| | #1 (mesaj-linki) | |
| SP - Saadet Partisi 1990’lı yıllarda başında İngiltere Başbakanı Margaret Teacher’in , “Sovyetlerin dağılmasından sonra ne yapacağız? NATO’yu fesih mi edeceğiz? “ sorusuna “düşmanı olmayan millet yaşayamaz bizimde yaşabilmemiz için mutlaka düşmanımız olması gerekmektedir. Sovyetler Birliği dağıldı, onun yerine bir düşman koymamız gerekmektedir. Bu yeni düşman kuşkusuz İslam olacaktır” cevabını vermiştir. Bu örneği daha yakın tarihlerdeki benzer örneklerle de çoğaltabiliriz. 11 Eylül saldırılarından sonra Bush “Tanrı beni bir ilahi misyon ile görevlendirdi. Bu bir haçlı seferi, ya benimlesiniz ya da karşımda” diyerek İslam coğrafyasına bir dizi operasyon başlatmıştır. Afganistan ve Irak’ın işgali bu manadadır. Fransa Başbakanı Chirack “Hepimiz Bizansın Torunlarıyız” demiştir. Aslında bu onların gizlemiş olduğu emellerini aleni olarak ortaya koyan bir tutumdur. Geçmişte bu emeller uğruna 18 haçlı seferi yapmışlardı ve şimdi de bu düşüncelerinden vazgeçmiş değildirler. Dünyada bu gelişmeler olurken, insanların dini duygularını samimiyetini, suistimal ederek bir takım boş vaadlerle iktidara gelen AKP Türkiyede siyasi yaşama şöyle yön veriyordu. AKP’nin kurucularından ve başbakanlık yapmış olan Abdullah Gül “Bizim için ortada bir mağlubiyet var, bir batı medeniyeti var, bir de bizim başından beri sürdürdüğümüz tezler var. Ortada apaçık bir mağlubiyet var. Kendi kültürümüzü, kendi medeniyetimizi, iddialarımızın üstünlüğünü gösteremedik. Ama sonuca seviniyoruz. “ Görüldüğü gibi Abdullah Gül üstünlüğümüzü gösteremediğimiz sonuca sevinmekte ve yenilgiyi kabul etmektedir. Irak ABD tarafından işgal edildiği sırada Dış İşleri Bakanı olarak görev yapan Yaşar Yakış “ Türkiye bu müdahaleye katılmazsa daha fazla ABD askeri şehit olur” diyerek Türk tarihine kara bir leke olarak işlenecek sözü sarfetmiş bulunmaktadır. Bu söz şehitlik kavramının ya da ülke çıkarlarının gözetilmesinin AKP açısından ne kadar önemsiz olduğunu ortaya koymaktadır. Mevcut sistemdeki Saadet partisi dışındaki tüm partilerin icraatları aşağı yukarı aynı olup Türkiye’yi Türk halkını aynı çıkmazın içine sürüklemiştir. Bütün bu örneklerin ortaya çıkardığı gerçek şudur ki; çağımızda sömürgeciler ülkemizin insanını müthiş bir buhran kıskacı içine almış bulunmaktadır. Bu kaos ortamından kurtulmanın tek yolu şuurlu bir devlet politikası ile mümkündür. Bu politikanın tek adresi ise “SAADET PARTİSİ” dir. Türkiye 600 yılı aşkın bir süre dünyaya hükmeden bir medeniyetin varisidir. İyi yönetildiği ve yönlendirildiği zaman Türkiye’nin YENİDEN güçlü ve büyük bir Türkiye olmaması için hiçbir sebep yoktur. Çünkü cevher “Ben Bizansın torunuyum” diyenlerin karşısında, “Ben Osmanlı torunuyum” diyen insandadır. Bu cevher Yeniden büyük Türkiye sloganını benimseyen Milli Görüşçünün kalbinde, beyninde her hücresinde vardır. Bu cevher ülkemizi ve halkımızı dışa bağlılıktan kurtarıp kendi öz sermayesini kullanır hale getirecektir. Niçin Saadet? Sorusunun tek cevabı vardır, Saadet Partisinin farkı inancına, diline , kimliğine, öz kültürüne sahip çıkan tek parti olmasıdır. ____________________________________________________________ Saadet Partisi’nin yönetim kadrosu Genel Başkan M. Recai Kutan GİK ASİL ÜYELERİ Abdülhamit Gül, Ahmet Cemil Tunç, Dr. Ahmet Demircan, Ahmet Sünnetçioğlu, Ahmet Tekdal, Prof. Dr. Arif Ersoy, Atik Akdağ, Ayşenur Tekdal, Bahri Zengin, Cafer Güneş, Cevat Ayhan, Dr. Ertan Yülek, Fehim Adak, Fethullah Erbaş, Hayrettin Dilekcan, Hilmi Tanış, Hüsamettin Korkutata, İsmail Müftüoğlu, Prof. Dr. Latif Öztek, Lütfü Esengün, Lütfü Kibiroğlu, Lütfi Yalman, M. Niyazi Yanmaz, Mehmet Bozgeyik, Mehmet Karaman, Doç. Dr. Mete Gündoğan, Musa Demirci, Mustafa Geçer, Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Mustafa Özkafa, Mücahit Yanılmaz, Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Oğuzhan Asiltürk, Osman Yumakoğulları, Doç. Dr. Oya Akgönenç, Ömer Vehbi Hatipoğlu, Prof. Dr. Sacit Günbey, Suat Pamukçu, Şerafettin Kılınç, Şeref Malkoç, Şevket Kazan, Temel Karamollaoğlu, Teoman Rıza Güneri, Dr. Turhan Alçelik, Veysel Candan, Yakup Budak, Yasin Hatiboğlu, Yaşar Canbay, Zeki Çelik, Zülfikar Gazi. Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Yedek Üyeleri Kazım Arslan, Fuat Sağıroğlu, Ali Vural, Dursun Ali Düzenli, Ali İhsan Kenç, Muzaffer Baydar, Fikret Karabekmez, Muhammed Polat, Hasan Hüseyin Öz, Sıtkı Cengil, Mustafa Hasan Öz, Aslan Polat, Hüseyin Karagöz, Prof. Dr. İlhan Sungur, Osman Hazer, Ahmet Feyzi İnceöz, Alaattin Sever Aydın, Abdullah Özbey, Mustafa Yünlüoğlu, Mustafa Kemal Ateş, İsrafil Bayrakçı, Fethi Görür, Ahmet Karavar, Cemalettin Lafçı, Şaban Şevli, Naci Terzi, Abdullah Arslan, Birol Aydın, Mustafa İriş, Mustafa Çetin, Abdulvahap Ekinci, Hasan Bitmez, Ekrem Şama, Abdullah Uzun, Atıf Özbey, Mustafa Balta, Orhan Bulut, Mehmet Aras, Galip Akın, Orhan Altınöz, İbrahim Atıcı, Süleyman Çalışkan, Mahmut Çizmecioğlu, İbrahim Aktaş, Mehmet Gürbüz, Mehmet Timur Ağaoğlu, Cevat Gencay, Mehmet Altınöz, Ahmet Bahar, Sezai İncesu. YÜKSEK DİSİPLİN KURULU ASİL ÜYELERİ Abdulkadir Öncel, Ali Güneri, Enver Bakırcı, Hüseyin Çelebican, İsmail Aydos, Mehmet Ener, Musa Okçu, Nezir Aydın, Ömer Faruk Ekinci, Rıza Ulucak, Yahya İncetahtacı. Yüksek Disiplin Kurulu Yedek Üyeleri Fahrettin Bay, Halil İbrahim Çamlıdere, Nimetullah Ayte, Necati Aslan, Haydar Usta, Muhittin Yıldırım, Mahmut Dursun, Mahmut Tandoğan, Şinasi Yavuz, Mehmet Kara, Mehmet Emin Ayak. ____________________________________________________________ SAADETİN BEŞ TEMEL ESASI ANCAK SAADET PARTİSİ İLE GERÇEKLEŞİR Bir ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulup saadete ulaşması için beş hususun gerçekleşmesi gerekir. I. Huzur, barış, kardeşlik Bunlar yönetimin ana ilkesinin kin, hırs, intikam değil, ŞEFKAT olmasına bağlıdır. Bizim yönetimimizin temel ilkesi ŞEFKAT’ TİR. Bunun için uzlaşma teklifleri getiriyoruz. Hiç kimse diğerinin inancına baskı yapmasın, herkes başkasına zarar vermeden inandığı gibi birlikte yaşasın istiyoruz. Adil barış teklif ediyoruz. Bizim dışımızdakilerin yönetiminde temel ilke birbirinin aynıdır. Temellerinde hırs, kin ve intikam olan sözleri hiç çekinmeden söyleyebiliyorlar. Başbakan olan zat, "bunların partilerinin kapatılması yetmez köklerini kazımak lazım" diyebiliyor. . Bin yıl da geçse bu baskıyı devam ettireceğiz demektedirler. Bu düşünce ile topluma huzur getirmek mümkün olmaz II. Hürriyet (İnsan Hakları) Saadet Partisi herkese hürriyet, herkese insan hakkını vermenin mücadelesini yaparken, diğerleri yani "HAYIR"cılar. “Biz buna razı olamayız, bu hakları verirsek laiklik elden gider. Bunlar çoğalır da, bizim yaptığımızı bize yaparlarsa ne yapacağız. Onun için herkese hak ve özgürlük tanıyamayız” demektedirler. Halbuki tarihimiz bize hak veriyor. Karşımızdakilerin vehimlerinin yersiz olduğunu gösteriyor. İşte Osmanlıdaki engin hoşgörülü tatbikat ortadadır. III. Adalet İnsan haklarını topluma çok görenler adaleti kendi elleriyle yok etmiş olurlar. İnsan hakkı olmayan yerde ADALET olmaz. İnsan haklarını ancak Saadet verir. Dışımızdaki partiler ise "Benim hakkım olsun, seninki olmasın" görüşündeler. Halbuki hak verilmeyince zulüm olur. Böyle bir ortamda saadet olmaz. IV. Refah (Kalkınma) Bu, insanların ihtiyaçlarını ucuz, ve bol elde etmeleri demektir. Yukarıdaki üç esas olmadan REFAH olmaz. Refah bunların sonucudur. Biz halkın refahını gözetirken diğerleri ise kendilerini destekleyen bir avuç insanın refahını düşünüyorlar. Toplumumuzun çok küçük bir kesimi, yani tekelci sermaye, diğer tabiriyle rantiyeciler doymak bilmiyor, toplanan vergilerin % 100'den fazlasını faizle kendilerine aktarılıyor yetmiyor. Bütün büyük ihaleler bizim olsun, bütün büyük devlet işletmeleri bedavadan bize verilsin, Anadolu sermayesini ezelim ki bize rakip olmasınlar diye sadece kendi çıkarlarını yürütüyorlar. Bugün ülkemizde Rusya'nın çöküşünün gerçek sebebi olan devlet tekeline benzer bir tekelci sermaye hakimiyeti var. Halk fakirleşiyor. Rantiyeciler güçleniyor. 54. Hükümet memur zammını 100 iken 250 yaptı. Tekelci sermayenin iktidara getirdiği hükümet % 5’lerle zam verdi. İşçilere de % 0 zammı layık gördü. İşte ölçü budur. Bu uygulamayla SAADET olmaz. V. Saygınlık, İtibar, İzzet Bir toplumun dünyada saygınlığı yoksa o toplum, idarecileri tarafından küçük düşürülmüş bir toplum demektir. Gerek batı aleminden gerekse İslam aleminden dışlanıyoruz. İtibar ancak ilk dört şart yerine geldikten sonra kazanılır. İnsan haklarının, refahın, adaletin olmadığı bir ülkeye kimse saygı duymaz. Kendi halkına tepeden bakanlar Amerika'da Başkanın karşısında ellerini bağlıyarak ayakta bekliyorlar. Saygınlık için D-8'lerin kuruluşu gibi bir birlikteliğe gerek var. İtibar batının karşısına 8 ülkenin temsilcisi, lideri olarak çıkmakla kazanılır. Böyle olunca; Sürtüşme yerine diyalog başlar Sömürü kalkar, işbirliği gelir Çifte standart yerine Adalet hakim olur Ayrımcılık eşitliğe dönüşür Baskı gider, demokrasi gelir. İşte saygınlık o zaman söz konusu olur. Aynı zamanda saygınlık için kendi tarihi ile iftihar edebilmek gerekir. Kendi tarihini inkar edenlere dünya itibar etmiyor. Hedefimiz yeniden Büyük Ülke olmaktır. Büyük Türkiye'yi yeniden kurmaktır. İşte bu sebeplerden dolayı buhrandan kurtuluş ve saadete ulaşmak ancak SAADET iktidarıyla olur Egitim derslerinden... ______________________________________________________________ SAADET PARTİSİ NEDİR? Aziz milletimizin tek sivil, tek yerli ve tek kararlı partisi SAADET PARTİSİ'dir. Saadet partisi çıkar gruplarının değil, sadece aziz milletimizin hizmetindedir. Türkiye altı yüz yılı aşkın bir süre boyunca dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında olmuştur. Böyle bir maziye sahip olan ülkemiz gelişmiş ülkeler arasındaki yerini yeniden kazanmak zorundadır. İyi yönetildiği ve yönlendirildiği takdirde Türkiye'nin yeniden güçlü ve büyük bir ülke olmaması için hiçbir neden yoktur. Bu bakımdan 21. yüzyıla girerken Türkiye'nin önünde ne kadar büyük sorunlar varsa, o kadar da büyük fırsatlar olduğunun farkındayız. Ülkemizin gerçek bir değişim ve yenilik programına ihtiyacı vardır. Devlet idaresinde ve ekonomik sistemde köklü reformlar hiç zaman kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir. Bu büyük ülkenin kıymetli insanlarına çok daha fazla önem verecek, insanlarımızın layık oldukları maddi ve manevi refaha ulaşmalarını sağlayacak yepyeni bir anlayışa ihtiyaç vardır. ÇÜNKÜ CEVHER İNSANDADIR. Gelişmenin amacı da aracı da insandır. Barış, hürriyet, adalet, refah ve itibar insan ve toplum içindir. Partimizin ana hedefi, insanı maddi ve manevi bakımdan ihya edecek bir yapının yeniden kurulmasıdır. KURTULUŞU NEDEN SAADET KADROLARI GERÇEKLEŞTİREBİLİR? Çünkü; SAADET PARTİSİ’nin temel hedefi, Aziz milletimizin saadete ulaşmasıdır. Bu yüzden ülkemizin ve milletimizin maddi ve manevi kalkınması için siyaset yapar. Çünkü; ülkemizin bu acı tablosu SAADET PARTİSİ dışındaki partilerin uygulamalarının eseridir. Çünkü; SAADET PARTİSİ’nin idarecileri otuz yıldır ülkedeki problemleri gerçek manada tesbit etmiş, çözüm yollarını ortaya koymuş, görev aldığı zaman da cesurca ve dürüstçe uygulamıştır. Aziz milletimiz buna şahittir. Bugün SAADET PARTİSİ kadrosunun hizmetleri halkımızca şiddetle aranır olmuştur. Milletimiz hasretle ve hararetle SP'nin iktidarını özlemekte ve beklemektedir. Çünkü; SAADET PARTİSİ'nin milletvekilleri Mecliste ülkemize, yerel yönetimlerde belediye başkanları, bugün ülkemizin pek çok yöresinde başarı ile hizmet vermekte, vatana, ülke ekonomisine ve milletimize en büyük hizmetleri yapmaktadır. Çünkü; Saadet Partisi kadroları milletine hizmeti ibadet saymaktadır. Türkiye'nin kurtuluşu ancak SAADET PARTİSİ'nin tek başına iktidarı ile mümkündür. Bu inancımızı ispat eden ana unsurlar ise Niyet, İnanç, Bilgi, Kadro (Teşkilat) ve hedefinin gerçekçi olmasıdır. I- NİYET: Siyasette başarı sadece belirlenen doğru hedeflerin gerçekleşmesini sağlamaktır. Bunun dışındaki yanlış hedeflerin niyetin dışında bırakılmasıdır. Aynı zamanda, bu hedeflerin gerçekleşmesi, SAMİMİYETLE çalışılmaya bağlıdır. SAADET PARTİSİ kadroları bunu ispat etmiş, şahsi çıkarları ve yandaş menfaatleri için çalışanlar ise hem ülkeyi zor durumda bırakmış, hem de kendileri hezimete uğramıştır. II- İNANÇ: SAADET PARTİSİ, hedeflerine ulaşmak için yapacağı çalışmaları ihtiyari görmemektedir. Halka hizmeti bir vecibe, bir mecburiyet saymaktadır. Bu çalışmayı da bütün gücünü kullanarak ve inanarak yapmaktadır. III- BİLGİ: Biz bilgili bir topluluğuz. Güçlü olmak, ancak bilgili olmakla mümkündür. Bilginin geçerli, müspet bir değer ve güç olması da ancak halkın yararına kullanılması ile gerçekleşir. Kadrolarımızın hükümetlerde görev yaptıkları zamanlarda aldıkları tedbirler, uyguladıkları politikalar tamamen ilmi gerçeklere uygun olduğu için başarılı olmuştur. Ekonomide alınan tedbirler, halkı ezmeden enflasyonun düşürülmesi, üretimin artması, aradan yıllar geçmesine rağmen konunun uzmanları tarafından "olmazsa olmaz tedbirler" olarak değerlendirilmektedir. IV- KADRO (Teşkilat): SAADET PARTİSİ bugün bütün teşkilat sandık kurulları, köy ve mahalle temsilcileri ve yardımcıları, Belde, ilçe, il asil ve yedek üyeleri, il eğitim öğretmenleri, Genel Merkez öğretmen müfettişleri aynı sayıda hanım ve gençlik teşkilatları Saadet Partisi'nde aktif görev yapmaktadır. Bu teşkilatın ve kadrosunun içeride ve dışarıda hiçbir güç ve menfaat çevresi ile ilişkisi yoktur. SP teşkilatı en küçük yerleşim biriminde dahi örgütlenerek siyasi çalışmalara bütün milletimizin katılmasını sağlamıştır. Bu örgütlenme şekli ile menfaat çevrelerinin parti içinde kabul görmemesini sağlamış ve temel hedeflerden sapmalara izin verilmemiştir. V- HEDEFİN GERÇEKÇİ OLMASI: SAADET PARTİSİ diğer partilerde olduğu gibi, millete olmayacak şeyleri vaat etmemektedir. Vaat edilen her şey; aklen mümkün olan, adalet ölçüleri içerisinde yapılması gerekenler ve büyük ama gerçekçi hedeflerdir. Dolayısıyla SAADET PARTİSİ’NİN başarısı aklın, adaletin ve milletimizin başarısıdır. SONUÇ: Bütün bu tesbitlerimizden ortaya çıkan sonuç şudur: Çağımızda sömürücüler, ülkemiz insanlarını müthiş bir buhran kıskacı içine almış bulunmaktadır. Buhrandan kurtulmanın yolu şuurlu bir devlet politikası ile mümkündür. Bu ancak SAADET PARTİSİ iktidarı ile gerçekleşecektir. İktidara gelmek ve zafere ulaşmak için, teşkilatlarımızın bütün gayreti ile çalışmaları şarttır. Zafer haklı bir zihniyetin, doğru bir metodun ışık tuttuğu, sağlam bir siyasetin çizdiği, üstün bir stratejinin gösterdiği ve ehil bir kadronun yönettiği, aziz milletimizin özü, olan SAADET PARTİSİ'nin iktidarıyla mümkün olacaktır. YENİDEN TARİHTEKİ YERİMİZİ ALMAK İÇİN BİRBİRİMİZLE KENETLENELİM İYİYE, GÜZELE, DOĞRUYA, FAYDALI VE ADİL OLANA YANİ HAKKA HEP BİRLİKTE KOŞALIM. EL ELE GÖNÜL GÖNÜLE BİR MÜCADELEYİ AZİMLE YAPALIM. ___________________________________________________________ yaşana bilir bir Türkiye YouTube - YaÅ�anabilir Türkiye İçin Saadet Partisi | |
|
![]() |
| Etiketler |
| partisi, saadet |
SP - Saadet Partisi Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Saadet İkesus Altan (Saadet İkesus Altan Kimdir? - Saadet İkesus Altan Hakkında) | TiglonBoYs | Sanat tr | 0 | 24-07-2008 17:38 |
| Göksel - Saadet Şerbeti | MaRCeLLCaT | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 28-03-2008 23:32 |
| Deniz Seki - Sensiz Saadet | MaRCeLLCaT | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 07-03-2008 00:13 |
| ANAP - Anavatan Partisi | sehrazat2415 | Siyasal Bilimler | 1 | 25-01-2007 12:47 |
| DYP - Doğru Yol Partisi | sehrazat2415 | Siyasal Bilimler | 0 | 25-01-2007 06:44 |