Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Sanat Akımları - Romantizm

Bu konu Sanat forumunda ThinkerBeLL tarafından 24 Ağustos 2009 (23:29) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
32420 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 1 Mart 2012 (16:23) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.00  |  Oy Veren: 4      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 24 Ağustos 2009, 23:29

Sanat Akımları - Romantizm

#1 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Romantizm
MsXLabs.org & Temel Britannica

Romantizm, 18. yüzyıl sonlarında İngilte­re ve Almanya'da ortaya çıkan, sonra Fransa' ya ve öteki Avrupa ülkelerine yayılan bir düşünce ve sanat akımıdır. Bu akım edebiyat, felsefe, müzik ve mimarlık gibi alanlarda görü­lür. "Romantizm" sözcüğü, İngilizce'de "ro­mana benzer", "roman gibi", "romansı" an­lamlarına gelen "romantic" sözcüğünden tü­remiştir. Romantik dendiği zaman, duygusal romanlarda anlatılan doğa görünümleri ve ruhsal durumlar akla geliyordu. Önceleri ortaçağın edebiyat ve mimarlık yapıtlarını nitelemek için kullanılan romantik sözcüğü 18. yüzyılın sonlarına doğru, "klasik" sözcü­ğünün içerdiği anlama karşıt bir anlamda kullanılmaya başlandı. Daha sonra yeni bir edebiyat anlayışını niteler duruma geldi. Bu yeni anlayışta sanatçının kişiliği öne çıkıyor, sanatçıya yaratma alanında alabildiğine öz­gürlük tanınıyordu.
19. yüzyılın başlarında romantik tavrı be­nimseyen sanatçılar edebiyat alanında bir akım oluşturmaya başladılar; böylece bu akım Romantizm, bu akımı benimseyenler de "Ro­mantik" diye anılmaya başlandı. Rasyonaliz­min eleştirisi, geleneksel toplum düzenine ve evrenin düzenine karşı çıkmak, ırklara ya da başka nedenlere dayanarak insanlar arasında yapılan ayrıma karşı duyarlılık göstermek bu akımın belli başlı nitelikleriydi. Duygu ve duyumları önemsemek, doğal güzelliklere ta­parcasına hayranlık duymak, düş gücüne önem vermek, insanın ruhsal dünyasına eğil­mek Romantizm Akımı'nın özellikleriydi. Romantizm'i etkileyen kaynaklar arasında Dante, İspanyol romancılar, Altın Çağ İspan­yol tiyatrosu, Shakespeare, Milton, Edmund Spenser, ortaçağ Fransız edebiyatı, eski İs­kandinav şiiri, ortaçağ Alman ve Anglosak­son şiiri vardır. Bu yeni akım, sanatın ve edebiyatın özü, işlenişi ve sunuluşu konusun­da da yeni düşünceler getirdi. Güzellik anlayı­şının çağa ve çeşitli uygarlıklara göre değiştiği düşüncesinden hareket eden Romantizm, sa­natçının amacına ulaşmasını engelleyen bütün sanat kurallarına, kısıtlamalara karşı çıkı­yordu.
Almanya'da Romantizm 1798'de Schlegel Kardeşler'in çıkardığı Athenäum dergisiyle başladı. Klasik dönemin şiir anlayışına karşı çıkan şairlerin ürünleri dergide yer alıyordu. Romantikler ünlü filozof Immanuel Kant'ın düşüncelerinden etkilendiler. Grimm Kardeş­ler, Novalis, Ludwig Tieck, Wilhelm H. Wackenroder bu akımın en önde gelen yazar­larıdır. İngiltere'de Romantizm Akımı, daha çok lirik anlayış içinde ürün veren William Wordsworth ve Samuel Taylor Coleridge'in 19. yüzyılın baş­larında yayımlanan şiirleriyle ortaya çıktı. Bu şairler gündelik dille ve yeni bir anlayışla şiir yazıyorlardı. William Blake, Lord Byron, John Keats, Percy Bysshe Shelley bu akımdan etkilenen öteki şairlerdir. Romanda ise Sir Walter Scott bu akımın temsilcisi sayılır.
Romantizm Akımı en geniş yankısını Fran­sa'da buldu. 18. yüzyıl düşünürü Jean-Jacques Rousseau'nun yapıtları Romantizm' in habercisi sayılır. Doğaya, doğa yasaları­na, toplumsal değişime önem veren bu düşü­nür 19. yüzyıl sanatçılarına yol gösterici oldu.
Fransa'da Romantizm Akımı önce edebi­yatta, sonra da siyasal alanda köklü değişim­lere yol açtı. Benjamin Constant'ın ve Ma­dame de Staél'in 1809-10 yıllarında ortaya çıkan ürünleri Romanfizm'in ilk bildirileri sayılır. 1820'de ise Klasikçiler ile Romantikler arasındaki karşıtlık tümüyle ortaya çıktı. Alphonse de Lamartine ve Victor Hugo'nun romantik şiirleri bu akımın en belirgin örnek­leri oldu. Daha sonra bu şairlere Alfred de Vigny, Prosper Mérimée, Balzac, Stendhal, Charles-Augustin Sainte-Beuve, Alexandre Dumas (Baba), Jules Michelet gibi şair ve yazarlar katıldı. 1830'dan sonra ise Théophile Gautier, Alfred de Musset, George Sand, Gérard de Nerval gibi ikinci kuşak şair ve yazarlar Romantizm Akımı'nın temsilcisi ol­dular.
İtalya'da Romantizm Akımı'nın öncü me­tinleri 1816'dan sonra görülmeye başlandı. Ugo Foseólo ve Alessandro Manzoni bu akımın en önemli temsilcileridir. İspanya'da 1830'larda ortaya çıkan Romantizm Akımı' nın en dikkate değer yazarları ise Angel de Saavedra ve José Zorilla'dır. Öteki Avrupa ülkelerinde Romantizm Akımı 1840'lardan sonra ortaya çıkmıştır.
Romantik anlayışta ilk resimler İngiliz res­sam John Constable ile Fransız ressam Eugéne Delacroix'nmdir. Müzikte Romantizm Akımı ise Alman besteci Richard Wagner ile başlar. Romantizm mimarlıkta, özellikle Almanya'da 19. yüzyıl­da binaların yapımında özgür ve değişik bir anlayış olarak kendini belli etmiştir.

