Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Devlet Yönetim Biçimleri - Despotizm (Despotluk)

Bu konu Siyasal Bilimler forumunda ThinkerBeLL tarafından 15 Mayıs 2010 (16:14) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
9959 kez görüntülenmiş, 0 cevap yazılmış ve son mesaj 15 Mayıs 2010 (16:14) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.50  |  Oy Veren: 6      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 15 Mayıs 2010, 16:14

Devlet Yönetim Biçimleri - Despotizm (Despotluk)

#1 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Despotizm

Despotizm, ister bireysel ister sıkıca birbirine bağlı bir grup tarafından olsun mutlak siyasi bir güç ile hükmeden tek bir idari otoriteye sahip hükümet biçimidir. Keyfi, tiranik devlet yönetim modelidir. Hukuk, teamül/adet veya etkili muhalefet tarafından sınırlanmayan, bu yüzden de devlet kudretinin/kuvvetinin ona sahip olanlarca istedikleri zaman diledikleri gibi kullanılabileceği yönetim tarzına denir. Despotizm (zorbalık), yönetimin kendi keyfi­ne göre hareket eden bir tek kişinin elinde bu­lunduğu siyasal sistemdir. Bu sistemde devlet baştaki yöneticinin keyfi ve zorbalığa dayalı ta­sarrufları ile yönetilir.
Klasik biçiminde despotizm, bir şahsın idaresinin olduğu devlet, despot ise bütün siyasi gücü kullanan ve bütün devleti temsil eden diğer herkesin ikincil önemde olduğu otoritedir. Bu tip despotizm medeniyetin kurulmasında ilk aşamalarda görülen derebeylik ve benzeri yönetimlerde yaygındı. Tarihteki Mısır Firavunları klasik despotlara bir örnektir.
Despotizm, Mutlakiyetle karıştırılmamalıdır. Mutlakiyette devlet kudreti üzerinde ciddi sınırlamalar olabilir, fakat bu sınırlamalar bilhassa hukukta muhafaza edilmekte değildir. Despotizmde iktidarın sınırsız şekilde yoğunlaşması söz konusudur, mühim olan budur, yoğunlaşmanın bir bireyin mi, bir grubun mu, bir partinin mi elinde/etrafında olduğu ikinci derecede önemlidir.
Despotizm yalnızca iktidarın bir elde yoğunlaşmasını değil, aynı zamanda siyasi sistem içinde etkili bir muhalefetin olmamasını da gerektirirnokta Despotizm, iktidar sahibinin, en azından bir dereceye kadar, hukukun üstünde olması anlamında keyfidir. Ancak, tam bir keyfiliği çok güçlü bir muhalefet yaratmadan sürdürmek imkansızdır ve bu yüzden despot yönetimler fiilen, daima, ne kadar ilkel olursa olsun, bir hukuk sistemiyle birlikte var olurlar.
Bu hukuk sistemi iktidarı meşrulaştırır ve despot, hukuk sistemini, ancak üstünlüğünü muhafaza etmesi için gerekli olduğunda çiğner/aşar. Dolayısıyla, bir meşruluk daima muhafaza edilir.
Despotun ve onun ata­dığı yöneticilerin uymak zorunda oldukları ne bir anayasa, ne de bir hukuk sistemi vardır. Anayasaya, yasalara ve yerleşik siyasal gele­neklere sahip bulunmaması en belirgin özelli­ği olup bu rejimde kişi hak ve özgürlüklerinin bir anlamı yoktur.
Tarihte despotluklar XIII. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bazı İmparatorluk ailelerine men­sup prenslere verilen haslara ve Bizans İmparatorluğu'nda iç karışıklıkların devam ettiği dönemlerde kurulan bağımsız devletçiklere "despotluk" adı verilmiştir.
XVIII. yüzyıl da Aydınlanma Çağı'nın filozofları tarafından savu­nulan düşüncelerin bazı krallıklarca uygulanmasına da "aydın despotizmi" denmiştir. Ay­dın despotizminin esaslarını tarihte ilk kez Prusya Kralı II. Friedrich (1740-1786) uygula­mıştır. Çarlık Rusya'sında II. Yekaterina (1762-1796), Avusturya'da Maria Theresia (1740-1780) ve IUoseph (1780-1790), İspan­ya'da III. Carlos (1759-1788) da aydın despotizmini uygulayan yöneticiler olmuştur. Fran­sız ihtilâlinden sonra krallar aydın despotizmi esaslarını terkedİp soylularla iş birliğine gitmişlerdir. XIX. yüzyılda demokrasi ve halk egemenliği düşüncesinin gelişmesi ve hukuk devleti ile anayasaya bağlı siyasal sistemlerin yerleşmesinde etkili olmasıyla despotizm gide­rek gerilemiştir. Anayasalarla kralların keyfilikle­rine son verilirken yönetenlerle yönetilenler arasındaki ilişkiler yasalarla düzenlenmiştir. Çağı­mızda ise despotizmin totalitarizm ve diktatörlükler şeklinde karşımıza çıktığını görürüz. Sözde anayasaya bağlı sistemler olan sosyalizm ile Nazizmde Stalin, Mao, Hitler ve Mussolini gibi çağdaş despotlar uzun yıllar toplum­lara egemen olmuş, keyfilik ve zorbalıklarla devletlerini yönetmişlerdir. Ancak diktatörlükle despotizm arasında bazı farklılıklar bu­lunmaktadır.


- Derlemedir -

Rapor Et
Reklam
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.135 saniyede (65.55% PHP - 34.45% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 07:17
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi