Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Türkiye´den :: > Satırlarla Türkiye
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 27-09-2006   #1 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği



Anadolu'da özellikle Selçuklular döneminde gelişerek orijinal bir üslup oluşturan ahşap işçiliği, Beylikler döneminde de aynı geleneği sürdürmüş. Bu dönemdeki sanatçılar bu konuda özgün bir çok eser vermiştir. Özellikle ceviz, elma, armut, sedir, abanoz ve gül ağacından yapılan minber, pencere, kapı, sütun başlıkları, kirişler, rahleler vb. günümüze kadar ulaşan eşsiz eserlerdir.
Orta Asya kurgunlar ve Pazırık kazılarında ele geçen çeşitli ahşap işler Türklerin uzun yıllar öncesinden beri ahşapla ilgilendiklerini göstermiştir.
Osmanlı ağaç işçiliğinde bezeme olarak rûmili kompozisyonlar ve sık sık çiçek motifleri kullanılmıştır. Ağaç işçiliğinde kündekari (minberlerde), kafes (kirişlerde), ajur (rahlelerde), boyama teknikleri (sütun başlıklarında), oyma (kapı ve pencerelerde) kullanılan teknikler olarak önem kazanmıştır.
Oyma; kağıt, karton, ağaç, metal, taş, mermer vb. materyaller üzerine çizilen bir motifin özel kesici araçlarla işlenerek biçimlendirilmesidir. Oyma; kesme oyma, yüzey oymacılığı, heykel oymacılığı gibi farklı tekniklerle yapılır. Çeşitli ağaç parçaları üzerine aletlerle istenilen desenin kabartılarak oyulmasına "oyma" işi, bunu yapan bireylere de "oymacı" denilmektedir.
Kırım'da yapılan incelemelerde özellikle Hansaray'ın bir çok bölümünde ahşap işçiliğine, ahşap eserlerden oluşan yapıtlara rastlanılmıştır.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 27-09-2006   #2 (mesaj-linki)
Mystic@L - avatarı
Cvp: Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği

Kayseri'de taş ve ahşap işlemeciliği



Kayseri'de Mimar Sinan'ın memleketi olarak mimaride olduğu kadar taş ve ahşap oymacılığında da oldukça ileridir. Sinan'dan önce 1238 yılında Selçuklu hükümdarı I. Alaeddin Keykubat'ın karısı Mahperi Hatun tarafından yaptırılan Hunat Camii ve Külliyesi'nin taş ve ahşap işlemeciliği orijinal halini korumaktadır. Ortasındaki kubbesi ve minaresi sonradan inşa edilen külliyenin doğu ve batısındaki tac kapıları Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Hunat Camii Külliyesi sağlam kesme taş işçiliği ve kaleyi andıran duvarlarıyla dikkati çeker. Kayseri ili sınırları içerisinde yer alan Sultanhanı'nda da ayni üslubun uygulandığı taş işçiliği görülür. Keza; İstasyon Caddesindeki Hacı Kılıç Camii ve Medresesi ise II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in oğlu İzzeddin Keykavus zamanında 1249-1250 tarihinde yaptırılmış olup, birbirine bitişik olan cami ve medresenin kapıları da tıpkı Hunat Hatun Külliyesinde olduğu gibi ayni ustaların elinden çıkmışcasına aynı zarafettedir. 17.yüzyılda yapılan,Cumhuriyetin ilk yıllarında tadilat edilen Güpgüpoğlu konağında da yüzlerce yıl önceki desenlerin benzeri ağaç oyma bezemeler mevcuttur.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 04-01-2007   #3 (mesaj-linki)
necati1 - avatarı
Cvp: Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği

bu konuyla amatör olarak kardeşimle birlikte ilgileniyoruz oldukça yol katettik çokgüzel çalışmalar yapmaya başladık bu konuyla ilgili değişik çizimler edinmek bildiğiniz kitaplar varsa ismini almak isteriz birde elimizde 90 parça gaziantepte yaptırdığımız oyma kalemleri mevcut fakat heykel yapımında kullanılacak kaşık deve boynu topuz v.s ıskarpela lara ihtiyaç var bunları hazır şekilde bulabileceğimiz bir yer varmıdır bu konudada yardımede bilirseniz seviniriz kısaca her türlü yardım kabulümüz izmirde yaşıyoruz burada faydalana bileceğimiz yerler varmıdır şimdiden teşekkürler ve iyi seneler dileriz
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 08-01-2007   #4 (mesaj-linki)
Kreacher
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği


Konya Mevlana Müzesi'nde sergilenen ahşap kapının yakından görünüşü

  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 06-02-2007   #5 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Ağaç oymacılığı

AĞAÇ OYMACILIĞI

Türk-İslam ahşap oymacılığı sanatı; Orta Asya'dan Endülüs’e, Asya, Avrupa, Afrika kıtaları gibi çok geniş bir alana yayılmış, taktir ve hayranlık uyandırmış bir sanat dalıdır.

Köklü bir tarihi olan bu değerli el sanatı dalımızı yaşatmak yeni nesillere aktarmak çok önemli bir zorunluluktur.

Dersimizde günümüze intikal etmiş; şaheserleriyle iç içe yaşadığımız bu sanat dalımızı kısaca inceleyeceğiz.

Alıntı:





Oymacılık sanatında el emeği göz nuru çok titizlikle kullanılmıştır

TÜRK OYMACILIK SANATI NEDİR?

- Eserlerinin en güzel örneklerini, mihraplar, mimberler, kaide ve sütunlar, lahitler, sandukalar, üslü parmaklıklar, tahtlar, saltanat kadırgalarının köşkleri, tavanlar, çekmeceler, mobilya ve dekorasyon gibi zengin bir çeşitlilikte kendini göstermektedir.

- Türk oymacılık sanatının yalnız tahtaya işlendiği dönemlerde de sanatın bütün inceliği kabartma oymacılık üzerinde toplanmıştır.

- Kabartma oymacılığı çok güzel kullanılan Selçuklular, ayetler ve hadisler, çiçek kabartmalarıyla; bezenmiş çok güzel eserler vermişlerdir.

- Bütün sanat dallarında olduğu gibi oymacılıkta da hep aynı üslupla çalışılmamıştır.

- XV. ve XVI. yüzyıllardan itibaren fildişi, abanoz, bağa vb. gibi yeni malzemelerden yararlanılarak başka örnekler yaratılmıştır.

Alıntı:





19. yüzyıla ait bir baş oda oyması.

TÜRK OYMACILIK SANATINDA KULLANILAN MOTİFLER NELERDİR?

EI emeği göz nurunun çok titizlikle kullanıldığı, Türk oymacılık sanatında şu motifler kullanılmıştır.

1- TEKERLEK MOTİFİ

- Motifin menşei budizmdir. İslamdan önce bu dine mensup Türkler tarafından kullanılmıştır.

2- ÇAPRAZ BİÇİMDE İÇİÇE YERLEŞTİRİLMİŞ DÖRTGENLER

- Çapraz olarak üst üste yerleştirilmiş kirişlerden meydana gelir.

- Budist mabetlerin tavanlarında süs olarak kullanılmıştır. Kökeni dinseldir.

- Hacı Bektaş tekkesi tavanı, Osmanlı Rüstem Paşa Cami, tavanı ve Edremit Bahçekale I.Murat Caminin tuğla ile örülmüş küçük kubbesinde bu tür motifler bulunmaktadır.

3- SEKİZ ŞU'ALİ GÜNEŞ MOTİFİ

Eti-Hititlerin kutsal bir işareti olan Güneş ilahı sembolü olarak kullanılmıştır. Daha sonra bir süs motifi olarak günümüze kadar kullanıla gelmiştir.

4- BİR DİKDÖRTGEN İÇİNDE EKSENLER ÜZERİNE ÇAPRAZ OLARAK ÖRGÜLÜ ŞEKİLDE YERLEŞTİRİLEN ALTIGEN MOTİFLER

Dokuzuncu yüzyıllara ait bir motiftir.

5-CİNTAMANİ DENİLEN İNCİ İLE BUNUN BENZERİ MOTİFLER

Orta Asya Budist mitolojisine dayanan bir motiftir.

- Pars beneği denilen üçlü ay grupları vardır. Görüldüğü gibi Türk oymacılık sanatının kaynağı dinseldir.

Alıntı:





Türk oymacılık sanatında Mihraplar önemli bir yer tutmaktadır.

TÜRK OYMACILIK SANATININ TARİHİ GELİŞİMİ

- İslamiyet öncesi Türk dekoratif sanatından günümüze kadar intikal eden örnekler: Maden işleri, çanak-çömlek, halı-kilim ve giysi süslemeleridir.

- Antik çağda gördüğümüz gibi Mezopotamya Devletlerinde ve Hititlerde mobilya örneklerine fazla rastlanmamakta, şehircilik çalışmaları ileri düzeydedir.

- Daha sonra kurulan Türk devletlerinde, özellikle Gaznelilerde dekoratif sanatlar çeşitlenmiştir.

- Anadolu Selçukluları mimarisinde taş işlemeciliği önemli bir yer tutar.

- Ahşap eserler arasında oyma, dekore mihrabı, mimber, rahle, kapı ve pencere oymaları görülmektedir.

- Selçuklulardan sonra kurulan beyliklerde bir sadeleşme eğilimi görülür.

- Osmanlılarda süsleme sanatı ise çok dengeli ve abartmasızdır.

- Taş işçiliği yanında Osmanlılarda çiniciliğinde gelişerek önemli bir boyuta ulaştığı görülmektedir.

- İslam inancında insan, hayvan ve buna benzer resimler olmadığından, sanatkarlar çiçek ve geometrik motiflere yönelmişlerdir.

- Lale, gül, karanfil ve servi en çok kullanılan tema olarak göze çarpar.

- Türk süsleme sanatında arabesk denilen motiflere de çok yer verilmiştir.

Alıntı:





Türk oymacılık sanatında geometrik motifler daha çok kullanılmıştır.

TÜRK SÜSLEME SANATI EN ÇOK NERELERDE GÖRÜLÜR?

- En etkin örnekler camilerde görülür. Mihrap ve mimber işçiliği caminin sanat değeri ile eş özellikler taşır.

- Mihrap ve mimber, ahşap veya mermerden yapılır ve oyma işlemesi ağır basar.

- Türk-İslam sanatında Arapça, yazıda dekoratif bir elaman olarak kullanılmıştır. Bu konuda çok değeli hat sanatçıları yetişmiştir.

- Halı ve kilimlerde kullanılan motiflerde ahşapla ilgili işlemlerde de kullanılmıştır.

Alıntı:





Oymacılık sanatının gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların kesintisiz devam etmesi gerekmektedir.

BU SANATI YAŞATMAK İÇİN BUGÜN NELER YAPILMAKTADIR?

- Muhteşem bir geçmişi olan, günümüze kadar intikal eden Türk oyma sanatını; motifleri ve tekniği ile yaşatmak görevini bugün Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Düzce Elsanatları Eğitim Merkezi yürütmektedir.

Alıntı:





Düzce Elsanatları Eğitim Merkezinin çalışmalarından örnekler.

Bu sanatın tarihteki ihtişamına layık biçimde gelecek nesillere aktarılması ve devam ettirilmesi için yerel çalışmaların yanında bu kuruluşların daha geniş imkanlar verilerek sayılarının artırılması gerekmektedir.

Alıntı:





19. yüzyıl dan başka bir örnek.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 09-03-2007   #6 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Cvp: Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği

Ayın Konusu : İNGİLİZ MOBİLYALARI



II. George Dönemi,
kırmızı-Japon, resimli, ender bulunur,
Giles Grendey tarzı bir kitaplık.


RÖNESANS MOBİLYASI (1570-1660)
Kraliçe I. Elizabeth Dönemi'nde (Tudor ailesi 1568-1603) İngiliz Rönesans üslubu ortaya çıkmış ve I. Jakob (Stuart ailesi 1603-1625) dönemini de kapsayarak gelişme göstermiş. İngiliz mobilyasının belli başlı özelliği, karmaşık ve ince çizgili bir süsleme yönteminin bütün yüzeylere uygulanması. Geometrik motiflere ağırlık verilir. Mobilya ayaklarına spiral oymalar ve yivler uygulanır. İlk önceleri meşe ağacı kullanılmışsa da, 17. yüzyıl ortalarında ceviz ağacı kullanılmaya başlanmış. I. Jacob ve I. Charles dönemlerinde Amerika'ya göç edenler beraberlerinde Stuart devri Burjuva mobilyasını da götürmüşler. Jacobean stili olarak tanımlanan bu üslup, Amerika'nın en eski 'Colonial' stilinin temelini teşkil eder.

BAROK MOBİLYA (Ceviz Dönemi 1660-1720)
Bu dönemde Fransız etkili marköteriler, çiçek, vazo, kıvrımdal, kuş ve 'Steetang-Ornament' (Bir nevi deniz yosunu) süslemeleri 1720'lere kadar güncelliğini korumuş. Ceviz kaplama döneme ismini vermiş. Her iki stil 'William and Mary' ve 'Queen Anne' Kuzey Amerikan Kolonial stilini de etkilemiş.


17. yüzyıl sonunda İngiltere'de Çin Lak işi kabinetler çok tutulmuş. Ming Dönemi'nin kıvrımlı formları Queen Anne mobilyalarına örnek teşkil etmiş ve Queen Anne stili İngiliz mobilya tarihinde önemli bir yer almış. Barok'un kıvrımlı formları karakteristik bir şekilde İngiliz Barok'una uygulanmış. Mobilyada ahşap olarak ceviz popüler olmuş, marköteri, siyah ve kırmızı lakeli çin mobilyalarından esinlenilerek üretilen mobilyalar, özellikle de yatak odalarında kullanılan lake tuvalet aynaları dönemin sevilerek kullanılan eşyaları arasında yer almış.

Queen Anne döneminde arkalığı, kolçakları ve ayakları hafif kıvrımlı koltuk tipleri de geliştirilmiş. Ön bacak üzerleri genellikle istiridye motifi ile bezenirdi ve ayakları toynak şeklinde sona ermekteydi. 'Settee' denilen iki kişilik kanepeler de bu dönemde oldukça meşhurdu. Dönemin en özgün mobilyası 1680'den günümüze dek aynı formu koruyan ve 'Windsor İskemlesi' olarak tanımlanan oturma birimleri. Bu sandalyelerin genellikle eyer biçiminde oturma yerleri kara ağaçtan, ayak ve arkalık kısımları ise dişbudak ve gürgen ağaacından üretilir.

GEORGIAN I. ve GEORGIAN II. DÖNEMİ MOBİLYALARI (1715-1740 dolayları)

Bir geçiş devri olan Georgian dönemi İngiltere'de Chippendale üslubuna kadar devam eder. Saray sanatçısı William Kent, bu dönemde Paris sanatını mobilyaya uygular. Queen Anne döneminde ortaya çıkan kıvrımlı ve yukarı doğru genişleyen ayak formları mobilyaya bir hafiflik getirmiştir. Çiçek ve kıvrım dal süslemeli marköteri tekniğinde yapılan mobilyalar bu dönemde azalmaya başlar. 1730'larda Amerikan ve Batı Hint Adaları'ndan ithal edilen yeni bir ahşap cinsi 'maun' mobilya dünyasını fetheder ve İngiliz Mobilyası'nda 'Maun Saltanatı' başlar.



Regency Dönemi
maun kitaplık, 1815 dolayları.



II. George dönemi
ceviz koltuk.



III. George stili
maun kitaplık.


ROKOKO CHIPPENDALE DEVRİ (1740-1770 dolayları)

İngiltere için Rokoko, Chippendale dönemi demektir. O dönemde İngiltere'de Chippendale'in yanı sıra Mayhew, Ince, Shearer gibi meşhur mobilya tasarımcıları da vardır.

Chippendale 1718 yılında bir resim çerçeve yapımcısının oğlu olarak dünyaya gelmiş. 1735'de Long Acre'de dükkan açmış ve 1753'den sonra Londra, St. Martius Lane 60 numaraya taşınmış. Chippendale üslubunun en önemli özelliği değişik stillerin bir arada uygulanması. Chippendale, Rokay, Gotik ve Çin motiflerini kendi mobilya tasarımlarına örnek almış ve bu değişik stilleri çok güzel sentezleyerek İngiliz mobilyasına uygulamış. Chippendale mobilyalarında ahşap malzeme olarak genellikle maun ağacı tercih edilmiş.

Bu dönemde mobilya çok çeşitlenmiş. Kabinetler çekmeceli, raflı ve vitrinli olarak kombine bir yapıdadır. Mobilya ayakları önceleri eğmeçli ve süslemelidir, sonra düz ve yalın bir hal almıştır. Süslemelerde genellikle akantus yaprağı ve kordela fiyongu gibi motifler kullanılmış. Dolap yüzeyleri, pervazlar, ayna çerçeveleri, sandalye arkalıkları geometrik Çin motiflerine benzer süslemeler ile bezenmiş. Vitrinli dolapların her türü çok moda. Kitap dolaplarındaki (kütüphanelerde) en tipik özellik kuğu boynu şeklinde olan volütlü tepelik süslemeleridir.



II. George Dönemi ceviz koltuk, 1735.



İskoç Regency Dönemi maun konsol, 1820.





NEO-KLASİK DÖNEM (ADAM-HEEPLEWHITE-SHERATON STİLLERİ)

Öncüleri mimar Robert Adam'dır. Daha ziyade klasik ve düz hatlara sahip Adam stili, Chippendale stilinin gerilemesine neden olmuştur. Bu dönemde mobilyalar hafif, zarif ve açık renkli ince desenler ile bezenmiştir. Klasik motifler olan girlandlar, inci frizleri, rozetler, vazocuklar ve marköteri tekniğinde çiçek süslemeleri de mobilyalarda uygulanmış. Adam stilinin en karakteristik özelliği sandalyelerde elips arkalıklar, süslemeli dikey çubuklar, eğmeçli kolçaklar ve silindirik konik ayaklardır. Adam döneminde açık renkli ahşap, özellikle de sarı maun, koyu renkli maunun yerini almıştır.

Adam stilini takiben, George Hepplewhite ve Thomas Sheraton İngiliz mobilya sanatını etkileyen sanatçılardır. Adam stilinin sert hatlarına karşılık Hepplewhite'ın çizgileri daha yumuşaktır. Sandalyelerinin karakteristik özelliği, birbirine geçmeli eğri ve kıvrımlı motiflerin kalkan biçimindeki arkalık kısımlarını meydana getirmeleridir.

Sheraton ise mobilyalarında orantıları gayet güzel şekilde kullanmıştır. Sheraton'ın sandalye tasarımları oldukça çeşitlidir. Sandalye arkalıkları dörtgen bir çerçeve içinde lir ve vazo motifleri ile bezenmiştir. Sheraton dönemi mas ve dolaplarında porselen panolar da sevilerek kullanılmıştır. Yine o dönemde Sheraton böbrek biçimli çalışma masaları da çok moda olmuştur.



Regency dönemi, pirinç geçmeleri bulunan gül ağacından kütüphane masası, 1810.








REGENCY STİLİ

İngiltere'de 1800'lerden itibaren Sheraton üslubuna paralel olarak 'Regency' diye yeni bir stil gelişmiştir. Bu üslupta antik mobilya örnekleri kopya edilmiş, antik Yunan, özellikle de Klismos tipinde sandalyeler çok tutulmuştur. Mobilayalarda antik Mısır süsleme öğeleri ve Çin etkisi tekrar hissedilir. Regency döneminde altın varaklı oturma birimleri ve küçük masalar da çok kullanılmıştır. 1830'a kadar süren bu üslup bir anlamda Fransız Empire veya Alman Biedermeier üsluplarının çağdaşı olarak görülebilir.



Joseph Solomon R.A. "Conversation Piece"
Sohbet Koltuğu, 1884,
tual üzeri yağlıboya,
Leighton House, Londra.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 21-07-2007   #7 (mesaj-linki)
NiliM
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği

Ahşap İşlemeciliği

  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 22-10-2007   #8 (mesaj-linki)
Pasakli_Prenses - avatarı
Cvp: Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği


  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 16-04-2008   #9 (mesaj-linki)
nünü - avatarı
Cvp: Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği

AHŞAP YONTMA



Uzak geçmişimizin sanat ve kültür eserleri arasında yer alan ağaç işçiliğinin geleneksel sanatlarımız arasında önemi büyüktür. İslamiyet öncesi Orta Asya Türk toplumlarında ağaç kutsal kutsal Kabul edilmiştir. Sanat yapıtlarında oldukça sık kullanılan ağaç işlemeciliği, özellikle at eğeri, koşum takımları, sandıklar ve gündelik eşyalarda, hatta kurganlarda sürekli rastlanan eserler ortaya koymuştur.

İslam öncesi Orta Asya Türk boylarında, göçebe düzende en kolay bulunabilen ve işlenebilen malzeme olması nedeniyle ağaç oymacılığı oldukça gelişmiştir. Göçebe arabalarının üretildiği malzeme olarak da, günlük yaşamda sıkça üzerinde çalışılan bir malzemedir ahşap. Dinsel nitelikli heykelciklerden, arabalarda dekoratif unsurlar olarak kullanılan pano ve işlemelere kadar, ahşap hayatın her alanında bir sanat malzemesidir.

Zamanın tahribine karşı fazla dayanıklı bir madde olmayan ahşap sanat eserlerinden, o dönemlerden günümüze pek örnek kalmamıştır. Ancak, Anadolu sanatında özellikle Selçuklular döneminde yapılan eserlerden, ağaç işlemeciliği hakkında daha sağlıklı bilgiler edinebiliyoruz.

Selçuklu, Beylikler dönemi ağaç eserleri daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari unsurlardır. Yerleşik düzenin doğal sonucu olan mimari süsleme unsurları da, ahşabın sıkça rastlandığı yerlerdir. Gerçekten çok üstün işçilik gösteren bu dönem eserlerine karşılık, Osmanlı Dönemi ahşap işçiliğinde sadelik hakim olmuş, çeşitli teknikler daha çok sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık, taht, rahle, Kuran muhafazası gibi kullanım eşyası, pencere, dolap kapağı, kiriş, konsol, sütun başlığı, tavan, mihrap, minber, sanduka gibi mimari öğelerde uygulanmıştır.

Büyük Selçuklu döneminde büyük gelişme sergileyen ağaç oymacılığı, ilerleyen dönemlerde Kündekari gibi bir geometri bilgisi gerektiren sanat dalının ortaya çıkmasına kadar ilerlemiştir. Kündekari kapı, minber gibi mimari unsurlar, uzun süre dayanabilmeleri ve yüksek sanatsal nitelikleriyle devlet eliyle desteklenir olmuştur. Parçalar arasında herhangi bir bağlantı elemanının kullanılmadığı kündekari, örneğin bir kapıyı oluşturan tüm parçaları ayrı ayrı birbirine geçecek şekilde tasarlanıp üretilmesi esasına dayanır. Bu parçalar daha sonra işin niteliğine göre yerinde veya atölyede bir araya getirilerek eser tamamlanır. Bu şekilde yapılan bir eser, normalde ahşabın maruz kalarak çatlayıp, yıprandığı dış etkenlere karşı daha dayanıklı ve esnek olur.

15. Yüzyılda yapılan Bursa Ulu Camii minberi, bu tür bir çalışmadır. O dönemde Osmanlı toprağında bu tür işleri yapacak ustalar olmadığını, bu sebeple Tebriz’den bir sanatkar grubunun, Bursa yöresinden sanatkarlarla yer değiştirildiğini tarihi kaynaklardan öğreniyoruz. Bu minberin de Tebrizli ustalarca yapıldığı bilinmektedir. Hatta minber üzerinde yer alan motiflerin güneş sistemini ve yıldızları aksettirdiği de bazı araştırmacılar tarafından iddia edilmektedir.
Özellikle pano gibi dekoratif özellikleri öne çıkan çalışmalar, günümüzde rağbet görmektedir. Özel motiflerle bezeli paravanlardan, monoblok ahşap yontu devlet armaları ve padişah tuğralarına kadar ahşap yontu örneklerine sıkça rastlanır.
Ağaç işçiliğinde en çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz, gül ağacı kullanılmakta, kakma, boyama, kündekari, kabartma - oyma, kafes gibi teknikler uygulanmaktadır.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
Yok
agac islemeciligi, ahsap motifleri, ahsap oyma desenleri, ahsap oyma motifleri, ahsap susleme,
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Türk Süsleme Sanatları - Ahşap İşlemeciliği Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türk Süsleme Sanatları - Tezhip Blue Blood Satırlarla Türkiye 5 25-03-2009 22:12
Türk Süsleme Sanatları - Hat Blue Blood Satırlarla Türkiye 23 10-11-2008 00:10
Türk Süsleme Sanatları - Kesme nünü Satırlarla Türkiye 0 16-04-2008 12:21
Türk Süsleme Sanatları - Minyatür Blue Blood Satırlarla Türkiye 7 16-04-2008 12:10
Türk Süsleme Sanatları - Kalem işi virtuecat Satırlarla Türkiye 0 02-12-2006 03:46