Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Metal Müzik Nedir?

Bu konu Rock Müzik forumunda GusinapsE tarafından 14 Nisan 2006 (03:07) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
44898 kez görüntülenmiş, 7 cevap yazılmış ve son mesaj 3 Şubat 2007 (14:36) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.75  |  Oy Veren: 4      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 14 Nisan 2006, 03:07

Metal Müzik Nedir?

#1 (link)
GusinapsE
Ziyaretçi
GusinapsE - avatarı
Metal müzik

Metal, rock müziğin daha sert ve agresif olan türüdür.
Distorsiyon (Distortion) gitarlar brutal, çığlık vokaller (scream), hızlı ritimler içerir.
Bilinen en ünlü metal grupları içerisinde Black Sabbath, Iron Maiden, Helloween, Judas Priest, Manowar ve Slayer örnek gösterilebilir.
30px-MusicalnotesHeavy Metal ne zaman başladı? Buna yanıt vermek oldukça zor. Bu konuda isim yapmış Rock yazarlarının çoğu ilk Heavy Metal eserleri olarak Kinks grubunun "You Really Got Me" ve Who'nun "My Generation" şarkılarını gösterirler. 1964'e denk düşen bu parçaları Modern Heavy Metal parçaları ile karşılaştırdığımızda, nesine Metal dendiğini pek anlamasak da uzmanlar öyle diyorlarsa bir bildikleri vardır. Müzik yaşantısını hala sürdüren Alice Cooper (Gerçek adıyla Vincent Fournier), lise yıllarında kurduğu grubu The Spiders ile ilk gerçek Heavy Metal'ci ünvanını tartışmasız bir şekilde alır. Gerçi Cooper'ın da günümüzdeki anlamıyla Metal yapmaya başlaması 1971 tarihli klasiği "Love It To Death" ile olur.
1966 ile birlikte sözsel ve enstrümantel sertliğini yavaş yavaş artıran Rock, kökleri olan Rock n'Roll ve Blues'dan biraz daha uç noktalara kaymış ve "Hard Rock" tabiri ilk defa kullanılmaya başlanmıştır. 1965-1970 yılları arasında müziklerine Hard Rock denilebilecek gruplar da doğmaya başlamıştır. Golden Earring, Cream, Jimi Hendrix Experience, Led Zeppelin, Vanilla Fudge, Iron Butterfly, Steppenwolf, Blue Cheer, MC5, Deep Purple, Grand Funk Railroad, Free, Uriah Heep, Mountain, Humble Pie, Bloodrock, Black Widow, Cactus ve Black Sabbath bu türün öncüleri arasındadır. Heavy Metal terimi ise ilk kez Steppenwolf'un ünlü parçası "Born To Be Wild"da, motosiklet gürültüsünü tanımlayan "heavy metal thunder" tamlamasında kullanılmıştır.
Cream ve Jimi Hendrix Experience, Heavy Metal'e ticari anlamda hayat veren ilk gruplardır. "Sunshine Of Your Love" ve "White Room"daki sert Eric Clapton gitarları ile Cream, yıllar sonra kurulacak Metal gruplarını derinden etkilemiştir. Bir diğer efsanevi grup ise Heavy Metal'in en büyük efsanesi Jimi Hendrix'in taşkın gitarını temel alan Jimi Hendrix Experience'dır. "İnsanlar salamura gibi üstüste yığılmışlardı. Onları harekete geçirmek için gürültülü müzik yapmaya karar verdim" diyen Hendrix bir bakıma Heavy Metal'in de temel mesajını vermektedir. Iron Butterfly da 19 dakikalık unutulmaz klasiği "Inna Gadda da Vida" ile daha sonraları bu tarz müziğin önemli unsurları olacak uçup giden davul ve gitar sololarına ilk örnekleri vermiştir.
ABD'de Bad Company ve UFO gibi gruplar patlama öncesi Heavy Metal'in temelini oluştururlarken, asıl patlamayı gerçekleştirecek gruplar İngiltere'de kurulma aşamasındadır. Deep Purple klasik müziğe de yakın tarzda ilk albümlerini yayınlarken, daha depresif söylemiyle Led Zeppelin Hard Rock ile Heavy Metal arasındaki ince çizgide durmaktadır. Ama bir grup vardır ki patlamanın tek başına ateşleyicisi olacaktır: Black Sabbath. 70'lerin başında Hard Rock / Heavy Metal tarzı müziğin kralları sayabileceğimiz bu üç İngiliz grubuna kısaca değinmekte fayda var.
Deep Purple, Rock dünyasında o ana kadar görülmemiş kompozisyonlar ve cesaret isteyen enstrümantel teknikler getirmiştir. Bunda iyi bir klasik müzik dinleyicisi olan Jon Lord ile gerçek bir gitar ustası olan Ritchie Blackmore'un payı büyüktür; tabii bir de muhteşem sesiyle Ian Gillan'ın. Progressive Rock örnekleri sayabileceğimiz ilk üç albümünün ardından bir de Londra Senfoni ile klasik müzik konseri veren ve bunu albüme döken grup, biraz da Blackmore ve gruba yeni giren Gillan'ın baskıları ile daha sert müziğe döner ve muhteşem "In Rock" 1970'de yayınlanır. Bunu izleyen "Fireball" ve "Machine Head" gruba Hard Rock krallığını getirecektir. "In Rock"tan muhteşem "Child In Time" ve "Machine Head"den unutulmaz "Smoke On The Water" gruba tartışılmaz bir konum kazandırmıştır. "Fireball", "Highway Star" ve daha sonraki eserlerinden "Burn" gibi enerjik parçaların yanında "Lazy", "Mistreated" gibi depresif parçalar ile adlarını Rock tarihine yazdırmışlardır.
Led Zeppelin'in müziği Purple'ınki ile karşılaştırıldığında biraz daha serttir. Onda klasik müzik havası veren tuşlu çalgılar ve teknik isteyen ama sonu belli bir tarzdaki gitar soloları yoktur. Zeppelin'in gitar soloları daha uçuktur ve beklenmedik yönlere gider. Davul daha vurucudur, asla arka planda kalmaz. Sözler daha sert ve daha tabu konularla ilgilidir. Önceleri, Eric Clapton ve Jeff Beck gibi efsanevi gitaristler çıkaran Yardbirds'de çalan Jimmy Page ve solist Robert Plant'in önderliğinde oluşturdukları tarz ile Heavy Metal'e satanik damgası vurulmasına yol açacak ilk gruptur Led Zeppelin. Sonrasında grubun başarı için ruhlarını şeytana sattığı, bir çok şarkı sözlerinde gizli gizli şeytanı ve satanizmi öven sözler olduğu söylenecektir. Biraz da bunun ve isimsiz ilk dört albümün yarattığı gizemle grup hatırı sayılır bir kitleyi kendine bağlamıştır.
Reggae'den folka bir çok değişik müzik tarzını Heavy Rock potasında erittikleri müzikleriyle adlarının yanına "Tüm zamanların en çok bilinen Heavy Metal grubu" ünvanını da ekleyeceklerdir. Bunda hala bile ABD radyolarında en çok istek alan parça olan "Stairway To Heaven"ın da etkisi büyüktür. Bunun yanında "Whole Lotta Love", "Black Dog", "Dazed And Confused", "D'yer Mak'er" gibi klasiklerini de unutmamak gerekir. Daha geç dönem eserleri arasında da "Kashmir", "Achille's Last Stand" gibi uzun ve sağlam bestelerini saymak gerekir.
Grubun "rock till you drop" tarzı konserleri ise saatler süren ayinlere dönmektedir. Enerji ve adrenalin üst düzeydedir; bir de konser alanının üstünü kaplayan marihuana dumanı. Sonradan bir çok Metal konserinde görmeye alışacağımız uzun gitar ve davul soloları ilk defa Zeppelin tarafından gerçekleştirilmiştir. John Bonham'ın kendini kaptırdığı konserlerde bir saate varan davul soloları attığı anlatılır efsanelerde! Ve Black Sabbath. 30 yıl sonra dönüp bakıldığında ve günümüz şartlarına göre değerlendirildiğinde Deep Purple ve Led Zeppelin'e ancak Hard Rock grubu denilebilecekken, Black Sabbath tartışılmaz bir şekilde Heavy Metal'dir. Bu yüzden grubun Heavy Metal tarihindeki yeri eşsizdir. Yoğun, karanlık, uğursuzluk kokan müzikleri ve adeta çatırdayan gitarları ile yepyeni bir tarz getirirler Rock'a. Gitarist Tony Iommi ve grup arkadaşları Ozzy Osbourne, Geezer Butler ve Bill Ward, iki klasik albüm "Paranoid" ve "Master Of Reality" ile bunlarda yer alan klasikler "N.I.B.", "Paranoid" ve "Children of the Grave" ile Heavy Metal'e yön çizerler. Metallica ve Nirvana gibi yıllar sonra kurulacak gruplar müzikal yönelimlerini, üyelerinin gençliklerinde dinledikleri Black Sabbath klasiklerinden alacaklardır. Ciddi bir şekilde bakıldığında Black Sabbath öyle bir gruptur ki katıksız saf Heavy Metal'in, yetmişlerin sonunda patlayacak Punk/Metal tarzının, seksenlerin sonu doksanların başında Seattle'da patlayacak Grunge'ın, Kuzey Avrupa ülkelerinde çıkış bulacak satanik söylemli Black Metal'in temelinde durmaktadır.
Her ne kadar Satanizm'i Heavy Metal'e Led Zeppelin'in soktuğu kesin olsa da bunu en iyi kullanan grup Black Sabbath olur. Giyimlerinden sahne düzenlemelerine, şarkı sözlerinden albüm kapaklarına kadar her konuda buram buram şeytan kokmaktadır grup. Normal olarak grubun, sıradan ebeveynler üzerinde yarattığı infial büyüktür. Yıllar yılı sürecek Heavy Metal düşmanlığının temelleri de Sabbath'in özellikle de asi solistleri Ozzy'nin kişiliğinde toplanan tepkiler ile atılır.
Yetmişlerin ortalarında, yedi yeni grup sahneye çıkar ve farklı yönlere doğru giderek bir Heavy Metal yelpazesi oluşumuna katkıda bulunurlar. Judas Priest, bu tarz müzikte çift solo gitarist kullanan ilk grup olur. Aerosmith blues'a geri dönüş ile birlikte seks ve uyuşturucuyu da getirir. Thin Lizzy coşturucu ve eğlendirici bir tarzın öncüsüdür. "Bohemian Rhapsody" gibi bir şaheserin yaratıcısı Queen ise daha seçkinci ve adına uygun bir şekilde daha asildir. Kiss, Alice Cooper'ın makyajını ve sahnesini biraz daha ileriye götürerek Glam Rock'ın temellerini atar. Blue Oyster Cult ise 60'ların basit söz ve ritmlerini Heavy Metal'e katan gruptur. AC/DC'nin getirdiği ise Heavy Metal'in temel taşlarından olacak saldırganlıktır.
