| | #1 (mesaj-linki) | |
| Elektrokimya Elektrokimya Vikipedi, özgür ansiklopedi Elektrokimya, kimya biliminin bir dalı olup elektronik bir iletken (metal, grafit, veya yarı iletken) ile iyonik bir iletken (elektrolit) arayüzeyinde gerçekleşen reaksiyonları inceler. Eğer harici bir voltaj uygulanarak bir kimyasal reaksiyon meydana getiriliyor veya, pilde olduğu gibi, bir kimyasal reaksiyon bir voltaja neden oluyorsa bu bir "elektrokimyasal reaksiyon"dur. Bir molekülden diğerine doğrudan yük taşınımı, elektrokimyanın konusu değildir. Tarihçe 16. ile 18. yüzyıllar arasındaki gelişmeler 16. yüzyıl, elektriğin yavaş yavaş anlaşılmaya başlandığı yüzyıl olmuştur. Bu yüzyılda, İngiliz bilimadamı William Gilbert 17 yıl boyunca ağırlıklı olarak manyetizma ve elektrik üzerine çalışmış ve bu çalışmaları ona manyetizmanın babası unvanını kazandırmıştır. Gilbert, mıknatısların üretimi ve güçlendirilmesi üzerine farklı metotlar keşfetmiştir. 1663'te Alman fizikçi Otto von Guericke, sürtünme ile çalışarak statik elektrik üreten ilk elektrik jeneratörünü geliştirdi. 1700'lerin ortalarında, Fransız kimyacı Charles François de Cisternay du Fay, aynı yüklerin birbirini ittiği, zıt yüklerin birbirini çektiği iki farklı tür statik elektriğin varlığını keşfetti. Charles-Augustin de Coulomb, 1781'de elektrostatik çekim kanununu geliştirdi. İtalyan doktor ve anatomi uzmanı Luigi Galvani, 1791'de yazdığı eserinde ("De Viribus Electricitatis in Motu Musculari Commentarius" (Latince: Elektriğin kas hareketlerine etkisi üzerine yorumlar)) kimyasal reaksiyonlar ve elektrik arasında bir köprü kurarak elektrokimyanın doğumunu belirledi. 19. yüzyıl 1800'de, İngiliz kimyacılar William Nicholson ve Johann Ritter, suyu elektroliz yoluyla hidrojen ve oksijene ayrıştırmayı başardılar. Kısa süre sonra Ritter, elektro-kaplama prosesini keşfetti ve elektrolitik bir proseste, kaplanan metal ile üretilen oksijen miktarının elektrotlar arasındaki mesafeye bağlı olduğunu gözlemledi. 1810 yılında, William Hyde Wollaston, galvanik pili daha da geliştirdi. Humphry Davy'nin elektroliz üzerine yaptığı çalışmalar, basit elektrolitik hücrelerde üretilen elektriğin, zıt yüklü maddeler arasındaki kimyasal reaksiyonun ve kimyasal bağlanmanın bir sonucu olduğunu gösterdi. 1820'de, Hans Christian Ørsted'in elektrik akımının manyetik etkisini keşfi, büyük çığır açan bir gelişmeydi. André-Marie Ampère, Ørsted'in deneylerini tekrarladı ve matematiksel olarak formüle etti. 1821'de, Estonyalı-Alman fizikçi Thomas Johann Seebeck iki farklı metalin ek yerlerinde ısı farkı olduğunda elektriksel bir potansiyel oluştuğunu gösterdi. Alman bilimadamı Georg Ohm, 1827'de yayımladığı ünlü kitabı "Die galvanische Kette, mathematisch bearbeitet" (Galvanik devrenin matematiksel incelenmesi)'nde, günümüzde kendi adıyla bilinen Ohm kanunu'nu açıkladı. Michael Faraday, gerçekleştirdiği elektrokimya deneylerinin sonuçlarını 1832 yılında ünlü iki kanunu ile açıkladı. 1836'da John Daniell elektrik üretirken hidrojen çıkarmayan hücresini keşfetti. William Grove ilk yakıt hücresini 1839'da üretti. 1846'da Wilhelm Weber elektro-dinamometre'yi icat etti. 1866'da Georges Leclanché günümüzde tüm dünyada yaygın olarak kullanılan çinko-karbon pili'nin ilk öncüsü kabul edilebilecek hücrenin patentini aldı. Arrhenius2.jpgSvante August Arrhenius'un, 1884'te yayımladığı Recherches sur la conductibilité galvanique des électrolytes (Elektrolitlerin galvanik iletkenliği üzerine araştırmalar) adlı tezinin sonuçlarına göre, elektrolitler su içinde çözündüklerinde, değişen derecelerde ve elektriksel olarak zıt yüklü iyonlara ayrışıyorlardı. 1886'da Paul Héroult ve Charles M. Hall, Michael Faraday'ın tanımladığı prensiplerden yararlanarak aluminyum eldesine yönelik başarılı bir metot geliştirdiler. 1894'te Friedrich Ostwald, organik asitlerin elektriksel iletkenliği ve elektrolitik parçalanması üzerine yaptığı çalışmalarını tamamladı. Walther_Nernst_2.jpgWalther Hermann Nernst 1888'de volta hücresinin elektromotor kuvvetinin teorisini geliştirdi. Ertesi yıl, üretilen akımın karakteristiklerinden yararlanarak, akımı üreten kimyasal reaksiyonun serbest enerjisinin nasıl hesaplanacağını açıklayan ve günümüzde Nernst denklemi olarak bilinen eşitliği oluşturdu. 1898'de Fritz Haber, elektrolitik proseslerde katot potansiyeli sabit tutulduğunda belirli redüksiyon ürünlerinin meydana gelebileceğini gösterdi. 20. yüzyıldaki ve yeni gelişmeler
| |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Elektrokimya Prensipler 1. Redoks Reaksiyonları Elektrokimyasal prosesler, kendiliğinden meydana gelen ve elektrik üreten kimyasal reaksiyonların veya bir elektrik akımının kimyasal bir reaksiyona yol açtığı proseslerdir. Bir redoks reaksiyonunda, bir atom veya iyonun oksidasyon derecesi (kısaca elektrik yükü) elektron transferi sonucu değişir. 2. Oksidasyon ve Redüksiyon Bir elektrokimyasal reaksiyonda yer alan elementler, sahip oldukları elektron sayısı ile karakterize edilirler. Bir iyonun oksidasyon seviyesi, nötr haline oranla aldığı veya verdiği elektron sayısıdır. Eğer bir atom veya iyon, bir reaksiyonda bir elektron verirse oksidasyon seviyesi yükselir, ya da tam tersine, eğer elektron alırsa oksidasyon seviyesi düşer. Örneğin, sodyum, klor ile reaksiyona girdiğinde bir elektron verir ve 1+ oksidasyon seviyesi kazanır. Klor da böylece bir elektron alarak 1- oksidasyon seviyesi kazanır. Oksidasyon seviyesinin işareti (+ veya - oluşu) her bir iyonun elektronik yüküne karşı gelir. Zıt elektrik yüklü sodyum ve klor iyonlarının birbirini çekmesi, iyonik bağ oluşturmalarının nedenidir. Bir maddennin elektron vermesi oksidasyon, elektron kazanması ise redüksiyondur. Elektron veren bir madde redükleyici, elektron alan madde ise oksitleyici olarak bilinir. Oksitleyici madde reaksiyonda redüklenir, redükleyici madde ise oksitlenir. Oksidasyon ve redüksiyonun aynı anda meydana geldiği reaksiyonlar redoks reaksiyonları olarak bilinir. Bu tür reaksiyonlarda maddelerden birisi elektron alırken diğeri elektron verir. Oksidasyonda bir oksitleyiciye gereksinim vardır. Oksijen bir oksitleyicidir ama tek oksitleyici değildir. Adına rağmen, oksidasyon reaksiyonunda oksijenin bulunmasına gerek yoktur. Nitekim, bir ateş, oksijenden başka bir oksitleyici ile beslenebilir; örneğin flor yangınları genellikle kolay kolay söndürülemez, zira flor, oksijenden daha kuvvetli bir oksitleyicidir (elektronegatifliği oksijenden daha yüksektir). 3. Redoks Reaksiyonlarının Dengelenmesi Sulu çözeltilerdeki elektrokimyasal reaksiyonlar, redoks reaksiyonlarının iyon-elektron metodu kullanılarak dengelenmesiyle daha iyi anlaşılabilir. Bu metotta, H+ , OH− iyonları, H2O ve elektronlar (oksidasyon değişikliklerini kompanse etmek için) hücrenin yarı-reaksiyonlarına ilave edilirler. 3.1. Asidik ortam Asidik ortamda, genel reaksiyonu dengelemek için yarı-reaksiyonlara H+ iyonları ve su ilave edilir. Örneğin, manganez sodyum bizmutat ile reaksiyona girdiğinde; dengelenmemiş reaksiyon: ek_1.png Oksidasyon: ek_2.png Redüksiyon: ek_3.png Nihayet reaksiyon, redüksiyon yarı-reaksiyonundaki elektron sayısı ile oksidasyon yarı-reaksiyonunu, ve oksidasyon yarı-reaksiyonundaki elektron sayısı ile redüksiyon yarı-reaksiyonunu çarparak dengelenir. ek_4.png ek_5.png Ve dengelenmiş reaksiyon: ek_6.jpg şeklinde gösterilebilir. 3.2. Alkali ortam Alkali ortamda, genel reaksiyonu dengelemek için, yarı reaksiyonlara OH– iyonları ve su ilave edilir. Örneğin, potasyum permanganat ile sodyum sülfit arasındaki reaksiyonda dengelenmemiş reaksiyon: ek_7.png Redüksiyon: ek_8.png Oksidasyon: ek_9.png Asidik ortamdakine benzer şekilde, zıt yarı reaksiyonların elektron sayıları ile çarpılarak genel reaksiyon dengelenir. ek_11.png ek_10.png Dengelenmiş denklem: ek_12.png 3.3. Nötr ortam Asidik ortamda kullanılan metot izlenir. Örneğin, propan gazının tam yanma reaksiyonunun, elektron iyon metodu kullanılarak dengelenmesi gibi. Dengelenmemiş reaksiyon: ek_13.png Redüksiyon: ek_14.png Oksidasyon: ek_15.png Asidik ve bazik ortamlardakine benzer şekilde, zıt yarı reaksiyonların elektron sayıları ile çarpılarak genel reaksiyon dengelenir. ek_16.png ek_17.png Dengelenmiş denklem: ek_18.png | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Elektrokimya Elektrokimyasal Hücreler BASi_epsilon_C3_cell_stand.jpg Bir elektrokimyasal hücre, kendiliğinden gelişen bir redoks reaksiyonunun ortaya çıkardığı enerjiden elektrik akımı üretebilen bir cihazdır. Bu tür bir hücre, Luigi Galvani ve Alessandro Volta'ya ithafen Galvanik hücre veya Voltaik hücre olarak da bilinir. Her iki bilim adamı, 18. yüzyılın sonlarında kimyasal reaksiyonlar ve elektrik akımı ile ilgili pek çok deney yapmışlardır.
Galvanik hücrede anot oksidasyonun, katot ise redüksiyonun gerçekleştiği elektrot olarak tanımlanır. Galvanik hücredeki metaller, farklı yarı-hücre reaksiyonlarına göre çözündüğü için farklı çözünme hızlarına sahiptirler ve bu da her metal ile elektrolit arasında farklı bir elektrot potansiyeli oluşmasına neden olur. Eğer iki metal arasında elektriksel bir bağlantı (örneğin, bir tel ile) sağlanırsa, metaller arasında elektrik akışı gerçekleşir. Elektrotları çinko ve bakır olan ve sırasıyla çinko sülfat ve bakır sülfat çözeltilerine daldırılmış bir elektrokimysal hücre Daniell hücresi olarak bilinir. Daniell hücresinde gerçekleşen yarı-reaksiyonlar şunlardır: Çinko elektrotta (anot): ek1.pngAnot kompartmanında pozitif yüklerin birikmesini önlemek için, tuz köprüsü adı verilen ve bir elektrolit ile doldurulmuş bir U-tübü ters çevrilerek hücreye yerleştirilir. Böylece iyonların akışı ve elektrik akımı üretimi sağlanmış olur. Bir voltmetre vasıtasıyla, anot ve katot arasındaki potansiyel ölçülebilir. Elektrokimyasal hücre potansiyeli aynı zamanda elektromotor kuvvet veya emk olarak da adlandırılır. Elektronların elektrokimyasal hücrede izlediği yolu belirtmek amacıyla bir hücre diyagramı çizilebilir. Örneğin Daniell hücresi için hücre diyagramı şu şekildedir: ek3.pngÖnce, anotta oksitlenen metalin (Zn) redüklenmiş formu yazılır. Bu form, oksitlenmiş formundan (Zn2+), fazlar arasındaki sınırı belirten düşey bir çizgi ile ayrılır. Çift düşey çizgi, hücredeki tuz köprüsünü simgeler. Nihayet, katotta redüklenen metalin oksitli formu ve yine bir düşey çizgi sonrasında da redüklenmiş formu yazılır. | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Elektrokimya Elektrokimya Kimyasal enerji ile elektrik enerjsinin birbirine dönüşmesini inceleyen bilim dalıdır. Elektrokimya, elektrik akımından yararlanarak kimyasal tepkime elde etme olanağı veren yöntemlerin tümünü oluşturur ve kimya sanayisinin önemli dallarından biridir. Elektrik akımının iletken bir cisim üstünde ilk etkilerinden biri, ısı açığa çıkarmasıdır; bu etkiye “Joule olayı” adı verilir. Akkor duruma gelen bir ampulün filamanı, bu etkiyle ışık verir. Aynı olay,bir elektrik arkı durumunda da görülür. Kömür ya da demirden yapılmış iki elektrot, bir yüksek gerilim (binlerce volt) üretecinin kutuplarına bağlanır ve açıkta kalan uçları birbirine dokunmazsa, art arda kıvılcımlar sıçrayarak, görünürde kesiksiz bir tür şimşek doğurur. Elektrotlar birleştirilerek akım verilir ve sonra ayrılırsa, elektrik arkı çok daha düşük gerilimle ortaya çıkar. Böyle bir ark ortamında bulunan gaz, büyük ölçüde ısınarak kimyasal bir dönüşümle karşılaşabilir. Sözgelimi, elektrik arkının içinden hava akımı, yani oksijen [O] ve azot [N] karışımı geçirilirse, havanın bu iki elementi, 2 000-3 000 °C sıcaklıkta birbirine etki ederek azot oksit (NO) verir. Bu bileşim, ayrışmaması için hızla soğutulur. Yöntem, Norveç gibi elektrik enerjisi bakımından zengin ülkelerde, nitrik asit üretiminde kullanılır. Elektrik arkı ayrıca, iletken bir katıda ya da sıvıda ısının açığa çıkmasına yolaçabilir. Bu teknik, çelik sanayisinde çeliği arıtmada kullanılır. Ellektrik arkı fırını, ısıya dayanıklı gereçlerden yapılmış geniş bir havuzdur; bu havuza arıtılacak çelik konur ve özel çelik elde etmek istenirse, başka bileşenler katılır. Elektrik arkı iki elektrot arasında doğar, metalden geçerek onu eritir ve istenen dönüşümlere uğratır. Fırının iç çeper kaplaması, kimyasal tepkimeye katılması nedeniyle özenle seçilir. indükleme fırınlarında bütünüyle farklı bir olay görülür. İndükleme fırınları, çevresinde bobinler bulunan bir kaptan oluşur. Sarımlardan yüksek frekanslı, yani frekansı hızla değişen bir akım geçirilir; bu akım, indük-lenmiş akımın şiddetini yükseltir; böylece metal kütlesi, yüksek şiddette bir akım yatağı haline gelerek erimeye başlar. Alüminyum üretiminde başka bir yönteme, elektrolize başvurulur. Elektrolit, erime sıcaklığını düşüren kriyolit ve alüminyum karışımıdır. Anot (artı kutup) kömürden oluşur; katot(eksi kutup) kabın kendidir. Sıcaklık yaklaşık 1 000 °C’a ulaşır, gerekli akım şiddeti binlerce amperdir. Anotta karbon monoksit açığa çıkar ve bir bölümü toplanarak değerlendirilir. Erimiş alüminyumsa, kabın dibine çöker. Bu hazırlama yönteminde, hem elektrolizden, hem akım geçişiyle doğan ısıdan yararlanılır. Elektroliz yöntemiyle üretilen başka maddeler de vardır. Sözgelimi sanayide klor ve sodyum hidroksit, sodyum klorür çözeltisinin elektroliziyle hazırlanır. Arı bakır ve demir, aynı yöntemle sülfatlardan elde edilir. Elektroliz ayrıca plombajinle (grafit) cilalanarak yüzeyi iletken duruma getirilmiş metal bir nesneyi, başka bir metalle kaplama olanağı verir. Söz konusu nesne, kaplama metalinin tuzu (sözgelimi nikel kaplamada nikel tuzu) bulunan bir banyoda katot yerine konur. İyi tutmuş bir kaplama elde etme işlemi, banyonun sıcaklığı, kullanılan çözeltinin niteliği, akım şiddeti ve kaplanacak yüzeyin durumuyla ilgili önlemler alınırsa, başahya ulaşır. Galvanoplasti, yukarda belirtilen yöntemin, bir nesnenin modelini çıkarmak için yapılmış bir uygulamasıdır. Nesne önce kalıba dökülür, sonra yüzeyi iletken duruma getirilir, iletkenleşmiş bu yüzeye bakır sülfatla elektroliz uygulanarak, ilk nesnenin bütün ayrıntılarını veren bir bakır tabakasıyla kaplanır. Ardından bakır tabakası kolayca kaldırılabilir. Elektrotipi de, benzer yöntemle, sözgelimi ağaç üstündeki oymaların, kopya edilmesidir. Böyle bir işlemde kalıp, mumdan yapılır; bakır kaplandıktan sonra, mum eritilerek, yerini eriyebilen bir alaşım alır. Bakır yerine, basınca daha dayanıklı olan demir de kullanılabilir. Elde edilecek klişeye mürekkep sürülerek, kâğıt üstünde örnekler basılabilir. | |
|
![]() |
| En popüler 10 etiket
Bu Konunun Etiketleri
|
| alminyum sulfat, asidik ortamda suyun elektrolizi, elektro kimya, elektrokimya, elektrokimya ve elektroliz, elektroliz metotları, nernst denklemi, nerst denklemi, potensiyostat, redüksiyon oksidasyon deneyi, |