PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Müslümanlık/İslamiyet > Cevşen-i Kebir Nedir? Cevşen-i Kebir Hakkında
«Önceki KonuSonraki Konu»
asla_asla_deme22:36, 19 Aralık 2007 
Cevşen-i Kebir Nedir?



Cevşen, Farsça kökenli bir kelime olup, "bir tür zırh, savaş elbisesi" manasına gelmektedir. Terim manası Şii kaynaklarında Ehl-i Beyt tarikiyle Peygambere isnat edilip, Cevşen-i Kebir ve Cevşen-i Sagir olarak bilinen, metinleri birbirinden farklı iki duâyı ifade eder. Ancak Cevşen-i Kebir daha meşhurdur ve "Cevşen" denilince hemen ilk akla gelendir.




Cevşen- i Kebir ve Cevşeni Sagir olmak üzere iki dua vardır.
Uhud harbi esnasında Efendimizi öldürme teşebbüsleri çoğalıp havanın da sıcak olması hasebiyle zırhında yük yaptığı bir ortamda Cebrail Aleyhisselam gelir ve “Ey Muhammed! Rabbin sana selam ediyor ve üzerindeki zırhı çıkarıp bu duayı okumanı istiyor. Bu dua hem sana hem de ümmetine zırhtan daha sağlam bir emniyet sağlayacaktır.” (1) (Bu veya buna benzer metinler cevşen satılırken ufak bir kağıtla beraber verilir.) İşte yaklaşık 15 sayfa olan bu dua bize böyle gönderilmiştir. O günden bu güne kim onu üzerinde taşırsa başına musibet gelmez. Evinde olursa evi yanmaz. Çocuğunda olursa başına birşey gelmez. Gel vatandaş... Sadece bir milyonlarla artık pazara bile ulaştı. Bu konu hakkındaki ilmi mütalaalardan şu sonuçlar çıkmıştır:
1- Peygamber Efendimiz Uhud’da zırhını çıkarmamıştır. Hatta üzerinde iki zırh birden vardı. (2)
2- Madem bu dua Peygamber Efendimizi koruyacaktı da Efendimiz Uhud harbinde niye yaralandı.
“Ebu Said el Hudri der ki: Rasulullah’ın yüzüne baktım. Her iki şakağında gümüş para yerini andırır iz, alnında saçının dibinde de bir yara vardı. Alt dudağı yarılmış, sağ yanındaki rebaiye dişinden birisi de kırılmıştı... Yardım edilmedikçe attan inemedi... Her iki Sade (Sa’d b. Ubade ile Sa’d b Muaze) dayanarak evine girdi.” (2)
Hani bu dua zırhtan daha iyiydi. Bu savaştan sonraki savaşlarda niye yaralanmalar oldu? Efendimiz mübarek dişini niye yitirdi?
3- Demek ki bu İslam’ın tevekkül mantığına ters. O halde bu hadis nerede geçiyor diye araştırdığımızda şu sonuca varırız ki, bu olay ehli sünnetin ne birinci derece hadis kitaplarında, ne de ikinci derece hadis kitaplarında. Peki bu uydurma şey bize nasıl ulaştı diye bakarsak şu sonuca varırız. Bu duanın aslı cevşen kelimesinde saklı. Cevşen farsça bir kelimedir. Zırh demektir. İran kaynaklarına göre Cevşeni Kebir ile Allah’a müracaatta bulunan kimseye Bedir Şehitleri derecesinde 900.000 şehit sevabı verilir. Bu duayı kefenin üzerine yazan mü’min azap görmez onu okuyan kimse dört semavi kitabı okumuş gibi olur... vesaire, vesaire...
Bazen kendi kendime şöyle derim: Beş milyona normal patıska alacağına altı milyona cevşen baskılısını al hiç olmazsa azaptan kurtul. Hakikaten buna inanılır mı derdim ama inanılıyor. İran’da binlerce cevşenli kefen var bizde de binlerce insan.
Her dönemde dinini bilmeyen insanları istismar etmek için birileri çıkıp din adına birşeyler uydurup onunla menfaat sağlamak isteyen insanlar çıkmıştır. Hristiyanlar da cennetten arsa satmadılar mı?
Bundan birkaç yıl önce Fethullah Gülen hocaefendinin Zaman gazetesinin ikinci sayfasında cevşen adı altında üç gün boyunca tam sayfa yazısı çıkmıştı. Sonuç olarak şu kanıya ulaşılıyordu:
Evet! Bu olay ehli sünnetin hadis kitaplarında yok.
Evet! Bu olayın silsilesi şia silsilesi.
Evet! Bu olayın aslı olmayabilir. Ama bu duayı üstadın okuması bizim için yeterlidir. Evet hocaefendinin dedikle-rine aynen katılıyor ve iki meselenin izah edilmesi gerektiği kanısındayım.
1- Mesele: Madem bu olayın aslı yok “zira din isnattır.” buyuruluyor. Pek niye halen cevşen satılırken bu kayıtlar veriliyor. Bu tip insanlara ancak şunu söyleyebiliriz: “Allah’ın ayetlerini az bir paraya satmayın.” (Ayet Meali)
Az bir paraya satmayın, yani dini istismar edip dinin sırtından zengin olmaya kalkarsanız ne kazanırsanız kazanın o az bir para olacaktır, haberiniz olsun.
Nur Cemaatinin ayrılmasının sebeplerinden ve Risalelerdeki ebcet hesabı hatalarından bahseden bir kitapta (4) bu sebeplerin başında Risalelerin kârının kimde kalacağında anlaşılamamasıdır der... Ama ben bütün hüsnü zannımla böyle bir şeye inanmamakla beraber madem bu cevşen olayının aslı olmadığı bilindiği halde niye bu hikayelerin anlatıldığı hep kafamı karıştırmıştır. Niye?
2. Mesele: Zira bu asıl meseledir. İnsanların cevşeni takarken bu inançta olmalarıdır. Kendilerini bu kağıdın koruyacağını zannederler ve kağıdı asarak yardım beklerler ki bu insanları cahiliyeti puta tapmaya alıştırma gibidir. Oysa Allah istemedikçe dünya ve içindekiler ne isterse istesinler onlara bir şey olmaz. Kuvvet ve kudret sahibi olan Allah’tır ki insanlara bunun ilahi bir yönünün olmadığı söylense ve sadece bunda Allah’ın güzel isimleri, dualar, Bedir ashabının ismi var. Belki onlara hürmeten Cenab-ı Allah sizi korur denseydi cevşen bu kadar yayılır mıydı?
Kaynak
Benzer Konular:
Etiketler:
  • cevsen ul kebir nedir
  • cevseni kebir
  • cevseni kebir nedir
Cevap
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Müslümanlık/İslamiyet Konuları
Benzer Konular
Cevşen duası hakkında bilgi verir misiniz?
Çöller - Kebir Çölü (Büyük Tuz Çölü)
Cevşeni Kebir duası nasıl okunmalıdır?
Dualar - Cevşenül Kebir: Cevşen Duası (Büyük Zırh)
Kebir Nedir?