Üye Ol
Geri Dön   MsXLabs > :: Akademik Forumlar :: > Psikoloji ve Psikiyatri
Cevap Yeni Konu Aç
 
Konu Araçları
Eski 10-01-2008   #1 (mesaj-linki)
Psikoloji ve Psikiyatri ile ilgili Haberler Psikoloji ve Psikiyatri ile ilgili Haberler

Kişilik bozukluğunun sebebi çocukken yaşanan travmalar


Borderline, tıp dilinde 'kişilik bozukluğu' olarak tanımlanıyor. 20'li yaşlarda gözlenen bu hastalık, en fazla çocukluk dönemi zor ve sıkıntılı geçen insanlarda ortaya çıkıyor.

Aşırı sevgisiz ve sorunlu büyümenin kaynağı da boşanma ve alkol alan ebeveynler olarak gösteriliyor. Anne-bebek ilişkisinde, bebeğin anneyle oluşturması gereken bağlanma-ayrılma ve kendine özgü bir insan olma sürecini tamamlayamayan kişilerde görülen hastalığı değerlendiren psikolog İlknur Peder Bıyık, hastalığın genellikle aşırı ihmal edilmiş çocuklarda görüldüğünü belirtiyor.


Terk edilme korkusu yaşarlar

Borderline kişilik bozukluğu olanlar, aşırı terk edilme korkusu yaşar. Bunu engellemek için tehdit etme, intihar girişiminde bulunma gibi yollara başvurabilir. İnsanlara aşırı bağlıyken nefret etmeye başlar. Yani, bir borderline kişilik bozukluğu olan kişi ile herhangi bir ilişkiniz varsa, dünyanın en mükemmel insanı, eşi, doktoru ve arkadaşı iken, aşırı idealize edilmişken, aniden yerin dibine batırılma riskiyle karşı karşıyasınızdır.

Borderline özelliklerine sahip kişilerin, çocukluk dönemlerinde fiziksel, cinsel veya duygusal olarak taciz edildiklerini aktaran psikolog İlknur Peder Bıyık, parçalanmış ailelerde çocuğa anne, teyze, anneanne, babaanne ve bakıcıların sürekli değişerek bakması ya da bu durumdaki çocukların anne-babaları tarafından duygusal açıdan ihmal edilmelerinin hastalığı tetiklediğini kaydediyor. Özellikle ayrılma önce ve sonrasında yetişkinlerin psikiyatrik sorunlar yaşadığını, annelerde kararsızlık ve depresyon, babalarda ise eve gelmeme ve sürekli kavga etmenin karakter bozukluklarını ortaya çıkardığını, sürekli alınan alkolle birlikte ailelerin saldırgan davranışlarının en başta çocuklar üzerinde arttığını belirtti.
Psikolog Bıyık, "Duyguları sürekli değişir, insanlarla olan ilişkileri yoğun ve fırtınalıdır. Büyük ihtimalle, değer verdiği insanlara tutunmak için çılgınca bir çaba sarf ederken bir yandan da kaybetme korkusundan kaçınmak için onları önemsizleştirmeye alışır. Yalnızlık duygularını uzaklaştırmak için çevresini insanlar ile doldurur, hatta sevmediği ya da anlaşamadığı insanları bile kabul eder." dedi.

Yıllar içinde bu durumun kendine güven duygusunu ortadan kaldırdığını, güvensizliğin kendisini seven kişilere karşı bile dışlanmış ve yalnız hissetmesine sebep olacağını anlatan Bıyık, muhtemel bir ölüm, ayrılık ya da terk edilme ihtimali karşısında kendisini tehdit altında hissedip, çevresine karşı aşırı öfke, aşağılama ya da sözlü saldırılar ile tepki vermeye başlayacağını söyledi. Borderline özellikleri olan kişiler kendini aşırı başarılı ve güvenli bulurken, bir anda çok kötü de hissedebilir.
Borderline kişilik bozukluğu olan kişiler öfkelerini kontrol etmekte zorlanır. Baş edemedikleri bir sorun olduğunda kontrollerini tamamen kaybedebilirler. Aşırı şüpheler, korkular oluşabilir. Depresyon sıklıkla görülür ve riskleri artar. Söz konusu davranışları ergenlik yıllarında gençlerde görülen davranışlarla karıştırılmamalıdır.


Tedavi için zorlu bir terapi gerekir
Borderline, yani kişilik bozukluğu rahatsızlığı olanlar için uzun ve zor bir terapi gerekir. Alkol, uyuşturucu ve sigaradan uzak durulması sağlanmalıdır. İnsanları iyi ve kötü diye ayırdıkları için, herkese buna uygun rol verir, o rollere girmemek gerekir. Melek ya da şeytan olmadığınızı, hem iyi hem kötü özellikleri olan bir insan olduğunuzu ona gösterin. Hastalığı iyi anlayarak, olayları değerlendirmek gerekir. Yakınındaki kişilerinde zor ve yıpratıcı bir dönem geçireceği için profesyonel yardım almaları gerekir. Onlara sürekli dengeli sevgi ve ilgi, sağlıklı aile ortamında verilmelidir.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
MyFunCards
Eski 11-01-2008   #2 (mesaj-linki)
Cvp: Psikoloji ve Psikiyatri ile İlgili Haberler Cvp: Psikoloji ve Psikiyatri ile İlgili Haberler

Stresle başetmenin 6 yolu

Strese karşı canlının durumu, düşmanla karşılaşan ordu gibidir. Savaşı kazanamaz ya da kaçamazsa bu hastalık demektir

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, ''Strese karşı canlının durumu, düşmanla karşılaşan ordu gibidir. Savaşı kazanamaz ya da kaçamazsa bu hastalık demektir'' dedi.

Prof. Dr. Çelikkol, stresle baş edebilmenin önemine dikkat çekti. Stres karşısında canlının durumunun, düşmanla karşılaşan orduya benzediğini anlattı.

Prof. Dr. Çelikkol, "Strese karşı canlının ilk tepkisi savaşmak veya kaçmaktır. Bir ordu düşmanla karşılaşırsa savaşır, eğer gücüne güvenemezse geri çekilir veya
kaçar. Stres karşısında canlının durumu da böyledir. Stresten kaçabilirse kaçar. Kaçamazsa savaşır, yener veya yenilir. Yenilmesi hastalık demektir" diye konuştu.

Stresin, yöntemini bilmek koşuluyla korunabilecek bir düşman olduğunu anlatan Prof. Dr. Çelikkol, " Stres psikosomatik bozukluk dediğimiz hastalıkların meydana gelmesine ya da belirtilerinin artmasına yol açar. Hipertansiyon, mide ülseri, cilt bozuklukları gibi hastalıklar, bedensel olmakla birlikte, oluşumunda ruhsal nedenlerin, stresin etkili olduğu bilinmektedir" dedi.

Stresle baş etmenin yolları

Prof. Dr. Çelikkol, stres konusunda herkesin başvurabileceği, birden fazla koruyucu ve tedavi edici tekniklerin olduğunu belirterek, şu tavsiyelerde bulundu:

* Hayata karşı olumlu bir tutum benimseyin.
* Her şeyi kontrol edemeyebileceğinizi kabul edin.
* Gevşeme tekniklerini öğrenin ve uygulayın, düzenli olarak egzersiz yapın.
* Sağlıklı ve dengeli beslenin, yeterince uyuyun ve dinlenin.
* Stresinizi azaltmak için alkol veya sigaradan yardım beklemeyin.
* Sosyal bir çevre edinin, zamanınızı etkili şekilde kullanmaya çalışın.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 11-01-2008   #3 (mesaj-linki)
Cvp: Psikoloji ve Psikiyatri ile İlgili Haberler Cvp: Psikoloji ve Psikiyatri ile İlgili Haberler

Tek çocuklar depresyon riski altında

Tek çocuklu ailelerin yaptığı tutum yanlışlarının olumsuz sonuçları olabilmektedir. Evde çocuğu için adeta bir taht hazırlayan ve tek amacı çocuğunun mutlu olmasını isteyen ebeveynler aslında çocuklarına zarar veriyorlar.

NP GRUP Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden uzman çocuk ergen psikiyatristi Dr. Serdar Alparslan ebeveynleri uyardı ve " Tek çocuğu olan anne babalar hem ilk kez böyle bir deneyim yaşamalarından hem de anne baba sevgisinden istemeden çocuklarına sınırları öğretmek de ve disiplinize etmekte zorluk çekmektedirler. Buna aile büyüklerinin de çocuğun her istediğini yapması da eklenince çocuk o evin kralı gibi hissetmeye başlarlar" dedi.

Alparslan, "Tek çocuklu ailede çocuk bir nevi anne-babayı köleleştirir. Çocuğun her istediğini o mutlu olsun diye anında yaparlar" hatırlatmasında bulunarak, "Anne babaların birde biz bunları görmedik bari çocuğumuz rahat yaşasın diye çocuğu hediye ve paraya boğarlar. Buraya kadar problem yok çünkü burada anne-baba da çocukta memnundur.

Çocuk büyüdükçe toplum içine girmeye başladıkça durumun farklı olduğunu anlar. Okula başlayınca gerçekle yüzleşir. Aslında bir kral olmadığını okulda anlamıştır ve hayal kırıklıkları yaşamaya başlar. Öteki arkadaşlarıyla anlaşmazlığa düşer. Diğer arkadaşlarda çocuğun aşırı ilgi istemesinden ve her istediğini yaptırmaya çalışmasından hoşlanmaz ve onu aralarına almayarak dışlarlar" şeklinde konuştu.

Alparslan, "Dışlanan çocukta depresyon başlar ve bu durum derslerini yavaş yavaş etkilemeye başlar. Böylece çocuk asosyal bir insan olma yolunda ilk adımları atılmıştır. Bir anne-babanın iyi niyetli başlayan davranış modeli çocuğun ileriki yaşamında kötü etkiler bırakabilir. Bu nedenle yeni anne baba olanlar muhakkak bir danışmanlık almalıdırlar. Yoksa çocuklarına nasıl davranacakları konusunda hata yapabilir ve çocuğa kalıcı zararlar verebilirler" dedi.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 11-01-2008   #4 (mesaj-linki)
Cvp: Psikoloji ve Psikiyatri ile İlgili Haberler Cvp: Psikoloji ve Psikiyatri ile İlgili Haberler

Aldatan erkekler panikatak oluyor

Uzman klinik psikologu Yıldız Burkovik, panitak rahatsızlığını anlattı ve belirtilerini sıraladı. Burkovik, bu rahatsızlığın en çok aldatan erkeklerde görüldüğünü açıkladı.


Panik atak en çok yaşanan psikiyatrik şikayetlerden birisi. Ani olarak, beklenmedik bir anda ve yerde ortaya çıkan bir hastalık. Çoğunlukla 5-10 dakika veya 20-30 dakika ya da ender olarak bir veya birkaç saat sürebiliyor. Panik Bozukluğu tanılı hastaların % 75-80'i kadınlardan oluşuyor. Toplum içinde görülme sıklığı % 1,5-3,5 arasındadır.

Kişi atak sırasında şu duygulara kapılıyor:

·Eyvah kalp krizi geçiriyorum.
·Kalbim ağzımdan çıkacak.
·Boğuluyorum
·Nefesim kesiliyor
·Göğsümü bir yumruk tıkadı
·Dengemi kaybediyorum
·Bayılacağım
·Beyin kanaması geçiriyorum
·Yer ayağımın altından kayıyor
·Aklımı kaçırıyorum
·Çıldırıyorum
·Kontrolümü kaybediyorum
·Yüz felci geçiriyorum
·Kollarım benim değil gibi
·Bacaklarım kopmuş gibi
·Dizlerimin bağı çözüldü
·Tüm vücudum yanıyor, biber sürülmüş gibi

Yıllardır bu konular üzerinde çalışan NP GRUP Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Uzman Klinik Psikologu ve 4 yıldır SKY TURK’te PSİKOYORUM programını sunan Yıldız Burkovik ilginç bir klinik deneyimini bizlerle paylaştı.

Psk. Yıldız Burkovik, "Eşlerini aldatan erkler genellikle panik atağa maruz kalıyor" diyor. Klinik deneyimlerinin kendisini bu sonuca vardırdığını belirtiyor. Aldatmanın temelindeki heyecanının önemli bir duygu durumu olduğunu söyleyen Burkovik, klinik gözlemlerine ilişkin olarak şunları paylaşıyor:

“Gizli ve saklı bir olayı yaşamak insanı daha çok heyecana sevk eder. Başarma, başarılı olma, iki veya üç ya da birkaç kişiyi birden idare edebilme kolay bir durum değildir, tüm tilkilerin kuyruklarını birbirine dolamadan kendi çevrelerinde dönmeleri gibi.

İdare edebilme derken, bir kişinin bir diğerinden haberdar olmaması yani kuyrukların bir diğerine dolanmaması, aldatmayı yapan kişi için bu durumu sağlayabilmek stratejik bir hadisedir ve kişi bunu başardıkça haz duyar, kendisini güçlü hisseder. Ancak bir zaman sonra kayıplarının ne olabileceğini fark etme düşüncesi devreye girmeye başlar, başlarda bir oyun gibiyken bu durum giderek daha gerçekçi olmaya başlar. Çünkü artık, günlük yaşam içinde daha çok zaman geçirilen ikinci kişi, kendisine daha fazla zaman, sevgi ve şefkat istemeye başlar ve kıyaslamalarla sorumlulukların artışı devreye girer.

Başlangıçta bu durumu hesaplamayan, ‘gerekirse daha sonra düşünürüm’ diye boş veren ya da düşünmeyi erteleyen erkek veya kadın bir zaman sonra kaygı duymaya başlar. Ve aslında yasak bir ilişki başlangıçta tatlı bir heyecan iken sıkıntıya dönüşmeye doğru yol alır ve iç sıkıntısı kaygı diye adlandırılan anksiyete kendisini göstermeye başlar.

Bu sefer ortaya eşin ve sevgilinin birbirlerini fark etmemeleri üzerine stratejiler kurma oyunu devreye girer, ancak bu oyun daha tehlikeli olmaya başlar, çünkü başlarda” önemli değil sadece zamanı beraber hoş geçirelim” diye başlanan ilişki artık ciddi düşüncelerle dolmaya başlamıştır. Hesaplar değişir, diğer kişi sürekli telefonlarla aramaya başlar ki, bu sefer asıl eş de çeşitli işaretlerden dolayı durumu fark etmeye başlayacaktır.

Doğal olarak sıkıntı artar ve kişiler artık her an bir şey olabilir beklentisine kapılırlar. Kimi zaman nefesler tutulur; düşünceye dalıp da kaygı çoğaldıkça insanın nefesi de değişmeye başlar, sık ya da tutuk alınan nefesler düzeni bozar ve iç sıkıntısı derin düşünceyle birlikte karşılaşınca hatalı nefeslerle birlikte panik atak kendisini göstermeye başlar.

Hatalı nefes kişinin kasılmasını, kaslarının gergin olmasını sağlar ve algılamada zorluklar kaygının çoğalmasına sebebiyet veriri ve kalp çarpıntısı kendisini gösterir. Her an bir şey olacak hissi ve beklentisiyle panik duygusu artık daha belirginleşir. Rahat bir yaşamda iken bir küçük heyecan uğruna hesaplanamayan rahatsızlık bu şekilde devreye girer. Terapilerde panik atak ya da bozukluk şikayeti ile gelenlerde daima bir kaygı oluşturacak durum vardır, bu kaygının niteliği herkese göre farklıdır. Tedirginlikler birleşerek sıkıntıyı daha da arttırır
.
Sıkıntının kaynağı evlilik dışı ilişkiler

Terapilerde panik atak hastalarıyla yapılan görüşmelerde daima sıkıntının ana kaynağına inmeye çalışırız bu kaynağa baktığımda pek çok olayda altta aldatma olayı sonrasında yaşanan panik ataklar dikkatimi çekti, bu nedenle sıkıntının kaynağını araştırırken sorduğum soruların içinde ‘evlilik dışı bir ilişkiniz var mı?’ sorusunu da mutlaka soruyorum.

Sanal aldatmada da bir heyecan var ama kişiler kendi kimliklerini gizliyorlar, gizlenme kişiyi rahatlatıyor, ancak yine de bazı kişilerde kaygı yapıyor; tanınırsam kaygısı da heyecan yapıyor elbette ki, ancak her heyecanın panik atak ortaya çıkartması beklenmez.
Gerçek aldatma elbette ki daha reel olduğundan, yani yüz yüze ve tensel temasa dayalı da olduğundan daha çok heyecanlandırıyor ve kişiler de altta yatan herhangi bir kaygı varsa onunla da birleşerek daha çok heyecan ve panik duygusunun ortaya çıkmasına sebep oluyor. 20 yıllık izlenimim daha çok erkeklerde bu durumun kendini gösterdiği yönünde. Bu olay kadınlarda daha çok mutsuzluk ve depresyona sebebiyet veriyor çünkü hayal kırıklığı ön plana çıkıyor” diyor.

İkinci ilişki kaygı nedeni

Yıldız Burkovik’in şimdiye kadar izlediği örneklerin içinde çok sık rastladığı enteresan bir durum var. Ve Burkovik bunun, daha çok erkeklerde ortaya çıktığını görmüş. Burkovik; “Ya da benim karşıma çıkan örneklerin içinde erkekler fazlaydı. Sonuç olarak çoğunlukla, bir başka ilişki olduğu zaman kaygı içinde oluyor eşler.
İki tarafı idare etmek insanı zorlayan bir durum. Ve bu örnekte öyle bir bey vardı. Sürekli ‘öldüm, öleceğim, kötüyüm’ diyordu ve alkolle kendini durdurmaya çabalıyordu. Bu nedenle işten bile atıldı, çok büyük sıkıntılara girdi. Evliydi bir oğlu vardı…Bir terapi seansında kendisine gevşeme egzersizi yaptırıyordum. Ve kendisine hayal kurdurttum.

Deniz dalgalarını hayal etmesini istedim. ‘Deniz kenarında yürüyorsun’ dedim ve bir anda beyin dalgaları tepelere vurmaya başladı. Ona rahatlama yaptırıyordum ve ‘deniz dalgasından insan neden korkar?’ diye bir yandan da kendime sormaya başladım. Seans sonunda, ‘Burada gerildiniz, nedir nedeni?’dedim en sonunda birisiyle bir ilişkisi olduğunu ve ondan da Deniz adında bir kızının olduğunu anlattı. Karısı durumu bilmiyordu, kimsenin de bilmesini istemiyordu ve çok tedirgindi.

Çok ilginçtir ki, pek çok kişi de ikinci sevgiliyi idare etme durumu varsa, onda panik atak kendini gösteriyor. Hatta gelen erkeklere artık her defasında soruyorum, ‘başka bir ilişkin var mı?’ diye ve sonuç genelde öyle çıkıyor. Bu bana çarpıcı geliyor. Ancak elbette ki, her panik atak sahibi kişi bir aldatma durumuyla karşı karşıya demek değildir” diyor.

Panik atak yaşayan ve eşlerini aldatan erkeklere örnek

Evli ve 2 çocuğu olan bir bey, sürekli kalp çarpıntısı, öleceğim kriz geçireceğim diye sürekli bir korku ve kaygı ile gelmişti ve kalp ile ilgili olarak doktora gittiğinde anjiyo dahi yapılmış ve hiçbir fiziksel sorunun olmadığı söylenip psikolojik destek alması, psikiyatriste gitmesi söylenmişti
.
Psikiyatrist vasıtasıyla da stresini, bedensel şikayetlerini kontrol etmeyi öğrenmesi için bana yönlendirilmişti, kendisiyle konuştuğumda, eşinin de bilmediği bir diğer bayanın olduğunu ve ondan da 2 çocuğu olduğunu anlattı ve diğer bayanla daha mutlu olduğunu ama yine de eşinden ayrılmak istemediğini, çocuklarının: “niye okuluma hiç gelmiyorsun, neden bu kadar çok çalışıyorsun?” dediğini ve onların da bu nedenden ötürü çok mutsuz olduklarını, kimseye bir şey diyemediğini, fark edilirse her şeyi kaybedebileceğini anlattı.

Ailesinden kimsenin haberi yoktu ve son derece çaresizdi, uzun zamandır kaygılıydı.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 19-01-2008   #5 (mesaj-linki)
Cvp: Psikoloji ve Psikiyatri ile ilgili Haberler Cvp: Psikoloji ve Psikiyatri ile ilgili Haberler

Psikiyatrik vakaları çoktan ‘topluma kazandırdık’

Tedaviye ulaşmalarında yaşanan aksaklıklar nedeniyle ağır psikiyatrik hastalığı bulunanlar toplumla iç içe yaşamaya devam ediyor. Türkiye’de bu yönüyle tedaviye muhtaç insanlar çoktan topluma kazandırılmış. Yalnız tedavi etmeden.

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özcankaya, ''Psikiyatrik hastalıkları bulunanların tedaviye ulaşmalarında yaşanan aksaklıklar nedeniyle ağır psikiyatrik hastalığı bulunanlar toplumla iç içe yaşamaya devam ediyor'' dedi.

Prof Dr. Ramazan Özcankaya, son günlerde cinnet sonucu aile bireylerinin katledildiği çok sayıda olay yaşandığına dikkati çekerek, bu olayların ağır psikiyatrik hastalıklar nedeniyle meydana geldiğini söyledi.

Toplumun sosyal değerlerinin hızlı değişiminin kendini şiddet olarak gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Özcankaya, özellikle tarım nüfusunun kentlere hızlı göçü ve yeni sosyal ortamda uyum probleminin yaşanmasının, psikolojik ve toplumsal sorunlar ve şiddet olarak ortaya çıktığını kaydetti.

Hızlı sosyal değişime ayak uyduramayan bireylerde psikiyatrik sorunlar meydana gelebildiğini bildiren Prof. Dr. Özcankaya, ''Psikiyatrik hastalıkları bulunanların tedaviye ulaşmalarında yaşanan aksaklıklar nedeniyle ağır psikiyatrik hastalığı bulunanlar toplumla iç içe yaşamaya devam ediyor'' dedi.

Türkiye'de psikiyatrist sayısının yetersiz, hastaların bir uzmandan tedavi alma imkanlarının oldukça kısıtlı olduğunu belirten Prof. Dr. Özcankaya, devletin sosyal projelerle toplumun ruh sağlığını denetlemesi ve ağır ruhsal problemi olanların tedavi edilmesi gerektiğini bildirdi. Prof. Dr. Özcankaya, ruh sağlığına, en az ekonomik ve güvenlik sorunlarına olduğu kadar önem verilmesi gerektiğini söyledi.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
MyFunCards
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
bebekler ne zaman görüp duymaya başlar, beyin dalgası ile ilgili haberler, borderline ve evlilik, borderline özellikler, erkek bebek için ne zaman ilişki yaşanmalı, heyecanla baş etmenin yolları, nefret etmenin yolları, panik atakla ilgili vaka örneği, panik ataktan baş etme yollari, ramazan özcankaya, sürekli kalp çarpıntısı,
Konu Araçları

Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 00:52Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.21483302 saniyede (79.66% PHP - 20.34% MySQL) 7 sorgu ile oluşturuldu
Top Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun ~ MaviKaranlik.com Have Fun @ MsXLabs! Designed by LC aka NeutralizeR