MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   X-Sözlük (https://www.msxlabs.org/forum/x-sozluk/)
-   -   Miskin Nedir? (https://www.msxlabs.org/forum/x-sozluk/132933-miskin-nedir.html)

asla_asla_deme 13 Mart 2008 22:09

Miskin Nedir?
 
1 ek

MİSKİN

Alıntıdaki Ek 67499

sıf. ve a. (ar. miskin).
1. Çalışmaktan, çaba göstermekten kaçınan kimse için kullanılır; tembel, uyuşuk, üşengen: Miskin bir adamdır, hiçbir işin ucundan tuttuğunu görmedim.
2. Tepki gösterilmesi gereken yerde tepkisiz kalan kimse: Bu miskinden öyle bir davranış beklenmez.
3. Esk. Cüzam hastalığına yakalanmış olan kimse için kullanılır.
4. Miskin hastalığı, cüzam. || Miskinler tekkesi, tembellerin, işsiz güçsüzlerin toplanıp oturdukları yer.

—Tasav. Dervişlere, genellikle halk arasında verilen ad.

—ANSİKL. isi. Miskin sözcüğü Kuran’da 11 kez tekil, 12 kez çoğul (mesakin) olarak 23 kez yinelenir ve geçtiği ayetlerin hepsinde de "hiçbir mal varlığı olmayan yoksul kişi” anlamına kullanılır. Sözcük, Hz. Muhammet’in hadislerinde de aynı anlamda birçok kez geçer. Zekâtın kimlere verileceğini belirleyen Tevbe suresinin 60. ayetinde fukara (fakirler, yoksullar) sözcüğünden sonra bir de mesakin (miskinler) sözcüğünün kullanılması dolayısıyla bu iki terim arasındaki anlam farkı Kuran yorumcuları ve fıkıh bilginleri arasında tartışma konusu olmuştur. Yaygın görüşe göre fakir, az çok malı bulunmakla birlikte zekâtı gerektirecek düzeyde (nisap miktarı) varlıklı olmadığı için yoksul sayılan kişi; miskin ise hiçbir mal varlığı bulunmayan kişidir.

Bütün hadis kitaplarında Hz. Muhammet’in yoksullara özel bir yakınlık ve sevgi gösterdiği,onları sık sık ziyaret ederek durumlarını sorduğu belirtilir. Hz. Peygamber ayrıca halife Ali'nin kardeşi Caferi Tayyar gibi yoksullara ilgi ve yakınlık göstererek yardım eden kişileri daha çok sever ve takdir ederdi.

Ancak, Hz. Muhammet'in ilgi gösterdiği yoksullar yalnızca onurlu olanlardı. Güvenilir bütün hadis kitaplarında yer alan bir hadise göre, Hz. Muhammet'e bu ilgiye layık olan yoksulun (miskin) kim olduğu sorulduğunda “Onurlu (afif) olan, kimseden bir şey istemeyen kişidir" yanıtını vermiştir.
Kaynak: Büyük Larousse


ThinkerBeLL 13 Mayıs 2009 11:39

Miskin


Kur'ân'da geçen önemli terimler­den biridir. Fakirden daha yoksul bir kimseyi ifade eder. Fakir, fıkıh kitap­larının ilgili yerlerinde, az çok bir geliri olan, ama bu geliri geçinmesine yetmeyen kimse olarak ele alınmaktadır. Miskin ise hiçbir yerden, hiçbir geliri olmayan, hiçbir ihtiyaç ve gide­rini karşılamaya mecali (gücü) olma­yan kimseyi ifadelendirmektedir. Kur'ân'da, zekât gelirlerinden kendi­lerine pay ayrılması gereken sekiz sı­nıftan birini de miskinler oluşturmaktadır.

Miskini Müslüman toplum ve yönetim içindeki gayrimüslimlerin yoksulları diye anlamaya kalkanlar olduysa da pek tutmamıştır. Çünkü miskin zekât alabilecek sınıflara dâhildir. Hâlbuki gayrimüslime zekât verilemez ancak sadaka verilir.

Miskinlik, tasavvufta, yokluğun, dünya malından soyutlanmışlığın, dünyaya ve onun değerlerine hor bak­manın en üst derecesi olarak anlaşılmaktadır.

MsXLabs.org & İslam Ansiklopedisi


asla_asla_deme 5 Ocak 2010 01:25

Miskin
hiçbir mal ve gelire sahip olmayan yoksuldur. Arapçada hareket edemeyen demektir. Çoğulu mesâkîndir.

Bu ölçüdeki yoksulluk ve ihtiyaç, kişiyi çökertip bilinçsiz, hareketsiz ve çaresiz bir duruma getirdiğinden, böylesi düşkünlere miskin denilmiştir. Bu nedenle miskin ile fakir arasında önemli bir fark vardır. Fakir, geliri ihtiyaçlarını karşılamayan kişi iken, miskin geliri hiç olmayan kimsedir.

Kelimenin halk arasında uyuşuk, tembel, zavallı gibi anlamlar kazanmasına karşılık Kur'an'da ve Peygamber'in hadislerinde kendini Allah yoluna adamak, onurluluk, dilenmeme, özveri, durumunu başkalarına bildirmekten utanma gibi erdemler, miskinin nitelikleri arasında sayılır.


Safi 20 Ocak 2016 19:34

miskin
sıfat Arapça miskin

1 . Çok uyuşuk olan (kimse):
"Hayran olduğum adamı miskin bir mektep çocuğu gibi yaka paça alıp götürdü."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse).
3 . Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse).
4 . eskimiş Âciz, zavallı:
"Âşık olan miskin olur / Hak yoluna teslim olur"- Yunus Emre.

Birleşik Sözler

  • miskinhane
  • miskin hastalığı
  • miskinler tekkesi


Safi 12 Ekim 2018 17:17

MİSKİNANE


be. (ar. miskin ve fars. hâne’den miskinine). Esk. Miskin bir biçimde, tembelcesine.

MİSKİNCE


be. Miskin bir kimseye yakışır biçimde, miskin gibi: Bütün gün miskince oturup durdu.

MİSKİNHANE


a (ar miskin ve fars. tpane'den miskinhâne). Esk. Cüzamlıların tecrit edildikleri”yer.

MİSKİNLEŞME


a Miskinleşmek eylemi.

MİSKİNLEŞMEK


gçz. f. Bir kimse söz konusuysa, giderek uyuşuk, tembel bir insan durumuna gelmek: Bugünlerde iyice miskinleşti, hiçbir iş yapmıyor.

MİSKİNLİK


a. Uyuşukluk, tembellik, üşengeçlik gösteren bir kimsenin durumu; niteliği ya da bu kimseye özgü davranış: Bu ne miskinlik böyle, öğle oldu hâlâ yataktasın.
Kaynak: Büyük Larousse


Safi 12 Ekim 2018 17:22

Miskinler takkesi


Reşat Nuri Güntekin’in romanı (1947). Dilenciliği meslek edinmiş bir serasker torununun yaşamı çerçevesinde, İkinci meşrutiyet’ten romanın yazıldığı yıllara kadar uzanan dönemde Türkiye'nin yaşamından kesitler verir. Dilencilerin kişilik dünyası kadar onlar üzerinde etkili toplumsal koşulları tanıtır. Yoksul halkın yaşadığı semtleri (İzmir’ de Temaşalık mahallesi, İstanbul’da Süleymaniye) gerçekçi çizgilerle canlandırır.

Darülfünunda bir süre öğrenim gören, Birinci Dünya savaşı’nda cephe dışında sakatlanan roman kahramanı her tür eyleme uzak, kendi içine kapanık, sinik, "miskin” bir kişiliktir. Ancak bu onun yaşadığı toplum ve çevresindeki insanlarla ilgili doğru tanılara varmasını engellemez. Roman, Temaşalık’taki zencilerin yaşamını, törenlerini (dana bayramı) ayrıntılarıyla sergiler. Kahramanının evlat edindiği bir çocuğu yetiştirip topluma kazandırmasını konu edinen yapıt, "yoksulluk kültürü" ne ait ayrıntılar sergiler.

Miskinler tekkesi, OsmanlI devletinde cüzamlıların İstanbul halkından ayrı kalmaları için oturmaya zorunlu tutuldukları yer. Üsküdar’da Karacaahmet mezarlığı'nın ortasındaki bu özel yapılar, Selim III döneminde (1789-1807) 9 hane olarak yaptınldı. Mahmut II tarafından bunlara 11 konut daha eklendi (1810). Tanzimat’tan sonra tekke Evkaf nezareti’ne bağlandı, ikinci meşrutiyet'ten (1908) sonra kapatıldı.
Kaynak: Büyük Larousse



Saat: 09:54

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık