Üye Ol
Geri Dön   MsXLabs > :: GLOBAL :: > Genel Mesajlar > Kahve Molası
Sponsor Bağlantılar
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 14-12-2005   #1 (mesaj-linki)
Geleceğimiz ve Çocuklarımız

Ailelerin Çocukları İle İlgili Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

F Çocuğunuzun sağlık durumu ile yakından ilgileniniz. Hastalıkların bir kısmı, çocuğun hayat enerjisini önemli ölçüde azaltarak onu dermansız bırakabilir. Bir kısmı ise, doğurdukları devamlı acılar yüzünden çocuğun okul başarısına etki ettiği gibi, bazı rahatsızlıkların bilinmemesi veya tedavi ettirilmemesi bir takım uyumsuz davranışlarının sebebi olacaktır. .
F Çocuğunuzu kahvaltı etmeden veya yemek yemeden kesinlikle okula göndermeyiniz. Orta öğretimdeki çocuk, hızlı bir büyüme ve gelişme dönemindedir. Yemeğini zamanında yediriniz ve bu konuda titiz olunuz.
F Çocuğunuzun kılık kıyafetine özen gösteriniz. Kıyafetinin okul kurallarına uymasına ve temizliğine dikkat ediniz.
F Çocuğunuzun derslerinin ve davranışlarının daha iyiye yönelmesi için öğretmenleri ile sıkı işbirliği kurunuz. Veli toplantılarına mutlaka katılınız.
F Çocuğun hayatındaki en etkili çevre aile çevresidir. Çocuk hayatında en etkili örnekleri ailesinden alır. Anne baba olarak tüm davranışlarınızla örnek olunuz.
F Çocuğunuzu iyi tanıyınız. Çocuklardan yapamayacağı şeyler istemeyiniz, beklemeyiniz. Onları yeteneklerinin üstünde başarı göstermeye zorlamayınız.
F Çocuğun her istediğinin yerine getirilmesi, ona her istediği şeyi yapabileceği, elde edebileceği kanısının verilmesi veya tam tersi olarak isteklerinin çok sınırlandırılması, hiç yerine getirilmemesi çeşitli uyumsuz davranışlar geliştirmelerine neden olacaktır. Bu konuda titiz olunuz.
F Çocuğunuza yeteri kadar harçlık veriniz. Harçlığını mümkünse aylık veya haftalık olarak toptan veriniz. Böylece kendini yönetmeyi öğrenecek ve sorumluluk kazanacaktır.
F Çocuklarınızı başka çocuklarla ve kardeşleriyle mukayese etmeyiniz. Her insanın sahip olduğu nitelikler farklıdır. Onları olduğu gibi kabul ediniz.
F Çocuklarınızı korkutmayınız. Fazla baskılardan, bedeni cezalardan ve olamayacak sınırlamalar koymaktan sakınınız.
F Çocuklarınızın belli davranışları için anne baba olarak değişik davranışlar göstermeyiniz. Aynı şekilde davranınız.
F Çocuklarınıza iyi notların yanında zayıf not almasının da normal olduğunu ve çalışmakla durumun düzeltilebileceğini telkin ediniz.
F Çocuğunuzun okul yaşantısı ile ilgileniniz, anlattıklarını dinleyiniz.
F Çocuğunuzun okul dışındaki arkadaşlarını kontrol ediniz.
F Çocuğunuzun okul ve öğretmenler hakkında şikayetleri olursa onu dinledikten sonra, okul yönetimi ve öğretmenlerle görüşünüz.
F Çocuğunuzun sınıf, şube, okul numarasını ve ders öğretmenlerini iyece öğreniniz. Öğretmenlerle yapacağınız görüşmelerde çocuğunuzun kusurlu taraflarını hiç çekinmeden söyleyiniz.
F Ders çalışırken çocuğunuzu ev işi, çarşı, pazar işi için kaldırmayınız.
F Çocuğunuzun mümkün olduğu kadar sosyal yaşantılar içinde olmasını sağlayınız. Okul ve çevresindeki sosyal faaliyetlere katılmasına izin veriniz.
F Çocuğunuzu sık sık eleştirmeyiniz. Hele bunu başkalarının yanında asla yapmayınız. Onun aşağılık duygusuna kapılmasını önleyiniz.
F Beğendiğiniz, takdir ettiğiniz taraflarını söyleyiniz. Kendine güven duymasını sağlayınız.
F Çocuklarınız arasında ayırım yapmayınız. Çocukları kıskandırmayınız. Hepsine sevgi ve ilgi gösteriniz.

F İçinde bulundukları yaşlarda arkadaş çocuğunuz için çok önemlidir. Arkadaşı olmasına ve iyi arkadaşlar seçmesine yardımcı olunuz.
F Televizyon izlemede çocuğunuza iyi alışkanlıklar kazandırınız. Sürekli TV izleme çocuğunuzun başarısını olumsuz etkiler. Ancak bunu zor kullanarak değil, ikna ederek gerçekleştiriniz.
F Bilmediklerini çekinmeden ders öğretmenlerine sormaları gerektiğini anlatınız.
F Anne baba arasındaki ilişkilerin şekli çocukları büyük ölçüde etkiler. Çocuklar yanında yapılan tartışmalar, kavgalar onların mutsuz, güvensiz ve endişeli olmasına neden olur. Sorunlarınızı çocukların yanında konuşmayınız, münakaşa etmeyiniz.
F Çocuğunuzun çeşitli sorunları için sınıf ve rehber öğretmenlerine başvurunuz. Başvurmasını sağlayınız.
F Çocuğunuzun evde ders çalışmasını kontrol ediniz. Ancak sürekli şekilde "ders çalış" ikazı olumsuz etki yapmaktadır. Ona güvendiğinizi belli ederek uyarınız.
F Çocuğunuzun okula devam durumunu yakından izleyiniz. Bu konuda ilgili müdür yardımcısından bilgi alınız.
F Çocukluktan yetişkinliğe ulaşan genci önce bir insan olarak kabul edin. Ona sevgi ve saygı gösterdiğinizi belirtin.
F Gençlik çağına özgü biyolojik ruhsal ve toplumsal değişme ve gelişmelerin gencin davranışlarına yansıdığını bilin. Gençlik çağının fırtınalı ve zor olduğunu göz önünde tutun.
F Gence bol bol öğüt verme yerine, örnek davranışlar yapın ve örnek davranışlar bulup gösterin.
F Gencin tutum ve davranışlarına biçim ve yön verirken "ben gençliğimde" diye başlayan konuşmalardan kaçının.
F Gençlerle yapılan konuşma ve tartışmaları onları korkutarak ve yıldırarak kesmeyin.
F Konuşma ve tartışmalar sırasında gencin doğru düşündüğü, gerçeği bulup söylediği durumlarda ona hak verin, düşünce ve önerisini gerçekleştirmek için yardımcı olun.
F Aile ve evle ilgili konularda ve sorunlarda gencin düşünce ve önerilerini alıp, onunla konuşup tartışmaktan çekinmeyin.
F Gencin yaşamı, giyinişi, süslenmesine ilişkin karar alırken durumu gençle tartışmak yerine onun düşünce ve önerilerine anlayış ve saygı gösteriniz.
F Genci denetlemek, engellemek ya da ödün, ödül vermek için tutarlı davranın, kimi kez ödüle değer bulduğunuz bir davranışı başka bir zaman kötüleyip yermekten kaçının.
F Gencin davranışları karşısında serin kanlı olun. Kırıcı, sert, yıkıcı davranışlarda bulunmayın.
F Her davranışın bir "sebebi", bir "amacı" vardır. Kişi her davranışını bedensel, ruhsal ve sosyal yaşamında bir denge sağlamak için yapar. Çocuğunuzda görülen olumsuz davranışların, başarısızlıkların da bir sebebi vardır. Bunların ortadan kalkması dayak ve ceza ile değil, bunları doğuran sebeplerin ortadan kalkması ile mümkündür.
F Çocuklarınıza karşı sabırlı, soğukkanlı ve anlayışlı olunuz. Doğal olarak onlar hata yapacaklardır, kusurları ve kötü hareketleri olacaktır. Çocuklar düşündüğünüz, istediğiniz gibi tavır ve davranışlar göstermiş olsalardı aile okulda "EĞİTİM" denen şeye gerek kalmazdı.

ÇOCUK NEYİ ÖĞRENİR?
Eğer bir çocuk kınanarak yaşarsa suçlamayı öğrenir.

Eğer bir çocuk düşmanca davranışlar içinde yaşarsa kavga etmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk alay edilerek yaşarsa sıkılganlığı öğrenir.

Eğer bir çocuk utanç içinde yaşarsa suçluluk duymayı öğrenir.

Eğer bir çocuk hoşgörüyle yaşarsa sabırlı olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk teşvik edilerek yaşarsa güvenmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk değer verilerek yaşarsa saygı duymayı öğrenir.

Eğer bir çocuk eşitlik ortamında yaşarsa adaleti öğrenir.

Eğer bir çocuk güven duygusu içinde yaşarsa inanmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk beğenilerek yaşarsa kendisinden hoşlanmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk kabul ve dostluk içinde yaşarsa dünyada sevgi aramayı öğrenir.

Eğer bir çocuk düşmanlıklar içinde büyürse saldırganlığı öğrenir.

Eğer bir çocuk sevgi içinde büyürse güvenmeyi öğrenir.

Çocuk ailenin, aile de toplumun ürünüdür; çocuk yaşadığını öğrenir.

Çocuklar sadece fiziksel olarak büyümekle kalmaz, aynı zamanda zihinsel gelişim de gösterirler. Beynin gelişimi sonucunda, çocukta giderek artan bir öğrenme, anımsama ve yargılama yeteneği oluşmaktadır.Aynı zamanda gelişme, bu yaşlardaki çocuklar için bir bireyselleşme sürecidir. Çocuğun gelişimi motor, zihinsel, sosyal gelişim ve dil-duygusal gelişim olarak 4 ana açıdan takip edilmektedir.
Tüm bu süreçlerde gelişim hızı çocuğun yaşına bağlı olarak değişmektedir.
Okul Öncesi Dönemi (3-6 Yaş)

3 yaşından itibaren oyun çağına giren çocuğun, motor becerileri gelişmektedir ve sayı sayma, şarkı öğrenme, çevresindekiler hakkında soru sorma gibi zihinsel yetenekleri de paralel olarak ilerlemektedir. Üç yaşındaki bir çocuk artık çevresinde kendisinden bağımsız bir dünyanın var olduğunu ve kendisinin de o dünya içinde bir birey olduğunu bilmektedir.
Koşarken ve büyük oyuncakları iterken önüne çıkan engelleri aşabilir, üç tekerlekli bisiklete binebilir. Tek başına kısmen de olsa giyinebilir. Bildiği kelime sayısı yaklaşık 1000'e ulaşmıştır. Kendi kendine yemek yiyebilir, ayrıca uyku ve temizlik alışkanlıklarını büyük ölçüde kazanmıştır.
3 yaşındaki çocuğun konuşması ve kurduğu cümleler daha gramatik hale gelmiştir. Dil, hareket ve toplumsal gelişim yönünden, büyük ilerleme gösterir, zengin bir hayal gücüne sahiptir. Yetişkinlerin giysilerini giymek, davranışlarını taklit etmek, ev işlerine yardım etmek hoşuna gider. Küçük kısa hikayeler dinlemeyi sever.
Çocuk 4 yaşına geldiğinde artık isteklerinin heran yerine getirilemeyeceğini anlamaya başlar. Dış dünyanın kurallarını öğrenmektedir, tıpkı kendisi gibi başkalarının da hakları olduğunu görür. Bunun en iyi örneklerinden biri sıra beklemeyi öğrenmesidir.
Artık eskisine oranla daha uyumlu davranmakta ve hareketlerini daha kolay kontrol etmektedir. Oyun arkadaşlarını seçer. Rahatça koşar, zıplar, elini ve parmaklarını kullanır. Kağıt, kalem, fırça ve boyaları eskisine oranla daha ustalıkla kullanmaktadır. Sürekli sorular sorar ve açıklamaları dikkatle takip eder. Son derece açık sözlüdür, düşünceleri somuttur.
5 yaşındayken çocuk çevresine ait yeni keşiflerde bulunmaya başlar, yetişkin desteğine daha az ihtiyaç duyar. Kaslarının kontrolü gelişmiştir. Hep konuşmak ister. Yetişkinler gibi uzun cümleler kurmaya çalışır. Olayları ve masalların sırasını bozmadan anlatır. Oyunlarında öğretmen, otobüs şoförü, anne-baba, doktor olur. Genellikle canlı, neşeli ve hareketli bir görünüm içindedir. Bu yaşta motor dengenin, düşüncenin, toplumla olan ilişkilerin daha da arttığı görülür.
6 yaşına geldiğinde el işlerinde daha beceriklidir. Kesip yapıştırır, resim yapar, tüm araç ve gereçleri iyi kullanır. Oyunlarda ve ilgi alanlarında kız ve erkek çocukları arasında farklılıklar gözlenir. Bir çok hayali role girer. Grup oyunlarından çok hoşlanır. Bazı sorumluluklar yüklenir, söylenenleri dikkatle dinler. Kendisiyle gerçek nitelikte eğitim uygulamaları yapılacak döneme gelmiştir.

Son Çocukluk Dönemi
İlkokul döneminde fiziksel büyüme ve gelişme yavaş olmasına rağmen kas dokusu gelişimi oldukça hızlıdır. Bu yüzden kaslarla iskeletin birbirine uyuşması sırasında büyüme ağrıları yaşanır. Çocukta büyük kas becerilerinin yanı sıra, küçük kas becerilerinde de yaşla artan düzenli ve sürekli gelişme ile olgunlaşma söz konusudur.
Çocuğun zihinsel ve sosyal becerileri, hayal kurma, canlandırma ve espri yetenekleri gelişir. Bu dönem çocuğu sürekli canlı ve hareketlidir.
İlkokul birinci sınıfta yazı yazmayı öğrenir, el yazısını ise ancak ikinci sınıfta yazmaya başlayabilir. Konuşmasında, kullandığı kelimelerde belirgin gelişmeler olur, sözcük dağarcığı genişler. İlkokulu bitiren bir çocuğun 50. 000 civarında sözcük bildiği varsayılmaktadır. Bu dönemde niçin, ne, nasıl sorularını oldukça sık sorar. Şekil, boyut, uzaklık, sayı, zaman kavramları gelişir. 8-9 yaşından önce çocuk kuralların nedenini, anlamadan ya da farkında olmadan ailesinden, çevreden öğrenmektedir; ancak 9-10 yaşından itibaren gerçek nedenlerini ve anlamlarını fark etmeye başlar. Akran grupları 6-12 yaş döneminde gelişir ve çocukların sosyalleşmesinde önemli rol oynar.

Ergenlik Dönemi
10-12 yaşlar arası önergenlik (buluğ öncesi), 12-15 yaşlar arası ergenlik (buluğ), 15-17 yaşlar arası ise delikanlılık dönemi olarak tanımlanabilir.
Ergenlik döneminde kız ve erkek çocukta cinsiyetle ilgili iç salgı bezleri işleve başlar ve böylece kadın ve erkek olmakla ilgili bedensel değişiklikler hızlanır. Bedensel gelişmeyle birlikte ruhsal ve toplumsal gelişme de yaşanarak cinsel kimlik kazanılır.
Gençlik çağının başında hızla ilerlemekte olan bedensel değişim ve gelişim zamanla yavaşlar ve durur. Bunu ruhsal ve toplumsal değişim izler. Gençlik döneminin başlangıcı ruhsal bakımdan duyguların egemen olduğu çelişkili düşüncelerin ve davranışların bulunduğu bir geçiş dönemidir. Bazı gençler bu dönemi rahatlıkla atlatabilirken, bazıları sıkıntı çekebilir. Genç bilinçli ve bilinçsiz olarak kişiliğini oluşturmakta, özgürlüğünü ve sorumluluğunu sağlam temeller üzerine oturtmaktadır.

Çocuğun ilk arkadasi annesidir. anne içinde çocuk dünyaya ikinci bir kez tekrar saflığın gözü ile bakabilmek, onun gözleri ile hayata tekrar çocuk gözü ile bakabilmek ve yeniden büyüyebilmek için ikinci bir şanstır. Bu anlamda tekrar mutluluğu yakalayabilme şansıdır. Yapılan istatistik ve araştırmalar mutluluğun en önemli anahtarlarından birinin tekrar çocuklaşabilmemizi, pazarlıksız masumiyeti ve saflığı yakalayabilmemizi sağlayan çocuklarımız olduğunu ortaya koymektır. Çocuk bunun ötesinde anneye daha önce hiç yaşamadığı türden bir sevgi yepyeni keşfedilmemiş bir duygunun ve bu duygunun yarattığı mutluluğun kapılarını açar. Onun yumuşaklığını hissetiği anda annenin yaşama sevincine bir halka daha etkilenir.

ÇOCUK GELİŞİMİ VE OYUN

Çocuğun kelime haznesi gelişimi ve psikolojik gelişimi açısından doğduğu andan itibaren konuşmak gerekir. Çocuk ses tonuna karşı duyarlıdır ve algılamalar doğuştan itibaren başlar. Bu algılama mana çıkarma değil duyum alma anlamındadır. Yavaş yavaş anlam çıkarma ve takibinde anlamlı ve bilinçli ifade etme gelişir. Çocuk ufak yaşlarda kendi kendine oynar ve konuşur, daha sonraki yaşlarda grup oyunlarına başlanır.

1.Yaş çocuğu: Ses çıkaran yumuşak köşesiz boyasız objelerle ilgilenir. ( Ses çıkaran civciv, ayıcık, kuş, buruşturulabilen ayıcık.

2.Yaş çocuğu: Kutular, üstüste konulabilen karmaşık olmayan basit legolar, içiçe geçirme üstüste koyma yerine yerleştirme yapabileceği objelerle ilgilenir.

3. Yaş çocuğu: Çizgi film kahramanlarına karşı merak uyanmıştır. Kahramanları sembolize eden oyuncaklar veya onların kullandığı türden eşyalar ilgisini çeker. Daha karmaşık yapbozlar, bilgisini geliştirecek türden konulu kurgulanacak legolar ( Bahçe içinde ev, hayvan, göl v.s.) bir manzaranın aynısının puzzle olarak oluşturulması vs...

4.Yaş çocuğu: Resim yapmaya özellikle seramik çalışmaları, hamurdan renkli killerden objeler yapmaya teşvik etmek, yapılan çalışmalardada yer almak ve çalışma sürecini paylaşmak mesela sen tabak yap, ben de kiraz yapayım gibi yaklaşımlarda bulunup bitirincede aferin ne kadar kabiliyetlisin demek bir anlamda onu onere etmek çok önemlidir. Okul öncesi içine girdiği ortamlara ve bu ortamların standartlarına bağlı olarak ilgi ve gelişim kulvarları çeşitlenmeye başlar.

5.Yaş çocuğu: Okul öncesi eğitim dönemidir ve önemli olan nokta bu yaş çocuğun hala oyun çocuğu kabul ederek eğitilmesidir. Yine resim, seramik gibi aktivitelerin yanısıra artık daha sofistike el becerilerini devreye sokabileceği oyma kesme, yapıştırma, kolaj çalışmaları devreye girer. Grup oyunları başlar. Sek sek, saklambaç, top oyunlarından yaşına uygun olanlar vs. gündeme gelir.

6.Yaş çocuğu: Daha gelişmiş top oyunları, değişik zeka oyunları, grup ile oynanabilecek hafıza ve zeka oyunları, koşmaca, yakalamaca.
Çocuğun gelişiminde bütün bu oyunlarında gerçekleşmesinde amaç 24 saat çocukla ilgilenmek ve yanında olmak değildir. Önemli olan çocuğun sadece kendisine ait ve annesinde kendisiyle ilgilendiği ve konsantre olduğu zaman parçasını bilmesi ve bundan yararlanmasıdır. Şöyle ki işten gelen annenin bütün işleri dışında çocuğa özel olarak onun istediği herhangi bir aktivite veya faaliyeti beraber paylaşabileceği yada çocuğun yaptıklarını seyredebileceği bir zaman dilimi ayırması gereklidir. Burada önemli olan kilit nokta çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir.

Son Düzenleyen Misafir; 14-12-2005 @ 17:02.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 14-12-2005   #2 (mesaj-linki)
Cvp: Geleceğimiz ve Çocuklarımız..

AİLELERİN EĞİTİM SÜRECİNE KATILIMI

Ailelerin eğitim sürecinde etkili bir biçimde yer almalarının çok temel gerekçeleri vardı:

· Bunlardan en önemlisi, anne babaların çocuklarıyla en yoğun iletişim içinde olan bireyler olmalarıdır. Eğitim sürecinde ve çocukların gelişiminde anne-babaların gözlemlerinden ve görüşlerinden yararlanmak çocukların gelişimini kolaylaştırıcı bir anlam taşımaktadır.
· Toplumumuza genel olarak bir bakıldığında özellikle annelerin eğitim düzeylerinin alt düzeyde olması onların çocuklarına gerek ev ortamında çeşitli beceriler kazandırmalarına gerekse okuldan beklenen akademik katkılara yeterince cevap vermemelerine yol açmaktadır. Aile katılım programları bu yönden yetişkin eğitim programı olarak da algılanmakta ve toplumda anne babaların özellikle de annelerin gelişimine önemli katkılar sağlamakta dır.
· Ailelerin okulu tanıması, kendilerini bir parçası olarak hissetmesi, onların okul ve öğrenciler için kaynaklar araması için de fırsat sağlamaktadır. Ailelerdin katılımında bir diğer gerekçe de çocuklarının akademik performanslarının , okulun akademik standartlarının da yükselmesine katkı sağlayacak olmasıdır.
· Sınıf ve okul ortamı içerisinde ortak bir kültürün oluşması için ailelerin eğitim sürecine ilişkin bazı etkinlikleri ev ortamına taşımaları ve bunları geliştirmeleri de çok yararlı olacaktır.
· Ailelerin çocukların gelişimi için en iyi ve etkili yolları, yöntemleri bulmak için çaba sarfetmektedirler. Ancak zaman zaman bu ip uçlarını bulmakta zorlanmakta dırlar.
· Aile katılımı ile gerçekleştirilen etkinlikten hem aile hem çocuk yarar görmektedir.
· Çocukların benlik algısı olumlu yönde etkilenmektedir.
· Ailelerin okula ve eğitime karşı olumlu tutumlar geliştirmelerine yardımcı olmaktadır.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 15-12-2005   #3 (mesaj-linki)
ALIŞ - VERİŞ VE ÇOCUK...

Dünyanın en büyük pazar araştırması şirketinden Millward Brown tarafından yapılan araştırmada, çocukların, ebeveynlerinin yaptığı alışverişi yönlendirdiği ortaya çıktı.

Millward Brown Türkiye’den yapılan açıklamada, şirketin BRANDchild adlı kitap için yaptığı araştırmaya göre çocukların, ebeveynlerinin hangi markaları satın almaları gerektiği konusunda fikirlerini aileleriyle paylaştıklarının görüldüğü belirtildi.

Araştırma kapsamında, ABD, Brezilya, Almanya, İspanya, Hindistan, Çin ve Japonya’da 1920 kentli çocukla yüzyüze görüşüldü. Araştırmaya göre, 9-14 yaş arasındaki her 3 çocuktan 2’si, anne ve babalarının otomobil, moda markaları, cep telefonları gibi pahada ağır alışverişlerini etkiliyor.

İlginç sonuçlardan birisi de, çocukların yarısının son modayı takip etmeyi sevdikleri ve giyimlerinin kimliklerini yansıttığını söylemeleri. Erkeklerin yüzde 45’inin, kızların da yüzde 55’inin moda tutkunu olduğu belirlenmiş.

Millward Brown Grubu Stratejik Planlama ve Gelişim Direktörü Nigel Hollis, çocukların hane alışverişi üzerinde belli oranda etkileri olduğunu tahmin ettiklerini, ancak etkinin bu kadar büyük olmasının kendilerini şaşırttığını belirtti.
Millward Brown Türkiye Genel Müdürü Betül Khan yaptığı değerlendirmede, araştırma sonuçlarının, yerel ve uluslararası markaları pazarlama anlayışını geliştirmeye zorlayacağını vurguladı.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 15-12-2005   #4 (mesaj-linki)
Cvp: Geleceğimiz ve Çocuklarımız..

HANGİ YAŞTA HANGİ OYUN VE OYUNCAKLAR ?

3-5 YAŞ:

- Fantezi ve keşfetmeye ( evcilik,okul oyunları ile bebekler, mutfak ve doktor muayene aletleri ),
- Dil gelişimine ( renkli tuşları olan piyano, müzik ve öykü kasetleri, kuklalar... gibi ),
- Aritmetiğe hazırlamaya ( resim ve sayı eşleme oyunları ; domino, kızma birader ve sayı kartları ) yönelik oyuncaklar.

5-8 YAŞ:

- Toplumsal gelişim ve işbirliği ile ilgili ( top, seksek, dama, minyatür arabalar),
- Bilişsel beceriler ve algısal hareket becerilerini sağlayan ( maketler, yap-boz oyunları ),
- Yaratıcı anlatıma yönelik ( parmak boyası, kağıt hamuru, karakalem, suluboya ya da pastel boyalarla resimler, oyun hamurları, sessiz sinema gibi oyunlar ) oyun ve oyuncaklar.

9-12 YAŞ:

- Sorun çözme yeteneklerine ( karmaşık masa üstü oyunları ve video oyunları ),
- İnce ayrıntı hareket becerilerine ( küçük parçalı,karmaşık yap-boz oyunları, üç boyutlu model uçaklar, uzaktan kumandalı araçlar, kumaş boyama, ağaç işleme ve akvaryum bakımı ),
- Stratejik yeteneklere ( sözcük türetme, monopol tenis, ping-pong ve atari... gibi ) yönelik oyun ve oyuncaklar.

12 YAŞ VE ÜZERİ

- Soyut düşünme ve akıl yürütmeye ( basit mikroskop ya da teleskop, kimya ya da elektronik setleri... gibi ),
- Bağımsız yaşam becerileri kazanmaya ( yürüyüş, bisiklete binme ve kamplar... gibi ) yönelik oyun ve oyuncaklar önerilmektedir
ÇOCUĞUN ÇEKİNGENLİĞİNİ YENMESİ İÇİN

EVDE

- Çocukla eşit, demokratik, kaliteli bir iletişim kurulmalı. Bu anne ve babanın da istismara uğramadığı, kendi ihtiyaçlarını ifade edebildiği , çocuğun ihtiyaçlarına kulak verilebilen bir ilişki olmalı.
- Evde çocuğun bireyselliğini ortaya koyabildiği, bunun için yargılanmadığı , suçlanmadığı, etiketlenmediği bir atmosfer oluşturulmalı.
- Anne baba çocuğa model olmalı.
- Anne baba çocuğu sözel olarak sık sık taktir etmeli.
- Çocuğun kapasitesinin altında ve üstünde beklentilerden kaçınılmalı.
- İyi niyetli bile olsa karşılaştırma yapılmamalı. Bu çocuğu tekrar çekingenliğe iter.
- Çocuğun başarması için ilgi ve sevgi göstermeli, taktir ve kabul etmeli. ( Unutmayın iletişim biçiminin kendisi sevgiyi göstermenin yoludur.)
- Profesyonel yardım almaya açık olunmalı.

OKULDA


- Öğretmen çocuğa sosyal etkinlik alanı yaratmalı. Eğitimci birebir kendisi grup oyunları yaratıp o çocuğu işin içine katmalı, arkadaşlarını yönlendirmeli.
- Çocuğun arkadaşlarından pozitif geri ileti alabileceği atmosfer ve alanlar yaratılmalı.
- Öğretmenin kendisi de çocuğu sözel olarak taktir etmeli.
- Sınıf içinde de karşılaştırmalardan kaçınılmalı.
- Öğretmen her çocukla ikili bir ilişki, etkin bir iletişim kurabilmeli. Çünkü anaokulunda ve ilkokulda ikili ilişki kurulamadığında çocuk orada eriyor, kayboluyor.
- Çocuğun daha yakın ilişki kurabildiği öğretmenin derslerinde o ilişkiden yararlanarak çocuğun o alanda başarılı olması sağlanabilmeli. ( Örneğin spor öğretmenleri, branş öğretmenleri ve bunun gibi eğitimciler.)

REHBERLİK SERVİSİ
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 16-12-2005   #5 (mesaj-linki)
Cvp: Geleceğimiz ve Çocuklarımız..

Çocuklara Özgü Oyunlar

Günümüzün yaşam koşulları, teknolojik gelişmeler, insanlara oyun için zaman bırakmasa da, çocuklarda oyun yaşamın bir parçası olduğundan hala devam etmektedir.
Çocuk oyunları, çocukların vazgeçilmez eğlencelerini teşkil eder. Günümüzde eğlence araçlarının değişmesi, iletişim araçlarının gelişmesi sonucu çocuk oyunları nitelik değiştirmiş, hatta eskisi gibi oynanmaz olmuştur. Buna karşın çocuk oyunları okullarda, yoksul kenar semt çocukları arasında hâlâ varlığını sürdürmektedir.
Oyun, çocukları eğlendirirken aynı zamanda onların sosyal, psikolojik ve fiziksel gelişimine etki etmektedir. Topluca, karşılıklı anlayış içerisinde, birbirine saygı göstererek yaşama duygusunun temelleri oyun çağında atılır.
Çocuk oyunları oynama zamanlarına, oyun yerine, oynayanların cinsiyetine ve kullanılan araç- gereçlere göre sınıflandırılmaktadır.
Çok yaygın olarak oynanan saklambaç oyununu çocuk oyunlarına örnek olarak verebiliriz. Oyun, açık alanda ve en az 4-5 kişiyle oynanır. Önce ebe seçilir. Ebe seçiminin de çeşitli şekilleri vardır. Tekerleme söyleyerek sayışma bunlardan birisidir. Daha sonra kale seçilir; bu bir duvar, ağaç vs. olabilir. Ebe kaleye yaslanır ve saymaya başlar. Diğerleri bu esnada saklanır. Ebe saymayı bitirince arkasına, yanına saklanmayı önlemek için "ardım, önüm, yanım, yörem sobe" der ve arkadaşlarını aramaya başlar. Gördüğü oyuncunun ismini söyler ve koşarak kaleye gelip elini dokunur. İsmi söylenen oyuncu ebeden önce gelip ebeden önce gelip kaleye gelip elini dokunur. İsmi söylenen oyuncu ebeden önce gelip kaleye elini dokunursa sobelenmekten kurtulur. Bu şekilde sobelenen oyuncu ebe olur, ebe sayısı birden çok olursa, aralarında ****** duymayacağı şekilde meyve veya çiçek adı tutarlar, sonra ebeye hangi meyve veya çiçeği beğendiğini sorarlar. Ebe elma derse, elma seçen ebe olur ve oyun yeniden başlar. Saklambacın farklı yörelerde farklı adlandırılışları ve oynanış şekillerine de rastlanır.
Çocuklar, oyun bittikten sonra bir tekerlemeyle dağılabilirler.
İğne battı
Canımı yaktı
Tombul kuş
Arabaya koş
Arabanın tekeri
İstanbul'un şekeri
Hop hop hop
Bundan başka oyun yok.


Çocuk Oyunlarından Örnekler:

Bezirgan Başı: En az 10 kişiyle oynanan bir oyundur. Oyuncular aralarından iki kişi seçerler. Bunlardan biri "altın saat" diğeri "altın bilezik" adını alır. Sonra ikisi yüzyüze dururlar, elele tutuşup ellerini havaya kaldırırlar. Tek sıra halinde dizilmiş olan diğer çocuklar:
Aç kapıyı bezirgan başı
Bezirgan başı....
Kapı hakkın ne verirsin?
Ne verirsin?
Arkamdaki yadig'r olsun
Yadig'r olsun
tekerlemesini söyleyerek bunların arasından geçerler. Dizinin son çocuğu yakalanır, kulağına "altın saat mı istersin altın bilezik mi?" diye sorulur. Verilen yanıta göre çocuk soruyu soranlardan birinin arkasına geçer. Bu işlem tüm çocukların iki gruba ayrılmasına dek sürer. Sonra her iki grup çocukları birbirlerinin bellerinden sıkıca tutarlar. Orta yere çizilen bir çizginin iki tarafında yer alan gruplar birbirlerini çekerek güç gösterisine girerler. Çizgiyi geçen grup oyunu kaybeder, yenik düşer.
Oyun bu şekilde çocuklar bıkıncaya dek sürer.


Birdir Bir (Uzuneşek)
En az 4 oyuncuyla oynanan bir oyundur. Oyuncular arasından önce iki kişi ebe seçilir. Seçilen ebeler sırtsırta verirler, eğilip ellerini dizlerine bağlarlar, popolarını birbirine dayarlar. Diğer oyuncular sıraya girip bunların üzerinden atlarlar. Atlama sırasında düştükleri takdirde yanıp ebe olurlar.
Çocuklar atlarken "birdir bir, ikidir iki, üçtür üç, dörttür dört...." diyerek atlama işini sürdürürler. Sonuncusu ise atladıktan sonra ebe oyuncuların yanında yer alır, eğilir.
Ebe üzerinden atlanırken bazı sayılarda kimi güldürücü hareketler de yapılır. Örneğin yedinci oyuncu "yedilim yedili, yediğim tekme" der, diğer oyuncular tarafından ebe tekmelenir. Sekizinci oyuncu atlarken "sekizim seksek" der, tek ayak üstünde durur. Bundan sonra atlayacak oyuncuların atladıktan sonra tek ayak üstünde durması zorunludur. Sekizinci oyuncu kendinden sonra atlayan oyuncuları seksek olarak istediği gibi dolaştırmak hakkına sahiptir. Dokuzuncu oyuncu atlarken "dokuzum durak" der demez seken oyuncuların olduğu yerde kımıldamadan durması gerekir. Onuncu oyuncu atlarken "onum orak, Fatih'in topları" der, ebelerin sırtlarını yumruklamaya başlar.
Oyun yeni ****** belirlenmesiyle aynı tarzda sürüp gider.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
12 yaş erkek resimleri, 12 yaş çocuk resimleri, 14 yaş çocuk resimleri, 15 yaş çocuk resimleri, 15 yaş üzeri oyunlar, 5 yaş erkek çocuk oyunları, 8 yaş üzeri oyunlar, evde oynanabilecek oyunlar, sınıfta oynanabilecek oyunlar, çocuk yapbozları,
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 10:53Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.12301111 saniyede (60.04% PHP - 39.96% MySQL) 7 sorgu ile oluşturuldu
Top Have Fun @ MsXLabs! Designed by NeutralizeR