon: Ayrıklık Der-piş: derpiş - en önde; göz önünde bulunan; öngörü Der-pîş etmek: öngörme; göz önünde bulundurma Der-uhte: deruhte - üstüne alma; yüklenme; üstlenme; sağlama Desise: hile; oyun; entrika Devair: daireler Devlet Şurası: Danıştay Dîvân-ı Muhasebat: Sayıştay Donatan: gemisini gemi ticaretinde kullanan gemi sahibidir Dûçâr: düçar - tutulmuş; uğramış; yakalanmış Dûn: aşağı; aşağılık; altta; aşağıda Dûr: uzak Duruşma: Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, mahkeme, murafaa Düstur: düstûr - kanun; kaide; yasa; devlet yasalarını içine alan kitap; genel kural; başyasa; yasalar dergisi Düzenleme: Bir sözleşmeyi veya işlemi yapan kimsenin iradesini dinledikten sonra, iki tanık önünde ve yöntemine uygun olarak noter tarafından baştan sona kadar yazılarak, ilgililer ve hazır bulunanlar tarafından imzalanıp noter tarafından da onanan senet | |
|
| | #5 (mesaj-linki) |
Cvp: Hukuk Sözlüğü (Hukuk Terimleri Sözlüğü) E ebniye: binalar; yapılar ecnebi: yabancı; bir devlete göre,kendi uyruğunda bulunmayan gerçek veya tüzel kişiler ecr-i müsemma: taraflar arasında belirlenen ücret ecrimisil: bir malın kullanılmasından doğan yararların para ölçüleriyle takdiri eda: edim; borçlanılan şey; borcun konusu eda davası: davalının bir iş yapmaya,bir ifada bulunmaya veya bir iş yapmamaya,bir ifada bulunmamaya mahkum edilmesinin istenildiği dava edeb : iyi terbiye; naziklik; usluluk edim: Aralarındaki borç ilişkisi dolayısıyla alacaklının isteyebileceği, borçlunun da yerine getirmekle yükümlü bulunduğu bir davranış biçimi ef'âl: eylemler; fiiller, işler; ameller efrâd: fertler; bireyler ehemmiyet: önem; bir şeye verilen değer ehil: ehliyetli; hak sahibi; bir hukuki işlem yapabilme yeteneğine sahip ehl-i hibre: (ehlihibre) - bilirkişi ehl-i vukuf: ehl-i vukûf - bilirkişi ekalliyet: ( akalliyet ) - azınlık eklenti: Bir konutun veya bir binanın kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan ya da kolaylaştıran yapı ekser: daha ziyade; ençok; çoğu; çoğunca ekseriyet: çoğunluk elfaz: kelimeler; sözler elîm: elemli; kederli acılı elmen: eldeci , zilyet , elinde bulunduran el-yevm: bugün; şimdi; halen emlak vergisi: Konusu bina ve arazi olup, bu bina veya arazi malikinin, intifa hakkı sahibinin, her ikisi de yoksa malik gibi tasarruf eden kimsenin, bina ve arazinin değeri esas alınarak kanunda belirtilen oranlara göre ödediği vergi emlâk-i sirfe: yeri ve üzerinde binalar ve ağaçları mülk olan taşınmaz mallar emr-i makzî: hükme bağlanmış iş emtea: ticaret konusu her türlü mal emval: mallar; mülkler emvali menkule: (emvâli menkule ) - taşınır mallar;taşınabilir mallar enfüsi: öznel; subjektif enkaz: bina yıkıntıları; yıkıntı; moloz; eski hayvanların bakiyeleri erbaa: dört erbab: (erbâb) - ehil; becerikli; muktedir; yetenekler; sahipler; malikler erbâb-ı vukuf: bilirkişiler ergin: Haklarını kendi kullanmak için yasanın gösterdiği yaşa gelmiş olan (kimse), reşit esbab-ı mucibe: gerekçe; gerektirici sebepler eşcar: ağaçlar eshab: (eshâb) - sahipler; bir şeyin malikleri esham: pay senedi; hisse senedi eşhas: şahıslar; kişiler; kimseler eşkâl: biçimler; suretler; tarzlar , eşgal eslem: en selâmetli; en emin; en doğru; en sağlam evrâkı müsbite: ispat edici belgeler; tesbit edici yazılar; tapu kütüğünü tamamlayan belgeler evsaf: vasıflar; sıfatlar; kaliteler; nitelikler evvela: birinci olarak; herşeyden önce; ilk önce evvel-be-evvel: herşeyden önce evvelemirde: herşeyden evvel; işin başlangıcında; ilk iş olarak ezcümle: özellikle; özet olarak; sözün kısası; toplucası ezmân: zamanlar, vakitler; anlar; çağlar | |
| |
![]() |
| En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| adli terimler, hukuk sozlugu, hukuk sozluk, hukuk sözlügü, hukuk sözlük, hukuk sözlüğü, hukuk sözlüğü download, hukuk terim sözlüğü, hukuk terimler sözlüğü, hukuk terimleri, hukuk terimleri sözlüğü, hukuk, terimler sözlüğü, hukuki sözlük, hukuki terimler, hukuki terimler sözlüğü, |
| Konu Araçları | |
Hukuk Sözlüğü (Hukuk Terimleri Sözlüğü) Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hukuk Nedir? | ThinkerBeLL | Hukuk | 1 | 4 Hafta Önce 12:22 |
| Madencilik Terimleri Sözlüğü - M | virtuecat | Kimya | 1 | 17-04-2007 16:29 |
| Türk Meslekler Sözlüğü - Genel Bilgi | ThinkerBeLL | Meslekler | 1 | 20-02-2007 16:10 |
| Spor Hukuku Nedir? Spor Hukuku Hakkında Genel Bilgiler | virtuecat | Spor Sayfası | 0 | 11-12-2006 08:32 |
| BTS Bilgisayar Terimleri Sözlüğü | ozti | Ücretsiz-Beta Yazılımlar | 0 | 18-03-2006 13:31 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||