Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Tüdanya

Bu konu Müzik tr forumunda GÜLGECELER tarafından 27 Haziran 2008 (15:47) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
59481 kez görüntülenmiş, 1 cevap yazılmış ve son mesaj 27 Haziran 2008 (16:10) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 5.00  |  Oy Veren: 3      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 27 Haziran 2008, 15:47

Tüdanya kimdir, nereli, hayatı.

#1 (link)
GÜLGECELER
Ziyaretçi
GÜLGECELER - avatarı
Tüdanya, seni sevmeyen ölsün

Seksenli yılların meşhur şarkısı ‘Seni Sevmeyen Ölsün’ü ilk o söylemişti. Kaset iki milyon sattı, şarkı dillere düştü; ancak Tüdanya’nın şöhreti uzun sürmedi.
62

Tüdanya; 1980’li yıllarda yıldızı parlayan arabesk şarkıcı… İlginç ismine rağmen onu unutanlara, ‘Seni Sevmeyen Ölsün’ şarkısını hatırlatalım. Kaset piyasada dolaşmaya başladığında, kendisini bile hayrete düşüren bir şöhrete kavuşmuştu. Sonraları kırktan fazla arabeskçinin okuduğu şarkının nakaratı en coşkulu taraftar tezahüratlarından biri olmakla kalmadı, günlük dile yerleşti. Hatta ‘seni sevmeyen ölsün’ cümlesi zamanla dönüşüme uğrayıp, şaka yollu bir böbürlenmeyi ifade eder oldu: ‘Beni sevmeyen ölsün, canım.’ Ne var ki, Tüdanya’nın şöhreti, şarkının sözleri kadar uzun ömürlü olmadı.
Medyanın ilgisini yitirmiş ya da bundan özellikle kaçınmış bütün eski ünlüler gibi bir kıyıya çekildi ve nostaljik bir gülümseme eşliğinde hatırlanan isimler arasına karıştı.

Tüdanya’yı çekildiği kıyıda, İzmir’in Karşıyaka’sında bulduk. Üç ay önce açtığı giyim mağazası ‘Fistan’, “Tüdanya’nın Yeri” adıyla ünlenmiş. İçeride neşeli bir kalabalık, kimin müşteri, kimin hayran olduğu belli değil… Ancak Tüdanya’da bir tedirginlik var, köşe bucak kaçtığı gazetecilere hasbelkader yakalanmanın verdiği bir rahatsızlık… Geleceğimizden haberi var aslında; hatta muhtemel sorular için muhtemel cevaplarını hazırlamış, tetikte bekliyor. Küçük bir senaryo bile kurmuş zihninde; epeydir ısrarlı biçimde arayan ‘Dobra Dobra’ programını reddettiği için devreye giren ‘tuzak’ gazeteciler olduğumuzu zannediyor.

BERGAMALI YOKSUL KIZ

Biz, her şeyden habersiz, vapura binmeden önce aldığımız bir demet papatyayla içeri girince, tedirginliğin yerini rahatlama aldı, tutulan nefesler bırakıldı, ‘Oh, Yarabbim çok şükür’ sözleri duyuldu. Kimi, “Bak gördün mü, Allah gönlüne göre verdi.” diyordu, kimi “Ben anlamıştım, sen dergileri karıştırdın.” Şaşırma sırası bizdeydi; ama bereket versin, bu coşkulu karşılamanın, sevinç dalgasının sebebi kısa sürede anlaşıldı. Mesele şundan ibaret; son yıllarda, Kur’an-ı Kerim öğrenen, Risale-i Nur’larla tanışan, sohbet ortamlarında ilahiler söyleyen Tüdanya, daha ilk bakışta, ‘senaryodaki’ gazetecilere uymadığımızı anlıyor, gözleri doluyor, ezberlediği cevapları unutuyor; “Sorun çocuklar, neyi isterseniz sorun.” diyor.

Biz en baştan başlayalım istiyoruz. Bilgi deryası internet bile onun hakkında ketum davranıyorsa, “Müziğe ne zaman başladınız?” sorusu abes kaçmayacaktır. Ekşi Sözlük’teki birkaç nostaljik tanımı hesaba katmazsak, Tüdanya şimdiki nesil için bir sır… O da kabul ediyor bu hâli: “Aslında çok röportaj yapılırdı eskiden; ama bir nesil değişti, beni internette bulamazsınız.”

Bir ‘Kül Kedisi’ masalı dinlemeye hazır olun; ya da Yeşilçam filmlerine ilham vermiş hikâyelerden birini… Tüdanya, Bergamalı yoksul bir ailenin dokuz çocuğundan biri. “Öyle fakirdik ki, ekmek bile özendiğimiz bir şeydi.” diyor. On beş yaşında evleniyor, ilk çocuğu bakımsızlıktan ölüyor, ardından iki çocuğu daha oluyor ve çok geçmeden eşini kaybediyor. Yeniden baba ocağına dönüyor; fakirlik bu kez daha sarsıcı; iki de çocuk var yanında… Çalışmak, para kazanmak lâzım; ama nasıl? Evlere temizliğe gitmeye başlıyor; fakat aklında müzik var. Sesi güzel, kimse onsuz gitmiyor ırgatlığa, pamuk toplarken, tütün kırarken söylediği şarkılarla ekmek kazanabilir mi, bunu düşünüyor.

Geçmiş günlerden söz edilirken, geçişler hızlı oluyor, uykusuz geçen geceler, sancılı bekleyişler unutulmak istendiği için belki, hemen atlanıyor. Tüdanya da, tarlalarda ırgatlık, evlere temizlik yapan genç bir kadınken, İzmir’de Pırlanta Pavyon’a gitmeye nasıl olup da cesaret ettiğini anlatmıyor. Tıpkı filmlerdeki gibi işte, fakir kız, gazino patronunun karşısında, “Beni bir dinler misiniz abi?” diyor. Ayaklarında yarısı yırtılmış naylon terlikler, şarkısını söylüyor ve mutlu son: “Sesin güzel kızım, sende bir ışık görüyorum, kısa sürede yıldız olabilirsin.” Tüdanya’nın şimdi rahmetle andığı patron Cengiz Özşeker, sözünün arkasında duran bir adam. Pavyonundan ‘ünlü fabrikası’ diye söz ediliyor, Kibariye ve Bergen oradan çıkıp tırmanıyorlar şöhret basamaklarını. Ne ki, Tüdanya’nın tek düşüncesi kendisinin ve ailesinin karnını doyuracak parayı kazanmak; yıldızlık üzerine düşünecek mecali bile yok.
5442
VE TÜDANYA HAKİKATEN GELİR

“Aileniz nasıl baktı pavyonda çalışmanıza?” diye soruyoruz, gülümsüyor: “Onlar pavyonun ne olduğunu bilmiyordu ki. Annem ev kadınıydı, babam ayakkabı boyacısı. Bilselerdi gündeliğe gitmem için ısrar ederlerdi. Annem rahmetli oldu, babam pavyon ne demektir bugün bile bilmez. Radyodaki sanatçılar gibi sanat müziği okuyacağım sanıyorlardı.” Arabeskin yasaklı yılları, Orhan Gencebay dinlemek için pikap sahibi olmak lâzım. Tüdanya’nın da arabeske ilgisi yok zaten, pilleri çabucak biten kırık radyosunda sanat müziği ve türkü dinliyor. Favori sanatçıları Hamiyet Yüceses ve Neşet Ertaş… Şöhreti arabeskle yakalayan şarkıcı; “Ben bu insanlarla yetiştim işte.” diyor.

Cengiz Özşeker de onun sanat müziği okumasından etkilenmiş zaten ve Tüdanya arabesk furyasının estiği o yıllarda, ‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız’ ve ‘Leyla Bir Özge Candır’ gibi ‘ağır’ parçalarla çıkmış sahneye. Bu arada patron, Bergamalı yoksul kızın pek de inanmadığı yıldızlık hayalini gerçekleştirmek için kolları sıvamıştır bile, iki ay boyunca gazetelere verilen gizemli ilanda ne fotoğraf vardır, ne açıklama, yalnızca şöyle yazar: “Tüdanya geliyor!”
resim35buyukresim
Gazinoda bir gün segâh, diğer gün hüzzam okuduğu akşamlardan biri, diğerinden ayrılır ve Tüdanya, dikkat buyurunuz tıpkı filmlerdeki gibi ikinci kez keşfedilir: “İzmir fuarının meşhur zamanları, İbrahim Tatlıses ‘Ayağında Kundura’ ile fırtına gibi esiyor. Ben, gazinodan çıkıp eve gidiyorum. Çocuklarıma bakıyorum, yemek pişiriyorum. Fazla tanındığım söylenemez; ama bir akşam, Tatlıses’in saz ekibi gazinoya beni dinlemeye geldi. Aralarında, Uğur Bayer ve Bayram Şenpınar var. Sesimi çok beğendiler ve kaset yapmak istediler.” Kaset teklifi cazip; ama bir pürüz var; sahnede sanat müziği okuyan Tüdanya’nın kasette arabesk okuması isteniyor. O dönemin rüzgârından payına düşeni alma niyetindeki firma, makam bilgisini ‘tek hocam’ dediği radyodan öğrenen şarkıcıya pek de haksız sayılmayacak gerekçeler sıralıyor. Tüdanya o yıllarda ikna olsa da, hiçbir kasetinde Türk sanat müziği okumamış olmasına hâlâ üzülüyor: “Bana dediler ki, ‘Sanat müziği okuyan onlarca radyo sanatçısı var, seni kimse dinlemez. Nota da bilmiyorum ya. Belki de dinlenebilirdim, farklı bir yorum getirebilirdim; ama diretme şansım yoktu; çünkü bu işi onlar biliyorlardı. Ben orada sadece bir işçiydim, söyleneni yapmak zorundaydım.”

TÜDANYA’YI MEŞHUR EDEN ŞARKI

Sene 1983… İlk kaset ‘Sıra Sıra Dağlar’ 650 bin gibi yüksek bir satış rakamına ulaşır ve her iki taraf da para kazanır; ancak hemen arkasından gelen ‘Azap’ beklenen ilgiyi görmez. İlk kasette yer alan türküler, özellikle de Mustafa Topaloğlu’nun yeni meşhur ettiği ‘Oy oy Eminem’ çok sevilmiştir; ama ikinci kaset ağdalı arabesktir ve Tüdanya da çok isteyerek okumamıştır bu parçaları. İlk bakışta erken bir hezimet gibi algılanabilir; fakat şarkıcı kendisini şöhrete taşıyacak şarkıyı daha söylememiştir bile... 1986’da, yine bir fuar zamanı, başka bir firma çalar Tüdanya’nın kapısını.

Ellerinde bir şarkı vardır, İbrahim Tatlıses’e soyadını veren Yılmaz Tatlıses’in bağlamasıyla çalıp söylediği bir şarkı. Firma biraz tereddütlüdür, ‘Bu parça tutar mı, okumak ister misin?’ diye sorarlar kendisine. “‘Şarkı bana bir şeyler anlatıyor.’ dedim, o zaman; ama tam olarak hissedemiyordum. Çok sonradan anladım ki, sözleri Allah sevgisini ifade etmek için çok uygun.” Tüdanya, şarkıyı okuyor burada: “Her şey yalan gerçek sensin/ Gelirse dert senden gelsin/ Bence aşkın kendisi sensin/ Seni sevmeyen ölsün.” Sonra soruyor: “Sizce de öyle değil mi?”

Bu arada Tüdanya ikinci evliliğini yapmıştır ve bu kaset için stüdyoya girdiğinde yedi aylık hamiledir. Temmuz sıcağında, önünde bir kova buz, hem kıtır kıtır buz yiyor hem söylüyor. Sonuç korsanlar hariç 2 milyon satan bir kaset ve kaçınılmaz şöhret.

ASLINDA BENDEN BİR ŞEY OLMAZMIŞ

Tüdanya artık meşhur bir şarkıcıdır. Gazetelerde boy boy fotoğrafları görünür, röportajlar birbirini izler. O günlerde medyanın ilgisi öyle yoğundur ki, kendisini Türkan Şoray’mış gibi hisseder. Gazinolarda işi yoktur bundan böyle. İzmir Fuarı’nda Bülent Ersoy, Yüksel Uzel ve İbrahim Tatlıses’le birlikte sahne alır, hatta fuara 11 sene aralıksız çıkan tek şarkıcı olur. Yeni kasetler doldurur; şarkılı filmler döneminde Münir Özkul, Salih Kırmızı ve Murat Soydan ile sinema filmlerinde oynar; ama 1990’lı yılların sonlarına doğru büyü bozulur. ‘Seni Sevmeyen Ölsün’ kasetiyle yakaladığı başarıyı bir daha bulamaz. Artık kasetlerden para bile alamıyordur.

Yıldızının zamanla sönmesini, müzik piyasasının ‘raconuna’ uygun davranmamasına bağlıyor, kısacası o, böyle bir dünyanın insanı olmadığını düşünüyor. Bugün, tutunamamasıyla ilgili bir sürü gerekçe sıralarken, kendisiyle dalga geçmeyi ihmal etmiyor: “Aman çocuklar, aslında benden bir şey olmazmış.” Gerekçeleri neler: “Gazetelerde boy boy resimlerimin çıktığı günlerde bile evime gider makyajımı temizler, yemeğimi yapardım. Yirmi beş yıl bu piyasada çalıştım; ama tek dostum yok. Bugün İstanbul’a gitsem hangi otelde kalayım diye bakınırım, kapısını çalacağım bir kişi bile yok. Yaşantılarını gördüm çünkü, bana uygun değildi. Ben o zincirin halkalarına tutunamadım anlayacağınız.”


TÜDANYA, NE OLA Kİ?

Tüdanya’nın gerçek adı Hatice Döngü… Sahneye çıkacağı zaman bir isim aramışlar, o da “Tüdanya olsun.” demiş. Herkesin de hoşuna gitmiş. Peki nereden çıkmış Tüdanya? Cevabı şarkıcıdan alalım: “Doğruluk derecesi nedir bilmiyorum ama, mitolojik dönemlerde Bergama’da yaşamış üç çocuklu bir kraliçenin ismi Tüdanist imiş. Evinde çalıştığım hanım doktor, kızı olursa adınıTüdanya koyacağını söylüyordu. Ondan duymuştum ben de.”



EDEPLİ BİR ORTAM OLURSA YİNE ŞARKI SÖYLERİM

Aslına bakılırsa Tüdanya, yokluk dönemlerinde ekmek parası kazandığı mesleğini şimdi hor görüyor değil. Kasetlerden kazandığı parayı ailesi için harcamış, sahneden eline geçenlerle de şimdi oturduğu evini satın almış. “Dört çocuğumu da bu işle büyüttüm.” diyor, “Kötü bir şey yaptığıma inanmıyorum. Hiçbir zaman dekolte giymedim. 24 yaşından beri bu piyasadaki herkes bana ‘abla’ diye hitap eder.” Mecbur kalırsa yine mesleğine döneceğini söylüyor Tüdanya, ancak bir şartla; alkolün olmadığı ‘edepli’ ortamlarda, mümkünse Anadolu turnelerinde, halk konserlerinde…

Vefalı bir hayran kitlesi de var nasılsa. Her gün en az beş kişi telefonla arıyor, mağaza açtığını duyanlar ziyaretine geliyor. Bu arada küçük bir ‘gel-git’ yaşadığını da itiraf ediyor şarkıcı. Tamamen saf dışı bırakamadığı müzik hayatı ve son yıllarda keşfettiği ikinci ve bambaşka bir hayat arasında gidip geliyor. Sözü Tüdanya’ya bırakalım: “Hayatımda birçok şeyin eksik olduğunu hissediyordum. Baktım ki bu, Allah’a olan sevgim ve ibadetlerim. İnsanlardan yediğim darbeler bunları düşündürttü bana. Onlara değil kendime kızdım ve nerede hata yaptığımı aradım. Şu yalan dünyada, sahte ışıkların altında kulluk yapamadığımı gördüm. Baktım ki yaşım da gidiyor. Bu yola girmem Allah’ın lütfudur. Öyle de ölüp gidebilirdim. Müzikle ilgilendiğim yıllarda dinî çevrelere hiç yolum düşmemiş demek ki. Ailem de cahildi, Allah onları affetsin. Ben 15 yaşına kadar haftada bir gün cuma günleri namaz kıldım; çünkü öyle olduğunu zannediyordum. Çok boş yaşamışım, yazık. Sonradan mevlitlere gitmeye, insanlara sormaya başladım. Hiç de benim bildiğim gibi değilmiş. Önce Kur’an okudum, sonra Risalelerle tanıştım, çok şükür.”
Rapor Et
Eski 27 Haziran 2008, 16:10

Tüdanya

#2 (link)
GÜLGECELER
Ziyaretçi
GÜLGECELER - avatarı
Tüdanya - Alacağım Var
Tüdanya - Aramızda Sıra Dağlar
Tüdanya - Ayrılma Benden
Tüdanya - Benim Hayatım
Tüdanya - Canımdan Can İste
Tüdanya - Dağlar
Tüdanya - Ellerim Bomboş
Tüdanya - Gücenme Tanrım
Tüdanya - Güldür Yüzümü
Tüdanya - Haram Geceler
Tüdanya - Hesabım Var
Tüdanya - Neredesin Sen
Tüdanya - Ölsem Bundan Daha İyi
Tüdanya - Sebebi Sensin
Tüdanya - Sen Yaşa
Tüdanya - Sende Gidersen
Tüdanya - Seni Çok Seviyorum
Tüdanya - Vurun Dalgalar
Tüdanya - Yaktı Gidiyor
Tüdanya - Yana Ya





Gücenme tanrim sen bu kuluna
Gücenme tanrim bu isyanima
gücenme tanrim..
bir kulun bu kadar zalim olamaz tasdan mi yarratin sen onu tanrim
yasamak izdirap cile cekmekse ben kulun degilim gücenme tanrim
yüregi nefretle öfkeyle dolu sevgiden habersiz kalbinin yolu
mademki kul diye yarratin onu ben kulun degilim gücenme tanrim
nimetin sadece bir can vermekse her nefes gönlüme birer darbeyse
sevilmek sevene zulum etmekse ben kulun degilim gücenme tanrim
yüregi nefretle öfkeyle dolu sevgiden habersiz kalbinin yolu
mademki kul diye yarratin onu ben kulun degilim gücenme tanrim
Bir kulun bukadar zaLim olamaz tasdan mi yarratin sen onu tanrim
yasamak izdirap cile cekmekse ben kulun degilim gücenme tanrim …




Kalbimde binbir aci sendin basimin taci
mademki gidiyorsun gülle gülle yabanci
Kalbimde binbir aci sendin basimin taci
mademki gidiyorsun gülle gülle yabanci
ettigin yanina kalmaz seven insan unutmaz
güvenme güzeligine bu dünya sanada kalmaz
ettigin yanina kalmaz seven insan unutmaz
güvenme güzeligine bu dünya sanada kalmaz
seni gördügüm güne bin defa lanet olsun
seni sevdigim icin kalbime yaziklar olsun
seni gördügüm güne bin defa lanet olsun
seni sevdigim icin kalbime yaziklar olsun
ettigin yanina kalmaz seven insan unutmaz
güvenme güzeligine bu dünya sanada kalmaz
ettigin yanina kalmaz seven insan unutmaz
güvenme güzeligine bu dünya sanada kalmaz





O Garip Asker - Tudanya


oturmuş bir köşeye gözleri nemlielinde sigarası yüzü kederlifelek onada vurmuş halinden belliiçin için ağlıyor o garip askerne bekleyeni var nede yuvasıviraneden farklı şimdi dünyasıçektiği her duman sabır duasıiçin için ağlıyor o garip askero asker o asker için için ağlıyor o garip askerne bir mektup var nede bir haberevi aklına gelir bağrını delerbir gün teskereyi alıpta giderdeyipte avunuyor o garip asker


Aldanma Çocuksu Mahsun Yüzüne - Tudanya


aldanma cocuksu mahsun yüzüne mutlaka terkedip gidecek birgün kanma sever gibi göründügüneseni sevmiyorum diyecek birgünaldanma cocuksu mahsun yüzünemutlaka terkedip gidecek birgün kanma sever gibi göründügüneseni sevmiyorum diyecek birgün sevmek cok güzel sey aldanmak aci ruhunu saracak bir büyük sancio durmayan yolcu sen garip hancihesabi vermeden gidecek birgünhesabi vermeden gidecek birgünugruna yollari harcayacaksinaskini ömrünle bir tutacaksinne yazik sonunda aglayacaksingururunu yerlere atacak birgünugruna yollari harcayacaksinaskini ömrünle bir tutacaksinne yazik sonunda aglayacaksingururunu yerlere atacak birgün

Sen Bir Ömürsün - Tudanya


gülde güzel gözlerinin bebegi gülsüngülde güzel gözlerinin bebegi gülsünvallahi billahi güzel sen bir ömürsünömür sen bir ömürsün senin icin herseyi katlanirim ben sacinin bir teline can veririm ben böyle gülüs böyle naz hic görmedim benvallahi billahi güzel sen bir ömürsünömür sen bir ömürsün öyle özenmis yaratmis seni allahimöyle özenmis yaratmis seni allahimvallahi billahi seni ben melek sandimvallahi billahi seni ben melek sandim melek ben melek sandim her mevsimi bahara döndürürsün sen gülüsünle günesi söndürürsün sen böyle gülüs böyle naz hic görmedim ben vallahi billahi güzel sen bir ömürsünömür sen bir ömürsün



Seni Çok Sevdim - Tudanya

Kara sevda yüregimde kor gibi eriyorum elerinde kar gibiey vefasiz ben urunda ölürdüm ne cikardi biraz sevsen sen beniey vefasiz ben urunda ölürdüm ne cikardi biraz sevsen sen benidaga tasa askim diye seni yazdim ben heryeretas kalbini bile bile sana asik oldum seni cok sevdim daga tasa askim diye seni yazdim ben heryeretas kalbini bile bile sana asik oldum seni cok sevdim sevda degil göre göre ölmek bu ask yerine ucuruma düsmek bu ah belalim beni kirsan ne cikar anlasana elde degil sevmek buah belalim beni kirsan ne cikar anlasana elde degil sevmek budaga tasa askim diye seni yazdim ben heryeretas kalbini bile bile sana asik oldum seni cok sevdim daga tasa askim diye seni yazdim ben heryeretas kalbini bile bile sana asik oldum seni cok sevdim

Mum Ve Ben - Tudanya




karanligin ortasinda bulusmusuz mum ve benkaranligin ortasinda bulusmusuz mum ve benbir masada karsilikli tutusmusuz mum ve ben bir masada karsilikli tutusmusuz mum ve ben hüzün cökmüs üstümüze ates düsmüs icimizehüzün cökmüs üstümüze ates düsmüs icimizebu gece birbirimize benziyoruz mum ve benbu gece birbirimize benziyoruz mum ve bengözyaslari döküyoruz damla damla eriyoruzgözyaslari döküyoruz damla damla eriyoruzeridikce yaniyoruz bitiyoruz mum ve ben eridikce yaniyoruz bitiyoruz mum ve benhüzün cökmüs üstümüze ates düsmüs icimizehüzün cökmüs üstümüze ates düsmüs icimizebu gece birbirimize benziyoruz mum ve benbu gece birbirimize benziyoruz mum ve ben
Gidecegim Bu Ellerden - Tudanya






gidecegim bu ellerden gayri buralardan verin benim sevdigimi onsuz olamambu canim canansiz olmaz onsuz olamazbu canim canansiz olmaz onsuz olamaz verin benim sevdigimi onsuz olamamverin benim sevdigimi onsuz olamamgünes batar gün dogmaz canim canansiz olmazcanana can adadim ecelden gayri olmaz sevdasiz yasanmiyormus cektim ögrendim bu askin yüzünden dostlar derde bellendim dervis dergahina cöktüm yare dilendim dervis dergahina cöktüm yare dilendim gidecegim bu ellerden gayri buralardan verin benim sevdigimi onsuz olamamgünes batar gün dogmaz canim canansiz olmazcanana can adadim ecelden gayri olmaz
Haram Geceler - Tudanya






AkLim basimda degiLki sebebini biLmiyorum bize nazar degdi inan adim gibi biLiyorum yine bana haram geceLer senin icin agLiyorumah yine bana haram geceLer senin icin agLiyorumyaniyorum yaniyorum ah yine yanip yaniyorumyine bana haram geceLer senin icin agLiyorumHatiraLar gözLerimde daLip daLip gidiyorumacimasiz dertLerimLe yapayanLiz yasiyorumyine basim belalarda senin icin agliyorum yar yine bana haram geceler senin icin agliyorum yaniyorum yaniyorum ah yine yanip yaniyorumyine bana haram geceLer senin icin agLiyorum
Dert Ortagim - Tudanya



Hem arkadas hem sevgiLim hem üzüntüm hem sevincim bu dünyada senden baska kimim varki söyLe benim Her derdimi payLasirsin her kahrima katLanirsinsen bu hayat yokusumda dert ortagim dermanimsinIyi günde kötü günde yanimdasin herhaLimdesensiz yapamam imkansiz günesimsin sen gönLümde Her derdimi payLasirsin her kahrima katLanirsinsen bu hayat yokusumda dert ortagim dermanimsin






Güldügün Zaman - Tudanya


Unut kederLeri unut dertleri unut o söylenen aci sözleribosyere kahretme üzme kendini acilar tükenir geldigin zamanUnut kederLeri unut dertleri unut o söylenen aci sözleribosyere kahretme üzme kendini acilar tükenir geldigin zamanDünyam güzellesir geLdigi zamanHayat bu hertürlü cilesi vardir hep keder degildir sevinci vardir her derdin mutlaka caresi vardir acilar tükenir geldigin zaman Dünyam güzellesir güLdügün zamanYasantina küsme bosver isyana bir tebesüm yeter bugünde sana sen candan sevecek birini ara dünyam güzellesir geldigin zamanacilar tükenir geldigin zaman Hayat bu hertürlü cilesi vardir hep keder degildir nesesi vardir her derdin mutlaka caresi vardir acilar tükenir geldigin zaman Dünyam güzellesir güLdügün zaman..


Yandi Gönlüm - Tudanya


allahim bu nasil güzel günes gibi göz aliyorsaclarinda bin bir cicek bahar gibi gül kokuyorallahim bu nasil güzel günes gibi göz aliyorsaclarinda bin bir cicek bahar gibi gül kokuyoryandi gönlüm güllüsüne gözlerini züzüsüneonu bana yaz allahim ömür katsin ömrümeyandi gönlüm güllüsüne gözlerini züzüsüneonu bana yaz allahim ömür katsin ömrümetoprak degil sanki özü ay parcasi güzel yüzübaldan mi can verdin rabbim öyle tatli her bir sözütoprak degil sanki özü ay parcasi güzel yüzübaldan mi can verdin rabbim öyle tatli her bir sözüyandi gönlüm güllüsüne gözlerini züzüsüneonu bana yaz allahim ömür katsin ömrümeyandi gönlüm güllüsüne gözlerini züzüsüneonu bana yaz allahim ömür katsin ömrüme
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.253 saniyede (82.79% PHP - 17.21% MySQL) 14 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 04:38
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi