Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Nurettin Rençber

Bu konu Müzik tr forumunda Mystic@L tarafından 24 Kasım 2006 (15:41) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
98829 kez görüntülenmiş, 1 cevap yazılmış ve son mesaj 16 Mart 2008 (01:55) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 5.00  |  Oy Veren: 4      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 24 Kasım 2006, 15:41

Nurettin Rençber kimdir, nereli, hayatı.

#1 (link)
Mystic@L
Ziyaretçi
Mystic@L - avatarı
Adıyaman asıllı göçmen bir ailenin çocuğu olarak 1960 yılında Mersin'de doğdu. Çocukluk ve gençlik yılları bu liman kentinde geçti. Liseden sonra iki yıl kadar fabrika işçiliği yaptı. Ardından üniversite yılları başladı. Dört yıl süren öğrencilik yaşamını 1985'te mezuniyetle noktaladı (AÜ - DTCF Felsefe Bölümü). İlk konserini yine aynı yıl içinde AST salonunda verdi. 1987'de evlendi.

1988'de öğretmenliğe başlayan ozan, Anadolu'nun çeşitli kasabalarında görev yaptı. Bu arada Anadolu'yu kasabalarıyla, halkıyla ve tabi ki müziğiyle yakından tanıma olanağını buldu.

Öğrencilik yıllarında yaptığı bestelerini "Dağ Türküleri ve Deniz Şarkıları" adlı ilk kasetinde topladı. Halen Anadolu'da (Kırşehir) öğretmenlik yapan ozanın Yiğit ve Eylül adlarında iki çocuğu vardır.
Etiketler:
  • nurettin rencber hayati
  • nurettin rencber kimdir
  • nurettin rencber nereli
  • nurettin rencber nerelidir
  • nurettin rencberin hayati
Benzer Konular:
Rapor Et
Reklam
Eski 16 Mart 2008, 01:55

Nurettin Rençber

#2 (link)
KENCISii
Ziyaretçi
KENCISii - avatarı
078

Her insanın kendince çizdiği veya çizdirilen bir yaşam grafiği vardır. Hele bu insan, yaratıcılığını bu grafiğin hep tepe noktalarına vurarak yaşamak durumunda olan bir sanatçıysa, bu grafiğin eğimlerini okumak daha da önemlidir. Gelin hep birlikte böyle insanlardan biri olarak müzisyen Nurettin Rençber’in, çizmeye devam ettiği yaşam grafiğini okumaya çalışalım.
1960 yılında Mersin’de dünyaya gelen Nurettin Rençber’in bir yanında her zaman köylülük olmuştur. Çünkü, 1954’te ekonomik zorluklar nedeniyle Adıyaman-Kahta’nın Sevik köyünden Mersin’e göç eden ailesi, Kürt köylü kültürünün özellikleriyle onu çocukluğunda eğitmişlerdir. Dolayısıyla yaşamın dalgalarına binip okyanuslara açılırken, kır-kent, Kürt-Türk-Arap kültürlerinin izlerini de beraberinde götürmüştür bu yolculukta.
O, lise öğrenimi sonrasında Urfa Meslek Yüksek Okulu’nda bir yıl okuduktan ve Mersin’de kısa bir süre fabrika işçiliği yaptıktan sonra, 1981’de Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü öğrencisi olarak Ankara’ya gelir. Burada maceralı geçen öğrencilik döneminin ardından 1987’de Trabzon Tonya’da öğretmenliğe başlar. Daha sonra Çorum’a, oradan da halen yaşamakta oldukları Kırşehir’e giderler. Nurettin Rençber evli ve 2 çocuk babasıdır. Yaklaşık dört yıl önce öğretmenliği tümüyle bırakıp zamanını müziğe veren Nurettin Rençber, bu sanata yönelme sürecini de şöyle anlatmaktadır :
“Ses olarak türkülerle büyüdüm, türküler söylerdim. Bağlamayla fiili olarak buluşmam ise 1977’de Mersin’de gerçekleşti. Arkadaş çevrem, sesimi çok sevdiklerini ve bağlamamı geliştirmemi istiyorlardı. Ancak ailem karşı çıkıyordu.”
Sanatını geliştirme olanağını üniversite öğrenciliği döneminde bulan sanatçı, ilk beste çalışmalarını da 1981-85 yılları arasında icra eder. İlk bestesi de “Cemile”dir. Öğrenci gençlik arasında sevilen bu bestelerinden oluşan bir demeti 1985’te AST’taki bir konseriyle müzik dünyasına sunar. Ki, ancak 1992’de kasetleşen “Dağ Türküleri ve Deniz Şarkıları” bu dönemin ürünüdür.
Öğretmenlik yaptığı yıllarda Eğit-Der, Eğit-Sen, Eğitim-İş gecelerinde konserler verir. Bu süreçte şair ve aydınlardan albüm yapması için öneriler gelir. Bunlardan Erhan Oban (Dede) Çağdaş Türküler olarak kaset yapmak için girişimde bulunur; ancak çalışma bitmeyince Ümit Erol’la ilk kasetini Ezgi Kasetçilik’ten çıkarırlar. 1996’da müziksever lerin beğenisine sunulan Eşkıya Türküleri’yle, ö-zellikle Mehmet Bayrak’ın aynı adlı kitabından esinlenerek müzik dünyasına kazandırır. 1997’de yaptığı “Kalbimdeki Yangın” ve 1999’da ürettiği “Ay Düşünce” albümlerinin yayınlanmasından sonra şunları söylemiştir:
“İnsan yapısı itibariyle kendini ifade etmekten hoşlanır. Kimi zaman şarkılarla ifade eder. Ben de kendimi böyle anlatıyorum. Farklı bir tarz yaratmak gibi özel bir iddiam yok; ama kendini ifade edecek yeteneklerin, sözün, enstrüman kullanmak gibi özelliklerin varsa tarz da oluşuyor. Bu eğilimin Dünya’ya yansıması, insanları etkilemesi söz konusu olabilir. Ancak günümüzde sistemin nimetlerinden yararlanmayı amaçlayan hangi sanatçı özgün bir tarz geliştirebilir ki!..”
“Müzik anlayışını belirleyen önemli etkilenmeler” üzerine de Nurettin Rençber, şunları söylemiştir: “Siyaset Meydanı’nda türkü tartışması vardı. Taraflar kendi tarzlarını örnekliyorlardı. Bakın, türkü okuyanların çoğu kültürlenme, hayata bakış biçimleri, hatta konuşma özellikleriyle sınırlı yaratımda bulunuyorlar. Bu benimle de ilgili. Bir şarkıda ‘Uçurumdan atlarken bulutlara gülümsemeyi unutma”yı söyleyen bir Rock Grubu vardı. Bu müziği yapanlarda bilinçli bir tarz ve özgür çıkış var. Bunların edebiyatı beni etkiliyor. Kendi alanım açısından ise, türküye ruh veren, onu canlandıranlar, güzel okuyanlardır. Genel olarak edindikleri okuma tarzları dışında kendilerini geliştirenler çok az.
“Türkiye’de tarz geliştiren müzik ustaları”na dair görüşlerine gelince : “Sezen Aksu, Barış Manço, kendi tarzında Orhan Gencebay önemli.” Bu ifadenin arkasından sözü kendisine getiriyorum.
“Senin çalışmaların, hedefin neye karşılık geliyor?” Şöyle yanıt veriyor: “Ben şarkılarımda insanlara dokunulmazlık özgürlüğü yaratmak istiyorum. Yoksa aşk şarkılarıyla tarz ve dokunulmazlık yaratılmaz. Kendimi daha çok ‘Ay Düşünce, Karagül ve Ayrılık Vakti’ şarkılarımla ifade ettiğimi düşünüyorum. Halk şiirinin koşma ve tasavvuf biçimlerinde de söylemeye çalıştım; ama kentli aydın yanımla bunları sürdürmem mümkün değil.”
Son olarak, etnomüzikle ilgili Nurettin Rençber’in. Düşüncesi ise şöyle: “Etnomüzik çalışmalarını çok yakından izlemedim. Ancak birtakım çalışmaları yararlı görüyorum. Örneğin Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, yaygın adlarıyla “Kardeş Türküler”in çabalarını anlamlı buluyorum. Birol Topaloğlu’nun çalışmaları da bu alanda çok olumlu. Bazı etnomüzik çalışmalarında Kürt müziğinden öğelerle Kızılderili müziğinin sentezinin yapıldığını hissedebilirsiniz. Doğrusu bu tür çalışmaların yeni halk müziği sentezlerine dönüşmesidir.”
“Son yıllarda emperyalizm ötesi koşulların yarattığı yeni bir bunalım yaşanıyor ve bunalımın sürekliliğini insanların kanıksayarak içlerine sadece duygusal düzeyde yönelmeleri için teknolojinin olanaklarıyla kuşatılan “dar sanat” faaliyetleri öne çıkıyor. Şiir ve müzik, bu duruma uygun en çok kullanılan iki sanat dalı. Neredeyse, insanın başkaldırı geleneğini tümüyle törpülemeye yönelik ve silik bir duygu atmosferi oluşuyor.” Böyle bir eğilimin varlığını gördüğünü, ancak çok farklı üretimlerin de hergün yeni filizler verdiğini dile getiren Nurettin Rençber’in, söz ve bestesi kendisinin olan iki parçasını örnekleyerek, söyleşimize şimdilik noktayı koyuyorum.
CİRAN
Kahta’nın çayı serin
Değmeyin yaram derin
Ciran burdan gidersen
Ya ben ne hal eylerim
Ciran Ciran Ciraney
Yaktın Adıyamaney
Bir acı kahve pişir
Olam sana mivaney
(Nakarat)
Eyleşir dam üstünde
İnce kemer belinde
Ölürüm Allah vekil
Saramazsam vaktinde
(Nakarat)

AYRILIK VAKTİ Vakti geldi ayrılığın
Ne yapsak boş
Kurtulamaz bu sevda
Bu amansız rüzgardan
Anla beni
Geçmişteki günlerimiz
Birer birer hayal oldu
Birer birer yalan
Gözlerindeki yaşı sil canım
Beni burda bırak git
Gereksiz artık anlamı yok sözlerin
Bu aşk gömülmeli
Oysa senle
Çok zamanlar paylaşırdık
Acıları umutları
Hiç usanmadan
Yüreğimde saklı kalan anılarla
Gidiyorum bu şehirden
Sevgilim hoşça kal
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.177 saniyede (71.11% PHP - 28.89% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 10:09
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi