| | #101 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Gülmek İstiyorum :)
14-15 yaşlarında sigara içmeye başlayanlar, sigara içerken babaya yakalanma korkusunu iyi bilirler.odada gizli gizli içilen sigaralar yüzünden oda duman altı olmuştur ve her an baba gelebilir. işte bununla ilgili , yakalanan çocuk ve babası arasında geçen hayali diyaloglar ortalık duman altı ve baba birden odaya giriverir ; Baba: Sen sigara mı içiyon len !? Çocuk: Ne sigarası , para verdiğin mi var. Gazeteye çay sardım içiyom Baba: Sigaramı içiyon len !? Çocuk: Yok baba , yapay atmosfer bu, hoca ödev verdi , o bakımdan yani Baba: Hee tamam o zaman Baba: Sen sigara mı içiyon len !? Çocuk: Hee canın mı çekti , içeceksen bak paket orda Baba: Hönk! Çocuk: Sen sigara mı içiyon len !? Baba: Hönk ! Çocuk: Pardon baba replikleri karıştırdım Baba: Sen sigara mı içiyon len !? Çocuk: Ordan bakınca neye benziyor ? Baba: Sen sigara mı içiyon len !? Çocuk: Yok baba korku filmi çeviriyom , sigara dumanı da efekt şeyyettirsin diye yani Baba: Oldu ! Baba: Sen sigara mı içiyon len !? Çocuk: öfff be sigarasız bir toplum için el ele ayakları mı yine Baba: Hönk ! Baba: Sen sigara mı içiyon len !? Çocuk: Heee , hatta halka bile cikarabiliyom Baba: Sigara mı içiyon len sen !? Çocuk: Ne demiş ünlü düşünür müslüm gürses : " biz babadan böyle gördük " Baba: Sigara mı içiyon len sen !? Çocuk: Aslında "sigara içmek" deyimi yanlış baba, sigara su mu ki içilsin , sigara tüttürülür. bunu irdelemek lazim , değil mi babaaa Baba: Bittiyse dayak faslına geçelim diyordum Baba: Sigara mı içiyon len sen !? Çocuk: Yaaf evet de kaçağını vermisler yawww Baba: Sigara mı içiyon len sen ? Çocuk: Heeee, para olsa daha kalitelisini iccem Baba: Sigara mı içiyon len sen ? Çocuk: Heee. İçmiyimmi ? Baba: Sigara mı içiyon len sen ? Çocuk: Heee. Şuna devam etsene bitiremiyodum zaten ![]() __________________ | |
|
| | #102 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Gülmek İstiyorum :) | |
|
| | #103 (mesaj-linki) | |
| alın ilk konumu fıkralara adadım HAYVANIN KUZENI
arkadaslar biraz sonra yazacaklarim tamamen gerçektir.olay bi arkadasimla onun kuzeni arasinda geçmistir can:cihan hadi para veriimde gidip büfeden yiyecek içecek biseyler al cihan:tamam giderim. can:ii... aradan bi 5 dk geçer bizimkinde hiçbir deişiklik yok... can:hadisene gitmeyecekmisin? cihan:gitcem dedim ya! can:ee niye gitmedin öyleyse? cihan:tuvalete gidiim öyle gitcem. can:peki ozaman... aradan bi 5 dk daha geçer... can:cihaan hadi lan! cihan:dur yapiim söz gitcem. can:olum git yap ozaman ne bekliyosun cihan:gelmiyoo... can:gelmiyosa git önce büfeye! cihan:olmaz önce tuvalete gitcem. can:olum manyaklasma gitcekmisin gitmicekmisin? cihan:ben gitmicemmi dedim? can:ne bekliyosun git ozaman! cihan:dedim ya tuvaletimi yapinca gitcem. can:ama yokmuş... cihan:o benim sorunum degil. can:hadi git yap uzatma! cihan:valla yok... can:ozaman büfeye git. cihan:olmaz dedim önce tuvalete gitcem sonra büfeye. can:ne zaman gelir? cihan:gelince görürsün... can:Allah belanı versin cihan... can kardesim bütün gece beklemis gelsin die ama daha sonra uyumus kalmis ![]() ![]() | |
|
| | #104 (mesaj-linki) | |
| Öğrenci ewi mansaraları .... Öğrenci evi demek, bir eve ait tüm tabuların yıkılabilirliği demektir. Posterler ve duvar saati tavanda durur, portakal kasasında plaklar, en metalcilerin evinde bile dallı güllü koltuk örtüleri, balkonda depozitosu bir kirayı karşılayacak kadar boş efes şişeleri, üst daireden kaçak çekilmiş kablolu tv, Mutfakta biri diğerine hiç benzemeyen bir yığın tabak ve promosyon harry potterli ya da bira markası amblemli bardaklar, yerdeki siyah minderlerle tezat evin demirbaşı koca kollu avizeler, her odada minimum yirmi beş yaşında olan farklı farklı perdeler, Dikey ve yatay tıkıştırılmış kitaplarla ve onlardan kalan yere konulmuş yarısı yakılmış mumlar, bir iki kızılderili kartpostalı, kinder ya da toto oyuncağı, ne alırsan bir milyoncudan dayanamayıp alınmış tornavida seti ya da kerpeten,tuvalette muhakkak bir iki dergi, tuvalet kapısında yaratıcılığa bağlı bir iki uyarı ya da bilgilendirme notu. Ögrenci evi zil sesinin günün her saati duyulabileceği, istiab haddinin tahmin edilemediği ve bir gece uyumak için kalan insan sayısı rekorunun sürekli yeniden kırıldığı neşeli ve samimi bir ortamdır. Öğrenci evinde kimse kül döktü diye utanmaz. öğrenci evinin her köşesinde yatılabilir. her saat kalkılabilir. Kahvaltı 16.00' da öğlen yemeği 22,00 de ve akşam yemeği de 03,45 de yenebilir. Normal evlerin tersine faturalar senede dört ya da altı kez ödenir. bu ödemeler arası bazı günler, mum ışığında muhabbetle ve camiden su taşırken hem eğlenmek hem küfretmekle geçer. Öğrenci evinde hep fazladan giysi olur. Gelen unutur giden unutur, kocaman bir misafirden kalan eşyalar listesi olur. Öğrenci evinde 24 saat kesintisiz muhabbet olur vardiyalıdır, yorulan gider yatar yerini uyanan alır. Öğrenci evi, king demektir, tabu demektir, risk demektir, efes fıçı demektir, kirli çarşaflarda huzurlu uyku demektir.Sen bacısın ben kardeş yirmi kişi aynı odada uyuyabilmek demektir. perdelerdeki sarı sigara dumanı lekelerine bakıp görmemektir. Öğrenci evi, beş sene elektrik süpürgesi ile tanışmasa dahi asla tozlanacak kadar yalnız kalmayan evdir. Öğrenci evi, öğrencilikten çıktıktan sonra kıymeti on bine katlanan bir gençlik ateşi şöminesidir. artık bir okulda kaydın yoksa ama ssk' da sicil numaran varsa, ne kadar kasarsan kas ne o gümüşlüğünü tek kolonlu roadstar marka dandik müzik setiyle değiştirebilirsin ne de o yağlıboya tabloyu indirip, duvarına bantla dünyayı kurtaran adamı yapıştırabilirsin. Öğrenci evi dört ila on yıllık bir saltanat sarayıdır. bunu evden mezun olmayan anlamaz! Gece yatarken 3 kişi yatıpda,sabah kalktığınısda 10 kişiyle karşılaşabilirsiniz! | |
|
| | #105 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Gülmek İstiyorum :)![]() | |
|
| | #106 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Gülmek İstiyorum :) BU DİLİ YERİNDE ÖĞRENMEK İSTERSENİZ BAĞDAT CD, NİŞANTAŞI ve AKMERKEZ CİVARINDA TAKILMANIZ LAZIM. Sözlük Ban - ben San - sen Lütfaaan - (lütfen) Biliyomısaaaaan - (Biliyor musun) Hayvanssııaaan - (Hayvansın) falan oldum - ? falan yapmak - ? hadi papaaay - Haydi baybay intiharlardayım - çok üzüldüm > pozitif elektrik alamadım senden yane,taam m?? - senden hoşlanmadım > inanmıyoroaam - inanmıyorum > regular cola - normal kola (light değil) > yivrençsiaaan - iğrençsin > partilemek -parti > > aklımdasın yapmak - cep telefonunu çaldırıp kapatmak > bay gelmek hatta kus gelmek - bıkmak,usanmak > çılgın atmak - delirmek > merba - merhaba > nasssın - nasılsın > ban iyyiam, san - ben iyiyim, sen > ban de ama çık mıkarrna yedı** - ben de ama çok makarna yedim > pantlonundan bellıa - pantolonundan belli > vıraenç duryo dı mıa - iğrenç duruyor değil mi > > vet, boyfrand yüznden labilir mia - evet, sevgilin yüzünden olabilir mi > bilmiyoruam kia - bilmiyorum ki > narde okuyosssuan - nerede okuyorsun > kıç ünversitesia - koç üniversitesi | |
|
| | #107 (mesaj-linki) | |
| Askerden Yırtmanın YollarıSaygideger Hakim Bey.. Saygilarimla size aciklama ozgurlugumu kullanarak bazi seyleri bildirmek istiyorum Umarim bu durumu en kisa zamanda acikliga kavusturursunuz.. Su gunlerde askerlige cagirilacagim. Yasim 24 ve 44 yasinda bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kizi var 25 yasinda. Babam ise bu bahs etmis oldugum kizi ile evlendi. Boylelikle Babam, karimin kizi ile evlendigi icin damadim olmus oldu. Bunun uzerine kizim da uvey annem olmus oldu babamla evlendigi icin.. Hanimimin ve benim gecen sene bir oglumuz oldu. Oglum hanimimin kizinin erkek kardesi oldu, ayni zamanda Babamin da enistesi. Birde uveyannemin erkek kardesi oldugu icin dayi oldu. Anliyacaginiz benim oglum benim dayim oldu.. Babamin esi sene sonunda dunyaya bir erkek cocugu getirdi. O babamin oglu oldugu icin benimde erkek kardesim, vede kizimin oglu oldugu icin de torunum. Yani beni torunumun erkek kardesiyim. Ayrica bir Annenin evladinin babasi esi olduguna gore bende Esimin Kizinin babasiyim vede kizimin erkek cocugunun erkek kardesiyim. Kisacasi kendimin buyukbabasiyim.. Sayin Savci bey sizden ricam beni Askerlik gorevimden azl etmenizdir, sizde biliyorsunuz ki kanunlarimizda Baba, Ogul ve Torun ayni zamanda askerlik yapamazlar.. Saygilarimla.. Not: Pskolojik rahatsizliklardan ve (!)Ailedeki dengesizliklerden dolayi bu genc adam askerlikten men edilmistir.. (Dosyasina bu sekilde islenmis..) | |
|
| | #108 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Gülmek İstiyorum :)
| |
|
| | #109 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Gülmek İstiyorum :)KÖTÜ HABER NASIL VERILIR? İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş. "Baba, merhaba.. Ben Lale...." "Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalım?..." "Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..." "Hayırdır? Bi sorun mu var?... Kız ağlamaya baslar; babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir: "N'ooldu kızım? Anlatsana..." "Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş..." "Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin de boşanıyorsun?..." "Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya. Ben onunla evlendim." "İyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın..." "Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı İnternetten herkese yollayacakmış...." "Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?" "Ama babacığım. O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir ****luk yapacağını." "Peki. Olan olmuş artik. Yarin havale ederim parayı...Öğleden sonra bankaya gidip çekersin; sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotoğrafları..." " sağ ol baba. Eeee. Sey....Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var..." Adam artik iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur: "Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldın o çocuktan sen?..." "Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı...Zaten o yüzden ayrılıyoruz ya...." Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artik inleyerek konuşmaktadır: " Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım. Nedir bu başımıza gelenler...Okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını..." "İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü..." Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi basından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürebilir: "Okuldan mi atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adim attırmayacağım sana. İlk isteyenle de evlendiricem...." "O is zor be baba.. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben..." "Allahım, çıldıracağım... Bir de cinsel hastalıklar haaa.....Kesin o zencidendir..." "Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..." Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir; ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alir. "Hemen bu aksam dayını yolluyorum oraya. Seni alıp gelecek. Adresini ver bakiyim..." " Mahmutpaşa Karakolu’ndayım... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında..." "Karakol mu?...Bi de karakola mi düştün layyynnn? Ne yaptın?...." "Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım..." Adam artik iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime; adeta kahrolmuştur.Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya baslar: "Babacığım. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım..." Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır: "Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağ olsun senin...." | |
|
| | #110 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Gülmek İstiyorum :)Sokakda Futbol Kuralları ATAN ALIR: Mahalle maçları genellikle caddelerde yahut bahçelerde yapıldığı için topun kaçma olasılığı olan çok yer vardır. Top bir yere kaçtığında topu kaçıran takımın karsısındaki takım hemen,"Atan alır" der.Top onların sahasında auta çıkmış olduğu halde karşı takım topu almak zorunda kalır. ELİN AVANTAJI OLMAZ: Takımlardan biri ataktadır. Defans oyuncusu topu elle keser fakat pozisyon devam eder ve gol olur. Golü yiyen takım el var diye mızıldar. Karşı takım, "Avantaj olmaz." der. Hemen akabinde kaleci "Ulan elin avantajı olmaz." diye haykırır. Bir yere varılamaz. Kısır döngüdür. ADAMIN GOL DİYO: Gol atılır fakat yiyen takım saymaz. Hep bir ağızdan "Direk ulan." diye anırmaktadırlar. Fakat içlerinden biri, "Gol abi." der. Karşı takımdan bunu duyan biri direk atlar ve, "Ulan adamın gol diyo." diye serzenişte bulunur. Gol sayılır, adam dövülür. ABANMA YOK: Genelde küçük çocuklar arasında yaygındır. Kaleciler abanma yok derler. Aralarından yasça büyük olanı Laf karımısınız." dese de abanma olmaz. GÖNÜL ALMA: Büyüklerle küçüklerin ortak oynadığı maçta büyüklerden biri gaza gelip küçük bir çocuğa sert girince direk penaltı olur. Nerede olursa olsun. Küçük çocuk sevilen bir simadır ve faulü yapan abidir. Penaltı kullanılır, genelde gol olmaz çünkü kalede bir dev vardır ve penaltıyı atan küçük çocuktur. KALECİ DEĞİŞTİN 2 PENALTI: Herhangi bir penaltı pozisyonunda kaleye hemen forvetin etkili silahlarından biri geçmek ister çünkü o her mevkide iyidir.Buna karşılık karşı takıma teselli olarak ekstra bir penaltı verilir. 1+1=2. 3 KERE SEKTİRME: Kaleci degaj kullanırken eğer yanında bir rakip forvet varsa topu 3 kere sektirir ve, "Açılsana ulan üç kere sektirdim iste." der, rakip açılır. 1'E 1 ATIŞ: Çift penaltı sisteminde eğer birinci penaltı kaçarsa ikinci şans vardır ama gol olursa ikinci şans kullanılamaz. Bunun mantığını hala çözebilmiş değilim. SAĞLIK ÖNLEMLERİ : Bazen top insanin pek münasip olmayan bir tarafına gelir, herkesin reaksiyonu aynidir: "İşe işe!." Uygun araziye işendikten sonra maça devam edilir. Mahalle maçlarında her zaman saçı ince telli ve uzun olan kişiler vardır. Bunlar geriden topu alıp bütün güçleriyle ileri koşarken kafalarını ileri doğru atarlar. Amaç gol atmak ya da rakibi çalımlamak değil, saçların rüzgarda ahenkle dans etmesini sağlamaktır. Bu kişiler büyüyünce Fenerbahçeli Aykut gibi olurlar. TOP KURTARMA OPERASYONU: Top zırt pırt araba altına kaçar. Böyle durumlarda, sahadaki en çelimsiz ve en hop-zıp kişi, en iri iri kişi tarafından topu almaya gönderilir. Arabanın altına kaçan toplar tam ortasında durur bazen, kimse yetişemez oraya. Bu sefer tas atma ve sopayla itekleme faslı baslar. Arabanın egzozuna vurulan birkaç darbeden sonra top yuvarlana yuvarlana çıkar bir taraftan; artık koşarak maca geri dönme zamanıdır. AT BAKİİM ABİNİN KILLI GÖĞSÜNE... Ya ne iğrenç bişiydi bu. Sen takımını kurmuşsun, pasa pasa macını yapiyosun. Muhtemelen yasça ve boyutça senden büyük olan eleman damlar, bu gereksiz cümleyi sarf ederek maca dahil olur, tadımızı tuzumuzu kaçırır. GOL DiiL OĞLUM BEL ÜSTÜ : Minyatür kale maçlarda elle tutulmasına engel olunmak için getirilmiş bir çözümdür ancak bel ustu gibi kişiden kişiye değişen ve ispati zor bir kriter getirdiği için nice kavgaların çıkmasına, nice basların yarılmasına sebep olmuştur. İyi güzel de bütün bu kavramlar kitabi olmadan, televizyon olmadan nasıl herkes tarafından bilinebiliyor? Ben diyorum ki gizli bir örgüt var, her mahalleye bir adam gonderiyo bilmem kimin amcaoğlu olarak bilmem kim de örgütten. Sonra mesela hem gol hem penaltı olunca ağızlara kolayca yerleşecek "giren gole penaltı olmaz" cümlesini söylüyor, pozisyon geçiyor, çocuk evine donuyor ama ifade baki. Oynayacak kişi sayısının tek olması ve kimsenin oyundan çıkarılarak kalbinin kırılmak istenmemesi durumu sozkonusu olur sıkça. bu durumda futbol kariyeri en berbat durumda olan fasulyeden tabiri ile adlandırılarak birinci devre bir takımdan ikinci devre bi takımdan oynatılarak ufacık yüreklere ve beyinlere adaleti yerine getirmiş olma duygusu zerk edilir. Aksam herkes eve gidip yattığında da hep o günkü maçı, varsa attığı golleri, kaçırdıklarını, bir sonraki maçlarda yapmayı planladığı hareketleri hayalleşerek uykuya dalar. Bu planlanan ama becerilemeyen hareketlere girmiyorum. ben mahalle maçı kurallarının nasıl bilindiği sorusuna ise kalıtsal diyorum. Bazen küçükler kendi aralarında oynarken eli torbalı bi is dönüşü adamı maca dalıp topu küçüklerin ayağından alır ve aptal aptal şeyler yapmaya baslar. Eğer adam yetenekliyse bi iki numara yapıp çocukların aklini alır. En konunda topa hızlıca vurur. Çocuklar topu yakalayamaz ve top uzağa gider. Eli torbalı is donuşu adamı yaptığı ufak hareketten mutlu bir halde evinin yolunu tutarken çocukların "hay ., top ta ..gitti, kim alcek laf topu?" dedikleri duyulur. ELDEN GOL OLMAZ : Pasa pasa oynuyoruzdur, adamın tekinin eline çarpar top, biz dikeriz topu, hemen bi mahalle maçı oyun kuralları uzmanı pörtler oradan bi yerden ve der ki, "Elden gol olmaz"! Ulan niye olmasın hasta misin sen? El kararı verilmişse, bunun sonucu frikiktir. Herkes de kabullenmiştir elden gol olmayacağını, hatta baraj bile kurulmazdı bazen. Ben de büyüyünce öğrendim elden direk kaleye çekilip gol atılabileceğini. Öğrendim de ne oldu, o canim frikikler geri mi geldi? ÜÇ ADIM AÇILMAK: "üç adim açılmak" denen olayı atlamak senelerini betonda top oynayarak, dizinde o çok derin olmayan ama sürekli yanan yaralarla dekore eden birçok mahalle topçusunu üzecektir. Top frikik noktasına dikilir ve rakip barajın üstüne doğru adeta 'onlar orda diilmiscesine yürünür'. Kocaman üç adim atılır ve baraj göğüsle itmek suretiyle uzaklaştırılır. Adımların büyüklüğünden şikayet edenler iki kere "o-ha" der. TEKNİK VURMAK: Penaltı vuruşlarında en biçkin forvet oyuncusu sahne alacağından kalecinin gözü korkar. Hemen içi rahatlatılır: "korkma olm, teknik vurcam". KALECİ DÜZENİ: Mahalle maçlarında rastlanan pek çok tatsız durumdan sadece biridir kalecisizlik. Herkes kendisini ispatlamak ve golleri yağmur edip yağdırmak İstediğinden kimse kaleye geçmeyecektir. Adil düzen ilk "kalede son" diye bağıranı kayırmaktadır. Hemen arkasından gelen "son bir", "son iki".. gibi çığlıkların sonunda artık son kaç olduğunun bir önemi kalmayan ağır kanlı arkadaş kaleye geçer. Kaleci gerek iki golde bir, gerekse Dakka ayrıyla eldivenleri bir sonraki arkadaşına teslim edebilir. Nizam böyle emreder. Arkadasın biri iyi orta gol getirir diye bağırır o da iyi bi orta yapmaya çalışır ve ortasını yaptıktan sonra düşer. Arkadasın dizi kaniyodur ama farkında değildir birisi oradan "olm dizin kanıyo" der ve olan olmuştur dizi kanayan çocuk ağlamaya baslar. | |
|