| | #6 (mesaj-linki) |
Cvp: Bülent Ecevit ![]() Bülent Ecevit ( 1925)- (05.11.2006) </B> BÜLENT ECEVİT 05 KASIM 2006 TARİHİNDE, 6 AYDIR TEDAVİ GÖRDÜĞÜ GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİNDE HAYATINI KAYBETTİ. "Bir bardak çay, bir yaprak kağıt, bir kurşun kalem ve şiir kitabı"… İşte Bülent Ecevit'in hayatındaki en yakın arkadaşları… Onunki 28 Mayıs 1925'te başlayan sade bir hayattı… İlk ve Ortaokulu Ankara'da okur… Lise çağında ona İstanbul Robert Kolej yolları görünecektir… Bu yol onun hayatını derinden etkileyen evliliğinin de vesilesidir… Kolej'deki bir resim yarışmasında Rahşan Aral'la tanışır… Kısa sürede aşk yaşamaya başlayan iki genç, 22 Ağustos 1946 tarihinde Çocuk Esirgeme Kurumu salonunda sade bir törenle evlenirler… Bülent bey Londra Üniversitesi'ne kayıt yaptırır ve Londra Basın Ataşeliği'nde göreve başlar… Sırada Londra günleri vardır artık… 1949 yılında CHP'nin resmi yayın organı Ulus gazetesinde yazmaya başlayan Ecevit, 1954 yılında Amerikan Haberler Merkezi'nin davetlisi olarak Washington'a gider… Yazılarını Halkçı isimli gazetede sürdürür… Amerika'dayken aldığı bir telgraf hayatını değiştirecektir… CHP'den milletvekilliği adaylık teklifidir telgraftaki mesaj…27 Ekim 1957'de o artık milletvekilidir…15 yılda hızla atılan adımlar onu 14 Mayıs 1972'de CHP Genel Başkanlığı koltuğuna taşır…İsmet İnönü'ye karşı kazanılan zaferin ardından, Kıbrıs Fatihi ünvanına iki yıl kalmıştır… Onun siyasi hayatının belki de en önemli kilometre taşlarından birisi 1974'teki Başbakanlığında yapılan Kıbrıs Barış Harekatıydır… 12 Eylül 1980 askeri darbesinin siyasi yasaklısı Bülent Ecevit, eşi Rahşan hanımla bir süre Zincirbozan günlerine mahkumdur… Ardından eşinin uzun süre genel başkanlığını yaptığı Demokratik Sol Parti'nin başına geçer… 1991'de yeniden Meclis'e giren Ecevit ve partisi, 1998'de ANASOL D hükümetinin düşürülmesinin ardından azınlık hükümeti olarak iktidara gelir… Azınlık hükümetinin başbakanı 17 Şubat 1999'da tarihi bir açıklama daha yapar… Bu rüzgar 18 Nisan 1999 seçimlerinde ise yüzde 21'lik oyuyla birinci parti yapar DSP'yi ve Ecevit'i… Başbakan Ecevit 74.Yaşgünü'nde TGRT'nin kendisine hediye ettiği çiçeği alırken MHP ile koalisyonun temelini attıklarını da ilk kez telefuz eder… Aslında yılların zıt kutbu gördükleri MHP ile koalisyonu Kıbrıs'ta masa tenisi oynarken de dile getirir Ecevit çifti… DSP-MHP-ANAP Hükümeti büyük zorluklarla işe başladı… İki büyük deprem ve ekonomik problemler… Bir de Cumhurbaşkanlığı krizi… Kriz r Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer üzerinde uzlaşmayla aşılmıştı… 16 Mayıs 200'de göreve başlayan Cumhurbaşkanı Sezer'in birkaç ay sonra bir Milli Güvenlik Kurulu'nda Başbakan Ecevit'e fırlattığı Anayasa kitapçığı, bir ekonomik krizin de tetikleyicisi olacaktı… 19 Şubat 2001… Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın kamu bankaları yüzünden tartışması, piyasayı gerdi… Dolar 650 bin liradan bir günde 1 milyon 100 bin liraya fırladı… Faizler çıktı, borsa çöktü… Başbakan bu kriz günlerinde eski bir dostu hatırladı… O dönem Dünya Bankası'nda çalışan Kemal Derviş'ti bu dost…. Derviş süper bakan olarak Ekonominin başına getirildi apar topar… Ecevit tıpkı Sezer gibi onunla da gönül köprülerini atacaktı bir süre sonra… Zira Derviş de bakanlıktan istifa edip, önce Hüsamettin Özkan ekibiyle, sonra da Bülent beyin en büyük politik rakiplerinden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'la dirsek temasında bulunacaktı… Tarih 4 Mayıs 2002'ydi… Başbakan Ecevit Başkent Hastanesi'ndeydi… Basit bir bel rahatsızlığı giderek büyümüş, kaburgası kırık, güçlükle konuşan bir Başbakan durumuna düşmüştü Ecevit… 28 Mayıs 2002'de hastaneden taburcu olduğunda artık eskisi gibi yürüyemiyor ve konuşamıyordu… Bülent Ecevit Başbakanlık koltuğunu tüm ısrarlara karşın bırakmadı bu süreçte… Sağlığının ona yapamadığını 3 Kasım 2002 seçimleri yapmıştı… Birinci parti olarak seçime giren DSP, korkunç bir erimeyle yüzde bire düşmüştü… Ecevit için siyasette yolun sonuydu… Onun DSP'ye ve siyasete vedası ilk kurultayda, duygusal bir ortamda gerçekleşti… Karaoğlan artık Oran'daki evine çekilmişti… Bazen bir bilen olarak sahneye çıkıyor, hakkında yazılan kitaplar ve yazdığı makalelerle sesini duyuruyordu…18 Mayıs 2006'da son olarak, Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in cenazesinde görüntüledi kameralar onu… Bitkin ve yorgundu… Buna üzüntü de eklenmişti… Akşam saatlerinde fenalaştı… Son kez hastane yolu göründü.... Bülent Ecevit beyin kanaması geçirmişti… Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ndeki son çabalar onu hayata döndüremedi… Karaoğlan artık yoktu… --------------------------------------------- Türkiye Karaoğlan’ını kaybetti. 18 Mayıs’ta geçirdiği beyin kanamasının ardından, Ankara’da, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’ne kaldırılan eski Başbakan bülent Ecevit, 172’nci gündü, yaşama veda etti. Ecevit’in ölümü ilk olarak, doktoru Mücahit Pehlivan tarafından basına duyuruldu. Hastaneden yapılan açıklamada ise, Ecevit’in ölümü, “18 Mayıs 2006 tarihinden bu yana GATA Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanlığı Yoğun Bakım Ünitesinde takip ve tedavisi yapılan Sayın Bülent Ecevit'in stabil seyreden solunum ve dolaşım fonksiyonları son bir haftadır giderek bozulmuş ve uygulanan tedavilere yanıt alınamamıştır. Sayın bülent Ecevit, 5 Kasım günü saat 22.40’ta dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu vefat etmiştir. Türk milletinin başı sağolsun” cümleleriyle ifade edildi. Ecevit'in vefat haberini alan partililer Hastane önünde toplanırlarken, hastane önünde oldukça duygusal anlar yaşandı. Ecevit’in sevenlerinin çoğu gözyaşlarını tutamazken, bazılarının bayıldığı ve tedavi altına alındığı gözlendi. Ecevit’in ölüm haberinin duyulmasının ardından yazılı bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Ecevit’in yaşamını yitirmesinden büyük üzüntü duyduğunu ifade ederek, “Türk Ulusu, Bülent Ecevit'in ülkemize yaptığı hizmetleri, her zaman saygıyla anımsayacaktır” görüşüne yer verdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da yaptığı yazılı açıklamada, Türk siyasetinin önemli bir şahsiyetini kaybettiğini vurgulayarak, Kendisini rahmetle anıyor, hayat arkadaşı Rahşan Hanım'a ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum” dedi. Erdoğan'ın DSP Genel Başkanı Zeki Sezer'i de telefonla arayarak baş sağlığı dileklerini ilettiği öğrenildi. --------------------------------------------- GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM Ecevit yeniden genel başkan 30 Nisan 2001 Hür Gerilimli geçen DSP 5. Olağan Kurultayı'nda 963 delegenin oyunu alan Bülent Ecevit, yeniden Genel Başkanlığa getirildi. Ecevit'in karşısında yarışan Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt ise 86 oy aldı. Parti Meclisi ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerinin de belirlendiği Kurultay'da 1084 delege oy kullandı. Oylardan 1049’u geçerli, 35’i ise geçersiz sayıldı. Sonuçların açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit, delegelere teşekkür etti. Başbakan Bülent Ecevit'in "O sizi hiç aldatmadı" sloganını ön plana çıkardığı Kurultay'da, diğer başkan adayı Sema Pişkinsüt ise "Kapıkulu değil, demokratız" sloganını kullandı. Delegelerin, 'Hain dışarı' sloganları attığı Pişkinsüt, oy kullanmadan salondan ayrılırken, üçüncü aday Ertan Kutlucan'ın adaylığı ise parti üyesi olmadığı için kabul edilmedi. Kutlucan'ın salona da giremediği öğrenildi. Oylama sonuçlarının açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit bir teşekkür konuşması yaptı. Kurultay delegelerinin kendisine DSP Genel Başkanlığı onurunu bir kez daha yaşattıklarını belirten Ecevit, konuşmasında şunları söyledi: "Bazı kimseler, bazı yazarlar DSP’de örgüt olmadığını söylediler, yazdılar. Bu kurultayda bir kez daha DSP örgütünün ne kadar tutarlı bir örgüt olduğu görüldü. Aslında bizim örgütümüzü kıskananlar olduğuna inanıyorum." HAKKINDA YAZILANLAR Teyze ile Prenses, Mahmut Çetin, Araştırmacı-yazar Mahmut Çetin’in yazdığı Teyze ile Prenses kitabı Biyografi Net Yayınları tarafından neşredildi. Daha önce Boğaz’daki Aşiret, X İlişkiler, Perinçek ve Aydınlık Hareketi ve Kart Kurt Sesleri gibi eserlere imza atan Mahmut Çetin, son kitabı Teyze ile Prenses’i eğlenceli bir eser olarak sunuyor. Kitapta Sultan Vahdettin ile Bülent Ecevit’in, Rahşan Ecevit’le Atatürk’ün sosyal doku beraberliğine şahit oluyoruz. Doğrudan bir akrabalık ilişkisi olmasa da birbirine zıt kişilikler olarak düşündüğümüz bu ünlülerin birbiriyle dolaylı şekilde irtibatı okuyucuya hoşça vakit geçirtecek gibi görünüyor. Kitaptaki olaylar, Sultan Vahdettin’in kızı Prenses Ulviye ile Bülent Ecevit’in teyzesi Ferhande Okday etrafında gelişiyor. Teyze ile Prenses bağlantı örgüsü Teyze; Bülent Ecevit’in annesi Nazlı Ecevit’in büyük teyzesi Ferhande Okday. Prenses; Sultan Vahdettin’in kızı Prenses Ulviye. * Son sadrazam Tevfik Paşa’nın oğlu İsmail Hakkı Okday’ın birinci eşi Prenses Ulviye, ikinci eşi Nazlı Ecevit’in annesinin teyzesi Ferhande Hanım. Yani Bülent Ecevit; Sultan Vahdettin’in üvey kuzeni. * Refik Halid Karay, Bülent Ecevit, Engin Noyan… Üç farklı kuşaktan üç meşhur insan. Bu üç kişinin bağlantıları şöyle: Engin Noyan’ın annesinin dedesi Niyazi Halid, Refik Halid’in ağabeyi. Refik Halid’in teyzesi İsmet Hanım, Bülent Ecevit’in babaannesi. * Rahşan Ecevit ile Aydın Boysan kuzen. Boysan Ailesi’nden Mecdi Boysan, Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Atadan’ın kocası. * İsmail Hakkı Okday’ın kardeşi Şefik Okday’ın torunu Aylin Okday, Alp Yalman’ın yeğeni Ahmet Yalman’la evlenir. * İsmail Hakkı Okday’dan boşanan (Sultan Vahdettin’in kızı) Prenses Ulviye, Ali Haydar Germiyanoğlu ile ikinci evliliğini yapar. * Ali Haydar Germiyanoğlu’nun ikiz kardeşi Celalettin Germiyanoğlu’dur. Manken Billur Kalkavan, Celalettin Germiyanoğlu’nun torunu. Bizim Alkibiades (Ecevit) Ahmet Kabaklı Toker Yayınları / Tez Kitapları Dizisi Bu kitap, yakın tarihimizde bir şahsın gündelik olaylar içinde, karakter romanıdır. Siyasi koşuda bir ihtirasın kah kendi sözleriyle kah bizim kalemimizle ya da vakaları konuşturan tahlilidir. Bir büyük partimizden hız alarak hiç bir kültüre ve inanca yerleşememiş bir kişi... Tesadüfün ve zorlamanın genel sekreter, genel başkan, Başbakan, ana muhalefet lideri yaptığı kişi... Ecevit'ten Ecevit'e... (1977-1987 Yılları Arasında Sosyal Demokratların Çöküşünü Belgeleyen Anılar) Engin Ünsal İnkılap Kitabevi / Türk Yazarlarda Roman Anı Hikaye Dizisi Askeri darbeler sonrasında kurulacak sivil toplum düzeninde solun iktidar olma olasılığını siyaset bilimi çok ciddi bir veri olarak kabul eder. Türkiye 12 Eylül sonrasında bu şansı yakalamıştı. Sosyal demokratların akıl almaz yanlışları ve bağışlanmaz tutarsızlıkları sonunda bu tarihi fırsat kaçırıldı. Engin Ünsal 12 Eylül öncesinde CHP içinde ve 12 Eylül sonrasında sosyal demokratlar arasındaki politikayı bütün sıcaklığı ile yaşadı. Bu günlüğü yaşadığı çaresizliği belgelemek için tuttu. 1977-1987 yılları arasında yaşadıkça yazdığı olaylar, sosyal demokratların acıklı serüveninin / belgeseli niteliğindedir. Sosyal demokratların tarihten ders almayı bilselerdi bugün çok daha başka bir Türkiye'nin yurttaşları olarak yaşıyor olacaktık. Bugün yaşadıklarımızdan ve ileride yaşayacağımız tüm olumsuzluklardan neden sosyal demokratların sorumlu olduğunun yanıtını bu günlükte bulacaksınız. İnkilap Kitabevi bu kitabın sadece dağıtımından sorumludur. Kitabın yayınlanmasından doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluk kitabın yazarına aittir. ABD’YE IRAK MESAJI Ecevit, ABD Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede "Irak’a ambargo yüzünden 35 milyar dolar zarar ettik. Türkiye’ye danışmadan karar almayın" dedi.. FİKRET BİLA Milliyet 5 Haziran 2001 Başbakan Ecevit, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld’i kabulünde, Başkan Bush ve Washington’a önemli mesajlar gönderdi. Ecevit, özellikle Bağdat’la ilişkiler ve Kuzey Irak’taki gelişmelerle ilgili olarak Türkiye’nin değerlendirmesini aktardı. ABD’li bakana, "Kuzey Irak’la ilgili olarak Türkiye’ye danışmadan karar almayın" dedi. Ecevit, görüşme sonrasında sorularımıza verdiği yanıtlarda şu değerlendirmeleri yaptı: Bakan’la görüşmemiz verimli geçti. Kendisiyle başlıca Bağdat’la ilişkiler, Kuzey Irak’taki gelişmeler, Irak’ın petrol ihracatıyla ilgili olarak aldığı karar, Ortadoğu’daki gelişmeler, savunma projelerimizle ilgili kararlar konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca Rumsfeld, ekonomik programımızla attığımız adımları olumlu buldu. ABD’li bakana Irak konusunda Körfez Savaşı’ndan bu yana Türkiye’nin en fazla zarar gören ülke olduğunu anımsattım. Zararımızın 35 milyar dolar olduğunu belirttim. Bölge politikasıyla ilgili olarak ABD’nin ve Türkiye’nin etkin iki ülke olarak daha yakın çalışmaları gerektiğini vurguladım. Güvenlik Konseyi’nde geliştirilen planların, ABD’nin uyguladığı politikaların sonuç vermediğini, bölgede en fazla etkilenen ve ilişkileri en gelişkin olan ülke olarak Türkiye’nin devrede olması gerektiğini ifade ettim. ABD’nin bu nedenle Türkiye’ye danışmasının yararları üzerinde durdum. Türkiye’nin görüşü alınmadan, Türkiye’ye danışılmadan karar alınmaması gerektiğini ifade ettim. Irak’ın petrol ihracı konusundaki son kararından, en fazla Türkiye’nin ve uygulanan ekonomik programın olumsuz etkileyebileceği üzerinde durdum. Ayrıca, Bağdat’la temas içinde çözümler üretilmesinin yararını vurguladım." Ecevit, İsrail ve Filistin arasında görüşme ortamının bir an önce sağlanması gerektiğini ilettiğini belirtti. Başbakan, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: "AGSK konusunda yapılan toplantıda bazı ilerlemeler kaydedildi. Ancak, Türkiye’nin bunlarla yetinmesi mümkün değildir. Bakana, bunu da ilettim. Türkiye’nin böyle bir oluşumun dışında tutulması kabul edilebilir bir durum değildir." Ecevit, Rumsfeld’in bu yaklaşımları olumlu karşıladığını kaydetti. GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 5 HAZIRAN 2001 ABD'ye Irak Şoku ABD artık ‘umut’ vermiyor! BARÇIN YİNANÇ Ankara Milliyet 5 Haziran 2001 Ankara’ya yarım günlük ziyarette bulunan ABD Savunma Bakanı, Türkiye’nin sıkıntılarını anladığını söyledi, ancak destek vaadinde bulunmadı ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, yarım günlük ziyaretinde Türkiye’nin Irak’la ilişkilerini ölçülü götürmesi mesajını verirken, Ankara da Irak’a yönelik yeni yaptırımlar rejiminin komşu ülkelerin zararını artırmamasını istedi. Ankara’nın Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası’yla ilgili endişelerini ilettiği Rumsfeld, Türkiye’nin sıkıntılarını anladığını belirtmekle beraber, destek vaadinde bulunmadı. Rumsfeld’in temasları sırasında masaya yatırılan üç konu şöyle: AGSK: Ankara’nın taleplerinin karşılanmamasının sadece Avrupa güvenlik mimarisi açısından değil, Türkiye’nin ulusal güvenliği bakımından da onarılmaz zafiyetler yaratacağı vurgulandı. Rumsfeld, Türkiye’nin anlaşılabilir endişeleri bulunduğunu söylerken, güçlü bir destek vaadinde bulunmadı. Irak: Rumsfeld, Ankara’nın Bağdat’la ticari ve siyasi ilişkilerini ölçülü tutması mesajını verdi. Ankara ise akıllı yaptırımların zaten ambargodan büyük zarar gören komşu ülkeleri endişelendirdiğini vurguladı. Füze Savunma Sistemi: Rumsfeld, kitle imha ve nükleer silahların kontrol mekanizması zayıf ülkelerin eline geçtiğini söyledi. Türkiye’den taleplerinin ne olduğunun sorulması üzerine Rumsfeld, yeni savunma sisteminin hangi altyapıya oturacağının belli olmadığınndan dolayı herhangi bir konuşlandırma yapmadıklarını söyledi. Genelkurmay dikkat çekti ABD Savunma Bakanı’nın Ankara’daki temaslarının öncelikli konularından birini oluşturan Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası’yla (AGSP) ilgili en ciddi uyarı, Genelkurmay Başkanlığı’ndan geldi. Genelkurmay, Türk tarafının temel görüşlerinden olumsuz sapmaların Türkiye’nin ulusal güvenliğinde onarılmaz zafiyetler yaratacağını bildirdi. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın Rumsfeld’le görüşmesinde, daha önce yapılmamış bir uygulamaya geçilerek, Beyaz Saray’daki gibi basına bir bilgi notu dağıtıldı. | |
|
| | #7 (mesaj-linki) |
Cvp: Bülent Ecevit ![]() Ecevit: Mavi gömlek, siyah kasket, ilkeli siyaset ve zarafet Karaoğlan derin uykuya dalarken Ecevit uyutulurken biz, bir zamanların mahşeri kalabalıklarından artakalan bir avuç adam dışarıda, her daim bizi gaflet uykularından uyandıran adamın, derin uykusundan uyanmasını bekliyorduk, dualarla... Perşembe gecesi... Saat 01.00... Ankara Keçiören'de Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) hastanesi önü... Hemen karşıdaki sokakta televizyonların naklen yayın araçları kurulu... Hastane girişinde birkaç araba... Ve bir avuç adam... Tanıdıklarım: Ecevit'in en yakınında olmuş iki gazeteci: Fikret Bila ve Mehmet Çetingüleç... Partinin basın danışmanı Süleyman Yağız... Ve onun kabinesinde bakanlık yapmış Yaşar Okuyan... Az sonra TRT'deki kameramanlık günlerinden tanıştığımız DSP'nin eski milletvekili Mustafa Vural ağlayarak geliyor. Eşinin telkinlerine rağmen gözyaşlarına hakim olamıyor. 1.15'te Sağlık Bakanı Recep Akdağ hastaneden çıkıyor. Ecevit'in beyin ölümünün gerçekleştiği, yaşam destek ünitesine bağlandığı haberi geliyor. Az sonra DSP Genel Başkanı Zeki Sezer bunu yalanlıyor. Son yıllarda her fotoğraf karesinde Ecevit'lerin başucunda görünen yakın koruması Recai Birgül'ü arıyorum: "Evet, beyefendinin durumu ağır" derken ağlamaya başlıyor o da... "Karaoğlan" efsanesini yaratan yüzbinlerden artakalan bir avuç adam, geceyarısı efsanenin son durağında içerden haber bekliyor. Üç cümlelik açıklama 18 Mayıs günü Ankaralıların Danıştay saldırısını protesto için Anıtkabir'e yürüdükleri saatlerde tepkisini bir basın açıklamasına döktü Ecevit... Yayın organlarına gönderilen açıklamada "Bülent Ecevit'in demeci" deniliyordu. Partisi yoktu artık; o, sadece bir isimdi. "Hükümet derhal çekilmelidir" başlıklı demeç üç cümleden ibaretti: "Laik demokratik cumhuriyete karşı Ankara'da göz göre göre işlenen korkunç cinayetten başbakan da sorumludur ve başında bulunduğu hükümet de sorumludur. Bu hükümet artık görevde kalamaz. Halkın yüzüne bakamaz." Bu kadar! Ecevit açıklamalarında alışkın olmadığımız bir cümle aksaklığı ama hep alışkın olduğumuz sorumluluk, kararlılık ve duyarlılık... Bir intihar girişimi Bu açıklamayla yetinmedi. Cenazeye gitmek istiyordu. Rahşan hanım bunu yapmaması gerektiğini söyledi. Hava sıcaktı. Cenazede bir izdiham olacağı belliydi. Bu halde gitmemeliydi. Diretti Ecevit... Böyle bir günü evde televizyondan izleyemezdi: "Aynı fikir doğrultusunda olduğumuz bir değerli insanı son yolculuğunda yalnız bırakmak istemem. O yüzden cenazesine katılacağım" dedi. Gri gömleğini giydi, kravatını ve ünlü "Ecevit kasketi"ni taktı. Ve cenazeye geldi. Bu, 81 yaşında, sağlık sorunlarıyla boğuşan bir insan için intihar demekti. Cenazede uzaktan görebildiğim kadarıyla gerçekten çok kötü durumdaydı. Kalabalığı yararak zar zor ilerledi, cami avlusunda, musalla taşı başında sıcakta uzun süre bekledi. Üzüntünün de eklenmesiyle yanındakileri tanıyamayacak hale gelmişti. Yanına gelen Devlet Bahçeli'yi hatırlamakta zorlandı. Gözlerinin içi bembeyazdı. Düşüyordu Tören bittiğinde omuzları hepten çökmüş, bacaklarını sürüyemez hale gelmişti. Artık ayakta duracak hali kalmamıştı. İki koruması iki koluna girdiler. Bir ara sendeledi, dizi yere değdi. Kaldırdılar. Kocatepe Camii avlusunu dolduranlar onu hararetle alkışlıyor, "Helal olsun" diye bağırıyordu. Yaşlıca bir adam sırtını sıvazladı, omzunu öptü. Bir başkası uzanıp omzundaki saç telini aldı. O ise bir an önce çıkışa ulaşmaya çalışıyordu. Arabaya zor bindi. "Derin uyku" Eve geldiğinde bitkindi. Dinlenmeye çekildi. İki saat sonra fenalaştı. Recai Birgül özel doktoru Mücahit Pehlivan'ı aradı. Pehlivan hemen gelip ilk müdahaleyi yaptı. Bilinci kapalıydı. Ambulansla hastaneye, acil servise götürdüler. Ankara hâlâ Danıştay saldırısının şokundaydı. Ecevit yoğun bakım ünitesine alındı. Beyin tomografisi çekildi. Beyin kanaması geçirdiği saptandı. Sağ yanına felç inmişti. 22.30'da bir operasyon yapıldı. Dört saat sürdü. Beyindeki kanama durduruldu. Sonra uyutuldu. 80 yıllık bir ömrün ve yarım asrı aşan, seçimler, zaferler, darbeler, hapisler, yenilgiler, zirvelerle dolu bir siyasi koşunun ardından gelen "derin uyku"ydu bu. Ve biz, bir zamanların mahşeri kalabalıklarından artakalan bir avuç adam dışarıda, her daim bizi gaflet uykularından uyandıran adamın, derin uykusundan uyanmasını bekliyorduk, dualarla... Bülent Ecevit'in çevirisiyle son uyku "Uyandırmayın, yalvarırım!" Ecevit, Hint edebiyatına tutkundu. Özellikle de Rabindranath Tagore'a hayrandı. Onun "Gitanjali"sini henüz 16 yaşındayken çevirmişti. Tagore'un Tanrı'ya ve ölüme dair dizelerini her daim yaşam felsefesi bellemişti. İşte onun kaleminden bir bölüm: "Gece onu boş yere beklemekle hemen hemen sona erdi. Sabaha karşı yorgun bir halde uykuya dalmışken, birdenbire kapıma gelmesinden korkuyorum. Ey dostlar, Yolu ona açık bırakın, ona engel olmayın. Şayet onun ayak sesleri uyandırmazsa beni kaldırmaya uğraşmayın, yalvarırım. Sabah aydınlığının bayramında kuşların gürültülü korosuyla, rüzgarın başkaldırışıyla uyandırılmak istemiyorum. Hatta kapıma ansızın Tanrım bile gelse rahatsız edilmeden uyuyayım. Ah benim uykum, Sona ermek için yalnız onun dokunuşunu bekleyen değerli uykum... Ah benim kapalı gözlerim, uyku karanlığından meydana gelmiş bir rüya gibi gülümseyerek önümde dururken yalnız onun gülümseme ışığına açılacak olan kapalı gözlerim... O bana bütün ışıkların ve şekillerin ilki halinde görünsün. Uyanan ruhuma neşenin ilk titreyişi onun nazarlarından gelsin. Ve benim kendime dönüşüm, doğrudan doğruya ona dönüşüm olsun." | |
|
![]() |
| En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| billur kalkavan ayak, ecevitin hayatı, gazeteci fikret ertan biyografi, hava savunma füzeleri projelerimizde son durum, rahşan ecevitin kocasının olumune yazdıgı sıır, recai birgül kimdir, |
| Konu Araçları | |
Bülent Ecevit (Bülent Ecevit Kimdir? - Bülent Ecevit Hakkında) Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Manga (Manga Kimdir? - Manga Hakkında) | ThinkerBeLL | Türkçe Rock | 13 | 1 Gün Önce 18:43 |
| Medya Haber | NoRanynn | Güncel Konular | 895 | 1 Hafta Önce 16:19 |
| Bülent Ortaçgil (Bülent Ortaçgil Kimdir? - Bülent Ortaçgil Hakkında) | ThinkerBeLL | Müzik tr | 4 | 4 Hafta Önce 20:42 |
| William Shakespeare (William Shakespeare Kimdir? - William Shakespeare Hakkında) | ThinkerBeLL | Edebiyat ww | 1 | 02-02-2008 14:25 |
| Galois (Galois Kimdir? - Galois Hakkında) | NoRanynn | Bilim ww | 1 | 25-11-2007 16:28 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||