Vampires (Vampirler) - Vampir Resimleri Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: LEGEND Forumları :: > Resim Galerisi > Korkunç/Ürkütücü Resimler
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 08-08-2006   #1 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Vampires (Vampirler) - Vampir Resimleri



Karpatya'ya hoşgeldin arkadaşım. Seni sabırsızlıkla bekliyorum. Bu gece iyi uyu. Sabah 3'te Bukoniva için parti başlayacak; senin için hazırlanmış o yerde. Borgo Pass'de at arabam senin için bekliyor olacak ve seni bana getirecek. Umarım Londra'dan başlayan yolculuğun iyi geçmiştir ve umarım ki benim güzel evimde kalmaktan hoşlanacaksın.
KAN YAŞAMDIR

Vampirler nasıl açıklanabilir ?
Efsane mi yoksa sadece bir söylence mi ?
Bir romantiğin veya gotik yazarların yazdığı bir hikaye mi ?
Ya da vampirler gerçek mi?
Vampirlerin kökeni hakkındaki genel kanı, 1931 yapımı klasiklerden biri olan ve Bela Lugosi'nin oynadığı "Dracula" filmiyle ortaya çıktığıdır. Akıllardaki vampir imajı her zaman kültürlü bir Avrupalıdır, soylu sınıfın yaratığıdır, büyük ve kasvetli bir şatoda yaşar, görkemli eşyalara sahiptir. Asla şarap içmez. Değişik bir damak zevki vardır ve bu da bizi ondan ayırır:
Kan !
Vampir kendisi sahip olmadığı için yaşayan bir canlıdan taze kan içmek zorundadır.

Son yıllarda Vampir kavramı Amerika'ya kadar yayılmıştır. Özellikle New Orleans çoğu zaman bu nedenden dolayı Amerikalıdan çok Avrupalı gibi kabul edilir. Anne Rice'ın Lestat'ı ve diğer filmlerdeki vampirler ya da Vampirle Görüşme’nin verdiği vampirler hakkındaki bilgiler, Kont Dracula'olgusundan farklı değildir. Örneğin vampirler bilgili, kültürlü, şık, ama canavar ruhludur. Şehvetli ve baştan çıkarıcıdır. Bu da modern vampir görüşünün bir diğer unsurudur. Aynı zamanda bu etken vampiri diğer kötü ruh ve hortlaklardan ayırır. Ayrıca vampirler güçlü bir cinsel çekime sahiptirler.
Ancak kan tutkusu ve erotizm vampirin en belirgin özellikleri değildir ya da anahtar kelime bunlar değildir. En önemli özellik, vampirin ölü oluşudur. Bu da ölümle ilgili tüm düşünce ve soruları bir anda ortaya çıkarır. Böylelikle ölüm hakkındaki kaçınılmaz korku ve kabuslarla vampir hikayelerini beslenmiş olur.
"Kan yaşamdır.." der Bela Lugosi'nin Dracula'sı (orijinal olarak İncil’de de geçen bir sözcedir); daha sonra şöyle ekler ,
"Ölmek, gerçekten ölü olmak.. Görkemli bir şeydir.. "
Bu eski zamanlardan gelen ölümün, yaşamın ve kanın önemini anlatan sözler, vampirin çok eski çağlara dayanan gizemini de aynı şekilde açıklamış olur.
İlk vampir Kont Dracula değildir. İlk vampirlerin kökeni İsa'dan asırlarca öncesine, modern zamanlardaki sözde şeytansı vampirlerin büyük düşmanı olanlara kadar gider.
Vampir efsanesi ilk uygarlıklardan olan Asur ve Babil medeniyetlerine kadar dayanır. Asıl vampir bugün bildiğimiz kültürlü nazik Avrupalı aristokratlardan değildir. İlk vampir başlangıçta sadece canavardır.


Vampires, Vampirler, Vampir, Vampir Resimleri, Vampires (Vampirler) Resimleri

Son Düzenleyen Morrigan; 25-05-2008 @ 21:51. Sebep: Etiket kelimeler kaldırılmıştır.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 08-08-2006   #2 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Wampires, Vampirler, Korkunç Resimler, Korkunç



Son Düzenleyen Morrigan; 10-12-2006 @ 21:38.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 08-08-2006   #3 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Wampires, Vampirler, Korkunç Resimler, Korkunç

Tarihte Vampirler

Vampirler ne zamandan beri var ?
Diğer bir çok efsane gibi başlangıç tarihi tam olarak bilinmiyor; ama vampir hikayesinin kanıtı Mezopotamya’daki Tigris (Dicle) ve Euphrates (Fırat) nehirlerinin yakınındaki Kildani’de, kil ya da taş tabletlerin üzerine yazılmış Asur yazıtlarında bulunmuş olabilir. Kildaniler diyarına, İncil’de geçen Abraham'ın asıl evi olan "Ur of the Chaldeans" da denir.
"Lilith", İbranilerin kutsal kitabında geçen muhtemel vampirlerden biridir ve kitapta tasvir edilmiştir. İsaiah'ın kitabında geçiyor olsa bile Lilith'in kökleri daha çok Babillilerin "demonolojisine" benzer. Lilith geceleri bir baykuş görüntüsüne bürünerek dolaşan bir canavardı. Avlanmak için yeni doğmuş çocukları ve hamile kadınları arardı. Lilith, geleneğe uygun olarak Adem'in, "Adem ve Havva" olmadan önceki karısıydı, ama daha sonra şeytanın tarafına geçti, çünkü Adem'e itaat etmeyi reddetti. Bir takım olağandışı tutkuları vardı ve doğal olarak kötünün gözüyle bakıyordu. Sonuç olarak Adem 'in ve Havva'nın çocuklarına (yani tüm insan soyundan olanlara) saldıran bir vampire dönüştü.


Vampirlerle ilgili söylenceler Akdeniz’deki Mısır, Eski Yunan ve Roma uygarlıkları boyunca süregelmiştir. Eski Yunanlılar, çocuklarını yiyen ve kanlarını içen strigae veya lamiae'ya inanırlardı. Lamia mitolojide Zeus'un aşığı olarak geçer, fakat Zeus'un karısı Hera ona karşı savaşmıştır. Lamia delirmiş ve kendi dölünü öldürmüştür. Daha sonra da geceleri diğer insanların çocuklarını da aynı şekilde öldürmek için avlanmıştır.
Yine Yunanlılar ve Romalılar tarafından bilinen bir hikaye de, Mennipus adında genç bir adamın düğününden bahseder. Düğünde tanınmış bir filozof olan Tyana'li Apollonius çok güzel olduğu söylenen gelini dikkatlice inceler. Apollonius sonunda gelini vampir olmakla suçlar ve hikayeye göre (daha sonra bu hikaye MS 1. yy’da Philostratus isimli bir akademisyen tarafından anlatılmıştır) gelin "vampirizm"i kabul eder. İddiaya göre Menippus ile evlenmesinin sebebi elinin altında içecek taze kan bulundurmak içindir.
Vampir hikayeleri canavarların Kiang Shi diye adlandırıldığı eski Çin'de de yer alır. Aynı şekilde eski Hindistan ve Nepal'de de vampirlerin yaşadığı öne sürülmektedir, en azından efsanevi olarak . Mağara duvarlarındaki eski çağlara ait çizimlerde bir takım yaratıkların kan içtiği gösterilmiştir. Nepal’e ait "Ölümün Efendisi" elinde kanla dolu, kafatası şeklinde bir kadeh tutuyor ve kanla dolu bir havuzun önünde duruyor halde betimlenmiştir. Bu duvar resimlerinden bazılarının i.ö. 3000 yıllarına kadar dayanan bir geçmişi olduğuna inanılmaktadır. Rakshaslar, Vedas adı verilen eski kutsal Hindistan yazılarında tarif edilmiştir. Bu yazılarda (tahminen i.ö. 1500) Rakshaslar (yokediciler) vampirler gibi betimlenmiştir. Eski Hindistan hakkındaki bilgilere göre bir başka canavar daha vardır. Bir ağaçtan baş aşağı asılmış, yarasaya benzeyen ve kendi kanından yoksun bir canavar. Bu yaratığa 'Baital' deniliyordu.
Diğer eski Asyalılar Malezyalılar gibi "Penanggalen" adındaki bir çeşit vampire inanıyorlardı. Bu yaratık insan başına sahipti ama, bütün organları dışarıdaydı. Ve diğer insanların, özellikle de küçük kurbanlarının kanını içerek yaşardı.
Tanınmış vampir yazarı Montague Summers'ın 1928'de yazılmış ve bir klasik olan "Vampir - akrabaları ve Yakınları” nda, İspanyol gezginlerin gelişinden önce vampirlerin Meksika'da yaşamış olabilecekleri söylenir. Ayrıca Arabistan'ın da vampirden haberdar olduğunu yazmıştır. Agul diye hitab edilen "Arap Geceleri Hikayeleri"nde vampir benzeri yaratıklar olduğunu yazmıştır; bu insan eti yiyen bir hortlaktır.
Temeli ruhlara dayalı olan Afrika inançlarında da vampir efsanesine dair işaretler vardır. Caffre kabilesi bir ölünün tekrar geri dönebileceğine ve bir canlının kanıyla yaşayabileceği inancını benimsemiştir.
Bir çok vampir hikayesinin olduğu eski Peru'da, genç birinin kanının içilerek şeytanın müritlerinden biri olunacağına inanılırdı.
Çok eskilere dayanan ölüm korkusu, büyü, hayat veren kan gibi olgular egzotik diyarlardan ve eski çağlardan günümüze kadar gelmiştir. Bugün ise vampirlerin evrimi hala sürmektedir.

Son Düzenleyen Morrigan; 10-12-2006 @ 21:39.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 09-08-2006   #4 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Wampires, Vampirler, Korkunç Resimler, Korkunç



Son Düzenleyen Morrigan; 10-12-2006 @ 21:39.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 10-08-2006   #5 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Wampires, Vampirler, Korkunç Resimler, Korkunç



Son Düzenleyen Morrigan; 10-12-2006 @ 21:40.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 11-08-2006   #6 (mesaj-linki)
kamyon - avatarı
Wampires, Vampirler, Korkunç Resimler, Korkunç


Son Düzenleyen Morrigan; 10-12-2006 @ 21:37.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 11-08-2006   #7 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Wampires, Vampirler, Korkunç Resimler, Korkunç

Vampirlerin Tarihi

Tarihin ilk zamanlarında, Adem ve Havva evlendi, 3 oğulları oldu. Caine, Abel ve Seth. İlk doğan Caine, bitkileri yetiştirdi. Onları suladı, büyüttü, hayat verdi. İkinci doğan Abel hayvanlara baktı. Onları besledi, büyüttü.
Bir gün Adem iki oğluna şöyle dedi:

"Caine, Abel; Yukardaki için birer kurban gerekli..."
Caine, Yukardaki için en tatlı meyvalarını, en olgun bitkilerini getirdi. Abel, Yukardaki için en genç, en güçlü hayvanını getirdi. İki kardeş de kurbanlarını Adem'in altar'ına koydular ve ateşe verdiler. Duman onları yavaşça yukarı doğru götürdü. Abel'in kurbanı tatlı bir koku yaydı, kabul edildi. Caine'inki ise kabul edilmedi ve Caine sert bir şekilde azarlandı. İlk doğan ağlamaya başladı, gece gündüz Yukarıdaki'ne dua etti.
Adem kurban vaktinin yeniden geldiğini söyledi. Abel yine en güçlü ve genç hayvanlarından birini öldürdü. Caine ise eli boş geldi, çünkü kurbanının istenmeyeceğini biliyordu. Abel şöyle dedi:

"Caine, neden bir kurban getirmedin?"
İlk doğan gözleri yaşlı bir şekilde kardeşinin kalbine mızrak saplayarak onu kurban etti, hayatta en çok sevdiği şeyi..
Yukardaki onu cennetten attı, Nod denilen bir yere sürgün etti. Caine karanlıkta yanlız kalmıştı. Açtı, üşüyordu ve ağlıyordu.. Karanlığın içinden tatlı bir ses geldi. Siyahlar içinde bir kadın Caine'e doğru yaklaştı:

"Hikaye'ni biliyorum, Nod'lu Caine. Açsın, bende yemek var. Üşüyorsun, bende kıyafetler var. Üzgünsün, bende rahatlık var."
"Benim gibi lanetli birini niye rahatlatasın? Neden giydiresin? Neden besleyesin?"
"Ben senin babanın ilk karısıyım. Yukardakine karşı geldim ve özgürlüğü karanlıklarda buldum. Ben Lilith'im.



Bir zamanlar ben de üşüyordum; benim için sıcaklık yoktu. Bir zamanlar ben de açtım; benim için yemek yoktu. Bir zamanlar ben de üzgündüm; benim için rahatlık yoktu.."
Lilith Caine'i ağırladı, onu besledi, rahatlattı. Caine onun evinde bir süre kaldı. Bir gün ona sordu:
"Sadece karanlıktan, bu evi nasıl yaptın? Nasıl kıyafetler yarattın? Nasıl yiyeceklerini yetiştirdin?"
Lilith gülümsedi ve cevap verdi:
"Ben uyandım. Bu sayede istediğim gücü yaratıyorum."
"Beni de uyandır Lilith, benim de güce ihtiyacım var. Ben de kendi evimi, giysilerimi, yiyeceklerimi yaratmalıyım."
"Uyanmanın sana ne yapacağını bilmiyorum. Sen baban tarafından lanetlendin. Ölebilirsin, sonsuza kadar değişebilirsin."
"Güç olmayan bir yaşamın ne önemi var? Sen olmadan ben ölürüm, ama senin kölen olarak yaşayamam."
Lilith Caine'i seviyordu. Bunun olmasını istemese de Caine'in istediğini yaptı ve Caine'i uyandırdı. Bileğinden gelen kanı bir kaba koydu ve Caine'e içirdi. Caine Abyss'e düştü, o kadar uzun süre düştü ki bu ona sonsuzluk gibi geldi. Gözlerini açtığında karanlık bir yerdeydi.
Karanlığın içinde Caine parlak bir ışık gördü. Gecede parlayan ateş, Michael, Kutsal Ateşin koruyucusu ona gelmişti, ve şöyle dedi:
"Adem ve Havvanın oğlu, suçun büyük ama babamın bağışlıyıcılığı da çok büyük. O seni affetti."
Caine cevap verdi:
"Yukardaki'nin acımasıyla değil, ancak kendi vicdanımla gurur içinde yaşayabilirim!" ve reddetti.
Michael ona ilk lanetini verdi:
"Bu diyarlarda gezdiğin sürece, sen ve senin çocukların ateşten korkacak. Ateşim sizin derinizi yakacak ve sizi mahvedecek."
O gecenin sabahında, ufuktan Raphael göründü, güneşin koruyucusu. Caine'e şöyle dedi :
"Adem'in oğlu, Havva'nın oğlu, kardeşin Abel cennetten senin günahlarını affetti. Tanrının bağışlamasını kabul etmeyecek misin?"
Caine cevap verdi:
"Abel'ın bağışlaması bir şey ifade etmez. Ancak ben kendimi affedebilirsem gerçekten affolmuş sayılırım!." Reddetti.
Raphael ona ikinci lanetini verdi:
"Bu diyarda gezdiğin sürece sen ve senin çocukların gün doğuşundan korkacak. Güneşin ışınları sizi ateş gibi yakacak. Şimdi git ve karanlık bir yere saklan, güneşin gazabını hissetmemek için."
Caine kaçtı ve karanlık bir mağraya saklandı ve orda uyudu. Uyandığında ölüm meleği Uriel onu kanatlarının arasında tutuyordu. Caine'e şöyle dedi:
"Adem'in oğlu, Havva'nın oğlu, Tanrı senin bütün günahlarını bağışladı, kabul et ve bütün lanetlerinden kurtul."
Caine cevap verdi :
"Tanrının bağışlamasıyla değil, kendi bağışlamamla yaşayacağım. Ben benim. Yaptıklarımı yaptım. Bu asla değişmeyecek!"
Ve Tanrının kendisi, Uriel'ın ağzından Caine'a son lanetini verdi:
"Sen ve senin çocukların, bu diyarda gezdiği sürece karanlığa tutunacaklar. Sadece kan içecekler. Sadece kül yiyecekler. Ölümde olacakları gibi olacaklar, ama ölmeyecekler ve hep yaşayacaklar. Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok olacak."
Bu lanetle Caine acı bir çığlık attı. Gözlerinden kan geldi. Bu gelen kanı bir kabın içine doldurdu ve içti.
Kafasını kaldırdığında Gabriel karşısında duruyordu, ona şöyle dedi:
"Adem'in oğlu, Havva'nın oğlu. Babamın bağışlayıcılığı bildiğinden çok daha büyük. Şimdi bile affedilmeye bir yol açıldı Bu yola "Golconda" diyeceksin. Çocuklarına ondan bahset, çünkü sadece bu yolla yeniden ışıkta yürüyebileceksiniz."


Son Düzenleyen Blue Blood; 19-12-2006 @ 20:25.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 12-08-2006   #8 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Wampires, Vampirler, Korkunç Resimler, Korkunç


Vampirler asırlar boyu karanlıkların efendileri olarak yaşadılar. Bir kısmı etkisinde oldukları lanetleri güce çevirmeyi başardı, bir kısmı ise bunu başaramayarak yok oldu. Asırlar sonra vampir Antediluvianları bir araya geldiler ve Yüce Yaratıcıyı uyandırmak için gereken beş seçilmiş kişinin kanını bir Altar'ın ortasında birleştirdiler.
O'nun uyanmasıyla birlikte tüm topraklar yavaş yavaş karanlığa gömülmeye başladı. Antediluvianları yanına alan Yüce Yaratıcı ilk olarak "Rahn" Topraklarına yerleşti ve oraya görkemli bir şato inşa etti.. Burada kısa bir süre içinde gücünü topladı ve Karanlığın Efendileri'ni biraraya getirmek için Antediluvianlara emir verdi. Yaklaşık bir asır süren çalışmalar sonucunda tüm Vampirler inşa edilen görkemli şatoda bir araya geldiler. Güçlerini tamamen birleştirmek için bekledikleri bu süre içerisinde de kana susuyorlardı ve beslenmek için karanlığı bekliyorlardı. İnsanların içine karıştıklarında bir "vampir" olduklarını hissettirmemek için onların kılığına büründüler. Rahn'da kurulan şato güçlerini tamamen birleştirene kadar kalacakları geçici bir yerdi sadece. Tek bir amaçları vardı. Tüm Sosaria'yı karanlığa gömebilmek. Bunun için de güçlerini birleştirmeleriydi gerekli olan..


Bir asır..
Bir vampir için pek birşey ifade etmese de bir çok insan doğdu ve öldü bu hazırlıklar esnasında.Bir çok ırk için uzun bir süre idi.
Herşey hazırdı artık. "Rahn" Topraklarından ayrılacaklar ve ilk büyük şehirlerini kuracaklardı. Bu şehir gizli kalmalıydı kimse bilmemeliydi. Bu yüzden Yüce Yaratıcı sadece kendisini uyandıran Antediluvianlar ile yola çıktı ve ilk büyük Vampir şehrini kurmak için Sosaria'nın en becerikli marangozlarını bir araya toplattı. Onlara sadece yemek ve su verdi. Durmaksızın çalışmalarını emretti. Korkudan ne yapacaklarını bile bilemeyen insanlar kısa bir süre içinde şehri inşa ettiler (First City).


Onları serbest bırakabilirdi. Onlara güvenebilirdi. Fakat bunu yapmamalıydı, sonuçta onlar birer insandı ve yaşadıkları eziyet kine dönüşebilir, inşa ettikleri şehri tüm dünyaya duyurabilirdi. Bu sebeple şehrin inşa edilmesinden sonra hepsi katledildi.
First City'nin kurulması Vampirlerin daha rahat avlanabilmelerini, ihtiyaçlarını daha rahat karşılayabilmelerini sağladı. Artık onları görenler büyük bir korkuya kapılıyor, bazen korkudan hareket dahi edemiyorlardı. Kana her zamankinden fazla susamaya başladı vampirler,ayrım yapmaksızın herkesi katlediyorlardı.
Karanlığın Efendileri avlarına devam ediyorlar. Amaçları "Golconda" ya ulaşabilmek. Bunu başaracaklarına inanarak savaşıyor hepsi ve savaşmaya devam edecek..

Son Düzenleyen Morrigan; 10-12-2006 @ 21:32.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 15-08-2006   #9 (mesaj-linki)
tulse - avatarı
Cvp: Wampires ( Vampirler )




Son Düzenleyen Blue Blood; 15-08-2006 @ 23:11.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 15-08-2006   #10 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Cvp: Wampires ( Vampirler )

Vampirlerin Özellikleri
1.Daha duyarlı duyu organları
- Karanlıkta Görebilme
- Daha gelişmiş renk tayfı
- Hassas Duyum
- Geliştirilmiş koku alma duyusu
2.Gelişmiş fiziksel güç
3.Geliştirilmiş hareket-çabukluk
4.Kısa mesafede biçim değiştirmeden yüksek süratte uçuş kabiliyeti
5.Yaraları çok hızlı iyileştirme, İnsan hastalıklarına karşı direnç
6.İnsanlar ve daha zayıf vampirler üzerinde hipnotik kontrol.
7.Diğer varlıkları karizmaları ile kontrol etme.
8.Ekstra Duyarlı Ten ve olaylara karşı önsezi
9.Yarasa şekline dönüşebilme
10.Toprakta eriyerek kaybolma.
11.Sise dönüşerek kaybolma
12.Yarasa,köpek,kurt gibi hayvanları kontrol etme yetisi
13.Duvara tırmanma kabiliyeti
14.Doğa elementlerinden ateş ve su hariç rüzgar, yağmur, yıldırım, şimşek gibi olguları kontrol

Prensipleri
Vampirler 6 esas prensip sayesinde asırlardır varlıklarını devam ettirdiler.Bu prensiplerden herhangi birisinin ihlali o vampirin yok oluşuyla son buldu. Vampirlerin bu 6 temel prensibi şunlardır:
1.The Legacy : Unutma, taşıdığın kan Tanrı tarafından lanetlenmiş ve Lilith tarafından kutsanmıştır. Vampir olduktan sonra ölümlü hayatının bir anlamı yoktur. Ölümlü yaşamın senin yaratıcına karşı, ölümsüz yaşamın ise Tanrıya karşı işlenmiş bir günahtır.
2.Destruction : Kendi soyundan birini yok etmen yasaklanmıştır. Yalnızca Elder`ların yok etme hakları vardır.
3.Progeny : Elder`ının izni olmadan kendin vampir yaratamazsın. Yoksa sen ve senin soyun yok edilir.
4.Accounting : Yarattığın çocukların özgürlüklerini kazanana kadar senin kontrolün altındadır. Unutma, çocukların özgür olana dek onların günahlarından sen sorumlusun.
5.Domain : Her efendinin kendi bölgesi ve kendi kuralları vardır. Bunlara saygı göster.
6.Masquerade : Asla kendi kimliğini, doğanı başkalarına( özellikle insanlara) açıklama, belli etme. Yoksa kaderin yok edilmek olur.

Bu prensipleri esas alan vampirlerin kuralları ise şunlardır:
Genel Kurallar:
1.Vampir Loncası Role Playing’i esas alarak kurulmuş bir loncadır.Bu sebeple loncaya katılmak isteyen kişiler öncelikle Vampir RP’sini tam anlamıyla öğrenmek durumundadır.Loncaya katılmak isteyen kişiler belirli bir süre Akademia’da kaldıktan sonra Candidate(Aday) olarak loncada bulundurulacak ve kurallara uyması durumunda loncanın tam bir üyesi olacaktır.RP'nin hakkını tam olarak verebilen kişiler loncamızda barınabileceklerdir
2.Vampir loncası , Count Ryan L.Bringer’ın başkanlığındaki Antediluvian konseyi tarafından yönetilir. Konseye gelen kararlar üyelerin ve başkanın verdiği oylarla kabul veya reddedilir.Kabul edilen kararlar Konsey başkanı tarafından onaylanır ve yürürlüğe girer. Hiçbir üye konseyin aldığı kararları yargılayamaz, sorgulayamaz.
a)Konsey üyeleri her hafta uygun görülen bir gün ve saatte toplanırlar ve alınması gereken kararları değerlendirirler. Loncaya aday olarak dahil edilen kişilerin loncada kalması veya gitmesi konusunda karar alırlar.
b)Görevini yapamayan konsey üyesinin görevine son verilir ve konseye başka bir üye alınır.
3.Lonca üyelerinin küfür etmesi, her ne olursa olsun bir kişiyi öldürdükten sonra onunla onunla dalga geçmesi, Speed, injection gibi programları kullanması yasaktır.Kısaca aradığımız oyuncuların kalitesi çok önemlidir.
4.Loncadaki her vampir, Ocllo şehrinde düzeni sağlamak ve düzeni bozanları Count’a bildirmekle yükümlüdür.
5.Başka bir loncanın üyeleriyle işbirliği yapmak, sebebi her ne olursa olsun yasaktır.
6.Lonca üyelerinin, aralarında çıkan bir tartışmayı kendi yöntemlerine göre çözmeye çalışması(öldürmesi) yasaktır. Bu gibi bir anlaşmazlık "Yargı Sistemi" tarafından çözülür.
7.Her vampir, lisanını tamamiyle öğrenmeli ve kullanmalıdır. Bu hem role playing in devamı hem de lonca içerisindeki birlik için şarttır.

Savaş Düzeni ve Kuralları:
1.Loncaya giren herkes gerektiği yerde ölmeyi bilmelidir.Herhangi bir savaşta lonca üyesini savaş alanında bırakıp kaçmak affedilmeyen bir suçtur.
2.Savaş alanında kimse birbirinden kopmayacak herkes birbirine yardım edecektir. Savaşlarda amaç tek bir vampirin bile ölmemesidir.
3.Kalede veya bir başka yerde,şaka amaçlı bile olsa kesinlikle bir vampir diğerine saldırmayacaktır.
4.Savaşlarda komutanların emirleri eksiksiz olarak yerine getirilecektir.Bir komutanın herhangi bir emrine uymayan veya bu emrini sorgulayan kişi loncadan uzaklaştırılır. Savaş komutanları Antediluvianlar’dır.
5.Savaş esnasında düşmanların tamamı ölmeden loot yapmak yasaktır.
6.Kendisinden üst düzey bir vampir olmasına karşın , gate açarak orduyu herhangi bir yere götürmek ve bu sayede ordunun gücünü ve düzenini bozmak yasaktır.
7.Savaşlarda o an ordunun başında bulunan en yetkili kişi gate açacak ve onun emri ile saldırılar gerçekleştirilecektir.
8.Savaş alanında bütün ordu aynı yerde duracaktır.Sebebi her ne olursa olsun, ordudan ayrılmak, kaçan bir düşmanın peşinden koşup orduyu zor durumda bırakmak, yasaktır. Savaş kazanılmadan orduyu yanlız bırakmak, loncadan atılma sebeplerinin başında gelir.

*Loncaya giren her üye bu kuralların tamamını kabul etmiş sayılır. "Ben bu kuralı görmemiştim" gibi bir söz bahane olarak kabul edilmeyeceğinden herkesin kuralları tam olarak anlaması ve onlara uyması gerekmektedir. Bu kuralların herhangi birisinin ihlali halinde uyarı yapılacak, aynı davranışın tekrarlanması halinde üye loncadan uzaklaştırılacaktır.

Yargı ve Karar Sistemi
Bu sistem lonca içinde kararsızlığı engellemek amacıyla kurulmuştur.Lonca içerisinde çıkan anlaşmazlıklar bu yapı sayesinde çözülür.Yargıyı gerektiren özel durumlar Vampires Loncasında saklıdır.
Yargılamanın gerekli görüldüğü durumlarda Count'un başkanlığındaki Antediluvianlar toplanır ve konu görüşülüp oylamaya sunulur. Çoğunluğun kararı ve Count'un onayı ile karar yürürlüğe girer ve 24 saat içerisinde uygulamaya konulur.
Lonca içindeki aksaklıklar, tartışmalar, loncanın ve şehrin geleceğiyle ilgili seçimler kişisel kararlarla değil, bu sistem ile sonuçlandırılır ve yürürlüğe girer.

Üye Alımı:
-Vampires loncasına alınacak üyeler öncelikle Akademia loncasına girecektir.Bu loncada savaş,role play gibi gerekli konularda alacağı eğitimlerden sonra yapılacak sınavı geçmelidir. Bunu başaran Akademia üyesi Antediluvianların oylamasıyla değerlendirilir. Olumlu bir karar çıkarsa Count’un onayına sunulur. Onun onayı ile aday Vampires bünyesine alınır.
-Alınmasına karar verilen aday bir ayin ile vampirleştirilir ve bağlılık yemini eder. O zamana kadarki geçmişini unutur ve önünde yeni bir sayfa açar.


  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
En popüler 5 etiket
Bu Konunun Etiketleri
vampir, vampir resimleri, vampires, vampirler, vanpir resimleri,
Vampires (Vampirler) - Vampir Resimleri Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Theatres des Vampires (Theatres des Vampires Hakkında) king nothing Yabancı Rock 3 24-01-2009 03:14
My Chemical Romance - Vampires Will Never Hurt You RoSSoRoSe Yabancı Şarkı Sözleri 0 14-05-2008 09:51
Sevginin Temsili Çiçek Resimleri - Çiçek Resimleri -4- [Arşiv] Hi-LaL Doğadan Manzaralar 2503 06-04-2008 11:29
Sevginin Temsili Çiçek Resimleri - Çiçek Resimleri -3- [Arşiv] arwen Doğadan Manzaralar 1558 19-06-2007 20:14
Sevginin Temsili Çiçek Resimleri - Çiçek Resimleri -2- [Arşiv] BARIŞ Doğadan Manzaralar 1495 31-03-2007 15:04