Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Hz. Ali Dönemi - Siffin Savaşı

Bu konu Müslümanlık/İslamiyet forumunda P.u.S.u tarafından 7 Haziran 2007 (00:16) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
16308 kez görüntülenmiş, 2 cevap yazılmış ve son mesaj 30 Temmuz 2013 (10:09) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.00  |  Oy Veren: 2      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 7 Haziran 2007, 00:16

Hz. Ali Dönemi - Siffin Savaşı

#1 (link)
P.u.S.u
Ziyaretçi
P.u.S.u - avatarı
SIFFIN SAVASI
MsXLabs.org

Dördüncü Rasid Halife Hz. Ali (r.a) ile ona isyan eden Suriye valisi Muaviye b. Ebu Süfyan arasinda M. 657 yilinda, Firat'in sag kiyisina yakin Rakka'nin dogusunda bulunan Siffin'da yapilan savas.

Hz. Ali'nin Cemel vak'asinda karsi grubu yenmesinden sonra onun hilafetine muhalif olarak, Suriye bölgesini idare etmekte olan Muaviye ve taraftarlari kalmisti. Hz. Ali'ye isyan edenler, davalarinin, Hz. Osman (r.a)'in intikamini almak oldugunu iddia ediyorlardi. Öte taraftan Hz. Ali'yi, Osman (r.a)'i sehid edenleri korumak ve onlari cezalandirmamakla suçluyorlardi. Halbuki Hz. Ali (r.a), fitne ve kaynasmanin yatistirIlmasindan sonra suçlulari cezalandiracagini vadetmekteydi. Cemel vak'asindan sonra Kufe'ye yönelen Hz. Ali (r.a), Cerir b. Abdullah el-Bâcelî'yi Muaviye'ye göndererek, muhâcirlerin ve ensârin kendisine bey'at ettiklerini; onun da muhacirler ve ensâr gibi bey'at edip itâatini bildirmesini Istedi (Ibnul-Esîr, el-Kamilu't-Tarih, Beyrut 1979, III, 276). Muaviye, kendisine elçi olarak gelen Cerir b. Abdullah'i oyalayarak Amr b. el-As ile istIsarede bulundu. Amr ona, Ali (r.a)'dan, Osman (r.a)'in kanini Istemede israr etmesini, katilleri derhal cezalandirmayi reddettigi takdirde, Suriye ordusuyla onun üzerine yürümesini söyledi. Cerir b. Abdullah, Hz. Ali'nin yanina dönerek durumu ona bildirdi.

Öte taraftan, Medine'den Sam'a götürülen Hz. Osman'in kanli gömlegi ve hanimi Nâile'nin kesik parmaklari Muaviye tarafindan caminin minberine asildi. Askerler onun önünde toplasarak agliyorlardi. Orada toplananlar Hz. Osman'in intikamini alincaya kadar yataklarinda uyumayacaklarina ve yikanmayacaklarina dair yemin ettiler. Suriye ordusu Muaviye'den bol maas ve bahsisler almaktaydi. Muaviye bu sekilde orduyu tesvik ve tahrik ettikten sonra, seksen bes bin kisilik bir orduyla Sam'dan yola çikti. Hz. Ali (r.a) ise doksan bin kisiden olusan ordusuyla Küfe'den Siffin'e dogru harekete geçti. Muaviye, Firat kiyisindaki düzlükte karargâh kurmustu. Hz. Ali'nin ordusunun karargâh kurdugu yer ile nehir arasinda Muaviye'nin askerleri oldugu için Ilk geceyi susuz geçirdiler. Ancak, yapilan bir saldiri ile Sam ordusuna bagli birlikler nehirden uzaklastirildi. Ordusu susuz kalan Muaviye, Ali (r.a)'a adam göndererek nehirden su almalarina izin vermesini Istedi. Hz. Ali (r.a) bunun üzerine onlarin su almalarina engel olmadi. Hz. Ali, Muaviye'ye elçiler göndererek, onu birlige ve müslümanlarin topluluguna girmege davet ederek isyandan vazgeçirmeye çalisti. Ancak olumlu bir cevap alamadi. Iki ordu birlikleri arasinda bazi ufak çarpismalardan sonra, H. 37 senesi Muharrem ayinin sonuna kadar mütâreke yapildi ve elçiler gidip gelmeye basladi (Ibnul-Esîr, a.g.e., III, 289 vd.). Ancak bu elçilerin karsilikli gidip gelmeleri Iki grup arasinda baris yapIlmasi yolunda bir gelisme saglamamisti. Safer ayinin Ilk günü savas tekrar basladi. Ilk yedi gün Iki taraftan birer komutanin mubarezeleri ile geçti. Pesinden Hz. Ali (r.a), orduya toplu saldiri emrini verdi. Savas bir kaç gün olanca siddetiyle devam etti. Ammâr b. Yasir'in sehid edIlmesine çok üzülen Hz. Ali'nin siddetli bir taarruzu ile Sam ordusu dagIlma noktasina geldi. Savas kazanIlmak üzereydi ki, Amr b. el-Âs, Suriyeli askerlere "Her kimin yaninda mushaf varsa onu mizraginin ucuna takarak yukari kaldirsin" dedi. Bu emri yerine getiren askerler karsi tarafa, "Aramizda Allah'in kitabi hakem olsun" diye seslendiler. Amr b. el-Âs'in hilesi tutmus, Irakli askerler: "Allah'in kitabina yapilan çagriya icabet edelim" demeye baslamislardi. Amr.b. el-Âs, bu hile ile, Sam ordusunu kesin bir maglubiyetten kurtardigi gibi, karsi tarafin gücünü de kirmisti. Hz. Ali (r.a) bir Halife ve bir ordu komutani olarak bunun bir savas hilesi oldugunu askerlerine anlatmaya çalistiysa da basarili olamadi. Ali (r.a), onlara söyle diyordu: "Bu bir hiledir. Bununla sizin araniza ayrilik düsürmek ve birliginizi bozmak istiyorlar". Ancak, Iraklilar, Isteklerinde direttiler ve savasa devam etmekte olan komutan Ester'e adam gönderip savasmayi biraktirmasini Istediler. Hz. Ali Ester'e savasi birakmasi için adam göndermek zorunda kaldi. Ester, gelen adama: "Simdi mevziden ayrilacak an degildir. Ben simdi kesin zafere ulasacagimi umuyorum, acele etme" diyerek karsilik verdi. Gönderilen adam Hz. Ali'nin yanina gelmeden, Ester'in savasan askerleri arasinda çalkalanma oldu ve sesler yükseldi. Onlar daha bir sevkle savasi sürdürüyorlardi. Bunun üzerine Iraklilar, Ali (r.a)'a: "Vallahi bir, senin Ester'e birakmasi için degil, savasa devam etmesi için adam gönderdigini saniyoruz" dediler. Hz. Ali'nin gönderdigi Ikinci kesin emirle Ester, savasi birakmak zorunda kaldi. Hz. Ali (r.a), Es'as b. Kays'i Muaviye'ye göndererek onun ne düsündügünü anlamak Istedi. Muaviye ona, "Istedigimiz, aramizda Allah'in kitabini hakem kIlmaktir. Her Iki taraftan birer hakem seçIlmesini ve onlardan Allah'in kitabina uygun bir karar vereceklerine dair ahd alip taraflarin onlarin verecegi karara uymalaridir" dedi. Hz. Ali (r.a)'in taraftarlari bunu memnuniyetle karsiladilar. Samlilar hakem olarak zeki ve kurnaz bir kimse olan Amr b. el-Âs'i seçtiler. Iraklilar ise Ebu Musa el-Esari'yi hakem tayin etmek Istediler. Hz. Ali (r.a), Ebu Musa'nin daha önce kendisine muhalefet ettigini ve halki kendisinden ayirmaga çalistigini, dolayisiyla onun hakemligine itimat edilemeyecegini söylediyse de Iraklilar onun hakem olmasi konusunda direttiler.

Amr b. el-Âs' ile Ebu Musa el-Es'ari, 37. yilin Safer ayinda Dumetul-Cendel'de bir araya gelerek, karar verirken esas alinacak prensipleri içeren "tahkimnâme"yi kaleme aldilar (Metin için bk. Taberi, Tarih, IV, 2930. Hakemlerin bulusmasi ve gelisen olaylar için bk. Hakem olayi mad.).
Son Düzenleyen _Yağmur_; 30 Temmuz 2013 @ 10:11. Sebep: Sayfa Düzeni.
Benzer Konular: Etiketler:
  • hz ali donemi siffin savasi
  • hz ali donemindeki savaslar
  • hz ali nin savaslari
  • hz omer donemindeki savaslar
  • hz osman donemindeki savaslar
Rapor Et
Reklam
Eski 12 Ekim 2012, 11:14

Hz. Ali Dönemi - Siffin Savaşı

#2 (link)
MsXTeam
Valeria - avatarı
Hz. Ali Dönemi - Siffin Savaşı
MsXLabs.Org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

Halife Ali ile Şam Valisi Muaviye'nin kuvvetleri arasında yapılan savaş (26 Temmuz 657).

Halife Osman'ın öldürülmesinden sonra Ali halife seçildi. Ancak Şam Valisi Muaviye kendisi halife olmak istediğinden bunu kabul etmedi. Ali'yi, Osman'ın katillerini korumakla suçlayarak Suriyelileri Ali'ye karşı kışkırttı. Muaviye, Amr İbnül As ile anlaşarak Mısır'ı ele geçirdi. Bunun üzerine Ali, kuvvet toplayarak Muaviye'nin üstüne yürüdü; her iki ordu Sıffin Ovası'nda karşılıklı karargâh kurdular. Muaviye'nin kuvvetleri önce savaşa girmedi; Ali'nin barış çağrısına uyarak geri çekildi. Ancak muaviye anlaşmaya yanaşmadı ve karşı koydu. Her iki ordu, iki ay karşılıklı karargâh kurarak bekledi. Ali birçok kez barış girişimde bulunduysa da, Muaviye, Osman'ın katillerini bahane ederek anlaşmadı. Bunun üzerine 26 Temmuz günü savaş başladı. Ali'nin ordusu üstünlük sağladı. Ancak, Muaviye'nin kuvvetleri bozguna uğrayacağı sırada Amr İbnül As'ın önerisiyle Muaviye'nin askerleri mızraklarının uçlarına Kuran sayfalarını takarak, sorunun Kuran'ın hakemliğiyle çözülmesini istediler. Bunun üzerine Ali'nin ordusunda ikilik çıktı. Bazı komutanlar bu önerinin geri çevrilmesi gerektiğini ileri sürdülerse de, Ali bu öneriyi kabul ederek savaşı kesti. Ali tarafından Ebu Musa el Eşari, Muaviye tarafından Amr İbnül As temsilci seçilerek kararın Kuran'ın hükümleri gereğince ramazan ayında verilmesi kabul edildi. Böylece savaş sona erdi.
Rapor Et
Eski 30 Temmuz 2013, 10:09

Hz. Ali Dönemi - Siffin Savaşı

#3 (link)
MsXTeam
_Yağmur_ - avatarı
Sıffin Savaşı
MsXLabs.org & Vikipedi, özgür ansiklopedi

Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  704px-Rakka_Suriye.jpg
Gösterim: 2
Boyutu:  25.1 KB

Sıffin Savaşı günümüzde Suriye sınırları içerisinde bulunan Rakka'nın doğusunda gerçekleşmiştir.

Sıffin Savaşı (Arapça: صفين‎) (Mayıs-Temmuz 657), İlk Fitne esnasında, Halife Ali ile İslam Devleti'nin Suriye valisi Muaviye bin Ebu Süfyan arasında Sıffin'de yapılan savaş. Sıffin Suriye'de, Fırat boyundaki Rakka kentinin doğusundadır.

Yaklaşık üç aya yayılan ve en büyük muharebesi 26-28 Temmuz 657 tarihlerinde gerçekleşen savaşta bir sonuca ulaşılamadı. Her iki tarafın razı olması ile kurulan hakem heyetinden de bir sonuç alınamadı. Sıffin Savaşı İslam tarihi açısından; Ali'nin Müslüman toplumundaki otoritesini sarsan, Haricîler denen (sonradan Ali'yi öldürecek olan) grubun oluşmasına neden olan ve Emevî hanedanının yolunu açan önemli bir olaydır.

Muharebeye giden süreç
Suriye valisi Muaviye, asiler tarafından öldürülen 3. halife Osman'ın akrabasıydı. Ali'nin Osman'ın katlinden sorumlu olabilecek bazı kimselerden destek aldığını ve bu nedenle bu cinayeti soruşturmakta isteksiz olduğunu düşünüyordu. Bu nedenle Ali'ye karşı isyan başlattı. Ali'nin isyanı bastırmaya çalışması, Sıffin Savaşı denilen uzun muharebelere neden oldu.

Ali, Cemel Savaşı'ndan sonra 657 yılının Ocak ayında Basra'dan Kufe'ye döndü. Ali'nin elçi gönderme ve Muaviye'yi ikna etme çabaları başarısız oldu. Ali, İslam Devleti'nin yönetim merkezini Medine'den Kufe'ye taşıdı. Bunun nedeni Kufe'de destekçilerinin olması ve Kufe'nin daha merkezî bir konumda bulunmasıydı. Ali Kufe'de topladığı ordu ile Muaviye kontrolündeki Suriye eyaletini işgal etti. İki ordu Fırat boyundaki Sıffin'de karşı karşıya geldi.

Hakem olayı

Aylarca süren ufak çatışmalar, ateşkesler ve meydan muharebeleri sonunda savaşın zirvesini oluşturan Kur'an hadisesi gerçekleşti. Muaviye'nin askerleri mızraklarının ucuna Kur'an'dan bölümler takmışlardı ve bu durum muhtemelen savaşın sonucuna Allah karar versin anlamına geliyordu. Ali Kur'an'a dayanan bir hakem heyeti oluşturulmasına razı oldu ve Ebu Musa El-Eş'ârî'yi temsilci olarak atadı. Amr ibnul'-As da Muaviye'yi temsil ediyordu.

Ali'nin hakem heyeti kurulmasına razı olması Muaviye ile eşit şartlarda yargılanması anlamına geliyordu ve bu durum Muaviye'nin Ali'nin Müslüman toplumunun lideri olduğu iddiasını reddetmesine imkan verdi. Ali'nin hakem isteğine boyun eğmesinden rahatsız olan taraflarından büyük bir grup, "Hüküm yalnızca Allah'ındır," (En'am: 57) ayetini öne sürerek bu durumu protesto ettiler. Bu grup hakem heyeti kurmanın Kur'an'daki "İki Müslüman gruptan biri diğerine saldırırsa, saldıranla (mütecavizle) Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın," (Hucûrat:9) emrine karşı gelmek olduğuna inanıyorlardı.

Bu aşırı dindar gruptan küçük bir kısmı Harûrâ köyüne çekildi ve gruptan ayrıldıkları için Haricîler (dışarıdakiler) olarak anılmaya başlandı.

Sonuçları
Hakem olayının detayları değişik kaynaklarda büyük farklılıklar gösterir. Net olan bir husus vardır ki o da Ali'nin Müslüman toplumundaki konumunun ciddî şekilde zayıfladığıdır.

658 Mayıs'ında Muaviye Suriye'deki taraftarlarının bir kısmı tarafından halife ilan edildi. Muaviye'nin nüfuz alanı bugünkü Irak ve Hicaz'a (Suudi Arabistan'ın batısı) doğru genişlerken Ali'ninki başkenti Kufe'ye doğru daraldı.

Ali Sıffın Savaşı'ndan dört yıl sonra (661'de) Haricîler tarafından öldürülünce Muaviye'nin önünde halifeliğini ilan etmesi için hiçbir engel kalmadı. Muaviye Emevî hanedanının ilk halifesi oldu.

Sıffin Savaşı, Sünni-Şii ayrımının oluşmasına büyük katkıda bulunmuştur.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.190 saniyede (74.26% PHP - 25.74% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 08:22
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi