| | #101 (mesaj-linki) | |
| Namazda Düşünmek Namazda düşünmek Sual: Namazda düşünmek zararlı mıdır? CEVAP Namazdaki düşünce namazı bozmaz. Fakat elden geldiği kadar düşünmemeye gayret etmelidir! Namazda manasını bilenin, okuduğunu düşünmesi iyi olur. Kendini Rabbimizin huzurunda düşünmek ve o huzurda nasıl olunması gerekiyorsa öyle bulunmak çok iyidir. Kendinin son namazı olduğunu, son amelinin bu olduğunu, yahut kendini Sırat üzerinde düşünüp kendini toparlamak, efendisinden kaçmış, yakalanıp tekrar efendisinin huzuruna götürülmüş köle gibi bilmek, yahut her an nimetleri içinde bulunduğu, her an kendisine muhtaç olduğu Rabbinin huzurunda nasıl durulursa öyle durmak, namazda kalbi toparlamaya yardım eder. Dünyaya önem vermemek, işlerini mesele ve düşünce vesilesi yapmamak, geldiği gibi gider, ne olduysa öyle olur gibi dünya hakkında hoşgörülü olup namazda hep Rabbi ile olmaya çalışmalıdır. Namaza başlayıp eller kulaklara kaldırılınca, sanki Allahü teâlâdan gayrisini arkaya atmış cezasından korkarak, affını umarak Mevlanın huzuruna durulmuş olunur. Sahibinin huzurunda kendini efendisinden kaçmış gibi korku içinde, cezalandıracak mı yoksa af mı edecek diye düşünen suçlu bir kul vaziyetinde ellerin bağlandığına işaret vardır. Fatiha okununca, Allahü teâlânın görünen ve görünmeyen nimetlerine hamd etmek, rahmetine çok muhtaç olduğunu düşünüp, rahmet istemek, ibadeti yalnız Onun için yapmak, yalnız Ondan yardım istemek, salihlerin yolunda olmayı dilemek ve sapıklıktan Ona sığınmak istemek vardır. Zammı sure okuyunca, sanki, "Duanı kabul etmesi için Rabbine tazim eyle" deniyor. Rükuya eğilince, Allahü teâlânın azametine, kulun aşağılığına işaret vardır. Sanki "Başını kaldır, Allahü teâlâ sana ihsan eyledi, dua ve tesbihlerini kabul eyledi, o halde doğrul" deniyor. "Semiallahü limen hamideh..." denince, Onun ihsanı ile kabul edilmenin müjdesi akabinde hamd etmek, affettiği için hemen secdeye kapanmak, Rabbimiz için alçalıp, yalnız Onu tenzih etmeye işaret vardır. (T.Necat) Sual: Namazda huşuyu yakalamak için nelere dikkat etmeli? CEVAP Namazda huşuyu yakalamak için şunlara dikkat etmelidir: Huzuru kalb: Okuduğunu düşünmek. Tefehhüm: Okuduğunu anlamak. Tazim: Saygı. Heybet: Saygı ile korkmak. Reca: Ümit. Haya: Utanma. Şimdi bunları açıklayalım: Huzuru kalb: Meşgul olduğunu, okuduğunu düşünmek, dünya işlerinden kalbi ayırmak, tamamen meşgul olduğu işe, okuduğu Kur'ana kalbini bağlamaktır. Gönül başka düşüncelerden ayrılır, yaptığı işten gaflet etmez ve yalnız onu düşünürse, o zaman huzuru kalb hasıl olur. Tefehhüm: Okuduğunu düşünüp anlamaktır. Çok kere kalb, söz ile hazır olur, fakat manasını düşünmez. Büyük zatların namaz esnasında anladığı öyle latif manalar olur ki, başka zaman hatırlarına bile gelmez, işte böyle kılınan namaz, her çeşit kötülükten alıkoyar. [Namaz kılarken okuduğunu anlamak lazım değildir. Ancak manasını biliyorsa, anlamaya çalışmalı. Yahut manasını bildiği sure ve âyetleri okumak daha uygun olur.] Tazim: Bir âmir, mahiyetindekine bir şey emreder, o da, kalbi huzur içinde emredileni anlayıp yapsa da saygı duymayabilir. Onun için saygı tefehhümden sonra gelir. Yani Allahü teâlânın emrini saygı duyarak yapmak gerekir. Heybet: Bu da tazimden sonra meydana gelen bir korkudur. Bu korku, yılandan, çıyandan korkmaktan farklıdır. Bu Allahü teâlânın sevgisini kaybetmekten meydana gelen bir korkudur. Reca: Sevap beklemek demektir. Allahü teâlânın nimetlerini, rahmetinin bolluğunu, namaz kılanlara Cenneti söz verdiğini ve verdiği sözde durduğunu bilmektir. İnsan padişaha saygı gösterip korksa da bir mükafat beklemez. Halbuki Allah’ın azabından korktuğu halde, kıldığı namazdan sevap umar. Haya: Kusurunu bilip, Allah’tan utanarak, namazı kusursuz kılmaya çalışmak gerekir. Namazda Allahü teâlâya karşı saygılı olabilmek için, Onun azamet ve celalini bilmesi, kendisini de, hakir, zelil ve Allahü teâlânın emrine boyun eğen adi bir kul olduğunu düşünmesi gerekir. Onun azametini bilmeyen veya inanmayan kimse Ona gerekli saygıyı gösteremez. Allah’a imanı daha parlak, daha kuvvetli olanın huşuu da kuvvetli olur. Hazret-i Âişe validemiz, (Resulullah bizimle konuşur, gülerdi. Ama namaz vakti gelince adeta bizi tanımazdı) buyurmuştur. Namaz kılarken eğer kalbin namazda değilse, boş durmuyor; mutlaka dünyalık bir şey düşünüyordur. İnsan sevdiği şeyi çok düşünür. Bunun için Allah'tan başkasını seven kimse, namazda sevdiklerini düşünür, Allah’ı hatırlaması zor olur, namazda bile gaflet içinde olur. Allahü teâlâ ne kadar iyi bilinirse, haşyet ve heybeti de o nispette artar. Hak teâlâ, Musa aleyhisselama, (Ya Musa! Beni andığın zaman vücudun titresin, huşu ve itminan içinde bulun. Dilin beni anarken kalbin başka yerde olmasın, aciz bir kulun efendisinin huzurunda durduğu gibi dur) diye vahy etmiştir. Demek ki namaz kılarken gafletten uzak durmaya çalışmalıdır. Büyük zatlardan bazıları o derece huzur içinde namaz kılardı ki, safta dururken sağ ve solundakilerin kim olduğunu bilmezdi. [Hazret-i Ali’nin ayağına ok batınca, namazda çıkartılması hadisesi meşhurdur.] Eshab-ı kiram, (İnsanlar kıyamette dünyadaki namazlarında gösterdikleri huzur, sükun ve namazdan aldıkları lezzet ölçüsünde haşrolurlar) buyururlardı. (İhya) Sual: Namazda iken aklım çok dağınık, toparlayamıyorum. Günlük düşünceler olsun, değişik şeyler geliyor. Vesveselerden kurtulmak, kafamı toparlamam için ne yapmalıyım? CEVAP Bu hemen herkeste olur. Kiminde az kiminde çok olur. Namaz başlarken la havle’yi okuyunuz. İnsanın ihlası arttıkça düşüncesi de azalır diyor âlimler. Yemek yerken, ibadetleri yapmaya kuvvet bulmak için diye de niyet etmeli. Uyurken de aynı şekilde niyet etmeli. Sual: Namazda dünya düşüncesinin hatıra gelmesi namazı bozar mı? CEVAP Namazı bozmaz. Namaza başlarken, Allahü teâlâyı görür gibi, edeple namaza başlamalı ki, namaz hakiki namaz olsun. Eğer beden namazda, kalb başka yerde olursa, o namaz sahih olsa da, makbul olmaz. Bunun için, “La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil’azim” dedikten sonra namaza başlamak faydalıdır. (Ey Oğul İlmihâli) Sual: Namaz kılarken yapacağı işleri düşünenin namazı sahih mi? CEVAP Evet. Bu düşünce, ihlas noksanlığındandır. Dinimizİslam | |
|
| | #102 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve CevapCünüp olarak denize giren kimse gusül abdesti almış olur mu? Gusül ile ilgili ayette (Maide 5/6) bütün vücudun kuru bir yer kalmayacak şekilde tamamen yıkanması emredilmektedir. Bunun yanında bazı fakihlere göre ağız ve burnun içinin de yıkanması gerekir. Buna göre, denize giren kimse, ağız ve burnun içini yıkaması halinde, gusletmiş olur. İdrardan sonra gelen akıntı guslü gerektirir mi? İdrardan sonra gelen ve prostatın salgılarından olan yapışkan, beyaz ve bulanık sıvıya vedy denir. Bazen ağır yük taşımaktan dolayı da gelebilir. Vedy abdesti bozmakla birlikte, guslü gerektirmez. Hanefî mezhebine göre vedy necaset-i galiza, yani kaba pislik olduğundan, dağıldığında el ayasını kaplayacak kadar çamaşıra bulaşması halinde namaza manidir; yıkanması gerekir. Lens gusle engel midir? Gusülde gözün iç kısmını yıkamak farz olmadığından lens takmak gusle engel değildir. Spiral kullanmak gusle engel midir? Spiralin kullanmak guslü gerektirmediği gibi, gusle de engel değildir. Diş kaplatmak veya dolgu yaptırmak caiz midir, bunları yapmak gusle engel midir? Mazerete binaen diş doldurmak ve kaplatmak caiz olup abdest ve guslün sıhhatine mani değildir. Ancak çıkarılıp takılabilen dişlerin gusülde ağzı yıkarken çıkarılması gerekir. Fitil kullanan kişinin boy abdesti alması gerekir mi? Fitil kullanmak gusül almayı gerektirmez. Cünüp olan kişinin yapamayacağı şeyler nelerdir? Cünüp kişi yıkanmadıkça, namaz kılamaz, Kur'an-ı Kerîm'e dokunamaz, Kâbe'yi tavaf edemez. Guslü gerektiren şeyler nelerdir? Meni gelsin veya gelmesin cinsel ilişkide bulunmak, uyku ya da uyanıklık halinde orgazm olmak (şehvetle meninin gelmesi), guslü gerektirir. Ayrıca kadınların adet ve loğusalık kanlarının kesilmesinden sonra yıkanmaları gerekir. Not:yukarıdaki bilgiler diyanet'in açıklamalarıdır | |
|
| | #103 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve Cevapislamda örtünmek farzdır Resim çektirmek her durumda caiz değildir ki;başı açık çektirmek caiz olsun!!!!!!! Alıntı Dördüncü Esas: Sanem-perestliği şiddetle Kur'an men'ettiği gibi, sanem-perestliğin bir nevi taklidi olan sûret-perestliği de men'eder. Medeniyet ise, sûretleri kendi mehâsininden sayıp Kur'ana muâraza etmek istemiş. Halbuki gölgeli(heykeller) gölgesiz sûretler,(fotoğraflar) ya bir zulm-ü mütehaccir(taşlaşmış) veya bir riyâ -yı mütecessid(ceset giymiş)) veya bir heves-i mütecessimdir(cisimleşmiş) ki, beşeri zulme ve riyâ ya ve hevaya, hevesi kamçılayıp teşvik eder.(Risale-i Nur,25.Söz Ancak;zaruret halinde vesikalık fotoğrafa ruhsat vardır.Vesikalık fotoğraf,zaruret anında caizdir. Asrın getirdiği zaruretler de ise;günahın kabulü ile beraber çektirilir.Hepimiz içinde bulunuyoruz.Kurtuluş da şu an mümkün değildir.Tevbeyi de ihmal etmemek şarttır. kaynak: Resim çektirmek her durumda | |
|
| | #104 (mesaj-linki) | |||||
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve Cevap
| |||||
|
| | #105 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve Cevap | |
|
| | #106 (mesaj-linki) | |||||
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve Cevap
bu fetbayı kim vermiş ve kaynak belirtirsen co kdaha iyi olur yani hadisdemi söylenilmiş alimler tarafındamı söylenilmiş kimden rivayet edilmiş ayetle hadisle alimlerin rivayetleriyle acık olsan daha iyi olur | |||||
|
| | #107 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve Cevap Günümüzde kadınların tırnaklarını uzatıp oje ve benzeri boyaları sürmelerinin iki sakıncası vardır: Biri, tırnakları uzatmak kesinlikle mekruhtur Diğeri, tırnak üzerinde bir tabaka oluşturup abdest ve gusülde suyun deriye nüfuz etmesini engellediğinden kadının bu durumda aldığı abdest ve yaptığı gusül sahih olmaz O halde kadınlara bu hususta tavsiye edilen şudur: Kadın annedir ve ev hanımıdır O ancak kocasına şirin ve çekici görünmesi için süslenir Tırnaklarını boyamaz, çünkü yemek pişirir, çamaşır yıkar, abdest alır ve gusleder Yüzünü belirtilen amaçla yani kocası için süsler ve temizliğe azamî derecede riâyet ederse, sevap kazanır Erkeğin de aynı temizlik ve çekicilik içinde hazırlanması da bu anlamda sünnettir Ayrıca kadınların saçlarını kendilerine nikah düşen erkeklere göstermesi haramdır Güzel görünmesi için boyanıp süslemesi bu günahı daha çoğaltır Müslüman bir hanım efendi, boy abdesti almak ve namaz için abdest alması gerektiğinden boyanın suyu geçirmeyecek derecede olması, dolayısıyla boy abdestinin ve namaz abdestinin olmaması anl----- gelebilir Vücut yıkanırken iğne ucu kadar bir yerin kuru kalmamasına dikkat edilecek, kulaklar ve göbek oyuğu yıkanacak Su saçların, sakalların, kaşlann ve bıyıkların, aralarına ve altlarındaki deriye kadar geçecektir Bunlar sık olsa bile, suyun ulaşması sağlanacaktır Bunların araları ve dipleri kuru kalırsa, gusül tamamlanmış olmaz Ancak kadınların başlarından aşağıya sarkmış olan Ancak tabaka oluşturan boyalarsaçlarının yıkanması şart değildir Önemli olan bunların diplerine suyun geçmesidir deriye de etki edeceğinden, suyun saçların dibine ulaşmasına engel olacağından buna dikkat çekmek gerekir Erkeklerde bir zorunluk bulunmadığı için, böyle sarkmış olan saçlarının her tarafını yıkamak gerekir Öyleyse yalnız kocasına güzel görünmenin dışında süslenmeleri doğru değildir Kocası için süslenmiş ve boyanmış sa su geçirmeyen cinsten boyaların mutlaka temizlenip ondan sonra abdest alınması gerekir (Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Celal Yıldırım, Cilt 4 s 209-210) "Saçın beyazlığını değiştirmek için kullandığınız şeylerin en iyisi kına ve keten bitkisidir" (Ebû Dâvud Tereccül 18; Tirmizî libâs 20; Nesâî Zîne 16; İbn Mâce libâs 32; Ahmed b. Hanbel V 147 150 154). Boya malzemesi olarak Allah elçisi kınayı tavsiye etmiştir: "Saçın beyazlığını değiştirmek için kullandığınız şeylerin en iyisi kına ve keten bitkisidir" (Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Tirmizî, Libâs, 20; Nesâî, Zîne, 16; Ibn Mâce, Libâs, 32; Ahmed b. Hanbel, V, 147, 150, 154). Hz. Enes b. Mâlik, Hz. Ebû Bekr'in saçlarını kına ve ketenle, Hz. Ömer'in ise yalnız saf kına ile boyadığını nakletmiştir (el-Kardâvî, a.g.e., s. 103). Eğer saç boyası saç telleri üzerinde bir tabaka teşkil ederse gusle manidir. (3) Su saçların aralarına ve altlarındaki deriye kadar geçecektir. Bunlar sık olsa bile, suyun ulaşması sağlanacaktır. Bunların araları ve dipleri kuru kalsa, gusül tamamlanmış olmaz. .... önemli olan diplerine suyun geçmesidir. (4) 4) Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, Fatih Dersiamlarından, Eski Diyanet İşleri Başkanı 3) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN | |
|
| | #108 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve CevapGuslederken Kadının Örülmüş Saçının (Pelik) Hükmü
(Ben bu fetvadan yola cıkarak bu cevabı verdim yalnız yazının devamını okumuş olmama rağmen karıştırmışım kaynak istendiği için tekrar acıp okudum konuyu devamında şöyle yazıyordu):
(Yani adetten ve lohusalıktan temizlenmek için alınan gusl abdesti için saçların acılması ve yıkansı gerekiyor cünüplükten temizlenmek için alınan gusl abdesti için eğer saçlar örülüyse suyun saç diblerine ulaşması (tabi saç diblerine ulaşmasından emin olmak lazım) yeterli oluyor.Yanlış bilgiden Allaha sığınırım cok cok özür dilerim inşallah soruyu soran arkadaş tekrar acıp bakar konuya sizde cok açık ve net yazmışsınız Allah razı olsun yalnız boyanın hükmü sorulmadığı için ben sadece gusl abdesti konusunda aklımda kalanı yazdım ama bende yanlış biliyomuşum bu sayede bende bildiğimi düzeltmiş oldum buda bana ders olur kaynaklara bakmadan yazman artık..) Kaynak: Kadın İlmihali Asım Uysal Mürşide Uysal | |
|
| | #109 (mesaj-linki) | |
| Tilavet Secdesi Nedir - Tilavet Secdesi Nasıl Yapılır? Tilavet secdesi Sual: Secde âyetleri hangi surelerdedir? CEVAP Aşağıdaki surelerdedir. Yanlarında âyet numaraları da belirtilmiştir: Araf 206 Rad 15 Nahl 49 İsra 107 Meryem 58 Hac 18 Furkan 60 Neml 25 Secde 15 Sad 24 Fussilet 37 Necm 62 İnşikak 21 Alak 19 Sual: Tilavet secdesi nedir, ne zaman ve nasıl yapılır? CEVAP Kolay anlaşılması için maddeler halinde bildirelim: 1- Tilavet, Kur’an okumak demektir. Secde âyeti okununca yapılan secdeye tilavet secdesi denir. 2- Namaz kılması farz olan bir kimse, Kur’an-ı kerimde bulunan 14 yerdeki, secde âyetinden birini okusa veya işitse, manasını anlamasa da, bir secde yapması vaciptir. 3- Tilavet secdesi yapmak için, niyet edilir. Niyet şarttır. Niyetsiz sahih olmaz. Abdestli olarak, kıbleye karşı ayakta durup, ellerini kulaklara kaldırmadan, Allahü ekber der ve secdeye gider. Secdede üç defa Sübhâne rabbiyel-a’lâ der. Sonra, Allahü ekber der ve ayağa kalkar. Böylece secde-i tilavet tamam olur. 4- Secde âyetini işiten cünüp veya abdestsiz kimse, temizlendikten sonra tilavet secdesi yapar. Fakat hayzlıya ve nifaslıya [lohusaya] temizlendikten sonra da tilavet secdesi gerekmez. 5- Bir oturumda, bir secde âyetini birkaç defa okuyan veya işiten, hepsi için bir secde eder. 6- Bir oturumda ne kadar secde âyeti okunmuşsa, o kadar tilavet secdesi gerekir. Mesela üç secde âyeti okunursa, üç secde gerekir. 7- Namaz kılarken, dışardan birinin okuduğu secde âyetini işiten, namazdan sonra tilavet secdesi yapar. 8- Namazda okuyunca, hemen ayrıca rüku veya bir secde yapıp ayağa kalkar. Okumasına devam eder. Secde âyetini okuduktan iki üç âyet sonra namazın rükuuna eğilirse ve tilavet secdesine niyet ederse, namazın rüku veya secdeleri, tilavet secdesi yerine geçer. 9- Secde-i tilavetin kazası, acele değildir. Gecikirse günah olmaz. Fakat sebepsiz, zaruretsiz tehir etmek tenzihen mekruhtur. 10- Secde âyetini mubah vakitte okuyup, namaz kılmak mekruh olan üç vakitte tilavet secdesi yapmak caiz değildir. Secde âyeti mekruh vakitte okunursa, bu vakitte secde etmek caiz diyen âlimler olduğu gibi mekruh diyen âlimler de vardır. Mekruh olmayan vakte tehir edilirse bütün âlimlere uyulmuş olur. (Hindiyye) 11- Kur’an-ı kerim okunan yerde bulunduğu halde, işitmeyen kimse, secde etmez. 12- Secde âyetini yazan ve heceleyen, secde yapmaz. 13- Birkaç kişiden her biri, secde âyetinden birer kelime okusalar, bunu işitenlere tilavet secdesi yapmak gerekmez. Çünkü, secde âyetini bir kişi okuyunca, bunu işitenlerin secde yapması vacip olur. Çeşitli kimselerin okudukları kelimeler toplanarak, bir kişi bütün âyeti okumuş gibi yapılamaz. Çünkü, Kur’an-ı kerim okumak için, kimse başkası yerine vekil yapılamaz. (Dürr-ül-muhtar) 14- Secde âyetinin tercümesini okuyan veya işiten, bunun secde âyeti olduğunu anlarsa, secde yapar. 15- Yaptığını anlayacak yaşta olan çocuğun okuması ile, işitenlerin secde etmesi gerekir. Daha küçük yaşta ise gerekmez. 16- Ara sıra deliren, deli iken secde âyetini okursa, secde gerekmez. Akıllı iken okursa gerekir. 17- Dağdan, çölden ve bir yerden aksedip, yansıyıp geri gelen sedayı işiten ve papağandan veya başka kuştan işiten secde etmez. İnsan sesi olması gerekir. (Dürr-ül-münteka) 18- Radyodan işitilen ses, hafızın sesine benzeyen, cansız alet sesidir. Bunun için, fonografta [gramofonda, teypte, radyoda. tv’de ve benzeri vasıtalarda] okunan secde âyeti işiten, tilavet secdesi yapmaz. (Mezahib-i erbea) Elmalılı Hamdi Yazır, Arâf suresinin 204. âyetinin tefsirinde diyor ki: Kıraet, bir ihtiyari iştir ki, akıllı ve konuşan bir insanın ağzından çıkanı anlamaya ve anlatmaya yönelik bir maksat taşıyan sesli olarak okumak demektir. Akıllı olmayandan ve cansız varlıklardan çıkan seslere kıraet denilemeyeceği gibi, aks-i sadâdan, sesin yankılanmasından meydana gelen şeye de kıraet denilemez. Bunun içindir ki, fakihler bir kıraetin yankılanmasından hasıl olan yankıya kıraet ve tilavet hükmü terettüp etmeyeceğini ve mesela tilavet secdesi lazım gelmeyeceğini beyan etmişlerdir. Bir kitabı sessiz olarak okumaya kıraet denilemeyeceği gibi, çalan veya çınlayan, yankı yapan bir sesi dinlemek de kıraet değildir, bir çınlamayı dinlemektir. Kur’an okuyanın sesini aksettiren gramofondan [teypten] veya radyodan gelen sese de kıraet denilemez. Bunun gibi sesler bir kıraet değil, bir kıraetin yankısı ve yansımasıdır, bunlara dinleme ve susma emrinin hükmü terettüp etmez. (s.2361) 19- Kâfirin okuduğunu işiten müslümanların secde etmesi vacip olur. 20- İmam-ı Nesefi, Kâfi kitabında buyuruyor ki: Sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, 14 secde âyetini [ezberden, ayakta] okuyup, her birinden sonra, hemen secde edeni, Allahü teâlâ, o dert ve beladan korur. (Dürr-ül-muhtar, Nur-ül-izah) Son secdeden kalkınca, ayakta ellerini uzatıp, kendinin ve bütün müslümanların dünya ve dinlerine gelen beladan, sıkıntıdan kurtulmaları, korunmaları için dua etmelidir. 21- Secde âyeti üç mekruh vakitte okunursa, tilavet secdesini bu vakitlerde yapmak, bir kavle göre caiz ise de, mekruh olmayan vakte tehir etmek evlâdır. (Dürer, Tahtavi) Sual: Yalnız başına namaz kılarken, zammı sure olarak secde âyetini okuyan kimse, hemen rükuya gitse, tilavet secdesini yapmış olur mu? CEVAP Bir kimse, namaz içinde secde âyeti okuyunca, hemen ayrıca rüku veya bir secde yapıp ayağa kalkar. Okumasına devam eder. Secde âyetini okuduktan iki üç âyet sonra namazın rükuuna eğilirse ve tilavet secdesine niyet ederse, namazın rüku veya secdeleri, tilavet secdesi yerine geçer. Fakat, secde âyetinden sonra üç âyetten fazla okumuşsa, tilavet secdesi, namaz için yapmış olduğu rüku veya secdeler ile kendisinden sakıt olmaz. Bu durumda, namaz içinde, tilavet için ayrıca secde etmesi gerekir. Yalnız başına namaz kılarken, tilavet secdesi, namaz içinde eda edilmezse, artık namaz dışında kaza edilmez. (Halebi) Secde âyetini namaz içinde okuyan kimse, dilerse okuyacağı âyetlerin sayısına bakmaksızın hemen Allahü ekber diyerek tilavet secdesine varır. Tilavet secdesi niyeti ile yalnız rükuya varması da kâfidir. Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve birkaç âyet daha okuyup, namazın rüku ve secdelerini yapar, namazına devam eder. Eğer bir sureyi bitirmiş ise, diğer bir sureden birkaç âyet okur; çünkü tilavet secdesinden kalkar kalkmaz, böyle birkaç âyet okumadan namazın rüku ve secdesine gitmek mekruhtur. Sual: TV’de mukabele okunuyor. Secde âyetlerini dinleyince, secde-i tilavet gerekir mi? CEVAP Gerekmez. Fakat Kur'an-ı kerimi takip ederken veya dinlerken, sesli olarak okuyana, secde-i tilavet gerekir. TV’den, radyodan ve teypten duyulan secde âyeti için secde-i tilavet gerekmez. (M.Erbea) Sual: Yapılmayan secdelerin kazası nasıl yapılır? CEVAP Okuduğum ilk secde âyetinin secde-i tilavetini diye niyet edilir. Sual: Bir kitapta tilavet secdesinin yedisi farz, üçü vacip, dördü sünnet diye yazıyor. Böyle bir rivayet de var mı? CEVAP Vardır. Sual: Secde-i tilavetten sonra, tilavete başlansa, Euzü lazım mı? CEVAP Hayır. Sual: Bir kağıda yazılı 14 secde âyeti okununca bir secde etmek yeter mi? CEVAP Evet. Sual: Tilavet secdesi için abdestli olmak şart mıdır? CEVAP Evet. Sual: Secde âyetini göz ile okusak secde gerekir mi? CEVAP Hayır. Çünkü göz ile okumak, tilavet sayılmaz. Sual: Secde âyetinin mealini okuyanın, işitenin veya hoparlörden işitenin tilavet secdesi yapması gerekir mi? CEVAP Kur’an-ı kerimde 14 yerde bulunan secde âyetinden birini okuyan veya işiten, manasını anlamasa da, bir secde yapması vacibdir. Meal okumak uygun değil ise de, mealini okuyan veya işiten, bunun secde âyeti olduğunu anlarsa, tilavet secdesi yapar. Hoparlörden, kasetten, teypten, TV veya radyodan işitenin, secde-i tilavet yapması gerekmez. (M.Erbaa, Elmalı tefsiri) Sual: Güneş doğduktan işrak vaktine kadar, tilavet secdesi ve şükür secdesi caiz midir? CEVAP Tilavet secdesi mekruh, şükür secdesi mekruh değildir. Sual: Bir kimse, cünüp veya abdestsiz iken yahut hayzlı ve nifaslı iken secde âyetini dinlese tilavet secdesi gerekir mi? CEVAP Secde âyetini işiten cünüp veya abdestsiz kimsenin, temizlendikten sonra tilavet secdesi yapması gerekir; fakat hayzlı ile nifaslıya [lohusaya] temizlendikten sonra da tilavet secdesi yapmak gerekmez. Dinimizİslam | |
|
| | #110 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve Cevap
ZEBUR HANGİ PEYGAMBERE GÖNDERİLMİŞTİR CEVAP ALABİLİRYİM | |
|
![]() |
| Etiketler |
| bilgiler, cevap, soru, İslami |
İslami Bilgiler - Soru ve Cevap Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Eski Türk medeniyetleri hakkında soruların cevabı nedir? | Ziyaretçi | Soru-Cevap | 5 | 20 Saat Önce 20:55 |
| Bu soruların cevapları nedir? | Ziyaretçi | Soru-Cevap | 18 | 30-12-2008 22:51 |
| PC Teknik Destek (Soru - Cevap) | Blue Blood | Arşive Kaldırılan Konular | 2932 | 09-09-2008 21:20 |
| İslamî Kısaltmalar Listesi | yüksel2 | Müslümanlık/İslamiyet | 0 | 22-01-2008 23:40 |
| İslami Videolar | asla_asla_deme | Müslümanlık/İslamiyet | 8 | 21-04-2007 21:03 |