![]() |
Jeomorfoloji Yunanca jeo yer, morphe şekil ve logos bilim kelimelerinden oluşan Jeomorfoloji; karalar üzerinde ve denizler tabanında görülen, iç ve dış etmen ve süreçlerle meydana gelen şekilleri inceleyen, oluşum ve evrimlerini açıklayan, bunları sınıflandıran, coğrafi yayılışlarını araştıran bilim dalıdır. Jeomorfoloji konusu gereği başta Jeoloji, Klimatoloji, Jeofizik, Jeokimya, Pedoloji, Oseanografya, İstatistik ve Kartografya gibi bilimlerle sıkı ilişkiler içerisindedir. Bu genel çerçeve içerisinde Jeomorfoloji konusu gereği coğrafik ve jeolojik bilimlerin girişim alanını kapsar. Bu nedenle de Jeomorfoloji Avrupa'da ve ülkemizde Fiziki Coğrafya'nın bir alt dalı iken, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere bazı ülkelerde kurucuları jeologlar olduğu için Jeolojinin bir alt dalıdır. İnsanların yer şekilleri ile ilgilenmeleri, onların oluşum ve gelişimlerine ait bir takım gözlemlerde bulunmaları antik çağa kadar inerse de, Jeomorfoloji alanındaki bilimsel çalışmalar 19. yy'lın son yarısında başlamıştır. Jeomorfoloji esas gelişimini 1950'li yıllardan sonra göstermiştir. |
JEOMORFOLOJİ (YER ŞEKİLLERİ BİLİMİ) Yerin derinliklerini inceleyen bilim dalıdır. Dünyanın oluşumu Big Bang teorisine göre açıklanmaktadır. Dünyanın oluşumu 5 milyar yıl önce gerçekleşmiştir. Dünyanın oluşumundan bugüne kadar geçirmiş olduğu safhalara Jeolojik Devirler denir. Jeolojik Devirler
Yerin yapısı incelendiğinde yerkabuğunun farklı özelliklere sahip 3 katmandan oluştuğu görülür. Bunlar; 1) Yerkabuğu (Taşküre) 1) YERKABUĞU (Taşküre): Bu katman tamamen katı halde olup ortalama kalınlığı 33 km’dir. Bu katmanda sıcaklıklar 33 m de 1Co artar. Yoğunluk bu katmanda en azdır. Sial ve Sima olmak üzere 2 katmana ayrılır. SİAL katmanı Silisyum ve Alimunyumdan oluşur Kalınlığı dağların altında az okyanusların altında incedir. SİMA katmanı Silisyum ve Magnezyumdan oluşur. Yoğunluk ve sıcaklık artmıştır. Kalınlığı denizlerin altında fazla dağların altında incedir. 2) MANTO (Magma): Bu katman tamamen lavlardan oluşur. Yoğunluk ve sıcaklık fazladır. 3) ÇEKİRDEK: Yoğunluk ve sıcaklık max seviyededir.İç ve dış çekirdek olmak üzere 2 ye ayrılır. Yerkabuğunu Oluşturan Taşlar Katı halde olan yer kabuğu taşlardan ibarettir. Bu taşları oluşumlarına göre 3 gruba ayırabiliriz. 1) Püskürük (Magmatik – Volkanik) Taşlar: Yeraltında bulunan lav maddesi yerin çatlakları boyunca yeryüzüne çıkar ve katılaşır. Bu taşlara denir. Eğer lav maddesi yeryüzüne ulaşırsa dış püskürük, ulaşamaz yerin içinde katılaşırsa iç püskürük taşları oluşturur.
3 gruba ayrılırlar:
Örnek: Kalker, Mermer, Granit, Gnays. Yerkabuğunu oluşturan Kuvvetler İÇ KUVVETLER Kaynağını yerin derinliklerinden alan kuvvetlerdir. Bunlar yapıcı karakterdedir. Dış kuvvetler bunların oluşturduğu şekilleri aşındırarak ortadan kaldırmaya çalışırlar. 1) Epirojenik Hareketler (Kıta Oluşumu) 1) Akarsular2) Orojenik Hareketler ( Dağ Oluşumu ) 1) Depremler1) Epirojenik Hareketler (Kıta Oluşumu): Geniş alanlı kıta ve okyanuslar arasında görülen yükselme ve alçalma hareketidir. Kıta ve okyanuslar arasında bulunan dengeye İzostatik denge denir. Bu denge bozulduğu zaman deniz ilerlemesi ve gerilemesi görülür. 2) Orojenik Hareketler (Dağ Oluşumu): Deniz ve göl diplerinde biriken tortul malzeme tektonik hareketlere maruz kalırsa su yüzüne çıkarak dağ oluşumuna sebep olur. Eğer tortul malzeme yumuşak ve esnek olursa tektonik hareketler esnasında kıvrılmaya uğrar ve kıvrım dağlarını oluşturur. Kıvrım dağların yüksekte kalan kısmına Antiklinal, alçakta kalan vadilerine ise Senklinal adı verilir. Kuzey Anadolu (karadeniz) dağları ve Toros dağları bu şekildedir. Sıradağ özelliği gösterirler. Tortul malzeme sert yapıda olursa Tektonik hareketler esnasında kırılır ve kırıklı dağları oluşturur. Kırık hatlarına Fay hattı denir. Bu dağların yüksekte kalan dağlık alanlara Horst, alçakta kalan ovalık alanlara ise Graben denir. Bu tür dağlara Türkiye’de Ege bölgesinde ve Akdeniz bölgesinde Hatay civarında rastlanır. 3) Depremler (Seizma): Yerin derinliklerinde meydana gelen titreşim hareketleridir. Depremin başlangıç yeri bir noktadır. Depremin başlangıç yerine iç Merkez (Hiposantr), Depremin merkezine en yakın yerleşim merkezine ise dış merkez (episantr) denir. Depremleri oluşumlarına göre 3 gruba ayırabiliriz;
1) Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF): İzmit körfezinden Aras vadisine kadar uzanır.Türkiye’de Deprem Riski En Az Olan Yerler 1) Konya ÇevresiBölge olarak en az deprem riski G.Doğu Anadolu Bölgesinde görülür. 4) Volkanizma: Yerin derinliklerinde bulunan kızgın lavın yeryüzüne çıkması olayına denir. Lavın yeryüzüne çıktığı yere Volkan denir. Volkanlardan katı, sıvı ve gaz maddeleri çıkmaktadır. Yeryüzünde 800 yakın volkan vardır. Volkanların bulunduğu yerler ile deprem hatları boyunca bir paralellik vardır. Türkiye’de bulunan volkanik dağlar şunlardır;
DIŞ KUVVETLER Kaynağını güneşten alan kuvvetlerdir. İç kuvvetler sonucu oluşan şekilleri yok eder bu yüzden yıkıcı kuvvetler olarak adlandırılır. Toprak Oluşumu Yerkabuğunu oluşturan anakaya örtüsü değişik faktörlerin etkisi ile parçalanır ve toprağı oluşturur. Toprak 2 türlü oluşur. a) Fiziksel Çözülme: Günlük sıcaklık farkından dolayı taşların parçalanması olayıdır. En çok su buharının az olduğu çöllerde, Türkiye’de ise denizden uzak iç kesimlerde görülür.Toprak: İçinde canlı artıkları bulunan yeryüzünün ufalanmış örtüsüne denir. Toprak içinde bitki artıklarından oluşan organik kökenli verimli maddelere Humus denir. Topraklar 2 gruba ayrılır. A) Yerli Topraklar: Taşların bulundukları yerlerde fiziksel ve kimyasal çözülmeye uğramaları sonucunda oluşmuşlardır. Nemli bölgelerde topraktaki Humuslar yıkanarak toprağın altına sızar ve bitki bunlardan yararlanamaz. Bu ise verimi azaltır. Kurak bölgelerde ise yıkanma azdır. Dolayısıyla kireç ve tuzlar toprakta birikerek verimi azaltırlar. Verimli toprakta yıkanmanın orta derecede olması gerekir. Yerli toprakları ikiye ayırabiliriz. 1) Nemli Bölge Toprakları: a) Laterit Toprak: Sıcak-Nemli bölge toprağıdır. Yıkanma fazla olduğu için humus bakımından fakir ve verimsizdir. Ekvatoral bölgede ve D. Karadeniz bölgesinde görülür. Çay üretimine uygundur. 2) Kurak Bölge Toprakları: a) Çernozyum Toprakları (Kara Toprak): Step bölgelerinde görülür. Fazla yıkanmadıkları için humus ve mineral bakımından zengindir. Bu nedenle dünyanın en verimli topraklarıdır. Türkiye’de Erzurum – Kars yöresinde görülür.B) Taşınmış Topraklar: Akarsu, Rüzgar ve Buzulun aşındırıp taşıdığı topraklardır. Bu toprakların bileşiminde çok çeşitli mineraller olduğu için çok çok verimli topraklardır. Akarsuyun taşıdığı toprağa Alüvyon, Rüzgarın taşıdığı toprağa Lös ve Buzulun taşıdığı toprağa ise Moren (Buzultaş) denir. EROZYON VE ÖNEMİ Verimli toprak örtüsünün sel suları ve rüzgarlar gibi dış kuvvetlerin etkisi ile taşınıp götürülmesi olayıdır. Kurak ve Yarıkurak bölgelerde bitki örtüsünden yoksun yerlerde çok etkilidir. * Erozyon verimli tarım arazilerinin daralmasına ve baraj göllerinin dolmasına neden olur. Ülkemizde en çok Bitki örtüsünün tahrip edildiği İç Anadolu ve G. Doğu Anadolu bölgelerimizde yaygındır. Erozyonu Arttıran Faktörler 1) Bitki örtüsünün olmamasıErozyonu Azaltan Faktörler 1) Ağaçlandırma yapılmasıYERKAYMASI (HEYELAN) Toprak örtüsü ile birlikte alttaki ana kayanın da yerçekimi etkisi ile aşağıya doğru kaymasıdır. Heyelanın sebepleri; 1) Kuvvetli Eğim: Arazi eğimli ise heyelan artar.Türkiye’de Heyelan olayı en çok ilkbahar ayında Doğu Karadeniz bölümünde görülür. Heyelan sonucu aşağıya doğru kayan tonlarca toprak eğer bir akarsuyun önünü kapatırsa Heyelan Set Göllerine sebep olur. Örn: Sera, Tortum, Zinav gölleri AKARSULAR Akarsu: Yer üstü sularının belli bir yatak içinde toplanıp akmasına denir. Akarsuyun doğduğu yere Kaynak, deniz veya göle döküldüğü yere ise Ağız denir. Akarsu Havzası: Bir akarsuyun bütün kolları ile birlikte sularını topladığı ve sularını boşalttığı alana denir. Su Bölümü Çizgisi: İki komşu akarsu havzasını birbirinden ayıran sınırdır. Genelde dağların doruk kısmından geçer. Akarsu Debisi (Akımı): Bir akarsuyun herhangi bir kesitinden bir saniyede geçen su miktarıdır. m3/sn olarak ifade edilir. Havzanın büyüklüğü, Buharlaşma miktarı, Bitki örtüsü, Yükselti- eğim- Bakı, akarsu yatağının geçirimliliği ile kar ve buz erimeleri akarsuyun akımını etkiler. Akarsu Rejimi: Bir akarsuyun su miktarında yıl içinde meydana gelen değişmelerdir. Bir akarsu yıl boyunca aynı miktarda su taşıyorsa rejimi düzenli, su miktarı yıl içinde değişiyorsa rejimi düzensizdir. Türkiye’deki akarsuların rejimi D. karadeniz akarsuları hariç hepsi düzensiz rejime sahiptirler. |
Jeomorfoloji Jeolojinin, yeryüzü şekillerini konu edinen dalı. Yeryüzü şekillerinin tanımlanması, sınıflandırılması, kökenlerinin ve kullanım alanlarının belirlenmesi jeomorfolojinin alanına girer. Yanardağlar, kumullar, deltalar, teraslar, sıradağlar, tepeler, vadiler vb. jeomorfolojinin inceleme konularını oluştururlar. Jeomorfoloji depremleri, aktif yanardağları, nehir taşkınlarını, fırtınaları, okyanus akıntılarını inceleyip laboratuvar deneylerinden de yararlanarak yeryüzü şekillerinin kökenlerini açıklamaya çalışır. MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi |
| Saat: 07:04 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık