Üye Ol - Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Akademik Forumlar :: > Siyasal Bilimler
Sponsor Bağlantılar
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 18-10-2005   #6 (mesaj-linki)
AB Müzakere Medyasının Amacı Nedir..???

Müzakere Medyası'nın Gündemdeki Konulan Ele Alış Biçimi ve Ortaya Çıkan Yayın Politikası.

1.Dış destekli, ayrılıkçı Kürt hareketinin kitleselleşmesi.

2. ABD ve AB desteğiyle Türkiye'de devletle muhatap olacak bir meşruiyet kazanması için Türk milletinin psikolojik olarak hazırlanması.

3. 2 bin kişilik cemaatiyle Rum Ortodoks Kilisesi'nin başında bulunan şahsın topluma bir devlet başkanı ve Türkiye'nin iyiliğini isteyen birisi olarak pazarlanması; Türkiye'nin bu kişinin himmetine muhtaç olduğunun toplum bilincine yerleştirilmesi.

4. Türk milletinde içte ve dıştaki ekonomik, siyasal sorunların AB ve ABD yardımı olmadan
çözülemeyeceğine dair bir yargı uyandırılması; bunun için toplumda derin bir özgüven eksikliği duygusu yaratılması.

5. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve bürokrasinin ulusal unsurlarının, halk kitlelerine toplumun gelişmesinin, inanç ve düşünce özgürlüğünün önündeki engellermiş gibi sunularak milletle aralarındaki yarılmanın derinleştirilmesi ve yabancılaştırılması.

6. Türklerin Anadolu'nun asli sahibi olmayıp bu coğrafyaya yakışmayan barbarlar, uygarlık dışı unsurlar olarak tanıtılması, Anadolu'nun asli unsurlarının azınlıklar olduğunun vurgulanması, etnik taleplerin ve etnik ayrışmanın halk nazarında meşruluğuna dair altyapı hazırlanması.

7.Toplumda Türk-Kürt başta olmak üzere etnik temelli kavgaları ve gerilimi tırmandırarak
Türkiye'nin Yugoslavyalaştırılması.

8. Türkiye'nin Kıbns'ta, Ege'de, Kuzey Irak'ta ulusal çıkarlarımızı savunmayan, teslimiyet psikozuna sokularak ve içerde bağımsız bir devlet olmanın en doğal inisiyatiflerini bile kullanamaz hale getirilmesi.

9. AB bağlamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yıldırma kampanyalarıyla pasif savunma sürecine sokularak edilgenleştirilmesi. Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik iç ve dış tehditlerdeki tarihi ve yasal görevlerini yapamaz hale getirilmesi; üstünlük duygusunun yok edilmesi.

10. Türk toplumunda millet olma, Türklük paydasında birleşmek anlayışı yerine etnik, dinsel, mezhepsel, yöresel ayrışma ve ortak paydadan uzaklaşma sürecinin başlatılması; ulusal bütünlük yerine bölgesel ve yerel bilinci öne çıkarma ve millet olmanın değerlerini yok etme.


ALıntı..
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 23-10-2005   #7 (mesaj-linki)
Yorum Yok..!!!


Son Düzenleyen ThinkerBeLL; 07-11-2005 @ 18:19.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 24-10-2005   #8 (mesaj-linki)

12 Aralık 2002
Avrupa Birliği Tarihçesi

Avrupa ülküsü, gerçek bir siyasi projeye dönüşüp AT üyesi ülkelerin hükümet politikalarında uzun vadeli bir hedef haline gelmeden önce, sadece filozoflarla önsezili kimselerin düşüncelerinde yaşıyordu. Avrupa Birleşik Devletleri hümanist ve barışçı bir hayalin parçasıydı.

Yirminci yüzyılın ilk yarısında meydana gelen ve kıtayı derinden yaralayan çatışmalar bu hayali darmadağın etti. Avrupa'da ulusal uzlaşmazlıkları aşabilecek bir örgütlenmenin kuruluşu İkinci Dünya Savaşı sırasında totaliter yönetimlere karşı savaşan direniş hareketlerinden kaynaklandı. Avrupa'da bütünleşme sürecine ivme kazandıran, biri federasyon yanlısı diğeri işlevselci iki akımın başlıca savunucuları İtalyan federalist Altiero Spinelli ile 1951'de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nun (AKÇT) kurulmasına yol açan Schuman Planı'nın ilham kaynağı Jean Monnet'dir. Federasyon yanlısı yaklaşım, yerel, bölgesel, ulusal ve Avrupa ölçeğindeki güç odakları arasında diyaloga ve tamamlayıcı bir ilişki kurulmasına dayanır. İşlevselci yaklaşım ise egemenliğin ulusal düzeyden Topluluk düzeyine tedricen aktarılmasını savunur. Bu iki görüş, günümüzde, tek pazar, para politikası, ekonomik ve sosyal kaynaşma, dış politika ve güvenlik gibi ortak eylemin devletlerin tek tek hareket etmelerinden daha etkili olduğu alanlarda, demokratik ve bağımsız Avrupa kurumlarına ulusal ve bölgesel makamlar kadar sorumluluk verilmesi gerektiği inancında iç içe geçmiştir.
Avrupa Birliği 1995'te ilk öncülerinin anısına dikilmiş bir anıt gibidir; ekonomi, sanayi, siyaset, yurttaş hakları ve dış politika alanlarını kapsayan çok-sektörlü bütünleşmenin en ileri biçimidir. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nu (AKÇT) kuran Paris Antlaşması (1951), Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu'nu (Euratom) kuran Roma Antlaşmaları (1957), Avrupa Tek Senedi (1986) ve Maastricht Avrupa Birliği Antlaşması (1992), Üye devletleri egemen Devletler arasındaki geleneksel anlaşmalardan daha sıkı bir biçimde birbirine bağlayan AB'nin hukuki temellerini meydana getirir. Avrupa Birliği, doğrudan uygulanma imkanı olan bir mevzuat oluşturabilmekte ve yurttaşları lehine özel haklar ihdas edebilmektedir.
Topluluğun çalışmaları, başlangıçta altı kurucu üyesi (Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg) arasında bir kömür ve çelik ortak pazarı kurulmasıyla sınırlıydı. Savaş ertesindeki o günlerde savaşın galip ve mağluplarını, eşitler olarak işbirliğinde bulunabilecekleri bir kurumsal yapı içinde bir araya getiren Topluluk, temelde barışı güvence altına almanın bir aracı olarak algılanıyordu.
Altılar 1957'de, Fransız Ulusal Meclisi'nin Avrupa Savunma Topluluğu projesini reddetmesinden üç yıl sonra, işgücü ile mal ve hizmetlerin serbest dolaşımına dayanan bir ekonomik topluluk kurmaya karar verdiler. Mamul mallarda gümrük vergileri planlandığı gibi 1 Temmuz 1968'de kaldırıldı; özellikle tarım ve ticaret politikaları olmak üzere ortak politikalar 60'ların sonunda yerli yerine oturmuştu.
Altılar'ın başarısı Birleşik Krallık, Danimarka ve İrlanda'yı Topluluk üyeliğine başvurmaya yöneltti. General de Gaulle yönetimindeki Fransa'nın 1961'de ve 1967'de iki kez veto yetkisini kullandığı çetin bir pazarlık dönemini takiben, bu üç ülke 1972 yılında üyeliğe kabul edildiler. Üye devlet sayısını altıdan dokuza yükselten ilk genişleme ile birlikte, Topluluk sosyal, bölgesel ve çevresel konularda üstlendiği sorumluluklarla yeni bir derinlik kazandı.
Amerika Birleşik Devletleri'nin 1970 başlarında doların konvertibilitesini askıya almasıyla ekonomik yakınlaşma ve parasal birlik gereksinimi açıkça kendini gösterdi. 1973 ve 1979'daki iki petrol kriziyle dünya çapında parasal istikrarsızlık daha da ağırlaştı. 1979 yılında Avrupa Para Sistemi'nin işlerlik kazanması döviz kurlarının sabitleşmesine yardımcı oldu ve Üye Devletlerin kararlı ekonomik politikalar izleyerek açık bir ekonomik alanın dayattığı disiplinden yararlanmalarını ve birbirlerine karşılıklı destek vermelerini sağladı.
Topluluk 1981'de Yunanistan'ın, 1986'da da İspanya ve Portekiz'in katılmalarıyla güneye doğru genişledi. Bu genişlemeler, Onikiler'in, ekonomik gelişmeleri arasındaki farklılıkları azaltmaya yönelik yapısal programlar uygulamalarını kaçınılmaz kıldı.
Bu dönemde Topluluk Güney Akdeniz ile Afrika, Karayipler ve Pasifik (AKP) ülkeleri ile yeni anlaşmalar imzalayarak uluslararası düzeyde daha önemli bir rol oynamaya başladı; AKP ülkeleri birbirini izleyen dört Lomé Sözleşmesi (1975, 1979, 1984 ve 1989) ile Toplulukla bağ kurdu.
Tüm GATT üyeleri arasında 15 Nisan 1994'te Marakeş'te imzalanan bir anlaşma ile dünya ticaretinin gelişiminde yeni bir aşamaya girildi. Pazarlıkları bir blok olarak sürdüren Avrupa Birliği görüşmelere damgasını vurma ve çıkarlarının gözetilmesini sağlama konusunda çaba harcadı.
1 Ocak 1995'te Avrupa Birliği'ne üç yeni üye katıldı. Avusturya, Finlandiya ve İsveç kendilerine özgü katkılarıyla Birliği zenginleştirmekte, Orta ve Kuzey Avrupa'da yeni açılımlar sağlamaktadırlar.
Dünyanın en büyük ticaret gücü olmasına karşın, Birlik diplomatik etkinliğini arttıracak yapıları geliştirmekte ağır davranmıştır. Avrupa siyasi işbirliğinin amacı dışişleri ve güvenlik politikası alanlarında hükümetler arasında daha derinlemesine bir eşgüdümün sağlanmasıdır.
Dünyadaki durgunluk ve mali yükün paylaşımı konusundaki iç çekişmeler 1980 başlarında bir "Avrupa karamsarlığı" havasının doğmasına neden oldu. Ama 1984'ten sonra bunun yerini Topluluğun canlandırılması konusunda daha umutlu beklentiler aldı. Jacques Delors başkanlığındaki Komisyonun 1984'te hazırladığı Beyaz Kitaba dayanarak Topluluk 1 Ocak 1993'e kadar tek pazar oluşturmayı kendisine hedef edindi. Avrupa Tek Senedi 17 ve 28 Şubat 1986'da imzalandı ve bu iddialı hedefle ilgili mevzuatın kabulü konusunda yeni usuller geliştirdi. Tek Senet 1 Temmuz 1987 tarihinde yürürlüğe girdi.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından 3 Kasım 1990'da iki Almanya'nın birleşmesi, Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerinin Sovyet denetiminden kurtulmaları ve demokratikleşmeleri, Aralık 1991'de de Sovyetler Birliği'nin çözülmesi Avrupa'nın siyasi yapısını baştan aşağı değiştirdi. Üye Devletler bağlarını güçlendirme kararlılığıyla, temel özellikleri 9-10 Aralık 1991'de Maastricht'te toplanan Avrupa Doruğu'nda kararlaştırılan yeni bir Antlaşmanın müzakerelerine başladılar.
1 Kasım 1993'te yürürlüğe giren Avrupa Birliği Antlaşması Üye Devletlerin önüne iddialı bir program koymaktadır: 1999'a kadar parasal birlik; yeni ortak politikalar, Avrupa yurttaşlığı; diplomatik işbirliği; ortak savunma ve iç güvenlik. Dünya ölçeğindeki rekabeti göğüsleyebilmek ve işsizliği azaltmak için Avrupa Doruğu, Komisyon tarafından sunulan 'Büyüme, rekabet, istihdam' adlı Beyaz Kitaba dayanarak Temmuz 1994'te kıta ölçeğinde altyapı ve iletişim projelerini yürürlüğe koymaya karar verdi.
Artık AB'nin, bir yandan Üye Devletlerin kimliklerini korurken diğer yandan da karar verebilme ve uygulama yeteneği bulunan hem etkili hem de demokratik bir örgüt olma yolunda daha ileri gitmekten başka seçeneği yoktur. Yapısını güçlendirip karar mekanizmalarını rasyonalize edemezse, iyice gevşeme ya da kımıldayamaz hale gelme seçeneğiyle karşı karşıya kalacaktır. Atlas Okyanusu'ndan Urallar'a uzanan 'Büyük Avrupa' ancak tek sesle konuşup hareket eden istikrarlı bir çekirdek etrafında yapılanırsa örgütlü bir güç olarak gelişebilir. 1996 için planlanan kurumsal gündem iddialıdır: 15 üyeli AB'nin yapısının yeni görevleri göğüsleyebilecek şekilde uyarlanması ve kurucularının büyük siyasi projelerinin kaynakları göz ardı edilmeden ve kapsamı kısıtlanmadan tüm kıtaya istikrar getirebilecek biçimde yeni üyelerin katılımına hazırlanması.
Yaklaşık yarım yüzyıldır Avrupa bütünleşmesi, kıtanın gelişmesi ve halkının zihniyeti üzerinde önemli etkilerde bulunmuştur; aynı zamanda güçler dengesini de değiştirmiştir. Siyasi renklerinden bağımsız olarak tüm hükümetler mutlak ulusal egemenlik çağının artık geçtiğinin farkındadır.
Ancak güçlerin birleştirilmesi ve AKÇT Antlaşması'nın ifadesiyle "gelecekteki kader birliği" için harcanacak çabalar sayesinde, Avrupa'nın eski ulusları ekonomik ve sosyal gelişmelerini sürdürebilir ve dünya ölçeğindeki etkinliklerini koruyabilirler.
Ulusal ve ortak çıkarların sürekli dengelenmesine, ulusal geleneklerin farklılığına saygı gösterilmesine ve farklı kimliklerin güçlendirilmesine dayalı Topluluk yaklaşımı her zaman olduğu gibi bugün de geçerlidir. Devletler arasındaki ilişkilere damgasını vuran köklü düşmanlıkları, üstünlük saplantılarını ve savaşçı eğilimleri aşacak biçimde tasarlanan bu yaklaşım Soğuk Savaş yılları boyunca Avrupa'nın demokratik ülkelerinin özgürlüğe olan bağlılıkları çevresinde birleşmelerini sağlamıştır. Doğu-Batı karşıtlığının ortadan kalkması ve kıtanın siyasi ve ekonomik bakımdan yeniden birleşmesi, Avrupalıların gelecekleri için bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duydukları Avrupa ruhunun zaferidir.

Kaynak : hurriyet.com.tr
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 25-10-2005   #9 (mesaj-linki)

AB kronoloji

1957
Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda "Roma Anlaşması'nı imzaladı ve Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu oluşturdu.

1963
Türkiye'yle Ortaklık Anlaşması imzalandı.

1973
Danimarka, İrlanda Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık Avrupa Topluluğu'na katıldı.

1981
Yunanistan Avrupa Topluluğu'na katıldı

1987
Türkiye Avrupa Topluluğu'na katılım başvurusu yaptı.

1989
Berlin Duvarı yıkıldı. Avrupa Topluluğu, Polonya ve Macaristan'ın demokrasiye geçiş sürecine yardımcı olmak üzere PHARE programını oluşturdu.

1990
Kıbrıs ve Malta Avrupa Topluluğu'na katılım başvurusu yaptı.

1991
Macaristan ve Polonya'yla ilk Avrupa Anlaşmaları imzalandı. Diğer sekiz Orta Avtrupa ülkesiyle de benzer anlaşmalar imzalanacak. Slovenya Yugoslavya'dan bağımsızlığını ilan etti. Sovyetler Birşiği'nin dağılmasıyla, Estonya, Letonya ve Litvanya bağımsızlıklarını şlan ettşler. Maastricht Anlaşması'yla Avrupa Birliği oluşturuldu.

1993
Kopenhag'da düzenlenen Avrupa Birliği Zirvesi'nde, aday ülkelerin Birliğe üyelikleri için gerekli kriterler belirlendi. "Kopenhag Kriterleri", Birlik içinde, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıkların saygı görmesini ve korunmasını, işleyen bir pazar ekonomisinin sürekliliğini ve rekabetle başaçıkabilmesini ayrıca üyeliğin gerektirdiği siyasî, ekonomik ve malî şartlara bağlı kalınmasını garanti altına almayı amaçlayan düzenlemelerden oluşuyor.

1994
Macaristan ve Polonya Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusu yaptı. Avrupa Konseyi, Essen'de üyelik öncesi stratejileri belirledi.

1995
Avusturya, Finlandiya, İsveç Avrupa Birliği üyesi oldu. Romanya, Slovakya, Letonya, Estonya, Litvanya ve Bulgaristan Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusu yaptı. Cannes'da yapılan Avrupa Birliği Zirvesi'nde PHARE programı için ayrılan bütçenin 1995-1999 yılları için €6,9 milyar olması kararlaştırıldı. Madrid'deki zirvede ise üyelik kriterlerine, aday ülkelerin yönetim yapılarında gerekli değişikliklerin yapılması ve gerekli yasama ve yargı değişiklikleriyle Avrupa yasalarının entegrasyonu eklendi.

1996
Çek Cumhuriyeti ve Slovenya Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusu yaptı.

1997
Avrupa Komisyonu, Birliğin genişleme sürecinin yaratacağı etki ve genişleme için gerekli bütçeyi kabul etti. Aday ülkelerle ilgili hazırlanan ilerleme raporları ışığında Komisyon, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Polonya ve Kıbrıs'la üyelik görüşmelerinin başlamasını önerdi. Avrupa Birliği kurumlarının, genişleme sürecini de dikkate alarak daha verimli çalışmasını amaçlayan Amsterdam Anlaşması sonuçlandırıldı. Lüksemburg'da düzenlenen zirvede, genişleme sürecinin başlaması kararlaştırıldı ve Avrupa Komisyonu'nun önerileri benimsendi. Ancak Türkiye'nin adaylık başvurusu reddedildi.

1998
On Orta Avrupa ülkesi ve Kıbrıs'ın adaylık süreci başlatıldı. Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Polonya ve Kıbrıs'ın üyelik görüşmeleri başladı. Malta Avrupa Birliği adaylığını yeniledi.

1999
Berlin'de toplanan Avrupa Birliği Zirvesi, orta Avrupa ülkelerine verilen üyelik öncesi yardımların 2000 yılından itibaren iki katına çıkarılmasını kararlaştırdı. Bçylece bu miktar 2006 yılına kadar yılda € 3,12 milyar olarak belirlendi. Ayrıca 2004 yılından itibaren yeni üyeler için kullanılacak fonlar bu miktardan ayrı tutuldu. Helsinki Zirvesi'nde Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Romanya ve Slovakya'yla üyelik gçrüşmelerine geçilmesi kararlaştırıldı ve Türkiye'nin adaylığı onaylandı.

2000
Diğer altı aday ülkeyle üyelik görüşmeleri başladı. Yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen Avrupa Birliği kurumlarını, sayısı iki katına çıkan üyelere hazırlamak amacıyla düzenlenen Nice Anlaşması sonuçlandırıldı. Pekçok alanda veto uygulaması çoğunluk oyu esasıyla değiştirildi. Avrupa Komisyonu'nda her üye ülkenin tek bir Komisyon üyesiyle temsil edilmesi ve Avrupa Parlamentosu'nun sandalye sayısının 740'a öıkarılması kararlaştırıldı. Bakanlar Kurulu'ndaki oy dağılımı, Türkiye dışında şimdiki ve gelecekteki aday ülkeler dikkate alınarak yeniden belirlendi. Avrupa Birliği liderleri genişleme süreci için kesin bir takvim belirlemedi ancak umutlar en hazırlıklı adayların 2004 yılı Haziran ayında yapılacak Avrupa seçimlerine ve aynı yıl yapılacak, Avrupa Birliği kurumları, üye ülkeler ve bölgeler arasındaki güç dağılımını belirlemeyi amaçlayan hükümetlerarası konferansa kadar bu süreci tamamlaması yönünde.

2001
Haziran ayında İsveç'in Göteburg kentinde biraraya gelen Avrupa Birliği liderleri genişleme sürecinin geri dönüşü olmadığını açıkladı. Aralık ayında Laeken'deki zirvede 2004 yılına kadar Birliğe üyeliğe hazır olacak 10 ülkenin adı açıklandı. Bunlar: Kıbrıs, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Slovenya.

2002
Avrupa Komisyonu, yeni üye olacak ülkelere, üyeliklerinin ilk üç yılı için verilecek destekle ilgili €40 milyar tutarında bir malî yardım paketi önerdi. Buna göre, çiftçiler başlangıçta doğrudan yapılan yardımların sadece üçte birini alabilecekler ve bu destek on yıl içinde diğer üye ülkelerle eşit seviyeye yükseltilecek.

Kaynak : hurriyet.com.tr
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 25-10-2005   #10 (mesaj-linki)

YORUMSUZ: Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nin "Türkiye" başlıklı

bölümünden; "Presidency Conclusions"


Madde: 23.."..müzakerelerin yalnız Türkiye'yle değil, diğer
devletlerle de yapılabileceğini... Müzakereler sırasında Türkiye
birkaç devlete bölünürse veya güneydoğu bölgesinde bir Kürt devleti
kurulursa, yeni bir karara gerek olmaksızın onlarla da müzakere
yapılacağına...


ÖNEMLİ NOT : Lütfen yurtseverlik görevinizin gereği bu durumdan
herkesi haberdar edin... Türkiye üzerine oynan oyunları herkes
öğrensin...
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Konunun Etiketleri
2008 avrupa birleşik devletine giren ülkeler, ab hukuku birleştirilmesi, ab hukukun birleştirilmesi, ab tek senedi, avrupa birliğinin tarihçesi, jean monnet avrupa entegrasyonu icin neler yapti, türkiye birleşmiş devletler ne zaman üye oldu,
Türkiye ve Avrupa Birliği Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Güney Avrupa (Güney Avrupa Hakkında) virtuecat Dünya Coğrafyası 1 16-09-2008 15:45
Avrupa Birliği ThinkerBeLL Siyasal Bilimler 5 16-09-2008 03:06
TÜRSAB - Türkiye Seyahat Acentaları Birliği karayel Türkiye Turizmi 0 20-08-2008 16:44
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Kral_Aslan Türkiye'de Futbol 0 24-06-2008 15:48
Türkiye (Türkiye Cumhuriyeti) ve Türkiye Tarihi ThinkerBeLL Ülkeler ve Tarihleri 1 20-04-2008 20:39
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 11:34Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
MsXLabs® MK - Copyright ©2005 - 2008 | MsXLabs® ve Mavi Karanlık® tescilli markalardır.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.21401405 saniyede (81.73% PHP - 18.27% MySQL) 9 sorgu ile oluşturuldu
Top Have Fun @ MsXLabs! Designed by NeutralizeR
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz