| | #1 (mesaj-linki) | |
| Parapsikoloji ile İlgili Haberler ULUSLARARASI METAPSİŞİK ENSTİTÜSÜ KURULUYOR Sanayici Jean Meyer, 1919 yılında, Uluslar arası Metapsişik Enstitüsü’nü (Institute Metapsychique International) kurmuş, ilk Başkan, Dr. Charles Richet olmuştu. Daha sonraki yıllarda ise enstitü Başkanlığı’na Dr. Gustave Geley (1856-1924) ve Dr. Eugene Ostygetirildi. Geley ile Richet, her türlü sahtekarlık ihtimalini ortadan kaldırarak ve yürüttükleri karmaşık deneyleri başarıyla uygulayarak, Polonyalı ünlü fizik süje M.Franek Kluski’yi (1874-1944) incelediler. Richet bu çalışmaların sonuçlarını “Metapsişik Kitabı” (Traite metapsychique) adlı dev yapıtında açıkladı ve materyalizasyon fenomenini bilimsel olarak kanıtlamış olduğunu belirtti. Gustave Geley ve Araştırmaları Gustave Geley, “Şuurdışından Şuura” (De l’inconscient au conscient, Paris,1919), “Ektoplazma ve Duru görü” (L’Ectoplasmie et Clairvoyance) adlı eserlerinde, psi çalışmalarını ve görüşlerini ortaya koydu. Almanya’daki araştırmalarda Prof. Zollner (1834-1882) ile Baron Albert Von Schrenck-Notzingbaşta gelmekteydi. 1950’lerde ise Dr. Willy Garlof, Avrupa’nın en son büyük materyalizasyon süjesi olan Danimarkalı Einer Nielsen ile araştırmalar yürüttü ve bunları “Kopenhag’ın Fantomları” (Die Phantome Von Kopenhagen) adlı eserinde yayınladı. İtalya’da Palladino gibi olağanüstü süjeler ortaya çıkmış ve Prof. Lombroso, Prof Morsellive Prof. Bozzano, psişik fenomenlerin ölüm ötesi yaşamın mevcudiyetini belirleyen gerçekler olduklarını beyan etmişlerdir. Sovyet’lerde ise en önde gelen isim, Alexander Aksakof (1832-1903) olmuştur. Polonya’da ise, ünlü psikolog Julian Ochorowicz, önce ipnotik olaylarla ilgilendi. 1882 yılında bu çalışmalarını bir araya getiren “Zihinsel Telkin” (La Suggestion Mentale) adlı deneysel eserini yayınladı. Roma ve Varşova’da Eusapia Palladino’nun çalışmalarına katıldı. Bu sujenin meydana getirdiği uzaktan eşya hareketlerini (telekinezi) açıklamak için “Katı Işınlar” hipotezini ortaya koydu ve bazı aletlerle bu hipotezi gerçekleştirmeye çalıştı. “Katı Işınlar” hipotezi gerçek bir gözlem sonucunda ortaya çıktı. Bu psişik olayda, süjenin ellerinden ince iplik gibi çıkan ve engel karşısında “Sapma” gösteren süptil ışınların fırladığı tespit edildi. Bu hipotez, telekinezi olaylarının açıklanmasında, fiziksel yorumlama yönünden önemli bir katkıda bulundu. Julian Ochorowicz’in ve diğer bazı yetenekli süjelerle birlikte yaptıkları deneyler çok ünlüdür. Ayrıca Psi ile ilgili konuları ciddi bir biçimde araştıran, inceleyen ve bu konuda pek çok eser veren ünlü ruhsal araştırmacılar Gabriele Delanne ve Leon Denis’i de unutmamak gerekir. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Parapsikoloji İle İlgili Haberler ARAŞTIRMALAR SÜRÜYOR S.P.R’nin kurucularından olan Sir Oliver Lodge, elektrik konusunda ve özellikle iyonlar hakkındaki teorileri ile ün kazanmış büyük bir İngiliz fizikçisiydi.Sir Lodge, daha sonra İtalya’ya giderek F.W.H Myers ve Fransız fizyolog Dr.Charles Richet (1850-1935) ile birlikte, ünlü ‘fizik medium’ Bn. Eusapia Palladino’yu (1854-1918) da incelemişti. Lodge’a göre, bilimsel ve psişik araştırmalar, insanlık olgusu hakkında bilgi edinmek üzere yürütülen araştırmaların birbirini tamamlayan parçalarıydı ve bunları ayırmak gerekirdi. Eusapia Palladino ile yapılan telekinezik psi araştırmaları Sir Oliver Lodge, fizik maddenin gerçekte ‘madde ötesi bir tamamlayıcı unsur’ tarafından biçimlendirildiğini, kontrol edildiğini ve düzenlendiğini öne süren ilk bilim adamlarından biriydi.Paris Üniversitesi fizyoloji profesörü Charles Richet, Sabatier, Manyetizm-İpnotizm konusunda uzun yıllar araştırmalar yapan Aiglun Kontu Albay de Rochas, Ruh Fotoğrafçılığı konusunda çeşitli buluşları ve araştırmaları olan Guillaume de Fontanay ve Darget, ünlü Dr. Gibier ve Butterev, 1888’de Donald Mac-Nab, 1891 Pelletiev, 1895’de Dr. Paul Joir, ünlü felsefe profesörü Emil Boirac Psi fenomenlerde hileleri ortaya çıkarmak için büyük uğraşlar veren Harry Price, ayrıca Dariex De Gramont, J.Maxwel tamamen bilimsel metotlarla Psi konularını her yönden incelediler ve araştırdılar. Charles Richet ve Psi araştırmaları Albay De Rochas Eski bir asker olan Guillaume de Fontenay 1896 yıllarına doğru, Psi olaylarıyla ilgilendi.1898 yılında Eusapia Palladino ile yaptığı deneyleri, bir eser halinde yayınladı. Bu eserde levitasyon olaylarına ait oldukça ilginç resimler vardır.Fotoğrafların daha iyi çekilebilmesi için Baraduc, Darget ve Ochorowicz gibi ünlü araştırmacılar banyo sırasında yapılan yanlışları ve hileleri önlemek için çok yararlı çalışmalarda bulundular. Baraduc ve Darget’in resimleri Ochorowicz Gibier Ünlü felsefe profesörü Emil Boirac (1851-1917) Psi olgusuyla uğraşmaya başlamadan önce akademi müfettişliği yaptı. Daha sonraları, Grenoble ve Dijon Akademilerine rektör oldu. Psikoloji, felsefe ve çocuk eğitimi hakkında değerli eserler verdi. Manyetizm, ipnotizma konularında da ciddi araştırmalar yaptı. Bir İngiliz mühendisi olan Harry Price (1881-1948) psi araştırmalarının ve deneylerinin ‘hileye uygun’ yönlerini inceledi ve bu hileleri ortaya çıkarmak için yararlı aletler üretti. Uzun yıllar süren araştırmaları sırasında ancak tek bir hilekar denekle karşılaştı. Ve tüm hilelerini ortaya çıkarttı. 1923 yılında Stella C. İle yaptığı bir seri deneyle; telekinezi ve ektoplazma fenomenlerinin gerçekliğini bilimsel verilerle ortaya koydu. 1925 yılında Londra’da yayınladığı eseriyle bu deneylerinin bütün zabıtlarını bilim çevresine incelenmek üzere sundu. Daha sonraları ise oğlu Marcel ile birlikte, ünlü Avusturyalı Medyom Rudi Schneider’le çalıştı. Bu çalışmalarının sonuçlarını da 1930’da “Rudi Schneider, Ascientific examination of his medumship” adlı kitabında yayınladı. Harry Price 1920 yılında İngiliz Psişik Araştırmalar Derneğine katıldı. Daha sonraları da kendisinin idareciliğini yaptığı Milli Psişik Araştırmalar Laboratuarını kurarak çalışmalarını laboratuar çalışmaları şekline çevirdi. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Parapsikoloji İle İlgili Haberler PSİ ARAŞTIRMALARI Dünya üzerinde varolan her ekolün, her bilimsel araştırmanın kendine ait bir tarihçesi vardır. Her ne kadar psi ve psi araştırmalarının başlangıcı insanlık tarihi kadar eski ise de kurumlaşması ve bir bilim dalına dönüşmesi 1850’li yıllara rastlar. Mitolojilerde, efsanelerde ve ruhsal öğretilerde insanın beş duyunun dışına taşan yönleriyle ilgili sayısız örnek vardır ama New York 'un Hydesville kasabasında yaşayan Fox ailesi, özel metotlarla ruhsal iletişimin kurulabileceğini ispatlayan ilk ailedir. Fox kardeşlerin başından geçen olaylar ve psi yetenekleri konuyla ilgilenmek zorunda kalan birçok bilim adamı ve uzman tarafından incelenmeye alındı. Böylece Fox ailesi bugün dünya üzerinde milyarlarca kişiye hizmet veren Parapsikoloji adlı bilimin doğmasına neden oldular. Parapsikoloji nasıl bilim oldu? Her bilimin, gelişme ve yayılma süreci içinde tarihçe önemlidir. Herhangi bir olgu ilk defa nerede nasıl başlamıştır? Sorusunu yanıtlamak gerekir. Parapsikolojinin bir bilim dalı haline gelmesini sağlayan olaylar dizisi, 1847 yılında Fox ailesinde meydana gelen olaylarla başlamış ve bu evde olup bitenlerin basına yansımasıyla da çok kısa bir süre içinde bir dalga gibi bütün Amerika’ya yayılmıştır. Ünlü Fox ailesi, baba John Fox, Anne Leah Fox ve genç yaştaki kızları Margaretta ve Kate Fox’tan oluşuyordu. Ayrıca Rochester’de yaşayan evli bir kızları daha vardı. | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Parapsikoloji İle İlgili Haberler Ölümden sonra dirilme üniversitede bilim dalı İnsanların klinik olarak öldükten sonra, yeniden yaşama dönmeleriyle ilgili olayları araştırmak amacıyla, Pennsylvania Üniversitesi’nde "Diriliş Bilimi Merkezi" adıyla bir kürsü açıldı. Tıp biliminde çok yeni olduğu belirtilen "klinik olarak öldükten sonra yaşama dönme" konusu, National Geographic’in TV kanalında "Ölümden Geri Döndüm" isimli belgesel de ele alındı. Pennsylvania Üniversitesi’nde bir yıl önce açılan "Diriliş Bilim Merkezi" araştırma görevlisi Dr. Benjamin Abella, konuyla ilgili şunları söyledi: Üçüncü bir evre "Tarihsel olarak klinik ölüm, kalbin durması ve beynin fonksiyonlarını yitirmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak son yapılan çalışmalar, ölümle yaşam arasında ’üçüncü bir evre’nin varlığını ortaya koymaktadır. Yani bu evre, insanın kalbinin durması ve beyninin fonksiyonlarını yitirmesiyle klinik ölümün meydana geldiği, ancak neredeyse tüm hücrelerin canlı kaldığı durum şeklinde tarif edilebilir." Merkezde yapılan araştırmalar, ayrıca insanın öldükten sonra, ilaçlar ve kimyasallar yardımıyla yeniden yaşama döndüğünde, hücrelerinin nasıl hiçbir zarar görmediğini ve nasıl hiçbir şey olmamış gibi yaşama devam ettiği sorusuna da yanıt arıyor. Ölümden dönenlerden biri olan Ward Kenz adlı Amerikalı, Sioux Falls bölgesinde buzlarla kaplı göle düştükten sonra, kurtarma ekipleri tarafından yarı donmuş olarak gölden çıkarıldı ve klinik olarak öldüğü açıklandı. Ancak "defibrilasyon" cihazının yardımıyla yeniden yaşama dönen Kenz, şu anda yaşamını hiçbir iz göstermeden ve engelsiz sürdürüyor. (27.0cak.2008 Pazar Hürriyet) Ölüme Yakın Deneyim (ÖYD) Nedir? Ölüme Yakın Deneyimler (ÖYD ya da NDE - Near Death Experience) tıbbi anlamda kalbi durup daha sonra tekrar hayata dönen insanların geçirdiği deneyimere verilen isimdir. Ölüme yakın deneyimler, özellikle insanoğlunun "ölümden sonraki yaşam" konusuna karşı duyduğu merak sebebiyle ilgi çekici olaylar olmuştur. Gerçek deneyimlerle spekülasyon ve şehir efsaneleri çoğu yerde birbirine karışmış olmakla beraber, gelişen tıp ve teknolojinin de yardımı ile konu üzerinde bilimsel araştırmalar da yapılmaktadır. Dr. Raymond Moody ve Dr. Kenneth Ring, ölüme yakın deneyimler alanında çalışmış önemli isimler olarak görülür. Ayrıca International Association for Near-Death Studies (IANDS, Uluslararası yakın ölüm çalışmaları topluluğu) isimli bir örgüt, bu deneyimi yaşamış insanları bir araya getirmek ve bilimsel araştırmaları destekleyici güvenilir bilgiler bulmak gibi bir misyon ile gerçekleşmiş olaylar üzerinde araştırmalar yapmaktadır. ![]() Bazı Ünlü Deneyimler 17 Eylül 1975'te Dannion Brinkley'in yaşadığı deneyim ünlüdür. Kendisi telefonla konuşurken, düşen bir şimşeğin telefon kablosundan geçerek kulağından tüm bedenine ve sonra ayağına kadar inmesi sırasında kalbi durmuştur. Kalbi durduktan sonra hastaneye kaldırılan Brinkley kurtarılamamış ve morga kaldırılmıştır. Morgda bir anda hayata dönen Brinkley klinik olarak tam 28 dakika ölü kalmıştır. Saved by the Light ("Işık tarafından Kurtarıldı") isimli kitabında kendisi yaşadığı deneyimi anlatmış, Hollywood tarafından yaşadığı deneyim Saved by the Light ismiyle sinemaya uyarlanmıştır. Kendisi birçok yerde konferanslar düzenlemekte ve insanlara ölümün bir son olmadığını ve ölümden korkulmaması gerektiğini anlatmaktadır. Elizabeth Taylor geçirdiği bir ameliyat sırasında tıbbi anlamda 5 dakika ölü kalmıştır. CNN'de yayınlanan Larry King Live isimli programda kendisi yaşadıklarını şöyle anlatmıştır: "Michael Todd'un (uçak kazasında kaybettiği 3. eşi) ruhuyla karşılaştım. Ben de onunla burada kalmak istediğimi söyledim, fakat o bana dünyaya geri dönmem gerektiğini ve daha vaktimin gelmediğini söyledi. Onun aşkı ve sevgisi beni tekrar yaşama döndürdü." Ölümün giriş kapısında ışıklı tünel var Kısa süreliğine ölümün soğuk yüzü ile tanışanların iddiasına göre, kalp durduğunda ışık huzmesi ve ölen yakınlar görülüyor. "Çok büyük, etkileyici ve özel bir ses duydum. Tanrının sesi gibi hissettim ama o olup olmadığını bilmiyorum. O ses benle konuştu ve benim bir gün araştırmacı olacağımı, kitaplar yazacağımı söyledi." Bu sözler üç kez ölümle burun buruna gelen ölüme yakın deneyimler (ÖYD) araştırmacısı P.M.H. Atwater'a ait. Atwater bir banka memuruydu. Bir gün evlendi ve hamile kaldı. Hamileliği sırasında kanaması olunca kaldırıldığı hastanede, ameliyat masasında hayatı değişti. Tam bu noktada kalbi duran bankacı kadın ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide gidip geldi. Dönüş'ü yaşayınca kendini Ölüme Yakın Deneyimler araştırmalarına adadı. Atwater 1977 yılında, ameliyat masasında yaşadığı hayret verici hikayeyi anlatırken hâlâ heyecanlanıyor. "Özel bir ses duydum o anda. Çok büyük bir sesti. Tanrının sesi gibi hissettim ama ben öyle nitelendirmedim. O ses benle konuştu. Araştırmacı olacağımı ve kitap yazacağımı söyledi. Ben hayata bu misyonla geri geldim." Engelden geri dönüyorlar Daha sonra da iki kez ölümün eşiğine gelen Atwater ameliyat masasında yaşadıklarından sonra (ÖYD) çalışmalarına başladı. Yetişkin ve çocuklar üzerinde yaptığı araştırmalar sonucunda kişilerin ilginç deneyimler yaşadıklarını tespit ettiklerini belirten Atwater ÖYD yaşayan kişilerin geçtiği aşamaları şöyle anlatıyor: "Örneğin bir ameliyat esnasında kalbi duran kişi bedeninin dışına çıkıyor ve kendini yukarıdan görüyor. Uçar gibi hafifçe süzülüp ucunda ışık olan bir tünele doğru gidiyor. O tünelde ölmüş olan insanları görüyor. Bazen de kendilerine huzur duygusu veren kişiler tarafından karşılanıyor. Fakat ileri gitmemeleri için bir engel bulunuyor ve oradan geri dönüyorlar. Bazıları ise sadece ses duyarlar. Örneğin ben onları görmedim sadece ses duydum." Yirmi altı yıldan bu yana dört bin kişinin üzerinde çalışmalar yapan Atwater ÖYD'nin özel ve bilimsel bir çalışma olduğunu belirtiyor, asla halisünasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Kalbin durması anında yaşanan olaylar halisünasyon ya da hayal ürünü değil. Bunlar tamamen gerçek. Yaşanan olaylar bunun kanıtıdır" diye konuşuyor. Zekâ olumlu etkileniyor Bu arada 277 çocuk üzerinde de çalışmalar yapan Atwater ÖYD'nin çocukların zeka yapısında ve hayata bakış açılarında çok büyük değişimler yarattığını söylüyor; "Örneğin, beş altı yaşlarında bir çocuğun ameliyat esnasında kalbi duruyor ve yükseliyor. Tüm sesleri duyuyor ve kişileri görüyor. Işık olan bir yere gittiğini ve orada huzurlu olduğunu söylüyor. Bu çocuk iyileştikten sonra ilkokul birinci sınıfa başladı ve yaşıtları basit cümlelerle okuma yazma öğrenirken o, Yunan Mitolojisi okuyordu." Atwater'ın iddiasına göre sadece zeka düzeyi değil hayata bakış açıları da değişen bu çocuklar yaşama da daha bağlı oluyorlar. (16.05.2005-Sabah) | |
|
| | #5 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Parapsikoloji ile İlgili HaberlerObama’yı bilen kahin: Amerika çökecek! Amerika’nın yeni siyahi başkanını 18 yıl öncesinden bilen Bulgar kahine göre, Barack Obama, ABD’nin çöküşüne yol açabilir Amerika’da 4 Kasım’da yapılan seçimlerde ülke tarihinde ilk defa siyahi bir adayın başkanlık koltuğuna oturması tüm dünyada coşkuyla karşılandı. Küresel finans kriziyle boğuşan dünya liderleri, Demokrat Başkan Barack Obama’yı bir umut ışığı olarak niteledi. Dünya basını, 50 milyon beyazın da tercihi olan Obama’nın Bush politikalarını terk ederek dünyaya barış getireceğini, vergi indirimi sayesinde Amerika’yı ekonomik krizden kurtaracağını yazdı. Ancak Obama’nın başkan seçileceğini 18 yıl önce bilen Bulgar kahin Baba Vanga’ya (Vanga nine) göre Obama’nın “değişim” sloganı sanılanın aksine dünyaya barış değil felaket getirecek. İkinci dünya savaşı sırasında Nazi Lideri Adolf Hitler tarafından bizzat ziyaret edilen, Rus gizli servisi KGB’nin bile tavsiyeler aldığı Baba Vanga 1996 yılında 84 yaşında hayata veda etmişti. 11 Eylül saldırıları, Kursk faciası, ve Rusya’nın Gürcistan’ı işgal edeceğini bilen Baba Vanga Amerika’ya dair şu kehanetlerde bulundu: “Amerika Birleşik Devletleri’nin 44’üncü başkanı (Yani George Bush’tan sonraki başkan) siyah olacak. Bu Amerika’nın göreceği son lider olacak. Çünkü siyahi liderin göreve gelmesinden kısa bir süre sonra ülke büyük bir ekonomik krize girecek. Kuzey ve güney eyaletler arasında anlaşmazlık çıkacak. Endonezya karışacak. Tüm bunlar Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatacak... Üçüncü Dünya Savaşı’nda ilk kez atom bombası kullanılacak. KEHANETLERİN %80’İ TUTTU Hayattayken kehanetleri Bulgar hükümeti tarafından kaleme alınarak saklanan Baba Vanga’nın kehanetlerinin yüzde 80’i doğru çıktı. 1989’da Rus televizyonuna “İki çelik kuş kulelere çarpacak gökyüzü aydınlanacak, (11 Eylül saldırıları) Kursk (2000 yılında 118 Rus askerine mezar olan denizaltının adı) su altında kalacak bütün dünya arkasından ağlayacak, dedi. Kahin 1994 yılında da ” Vladimir’in zaferi dünyada herşeyi eritecek. (Gürcistan savaşı). İklimler değişecek (küresel ısınma). Rusya ayakta kalacak ve dünyaya hakim olacak” demişti. ![]() Baba Vanga KİMDİR? AsIl adı Vangelina Pandeva olan Baba Vanga, 1911 yılında dönemin Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetinde olan Bulgaristan’da (şimdiki Makedonya) doğdu. 13 yaşında sele kapılarak toprak altında kaldı. İki gözü de iltihaplanıp kapandı. Bu kazadan sonra geleceği okumaya başladı. Dokunduğu her şeyi tüm ayrıntılarıyla tarif ediyor, bastığı toprakta yıllar önce ne olaylar geçtiğinin hepsini söylüyordu. Ünü arttıkça Bulgar devletini bir organı gibi çalışmaya başladı. Aylık maaşa bağlandı. Bilim adamları görüşmek isteyenlerin randevularını ayarlamaya başladı. Kehanetlerin hepsi Bulgar hükümeti tarafından kaleme alındı. Kayıtlara göre ünlü kahini zamanında Nazi lideri Adolf Hitler bile ziyaret etti. Hitler’in bu görüşmeden çok sinirli çıktığını söyleniyor. Baba Vanga 1996 yılında 84 yaşındayken öldü. MİLLİYET | |
|
| | #6 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Parapsikoloji ile İlgili HaberlerTanrıların Arabaları 40 yaşında ![]() Erich von Däniken 'Tanrıların Arabaları'nı 1968'de yazmıştı. O zamandan beri bu kitap bir referans noktası.1968’de yayınlanan ‘Tanrıların Arabaları’ kitabı geniş ölçüde dikkat çeken bir ‘alternatif tarih’ arayışı olarak bunların arasından sıyrıldı. “Uzak geçmişte dünyamızı uzaylıların ziyaret ettiği” tezini popüler kültüre taşıyan ilk kitap olarak ‘Tanrıların Arabaları’ dünyanın hemen her yerinde büyük ilgiyle karşılandı. Pek çok dile çevrildi. Kitabın dayandığı ana tez, dünyadaki eski uygarlıkların sahip olduğu teknoloji ve dinlerin aslında o sırada dünyayı ziyaret eden uzaylılar tarafından insanlara verildiği ve bu uzaylı ziyaretçilerin o zamanki insanlar tarafından ‘Tanrılar’ olarak kabul edildiği şeklinde. Daha da ileri giden bir takım hipotezlerde ise, bu uzaylıların yeryüzündeki bazı maymunsu yaratıkların genleriyle oynamak ve onlarla çiftleşmek yoluyla, insan ırkının ortaya çıktığı ileri sürülmekte. Tevrat’ta ‘Nefilim’ olarak bahsedilen yaratıkların da bu uzaylılar olduğuna dair tezler var. Erich von Däniken'in ileri sürdüğü tezler: 1- Antik zamanlara ait bazı kalıntı, heykel ve rölyeflerde tasvir edilen bazı alet ve cihazlar, o zamanki uygarlık seviyesiyle bağdaşmayacak kadar ileriydi. Söz gelişi mağara duvarlarında ‘roket’ ve ‘rokete binmiş insansı’ gibi resimler, o zamanki insanların hayalgücünü çok aşıyor olmalıydı. O halde Mısır piramitleri, Stonehenge ve Paskalya adasındaki heykeller gibi eserler, ya uzaylılar tarafından ya da uzaylıların sağladığı teknolojik imkanlar kullanılarak yapılmış olmalıydı. Piri Reis haritası da, Peru’daki Nazca işaretleri de “gökyüzünden dünyayı görmüş’ bir zihnin eseri gibiydiler. Oysa o tarihlerde insanların gökyüzüne çıkabilmeleri mümkün değildi. 2- Birbirleriyle ilgisi olmayan ve coğrafi olarak birbirinden çok uzak eski kültürlerin (söz gelişi Güney Amerika’daki İknaların, Mayaların ta Mısır’daki uygarlıklardan haberdar bile olmaması lazımken; duvarlara yapılan kabartmalarda birbirine benzer uzaylı figürleri resmedilmişti. 3- Bugünkü dinlerin kökeninde, uzaylıların bir gün tekrar geleceğine dair beklentiler ve ‘gökyüzünden gelen kutsal bilgiler’ var. Henüz yazının bulunmadığı zamanlar boyunca oluşturulan söylenceler zaman içinde değişikliklere uğramış olsa da çıkış noktaları birbirine çok benzemekte. Erich von Däniken’e göre, mesela Tevrat’ta Ezaikel’in kehanetleri adeta bir uzay gemisinin inişini betimlemektedir. Bir çok tarihçi ve fizikçi, bu fikirleri ciddiye almadı. Daniken’in ileri sürdüğü kanıtların sahte olduğunu ileri sürdüler. Daniken de kitabına aldığı kanıtların bazılarının ‘yanıltıcı’ olduğunu kabul etti. Daniken’in söylediği her şey doğru olmayabilirdi. Bazı kanıtları uydurma çıkmıştı. Ama gene de işaret ettiği yön çok belirgin şekilde doğruluk içeriyordu. | |
|
| | #7 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Parapsikoloji ile İlgili Haberler
mantık yetersiz kalır inanç ta yok ise;ki mantıklı insanların (!) mantıksız işleri daha doğrusu 5 duyu ile algılanamayan olayları açıklamak,bir nevi onları mantık kılıfına uydurmak için maddeleştirmeye çalışmanın ismidir parapiskoloji.
| |
|
![]() |
| Etiketler |
| Yok |
Parapsikoloji ile İlgili Haberler Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Mozilla FireFox ile İlgili | Blue Blood | Internet/Bilgisayar Dünyası | 61 | 16-09-2009 09:43 |
| Java Hakkında Herşey | ahmetseydi | PC/Internet Teknik Destek | 9 | 31-08-2009 23:06 |
| 10 Kasım Atatürk İle İlgili İngilizce Haberler nelerdir? | Ziyaretçi | Soru-Cevap | 3 | 08-11-2008 16:20 |
| Çek Hukuku ile İlgili İçtihatlar | KENCISii | Hukuk | 0 | 24-11-2007 11:25 |