| | #11 (mesaj-linki) |
Hakikat Damlaları..... Geçmiş, hal ve gelecek bir vahidin üç yüzüdür ve aralarında gizli bir sır vardır. * * * Günümüzde ancak, sağlam, konumunun hakkını verebilen, ismet ve iffet sahibi, prensip insanları tesirli olabilirler. * * * Her müslüman bir deniz feneri olmaya kendini adamalı ve hep yerinde sabit kalmalıdır. Vakt-i merhunu gelince Cenab-ı Hak onu mutlaka değerlendirecektir. * * * Güzel söz salih amelle gerçek değerini bulur. * * * Cenab-ı Hakk’ın geniş tuttuklarını daraltmayalım; O'nun merhamet buyurduklarını da mahrum etmeyelim. * * * Yaşamanın ancak dine hizmetle bir anlam ifade ettiğini hep hatırda tutmak gerekir. * * * Dava-yı nübüvvetin varisleri, Allah rızasından başka bir şey düşünmeyi kendileri için günah saymalıdırlar. * * * Gönüllere girerseniz etrafınızda bir sürü gönüllü olur. * * * Dini ekmeliyeti içerisinde yaşıyorsanız, evrensel insanî değerleri yaşıyorsunuz demektir. * * * İyiliklerde esas olan gizli tutulmalarıdır; belki başkalarını teşvik amacıyla izhar edilebilirler. * * * Bir gece maruz kaldığı bir rüya kirliliği bile iffetli insanın gönlünde ürperti meydana getirir. * * * | |
|
| | #12 (mesaj-linki) |
İLK EZAN Hicretin birinci yılına kadar, namaz için ezân okunmazdı. Müslümanlar az ve toplu bir halde bulundukları için böyle bir ihtiyaç da hissedilmemekteydi. Namaz vakti gelince(Essalâtü, Esselâtü). Ya'ni''Namaza, Namaza''diye çağırıp ve bununla yetinirlerdi. Hicretten sonra, müslümanlar çoğalmaya başladığından artık (Essalatü) diye çağrılması, maksadı temin etmiyor, şehrin her tarafından işitilmiyordu. Bundan sonra namaz vakitlerini bildirecek bir vasıtaya ihtiyaç vardı.Kimisi, çan çalarak bildirelim dedi. Resûlullah Efendimiz: ''O Nâsârâ'ya (Hıristiyanlara) mahsustur'' buyurdu. Bazıları boru çalsak dediler, Peygamber Efendimiz: ''O da Mûsevilere mahsustur''buyurdu. Abdullah bin Zeyd hazretleri, bir rüyâ görmüştü. Sıra ile üç gün tekerrür eden bu rüyâsını, üçüncü gün sabahı, Resûlullah Efendimizin huzurunda şöyle anlattı: Yeşil bir şal ve peştemal bağlamış, eline çan almış bir kişi gördüm. Ona sordum: -Elindeki çanı satar mısın? -Ne yapacaksın? -Namaz vakitlerini bildirmek için çalacağım. Bunun üzerine o zat: -Ben sana daha hayırlısını tarif edeyim, deyip, Kıbleye karşı durdu ve yüksek sesle (Ezân)ın mübârek kelimelerini okudu.Biraz durduktan sonra, aynı kelimeleri tekrar ederek sonuna doğru(kad kâmetis'salâtü) cümlesini ilâve etti.Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz emir buyurdular: -''Rüyâ haktır. O kelimeleri Bilâl'e öğret, okusun!'' Hazret-i Bilâl de bu kelimeleri öğrenip, Mescid-i şerifin yanında bulunan yüksek bir dama çıkarak, ilk ezânı okudu. Hazret-i Ömer, ezân sesini işitince, koşa koşa, Resûlullah Efendimizin huzuruna geldi. Hazret-i Bilâl'in söylediği kelimeleri aynen rüyâsında gördüğünü arz etti. O gece Eshâb-ı kirâmdan bir kısmı da aynı rüyâyı görmüşlerdi İşte o günden itibaren, her namaz vakti ezân okunması sünnet oldu. | |
|
| | #13 (mesaj-linki) |
Cvp: Sohbetler ÇOK HAKLISIN KARDEŞİM İNSANLAR ÇEVREYİ DEİŞTİRMEYE KENDİNDEN BAŞLAMALIDIR. FAKAT SENDE FARKINDAISINDIRKİ BİZİM FİKRİMİZDE OLANLAR O KADAR AZKİ.KORKARIM CEHENNNEME ODUN OLMAYA GİDECEZ | |
|
| | #14 (mesaj-linki) |
Cvp: Sohbetler
çok güzel olmuş arkadaşım eline sağlık.Allah herkese iman gürlüğü nasip etsin
| |
|
| | #15 (mesaj-linki) |
Osmanlılar zamanında Ramazan günlerinde tebdil-i kıyâfet ile, pek çok zengin, hiç tanımadıkları mıntıkalardaki bakkal, manav dükkânlarına gider, onlardan Zimem Defteri ' ni (veresiye defteri) çıkarmalarını isterlerdi. Baştan, sondan ve ortadan rastgele sahifelerin toplamını yaptırıp, miktarını ödedikten sonra; "Bu borçları silin! Allah kabul etsin!" der, kendilerini tanıtmadan çeker giderlerdi. Borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren, borçtan kimi kurtardığını bilmezdi... Gizli verilen nâfile sadakanın, açıktan verilen nâfile sadakadan yetmiş kat dahâ sevâp olduğunu bilen zevât, yardımlarını mümkün olduğunca gizliden yapmaya gayret ederdi. Ecdadımız sağ ile verdiğini, sol elinden bile gizler, yaptıkları iyilikleri unutur giderlerdi. İtalyanların askıda kahve olayı geziyordu net'te bir ara, ecdadımız bu konuda da daha ilerisini zaten yapmış. Sürekli Batı yı övüp geçmişimizi ve atalarımızı yokmuş gibi görenlere ithaf edilir.. (Alıntı) | |
|
![]() |
| En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| ismet gönülün msnsi, |
| Konu Araçları | |
Sohbetler Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Menkıbeler (Dini Hikaye, Öyküler) | NihLe | Müslümanlık/İslamiyet | 139 | 1 Gün Önce 11:46 |
| Hikayeler ve Öyküler -2- | NoRanynn | Yazın Hayatı | 1675 | 4 Gün Önce 23:44 |
| Tüm Konuşma Pencereleri Tek Pencerede (Sekmeli Sohbetler) | NeutralizeR | Messenger Plus! | 12 | 27-04-2008 10:40 |
| Dua Ufku | ahmetseydi | Müslümanlık/İslamiyet | 185 | 22-03-2008 19:22 |
| Cemal Kutay ( Cemal Kutay Kimdir? - Cemal Kutay Hakkında ) | MaTTo | Edebiyat tr | 0 | 12-02-2007 21:45 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||