Türkiye'de Romantizm
Tanzimat'ın ilanından sonra, 1850'lerin so­nunda başlayan edebiyat hareketinde Türk okuru Fransız Romantizmi'nin örnekleriyle karşılaştı. Victor Hugo, Alphonse de Lamar­tine, Alexandre Dumas (Baba ve Oğul), Bernardin de Saint-Pierre gibi Fransız yazarların­dan, İngiliz oyun yazarı Shakespeare ve Al­man yazar Schiller'den yapılan çevirilerle Türk okuru Romantizm Akımı'nın ürünleriy­le tanıştı. Başta Ahmed Midhat olmak üzere Namık Kemal, Şemseddin Sami, Recaizade Mahmud Ekrem gibi Tanzimat dönemi yazar­ları Romantizm'in etkisinde kalarak ürünler verdiler. Abdülhak Hamid Tarhan, Halid Ziya Uşakhgil, Yusuf Ziya Ortaç gibi yazar­larda da bu akımın etkisi görülür.
Rapor Et
Reklam
Eski 25 Ağustos 2009, 00:03

Sanat Akımları - Romantizm

#2 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Romantizm Akımı
Vikipedi, özgür ansiklopedi

1790'dan yaklaşık 1850'ye kadar Avrupa'da gelişim göstermiş büyük bir akım olan, edebiyatın, müziğin felsefenin görünümünü köklü bir şekilde değiştiren ve resimde bir yenilenmeye yol açan romantizm (Fr. romantisme), belli bir tanıma girmeyen niteliğini korumakla beraber, var olmanın özgür bir ruh hâlini işaret etmektedir.

Edebiyatta Romantizm
Romantizm bir edebiyat akımı olmanın ötesinde, 18. yy. sonu ile 19. yy. başlarında Avrupa'da yer etmiş belli bir duyarlılığı belirtir. İngiltere ve Almanya'da doğan bu hareket Fransa ve Güney Avrupa ülkelerine (İtalya ve İspanya) biraz daha geç girmiştir. Klasik edebiyat akımına tepki olarak 18. yüzyılın sonlarında doğan ve Victor Hugo'yla birlikte büyük ün kazanan Romantizm, insanın yaratma özgürlüğü önündeki her şeye karşı durur. "En iyi kural, kuralsızlıktır" diyen romantikler, insanın duygularını, düş gücünü hayata geçirmesini ve insanı düzeltmenin toplumu düzeltmekle olabileceğini savunurlar.

İngiltere
İngiliz romantikleri yalnızca uygarlığın yapmacılığına, tarihin acımasızlığına değil, aynı zamanda köleliğin yeni biçimlerine, yabancılaşmaya, modern kapitalizm yolcuları acımasızca sömürmesine de karşı çıktılar. İlk kuşak İngiliz romantikleri William Blake (Masumluk Şarkıları, 1789), William Wordswoth (Olgunluk Şarkıları, 1794) ve Samuel Taylor Coleridge (Lirik Badlar, 1798) coşkuyla Fransız devrimcilerinin yanında yer almışlardır. İlk İngiliz romantizmi doğuya, kadınlık, çocukluk dünyasına yöneliktir.
İkinci romantik kuşak Lord Byron yaşamda duyulan acıyı dile getirmekte ya da asi kahramanların şarkısını söylemektedir. 1824'te başkaldıran Yunanlılar'ın arasında ölümüyle romantik umutsuzluğun simgesi olmuştur. Percy Bysshe Shelley doğada insan için bir avunma getirmiştir (Ode to a Nightingale). İrlanda melodilerin yazarı Moore ve onu izleyen ve yapıtıyla uluslararası başarı yakalayan Byron önemli romantiklerdir. Walter Scott "Göldeki Kadın-The Lady of the Lake, 1810" adlı tarihi romanıyla kendini kabul ettirmiştir.

Almanya
Alman romantizmin kaynakları 18. yüzyıla kadar uzanır. Klapstock ve Lessing yenilenmenin öncüleridirler. "Sturm und Drang" hareketinin kökennde de onların etkisi hissedilir. Herder'in yanı sıra Goethe ve Schiller de bu hareketin içindedirler. Romantizm, Hödlerlin ve Jean-Paul gibi sonraki kuşağın temsilcilerinde daha belirgindir. Son romantikler arasında Eichendorff, Ludwig Uhland, Mörike ile romantizmden etkilenmekle kalmayıp bu hareketin tüm özlemlerini paylaşmayan Heine sayılabilir.
Fransa
Geçmişten devralınan her şeyin söz konusu edilmesine dayanan ve anlaşılması güç bir modernlik verilerine göre biçimlenen bu yeni duyarlılığın ortaya çıkış biçimleri Fransız Devrimi'nin hemen öncesinden başlayarak Fransa'da her dönemde varlığını sürdürdü. Fransa'da romantizm Rousseau ve Mme de Stael'i okuyan ve Chateaubriand'ı ustaları sayan kuşağı temsil eder. Romantizm Lamartin, sanatta özgürlüğü savunan Hugo, Vigny, Musset kendini kabul ettirdi ve Nerval, Gauter, P. Borel gibi sanatçıları etkiledi. Stendhal, Dumas gibi geçmişe yönelmek yerine içinde yaşadığı toplumu betimlemeyi yeğledi.
İtalya ve İspanya
İtalya ve İspanya'dan çıkan romantikler beklendiği kadar geniş bir çevreye yayılamadılar. Tarihsel koşulların etkisiyle, edebi hareket bu iki ülkede sıkı sıkıya siyasete bağlı kaldı. İtalya'da liberaller ve yurtseverler öncelikle, romantiklerdi. G. Brechet ve S. Pellico (Conciliatore'nin kurucuları) ile Manzoni (Nişanlılar) önemli temsilciler arasındadır. Büyük bir şair olan Leopardi döneme damgasını vururken Carducci de Risorgimento'nun bağımlı edebiyatına karşı çıkar. İspanyol romantizmi Rivas dükü ve José Zorrilla'nın oyunlarıyla tiyatroda etkili oldu. Ayrıca Espronceda'nın daha sonralarıyla Becaver'in şirleri önemli ürünlerdir.
Türkiye
Tanzimat Fermanı'nın ilanından sonra başlayan ve Batı edebiyatı örnek tutularak meydana getirilen Tanzimat edebiyatının (1859-1895) ilk yıllarında romantizm akımının başlıca kişilerinin başlıca yapıtları verildi. Hugo, Chateaubriand, Dumas; tiyatro alanında özellikle Gothe ve Schiller anılabilir. Tanzimat edebiyatının pek çok yazar ve şairi (Ahmet Mithat, Namık Kemal, Şemsettin Sami, Abdülhak Hamit, Recaizade Mahmut Ekrem) romantizm akımının etkisindedirler. Namık Kemal'in İntibah romanı Kamelyalı Kadın'ın; Vatan yahut Silistre oyunu da Romeo ve Juliet'in etkisindedir. Edebiyat-ı Cedide döneminde Halit Ziya Uşaklıgil'nın Mai ve Siyah adlı romanındaki Ahmet Celal karakteri romantik yazarları okumak için özlem duyar. II. Meşrutiyet döneminden sonra Milli Edebiyat döneminde Yusuf Ziya Ortaç'ın Binnaz adlı oyununda Hugo'nun etkisi vardır.

Sanatta Romantizm
Romantizm, resimde de kendini gösterdi ancak ifadesini biçimden çok düşüncede bulduğundan belirli bir üslup benimsemedi. Goya, Turner, Delacroix'in coşkunluğu kadar Blake'in yeni klasikçiliği ya da Delaruche'nin kurallara bağlı tarzı, Füssli'nin düşselliği, Biedermeier'in burjuva dünyası romantizm hareketinden kaynaklanır. Romantizm, klasikçilik kuramının önderi Ingrer'i de etkilemiştir. Doğa duygusuna metafizik bir anlam kattı, kimilerine bir renk zevki aşıladı, özneliği, melankoliyi, kaygıyı doruk noktasına çıkardı; akıldışı olanı savundu, gotik hayranlığını kamçıladı; doğuculuğu yüceltti; şövalye romanları, İskandinav sagaları ve Ossian'ın düzmece şarkılarında kendine konular aradı. Plutarkhos'un kişilerinin yerini, Shakspeare'in, W. Scott, Bryon, Goethe, Hugo'nunkiler aldı. Fırtınalar, gün batımları, uçurumlar, baykuşlar, kurukafalar, ürkmüş atlar, ikonografide önemli bir yer tutmaya başladı. İngiltere'de Edmund Burke'ün "A Philosophical Enquiry into the origine of our ideas of the sublime and Beautiful" adlı kitabıyla başlayan romantizm, Gainsbrarough'u son yapıtlarında ve bir ölçüde Reynolds, Reaburn, Lawrence'in büyük portrelerinde kendini gösterdi. Füssli (Kâbus, 1782, Goethe museum, Frankfurt), Blake, J. Martin, S. Palmer'in yapıtlarında da hayal gücü önemli bir yer tuttu. Cozens, Cotman, Constabla gibi manzaracıların şiirsel anlatımı, Turner'da biçimlenip parçalanmasıyla kendini gösteren bir yoğunluk kazandı. İspanya'da romantizm Goya tarafından yüceltildi. Fransa'da Oors (Nasıra Savaşı, 1801, Nantes Müzesi) ile başlayan romantizm Gericalt (Madusa'nın salı, 1819, Louvre) ve İngiliz Bonington ile devam etti. Amerika'da da A. B. Durand ve şair Coleridge'in dostu W. Allston'un adları sayılabilir.

Romantik Müzik
Müziğin öncelikle insanın duyum ve duygularına seslenmesi ölçüsünde, aklın önceliğini tartışma konusu yapan romantizmle müzik arasında doğal bir yakınlık ortaya çıkar. Romantizmle birlikte iç dünyayı yansıtan yapıtlar, yoğun bir duygusal içerik kazandı (lied); büyük çaplı yapıtlar, yeni bir gerilim ve dokunaklılığa ulaştı (programlı müzik). Orkestra zenginleşti, çeşitlendi ve çalgıların tınısı ve rengi üzernde titizlikle duruldu. Bu hareket kaynağını Almanya’daki "Sturm und Drang" ve Fransız Devrimi'nin ideolojisinde buldu. Özellikle Almanya ve Avusturya'da benimsenen romantizmin başlıca örneklerini Beethoven'ın büyük partisyonlarıdır.

Felsefe ve Romantizm
18. yüzyılda Alman düşünürler felsefeyi bir doğa felsefesi ve sanat felsefesi olarak tanımlar. Romantizm, akılcı eleştiriden çok, canlı hatta bilinçdışı yaratma adı verilen öncelikle dikkat çeken felsefi bir uyarlılığı dile getirir. Önemli ya da önemsiz birçok düşünür romantik olarak kabul edilebilir; ama felsefede romantik olguyu en yetkin biçimde Novalis ve Schelling dile getirmiştir; şair yanı daha ağır basan Novalis, eserlerini tamamlayamadan genç yaşta ölmüştür; Schelling ise metafizikçi ve sistematiktir.
Rapor Et
Eski 7 Ocak 2012, 21:56

Sanat Akımları - Romantizm

#3 (link)
MsXTeam
Mira - avatarı
Romantizm

18. yüzyılın sonunda başlar ve 19. yüzyılın ortalarına kadar sürer. Kendisinden önceki klasizme bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Önce ön-romantizm dönemi denilen gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmelerin en önemlisi, halkın beğenisinin klasizmin görkemli, katı, soylu, idealize edilmiş ve yüce anlatım biçiminden, daha yalın ve içten ve doğal anlatım biçimlerine kaymış olmasıydı. Romantizm, klasizmin düzenlilik, uyumluluk, dengelilik, akılcılık ve idealleştirme gibi özelliklerine bir başkaldırı niteliğindedir. Romantizm, doğduğu çağın akılcılığı ve maddeciliğine tepki olarak bireye, öznelliğe, akıl dışılığa, düş gücüne, kişiselliğe, kendiliğindenciliğe ve aşkınlığa, yani sınırları zorlayıp geçmeye önem verir. Tarisel olarak bu dönemde gelişen orta soylu sınıfın, yani burjuvazinin duygu, düşünce ve yaşam tarzını ön plana çıkarır.
Soyluların zarif sanat biçimlerini yapay ve aşırı incelikli bulan bu yeni sınıf, duygusal açıdan kendisine yakın hissettiği daha gerçekçi sanat biçimlerinden yanaydı. Böylece romantizm gelişme ve yaygınlaşma şansı buldu.

Romantizmin en önemli habercisi Fransız filozof ve yazar Jean Jacques Rousseau’dur. Ama İngiliz yazarlar William Wordsworth ve Samuel Taylor Coleridge’nin 1790 yılında birlikte yayınladığı Lirik Balatlar adlı eser romantizmin bildirgesi sayılır. Yine İngiltere’de William Blake, Almanya’da Friedrich Hölderlin, Johann Wolfgang von Goethe, Jean Paul, Novalis, Fransa’da Chateaubriand ve Madame de Stael romantizmin ilk temsilcileridir. Victor Hugo, Alphonse de Lamartine, Alfred de Vigny, Nodier, Soumet, Deschamp, Alfred de Musset romantik akımın önemli yazarlarıdır.

Rapor Et
Eski 1 Mart 2012, 16:23

Sanat Akımları - Romantizm

#4 (link)
MsXTeam
Mira - avatarı
Güzel Sanatlarda Romantizm

Romantizm, edebiyatta ortaya çıkışına koşut olarak resimde de kendini gösterdi; ancak ifadesini biçimden çok düşüncede bulduğundan belirli bir üslup benimsemedi. Goya, Turner, Delacroix'nın coşkunluğu kadar Blake'in yeni klasikçiliği ya da Delaroche'un kurallara bağlı tarzı, Füssli'nin düşselliği, Biedermeier'in burjuva dünyası hep bu hareketten kaynaklanır. Romantizm, klasikçilik kuramının önderi Ingres'i bile etkiledi (Paolo ile Francesca, 1816, Conde müzesi, Chantilly), doğa duygusuna metafizik bir hava kattı, kimilerine renk zevkini aşıladı, öznelliği, melankoliyi, kaygıyı doruk noktasına çıkardı; akıldışı olanı savundu, gotik hayranlığını kamçıladı, doğuculuğu yüceltti; şövalye romanları, iskandinav sagaları ve Ossian'ın düzmece şarkılarında kendine konular aradı. Plutarkhos'un kişilerinin yerini, Shakespeare'in, W. Scott, Byron, Goethe, Hugo'nunkiler (kendisi de usta bir desinatördü) aldı. Fırtınalar, gün batımları, uçurumlar, baykuşlar, kurukafalar, ürkmüş atlar, ikonografide önemli bir yer tutmaya başladı. İngiltere'de Edmund Burke'ün A Philosophical Enquiry into the Origine of our İdeas of the Sublime and Beautiful (Güzellik ve yücelik düşüncelerimizin kökeni üzerine felsefi bir araştırma) adlı kitabıyla ve pitoresk hareketinin gelişmesiyle başlayan romantizm, Gainsborough'ın son yapıtlarında ve bir ölçüde Reynolds, Reaburn, Lawrence'ın büyük portrelerinde kendini gösterdi. Füssli (Kâbus, 1782, Goethemuseum, Frankfurt), Blake, J. Martin, S. Palmer'ın yapıtlarında da hayal gücü önemli bir yer tuttu. Cozens, Cotman, Constable gibi manzaracıların şiirsel anlatımı, Turner'da biçimlerin dağılıp parçalanmasıyla kendini gösteren bir yoğunluk kazandı.

İspanya'da romantizm Goya tarafından yüceltildi (Kolos, Prado). Mimarlık alanında Boullee tarzı ütopyaların kendini gösterdiği Fransa'da romantizm, Gros ile başladı (Nasıra savaşı, 1801, Nantes müzesi), Gericault (Medusa'nın salı, 1819, Louvre) ve ingiliz Bonington ile devam etti. Delacroix (Danteile Vergilius cehenemde, 1822 Salonu, Louvre), 1827 Salonu'nda doruğuna ulaşan ve Chasseriau'nun sanatında varlığını sürdüren bu hareketin önderi olarak belirdi. Delaroche, Johannotlar, Deverialar, C. Nanteuil, A. Scheffer, L. Boulan-ger gibi ressam ve kitap resimleyicileri, Du Seigneur, Preault, Barye gibi heykelciler hareketin içinde yer aldı. Almanya en büyük romantik ressamlardan biri olan C. D. Friedrich'in (Deniz kıyısındaki keşiş, 1809, Berlin - Charlottenburg) yanı sıra, J. A. Koch, şair Tieck'in dostu R O. Runge, F G. Kersting, C. G. Carus, Ludwig Richter (1803-1884) gibi dikkat çekici sanatçılar yetiştirdi. Avusturya'da Johan Pater Krafft (1780-1856), F. G. VValdmüller, M. von Schvvind, Emil Jakob Schindler'in (1842 -1892); İsviçre'de, F Diday ve A. Calame'ın (Handeck'te fırtına, 1839, Cenevre müzesi); İtalya'da la Carmagnole adlı tablosu carbonarolar tarafından bir manifesto olarak görülen Hayez ve Giuseppe Bezzuo-li'nin (1784-1855); Amerika'da da, A. B. Durand gibi Hudson Okulu manzaracılarının, Th. Cole'un ve şair Coleridge'in dostu W. Allston'ın adları sayılabilir.


***


1.
Büyük Larousse, 16. Cilt, Sy: 9902
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.245 saniyede (81.10% PHP - 18.90% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 15:39
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi