Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Aztek Mitolojisi

Bu konu Mitoloji forumunda Blue Blood tarafından 30 Kasım 2006 (22:49) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
9307 kez görüntülenmiş, 1 cevap yazılmış ve son mesaj 1 Ekim 2007 (19:42) tarihinde gönderilmiştir.
  • Bu konuyu beğendiniz mi?   
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 30 Kasım 2006, 22:49

Aztek Mitolojisi kimdir, nereli, hayatı.

#1 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Aztek Mitolojisi
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Aztek mitolojisi veya Aztek dini, Meksika/Aztek uygarlığı tarafından Meksika Vadisi’nde 14. ve 16. yüzyıllar arasında geliştirilmiş bir dini inanç, mitoloji ve geleneksel bütündür. Politeistik yapıya sahip bu inanış, gerek kendisinden eski gerekse kendisiyle eş zamanlı olarak aynı coğrafi bölgede ortaya çıkmış inançlar, mitler, kültürel ve kozmik imgelerden yoğun oranda etkilenmiştir. Ayrıca Aztek dini çok önemli ve sıkı bir mistik karaktere sahiptir ve liturjik açından çok gelişmiştir. Seremoniler ve ritüeller büyük bir titizlikle, belirli takvimleri çok sıkı bir şekilde takip ederek gerçekleştirilir ve dinî olduğu kadar siyasî ve toplumsal açıdan da önem arz ederdi. Ayrıca uzun yıllar boyunca kurgu eserlerinde yer almış antik ritüellerde insan kurban edilmesi anlayışı da Aztek inancında yer etmiş, ritüellerde gerçekten insan kurban edilmiştir.

Tarih ve yaratılış
Paylaştıkları ortak dil sebebiyle Aztek kültürü genellikle Nahua olarak bilinen kültürel kompleks ile gruplandırılmıştır. Efsaneye göre, Texcoco Gölü civarındaki Anahuac vadisine, daha sonra Aztekleri oluşturacak olan çeşitli gruplar, kuzeyden gelmişlerdir. Vadinin yeri ve gölün mesafesi belirli olsa da, Azteklerin kökenine dair kesin pek bir şey bilinmemektedir.
Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  150px-Huitzilopochtli_1.jpg
Gösterim: 45
Boyutu:  8.5 KB
Huitzilopochtli betimlemesi.

Kökenlerine dair farklı kaynaklar ve düşünceler mevcuttur. Efsaneye göre Meksika/Aztek halkının ataları kuzeyde Aztlán olarak anılan bir yerden gelmiş, yedi nahuatlacalardan sonuncusu güneye doğru yolculuğu yapmış ve “Azteka” ismini almıştır. Diğer kaynaklar halkın kökenini Chicomostoc’a (“yedi mağranın yeri”) veya Tamonachan’a (tüm uygarlıkların efsanevi kökeni, çıkış yeri) dayandırırlar.
Meksika/Azteklerin tanrıları Huitzilopochtli tarafından yönlendirildiği söylenirdi. Göldeki bir adaya vardıklarına bir meyve dolu bir nopak kaktüsüne konmuş bir kartal görürler. Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı. Böylece Aztekler Tenochtitlan şehrini bu mevkiye kurmuş, bugünkü Mexico City’nin merkezinde bulunan, harika bir suni ada inşa etmiştirler.
Efsaneye göre, Meksikalılar Texcoco civarındaki Anahuac vadisine vardıklarında, diğer tüm halkların en az uygar olanı olarak görülmekteydiler; fakat Meksika/Aztek halkı öğrenmeyi tercih etti ve diğer halklardan, özellikle de antik Toltec’ten (ki Toltec uygarlığını bir parça daha eski bir uygarlık olan Teotihuacan ile karıştırmaktaydılar), alabildikleri kadar bilgi, gelenek ve kültürel öğe aldılar. Azteklere göre Toltec halkı tüm kültürün yaratıcısı olan halktı; “Toltecayotl” kültür sözcüğüyle eş anlamlıydı.
Aztekler birkaç farklı geleneği benimsedikleri ve kendi daha eski gelenekleriyle birleştirdikleri için, birkaç tane yaratılış efsanesine sahiptiler. Bunlardan bir tanesi bugünkü dünyadan önce yaşanmış ve hepsi felaketle sonlanmış dört çağ olduğunu belirtir. Buna göre bugün yaşadığımız çağ, Nahui-Ollin, beşinci çağ veya beşinci yaratılış yıkımdan güneşe dönüşmüş olan bir tanrının kurbanı ile kurtulmuştur. Bu efsane (mit) antik Teotihuacan şehri ile ilgilidir ki şehir Aztekler oraya vardığında zaten terk edilmiş ve yıkılmıştı. Bir başka mit dünyayı, Ometeotl’un çocukları ikiz tanrılar Tezcatlipoca ve Quetzalcoatl’ın yarattığını tarif eder. Tezcatlipoca dünyayı yaratırken ayağını kaybetmiştir ve bu sebeple bu tanrıların tüm betimlemelerinde o bir ayağı eksik ve kemiği ortaya çıkmış bir biçimde betimlenmiştir. Quetzalcoatl’a “Beyaz Tezcatlipoca” da denir.
Yaratılış ve evren modeli Aztek panteonu için büyük bir önem taşır; tanrıların (veya ilahi varlıkların) diziliği bu evren modeline göredir. Panteondaki bu ilahi varlıklar 13 kattan oluşan gök kubbede ve 9 kattan oluşan yer altı dünyasında (ahiret alemi) farklı yerlerde ortaya çıkar.

Panteon
Aztek mitolojisi, gerek arkeolojik bulgular gerekse yazılı belgelere göre, çok kalabalık bir panteona sahipti. Varlığın fark edilebilir her yüzünün ayrı bir kutsiyeti ve doğal olarak kutsal varlığı mevcuttu. Her ne kadar İspanyollar Azteklerin “teotl” olarak andıkları bu güç veya varlıkları sıklıkla “tanrı”, “aziz” veya “cin” diye çevirmiş olsa da bu tip tanımlamalar pek doğru değildir zira Aztek mitolojisinde bu terminolojininteolojik anlamların karşılığı yoktu. “Teotl” kutsal bir güçtü ve doğa olaylarında ve formlarında örneğin bir bitki veya yağmurda ortaya çıkabileceği gibi, -çoğunlukla mistik- belirli yerlerde (yani mekânlarda) ve diğer birçok mitolojide olduğu gibi fark yaratmış bireylerde de ortaya çıkabiliyordu. Bununla birlikte Aztek mitolojisinde de temeli yaratılış efsanesine dayanan daha temel bir ‘tanrılar’ dizisine rastlamak mümkündür denilebilir. İnanılan evren modeliyle sıkı sıkıya ilişkili olan bu dizilimde, kavramların farklı yönlerini temsil eden tanrılar evrenin de farklı noktalarında bulunur. vurguladığı çeşitli hiyerarşik veya
Aztek inanışında tanrılar insanlar tarafından gözle görülemezdi. Bununla birlikte Aztekler rüyalarında ve kehanetlerde tanrıları görebilirdi. Bunun dışında teixiptla olarak adlandırılan ve tanrıları temsilen kutlamalarda veya ritüellerde ortaya çıkan, tanrıları taklit eden, tanrıların içlerinde vücut bulduğu şeyler vardı – bunlar da Azteklerin tanrıları ‘görmesini’ sağlıyordu. Teixiptla, tanrıya veya olaya göre değişebilir, bir insan veya şekil verilmiş tahta veya taş oymalarda olabilirdi. Aztekler tanrılarını yoğun biçimde betimlemiştirler. Betimlemeler antromorfiktir; bir hayvan veya bir nesnenin formunu aldığında - örneğin kutsal köpek Xolotl veya bıçak tanrı Itztli - dahi tanrının çeşitli insani özellikleri bulunur, kollar, bacaklar veya yüz gibi.
Azteklerin baş tanrısı ve inandıkları en yüce tanrı Ometeotl idi. Her şeye kadir, her yerde var olan, evrenin yaratıcısı bu tanrı her şeyin ilk sebebiydi. Kendinde hem eril hem de dişil özellikler barındırmaktaydı ki onun bu tarafları birçok küçük tanrıyla birleşmiştir. Eril yön ateş ve güneş ile ilişkiliyken dişil yön bereket ve arz ile ilişkiliydi. Diğer birçok mitolojide de görülen, doğrudan eylemsiz fakat varlık açısından yüce baş tanrı kavramı, Aztek mitolojisindeki Ometeotl’da da kısmen görülebilir. Örneğin evrenin yaratılışının büyük kısmını çocukları gerçekleştirmiştir. Ometeotl Aztek panteonunda, cennetin 13. ve en yüksek katında yer alırdı. Ayrıca onun bu makamı bebeklerin ruhlarının dünyaya doğmak için indikleri yerdi.

Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  130px-Aztec_mask_050910_170205.jpg
Gösterim: 46
Boyutu:  7.0 KB
Aztek kalıntılarından: Xiuhtecuhtli maskesi

Aztek panteonundaki bir sonraki önemli tanrı olarak Tezcatlipoca zikredilebilir zira Azteklere göre ana yaratıcı güçtür. Baş büyücü olarak kabul edilen Tezcatlipoca birçok tanrıyla birlikte tanımlanmıştır; örneğin takvim ve bıçak tanrı Itztli ile.
Aztek panteonundaki bir diğer yaratıcı tanrı da antik ateş tanrısı ola Xiuhtecuhtli’dir. Xiuhtecuhtli Yeni Ateş seremonisindeki yaratıcı ve yeniden doğan tanrıdır ki bu ona, gerek dinî gerek toplumsal açıdan önem katar. Her 52 yılda bir, takvimin son buluşuyla yapılan bu seremonide bir esirin kalbi kurban edilir ve esirin göğsüne yakılan ateşle Xiuhtecuhtli tekrar doğardı.
Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  200px-Tlaloc,_Codex_Rios,_p.20r.JPG
Gösterim: 46
Boyutu:  11.3 KB
Tlaloc

Başka bir önemli tanrı ise, Aztek panteonunun antik tanrılarından olan, bereket vurgusunu da kavramsal olarak içeren yağmur tanrısı Tlaloc’dur. Aztek uygarlığında tarımın çok önemli olması sebebiyle, Tlaloc toprağa bereket getiren tanrı olarak çok önemliydi. Nitekim Tlaloc’un türbesi (kutsal saklama yeri, shrine) Templo Mayor’da Huitzilopochtli’ninkiyle birlikte bulunurdu. Diğer Aztek tanrılarında olduğu gibi Tlaloc da başka tanrılarla yakından ilişkilidir; bunlar rüzgâr tanrı Ehécatl, su tanrıçası Chalchiuhtlicue’dur. Ehécatl, tanrı Quetzalcoatl’ın suretlerindendir.
Aztek mitolojisinde ana tanrıçalar ve bereket tanrıçaları da bulunmaktaydı. Panteondaki en güçlü tanrıçalar teteoinnan olarak anılan ana tanrıçalardı. Cinsel güçler ve tutkularla ilgili Tlazolteotl ile aşk ve cinsel arzunun tanrıçası XochiquetzalXilonen, Centeotle ve Mayahuel’dir. bunlardandır. Bunların dışında önemli bereket tanrıçalarından bazıları;

Seremoni
Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  250px-Human_sacrifice_(Codex_Mendoza).jpg
Gösterim: 44
Boyutu:  63.0 KB
İnsan kurban edilişini gösteren bir betimleme, Mendoza Kodeks'inden

Aztek mitolojisi seremonileri açısından çok çarpıcıdır. Seremoniler çok sıkı bir göksel takvim baz alınarak yapılırdı ve dinî olduğu kadar sosyal öneme sahipti. Tüm seremoniler iki ritüel takvime göre yapılırdı; tonalpohualli (365 günlük takvim) ve 260 günlük bir başka takvim. Yörelere göre çeşitlilik gösteren seremoniler genelde üç devreye sahipti: hazırlık, kurban ve tanrıların beslenmesi. Hazırlık günlerinde oruç, çeşitli saflaştırma uygulamaları, şarkılar ve benzeri diğer kültürlerde de görülen dinî ve kutlamaya dayalı uygulamalar yer alırdı. Hazırlık devresini kurban devresi takip ederdi. Bu devrede kurban edilen insanlar genellikle ya esir ya kölelerdi. Seremoniden seremoniye kurban etme şekli değişiklik gösterebilirdi, nitekim Aztek seremonilerinde yakma, baş kesme gibi farklı kurban etme şekillerine rastlanır. Genellikle kurbanın kalbi çıkarılır ve tanrılara, beslenmeleri için, sunulurdu. Aztek inancında önemli bir yere sahip olan bu insan kurban etme imgesi, gerek edebi gerekse görsel kurgu eserlerinde fazlasıyla kullanılmıştır.
Aztek mitolojisi çok sıkı ve gelişmiş bir kozmogoniye dayanmaktaydı, evrenin dengesini korumaları gerekiyordu. İnsan kurban edilmesi sık sık evrenin dengesini korumak adına, Güneş’i veya bir başka tanrıyı yenilemek veya güçlendirmek amacıyla yapılırdı. İnsan kurban edilmesi Aztek mitolojisinde seremonilerde yer almasının yanı sıra efsanelerin ve genel inancından da önemli bir noktasını oluşturmaktaydı. Beşinci çağın yaratılmasında, Güneş’i desteklemek için büyük sayılarda insan kurban edilmesinin yanı sıra, tanrılar da kendilerini kurban etmişlerdi. Bu tip efsanevi temellerle insan kurban edilmesi, zaman zaman büyük sayılarda, devam etmiştir.
Rapor Et
Reklam
Eski 1 Ekim 2007, 19:42

Aztek Mitolojisi

#2 (link)
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
_PaPiLLoN_ - avatarı
konu_buyuk_5


Bir dönemler binlerce kişinin tanık olduğu kurban etme ritüellerinde canlı canlı gömüler insanlar –ve hayvanlar– Meksika’daki Ay Piramidi’nin sırlarını gözler önüne seriyor.

Kana susamış Azteklerin dahi, Teotihuacán'ı ilk gördükleri anda yüreklerini saygı ile karışık bir korku kaplamıştı. Azteklerin Meksika ortalarına kadar ilerledikleri 13. yüzyıla gelindiğinde, bir dönemlerin bu hareketli kenti gizemli kurucuları tarafından çoktan terk edilmişti bile. Altın çağını İS 400 dolaylarında yaşayan kentin ortasında yer alan büyük tören alanı, gür çalılıkların oluşturduğu kalın bir örtüyle kaplıydı. Alana adını Aztekler verdi ve en görkemli yapı ve anıtları da –Güneş Piramidi ve Ay Piramidi– kendi inanışları doğrultusunda onlar tanımladı.
Bazı yapıların mezar oldukları varsayımından yola çıkarak anayola Ölüler Sokağı adını verdiler. Daha sonra anlaşıldığı üzere Azteklerin bu varsayımı esrarengiz bir biçimde isabetliydi. Yakın dönemlerde Meksika'nın Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü'nden Rubén Cabrera Castro ile Aichi Üniversitesi'nden (Japonya) Saburo Sugiyama başkanlığında yapılan kazılarda, zengin ama bir o kadar da ürkütücü gömütler ortaya çıkarıldı. 43 metre yükseklikteki taş yapının altında tünellerle derine inen arkeologlar beş gömüt alanı buldu. Arkeologların son toprak katmanını da temizlemeleriyle birlikte ortaya vahşet görüntüleri –kesik başlar ile yabancı savaşçılar ve yüksek rütbeli kişilerin, etçil memelilerin, yırtıcı kuşların ve ölümcül sürüngenlerin kemikleri– çıktı.
Kanıtlar, tüm kurbanların piramit inşaatının birbirini izleyen evrelerini kutsamak amacıyla yapılan ritüeller sırasında öldürüldüklerini gösteriyor. Yaklaşık İS 200'e tarihlenen en erken kurban ritüeli, yapının oldukça büyük bir bölümünün tamamlandığı evreye ait. Büyük olasılıkla yaralı bir savaş esirinin, canlı canlı –elleri arkadan bağlanmış bir halde– gömüldüğü düşünülüyor. Çevresi, mitolojik güç ve askeri kudreti simgeleyen ve bazıları canlı haldeyken kafeslerin içinde gömülmüş olan hayvanlar –pumalar, bir kurt, kartallar, bir şahin, bir baykuş ve çıngıraklı yılanlar– tarafından sarılmış olabilir. İncelikle işlenmiş sunular arasında obsidyen silahlar ve gömütün adanmış olabileceği bir savaş tanrıçasına ait yekpare yeşil taştan bir figürin de var. Birbirini izleyen her bir gömüt farklıydı, ama tümü aynı amaca hizmet ediyordu. Sugiyama, "İnsanları kontrol altında tutmak, hükümdarlarının isteklerini yerine getirmeleri konusunda ikna etmek için insan kurban etmek önemliydi" diyor.

mercek.5.2

Ölüler Sokağı

Teotihuacán'daki tören alanından geçen Ölüler Sokağı, ritüeller ve kurban etme törenlerinin yapıldığı –ardında yükselen dağı andıran– Ay Piramidi'nde son buluyor.

mercek.5.3

Sonsuza Dek Boyun Eğmek Teotihuacán orduları Orta Amerika'nın bazı bölümlerinde kaba güç kullanarak egemenlik kurdular. Kazı başkanlarından Saburo Sugiyama'nın hemen altında on erkeğin yaklaşık İS 300'e tarihlenen kemikleri var. Olasılıkla savaş esiri olan bu kişiler sonsuza dek boyun eğmeye mahkûm edilmiş: Elleri arkadan bağlanmış ve tüm takıları alınmış bu insanların kafaları kesilerek bedenleri üst üste yığılmış.

mercek.5.4

Yabancı Savaşçılar Bir gömütte bulunan 17 erkek kafatasının kemik analizleri ile dişlerindeki yeşil taş ve pirit kakmalar, kurbanların tümünün yabancı olduklarını gösteriyor.


mercek.5.5

Mezardaki Sır
İS 300'e tarihlenen gömütteki bu puma, çoğu ayakları bağlı olarak bulunan 40'ı aşkın kurban edilmiş hayvandan biri.

mercek.5.6

shim(1)
Bulmaca Parçaları Dağılmış boncuklar kurban edilmiş bir insanın ağzını dolduruyor

mercek.5.7

Gizemli Mozaik Yeşil taştan yapılmış bu eşsiz mozaik figürin büyük olasılıkla ritüellerde kullanılan bir nesneydi. Arkeolog Leonardo López Luján, "Bu sunular cümleler gibi," diyor. "Ama sözcüklerin hepsi elimizde değil ve bu söz dizimini tam olarak anlayamıyoruz. Bu nedenle bu cümleleri okumak zor." Teotihuacán'da hâlen sürdürülen çalışmalar belki de şaşırtıcı –ve korkunç– bazı gerçekleri açığa çıkarabilir.

mercek.5.8


Bir Gömüt, On İki Ceset
Başsız iskeletler, İS 300 dolaylarında gerçekleştirilen bir kurban ritüelinin ardından çukura atıldıkları gibi karışık bir yığın halinde duruyor. Tümü erkek olan bu on kişinin başları büyük olasılıkla ustura keskinliğinde bir taş bıçağı kullanan bir rahip tarafından kesilmişti. Kimlikleri ise hâlâ bir sır; ama ellerinin arkadan bağlı oluşu ölüme isteyerek gitmediklerinin bir işareti. Aynı gömütte iki kişi daha bulundu. Onların da elleri arkadan bağlıydı; ama üstlerinde zengin takılar vardı ve başları kesilmemişti. Biri son derece ürkütücü bir kolye taşıyordu. Kolye zincirindeki askı süslerinin her biri kare şeklindeki deniz kabuklarından yapılmıştı ve insan çenesi biçimini alacak şekilde sıra dişler şeklinde dizilmişti.

mercek.5.9



Seçkin Yabancılar İS 350'ye tarihlenen bir gömütteki üç kişiden birinin cesedini, Maya elitlerinin taktığı ve iktidar sembolü olan som yeşimden bir kolye askısı süslüyordu. Yanındaki kişilerin üstünde de yine Mayalarla bağlantılı zarif kolyeler vardı. Piramitte bulunan diğer kurbanların, yani bağlanmış konumdaki genç adamların aksine, söz konusu kişiler daha yaşlıydı; bağdaş kuracak şekilde saygın bir konumla oturtulmuşlardı.

mercek.5.11

İlginç Dişler İS 350'ye tarihlenen bir gömütten çıkarılan 17 kafatasından bazılarının dişlerini pirit ve yeşil taş kakmalar süslüyordu. Teotihuacán halkı arasında bu tür diş süsleri ender görüldüğü için, kesik başların kurban olarak sunulmuş yabancılara ait olması yüksek bir olasılık. Üç tür kafatası deformasyonunun varlığı ve kemikler üzerinde yapılan bir izotop analizi, Meksika Körfezi'nden Guatemala yaylalarına kadar yayılan çeşitli uzaklıktaki köklere işaret ediyor. Bu kişiler savaş tutsakları mı, tüccarlar mı yoksa dışarıdan gelen elçiler miydi? Arkeologlar Ay Piramidi'nin bu ve diğer birçok gizemini çözmek için hâlâ uğraşıyor.



did-you-know
Bunları Biliyor muydunuz?



Hayır, Teotihuacán uzaylılar tarafından inşa edilmedi. Kayıp kent Atlantis'le de bir ilişkisi yok. Teotihuacán'ın ilk hava fotoğraflarının çekildiği 1960'lardan beri, bu kentin kendine özgü planı uzmanların kafasını karıştırıyor. Tüm kent ana bulvar Ölüler Sokağı'nı temel alan ızgara sistemine göre düzenlenmiş. Ne var ki, bu ana sokak gerçek anlamda bir güney-kuzey eksenini izlemiyor; kuzeyin tam 15,5 derece doğusuna doğru sapma gösteriyor.
Yıllar boyunca üretilen açıklamalar arasında daha popüler olan varsayımlardan biri, güneşin tam tepeden geçtiği günlerde, batan güneşin Ölüler Sokağı'yla 90 derecelik bir açı oluşturduğunu öngörüyor. Ancak uzmanlar matematikten bir sonuç çıkmayacağını belirterek bu varsayıma karşı çıkıyor. Colgate Üniversitesi astronom ve arkeologlarından Anthony Aveni 1970'lerin başlarında, Ölüler Sokağı'nın 90 derece batısına düşen bir noktanın yaklaşık olarak Teotihuacán'ın kurulduğu dönemdeki Orta Amerika takvimiyle bağlantılı bir yıldız kümesinin batış konumuna işaret ettiği görüşünü ortaya attı. Dartmouth Üniversitesi fahri profesörlerinden Vincent Malmstrom ise birkaç yıl sonra Ölüler Sokağı'nın 90 derece batısına düşen bir noktanın yılda iki kez –30 Nisan ve 13 Ağustos'ta– güneşin tam Güneş Piramidi'nin karşısına düşen batış yerini gösterdiğini ileri sürdü. Malmstrom'a göre bu önemli bir nokta; çünkü eski Maya inanışında 13 Ağustos dünyanın başladığı gün sayılıyor.
Ancak tüm bu teorilerin yanı sıra Teotihuacán'ın kurucularının kentlerini böylesine özgün bir konuma oturtmalarının nedenine dair kesin bir açıklama yok.

KAYNAK:NATIONAL GEOGRAPHIC
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.278 saniyede (79.62% PHP - 20.38% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 12:53
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi