| | #1 (mesaj-linki) | |
| Sembol: O Atom numarası: 8 Atom ağırlığı: 15.9994 g/mol Oda koşullarında (25°C 298 K): Renksiz gaz. Sıvı formda ise açık mavi A Metal p-blok elementi Oksijen ilk olarak 1774 yılında Joseph Priestley ve Carl Wilhelm Scheele tarafından keşfedilmiştir. Elementel oksijenin iki allotropu vardır. Bunlar moleküler oksijen (O2) ve ozondur (O3) Oksijen He, Ne, ve Ar dışında tüm elementler ile bileşik oluşturur. Moleküler oksijen ise halojenler ve asal gazlar hariç bütün metalaer ile oda sıcaklığında veya uygun sıcaklıkta reaskiyon verir. Yer kabuğunun yaklaşık %50 sini oksijen oluşturmaktadır. Ayrıca havanın hacimce % 21’i de oksijendir. Laboratuvarda oksijen eldesi bazı metal oksitlerin ısıl parçalanması sonucunda elde edilir. 2KClO3 (400°C) à 2KCl + 3O2 2KMnO4 (214°C) à K2MnO4 + MnO2 + O2 Diğer bir elde edilişi ise suyun elektrolizi ile anotta O2 toplanır. En ucuz elde etme yöntemi ise sıvı havanın fraksiyonlu destilasyonu sonucunda gerçekleşir. * Son Düzenleyen kompetankedi; 22-04-2008 @ 23:59. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Elementler - Oksijen Kimyasal bir eleman. Sembolü O, numarası 8, atom ağrlığı 16 dır. Yeryüzünde en bol oranda bulunan bir elemandır. Yerkabuğunun yaklaşık olarak % 0,5 ini oksijen bileşikleri meydana getirir. Suyun ağırlığının 0/0 90′ı, havanın ağırlığının 0/0 23′ü oksijendir. Renksiz, kokusuz, suda az eriyen bir gazdır. Soy gazların dışında bütün elemanlarla tepkimeye girerek bileşikler verir.. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Oksijen ve Karbon Dioksit İnsanda ve balıklar dışındaki omurgalı hayvanlarda, havanın oksijeni akciğerlerde kana karışarak vücudun bütün hücrelerine taşınır. Çünkü, besin maddelerinde depolanmış enerjinin açığa çıkması ve hücredeki biyokimyasal tepkimelerde kullanılabilmesi için oksijen gereklidir. Solunum denen bu sürecin artık ürünü olan karbon dioksit gene kan yoluyla akciğerlere gelir ve soluk verirken az miktarda su buharıyla birlikte dışarı atılır Havayı oluşturan gaz karışımının molekülleri sürekli hareket halindedir. Ama bu moleküller yerçekimi nedeniyle Dünya'dan fazla uzaklaşamaz ve gezegenimizin çevresini kuşatan atmosferi oluşturur. Deniz düzeyinden yükseldikçe yerçekiminin etkisi azaldığı için atmosferin yoğunluğu da giderek azalır. Buna karşılık, yerçekimiyle aşağıya doğru çekilen hava Dünya'nın yüzeyine belirli bir basınç uygular. Deniz düzeyinde, bu hava ya da atmosfer basıncının değeri santimetre kareye 1 kg dolayındadır. Yüksek yerlerdeki seyreltik (yoğunluğu az olan) havanın basıncı daha azdır. Hava yoğunluğunun az olduğu yüksek dağlara tırmandıkça solunum güçleştiği için dağcılar çoğu zaman yanlarında oksijen tüpleri taşırlar. Oksijen suda az da olsa çözünür; böylece balıklar suda çözünmüş olan oksijeni solun-gaçlarıyla alarak solunum yapabilirler. Çimlenen tohumlar ve büyüyen bitkiler de oksijen soğurur. Ayrıca organik maddelerin ayrışmasında ve mayalanmada da oksijen tüketilir. Çürüyen çiftlik gübresinden yayılan ısının nedeni budur. Yanma olayı ise bir maddenin oksijenle birleşmesidir. Eğer havada oksijen olmasaydı ocaklarda, fırınlarda ve motorlarda yakıtın yanması olanaksızdı. Yanma ve solunumla bu kadar çok oksijen tüketildiği için havadaki oksijenin giderek azalacağı, buna karşılık karbon dioksidin artacağı sanılabilir. Oysa yeşil bitkiler gündüzleri havadan karbon dioksit alıp, fotosentez sonucunda açığa çıkan oksijeni geri verdikleri için havadaki oksijen ve karbon dioksit oranı değişmez. Yalnız, kalabalık ve kapalı bir yerde havadaki karbon dioksit ile su buharı artar. Bu fazla nem hem solunumu güçleştirir, hem de rahatsız edici bir duygu verir. Klima aygıtları kapalı alanlardaki havanın fazla nemini gidererek temiz, daha kuru ve uygun sıcaklıkta bir ortam sağlar. Hava, basınç altında sıkıştırılarak yaklaşık —200°C'de sıvılaştırılabilir. Sıvı hava sanayide büyük çapta üretilir ve çeşitli amaçlarla kullanılır. Sıvı havanın sıcaklığı yavaş yavaş artırıldığında, karışımdaki bütün gazlar belirli bir sırayla havadan ayrılır ve saf olarak elde edilebilir. Solunum aygıtları ve bazı sanayi dalları için gerekli olan saf oksijen, ayrımsal damıtma denen bu yöntemle elde edilir. Ayrıca sanayide argon, helyum, kripton ve ksenon elde etmek, başka gazları soğutup sıvılaştırmak için de gene sıvı havadan yararlanılır. Msxlabs & TemelBritannica | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Elementler - Oksijen OKSİJEN, renksiz ve kokusuz bir gazdır. Havanın beşte birini oluşturan oksijen doğada en yaygın bulunan elementtir. Kimyasal simgesi O, atom numarası 8 ve atom ağırlığı 15,9994'tür. Oksijenin kalsiyum ve silisyum gibi maddelerle oluşturduğu bileşikler (karışımlar) yerkabuğunun neredeyse yarısını oluşturur. Solunum sırasında ciğerlere çekilen oksijeni, akyuvarlar kan dolaşımı yoluyla sürekli olarak hücrelere taşır; oksijenin buralarda besin maddeleriyle birleşmesi sonucunda, vücut için gerekli olan enerji ortaya çıkar. Canlılar birkaç dakikadan çok oksijensiz yaşayamazlar. Çok yükseklere tırmanan dağcılar, bu kesimlerde havanın seyrelmesi vedoğal oksijenin azalması yüzünden, gerektiğinde kullanmak için katışıksız oksijen dolu tüpler taşırlar. Solunumlarını kolaylaştırmak için, hastalar bazen oksijen çadırına alınır;ama katışıksız oksijen bir süre tek başına solunursa zehirleyici etkide bulunur. Suda daoksijen vardır ve balıklar solungaçlarıyla al- dıkları, suda çözünmüş oksijenden yararlanarak solurlar. Dalgıçlar sualtında çalışırken soluyacakları oksijeni tüp içinde taşırlar; çok yüksekte uçan uçaklarda ve uzay araçlarında da oksijen taşınması gerekir. Yanma için oksijen gereklidir. Havada yanan bir madde oksijende daha da iyi yanar. Oksijen dolu bir cam kavanozda mum daha parlak bir alev verir; ucu korlaşmış bir odun parçası ise alevler saçarak yanar. Oksijeni 1772'de İsveçli kimyacı Cari Wilhelm Scheele (1742-86), ondan bağımsız olarak da 1774'te İngiliz bilgin Joseph Priestley keşfetti; ama bu keşfi ilk açıklayan Priestley oldu. Fransız kimyacı Antoine Lavoisier karbon ve kükürt gibi maddeleri bu yeni gazda yaktı; sonuçta ortaya çıkan külü ve gazı suyla çalkaladığında asit oluştuğunu gördü. Bu nedenle de bu yeni gaza 1777'de, "asit yapan" anlamına gelen Yunanca sözcüklerden türettiği oksijen adını verdi. Lavoisier bu adı verirken, oksijenin bütün asitlerde var olduğunu sanmaktaydı; bunun yanlış olduğu sonraları anlaşıldı. Yanmanın aslında, yanan madde ile oksijenin kimyasal olarak birleşmesi demek olduğunu ilk gösteren de yine Lavoisier'di Oksijen hemen hemen bütün elementlerle birleşip oksit olarak bilinen maddeleri oluşturur, ayrıca pek çok karmaşık bileşikte de yer alır. Kibrit başlarında ve havai fişeklerde bulunan potasyum klorat; barutta kullanılan potasyum nitrat (güherçile); suda çözülerek dezenfektan olarak kullanılan potasyum permanganat gibi bazı maddeler ısıtıldıklarında oksijen çıkarır. Bir elementin oksijenle birleşmesine oksitlenme ya da yükseltgenme denir. Hidrojen yandığı zaman yükseltgenir ve hidrojen oksit, yani su, karbon yükseltgendiğinde ise karbon dioksit oluşur. Alevdeki yanma gerçekte çok hızlı bir yükseltgenmedir. Bir benzin motorunun silindirlerinde benzin buharı hızla yanar ve sonuçta karbon dioksit ve su ile birlikte çok miktarda ısı açığa çıkar. Bir maddeden oksijen açığa çıktığında yükseltgenmenin tersi oluşur ve bu tepkimeye indirgenme denir. Örneğin, demir ya da çinko gibi metaller cevherlerinden elde edilirken indirgenme olur. Sudan elektrik akımı geçirilirse, ELEKTROLİZ maddesinde açıklandığı gibi, hidrojen ve oksijen kabarcıkları çıkar. Bu yöntem, elektriğin su enerjisine dayalı olarak ucuza üretildiği ülkelerde oksijen elde etmek için kullanılır. Ama oksijen genellikle havadan, HAVA maddesinde anlatılan yöntemle elde edilir. Sanayide kullanılan oksijen çelik tüpler içinde sıvı ya da gaz halinde bulunur. Sanayide Oksijen Oksijenin en önemli kullanım alanlarından biri çelik sanayisidir . Yakıtlar oksijende yakılırsa aşırı derecede sıcak bir alev elde edilir. Bir oksiasetilen hamlacında alev sıcaklığı 3.000°C'ye kadar çıkabilir. Oksiasetilen aleviyle çelik, alüminyum ve dökme demir gibi metaller ısıtılabilir, kesilebilir ya da kaynatılabilir Oksijen ve hidrojen karışımının yakılmasıyla elde edilen oksihidrojen alevinde sıcaklık yaklaşık 2.400°C'dir ve bu alev, örneğin batık gemileri kurtarmak ya da batıktan mal çıkarmak gerektiğinde, sualtında çeliği kesmek için kullanılabilir. Gözenekli bir yapısı olan odunkömürüne ya da kolayca yükseltgenebilen başka bir maddeye sıvı oksijen emdirilerek güçlü patlayıcılar yapılabilir. Bu tür patlayıcılar belli bir süre içinde kullanılmazsa, oksijen buharlaştığından, patlamaz hale gelir. Oksijen ayrıca, amonyağın oksitlenmesiyle nitrik asit elde edilmesinde ve pek çok organik maddenin üretiminde kullanılır. MsxLabs & TemelBritannica | |
|
![]() |
| En popüler 5 etiket
Bu Konunun Etiketleri
|
| havadaki elementler, kimya oksijen taşınımı, oksijen elementi, oksijen taşınımı, sıvı elementler, |
Elementler - Oksijen Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Elementler - Bor | asla_asla_deme | Kimya | 1 | 16-08-2009 18:19 |
| Elementler - Nikel | kompetankedi | Kimya | 1 | 11-11-2008 00:21 |
| Elementler - Neptünyum | kompetankedi | Kimya | 0 | 11-04-2007 04:43 |
| Elementler - Niobyum | kompetankedi | Kimya | 0 | 11-04-2007 04:39 |
| Elementler - Klor | kompetankedi | Kimya | 0 | 11-04-2007 04:14 |