| | #1 (mesaj-linki) | |
| Artemis Tapınağı
x | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Artemis Tapınağı Artemis Tapınağı, (Yunanca: Artemision; Latince: Artemisium) aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis'e ithaf edilmiş tapınak Efes'te M.Ö. 550 yıllarında tamamlanmıştır. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan geriye bugün sadece bir iki mermer parçası kalmıştır. Tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından başlatılmış 120 senelik bir projenin eseridir. Dünya'nın yedi harikasını derleyen Sidon'lu Antipader tapınağı şöyle tarif etmiştir. Mağrur Babil'in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus'daki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm ve Güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos'un engin mezarını; ama Artemis'in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki "İşte! Olimpus'un dışında, Güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı. (Antipater, Yunan Antolojisi [IX.58]) Bizanslı Philon ise tapınak için şunları yazmıştır: Kadim Babillilerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus'in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı. Artemiis tapınağının 16. yüzyılda yapılmış renkli bir çizim Efesli Artemis Artemis, Ay tanrıçası olarak Titan Selene'in yerini alan Apollon'un kardeşi bakire avcı Yunan tanrıçasıdır. Efesli Artemis ise oldukça farklıdır. Efesli Artemis'in (Efesya) bir Anadolu tanrıçası olan Kibele'nin bir kültü olduğu sanılmaktadır. Anadolu'nun ana tanrıçası Kibele'nin Efes'e nasıl geldiği ve orada Artemis adıyla kültünün nasıl başladığı bilinmemekle beraber Kibele'nin çeşitli evreler geçirerek Artemis haline geldiği kabul ediliyor. Yunan tanrılarının aksine daha çok yakındoğu ve Mısır tanrıları gibi vücudu, altından ayaklarının çıktığı ve bacaklara doğru gittikçe incelen, sütun benzeri bir bölümle kaplıdır. Çok göğüslü Tanrıça (37 adet) Efes'te basılmış paraların üzerinde başında Kibele'nin bir özelliği olan duvar gibi bir taç ile resmedilmiştir. Paraların üzerindeki resminde, kolları birbirine geçmiş yılan ya da Ouroboros yığınlarından oluşan bir asaya dayalı durmaktadır. Aynı Kibele gibi Efes'teki tanrıçaya da megabyzae adı verilen hierodüller ve kore'ler hizmet etmekteydi. Ayrıca Bennett'in bahsettiği muhtemelen millatan önce üçüncü yüzyıldan kalma bir adak yazıtı Efesli Artemis'i Girit ile ilişkilendirmektedir: "To the Healer of diseases, to Apollo, Giver of Light to mortals, Eutyches has set up in votive offering (a statue of) the Cretan Lady of Ephesus, the Light-Bearer." Yunanlar'ın birleştirme adetleri, tüm yabancı tanrıları kendi anlayabilecekleri bir şekilde Olimpus panteonunun bir biçimi halinde asimile etmiştir. Efes'te İyonyalı yerleşimcilerin "Efes'in Hanımı" için yaptıkları Artemis özdeleştirmesinin cılız olduğu çok açıktır. Tarihçe Efes'teki kutsal alan Atremisium'dan çok daha eskidir. Pausanias, Artemis ibadet yerinin İyon göçünden çok eski olduğunu hatta Didyma'daki muğlak Apollo tapınağından bile eski olduğunu kesin bir ifade ile belirtmiştir. Söylediğine göre İyonya öncesi şehirliler Lidyalılar ve Lelegeslerden oluşmaktadır. Tapınak M.Ö. 550 yılları civarında Giritli mimar Chersiphron ve oğlu Metagenes tarafından tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Bu inşaat Lidya'nın zengin kralı Kroisos tarafından finanse edilmiştir. Yaşlı Pliny'ye göre inşaat yeri olarak bataksal alanın seçilmesinin sebebi gelecekteki depremlere önlem amacı taşımaktadır. Tapınak pek çoğu Artemis'e çeşitli mallar ve mücevherlerle hürmet eden tüccarlar, krallar, turistler ve tapanlar tarafından ziyaret edilen bir yer haline geldi. Hem Herakles hem de Dionysus tarafından bahsedilen bir mite göre orada sığınan Amazonlar ile ilişkilendirilen bir gelenek sonucu tapınak aynı zamanda çok saygı gören bir sığınaktı da. Efes'teki Artemis Tapınağı M.Ö. 356 yılının 21 Temmuz'unda Herostratus adında birinin kundaklaması sonucunda yıkıldı. Hikayeye göre Herostratus'un güdüsü, her şeye rağmen ünlü olmaktı. Dolayısı ile "herostratik ün" terimi buradan gelir. "Bu muhteşem güzellikteki yapının yok olması pahasına ismi tüm dünya tarafından duyulabilsin diye Efesli Diana'nın tapınağını yakmayı planlayan bir adam bulundu." Çok öfkelenen Efesliler Herostratus'un adının hiçbir zaman kaydedilmeyeceğini duyurdular. Daha sonra Strabo ismi not etti. Bu yüzden nasıl olduğunu bugün bilebiliyoruz. Aynı gece Büyük İskender doğdu. Plutarch Tanrıça Artemis'in Büyük İskender'in doğumu ile çok meşgul olduğu için tapınağını kurtaramadığını söylemiştir. Daha sonraları İskender tapınağın yapılması için para ve yardım önerdi fakat Efesliler kabul etmedi. Nihayetinde tapınak İskender'in ölümünden sonra MÖ 323 yılında restore edildi. Bu yeniden inşa ise 263 yılında İmparator Gallienus zamanında Gotlar'ın bir akını sırasında yıkıldı. "Respa, Veduc and Thuruar, Gotlar'ın liderleri, gemiye bindiler Hellespont boğazını geçtiler. Orada çok nüfuslu birçok şehri yok ettiler ve Efes'te Diana'nın ünlü tapınağını ateşe verdiler." diye rapor etti Getica'dan Jordanes (xx.107). Daha sonra Roma İmparatoru Konstantin şehri yeniden yaptırdıysa da Hristiyan oldukları için tapınak tekrar inşa edilmedi. Geçen 200 senede Efeslilerin çoğu Hristiyanlığa geçti ve tapınak dinsel çekiciliğini kaybetti. Kalıntılarının çoğu Hristiyanlar tarafından parçalanarak başka yapıların inşasında kullanıldı. British Museum'un sponsorluğunda John Turtle Wood 1863'te tapınağı araştırmaya başladı. 1869'da 6 metre derinlikte, çamurların içinde tapınağın temellerini buldu. Bulduğu heykelleri ve bazı kalıntıları British Museum'a götürdü. Tapınaktan çıkarılan yapılar ve heykeller orada görülebilir. Bugün bataklık halinde olan Tapınağın asıl yerinde ise tek bir sütun haricinde hiçbir şey bulunmamaktadır. 1904'de yine aynı müzeden D.G. Hograth'ın liderliğindeki bir ekip kazılara devam ettiler ve sitede birbirinin üzerine inşa edilen 5 tapınak olduğunu keşfettiler. Mimari ve sanat Tapınağın üç evreden oluştuğu sanılmaktadır. A evresi Artemisium olarak adlandırılan tapınaktan önce orada yaklaşık MÖ 7. yüzyılda yapılmış bir sunaktır. B evresi daha sonra bunun üzerine yapılmış olan tapınak, C evresi ise yangından sonra yapılan restorasyondur. Tapınağın içi ve içindeki sanat hakkındaki tanımlamaların ve hemen hepsi tarihçi Plynus'un anlattıklarına dayanmaktadır. Pliny tapınağı 115 metre uzunluğunda ve 55 metre eninde neredeyse tamamen mermerden olarak tanımlamıştır. Tapınak her biri 18 metre olan 127 İyonik stilde kolondan oluşmaktadır. Artemis Tapınağı içinde birçok sanat eseri vardı. Ünlü Yunan heykeltıraşlar Polyclitus, Pheidias, Cresilas, ve Phradmon tarafından yapılmış heykellerle, tablolarla ve altın ve gümüşle bezenmiş kolonlarla donatılmıştı. Sanatçılar en güzel heykeli yaratmak için birbirleri ile yarışırlardı. Bu heykellerin büyük bir çoğunluğu Efes şehrini kurduğu söylenen Amazonlar'ın heykelleridir. Pliny ayrıca, Mausolos'un mozolesi üzerinde de çalışan Scopas'ın tapınağın kolonlarındaki kabartmaları oyduğunu söyler. Atinalı Athenagoras, Efes'teki baş Artemis heykelinin yaratıcısı olarak Daedalus'un öğrencisi Endoeus 'un ismini vermiştir. Kült ve tesir Artemis Tapınağı [trakyanın]'nun ekonomik olarak güçlü bir bölgesinde yer almaktaydı ve tüccarlar ve Anadolu'nun her yerinden yolcular tarafından ziyaret edilmekteydi. Tapınak birçok inanıştan etkilenmiştir ve birçok farklı dinden insan için bir inanç sembolü olmuştur. Efesliler Kibele'ye taparlardı ve inançlarının büyük bir kısmını Artemis'e de dahil ettiler. Artemis Kibele, Romalı karşıtı Diana'dan çok farklı bir şekil aldı. Artemis kültü uzak diyarlardan binlerce tapanı çekti. Hepsi bu yerde bir araya gelip ona taparlardı. Bugün Artemis Tapınağı'nın yerinde yıkılmış kolonlardan oluşturulmuş bir sütun haricinde hiçbir şey yoktur. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) |
| Artemis Tapınağı hakkında bilgi Efeslilerin ilk yerleşimlerinin bu tapınağın olduğu yerde bulunduğu bilinmektedir. Daha sonra bir depremle yıkılması üzerine Roma İmparatorluğu’nun yardımı ile Efesliler tapınağı yeniden ve daha gösterişli bir biçimde inşa etmişlerdir. Dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilen Efes Artemis Tapınağı’nın bugün sadece temel kalıntıları bulunmaktadır. Selçuk’tan Kuşadası yoluna girişte sağda bu görkemli tapınağın kalıntıları görülür. Bakir doğa tanrıçası Artemis inancının köken itibari ile bir Anadolu inanışı olduğu ve kaynağının Hititlerin ana tanrıçası Kibele‘ye dayandığı bilinmektedir. Efes’te bu iki ana tanrıça bolluk ve bereket timsali olarak anılmakta ve İlyada Destanları’nda da doğum yeri olarak eski Yunancada bıldırcın anlamına gelen “Ortyge” olduğu bilinmektedir. Ortyge’nin bugün Efes’te kurulduğu yer olan Bülbül Dağı olduğu kaynaklarda yer almaktadır. Artemis tapınağı 127 sütunlu olup cephedeki 36 sütunu kabartmalıdır. Tapınağın 125 metre uzunluğu, 65 metre genişliği ve 25 metre yüksekliği olabileceği düşünülmektedir. Tapınağın en eski kalıntılarının M. Ö. 6. yy’a kadar tarihlendiği, tapınağın ikinci kez yapılışında ölçülerin105 metre uzunluğu, 55 metre genişliğinin, 25 metre yükseklik ile 600 metrekarelik bir alana yayıldığı bilinmektedir. En son olarak M. S. 253 yılında Got’lar tarafından saldırıya uğrayan tapınak yıkılmış ve yağma edilmiştir. 1869 yılında ingiliz Wood tarafından bulunan Artemis Tapınağı’nda 1904’de yine ingiliz olan Hogart kazıları sürdürmüştür. Bugün Ören yerindeki kazılar Avusturalyalılar tarafından yapılmaktadır. Bizanslı Philon "Babil'in asma bahçelerini, Olimpos'taki Zeus Heykelini, Rodos Kolossusu'nu, yüksek piramitlerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus'in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümünün gölgede kaldığını hissettim." diye yazmıştı. Tanrıça Artemis adına ilk türbe M.Ö.800'lü yıllarda Efes'teki nehrin yakınındaki bataklık kıyıya yapılmıştı. Bazen Diana da denen Efes tanrıçası Artemis, Yunan Artemis'iyle aynı değildi. Yunan Artemis'i av tanrıçasıydı. Efes Artemis'i ise belinden omuzlarına kadar birçok göğüsle resmedildiği gibi verimlilik, bereket ve doğurganlık tanrıçasıydı. Bu eski tapınakta muhtemelen Jüpiterden düşen bir meteorit olduğu düşünülen kutsal birtaş vardı. Tapınak, sonraki yüzyıllarda birkaç kez tahrip olmuş ve yeniden inşaa edilmiştir. M.Ö.600'lerde Efes şehri büyük bir ticaret limanı haline geldi ve Chersiphron adlı bir mimar yüksek taş kolonları olan yeni ve büyük bir tapınak inşaa etti. Lidya kralı Croesus, M.Ö.550'de Efes'i ve Anadolu'daki diğer Yunan şehirlerini fethetti. Bu savaş sırasında mabet tahrip oldu. Croesus, mimar Theodorus'a daha öncekilerin hepsini gölgede bırakan yeni bir mabet yaptırdı. Yeni tapınak öncekinin 4 katı büyüklükte 90 metre yükseklikte ve 45 metre genişlikteydi. Masif bir çatı, yüzden fazla taş sütunla destekleniyordu M.Ö. 356'da Herostratus adlı biri tarafından çıkarılan bir yangında yanarak tahrip oldu. Bundan kısa bir süre sonra o günün en ünlü heykeltraşı olan Scopas'lı Paros tarafından yeni bir mabet yapıldı. Romalı tarihçi Pliny'ye göre yeni tapınak, 130 metre uzunlukta ve 68 metre genişlikteydi. Tavanı, yükseklikleri 18 metre olan 127 adet sütun destekliyordu. İnşaat 120 yıl sürmüştü. Büyük İskender M.Ö.333'de Efes'e geldiğinde tapınağın inşaası hala devam ediyordu. Bu yeni tapınak, Yunan tapınakları içinde o güne kadar yapılan en büyük yapı idi. Tapınağın başka bir özelliği de tamamen mermerden yapılmış olmasıydı. M.S. 57'de St. Paul hristiyanlığı yaymak için Efes'e geldi. O kadar başarılı oldu ki bundan, şehrin demircisi ve tapınaktaki heykellerin sahiplerinden birisi olan Demetrius büyük bir korkuya kapıldı. Çünkü Demetrius tapınaktaki heykellerin bir kısmının sahibiydi ve her yıl tapınağa hacca gelenlerden iyi bir geliri vardı ve insanların dinini değiştirmesi demek onun geçimini kaybetmesi anlamına geliyordu. Birlikte ticaret yaptığı diğer kişileri de yanına alan Demetrius heyecan verici ve "Yaşasın Efesliler'in Artemisi" diye biten bir söylev yaptı ve halkı galeyana getirdi. Hemen sonra St. Paul'un yardımcılarından ikisini tutukladılar. Bunu bir isyan takip etti. Sonuçta St. Paul, tutuklanan yardımcılarıyla şehri terketti ve Makedonya'ya geri döndü. 262'de Gotların bir akını sırasında büyük Artemis tapınağı yakılıp yıkıldı. Bir yüzyıl sonra Roma İmparatoru Constantine şehri yeniden inşaa ettirdi. Fakat hristiyan olduğu için tapınağı restore ettirmedi.Constantin'in çabalarına rağmen Efes eski günlerine dönemedi. Çünkü gemilerin demirlediği liman yokolmuştu. Nehrin taşıdığı alüvyonlar tarafından deniz şehirden uzaklaşmıştı. Zamanla şehir sakinleri kenti terkettiler. Mabetin kalıntıları başka yapıların ve heykellerin yapılmasında kullanıldı. British Museum'dan John Turtle Wood 1863'de tapınağı araştırmaya başladı. 1869'da 6 metre derinlikte, çamurların içinde tapınağın temellerini buldu. Bulduğu heykelleri ve bazı kalıntıları British Museum'a götürdü. 1904'de yine aynı müzeden D.G. Hograth'ın liderliğindeki bir ekip kazılara devam ettiler ve sitede birbirinin üzerine inşaa edilen 5 tapınak olduğunu keşfettiler. Bugün gelen ziyaretçilere tapınağın yerini belli etmek için, bataklık halinde olan bölgeye sadece bir tek sütun dikilmiştir. Kollarını iki yana açmış, dimdik duran bir tanrıçanın Yunan üslubuna yabancı bir tarzda betimlendiği ünlü Artemis heykelinin kopyaları günümüze kadar gelmiştir. | |
|
![]() |
| Etiketler |
| artemis, dünyanın, harikası, tapınağı | artemis, artemis tapinagi, artemis tapinagi kacyilinda yapildi, dunyanin 7 harikasinin ozellikleri, |
Dünyanın Yedi Harikası: Artemis Tapınağı Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Dünyanın Yeni Yedi Harikası: Tac Mahal | Blue Blood | Mimari Eserler | 5 | 16-01-2010 12:01 |
| Dünyanın Yedi Harikası - Genel Bilgi | Blue Blood | Mimarlık | 17 | 21-03-2009 11:01 |
| Dünyanın Yedi Harikası: Rodos Heykeli | Blue Blood | Mimari Eserler | 1 | 25-04-2007 19:39 |
| Dünyanın Yedi Harikası: İskenderiye Feneri | Blue Blood | Mimari Eserler | 1 | 11-04-2007 11:02 |
| Dünyanın Yedi Harikası: Zeus Heykeli | Blue Blood | Mimari Eserler | 0 | 09-04-2007 21:48 |