Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Kıbrıs Adası (Kıbrıs Adası Hakkında)

Bu konu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti forumunda ThinkerBeLL tarafından 10 Nisan 2009 (02:56) tarihinde açılmıştır.
15606 kez görüntülenmiş, 2 cevap yazılmış ve son mesaj 16 Ocak 2010 (11:30) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 10 Nisan 2009, 02:56

Kıbrıs Adası (Kıbrıs Adası Hakkında)

#1 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar
Kıbrıs Adası
MsXLabs.org & Vikipedi, özgür ansiklopedi

Kıbrıs Adası
Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  800px-Un-cyprus.jpg
Gösterim: 1
Boyutu:  40.0 KB
Bölge: Güneybatı Asya
Denizi: Akdeniz
İklimi: Akdeniz iklimi
Yüz ölçümü: 9.251 km
²
Yönetim
  • Ülkesi: Kıbrıs Cumhuriyeti
    • Büyük Şehri: Lefkoşa (309,500)
  • Ülkesi: Kuzey Kıbrıs
    • Büyük Şehri: Lefkoşa (84,893)
Demografi
  • Nüfusu: 784.301
  • Nüfus yoğunluğu: 90 kişi/km2
Etnik Gruplar:
  • Kıbrıslı Türkler - %18
  • Kıbrıslı Rumlar - %77
Kıbrıs (Yunanca: Κύπρος, Kıpros) Güneybatı Asya'da bulunan ve Akdeniz'in üçüncü büyük adasıdır. Kuzeyinde 65 km mesafe ile Türkiye, doğusunda 112 km mesafe ile Suriye, 267 km ile İsrail, 162 km ile Lübnan; güneyinde 418 km ile Mısır; kuzey batısında ise 965 km ile Yunanistan yer almaktadır.
Kıbrıs, Akdeniz'in Sicilya ve Sardinya'dan sonra üçüncü büyük adasıdır. Kıbrıs adası 30.33 ve 35.41 enlemleri ve 32.23 ve 34.55 boylamları arasında yer almaktadır.
Ekilebilen % 45'lik verimli arazinin % 20'si sulanmaktadır.

Nüfus Dağılımı
Nüfusun yaklaşık, %78'i Rum, %22'si Türk'tür. Adada çok az nüfusla İngiliz, Ermeni ve Maruni toplulukları da bulunmaktadır. En büyük şehri Lefkoşa'dır.

Bitki Örtüsü (Flora)
Turunçgiller, zeytingillerin yanı sıra, makilik ve bodur ağaçlar Kıbrıs'ın genel bitki örtüsünü oluşturur.
Yaygın orman tipi ağaç türleri çam, servi, meşe ve sonradan adada yetiştirilen okaliptüstür. Kıbrıs'ta 150'ye yakın değişik türde Gramineae out dahil, doğal olarak yetişen tahmini 1900 çeşit çiçekli bitki bulunmaktadır. Dünyada bilinen orkide türlerinden 30 kadarı Kıbrıs'ta yaşamaktadır.


Fauna
Kıbrıs gerek adada yaşayan, gerekse kıtalar arasında göç eden hayvanları barındırması nedeniyle zengin hayvan türüne sahip bir adadır. Kuzey Kıbrıs coğrafik konumu nedeniyle Afrika ve Doğu Avrupa arasında kuşların konaklama ve yumurtlama merkezidir. Adada bulunan 350 türden 7 türü endemiktir. Ayrıca 26 farklı çeşit sürüngen ve amfibyum da yaşamaktadır.
Kıbrıs'ın eşsiz sahilleri ayrıca Akdeniz'de nesli tükenmekte olan caretta caretta ve chelonia mydas kaplumbağaları için uygun yumurtlama merkezleridir.
Karpaz Milli Parkı'nda 250 civarında özgürce yaşayan yabani eşek bulunmaktadır.


Tarih

Tarih Öncesi Çağlar
Kıbrıs'a insanların yerleşiminin MÖ 10000 yıllarını bulduğu tahmin edilmektedir. Adanın güneyinde yapılan arkeolojik kazılar neticesinde ilk insan yerleşimcilerinin MÖ 9000 yıllarında bazı yapılar bıraktıkları görülmüş ve Cilalı Taş Devri döneminde buralara yerleştikleri anlaşılmıştır. Ayrıca ilk yerleşimcilerin Anadolu'dan gelmeye başladıkları, MÖ 7000 tarihlerinde de Filistin, Lübnan ve Suriye üzerinden de insanların buraya geldikleri tahmin edilmektedir. Kıbrıs'a Anadolu üzerinden gelen kişiler kıyı bölgelerinde toplu yerleşim bölgeleri kurmuşlardır. İlk yerleşimcilerin Anadolu üzerinden gelen insanlar olduğu tezi ise, bazı tarihi yerleşim bölgelerindeki eserlerin birbirlerine benzemesinden dolayı iddia edilmektedir.
Kıbrıs'ın Tunç Çağı'na geçiş döneminde ile birlikte yaşam biçimleri değişmiş ve insan toplulukları dağların etekleri ile ovalara yerleşmeye başlamıştır. MÖ 6000 ve daha sonra adaya gelen insan toplulukları çanak, çömlek, desti, bardak gibi kilden kaplar yapabilme sanatını buraya getirmişlerdir. Bu dönemde Kıbrıs halkları çanak ve çömlekçilikte kendilerine has stiller ve tasarımlar üretmeye başarmıştır. Bu zamana ait ortaya çıkarılan iki yerleşim biriminden biri Kuzey sahilinde Girne'nin 10 kilometre doğusunda kalan "Vrisi" harabeleri, diğeri de Limasol ve Lefkoşa arasında kalmış bulunan "Kirokitia" denilen harabelerdir.
Kıbrıs'ta MÖ 3000 yıllarında bakır madeninin çıkarılması ile birlikte insanlar bu madeni işlemeyi öğrenerek günlük hayatda kullanılabilecek aletler yapmaya başlamış ve Mısır, Suriye, Filistin üzerinden Mezopotamya halklarının adaya gelmeye başlaması ile birlikte ticari yaşamda faal duruma geçmiştir. Bu dönemin yerleşim izleri Lapta'da görülmüş ve Pigades Tapınağı, Tumba Tu Skuru Mezarları, Karmi Tunç Çağı Mezarlığı, Enkomi Tapınağı bu devrin en önemli yapıtlarından birkaçıdır. Ayrıca Mağusa'nın kuzey doğusunda kalan "Enkomi" kalıntıları bu çağda gelişen ticaretin merkez şehirlerinden biri olmuştur.
Demir Çağı'ndaki aletlerin ve eserlerin çoğu Anadolu kaynaklıdır. Milattan önceki dönemin en zor şart bu dönemde yaşanmıştır. Geliştirilen ve öğrenilen yazı türlerinin çoğu unutulmaya başladığı tahmin edilir. Bunlara rağmen adaya yeni yelen insanlarla kültürel etkileşim devam etmiştir. Salamis ve Soli gibi yeni yerleşim bölgeleri kurulmuştur.
Bu tarihi dönemlerde bulunan taş tabak ve kaplar, pişmiş toprak kaplar, küçük toprak'tan yapılmış heykeller, İdollar, altın ve gümüş takılar, balta ve silahlar, tunç, demir’den yapılmış ok, bıçak, mızrak gibi arkeolojik kazılarla bulunmuş eserler dünya üzerinde çeşitli birçok müzede sergilenmektedir.

Eski Çağ'dan Osmanlı'ya
Kıbrıshalkları MÖ 1500 yıllarına kadar bağımsız yapılı mahalli idare şeklinde yaşamaktaydı. Mısır ile yapılan ekonomik ve siyasi ilişkiler sonucunda MÖ 1500 - 1450 yılların kesin olarak III. Tutmosis döneminde Mısır İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi. MÖ 1320'ye kadar Hititler ve Mısırlıların mücadelelerine sahne olduktan sonra Hititler MÖ 1200'li yıllara kadar Kıbrıs'ı kendi idaresi altında tutmuştur. Bu dönemde Hitit uygarlığı adayı sürgün alanı ve bakır ihtiyaçlarını karşılamak için kullandı.
Hitit uygarlığı'ndan sonra Mısır Firavunu III. Ramses döneminde yeniden Mısır hakimiyeti altına girdi. Bu dönemde Dor istilası sebebiyle Ege Denizi'ndeki adalardan ve Anadolu'dan gelen bir kısım halklar Kıbrıs Adası'nda koloni yapılanmasına girdi. MÖ 1000 senelerinde ise bu kolonilerin birçoğunu elinde bulunduran Fenikeliler adanın tamamının hakimiyetine sahip oldular. Fenikeliler'in hakimiyeti MÖ 709'da Asurlular'ın Kıbrıs'ı ele geçirmesi ile son buldu. Bu tarihte Kıbrıs'ta bulunan koloni yönetimleri bir araya gelerek Asur hakimiyetini tanımış ve yaptıkları anlaşma ile vergi vermeye başlamışlardır.
Asur yönetimi MÖ 669'da sona erdikten sonra Kıbrıs, bir müddet bağımsız olarak varlığını sürdürdü. MÖ 570 tarihlerinde yeniden Mısır 26. hanedanının firavunu II. Amasis döneminde Mısır hakimiyetine girdi. Bu dönemde Mısırlıların etkisi kıyafet ve çömlekçilikte görülmüştür. Ahameniş Pers Kralı II. Kambises MÖ 525'de Mısır'ı ele geçirince Kıbrıs da Pers hakimiyetine girmiş oldu. Asur ve Mısırlılar dönemlerinde de olduğu gibi Kıbrıs koloni yönetimleri vergi vermeye devam etmiştir. Ağır vergiler yüzünden birçok kez koloni (veya krallık) yönetimleri ayaklanmıştır. Makedonyalı Büyük İskender'in MÖ 333'te Perslere karşı kazandığı İssus Savaşı'ndan sonra Kıbrıs'ta, Antik Yunanistan hakimiyeti başlamış ve Büyük İskender krallıklara kuşatma sırasında yardımcı oldukları için özerklik tanımıştır.

MÖ 323 yılında Babil'de İskender'in ölmesi ile birlikte Makedonya İmparatorluğu parçalanmış ve sonucunda onun ardıllarından olan Ptolemy Hanedanlığı'nın egemenliğine girmişti. Pitolemeler döneminde Kıbrıs, yarı bağımsız bir statüsüyle Mısır'a bağlandı. M.Ö. 58'e doğru Roma Cumhuriyeti'nin Küçük Cato tarafından fethedilerek Provincia Cyprus oldu. Kleopatra ve Antonius Kıbrıs'ı elde ettiyse de Aktium Deniz Savaşı (MÖ 31)nda yenilince MÖ 30'da tekrar Roma Cumhuriyetinin hakimiyetine girdi. MÖ 22'de itibaren Roma İmparatorluğunun Senatolu eyaleti oldu.
MS 394 yılında imparatorluğun parçalanması sonucunda Bizans İmparatorluğu'nun Fenike, Filistin, Suriye ve Klikya'ya bağlı bir ili haline getirildi. Bizans hakimiyeti ile Kıbrıs Adası'nda büyük değişiklikler meydana gelmiş, Hıristiyanlığın doğuşunda bu dini ilk kabul eden Roma vilâyetlerinden biri olmuş ve Kıbrıs Ortodoks Kilisesi kurulmuştur. Kilise, İmparator Zeno'nun döneminde bağımsız statüye kavuşmuştu. Hristiyanlık'ın etkisi ile şehirlerinde önemli yapılar meydana getirilmiş ve Salamis şehrinin adı Constantia olarak değiştirilmiştir.
Üçüncü Haçlı Seferleri sırasında İngiltere Kralı I. Richard tarafından 1191 yılında Kıbrıs'ın alınmasından sonra Kıbrıs halkının bu yönetimi beğenmedikleri nedeniyle ayaklanmaları üzerine ada Tapınak Şövalyeleri'ne satıldı. Bu yönetimden de memnun olmayan Kıbrıs halkları 1192 tarihinde Beşparmak Dağları'nda isyan etmeleriyle ada üzerinde daha fazla kalamayacaklarını düşünen Tapınak Şövalyeleri, adayı I. Richard'a geri verdi. I. Richard'ta Kudüs Kralı Guy de Lusignan'ı Kıbrıs Krallığı'na getirdi. Lüzinyanlı Guy, Filistin'den getirdiği adamları ile Lüzinyan hanedanlığını kurarak yaklaşık 300 yıl Kıbrıs'ın bu hanedanlık tarafından yönetilmesini sağladı. Kıbrıs Krallığı 14. yüzyılda Cenevizli tüccarların eline geçti. 1426 yılında Memlüklüler adayı kendilerine bağladılar. 1489'da da son kraliçe Caterina Cornaro'nun adayı Venediklilere satmasıyla Kıbrıs Krallığı son buldu.
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 16 Ocak 2010, 11:24

Tarih Öncesi Kıbrıs Adası

#2 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Tarih Öncesi Kıbrıs Adası

Kıbrıs Adası’nda tarih öncesi dönemde insan yerleşiminin yaklaşık en erken M.Ö.10.000’de başladığı tahmin edilmektedir. Adada yaşayan avcı ve toplayıcı topluluklardan oluşan ilk yerleşimcilerin bıraktıkları izler ise en erken M.Ö. 9000 sonlarına tarihlenmekte ve adanın güney kıyılarında yer alan Aetokremnos ile batısında Akamas’da yapılan arkeolojik kazılarda adanın ilk insanlarının, Neolitik yani Yeni/Cilalı Taş Devri’nde (M.Ö. 8500–3900) buralarda yerleştikleri belirtilmektedir. İnsanlık tarihinde besin üretimi yanında ilk yerleşik toplumların kurulduğu bu dönemde adanın ilk yerleşimcilerini oluşturan insanların Anadolu’nun güneyinden geldiği ve bunlara M.Ö. 7000–6500 yıllarında Suriye ve Filistin’den adaya göç edenlerin katıldığı Kıbrıs ile ilgili bilgilerde yer almaktadır. Adanın ilk yerleşimcilerinin Anadolu’dan olduğunu güçlendiren ise adanın kuzeyinde ve Karpaz bölgesinde yapılan kazılarda elde edilen pişmiş toprak kaplar gibi objelerin Anadolu’da Hacılar ve Çatalhöyük Neolitik devir yerleşim yerlerinde elde edilen objelerle benzerlik göstermesidir.

Kıbrıs’ta yaşam Bronz Çağı’na geçiş döneminde değişmeye başlamış ve Büyük Mesarya (Mesaoria) Ova ve dağların eteklerinde yeni bir yaşam başlamıştır. Vounous (Vuni)’de yapılan kazılarda Bronz Çağı’na ait bir kaya mezarında bulunan eserler, kırmızı cilalı gaga ağızlı Kıbrıs toprak çanak çömlekleri şekil ve tasarımda kendine özgü bir stil yarattığını gösterir. Anadolu’dan gelen ve bir Asya-Avrupa ırkı olarak adlandırılan Armenoid ırkına ait insanlara ait ve M.Ö. 2200-1200’lere tarihlenen mezarlarda çıkan buluntularda toprağın gücünü simgeleyen yılan tutan Boğa maskeli bereket figürleri ile diz çökmüş ve göğüsleri hizasında kollarını kavuşturmuş tanrıçaların bereketliliğini gösteren küçük figürler ortaya çıkmıştır.

Önceleri sakin bir yaşamın hâkim olduğu Kıbrıs Adası, M.Ö. 3000’lerde Bakır yataklarının keşfedilmesi ve insanların bu madeni yaşamlarının her alanında kullanacakları aletler için kullanmasıyla yeni bir döneme girmiş ve adaya yakın bölgelerden Mısır, Suriye ve Filistin’den insanlar gelip yerleşmiş ve bakıra dayalı bir üretim ve ticaret hayatı gelişmiştir. Bakır ile birlikte adanın doğal zenginlikleri Akdeniz bölgesinde yaşayan insanların bu adaya ilgisini arttırmış ve bu durum da aynı zamanda Kıbrıs Adası’nın ve Kıbrıslıların binlerce yıl sürekli olarak değişik devletlerin egemenliği altında sürecek yaşam serüvenlerini de başlatmıştır. Örneğin Bronz Çağı döneminde Kıbrıs’a Girit’ten Minoslu (Minoan) tüccarlar gelmeye başlamış ve bu ticaret ilişkisi adaya Minos uygarlığının etkilerini getirmiştir. Minoslu tüccarlar ada halkı ile yaptıkları ticarette kullanmak üzere bir alfabe geliştirmiş ancak bu yazı bugün hala çözülememiştir.

Rapor Et
Eski 16 Ocak 2010, 11:30

Kıbrıs Adası'nın Kısa Tarihi

#3 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Kıbrıs Adası'nın Kısa Tarihi

Eski adı Alasya olan Kıbrıs’a Mısır firavunları, Asurlular, Persler hakim olmuş Yunanlılar ticari üsler kurmuşlardır MÖ 4. yy.da Perslerden Makedonyalı İskender'e sonra da Roma hakimiyetine geçen Kıbrıs 395 yılında Doğu Roma (Byzans)’nın payına düşmüştür. Yedinci asırda İslam Emevi Halifesi Muaviye, adayı ele geçirmiş olmasına rağmen Bizanslılar geri almayı başarmıştır.
III. Haçlı Seferinde İngiliz Kralı Aslan Yürekli Richard Byzans Valisini adadan kovarak Fransız Lusignan hanedanını yönetime getirdi (1191). Böylece Katolik yönetim kurulmuş oldu. Bu dönemde Kıbrıs Mısır Türk Memluklu Sultanlığına bağlandı (1250-1517). 15. yy.da Venedikliler adayı işgal ederek sömürgeleştirdiler.

Yavuz Sultan Selim'in 1517’de Mısır'ı alarak Doğu Akdeniz'‘i ele geçirmesiyle Kıbrıs, İstanbul-Mısır yolunun güvenliğini tehlkeye düşüren bir konuma geldi. Venedikliler Osmanlılara vergi ödeyeceklerini bildirmelerine rağmen Kıbrıs'ta üslenen korsanlar Türk gemilerine saldırmaktaydılar. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa'nın karşı çıkmasına rağmen, Padişah II. Selim, Şeyülislam Ebusuud Efendi, Piyale Paşa ve Lala Mustafa Paşa adanın fethine karar verdiler. 1571'de Lala Mustafa Paşa komutasındaki donanma Kıbrıs’ı ele geçirdi. Anadolu’dan binlerce Türkmen Kıbrıs’a yerleştirildi. Venediklilerin Ortadoks Rum halka yaptıkları kötü muameleye ve mezhep baskısına son verildi. Kıbrıs Osmanlı devletinin bir İli (Sancak) durumuna getirildi.

Osmanlı devleti ile Rusya arasında savaş çıkması üzerine 1878'de İngiltere Osmanlılardan yana tavır koyacağını ileri sürerek hukuken Osmanlılara kalmak kaydıyla adanın kendisine verilmesini istedi. Anlaşmaya göre Kıbrıs Osmanlı devletinin hukuki bir parçası olacak, İstanbul’a vergisini ödeyecek, fakat İngiltere tarafından yönetilecekti. Bunun sonunda İngiltere Berlin antlaşması’nda Türkiye'yi destekleyecekti. Ruslar işgal ettikleri Kars ve Artvin’i Türkiye'ye geri verdikleri zaman Kıbrıs’ın yönetimi yeniden Osmanlılara bırakılacaktı. Ancak 1914 yılında Osmanlı Devleti İngiltere’ye karşı Almanya ile birlikte savaşa girince İngiltere Osmanlılarla yaptığı antlaşmayı tanımadığını ileri sürerek Kıbrıs'ı sömürgeleri arasına kattı. İngilizler Kıbrıs’taki Türk vakıf arazisine ve gayri menkullerine el koyarak Türkleri yoksullaştırma ve adadan göç etmeye zorladı. Bunun sonucu Türklerin mülkiyetindeki topraklar azalmış oldu. 1878 sonrası on binlerce Türk, Kıbrıs'tan ayrılarak Türkiye ve İngiltere’ye göç edince adadaki Türkler azınlığa düşmüş oldular. Kurtuluş Savaşı sonrası yapılan Lozan Antlaşması'nda Kıbrıs konusu gündeme getirilmemiştir.

Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.231 saniyede (77.01% PHP - 22.99% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 18:17
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi