| | #1 (mesaj-linki) | |
| CinneT VukuatlarıTokat'ın Niksar ilçesinde uzman çavuş olarak görev yapan 28 yaşındaki A.O.Y., cinnet getirerek eşini öldürdü. Niksar Jandarma Komutanlığı'nda uzman çavuş olarak görev yapan 28 yaşındaki A.O.Y. yıllık iznini kullanmak için memleketi Kastamonu'daki babasının evine geldi. Burada eşiyle tartışan Uzman Çavuş, Özge Y.'ye tek el ateş etti. Ağır yaralanan genç kadın hayatını kaybetti. Olaydan sonra A.O.Y polise teslim oldu. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Ağır ağır gelen CinneT Ruhsal sorunların doruk noktası olan cinnet geçirmenin birden bire ortaya çıkmadığı, yoğun bir birikimin sonucu olduğu belirtildi. ADANA - Cinnetin, kişinin herhangi bir ruhsal nedenle öz denetimini yitirip kendine ve çevreye zararlı girişimlerde bulunması olduğunu vurgulayan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünal, “cinnet getirip, ailesini de adeta katledenler (bu hayattan hep birlikte kurtulalım) düşüncesiyle bu eylemi gerçekleştiriyor” dedi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünal, Adana’da, birinci sınıf bir emniyet müdürünün kendisinin yanı sıra eşinin ve iki çocuğunun yaşamına son vermesinin, cinnet geçirmenin eğitimle, meslekle, sosyal statüyle ya da kariyerle hiçbir ilgisinin olmadığını ortaya koyduğunu belirtti. Halk arasında “cinnet” olarak bilinen ruhsal sorunun, “kişinin herhangi bir ruhsal nedenle öz denetimini yitirip kendine ve çevreye zararlı girişimlerde bulunması olayı” olduğunu vurgulayan Ünal, “Yaşam koşullarının ağırlığı ya da ailevi sorunlar başta olmak üzere yaşanan sıkıntılar önce ruhsal problemlere, ardından depresyona, önlem alınmadığı takdirde ise ruhsal sorunların en doruk noktası olan cinnet geçirmeye kadar varabiliyor” diye konuştu. YAPILACAK OLAN ŞEY, ÖNLEM ALMAK Çok sakin, hoşgörülü, sevecen, hayat dolu bir insanın bile günün birinde cinnet geçirmesine “şaşılmaması” gerektiğini ifade eden Ünal, şunları söyledi: “Burada yapılacak olan şey, ruhsal sorun cinnet boyutuna ulaşmadan kişideki değişimi görüp önlem almaktır. Oysa, ülkemizde halen psikiyatra gitmeyi (delilik) gibi algılayanlar var. Psikiyatrik sorun, bir suç, günah ya da ayıp değildir. Her şeyin tedavisi vardır, ancak giden bir canın tedavisi mümkün olmaz.” CİNNET, ‘GELİYORUM’ DER İstatistiklere göre, kadınların daha sık psikiyatriste başvurduklarını, buna karşın cinnet gibi en ağır depresyonun genelde erkeklerde görüldüğüne dikkati çeken Ünal, şunları kaydetti: “Cinnet, aslında önceden verdiği belirtilerle (geliyorum) der. O kişi eğer sakin, hoşgörülü, sevecen ve neşeliyse, birden bire bunun tam tersi olabilir. Kişi mutsuz, karamsar, agresif ve keyifsizdir, uykusuzluk çeker, hayattan zevk almadığını sık sık telaffuz eder, ölümden, öldürmekten de bahsedebilir.” HEP BİRLİKTE KURTULALIM Cinnet geçirip, ailesini de adeta katledenlerin ilk etapta onlardan nefret ediyor olabileceği izlenimi verdiğine işaret eden Ünal, “Oysa, bu zaman zaman nefretten kaynaklansa da çoğunlukta en önemli neden aşırı sevgidir. Cinnet geçirip, ailesini de adeta katledenler (Bu hayattan hep birlikte kurtulalım. Benden sonra onlar perişan olmasın) düşüncesiyle bu eylemi gerçekleştirirler” dedi. “SİLAHA ULAŞIM ZORLAŞTIRILMALI” “Son günlerde intihar olaylarının altında, parasal sıkıntıların bulunduğunu, kredi kartlarının neden olduğu bilinçsiz alışverişlerin kişilerin yaşamına mal olduğunu” ifade eden Ünal, şöyle konuştu: “Defalarca gündeme getirmemize rağmen isteyen herkese hatta istemeyene bile bankalar neredeyse zorla kredi kartı vermeye devam ediyor. Bir diğer sorun yine silah almadaki kolaylıklar. Güvenlik güçleri görevleri gereği silah taşıyor, ancak sivil vatandaşlarda da bu çok yaygın. Bu nedenle yoğun depresyon sonucu bir anlık bir olay olan cinnet sırasında kişi en yakın silahına sarılıyor. Bu silahlara ulaşımı zorlaştırmamız gerekiyor.” | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Nişantaşı'nı Sarsan İflas Cinneti Nişantaşı’nı sarsan iflas cinneti Şişli’de, Hasır Restoranları’nın eski sahibi Ercüment Tokol’un oğlu, Nizami Hakan Tokol, kızı Selen ile eşi Gülşen Tokol’u öldürdükten sonra bileklerini keserek yaşamına son vermek istedi. Turizm işiyle uğraşan Nizami Hakan Tokol, babasıyla birlikte Nişantaşı Valikonağı Caddesi ve Sarıyer’de açtığı üç restoranı zarar edince kapatmak zorunda kaldı. Maddi durumu kötüye giden, peşpeşe gelen hacizlerden kurtarmak için Nişantaşı’ndaki evini bir yakınının üzerine yapan Nizami Hakan Tokol, tüp bebek yöntemiyle kavuştukları, Fevziye Mektepleri Vakfı Özel Işık İlköğretim Okulu 4-A sınıfında okuyan 9 yaşındaki kızı Selen’i uyurken boğdu. Eşi Gülşen Tokol’u (49) da boğazını bıçakla keserek öldürdü. Daha sonra vücudunun çeşitli yerlerini ve bileklerini kesen Tokol, yatağına uzanarak ölümü bekledi.Pazartesi sabahı, sipariş almak için dairenin kapısını çalan apartman görevlisi, kapının açılmaması üzerine şüphelenerek durumu akrabalarına bildirdi. Tokol ailesinin yakını Rahmi Deniz Özbay, ne ev telefonundan ne de cep telefonundan aileye ulaşamayınca 155 Polis İmdat’ı arayarak yardım istedi. Önceki gün 22.00 sıralarında eve giren polis, korkunç manzarayla karşılaştı. Gülşen Tokol’u salonunun ortasında kan gölünün içinde, küçük kızın cesedini de yatağında buldular. Aşırı kan kaybeden Nizami Hakan Tokol, Şişli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılak tedavi altına alındı. Nizami Hakan Tokol’un hayati tehlikeyi atlattığı bildirildi. Gülşen Tokol’un ve kızının cesetleri, Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı. Gülşen Tokol ile kızı Selen Tokol’un cenazeleri dün Adli Tıp Kurumu’ndan alınarak toprağa verilmek üzere Adapazarı’na götürüldü. Hayati tehlikeyi atlatan Hakan Nizami Tokol ise cerrahi servisinde yoğun bakımdan çıkarıldı. Henüz ifadesi alınamayan Tokol’un başında bir polis bekliyor. O SABAH GEZDİRMEDİ Nizami Hakan Tokol’un her sabah gezmeye çıkardığı, kızının alerjisi olduğu için bahçede beslediği Chow Chow cinsi köpeği Kont katliamdan kurtuldu. | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Cinnet GEçiren Polis Polis Niye Çıldırır, Polis Niye Cinnet Geçirir? POLİSİN ÇILDIRMASI DEĞİL ÇILDIRMAMASI ANORMALDİR... İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Bünyamin DEMİR, 7 Aralık 2003 tarihinde saat 05.00 civarında Çengelköy'deki bir benzin istasyonunda görevli üç kişiyi rehin aldı. Dört aylık polis memuru olan DEMİR, "Beni rüşvet çarkına çekmeye çalışıyorlar. Peşime iki polis takmışlardı, herkesin yediğinden içtiğine kadar her şeyini izliyorlar. Bana manevi işkence yaptılar, beni mahvettiler." dedi. Diğer polis memurlarına teslim olmayacağını, yalnızca savcıya teslim olacağını söyleyen DEMİR, yaklaşık bir buçuk saat süren eylemini savcının gelmesiyle sonlandırdı. Olayın ardından medyanın attığı başlıklar polisin gözünün döndüğü, cinnet geçirdiği yönünde. Medya hemen elbirliğiyle polisin dışarıya taşan pisliklerini temizleme çabasına girdi, ancak polis teşkilatı içinden dışarıya yansıyanlar dahi temizlenemeyecek kadar çoktur. İşkence, fuhuş, uyuşturucu, tecavüz, hırsızlık, soygun, rüşvet, mafyacılık, katliam... Polisin adının geçmediği, bilgisinin olmadığı pis olay yok gibidir... Asıl tartışma noktası da burasıdır. İnsanlarımızın güya emniyetinden sorumlu bir 'teşkilat' ne haldedir? Bu çürümenin nedenleridir tartışma konusu... ÇÜRÜMÜŞ DÜZENİN KURUMLARI SAĞLAM OLAMAZ... Polis teşkilatı 12 Eylül 1980'den itibaren yeniden yapılandırıldı, POL-DER kapatıldı, demokrat, ilerici, yurtsever, halk sevgisi taşıyan polisler tasfiye edildiler. Emniyet'e özellikle devrimcilere, ilericilere düşman kadrolar yerleştirildi. Devrimcilere yönelik saldırılarında 'polisin elini soğutmama' perspektifiyle davrandılar. Bu düzenin savunucusu, bir polis teşkilatıydı yaratılmak istenen ve ancak bu kokuşmuş düzeni, bu düzenin pisliklerinden nasiplenenler, çürümeye ortak olanlar sahiplenebilirlerdi. Adalet anlayışından yoksun, ahlaki olarak çürümüş, soygun ve talancı, serseri bir kültüre sahip olanlar bu düzenin savunucusu olabilirlerdi ve öyle oldu. Onun içindir ki, bu ülkede işkenceci polisler ödüllendirildi, devrimcileri işkencede katledenler, infazcılar mahkemelerde beraat ettirildiler, terfi ettirildiler. Rüşvetçiler aklandı, esnaftan haraç almak polisin mesleki icraatı sayıldı. Gözaltında tecavüz olayları sıradanlaştırıldı, bunlardan utanılmadı, övünç malzemesi yapıldı... Pislik içinde, çürümüş bir düzendi bu düzen yukarıdan aşağıya tüm kurumlarıyla... Ve sıklıkla yaşanmaktadır polis teşkilatı içinde cinnet geçirme olayları... Bu tablo içinde cinnet geçirenlere garip bakmamak gerek, tersine bu çürümüşlüğe ayak uyduranlarda anormallik vardır... Düşünün... yanınızdaki odada, arkadaşınız manyetonun şalterini indirip insanlara işkence yapıyor, bir diğeri gençleri zehirleyerek uyuşturucu ticareti yapıyor, bir diğeri mafya işleri yürütüyor. Böyle bir ortamda ahlaklı olan kimse barınamaz, böyle bir ortamdaki herkes çürüktür. Ayrıca bu olayın ardından kimse tekrar "münferittir" lafları etmesin. Bu gibi olayların biz sayısını unuttuk. Susurluk'u hatırlayalım. Susurluk'taki ilişkiler bile çizdiğimiz tablonun küçük bir bölümüdür. Ağarlar, Bucaklar, Çatlılar, Kocadağlar... hepsi aklanmış, sahiplenilebilmiştir. Dolayısıyla devlet içinde kimse bu tablodan rahatsız değildir. Böyle bir ortam, ahlaklı, değerlerle yaşanılır bir ortam değildir. Sorgulanması gereken düzenin ürettiği pisliktir, sorgulanması gereken bu tablonun yaratıcıları ve tüm kurumlarıyla bu düzenin kendisidir. Bataklığın içinde batanlarla uğraşmak çözüm değildir, bataklığı kurutmak gerekir. | |
|
| | #5 (mesaj-linki) | |
| Cinnet'in Bölesi Cinnet GEçiren GEnç Öldürdüğü arkadaşının cinsel organını kesti İzmir'in Buca ilçesinde, arkadaşını ”küfür ettiği” gerekçesiyle öldürerek, cinsel organını kestiği iddia edilen kişi, gözaltına alındı. Şirinyer'deki İzmir-Aydın Tren yolu hattı üzerindeki bir kahvehaneye giren K.Ç. (27), yanında taşıdığı poşetten erkek cinsel organını çıkararak masanın üzerine bıraktı. Kahvehanedekiler, olay karşısında kısa bir şaşkınlık yaşadıktan sonra, durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis, K.Ç.'yi gözaltına aldı. K.Ç'nin, tren yolu üzerinde birlikte oturdukları Haydar Abik'i (34), yakınlarına küfür etmesi nedeniyle aralarında çıkan tartışma sırasında göğsünden bıçaklayarak öldürdüğünü, daha sonra cinsel organını keserek poşete koyduğunu anlattığı öğrenildi. Polis, K.Ç'nin ifadesi üzerine, Abik'in cesedini tren yolu yakınında buldu. | |
|
| | #6 (mesaj-linki) | |
| Cinnet geçiren bekçi, başkomiseri öldürdü Cinnet geçiren bekçi, başkomiseri öldürdü Afyonkarahisar'ın Dinar İlçesi Emniyet Müdürlüğü'nde görevli bir bekçinin, cinnet geçirerek başkomiseri öldürdüğü, daha sonra intihara kalkışarak ağır yaralandığı bildirildi. ![]() Dinar İlçesi'nde cinnet getiren bekçi başkomiserini öldürdü. Edinilen bilgiye göre, öğle saatlerinde meydana gelen olayda, Bekçi Ramazan Kaya, Başkomiser Polat Mazlum'dan izin istedi. Kendisine izin vermeyen başkomisere sinirlenen Bekçi Ramazan Kaya, beylik tabancasıyla Başkomiser Polat Mazlum'u öldürdü. Daha sonra tabanca ile intihar etmek isteyen Bekçi Ramazan Kaya, ağır yaralı olarak Isparta Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. | |
|
| | #7 (mesaj-linki) | |
| Cvp: CinneT Vukuatları Kıskanç eş dehşeti! Samsun’da kadın, eşini, üzerine uyuduğu sırada kızgın yağ döktükten sonra, 5 yerinden bıçaklayarak ağır yaraladı. Edinilen bilgiye göre, Kadıköy Mahallesi’ndeki evlerinde Kadriye Ş. (35) bir gemi acentesinde çalışan eşi Mehmet Ş’nin (40) üzerine, uyuduğu sırada kızgın yağ döktü. Hırsını alamayan öfkeli eş, daha sonra da kocasını 5 yerinden bıçakladı. Çocuklarının ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerinin ilk müdahaleyi yaptığı Mehmet Ş, Samsun Devlet Hastanesine kaldırıldı. Buradan da Ankara GATA’ya sevk edilen Mehmet Ş’nin durumunun ağır olduğu bildirildi. Olaydan sonra gözaltına alınan 2 çocuk annesi kuaför Kadriye Ş’nin, ilk ifadesinde eşiyle aralarında geçimsizlik olduğunu, kıskançlık nedeniyle olayı yaptığını söylediği öğrenildi | |
|
| | #8 (mesaj-linki) | |
| Cvp: CinneT Vukuatları Babanın cinnet geçirdiği an! Cinnet geçiren baba 2 çocuğunu zincirle bağlayıp boğazlarına bıçak dayadı. Adıyaman'da kendisini ve 2 çocuğunu zincirle bağlayan baba çocuklarına zarar vermek istedi. Çocuklarına zarar vermek isteyen şahıs, polis tarafından son anda engellendi. Adıyaman Valiliği ve belediyeden daha önce defalarca iş istediğini ve işsiz olduğu için çocuklarına bakamadığını söyleyen A.D. isimli vatandaş, eylem yaptı. 2 çocuğuyla belediye önünde bulunan bayrak direğine kendisini zincirleyen A.D., yardım istemediğini ve sadece iş istediğini bildirerek, elindeki bıçakla çocuklarına zarar vermek istedi. Bıçağı 2 yaşındaki Şiran'ın boğazına dayayan baba A.D., çocuklara ve vatandaşlara korkulu anlar yaşattı. Kendisine doğru yaklaşılmamasını isteyen baba A.D., küçük çocuğuna zarar vermeye kalktı. A.D.'un bıçağı boğazına dayadığı Şiran'ın hıçkırışlarını gören 4 yaşındaki ablası Dilan, babasının kardeşini keseceğini sanarak, zincirin kilidini açmaya çalıştı. Boğazına dayanan ekmek bıçağını elleriyle itekleyen 2 yaşındaki Şiran, korku dolu dakikalar yaşadı. Olay yerine kısa sürede gelen polis ekipleri çevreden vatandaşları uzaklaştırmaya çalıştı. Polisler şahsın bir anlık dalgınlığını fırsat bilerek, baba A.D.'nin üzerine atladı. Polis, A.D.'nin elindeki bıçağı almaya çalışırken, küçük çocuklar arada ezilme tehlikesi geçirdi. Olay yerinde toplanan vatandaşlar daha sonra polisin elindeki A.D.'u linç etmek istedi. Polis ekipleri zincirle direğe bağlı A.D., küçük çocukları Dilan ve Şiran'ı zincirden kurtarmak için uzun süre uğraştı. Zincirler sökülürken, belediye görevlileri tarafından kucağa alınan 2 yaşındaki Şiran, görevlilere sımsıkı sarıldı. Korkusu gözlerinden okunan küçük kız, olayın şokunu uzun süre üstünden atamadı. Polis tarafından gözaltına alınan A.D., Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. ![]() ![]() | |
|
| | #9 (mesaj-linki) | |
| Kapitalizm ve CinneT Gazeteler ve televizyonlar cinnet geçirerek eşlerini, çocuklarını, analarını, babalarını veya arkadaşlarını öldüren insan haberlerini verip duruyorlar. Cinnet geçiren “vatandaş”, hayatındaki bir veya daha fazla sorundan dolayı normal düşünmekten kopmuş, “başka türlü” düşünmeye başlamıştır. Hayatındaki sorun veya sorunlar kişiyi en sonunda en yakınlarını öldürmeye ve çoğu olayda da kendisini öldürmeye kadar götürmüştür. Bilimsel otoriteler cinneti, kişinin herhangi bir ruhsal nedenle öz denetimini yitirip kendine ve çevreye zararlı girişimlerde bulunması olayı olarak tanımlıyorlar. Yine bu otoritelerden biri, “yaşam koşullarının ağırlığı ya da ailevi sorunlar başta olmak üzere yaşanan sıkıntılar önce ruhsal problemlere, ardından depresyona, önlem alınmadığı takdirde ise ruhsal sorunların en doruk noktası olan cinnet geçirmeye kadar varabiliyor” diyor. Ardından ekliyor, “çözümü var, gelsin psikiyatra hallederiz, psikiyatra gitmeyi delilik olarak algılamasınlar, ayıp değil günah değil.” Fakat parası olmadığından ya da psikiyatra gitmeyi delilik saydıklarından gelmeyenlere ve gelemeyenlere cinnetin nasıl geldiğini de anlatıyor ki önlemimizi alabilelim. “Cinnet, aslında önceden verdiği belirtilerle ‘geliyorum’ der. O kişi eğer sakin, hoşgörülü, sevecen ve neşeliyse, birden bire bunun tam tersi olabilir. Kişi mutsuz, karamsar, agresif ve keyifsizdir, uykusuzluk çeker, hayattan zevk almadığını sık sık telaffuz eder, ölümden, öldürmekten de bahsedebilir.” Bakın cinnetin belirtileri neymiş: Kişi mutsuzmuş. Kişi karamsarmış. Kişi agresifmiş yani saldırgan. Kişi keyifsizmiş. Kişi uykusuzluk çekermiş. Hayattan zevk almadığını sık sık telaffuz edermiş. Ve en önemlisi ölümden ve öldürmekten bahsedermiş. Yapılan bu tanıma göre herhalde hepimiz cinnet uçurumunun kenarında yürüyoruz! Kapitalizmin dayattığı bu çalışma ve yaşam koşullarında insanların cinnet geçirmemesi hiç de kolay değil. İşten atılanların, kredi kartı mağdurlarının, deprem mağdurlarının ve bilumum mağdurun (siz bunları kapitalizm mağduru diye okuyun) ve ailelerinin yaşadığı sorunlar, insanı mutsuz da yapar, karamsar da yapar, uykusuz da bırakır, ölümden ve öldürmekten de bahsettirir! Kapitalizm, kapitalistlerin kapitalini daha da büyütmek için daha çok kâr elde etme temeline dayanmıştır. Bu sistem insanın gelişimini, iyiliğini hedeflemez. Tek hedefi kapitali büyütmek için daha çok artı-değer sömürmektir. Bunun için de insanları, işçileri daha kötü koşullarda daha düşük ücretle çalıştırır. Artı-değer sömürüsünün sekteye uğradığı zaman da kapı dışarı eder işçilerini kapitalizm. Eğer yeni bir iş bulamazsa atılan işçi için cinnet yanı başında belirmiştir. Kapitallerini daha da büyütmek isteyen banka sahipleri piyasanın canlanması için ekmek dağıtır gibi kredi kartı dağıtırlar. Öte yandan ödeme gücünün üstünde harcama yapan işçiye haciz getirmek için ellerini ovuşturarak beklerler. Bu tuzağa düşenlere ise kendi hazırladıkları yasalar ve hukuksal anlaşmalarla saldırıya geçerler. Böylece banka sahipleri kapitallerini kredi kartı tuzağına düşürdüğü işçilerin küçük birikimleriyle arttırırken, ömrü boyunca çalışsa ödeyemeyeceği bir borç içine düşen işçiye cinnet, bir seçenek olarak belirir. Deprem ardından burjuvazi tutturdu, “deprem öldürmez bina öldürür” diye. Deprem sırasında çürük yapılan binalar yıkılarak içindekileri öldürüyordu. O çürük binaları yapan inşaat firmaları kapitallerini arttırmak için binalara koyacağı standart malzemeyi koymuyor ve bu kısmı kendi kapitallerine ekliyorlardı. Çünkü kapitalizmin temel yasası buydu: kapitali büyütmek. Yüz binlerce insan bir yakınını kaybetti depremlerde, çünkü çöken binalar kapitalizmde kapitalistler tarafından yapılmıştı. En sevdiği insanları bir anda kapitalizme kaptıran depremzedelerin, işin aslı cinnet geçirmemesi yadırganmalıdır. Kapitalizm ve cinnet ilişkisi daha da uzatılabilir. İnsanı dünyaya geldiğine pişman eden sorunların binlercesini insanların, işçilerin önüne diken bu sistem yıkılmadıkça, insanlar sürekli bir cinnet halinde yaşacaklardır. Yarın yakınlarımızdan birinin cinnet geçirmeyeceğini kim garanti edebilir. Belki babamız, belki eşimiz, belki iş arkadaşımız cinnet geçirebilir. Gazeteler ve televizyonlar bu haberlerle dolu. Bu haberleri ile burjuvazi, topluma, aman hiçbir şeye dokunmayın, kimseye karışmayın mesajı vermektedir. Kapitalizm yaşadığı sürece toplum ve onun bireyleri cinnet geçirmenin kıyısında yaşamaya mahkûmdurlar. Kapitalizm kaldığı sürece insanları terörize eden burjuva basın bu işlevini yerine getirecektir. İnsanı insanlığından çıkaran bu sistemi yıkmak bizlerin elinde. Günlerimizin karabasana dönüşmesini engellemek için sosyalizmi tüm dünyaya getirmeliyiz. Çünkü ancak sosyalizm insanları ve insanlığı daha ileriye götürebilecek bir sistemdir. Kahrolsun kapitalizm ve onun bize yaşattığı karabasanlar! Kahrolsun toplum düşmanı burjuva basın! Kurtuluş sosyalizmde, kurtuluş kendi ellerimizde! Alıntıdır.! | |
|
| | #10 (mesaj-linki) | |
| CinneT geçiren baba eşini ve çocuğunu öldürdü Cinnet geçiren baba eşini ve çocuğunu öldürdü 17 Temmuz 2006 A.A Gaziantep'te cinnet getiren kişi, eşini, 5 yaşındaki oğlunu ve kızını bıçakladıktan sonra intihar etti. Olayda anne ve oğlu öldü, kızı yaralı olarak kurtuldu. Batıkent Mahallesi 72 Nolu Sokak Fidan Sitesi'nde oturan Ali Nağaş (42), sabaha karşı henüz bilinmeyen bir nedenle 5 yaşındaki oğlu Umut Can'ı yatak odasına getirdikten sonra mutfaktan aldığı ekmek bıçağı ile önce uyuyan eşi Hatice Nağaş'ı ardından oğlu Umut Can ve kızı Gamze Nağaş'ı (15) bıçakladı. Daha sonra bileklerini jiletle kesen Nağaş, iddiaya göre, 3. kattaki evin penceresinden atlayarak intihar etti. Birinin pencereden atladığı görenler olayı polise bildirdi. Olay yerine gelen Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, evde anne Hatice Nağaş ve Umut Can'ı yatak odasında ölü, Gamze Nağaş'ı da yaralı buldular. Gamze Nağaş, Özel Sani Konukoğlu Tıp Merkezinde tedavi altına alındı. Anne ile oğlunun, kalplerinden bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Cesetler, Cumhuriyet Savcısının olay yerindeki incelemelerini tamamlamasından sonra Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayda kullanıldığı belirtilen ekmek bıçağı, incelenmek üzere emniyete götürüldü. Bu arada, olay yerine gelen Nağaş ailesinin yakınları fenalık geçirdi. Olay anında eşi ve 2 çocuğuyla evde uyuduğunu belirten Ali Nağaş'ın kardeşi Haydar Nağaş, “Kardeşim bunu neden yaptı anlayamadık. Bazı şüphelerimiz var. Olayın tam anlamıyla aydınlatılmasını istiyoruz” diye konuştu. | |
|
![]() |
| Etiketler |
| cinnet, vukuatları |
CinneT Vukuatları Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Cinnet - Cinnet Nedir - Cinnet Hakkında | MaRCeLLCaT | X-Sözlük | 1 | 08-07-2008 08:26 |
| Seden Gürel - Cinnet | MaRCeLLCaT | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 19-03-2008 12:52 |