Bu yıllarda ortaya çıkmış olan bir çok grup, birer Heavy Metal devi olarak yerlerini sağlama alırken, Metal dışı olarak sınıflandırabileceğimiz bazı Rock grupları da bu tarzdan etkilenerek müziklerine Heavy unsurları da katmışlardır. Bunların en önde gelenleri olarak Physicodelic Rock tarzının öncüsü Pink Floyd'u, yine Progressive Rock grupları Genesis, Jethro Tull, Yes ve King Crimson'ı sayabiliriz. Hatta Jethro Tull, 80'lerde oldukça sert parçalar da yaparak Grammy ödülleri kapsamında 1989'da ilk kez verilen Heavy Metal Grubu ödülünü de kazanacaktır. Rush ve Marillion gibi daha geç dönem Progressive grupları da Heavy Metal öğelerini sıkça kullanmışlardır. Ne yazık ki yetmişlerin sonlarıyla birlikte Klasik Heavy Metal yıllarının da sonu gelmiştir. Aerosmith, Thin Lizzy ve Black Sabbath, üyelerinin uyuşturucu sorunlarına yenik düşmüştür. Kiss, işi ticarete dökerek ruhunu kaybetmiştir. Deep Purple eleman değişiklikleriyle kendi kendini bitirirken, baterist John Bonham'ın ölümü Led Zeppelin efsanesinin de sonu olmuştur. Judas Priest ve Queen, tarihlerinin en sönük eserlerini vermişlerdir. Metal ölüm döşeğindedir. Yine de çok az sayıda grup bayrağı taşımaya devam ederler. Okul çocuğu giyimli Angus Young'un değişik gitar tarzı ve Bon Scott'ın cehennemi çığlıkları AC/DC'yi Metal'in yeni lideri konumuna getirmiştir. Bununla birlikte ilk gitar kahramanlarından Ted Nugent'in adı sıkça duyulmaya başlanmıştır. Deep Purple'dan ayrılan Ritchie Blackmore da daha özgür ve sert takıldığı yeni grubu Rainbow'da tüm zamanların en iyi Metal solistlerinden Ronnie James Dio ile çalışma şansı yakaladığı iki albüm ile efsaneleşmiştir: "Rainbow Rising" ve "Long Live Rock n'Roll". Bu iki albüm aynı zamanda Heavy Metal dünyasının, konusunu mitolojiden alan eski efsaneler ile ilk tanışması olur. Dio, daha sonra kurduğu kendi grubunda bu epik tarza çok fazla yer verecek, seksenlerin sonuyla hayat bulacak olan Power Metal de, Dio'nun destanlardan, kutsal savaşlardan, şövalye ve kahramanlardan bahseden bu tarzını temel alacaktır.
“80'lere gelindiğinde bir çok rock müzik türü icra halindeyken bir Heavy Metal patlaması yaşanır. Bence Heavy Metal müziğini anlatan en iyi sözcük "kargaşa" dır. Bütün Heavy Metal gruplarının faaliyet alanları farklıdır. Bu müzik türünün içinde komünizm,faşizm, anarşizm, devrimcilik, sadizm gibi biribirinden çok kopuk anlamları bulmak mümkündür. Heavy Metal bu çok renkliliği sayesinde bir çok alt dallara ayrılmıştır. Fakat hepsinde ortak olan bir şey vardır; küfür. Kimi devlete kimi siyahlara kimi tabulara küfür eder ama muhakkak küfür eder.
Nu Metal
Linkin Park nasıl coştu değil mi? Peki durup dururken mi çıktı bu çocuklar? Olmayan bir şey mi icat ettiler, hayır! Yepyeni bir fikirleri mi vardı, yoo… Zaten varolan bir şeyi piyasaya daha uygun hale getirdiler, resmen numetal'i canavarlaştırdılar. Peki kötü mü ettiler, pek tabii ki hayır, Linkin'i de, numetal'i de seviyoruz, ancak artık numetal'i sadece Linkin Park'tan ibaret sanmanın zamanı geçti. Buyrun geçmişiyle, geleceğiyle numetal'i didiklediğimiz dosyamıza.
Numetal, kabaca heavy metal'in bir alt türü. Çok genel olarak konuşmaya devam edelim, hip hop aromalı vokaller, sample'lar, tercihen bir DJ'in elinden geçen rap alt yapısı, sert gitarlar ve bolca öfkeyi bir araya koyup müzik formuna sokarsanız elinizde kalan şey numetal oluyor. Elinizde kalıyor dedik ama yanılmayın, numetal yapıp elinizde kalması gibi bir şey söz konusu değil, kapanın elinde kalıyor plaklar.
Numetal nasıl popülerse, numetal hakkında atıp tutmak da o kadar popüler son yıllarda. Bu müziğin gelip geçici bir akım olduğu, yetenek gerektirmediği, iki kolay riff, iki scratch ve "I hate myself and I want to die" diyerek kotarılabildiğini sanmak genelgeçer iddia olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuya da geleceğiz. Ancak neymiş şu numetal, biraz onu kurcalayalım.
Kurcalayalım tabii ancak öyle dendiği gibi kolay değil bu. Numetal, tanım aralığı, eğer böyle bir tabir varsa elbette, en geniş müzik türlerinden biri olmalı. Zaten en baştan hibrit olmayı kabullendiğinden, sürüyle türün numetal içine girmesi ya da numetalin kendisinin birçok türün alt türüne dahil edilmesi yadırganmıyor. En başta hip hop ve heavy metal elbette. Ancak hardcore, punk, emo, emo-core, metal-core, industrial, rapcore, hepsi numetalin içinde yer alabiliyor. Belki de numetal onların içinde yer alabiliyor. Farkındaysanız buna deminden beri karar veremedik. Sırf biz olsak gocunurduk da kimse sınırları net çizemiyor, o yüzden dert etmiyoruz. O yüzden bazı müzikseverlerin 'mutlaka her şeyi kategorize edelim' saplantısına girmek yerine, 'kategorizasyona hiç girmeyelim en iyisi' diyoruz. Zaten girmeye kalksak bile altından çıkabileceğimiz gibi değil durum. Hatta bazen bunlarla alakasız yerel, otantik motiflerin de devreye girdiğini unutmayalım.
Otantik dedik de… Bazı heavy metal dinleyenleri, fazla sulanmış olduğunu düşündükleri için numetal'den hazzetmez. Numetal'in, klasik metal gitar tekniklerini, riff'leri ve sololarını olduğu gibi kullanması bir yana, rock müziğin caz müzik ve dünya müziğiyle sürekli etkileşim halinde olduğunu da hatırlamak, illa itiraz edilecekse ondan sonra itiraz etmek gerekiyor.
Deftones ve Korn, numetal'in ilk temsilcileri; Fishbone, Body Count, Urban Dance Squad, Rage Against The Machine, Deftones ve Faith No More da sonraki kuşak temsilciler olarak kabul ediliyor. İşin ucunu Korn'dan da eskiye, Tool'a kadar çekenler var. Bu gruplardan bazıları, numetal'i tepelemeye çalışan metal fanlarından öyle sıkıldılar ki "biz numetal filan yapmıyoruz kardeşim" gibi açıklamalar yapmak zorunda bile kaldılar. Prodüktör Ross Robinson, numetal'in kralı kabul ediliyor; CV'sinde Machine Head, Slipknot, Cold, Sepultura, en önemlisi de Korn ve Limp Bizkit gibi gruplar yazılı.
Grupları saymaya başlamışken işin devamını da getirelim. Numetal olup olmadığı tartışmalı, ancak benzer sularda gezinen grupları var; Sevendust, Finger Eleven, Godsmack, Soulfly, Ill Nino, Killswich Engine, Fear Factory, Spineshank, Tool, Incubus gibi… Gidip Creed'e numetal denmedikçe bunlar da çok yanlış örnekler olmazlar.
1990'larda saydığımız öncü gruplar, metal müziğin üzerine hip hop'a yakın vokaller ve başka teknikler denediler. Dinleyici kitlesi çok geniş iki tarzı buluşturmak ticari bir girişim değildi ama ticari getirisi devasa oldu. Metal dinleyemeyen rockseverler ve hip hop dinleyicileri, dinlemesi çok daha kolay bu müziği hemen kucakladı. Sonuç olarak fanlar ve özellikle de ukala müzik yazarları, kendilerini geleneksel metal grupları ile metal'in sertliğini alıp diğer zırvalıklarını sample'lar ve bir DJ ile değiştiren bu yeni nesil grupları ayırmak zorunda hissettiler. Bulunan "New Metal" terimi, zamanla "nu metal" haline geldi. Bugün Nu metal yerine bitişik "numetal" yazılması tercih ediliyor. Size çok ters geldiyse alternatif metal deyin.
Numetal'e en yakın türler rap metal ve rapcore. Rap metal; diğer türlere fazla bulaşmayıp, bildiğiniz rap vokallere yükleniyor. Rapcore ve numetal; bol distortion katkılı gitarlar ile raptan "esinlenmiş" vokaller kullanıyor. Yani fark, zaman zaman klasik metal sertliğinde vokaller de duyuluyor, hatta bu iki tür için farklı vokalistleri olan gruplar da var, bilin bakalım hangisi? Linkin Linkin Linkin! Linkin Park, rapcore grubu olarak da düşünülebilir örneğin. Papa Roach, rapcore'a daha da iyi uyan bir örnek oldu.
Nu-metal vokali yapmak demek rap'i de içine alıyor, pırıl pırıl söylenen sözleri de, çığlık çığlığa bağırmayı da. Hatta hepsi aynı şarkının içinde de olabiliyor.
Hatta bu şarkı çok güzel de olabiliyor. Hepsi olacak diye bir kural da yok, bakınız Slipknot'a, hip-hop ile pek alakası olduğunu söyleyebilir miyiz?
Gitar tekniği, metal kadar komplike değil. Belki de bu yüzden metalciler "yeteneksizseniz numetal grubu kurun" diye dalga geçiyor. Metal müzik tamamen sololara ve riff'lere dayanıyor, oysa numetal'de dayanacak o kadar çok çeşit var ki gitar, diğer elementler gibi sadece ritmik bir araç. Linkin Park'ın "One Step Closer"ını açan gitar riff'ini düşünün, ne kadar basit bir melodi ancak bütün şarkıyı nasıl taşıyor! Oysa metal şarkılarında sürekli değişen melodiler vardır. Sayın bakalım, bir Iron Maiden şarkısında kaç farklı melodi bulacaksınız.
Basta ise tam tersi bir durum var. Steve Harris gibi enteresan adamları saymazsanız metal müzik çalan basçılar genellikle oldukça basit çalmayı, gitar riff'leriyle uyumlu gitmeyi; numetal'de ise basçılar daha komplike çalmayı tercih ediyor. Örneğin Limp Bizkit'in basçısı Sam Rivers, aslında bir caz basisti, bunun etkisi bazen hissediliyor. Mudvayne basçısı Ryan Martinie'nin funk geçmişi de gruba enteresan bir hava katıyor. Davullara gelirsek, metal ile hiç alakası yok, davul tekniği tamamen hip hop'un breakbeat yapısı ile alakalı.
Metale göre çok daha beklenmedik ritmler, yine ekstra örnekleri saymazsak metale göre daha hızlı ve komplike teknikler göze batıyor. Zaten DJ'lerin önemi de burada ortaya çıkıyor. Numetal grupları, beat'leri desteklemesi ve şarkılara efektler eklemesi için kadrolarına DJ'ler ekliyor. Limp Bizkit'in DJ Lethal'ı, Linkin Park'ın Joe Hahn'ı, Incubus'un Dj Kilmore'u herkesin aklına şak diye gelenler.
İşlenen temalar da metale göre farklı. Numetal'in esas teması gençlik sorunları, sistem çarpıklıkları, anlayışsız aileler. Tabii kendini evde dışlanmış hisseden bir çocuğun halini anlatan bir müzik, haliyle metalci "ağır abilere" gelmiyor. Üstelik bütün bu saydıklarımızın müziği bir formüle oturtması, türün en önemli temsilcisi Linkin Park'ın şarkılarının yaratıcılıktan çok önceden ağır ağır hesaplanmış birer matematik harikası olması da bu abilerin ekmeğine yağ sürüyor. Gotik'i Marilyn Manson sanan, oraya buraya acaYiP KarakterLerLe yAzıLar yAZan hayranlar da türün adını pek iyiye çıkarmıyor hani.
Son Düzenleyen Blue Blood; 15 Eylül 2006 @ 18:14.
Rapor Et
Reklam
Eski 10 Ekim 2006, 23:52

Metal Müzik Nedir?

#2 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Niye kimsenin ilgisi yok anlamak hiçte zor değil

Bişeyleri müziklerle sarkılarla protesto etmek kimsenin ilgisini cekmiyo tabi ;

Tüm bunlar yerine manken sıfatındaki kişiler sarkıcı olursa ve müzik artık yerini şov ' a bırakırsa ve insanlar müzige önem göstermek yerine söyleyen kişinin fizigi ve cinsiyetine ilgi duyarak dinlersee sonumnuz nereye gider bunu ne ben nede bi baskası bilemez ama hiçte hayır görünmüyo...

POP pop önceden sevilirdi severek dinlerdi herkes şimdilerde kirlendi yıprandı...

Peki neden Metal müzige Rock müzige bişey olmadı dersiniz ? Herkes bu müzigi yapamaz boş beyinler bunu gerceklestiremez mankenden metalci olmaz ciddi dersler almanız ciddii düzeyde bilginiz sarttırr en azından dünyaya toz pembe bakmamanız sarttır , Metal müzige gereksiz kişiler gelmedi gelemezde ve metal müzik bozulmadan devam eder belki ilgi az zannediyosunuz ama hiçte küçümseyemeyeceginiz düzeyde seveni var ve toplamda bakarsakdiger müzik türlerine göre daha kültürlü daha bilinçli kişilerdir...
Rapor Et
Eski 10 Ekim 2006, 23:58

Metal Müzik Nedir?

#3 (link)
recruit87
Ziyaretçi
recruit87 - avatarı
arkadaslar ben sahsen fanatik bi 80's rock dinleyicisimdir ve icra edicisi olmayada calisiyorum,neise bizim o zamanlardan sanirim 88 yilindan kalma m.jackson'a ait 'smoot criminal ' sarkisi var ii bi sarki hatirlarsiniz belki takim elbiseli gangster kıyafetli klibide var..simdi o parcayi 'Alien Ant Farm' isimli bi metal grub yorumlamiş ..haketen ii olmus ama orginalinin yerini tutmuyo tabii michaelden dinlemek laim dinlemediyseniz bi deneyin M.JACKSON - Smooth Criminal
Rapor Et
Eski 20 Ekim 2006, 03:27

Metal Müzik Nedir?

#4 (link)
aswang
Ziyaretçi
aswang - avatarı
yıllardır black, melodic death zaman zaman doom metal dinlerim ama simdi dönüp baktiimda industrial, EBM, emo gibi tamammen ticari kaygılarla olusturulmus muzik türüne dönüsünüs eyretmek hosuma gitmiyor belki kaliplarimi asamiorum,kimsenin zevkine karsi terbiyesizlik yapmak ta istemiorum ama biri bana aciklasin ya metal muzigin icinde hip hop techno rap nasi oluorda kulaga igreti gelmior
Rapor Et
Eski 27 Ekim 2006, 01:07

Metal Müzik Nedir?

#5 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Kulaga igreti gelmedigini kim söyledi Nu-Metal 'e ne demeli en basit örnegi bu değil mi ?

nu -metal i en iyi temsil edenlerdende LP(LinkinPark) metal dinliyorum diyosan yakınından dahi gecme ama ben kulaga hoş gelen ne bulursam dinlerim diyosan zaten söylenecek sözde yok sana
örnek mi ? ; yine LP'den hiphop&Rap müzik calgılası olrak bilinen TuRn-Table
--- ne işi var metalde metal bu değil metal hiçbizaman corba olmamlıydı bişeyleri karıstırıp yeni bi tür die metal adı altında toplanmaması gerekirdi bunların ama ne yazıkki Metalci denildiginde kulaga hoş geliyo olsa gerekkki heryer özenti ve anlamadıkları müziklerle dolmaya basladı 80 'lere dönün bakın Metal nasılmıs ? ve yıl 2006 görün neler değişmiş.
Rapor Et
Eski 18 Kasım 2006, 09:59

Metal Müzik Nedir?

#6 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Death Metal Nedir?

Death Metal’in tam anlamıyla oturmasından birkaç zaman önce ortaya çıkmış Death, Morbid Angel, Massacre, Sepultura, Slayer, Possessed gibi gruplar Hıristiyanlık doktrinlerine karşılık kendi fikirlerini katarak mezhep ayrılıklarına dikkat çekmişler, yaşamı her insanın kendi içindeki sesleriyle yönlendirmişler, varlıkla ilgili ve bağımsız bir çok sosyal etmenleri müziklerinde takdim etmişlerdir. Ahlaki değerler müziğin içinde sorgulanırken Death Metal demeçleri asla ******lığı, samimiyetsizliği içermemiş, söz konusu ekstrem tarz; underground bir düzlemde etkileyici ideolojiler ve akıcı tasvirlerle kendisini ortaya koymuştur. Soundsal olarak nasıl açabilirdik bunu? Yapısal düzenlemeleri fazlasıyla üzerinde bulunduran, çok sert olmasına rağmen aslında çok dokunaklı pasajların ölümcül şekilde direkt kaos ve karanlık bir ortamda suratlarımızda patlaması, bunu dinamik bir tonla sağlaması ve söz konusu yapısal düzenlemeleri, müzikal motifleri kilit nokta olarak yansıtması.

1993 yılından itibaren metal müzikte liriksel yönlere çok önem verildiğini ve felsefi alanların farklı bir boyut kazandığına da şahit olacaktık. İşte bu noktadan sonra Death Metal derin boyut kazanmış, felsefi derinlikleri içermiş, genel düşüncelerini topluma daha ikna edici bir şekilde yansıtmaya başlamıştır ve bu tarzın söz konusu dönemde bir anda tavan yapmasına neden olmuştur. Bu noktada Death grubunun ortaya koyduğu yeni yapıyı es geçemezdik, çünkü heavy arenasında çok etkili lirikler, filozofça bakış açıları, etkileyici pasajlar çok sağlam karakterlerle aktarılmış ve bu insanları düşünmeye sevk etmişti. Ama grubun lideri Chuck Schuldiner yaptıklarıyla her zaman heavy dünyasında ayrı bir yere sahip olmuş ve bu ekolün en önemli temsilcilerinden olmuştur. Çünkü onun farklılığı; türlerde etiketlendirmelere karşı çıkması ve her şeyin Metal müzik için olduğunu söylemesiydi. Zaten karakteri ve davranışlarıyla bu müzik arenasında herkesten çok farklı olduğunu tüm dünya kabul edecekti.

Yine bu dönemlerde Old School (Florida) Death Metal olarak adlandırılan oldukça ekstrem heavy tarzı tamamen kabuk değiştirip mazide kalacak, yeni türler ortaya çıkacaktı. Bu esnada Therion’un ilk albümüyle beraber yeni bir türün müjdesi verilmiş gibiydi. İsveç Death Metali olarak adlandırılacak olan bu tarz büyük bir patlama yapacaktı. Gerek görünümü gerekse liriksel bakış açılarıyla. Müzikal bakış açısı değiştirilerek kendi bilincinin farkında olan, ahlaki değerlere bakış atan, yer yer anti-dinsel bakış açısını yansıtan ama kısmen de din olgusunu Metal müzikle çatıştıran bir türdü. Ahlak kuralları ve erdemler emniyetteydi! Hemen sonrasında In Flames, Dark Tranquillity, Hypocrisy, Amorphis, At The Gates gibi gruplar da bu konuda atağa geçecekler ve yeni ideolojileri gözler önüne sereceklerdi. Bu noktada daha kırılgan ve bazı yönleriyle de saldırgan pasajlardan örneklemeler sergilenecekti. Bu da ayrı bir tür ve ideoloji olarak Metal arenasındaki yerini alacaktı. Özellikle mitolojik yönlere ayrıntılı bakış açıları ve bir çok felsefi bakış açısını derince, ince boyutlara girerek, coşkun ve karanlık atmosferler katarak liriksel anlatımı ortaya koymaları bu türü daha farklı yerlere götürdü. Aslında İsveç Death Metali içinde sayısız değişken bakış açıları vardı ve her grubun kendine has bir anlatım ifadesi vardı. Bu yüzden İsveç Death Metali’nin genel ideolojik yapısını anlatmaktan ziyade bu türde müzik yapan grupları ayrı ayrı incelemek gerekir ideolojik bağlamda.

Metal müzikte 90’lı yılların modern bakış açısı altında Death ve Black Metalin ağırlıkları çok fazla olduğu için bu gelişmelerden ayrıntılı bahsetmek doğaldır. Her iki tür modern zamanlarda farklı modern fikirleri taşımışlardır. Death Metal kaos ortamında düzeni bulmak için yenilikçi düşünceleri saf yapıyı koruyarak ifade etmiştir. Black Metal de kendisini ifade eden objelerle bilinçaltındaki öyküsel anlatım biçimini saf gürültüyle filtrelemiştir. Death Metal güçlü etkiyi, yapıyı, kesinliği ve ahenk akışlarını melodiyle desteklerken, Black Metalde ana prensip olarak melodi kullanılmış ve her parçada ahenk zikzaklı bir görünüm çizmiştir. Death Metal genelde arka planda kalıp underground bir yapıda ticari olmadan devam ederken Black Metal’de bazı pasajlar oldukça ticari kaçmıştır. Death Metal yılların birikimi sonucunda daha hümanist ve sanatsal bir yön çizerken Black Metal, izleyicileri görünümüyle provoke ederek mantıklı sosyal konumları, korkuları küçük görüyordu. Bütün maddelere karşı iştah duymak, maddiyatçı insanları incelemek, ölümden ve eziyet olgusundan korkmayı inkar etmek, kontrol edilemeyen ve çılgın insanların dolu olduğu dünyadan pasajlar aksettirmek Death Metalin son zamanlarda taşıdığı ideolojilerdi. Yeni Black Metal akımları eskilerin sert düşüncelerinin ötesine giderek daha seçilir melodilere akıp, yaratıcılıklarını kullanarak daha geniş kompozisyonlara kayarak seçilebilir ideolojileri de aktarmışlardır.
Atilla ÇELİK
Rapor Et
Eski 3 Şubat 2007, 13:23

Arşiv

#7 (link)
tusubasa
Ziyaretçi
tusubasa - avatarı
Ve işte buda benim arşivim..
Sound ları olsun videoları olsun katıldıkları programların videoları olsun lyricleri olsun albüm kapakları resimleri olsun demoları olsun herşeyiyle Tam olan arşivim.
Gözükenlerden yanı sıra yeni olanlarda her gün arşivime eklenmektedir.


RapidShare: 1-Click Webhosting

RapidShare: 1-Click Webhosting

(Paylaşılmamaktadır..!)
(gördüğünüz grupların ne tür müzik yaptıkları içlerinde bulunan biografileriyle dile gelmektedir..Bu pop diyen olursa hallederiz )

Anti-pop umdur.

Rock for live..Metal for die..




Rapor Et
Eski 3 Şubat 2007, 14:36

Metal Müzik Nedir?

#8 (link)
tusubasa
Ziyaretçi
tusubasa - avatarı
Black Metal Nedir?
Başlangıçlarda Celtic Frost, Venom ve Bathory gibi gruplardan ilhamlar alan bu tarz, 90’lı yıllarda Death Metal’den de ufak tefek ilhamlar alarak yeni melodileri oturtmuş, müziğe daha fazla dikkat edilmiş ve hassasiyetli melodileri de empoze etmiştir. Artık bu tarzda yeni bir evre başlamıştı ve bu evrenin başlangıcında söz sahibi olan isimler Emperor, Darkthrone, Immortal, Gorgoroth, Burzum, Enslaved, Marduk, Mayhem gibi gruplardı. Bu gruplar soundlarında oldukça distorşınlı tonları, çeşitli artistik ve yaratıcı yönlerle birleştirmişler, şeytani temalarla kinayeli oyunlar oynayarak görsel, efektsel ve şova yönelik bir kaos ortamını yaratmışlardı. Thrash, Death ve Grindcore ritimlerinden de demetler sunarak lanetlenmiş düşünceleri şarkı sözlerine yansıtmışlardır. Sanatsal anlamda Black Metal sözünü ettiğimiz tarzların ahlak ve erdem kurallarına bakış açılarına kısıtlı olarak yaklaşmış, kabul edilebilir sosyal duyarlılıklar ve politik bakış açıları liriksel anlamda çok az olmuştur. Bu müzik başlangıçta politik demeçlerden tamamen uzak olarak saf kötücül ve nefret dolu bakışlara odaklanmış, her grup ve müzisyen özel ideolojisini ve kendi ilhamlarını müziğe adapte etmiştir. Onlara göre ahlaki meseleler tüm insanoğlunun tavırlarına bağlı bir olaydı. Bu müzikte doğayla birey bir ilişki içerisinde bulunur ve bu yaşam zincirinin içinde en önemli olan şey insanoğlunun yer aldığı ve bulunduğu konumdur. Zihinsel istekler ve arzular zamanlar geçtikçe disiplin eksikliği altında ezilecek ve hazcı bir bakış açısı gelecekti. Bu yönüyle de ideolojiye bir farklılık gelecekti. Black Metal öyle bir tarzdı ki hiçbir şeyden kendisini sorumlu tutmuyor, ama kendi gerçekleriyle fantezilerini topluma teröristçe görünerek birleştiriyordu. Sanki bir nevi düşünsel anlamda terörist hareketlerin fantezisi kusuluyordu. Belki de imajlarını satıyorlardı.

1990’lı yıllardan başlayarak 96-97’li yıllara kadar geçen süreç içerisinde Black Metal büyüdükçe büyüdü, liriksel ve soundsal anlamda yeni yaratıcılıkların peşine düşüldü, akıllar zorlandı ve birbirine zıt ideolojiler çevresinde farklı bakış açıları ortaya çıktı. Özellikle absürd bakış açıları da bu zamanda güçlü bir hal almıştır: Faşist bakış açıları, pagan inanışlar, bu düşüncelerin çeşitli varyasyonlarla melezleştirilmesi, her şeyi yok etmek ve kendini her şeyin ötesinde görmek... Bunların yanında sanatsal içeriğin içinde Hıristiyanlığa baş kaldırıp şeytani polemikleri yapmak da vardı. Günümüzde faşist ve milliyetçi olarak adlandırılan Black Metal olgusu aslında Norveç’te ortaya çıktı ve bu tarza Nasyonal Sosyalist Black Metal deniyordu. Bu türde aslen eski dönemlerin ve o zamandan kalma pagan inanışların, yaşadıkları iklimsel koşulların ve tepkisel bir baş kaldırışın da etkisi vardı. Ama 90’lı yılların ortasından itibaren Black Metal ideolojisinde de değişimler ortaya çıktı. Yıkıcı pasajlara ve vahşi bakış açılarına hayalci ve romantik akımlar da dahil oldu. Aynı esnalarda Death Metal de bir patlama yapıp daha teknik, estetik ve vurucu bir yapıyla ağırlığını koymuştur. Ama aslında bu estetik yapının ve değişimin altında daha farklı şeyler vardı: Ticari kar elde etmek, daha fazla satmak... Black Metal’e artık sanat ile eğlence arası bir şeyler karışmıştı ve yeni bir tarzla beraber yeni yeni fanlar bu müziğe dahil edilmiş, artık opera tınıları da yerini almıştı. Bu akımda başı geçen gruplar ise Cradle Of Filth, Dark Funeral ve Dimmu Borgir’dı. Bu yeni akımda saf Black Metal etkisinden de bazı heavy tarzı kökenlerinden de demetler sunulmuştur. Aslında eski grupların kendilerince doğru yaptığı şeyleri söz konusu Yeni Akım Black Metal grupları undergroundlıktan alıp popülarizme ve ticarete dökmüşlerdir. Eski grupların takip ettiği yoldan ufak alıntılar yapılarak, underground Black Metal ile yeni çıkan eğlence tabanlı Black Metal kaynaştırılıp medyaya pohpohlanmıştır. 1997 yılı sonrası bir çok Black Metal fanı türemeye başlamıştır ki bundan daha doğal bir şey olamazdı. Çünkü Black Metal artık melodik, elektronik ve popülist araçlara da sahip olmuştu.

Atilla ÇELİK

Thrash Metal

Thrash Metal* heavy metal müzik türünün alt dallarından biridir.Çoğunlukla kökleri 1970'lerin sonları ve 1980'lerin başlarına dayandırılır. Bu dönemde NWOBHM (New Wave of British Heavy Metal) ve Hardcore Punk müzik akımlarının bazı özelliklerini alarak, kaynaştırarak yeni bir müzik türü olarak ortaya çıkmıştır. Benzer bir diğer tür olan Speed metal`e göre çok daha fazla saldırgan özellikler taşır. Bu fark şarkı sözleri ve müzikten açıkça anlaşılır.Türün öncü toplulukları:Metallica , Slayer , Megadeth , Testament ,Motörhead, Artillery, Metal Church, Dark Angel , Helstar , Heaten , Testament ,Megadeth , Anthrax , Sepultura , Overkill , Destruction , Kreator , Sodom,Annihilator ... Death Metal ve Black Metal'in kökü Thrash Metal ' dir.Ayrıca "Thrash" asla "Trash" ile karıştırılmamalıdır.Thrash dayak demek, trash ise çöp tenekesi demektir.
(Alıntıdır!)


Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.353 saniyede (84.44% PHP - 15.56% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 21:29
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi