| | #1 (mesaj-linki) | |
| Osmanlı Padişahları - Orhan GaziHayatı: Orhan Gazi 1281 yılında doğdu. Babası Osman Gazi, annesı Kayı aşiretinin ileri gelenlerinden Ömer Bey'in kızı Mal Hatundu. Orhan Gazi, sarı sakallı, uzunca boylu, mavi gözlüydü. Yumuşak huylu, merhametli, fakir halkı seven, ulemaya hürmetli, dindar, adaletli, hesabını bilen ve hiçbir zaman telaşa kapılmayan, halka kendisini sevdirmiş bir beydi. Sık sık halkın arasına karışır, onları ziyaret etmekten çok hoşlanırdı. Orhan Gazi, babası Osman Gazi'nin 1326'da vefatı üzerine beyliğin başına geçti. Orhan Gazi 1346'da Bizans İmparatoru VI.Yoannis Kantakuzinos'un kızı Teodora ile evlendi. Osmanli Devletini Osman Gazi kurmustu.Fakat onu teskilâtlandiran ve büyük bir devlet haline getiren Orhan Gazi idi.Orhan Gazi sari sakalli, uzunca boylu, mavi gözlü idi. Yumusak huylu ve merhametli, fakat yerine göre hiddetli ve secaatliydi. Fakirleri sever ve ulemaya hürmet ederdi. Son derece dindar, adaletli ve tebaasina kendisini sevdirmesini çok iyi bilirdi. Bizzat halk içine girer, onlarla yemek yer ve dertlesirdi.Hareketlerinde çok hesapli davranir ve hiç telâs etmezdi. Iznik'i fethettigi zaman hiristiyanlara göstermis oldugu insanca muamele,dillere destan olmustu.Orhan Gazi'nin her yönden büyük bir insan oldugunu sadece Türkler degil, barçok yabanci tarihçiler dahi tasdik etmislerdir.Orhan Gazi daha 15 yaynda iken harplere istirak etmis ve hayatinin büyük bir kismi harp meydanlarinda geçmistir. Babasindan 'i6.000 km. kare olarak teslim aldigi topraklari alti misline çikararak 95.000 km. kare yapmistir.Orhan Gazi bir devlet reisi sifati ile harplerde bizzat ordularinin basinda daima bulunmustur. Orhan Gazi devletin muntazam bir idare sistemine baglanmasi lüzumunu görmüs ve teskilât isini ise, Alâeddin Pasa ile, Seyh Edebali'nin bacanagi Çandarli Kara Halil Pasa'ya havale etmisti.Orhan Gazi zamaninda teskilâti üç noktada toplayabiliriz : Para, kiyafet, ordu.Orhan Bey'in büyük oglu Süleyman Pasa,kendisinden önce vefat etmistir. Kendi sagliginda iken baskumandanlik vazifesini ikinci oglu Murad Hüdavendigâr'a devretmistir.Osmanlilar tarafindan yaptirilan ilk cami (1333 - 1334) senesinde Iznik'te yapilan "Haci Özbek" Camiidir. Ve Orhan Gazi yaptirmi,stir.Bursa Medresesini Orhan Bey yaptirmis ve ilk "Sultan" lâkabi da O'nun zamaninda kullanilmistir. Yine ilk Osmanli parasi da Orhan Bey zamaninda basilmistir. Müslüman Türkler Avrupa'ya ilk defa Orhan Bey zamaninda geçmislerdir. Istanbul'un Anadolu yakasi tamamen Orhan Bey zamaninda Osmanli topraklarina katilmistir. Yeni fethedilen hiristiyan topraklarinda yasayan yerli hiristiyan halktan Osmanli hayranligi, yeni fetihleri de kolaylastirmistir.Zamaninda fethedilen yerler :1326'da Bursa, 1329'da Iznik, 1337'de Gemlik'i fethetti ve Bizanslilara kary Palekanon(Maltepe) zaferini kazandi. 1345'de Karasi Beyligi ilhak edildi. 1354'de Ankara ve Gelibolu feihedildi.Orhan Gazi 1360 senesinde 79 yasinda vefat etmistir. Türbesi ise Bursa'da Osman Gazi'nin türbesi yanindadir. Türbe dört köselidir.Içinde 4 tane büyük mermer sütun vardir. Türbe bu dört sütun üzerine oturtulmustur. Kubbesi genis ve kursunla örtülmüstür. Duvarlari sade ve beyaza boyanmistir. Tavaninda onar kandilli birer tane avize asilidir. Orta yerde Orhan Gazi'nin sandukasi bulunmaktadir. Etrafi;pirinç parmakliklar ile çevrilmistir. Sandukanin kuzey yönünde Cem Sultan'in oglu Abdullah,kapi tarafinda Ikinci Bayezid'in oglu Korkut,onun yaninda Orhan Gazi'nin ailesi Nilüfer Hatun ve oglu Kasim Çelebi ile Yildirim'in oglu Musa Çelebi vardir. Bu türbede yirmiiki tane mezar bulunmaktadir. Türbeyi ise Sultan Abdülaziz yaptirmistir.Silsile-i Sâdât-i Naksibendiyye'den Hâce Muhammed Bâbâ Semâsi (k.s.) Hazretleri, Seyh Edebali, Haci Bektas-i Veli bu devrin büyüklerinden olup, Orhan Gazi zamaninda vefat etmislerdir. Ayrıca, Yarhisar Tekfur'unun kızı Holofira, Bilecik tekfuruyla evlendirilirken, düğün basılıp Holofira esir alındı ve Orhan Gazi ile evlendirildi. Müslüman olduktan sonra adı Nilüfer Hatun olarak değiştirildi; bu evlilikten, ileride Osmanlı Devleti'nin üçüncü hükümdarı olacak Murad Hüdavendigar doğdu. Erkek çocukları: Süleyman Paşa, Murad Hüdavendigar, İbrahim, Halil, Kasım Kız çocukları: Fatma Hatun Askeri başarıları: Savaşlarda daima ordusunun başında bulunan Orhan Gazi'nin siyasi ve askeri en önemli başarısı, kuşkusuz Bursa'nın 6 Nisan 1326'da alınmasıydı. Alaüddin Ali Bey'i kendine vezir atayan Orhan Gazi, Orhaneli kazasını ele geçirerek, Bursa önlerine geldi ve şehri kuşattı. Şehir, ciddi bir çatışmaya girmeden teslim alındı. Devletin merkezi Bilecik'ten Bursa'ya nakledildi. Akçakoca, Karamürsel, Abdurrahman Gazi gibi öncü komutanlar ise Kandıra, Aydos ve Semendire kalelerini aldılar. Böylece Osmanlı sınırları Karadeniz ve İstanbul Boğazı'na doğru genişletildi. 15 yaşından beri hayatı savaşlar ve zaferlerle geçen Orhan Gazi askeri bir düzenleme yaparak 1328 yılında "Yaya" ismini verdiği bir ordu kurdu. Osmanlıların Kocaeli yarımadasındaki kaleleri alarak, İstanbul Boğazı'na kadar gelmeleri, Bizans İmparatorluğu'nu telaşlandırdı. İmparator III. Andronikos, hem fethedilen kaleleri geri almak, hem de kuşatılmış olan İznik'i kurtarmak için bir ordu hazırladı. Orhan Gazi İznik'te bir miktar kuvvet bırakarak Bizanslılara karşı harekete geçti. İki ordu Palekonon'da (Maltepe) karşılaştı, yapılan Palekonon Savaşı'nda Bizans ordusu yenildi (1329). Kazanılan bu önemli zaferden sonra Orhan Gazi, İznik kuşatmasına devam etti. Bizans İmparatorluğundan ümidini kesen İznik kumandanı bazı şartlarla teslim olacağını bildirdi. Orhan Gazi ileri sürülen şartlara uyulacağına ve halka iyi davranılacağına dair söz verdi. Hıristiyanlığın en önemli kentlerinden biri olan İznik böylece Türk hakimiyetine girdi (1330). Orhan Gazi fetihlere devam ederek; 1331'de Taraklı, Göynük ve Mudurnu'yu, 1333'de Gemlik'i Osmanlı topraklarına kattı. Orhan Gazi 1337'de önemli bir ticaret merkezi olan İzmit'i ve çevresini (Koyunhisar, Hereke, Yalova, Armutlu) fethetti ve buranın idaresini oğlu Süleyman Paşa'ya verdi. 1342 yılında Balıkesir yakınlarındaki Rumlara ait Kirmasti, Mihaliç ve Ulubat kaleleri fethedilince Karesioğulları Beyliği ile sınır komşusu olunmuştu. Orhan Gazi Karesioğulları beyliğindeki taht kavgalarından yararlanarak bu beyliğin topraklarını ele geçirdi (1345). Karesi Beylerinden Hacı İlbey ile Evrenos Gazi, Osmanlı hizmetine girdiği gibi, Beyliğin donanması da Osmanlı Devletine katıldı. Marmara Adaları, Üsküdar ve Kadıköy fethedildi(1352). 1354 yılında ise Gerede Beyliği ele geçirildi ve Ankara ilk kez fethedildi. İdari Düzenlemeleri: Orhan Gazi, babası Osman Gazi'den 16.000 km.kare olarak aldığı devlet topraklarını oğlu Murad Hüdavendigar'a 95.000 km.kare olarak devretti. Orhan Gazi devletin bir idare sistemi olması gerektiğini düşünüyordu, bu amaçla teşkilat işini Alaeddin Paşa ile Şeyh Edebali'nin bacanağı Çandarlı Kara Halil Paşa'ya verdi. Orhan Gazi devlet teşkilatı içinde üç önemli nokta üzerinde duruyordu; para, ordu ve kıyafet. Fethettiği yerlere adli ve idari işler için kadılar, askeri işler için subaşılar tayin etti. İlk Osmanlı parası, 1326 yılında Orhan Gazi tarafından basıldı. Mimari Eserleri: Orhan Gazi imar ve şehir planlamasına da önem veren bir padişahtı. İznik'in fethedilmesinden sonra, 1331 yılında İznik'teki meşhur Ayasofya Kilisesi camiye çevrildi. Ayrıca 1333'de yine İznik'te Osmanlı tarihinin ilk camisi olan Hacı Özbek Camii yaptırıldı. Orhan Gazi'nin yaptırdığı diğer eserler şunlardır; İznik Hacı Hamza Camii ve Kümbeti, İznik Yeşil Camii, Bilecik Orhan Camii, Bilecik Orhan Gazi İmareti, Gebze Orhan Camii, Bursa Orhan Camii, İznik Nilüfer Hatun İmareti. Bilime ve eğitime büyük önem veren Orhan Gazi Bursa Medresesini de yaptırdı. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Orhan Gazinin Kapısının Yanına Dikilen Çınar
Adil bir hükümdar olan Orhan Gazi Bursa'yı fethettiği zaman, kendi insanımıza ve gayr-i Müslimlere karşı adaletli ve merhametli davranışlarını hiç terk etmedi. Bilhassa mânevî dinamiklerimiz olan din âlimlerine ve mürşitlere çok değer verdi. O devirde yaşayan ve Geyikli Baba diye bilinen evliyaullahtan bir mürşit, Bursa'nın fethedilmesinden sonra gelip orduya yetişmişti. Halk onun geyiğine binip geldiğini söylerdi. Zaten bu yüzden kendisine Geyikli Baba diyorlardı. Orhan Gazi, Geyikli Baba'ya çok önem veriyordu. Zaman zaman yanına gidiyor ve duasını alıyordu. Bir seferinde, İnegöl'ü, çevresindeki köyleri, tarlaları ile beraber ona vermek istemişti. Geyikli Baba da: "Bizim gayemiz Allah'ın rızasını kazanmaktır. Siz bu arazileri fakir ailelere dağıtırsanız daha büyük bir hayır işlemiş olursunuz." diyerek, yapması gereken şeyin ne olduğu konusunda onu irşad etti. Osmanlı sultanlarının bazıları, mürşitlerinin dergahlarına bir derviş gibi devam etmek, kalb ve ruh hayatının zevklerinden istifade etmek istiyorlardı. Fakat o mürşid-i kâmiller, sultanları, halkın işlerini görmenin ve adaleti dağıtmanın daha iyi bir hizmet olduğunu gösteriyordu. Sultan Orhan, bir ziyareti sırasında Geyikli Baba'dan dua ve himmet istemişti. Geyikli Baba da, Orhan Gaziye bulunduğu makam ve yaptığı hizmetin mahiyetini izah eder şekilde şöyle dedi: "Tahtınız, Kâbe'nin nuruna, feyiz ve bereketine mazhardır. Devletinizin eşiği de sanki halkın tavaf yerine benzemektedir. Dualarımız gece-gündüz size yöneliktir ve devamlı şekilde şerefle yükselen devletinizle beraberdir. Sevgimiz, gönül merkezimizdedir." New York'ta, Amerikan Milli Kiliseler Birliğini ziyaret etmiştik. Üç yüz bin kilisenin bağlı olduğu bu teşkilat adına Prof. Dr. Brenier ile görüşmüştük. Bize İslâmiyet'in Müslüman olmayanlara karşı tavrını, bilhassa ehl-i kitaba karşı tutumunu sordu. Biz, Türkiye'de 500. Yıl Vakfı'ndan söz ettik ve dedik ki: "Bu vakıf 1992 senesinde kuruldu. Çünkü dedelerimiz, beş yüz sene önce, 1492 yılında, Endülüs'te Müslümanlar ve Yahudiler katliama maruz kalınca, onları kurtarmaya gittiler. Müslüman, Yahudi hiç ayırt etmeden, katliamdan kaçan herkesi kurtardılar. Yahudileri de getirip, Edirne gibi şehirlerimize yerleştirdiler. Hatta 500. Yıl Vakfı'ndan Bensiyon Pinto, bizeOsmanlıların bize yaptıkları iyilik, beş yüz sene öncesine dayanıyor. Çünkü Sultan Orhan Gazi, Bursa'yı fethedince, orada bulunan Museviler, onun huzuruna çıkıp; Siz adil bir hükümdarsınız, insanların inançlarına saygı gösteriyorsunuz. Bizanslı idareciler bize mabed yaptırmadılar. Bize yardımcı olmanızı istirham ediyoruz. dediler. Orhan Gazi de, bir arsa verip bizimkilerin mabed yapmalarına yardımcı oldu. Daha sonra büyük camiler yapıldı.dedi. Şu anda İstanbul'daki Osmanlı döneminden kalma olan Darül-Aceze içinde hem cami, hem kilise, hem de havra vardır." Prof. Dr. Brenier, bu durumu çok takdir etti. 500. Yıl Vakfı'nın neşretmiş olduğu ve bu konuda verdiği bilgiler, bu takdiri hakediyordu. Elhamdülillah, atalarımız, bizi utandıracak hiçbir şey yapmamışlar, bilakis, göğsümüzü kabartacak örnek bir tarih bırakmışlar. Tekrar gönül ülkesinin sultanlarından Geyikli Baba'ya dönecek olursak, mânâ âlemine açılan nazarları ile Osmanlı Devleti'nin geleceğini ve yapacağı hizmetleri sezmişti. Bir alâmet olması için, evinin önünde bulunan çınarlardan birisini söküp, Orhan Gazinin kapısının yanına dikti. Orhan Gazi, Geyikli Baba'nın dikerken çektiği besmele ve söylediği tekbiri duymuş, ağacın köküne su bırakmasını da seyretmişti. Geyikli Baba, en son olarak da, duasını yaptıktan sonra Orhan Gaziye bakmış ve şu âyet-i kerimeleri okumuştu: "Güzel söz, kökü yerin derinliklerinde sabit, dalları ise göğe doğru yükselmiş bir ağaç gibidir ki, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir." (İbrahim Suresi, 24-25) Böylece Osmanlı Devleti, bir ulu çınar olarak tasvir ve tespit ediliyordu. Son Düzenleyen asla_asla_deme; 13-11-2008 @ 17:17. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Osmanlı Padişahları - Orhan Gazi (1281-1361). Osmanlı Devleti'nin ikinci padişahı olan Orhan Gazi, Osman Gazi'nin oğludur. Gazi olarak anılması babası gibi bir uçbeyi olmasından değil, Türkmenler arasında canlılığını koruyan gaza geleneğinin sürdürücüsü sayılmasındandır. Söğüt'te doğan Orhan Gazi genç yaşta babasıyla birlikte savaşlara katıldı. 1298'de Bilecik'in alınmasında yararlık gösterdi. Osman Gazi 1299'da bağımsızlığını ilan edince Orhan'ı Karacahisar (Sultanönü) sancakbeyliğine atadı. Yöreyi komşu beyliklere karşı başarıyla koruyan Orhan, 1315'ten sonra Sakarya vadisinde birçok yeri Osmanlı topraklarına kattı. 1320'de Yenişehir'e gelerek yaşlı ve hasta olan babasının adına beyliğin yönetimini üstlendi. 1321'de Mudanya'yı alarak Osmanlılar'a Marmara Denizi kıyısında ilk iskeleyi kazandırdı. Osman Gazi 1324'te Orhan'ı resmen bey ilan etti ve 1314'ten beri birkaç kez kuşatıldığı halde ele geçirilemeyen Bursa'yı almasını istedi. Orhan Gazi 1325'te Atranos'u (Orhaneli) aldıktan sonra Bursa'yı kuşattı. Kent ancak 1326 ortalarına doğru teslim oldu. Oğlu Murad'ı (I. Murad) Bursa sancakbeyliğine getiren Orhan Gazi bundan sonra, iyice savunmasız kalan bölgedeki Bizans kalelerini birer birer ele geçirmeye başladı. 1329'da bölgenin en büyük, en önemli kalesi olan İznik'i kuşattı ve kente yardıma gelen Bizans birliklerini Pelekanon'da (Darıca yakınları) bozguna uğrattı. Desteksiz kalan İznik 1330'da teslim oldu. Ardından İzmit'i kuşat-tıysa da, Bizans'ın haraç ödeme önerisini kabul ederek kuşatmayı kaldırdı. Bir süre için İznik'i merkez edinen Orhan Gazi daha sonra Bursa'yı başkent yaptı. Bu arada Akçakoca Bey Kocaeli Yarımadası'nı, Karamürsel Bey de İzmit Körfezi'nin güney kıyısını ele geçirdiler. 1333'te Gemlik, 1337'de İzmit alındı. 1345-50 arasında batıdaki komşusu Karesioğulları'nın egemenliğine son veren Orhan Gazi böylece Marmara Denizi'nin güney kıyılarına tümüyle egemen oldu. Bu gelişmeleri yakından izleyen Bizanslılar Osmanlılar'la dostluk kurmaya çalıştılar. 1346'da İoannes Kantakuzenos'un kızıyla evlenen Orhan Gazi, 1347'de onun VI. İoannes adıyla tahta çıkmasına destek sağladı. Ayrıca Balkan devletleriyle olan savaşlarda Bizans'a asker yardımında bulundu. Bu amaçla 1353'te Gelibolu yakınlarındaki Cimbi Kalesi'ni üs olarak alan Osmanlılar böylece Rumeli'ye ilk adımlarını attılar. Bunu Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa'nın Bolayır-Tekirdağ arasındaki kıyı şeridini ve 1356'da da Çorlu'yu ele geçirmesi izledi. Batıdan da kuşatılmaya başladıklarını gören Bizanslılar aradaki dostluğu hatırlatıp Orhan Gazi'den fetihleri durdurmasını istediler. Süleyman Paşa'nın ölümü (1359) üzerine bir süre yavaşlayan akınlar Şehzade Murad'ın Rumeli'ye gelmesiyle yeniden hızlandı ve ilk aşama 1361'de Edirne'nin alınmasıyla son buldu. Son yıllarında sefere çıkmayan, Bursa'da oturan Orhan Gazi öldüğünde, Osmanlı Devleti'nin sınırları doğuda Ankara'ya, batıda Edirne'ye kadar uzanıyordu. Orhan Gazi o güne değin aşiret töreleriyle yönetilen beylikte devlet örgütlenmesinin ilk temellerini atmıştır MsxLabs & TemelBritannica | |
|
![]() |
| En popüler 5 etiket
Bu Konunun Etiketleri
|
| orhan beyin hayatı, orhan gazi nin fethettiği yerler, orhangazi savaşları, osman beyin fethettiği şehirler, osmanlı padişahları ve fethettikleri yerler, |
Osmanlı Padişahları - Orhan Gazi Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Osmanlı Padişahları - Sultan Abdülaziz | kompetankedi | Osmanlı İmparatorluğu | 6 | 22-03-2009 23:12 |
| Osmanlı Padişahları (Resim Gösterisi) | Kral_Aslan | Resimlerle/Fotoğraflarla Türkiye | 6 | 03-12-2008 04:38 |
| Osmanlı Padişahları - Osman Gazi | Blue Blood | Osmanlı İmparatorluğu | 1 | 14-11-2008 16:17 |
| Osmanlı Padişahları - İndeks | Blue Blood | Osmanlı İmparatorluğu | 1 | 22-05-2007 22:45 |
| Osmanlı Padişahları (Video 1) | AreX | Resimlerle/Fotoğraflarla Türkiye | 0 | 30-11-2006 20:18 |