| | #1 (mesaj-linki) |
![]() Bülent Ecevit d:1925 ö: Her An ![]() Bülent Ecevit İSTANBUL - 1925, Fahrettin, Nazlı - Robert Kolej - İngilizce - Gazeteci - XI, I inci Dönem Ankara, II, III, IV, V, XIX uncu Dönem Zonguldak, XX nci Dönem İstanbul Milletvekili - Temsilciler Meclisi Üyesi - Cumhuriyet Halk Partisi Eski Genel Başkanı, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı - Çalışma, Devlet Eski Bakanı ve Başbakan Eski Yardımcısı, Başbakan - Evli. GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM Ecevit yeniden genel başkan 30 Nisan 2001 Hür Gerilimli geçen DSP 5. Olağan Kurultayı^nda 963 delegenin oyunu alan Bülent Ecevit, yeniden Genel Başkanlığa getirildi. Ecevit^in karşısında yarışan Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt ise 86 oy aldı. Parti Meclisi ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerinin de belirlendiği Kurultay^da 1084 delege oy kullandı. Oylardan 1049�u geçerli, 35�i ise geçersiz sayıldı. Sonuçların açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit, delegelere teşekkür etti. Başbakan Bülent Ecevit^in "O sizi hiç aldatmadı" sloganını ön plana çıkardığı Kurultay^da, diğer başkan adayı Sema Pişkinsüt ise "Kapıkulu değil, demokratız" sloganını kullandı. Delegelerin, ^Hain dışarı^ sloganları attığı Pişkinsüt, oy kullanmadan salondan ayrılırken, üçüncü aday Ertan Kutlucan^ın adaylığı ise parti üyesi olmadığı için kabul edilmedi. Kutlucan^ın salona da giremediği öğrenildi. Oylama sonuçlarının açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit bir teşekkür konuşması yaptı. Kurultay delegelerinin kendisine DSP Genel Başkanlığı onurunu bir kez daha yaşattıklarını belirten Ecevit, konuşmasında şunları söyledi: "Bazı kimseler, bazı yazarlar DSP�de örgüt olmadığını söylediler, yazdılar. Bu kurultayda bir kez daha DSP örgütünün ne kadar tutarlı bir örgüt olduğu görüldü. Aslında bizim örgütümüzü kıskananlar olduğuna inanıyorum." HAKKINDA YAZILANLAR Teyze ile Prenses, Mahmut Çetin, Araştırmacı-yazar Mahmut Çetin�in yazdığı Teyze ile Prenses kitabı Biyografi Net Yayınları tarafından neşredildi. Daha önce Boğaz�daki Aşiret, X İlişkiler, Perinçek ve Aydınlık Hareketi ve Kart Kurt Sesleri gibi eserlere imza atan Mahmut Çetin, son kitabı Teyze ile Prenses�i eğlenceli bir eser olarak sunuyor. Kitapta Sultan Vahdettin ile Bülent Ecevit�in, Rahşan Ecevit�le Atatürk�ün sosyal doku beraberliğine şahit oluyoruz. Doğrudan bir akrabalık ilişkisi olmasa da birbirine zıt kişilikler olarak düşündüğümüz bu ünlülerin birbiriyle dolaylı şekilde irtibatı okuyucuya hoşça vakit geçirtecek gibi görünüyor. Kitaptaki olaylar, Sultan Vahdettin�in kızı Prenses Ulviye ile Bülent Ecevit�in teyzesi Ferhande Okday etrafında gelişiyor. Teyze ile Prenses bağlantı örgüsü Teyze; Bülent Ecevit�in annesi Nazlı Ecevit�in büyük teyzesi Ferhande Okday. Prenses; Sultan Vahdettin�in kızı Prenses Ulviye. * Son sadrazam Tevfik Paşa�nın oğlu İsmail Hakkı Okday�ın birinci eşi Prenses Ulviye, ikinci eşi Nazlı Ecevit�in annesinin teyzesi Ferhande Hanım. Yani Bülent Ecevit; Sultan Vahdettin�in üvey kuzeni. * Refik Halid Karay, Bülent Ecevit, Engin Noyan� Üç farklı kuşaktan üç meşhur insan. Bu üç kişinin bağlantıları şöyle: Engin Noyan�ın annesinin dedesi Niyazi Halid, Refik Halid�in ağabeyi. Refik Halid�in teyzesi İsmet Hanım, Bülent Ecevit�in babaannesi. * Rahşan Ecevit ile Aydın Boysan kuzen. Boysan Ailesi�nden Mecdi Boysan, Atatürk�ün kız kardeşi Makbule Atadan�ın kocası. * İsmail Hakkı Okday�ın kardeşi Şefik Okday�ın torunu Aylin Okday, Alp Yalman�ın yeğeni Ahmet Yalman�la evlenir. * İsmail Hakkı Okday�dan boşanan (Sultan Vahdettin�in kızı) Prenses Ulviye, Ali Haydar Germiyanoğlu ile ikinci evliliğini yapar. * Ali Haydar Germiyanoğlu�nun ikiz kardeşi Celalettin Germiyanoğlu�dur. Manken Billur Kalkavan, Celalettin Germiyanoğlu�nun torunu. Bizim Alkibiades (Ecevit) Ahmet Kabaklı Toker Yayınları / Tez Kitapları Dizisi Bu kitap, yakın tarihimizde bir şahsın gündelik olaylar içinde, karakter romanıdır. Siyasi koşuda bir ihtirasın kah kendi sözleriyle kah bizim kalemimizle ya da vakaları konuşturan tahlilidir. Bir büyük partimizden hız alarak hiç bir kültüre ve inanca yerleşememiş bir kişi... Tesadüfün ve zorlamanın genel sekreter, genel başkan, Başbakan, ana muhalefet lideri yaptığı kişi... Ecevit^ten Ecevit^e... (1977-1987 Yılları Arasında Sosyal Demokratların Çöküşünü Belgeleyen Anılar) Engin Ünsal İnkılap Kitabevi / Türk Yazarlarda Roman Anı Hikaye Dizisi Askeri darbeler sonrasında kurulacak sivil toplum düzeninde solun iktidar olma olasılığını siyaset bilimi çok ciddi bir veri olarak kabul eder. Türkiye 12 Eylül sonrasında bu şansı yakalamıştı. Sosyal demokratların akıl almaz yanlışları ve bağışlanmaz tutarsızlıkları sonunda bu tarihi fırsat kaçırıldı. Engin Ünsal 12 Eylül öncesinde CHP içinde ve 12 Eylül sonrasında sosyal demokratlar arasındaki politikayı bütün sıcaklığı ile yaşadı. Bu günlüğü yaşadığı çaresizliği belgelemek için tuttu. 1977-1987 yılları arasında yaşadıkça yazdığı olaylar, sosyal demokratların acıklı serüveninin / belgeseli niteliğindedir. Sosyal demokratların tarihten ders almayı bilselerdi bugün çok daha başka bir Türkiye^nin yurttaşları olarak yaşıyor olacaktık. Bugün yaşadıklarımızdan ve ileride yaşayacağımız tüm olumsuzluklardan neden sosyal demokratların sorumlu olduğunun yanıtını bu günlükte bulacaksınız. İnkilap Kitabevi bu kitabın sadece dağıtımından sorumludur. Kitabın yayınlanmasından doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluk kitabın yazarına aittir. ABD�YE IRAK MESAJI Ecevit, ABD Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede "Irak�a ambargo yüzünden 35 milyar dolar zarar ettik. Türkiye�ye danışmadan karar almayın" dedi.. FİKRET BİLA Milliyet 5 Haziran 2001 Başbakan Ecevit, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld�i kabulünde, Başkan Bush ve Washington�a önemli mesajlar gönderdi. Ecevit, özellikle Bağdat�la ilişkiler ve Kuzey Irak�taki gelişmelerle ilgili olarak Türkiye�nin değerlendirmesini aktardı. ABD�li bakana, "Kuzey Irak�la ilgili olarak Türkiye�ye danışmadan karar almayın" dedi. Ecevit, görüşme sonrasında sorularımıza verdiği yanıtlarda şu değerlendirmeleri yaptı: Bakan�la görüşmemiz verimli geçti. Kendisiyle başlıca Bağdat�la ilişkiler, Kuzey Irak�taki gelişmeler, Irak�ın petrol ihracatıyla ilgili olarak aldığı karar, Ortadoğu�daki gelişmeler, savunma projelerimizle ilgili kararlar konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca Rumsfeld, ekonomik programımızla attığımız adımları olumlu buldu. ABD�li bakana Irak konusunda Körfez Savaşı�ndan bu yana Türkiye�nin en fazla zarar gören ülke olduğunu anımsattım. Zararımızın 35 milyar dolar olduğunu belirttim. Bölge politikasıyla ilgili olarak ABD�nin ve Türkiye�nin etkin iki ülke olarak daha yakın çalışmaları gerektiğini vurguladım. Güvenlik Konseyi�nde geliştirilen planların, ABD�nin uyguladığı politikaların sonuç vermediğini, bölgede en fazla etkilenen ve ilişkileri en gelişkin olan ülke olarak Türkiye�nin devrede olması gerektiğini ifade ettim. ABD�nin bu nedenle Türkiye�ye danışmasının yararları üzerinde durdum. Türkiye�nin görüşü alınmadan, Türkiye�ye danışılmadan karar alınmaması gerektiğini ifade ettim. Irak�ın petrol ihracı konusundaki son kararından, en fazla Türkiye�nin ve uygulanan ekonomik programın olumsuz etkileyebileceği üzerinde durdum. Ayrıca, Bağdat�la temas içinde çözümler üretilmesinin yararını vurguladım." Ecevit, İsrail ve Filistin arasında görüşme ortamının bir an önce sağlanması gerektiğini ilettiğini belirtti. Başbakan, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: "AGSK konusunda yapılan toplantıda bazı ilerlemeler kaydedildi. Ancak, Türkiye�nin bunlarla yetinmesi mümkün değildir. Bakana, bunu da ilettim. Türkiye�nin böyle bir oluşumun dışında tutulması kabul edilebilir bir durum değildir." Ecevit, Rumsfeld�in bu yaklaşımları olumlu karşıladığını kaydetti. GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 5 HAZIRAN 2001 ABD^ye Irak Şoku ABD artık �umut� vermiyor! BARÇIN YİNANÇ Ankara Milliyet 5 Haziran 2001 Ankara�ya yarım günlük ziyarette bulunan ABD Savunma Bakanı, Türkiye�nin sıkıntılarını anladığını söyledi, ancak destek vaadinde bulunmadı ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, yarım günlük ziyaretinde Türkiye�nin Irak�la ilişkilerini ölçülü götürmesi mesajını verirken, Ankara da Irak�a yönelik yeni yaptırımlar rejiminin komşu ülkelerin zararını artırmamasını istedi. Ankara�nın Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası�yla ilgili endişelerini ilettiği Rumsfeld, Türkiye�nin sıkıntılarını anladığını belirtmekle beraber, destek vaadinde bulunmadı. Rumsfeld�in temasları sırasında masaya yatırılan üç konu şöyle: AGSK: Ankara�nın taleplerinin karşılanmamasının sadece Avrupa güvenlik mimarisi açısından değil, Türkiye�nin ulusal güvenliği bakımından da onarılmaz zafiyetler yaratacağı vurgulandı. Rumsfeld, Türkiye�nin anlaşılabilir endişeleri bulunduğunu söylerken, güçlü bir destek vaadinde bulunmadı. Irak: Rumsfeld, Ankara�nın Bağdat�la ticari ve siyasi ilişkilerini ölçülü tutması mesajını verdi. Ankara ise akıllı yaptırımların zaten ambargodan büyük zarar gören komşu ülkeleri endişelendirdiğini vurguladı. Füze Savunma Sistemi: Rumsfeld, kitle imha ve nükleer silahların kontrol mekanizması zayıf ülkelerin eline geçtiğini söyledi. Türkiye�den taleplerinin ne olduğunun sorulması üzerine Rumsfeld, yeni savunma sisteminin hangi altyapıya oturacağının belli olmadığınndan dolayı herhangi bir konuşlandırma yapmadıklarını söyledi. Genelkurmay dikkat çekti ABD Savunma Bakanı�nın Ankara�daki temaslarının öncelikli konularından birini oluşturan Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası�yla (AGSP) ilgili en ciddi uyarı, Genelkurmay Başkanlığı�ndan geldi. Genelkurmay, Türk tarafının temel görüşlerinden olumsuz sapmaların Türkiye�nin ulusal güvenliğinde onarılmaz zafiyetler yaratacağını bildirdi. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt�ın Rumsfeld�le görüşmesinde, daha önce yapılmamış bir uygulamaya geçilerek, Beyaz Saray�daki gibi basına bir bilgi notu dağıtıldı. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) |
Cvp: Bülent Ecevit Yaşam mücadelesi 172 gün sürdü GATA'dan yapılan açıklamada, Bülent Ecevit'in 5 Kasım 2006 günü saat 22.40'da dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu vefat ettiği belirtildi. Geçirdiği beyin kanaması sonucu kaldırıldığı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde (GATA) tedavi altına alınan eski Başbakan Bülent Ecevit'in yaşam mücadelesi 172 gün sürdü. Danıştay'a düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in Kocatepe Camii'nde düzenlenen cenaze törenine katıldıktan sonra rahatsızlanarak 18 Mayıs'ta GATA'ya kaldırılan Ecevit, yapılan ameliyatın ardından Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanlığı Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altında tutuldu. Hastaneden yapılan ilk açıklamalarda, Ecevit'in hipertansiyon atağı sonucunda konuşma bozukluğu ve sağ kol, bacakta güçsüzlük şikayetiyle hastanenin acil servisine getirildiği ve solunum cihazına bağlandığı beynin sol tarafında saptanan kanama sonucu Beyin Cerrahisi Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri tarafından ameliyata alındığı kaydedilmişti. Tedavi altında bulunduğu süre içinde DSP'lilerin yalnız bırakmadığı Ecevit için, 28 Mayıs'ta 82. yaş günü dolayısıyla hastane önünde doğum günü kutlaması düzenlenmişti. Doğum günü kutlaması için çeşitli illerden otobüslerle Ankara'ya gelen partililer, ellerinde DSP bayraklarıyla GATA önünde toplanmış ve üzerinde, ''el ele büyüteceğiz sevgini, şifa dileklerimizle'' yazılı pastayı Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer birlikte kesmişti. Kutlama sırasında, biri KKTC'den getirilen 82 beyaz güvercin gökyüzüne bırakılmıştı.Rahşan Ecevit, pastanın kesilmesinin ardından, "Bugün yüzümüz gülüyor. Düne göre daha iyi. Düşündüğümüzden çok daha çabuk iyi olacak gibi. Doktorlar 'milim milim de olsa iyiye gidiyor' dediler" diye konuşmuştu. GATA'dan 30 Haziran tarihinde yapılan açıklamada da, Ecevit'in kalp, dolaşım ve böbrek fonksiyonları ile infeksiyon açısından parametrelerinin normal olduğu, beynindeki kanama ile ödemin ileri derecede azaldığı belirtilmişti. Açıklamada ayrıca, Ecevit'in, göz kırpma ve sol kolda hareketler gibi bazı hareketlerde bulunduğu, beyin fonksiyonlarında kısmi düzelmelerin görüldüğü ancak tanıma, bilinçlilik gibi fonksiyonlarında geri dönmenin tespit edilemediği bildirilmişti. GATA'dan 18 Ekim tarihinde yapılan açıklamada ise, Ecevit'e yapılan son radyolojik kontrolde, beyinde yeni bir değişiklik olmadığı, zaman zaman akciğer enfeksiyonu meydana geldiğinden bununla ilgili tedaviler uygulandığı bildirilmişti. ![]() Bülent Ecevit için GATA önünde açılan ve sayısı yaklaşık 100'e ulaşan defterlere, çeşitli kesimlerden genci, yaşlısı pek çok kişi duygularını aktararak, ''Ecevit'in bir an önce sağlığına kavuşması'' dileğinde bulunmuşlardı.Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde Başbakanlık önünde tankerle protesto eylemi yapan Kazım Gemalmaz da hastane önünde bekleyen partilileri ziyaret ederek, yaptığından pişmanlık duyduğunu söylemişti. Ecevit'in sağlığına kavuşması için gerekirse ve yararlı olacaksa organlarını bağışlamaya hazır olduğunu ifade eden Gemalmaz, hastane önünde Ecevit için açılan deftere de, "Sayın Ecevit, sizlere geçmiş olsun dileklerimi bildirirken siyasi hayatınızda size karşı muhalif olmanın acısını yaşıyorum. Sizden özür diliyorum" diye yazmıştı. Ecevit'i daha önce çardakta bekleyen partililer için, havaların serinlemesiyle birlikte DSP Genel Merkezince GATA önünde baraka oluşturulmuş; masa, sandalye, su sebili, küçük tüp, çaydanlık gibi eşyaların bulunduğu barakada partililer, vardiyalar halinde beklemeye devam etmişti. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) |
Cvp: Bülent Ecevitecevit yani lakabıyla karaoglanın hayatı allah rahmet eylesin Bülent Ecevit İSTANBUL - 1925, Fahrettin, Nazlı - Robert Kolej - İngilizce - Gazeteci - XI, I inci Dönem Ankara, II, III, IV, V, XIX uncu Dönem Zonguldak, XX nci Dönem İstanbul Milletvekili - Temsilciler Meclisi Üyesi - Cumhuriyet Halk Partisi Eski Genel Başkanı, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı - Çalışma, Devlet Eski Bakanı ve Başbakan Eski Yardımcısı, Başbakan - Evli. GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM Ecevit yeniden genel başkan 30 Nisan 2001 Hür Gerilimli geçen DSP 5. Olağan Kurultayı'nda 963 delegenin oyunu alan Bülent Ecevit, yeniden Genel Başkanlığa getirildi. Ecevit'in karşısında yarışan Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt ise 86 oy aldı. Parti Meclisi ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerinin de belirlendiği Kurultay'da 1084 delege oy kullandı. Oylardan 1049’u geçerli, 35’i ise geçersiz sayıldı. Sonuçların açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit, delegelere teşekkür etti. Başbakan Bülent Ecevit'in "O sizi hiç aldatmadı" sloganını ön plana çıkardığı Kurultay'da, diğer başkan adayı Sema Pişkinsüt ise "Kapıkulu değil, demokratız" sloganını kullandı. Delegelerin, 'Hain dışarı' sloganları attığı Pişkinsüt, oy kullanmadan salondan ayrılırken, üçüncü aday Ertan Kutlucan'ın adaylığı ise parti üyesi olmadığı için kabul edilmedi. Kutlucan'ın salona da giremediği öğrenildi. Oylama sonuçlarının açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit bir teşekkür konuşması yaptı. Kurultay delegelerinin kendisine DSP Genel Başkanlığı onurunu bir kez daha yaşattıklarını belirten Ecevit, konuşmasında şunları söyledi: "Bazı kimseler, bazı yazarlar DSP’de örgüt olmadığını söylediler, yazdılar. Bu kurultayda bir kez daha DSP örgütünün ne kadar tutarlı bir örgüt olduğu görüldü. Aslında bizim örgütümüzü kıskananlar olduğuna inanıyorum." HAKKINDA YAZILANLAR 2.Bizim Alkibiades (Ecevit) Ahmet Kabaklı Toker Yayınları / Tez Kitapları Dizisi Bu kitap, yakın tarihimizde bir şahsın gündelik olaylar içinde, karakter romanıdır. Siyasi koşuda bir ihtirasın kah kendi sözleriyle kah bizim kalemimizle ya da vakaları konuşturan tahlilidir. Bir büyük partimizden hız alarak hiç bir kültüre ve inanca yerleşememiş bir kişi... Tesadüfün ve zorlamanın genel sekreter, genel başkan, Başbakan, ana muhalefet lideri yaptığı kişi... 3.Ecevit'ten Ecevit'e... (1977-1987 Yılları Arasında Sosyal Demokratların Çöküşünü Belgeleyen Anılar) Engin Ünsal İnkılap Kitabevi / Türk Yazarlarda Roman Anı Hikaye Dizisi Askeri darbeler sonrasında kurulacak sivil toplum düzeninde solun iktidar olma olasılığını siyaset bilimi çok ciddi bir veri olarak kabul eder. Türkiye 12 Eylül sonrasında bu şansı yakalamıştı. Sosyal demokratların akıl almaz yanlışları ve bağışlanmaz tutarsızlıkları sonunda bu tarihi fırsat kaçırıldı. Engin Ünsal 12 Eylül öncesinde CHP içinde ve 12 Eylül sonrasında sosyal demokratlar arasındaki politikayı bütün sıcaklığı ile yaşadı. Bu günlüğü yaşadığı çaresizliği belgelemek için tuttu. 1977-1987 yılları arasında yaşadıkça yazdığı olaylar, sosyal demokratların acıklı serüveninin / belgeseli niteliğindedir. Sosyal demokratların tarihten ders almayı bilselerdi bugün çok daha başka bir Türkiye'nin yurttaşları olarak yaşıyor olacaktık. Bugün yaşadıklarımızdan ve ileride yaşayacağımız tüm olumsuzluklardan neden sosyal demokratların sorumlu olduğunun yanıtını bu günlükte bulacaksınız. İnkilap Kitabevi bu kitabın sadece dağıtımından sorumludur. Kitabın yayınlanmasından doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluk kitabın yazarına aittir. GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM Jandarmanın tavrı ŞIK Olmadı Milliyet 29 Mayıs 2001 Beyaz Enerji Operasyon’ndaki jandarma tavrını değerlendiren Başbakan, "Ben geçmişte üsluba karşı çıkmıştım. Sayın Yılmaz 'Farketmez’ demişti" şeklinde konuştu AYHAN AYDEMİR Ankara Başbakan Bülent Ecevit, Beyaz Enerji Operasyonu’nda jandarmanın tavrının "şık" olmadığını söyledi. Ecevit, önceki gün Erzurum’dan dönerken, uçakta gazetecilerle yaptığı söyleşide, jandarma tarafından bir kamu kuruluşunun basılmasının kendisini rahatsız edip etmediği sorusuna "Evet, o konuda ben de rahatsızım" yanıtını verdi. Ecevit, "Uyarıda bulunmuyor musunuz?" sorusunu da, "Şimdi bir şey söyleyeyim. Bunun yöntemi soruşturulmak istenen kamu kuruluşuna gidilip evrakların orada incelenmesidir. Alınıp götürülmesi değildir. Bu hiç şık olmadı" diye yanıtladı. Ecevit şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanıyla aramızdaki o meşhur tartışmanın sebebi de buydu. Ama ben olayı büyütmemek için üzerine fazla gitmedim. Bundan dolayı kaybettim. Tartışma nedeni, soruşturmalarda kullanılan üsluptu. Bakın, şimdi nasıl jandarma baskını eleştiriliyor. Ben o zaman da söyledim. Hatta başlangıçta bir kez açıklama yapıp bu durumun şık olmadığını da belirttim." ABD’YE IRAK MESAJI Ecevit, ABD Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede "Irak’a ambargo yüzünden 35 milyar dolar zarar ettik. Türkiye’ye danışmadan karar almayın" dedi.. FİKRET BİLA Milliyet 5 Haziran 2001 Başbakan Ecevit, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld’i kabulünde, Başkan Bush ve Washington’a önemli mesajlar gönderdi. Ecevit, özellikle Bağdat’la ilişkiler ve Kuzey Irak’taki gelişmelerle ilgili olarak Türkiye’nin değerlendirmesini aktardı. ABD’li bakana, "Kuzey Irak’la ilgili olarak Türkiye’ye danışmadan karar almayın" dedi. Ecevit, görüşme sonrasında sorularımıza verdiği yanıtlarda şu değerlendirmeleri yaptı: Bakan’la görüşmemiz verimli geçti. Kendisiyle başlıca Bağdat’la ilişkiler, Kuzey Irak’taki gelişmeler, Irak’ın petrol ihracatıyla ilgili olarak aldığı karar, Ortadoğu’daki gelişmeler, savunma projelerimizle ilgili kararlar konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca Rumsfeld, ekonomik programımızla attığımız adımları olumlu buldu. ABD’li bakana Irak konusunda Körfez Savaşı’ndan bu yana Türkiye’nin en fazla zarar gören ülke olduğunu anımsattım. Zararımızın 35 milyar dolar olduğunu belirttim. Bölge politikasıyla ilgili olarak ABD’nin ve Türkiye’nin etkin iki ülke olarak daha yakın çalışmaları gerektiğini vurguladım. Güvenlik Konseyi’nde geliştirilen planların, ABD’nin uyguladığı politikaların sonuç vermediğini, bölgede en fazla etkilenen ve ilişkileri en gelişkin olan ülke olarak Türkiye’nin devrede olması gerektiğini ifade ettim. ABD’nin bu nedenle Türkiye’ye danışmasının yararları üzerinde durdum. Türkiye’nin görüşü alınmadan, Türkiye’ye danışılmadan karar alınmaması gerektiğini ifade ettim. Irak’ın petrol ihracı konusundaki son kararından, en fazla Türkiye’nin ve uygulanan ekonomik programın olumsuz etkileyebileceği üzerinde durdum. Ayrıca, Bağdat’la temas içinde çözümler üretilmesinin yararını vurguladım." Ecevit, İsrail ve Filistin arasında görüşme ortamının bir an önce sağlanması gerektiğini ilettiğini belirtti. Başbakan, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: "AGSK konusunda yapılan toplantıda bazı ilerlemeler kaydedildi. Ancak, Türkiye’nin bunlarla yetinmesi mümkün değildir. Bakana, bunu da ilettim. Türkiye’nin böyle bir oluşumun dışında tutulması kabul edilebilir bir durum değildir." Ecevit, Rumsfeld’in bu yaklaşımları olumlu karşıladığını kaydetti. GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 5 HAZIRAN 2001 ABD'ye Irak Şoku ABD artık ‘umut’ vermiyor! ![]() | |
|
| | #4 (mesaj-linki) |
Cvp: Bülent Ecevit
1925'te İstanbul'da doğdu. 1944 yılında İstanbul Amerikan Koleji'ni bitirdi. 1944'te çalışma yaşamına girdikten sonra, işten ayırabildiği zamanlarda Ankara Üniversitesi'nde İngiliz dil ve edebiyatı, Londra Üniversitesi'nde Sanskrit, Bengalce, sanat tarihi bölümlerine devam etti. 1957'de de ABD' de Harvard Üniversitesi'nde sekiz ay incelemelerde bulundu. 1944'te Ankara'da Basın-Yayın Genel Müdürlüğü'ne İngilizce çevirmeni olarak girdi. 1946-50 arasında Londra'da Türk Basın Ateşeliği'nde çalıştı. 1950-60 arasında "Ulus" gazetesinde, ve "Ulus"un kapatıldığı yıllarda "Yeni Ulus" ve "Halkçı" gazetelerinde, yazar ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 1954 sonu ile 1955 başlarında ABD"de, Kuzey Carolina'da yayınlanan "Winston-Salem" gazetesinde konuk gazeteci olarak görev yaptı. 1965'de "Milliyet" gazetesinde günlük yazılar yazdı. 1950'lerde "Forum" dergisinin yazı işleri kadrosunda yer aldı. 1972'de aylık "Özgür İnsan", 1981'de haftalık "Arayış", 1988'de aylık "Güvercin" dergilerini çıkarttı. 1957-1980 arasında, önce Ankara, sonra Zonguldak'tan Cumhuriyet Halk Partisi'nin Milletvekili oldu. 1960-61'de Kurucu Meclis üyeliği yaptı. 1961-65 yılları arasında Çalışma Bakanlığı yaptı. 1966'da, CHP Genel Sekreterliğine getirildi. 1971'de Partisinin askeri yönetimce oluşturulan hükümete katkıda bulunmasına karşı çıkarak bu görevinden ayrıldı. 1972 Mayısında CHP Genel Başkanlığına seçildi. 1974 yılında kurulan CHP-MSP koalisyonunun başbakanı oldu. Bu dönemde Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleşti. 1977'de bir azınlık hükümeti kurdu fakat güvenoyu alamadı. 1978'de, Partisinin TBMM'de çoğunluğu bulunmamakla beraber, bazı bağımsız üyelerin ve küçük partilerin katkısıyla bir hükümet kurdu. Bu Başbakanlık dönemi 21 ay sürdü. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra, askeri yönetime karşı çıkışları nedeniyle üç kez hapse mahkum oldu. KESİTLER ![]() Müderris Mustafa Efendi’nin torunu "Edebiyatçı olmak istiyorum" Ulus’tan politikaya Ortanın solu Kavgası Başbakan Ecevit Güneş Motel olayı Demokratik Sol Parti Bülent Ecevit, yasaklı döneminde, eşi Rahşan Ecevit başkanlığında kurulan Demokratik Sol Partinin kuruluşuna katkıda bulundu. 1987'deki halkoylamasıyla, siyasal haklarına yeniden kavuşunca, DSP Genel Başkanlığına Bülent Ecevit seçildi. Kısa bir süre sonra yapılan genel seçimlerde Partisi iyi sonuç alamayınca bu görevden ayrıldı. Fakat 1989 başlarında, yerel yönetim seçimlerinin yaklaştığı bir sırada Genel Başkanlık boşalınca toplanan Olağanüstü Kurultay'da yeniden Genel Başkan seçildi. 1991 seçimlerinde de Zonguldak'tan milletvekili seçildi. 28 Şubat sürecinden sonra oluşan siyasal kaosta azınlık hükümeti kurma görevi verildi ve 70 milletvekili ile başbakan oldu. 18 Nisan 1999 yılında yapılan genel seçimlerde partisini birinci parti yaparken, MHP ve ANAP ile ortak hükümet kurdu ve bu hükümetin başbakanı oldu. MÜDERRİS MUSTAFA EFENDİ’NİN TORUNU 28 Mayıs 1925 gününün ilk saatlerinde Beşiktaş’ın Valideçeşme semtindeki Pembe Köşk’te Fahri-Nazlı Ecevit çiftinin dünyaya gelen erkek çocuğuna Bülent ismi verildi. Babası Kastamonulu, annesi ise İstanbulluydu. Ecevit soyadı, Kastamonu yöresindeki bir bucağın isminden esinlenilerek alınmıştı. Hem anne babası hem de dedeleri Osmanlı ve Cumhuriyet’in “seçkin” üyeleriydi. Baba Prof. Fahri Ecevit Cumhuriyet’in ilk yüksek öğretim kadrosundan, sonraları milletvekili; anne Nazlı Ecevit de sanatçı ve ressamdı. Dedesi ise Osmanlı ulemasından müderris Mustafa Efendi’ydi. Diğer dedesi ise Alay Kumandanı Mehmet Emin Bey’di. Babası Fahri Ecevit, Ankara Hukuk Fakültesi adli tıp profesörüydü. Fahri Ecevit 1943’ten beri CHP Kastamonu Milletvekili olarak Meclis’te görev yapıyordu. Ancak 1950 seçimlerinde yeniden seçilemedi. (13 Ocak 1999-Fuat Akyol/Zaman) “EDEBİYATÇI OLMAK İSTİYORUM” Ecevit Robert Kolej’in edebiyat kolundan mezundu. Annesi Nazlı Hanım, mimar ya da mühendis olmasını isterken babası, edebiyat kolundan mezuniyeti sebebiyle Ankara Hukuk Fakültesi’ne yazılmasını istedi. “Edebiyatçı olmak istiyorum.” diyen genç Bülent’in bu görüşü etkili olmadı. Ancak Hukuk Fakültesi’nde yalnızca üç ay dayanabildi. Israrın fayda sağlamayacağını gören anne ve baba Ecevitler onu serbest bıraktılar. Ecevit, Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ne tercüman olarak girdi. Bu sırada Çetin Altan da Galatasaray Lisesi mezunu olması sebebiyle Fransızca mütercim olarak aynı büroda görev yapıyordu. Ertesi yıl Dil Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Filolojisi bölümüne kayıt yaptırdı ve ikinci sınıftan başladı. Ancak Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’ndeki öğrenimini de yarıda bıraktı. Bu sıralarda Doğu mistisizmine ve Hint felsefesine büyük ilgi duyuyordu, en büyük tutkusu da şiir yazmaktı. Doğu mistisizmi ile Batı rasyonalizmi arasında bir bocalama devresi yaşıyordu. Klasik Batı müziği dinleyen ve Türk halk müziğine hayranlık duyan Ecevit, Basın Yayın Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği Basın Ataşeliği’ne kâtip olarak gönderildi. (13 Ocak 1999-Fuat Akyol/Zaman) ULUS’TAN POLİTİKAYA Bülent Ecevit, Londra Üniversitesi’ne kaydını yaptırmıştı. Sanat tarihi ve Doğu dillerinin Latincesi olarak kabul edilen Sanskritçe okuyacaktı. Fakat üniversiteyi terk etmesi ve basın ataşeliği gibi geleceği olmayan bir işte bulunması baba Ecevit’i tatmin etmiyordu. Bu sebeple Bülent’i Türkiye’ye geri çağırdı. O sırada başbakan yardımcısı olan Nihat Erim’e durumu anlattı. Bülent, Basın Yayın Müdürlüğü’ndeki işine dönmek istemediği için Erim onu CHP’nin yayın organı Ulus’a yerleştirdi. Böylece Ecevit’in gazetecilik yaşamı da başlamış oldu. Aslında gazeteciliği onun CHP liderliği ve Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığına uzanan politika hayatının da başlangıcı oldu. Çetin Altan’la birlikte Ulus gazetesinde mütercimlik ve sekreter yardımcılığı görevini yürütüyorlardı. Ecevit’i politikaya Ulus’ta çalışıyor olması itti. Yoksa o tarihe kadar, politikacı bir babanın oğlu olmasına rağmen politikayla hiç ilgilenmiyordu. Demokrat Parti’nin öncülüğünde Meclis, CHP’nin mallarını Hazine’ye devredince Ulus gazetesi kapanmış, Nihat Erim ve kadrosu Halkçı gazetesini çıkarmaya başlamıştı. Ecevit Halkçı gazetesinde fıkra yazarıydı. Daha sonra Ulus gazetesi ismiyle yeniden yayına başlayınca o da yeniden Ulus’un yazarı oldu. Ulus’ta Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ndan sonra iki numaralı yazardı. Demokrat Parti’yi destekleyen Zafer’in başyazarı Bahadır Dülger’le bir ara sert polemiklere girdi. Cüneyt Arcayürek ve Altan Öymen gibi isimlerle birlikte çalışıyordu. Bir ara Rahşan Hanım’ın da çalıştığı Ankara’daki Amerikan Haberler Merkezi’nin daveti ile dört aylığına 1954 Ekim ayının başında ABD’ye gitti. Çağrı Amerikan Basın Enstitüsü ve ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Eğitim Mübadele Programı’ndan yapılmıştı. Bu davetin amacı gelişmekte olan ülkelerde liderlik yeteneği olan ve iyi derecede dil bilen isimlere Amerika’yı tanıtmaktı. İngiltere ve Amerika’dan sık sık davet alan bir gazeteciydi. Milletvekili seçildiği 1957 seçimleri öncesinde de Amerika’daydı. Batı dünyasını iyi tanımış olması ona politikanın basamaklarını tırmanmasında yardımcı oldu. 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından 15 Ekim 1961’de yapılan genel seçimlerin sonucunda Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, hükümeti kurma görevini CHP lideri İsmet İnönü’ye verdi. İnönü kabinesinin Çalışma Bakanı Bülent Ecevit’ti. 32 yaşında milletvekili, 36 yaşında da bakan olmuştu. 1965’e kadar İnönü’nün kurduğu hükümetlerde bu görevini sürdürdü. (13 Ocak 1999-Fuat Akyol/Zaman) ORTANIN SOLU İnönü-Ecevit Kavgası 1960’lı yılların sonuna doğru CHP’de işler iyice kızışmaya başlamıştı. Ecevit’in öncülük ettiği muhalif grup ile partinin 30 küsur yıllık genel başkanı İsmet İnönü’nün öncülük ettiği muhafazakarlar arasında ipler iyice gerilmeye başlamış, “ortanın solu” kavramı üzerine tartışmalar hararetli bir şekilde sürüp gitmişti. O dönemin önemli tanıklarında biri de namı diğer “en vefalı ‘inönücü’” Necip Mirkelamoğlu’ydu. Ve o olayları şöyle anlatıyor: Ecevit, Atatürk'ü Marksist ideolojinin terminolojisi ile analiz ederek, şu sonuçları çıkarıyordu. "Atatürk döneminde geniş halk kitlelerinin yararına köklü değişiklikler gerçekleştirilememiştir... Atatürk ekonomik milliyetçi değildir... Atatürk'ün devrimciliği "biçimsel" halkçılığı "tepede bakan" bir halk patronluğudur... Gerçek devrim, üretim ilişkilerini yeniden düzenleyen ve ekonomik güce el değiştirten alt yapı devrimidir... Ki Atatürk bunu yapamamıştır.” Genel sekreter bu minval üzerine konuşurken, o zamanki en yakın arkadaşı ve başında bulunduğu hizb'in ideoloğu Deniz Baykal da "Türk solunun her türlüsünün ve tabii sosyal demokrasinin de Marksizm'e dayanmakta olduğunu" ifade ediyordu. (Ulus Gazetesi 4 Şubat 1971) Bu türdeki sol edebiyat parti içine sokaktaki aşırı solu celp ve cezb etmiş bulunmaktaydı. Ve İnönü Atatürk'le beraber kurduğu Partinin bu hallere düşmesinden son derece rahatsızdı. Bu rahatsızlığını merhum Abdi İpekçi ile bir konuşmasında şu şikayet sözleriyle anlatıyordu: "...Türlü baskılar altında kongreler yapılıyor... Dev-Genç militanlarını partiye alıyorlar. İstedikleri gibi ve maksatları için kullanıyorlar. Ne çeşit baskılar yapılıyor aklın alacağı şeyler değil. Dev-Genç teşkilatı lağvolundu, harıl harıl partiye kaydetmeye çalışıyorlar." (İnönü’den Anılar- Yeni Asır/ Hazırlayan: Necip Mirkelamoğlu)Bülent Ecevit'in siyasi hayatının önemli dönüm noktalarından biri 1965 yılına rast gelir. O yıl yapılan CHP kurultayında Kemal Satır’ı yenen Ecevit genel sekreterlik koltuğuna oturdu. CHP’de “ortanın solu” kavramı bu kurultaydan sonra ortaya atıldı. Ecevit de “Ortanın Solu” çizgisinin arkasındaki isimlerden biriydi. Ancak bazı çevrelerce CHP’yi aşırı sola çekmek hatta “komünizm”e yaklaştırmakla suçlanıyordu. Partiye yeni kimlik arayışı iç çalkantılara yol açtı. 1965 seçimlerinin Süleyman Demirel’in başkanlığındaki Adalet Partisi’nin zaferiyle sonuçlanması da parti içi bunalımı hızlandırdı. Ecevit, 1965 seçimlerinde Meclis’e Zonguldak milletvekili olarak girdi. Turhan Feyzioğlu ve Kemal Satır grubu partiden koptu. 43 milletvekili Güven Partisi’ni kurdular. Bu Parti daha sonra Cumhuriyetçi Güven Partisi ismini aldı. CHP’nin içinde bir sola kaymadan söz ediliyordu. Ecevit bu konulardaki düşüncelerini 1966’da yazdığı “Ortanın Solu” ve 1968’de yazdığı “Bu Düzen Değişmelidir” kitaplarında açıkladı. Bu dönemde Türkiye bir çalkantı içindeydi. 1968 öğrenci olayları ve anarşi Türkiye’yi yeni bir bunalıma sürüklüyordu. Ecevit, 12 Mart 1971 muhtırasına karşı çıkış yaparak CHP Genel Sekreterliği görevinden ayrıldı. CHP’deki aktif görevlerinden kopan Bülent Ecevit, ekibi ile birlikte parti tabanında destek arayışına girdi. Partinin neredeyse değişmez genel başkanı kimliğini kazanmış İsmet İnönü’ye karşı bir harekette başarılı olmak için başka bir seçenek de bulunmuyordu. Ecevit’in parti teşkilatına dönük çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. 1972’de toplanan CHP kongresinde Ecevit, İnönü’nün karşısına parti lideri adayı olarak çıkma gibi bir tercih yerine parti organlarına yönelik liste yarışına girdi. CHP'nin yeni lideri İşte bu kongrede liste yarışını İnönü’nün desteklediği Kemal Satır grubu değil Ecevit kanadı kazandı. Bunun üzerine İnönü, CHP genel başkanlığı görevinden istifa etti. 14 Mayıs 1972’de olağanüstü toplanan CHP kongresi Bülent Ecevit’i parti genel başkanlığına getirdi. CHP lideri Ecevit, hükümetten çekilme kararı aldı. Bunun üzerine İsmet İnönü, CHP üyeliğinden de istifa ettiğini açıkladı. Böylece Ecevit 1938’den itibaren aralıksız 34 yıl CHP genel başkanlığını yapan İsmet İnönü’yü siyaset kulvarından çıkarmış oldu. (13 Ocak 1999-Fuat Akyol/Zaman) BAŞBAKAN ECEVİT CHP’nin Nihat Erim hükümetinden çekildiğini açıklamasıyla ara dönem sonuçlanmadı. Yine bir senatör olan Ferit Melen başkanlığında yeni bir hükümet kuruldu. Ferit Melen hükümetini Naim Talu hükümeti izledi. Ara rejimlerle geçen bu bunalımlı döneme 1973 seçimleri kısmen noktayı koyabildi. Ecevit 14 Ekim 1973 seçimlerinde bir sol partinin demokratik seçimler ortamında ilk kez birinci parti olarak çıkmasını sağladı ve yüzde 33.39 oy aldı. CHP’nin bu düzeyde bir oy oranına ulaşmasında o sırada Türkiye İşçi Partisi’nin kapatılmış olmasının da etkisi oldu. Ancak CHP, seçimleri Adalet Partisi’nin önünde tamamlamasına karşılık Meclis’te çoğunluğu alamamıştı. Ecevit’in 26 Ocak 1974’te Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Selamet Partisi ile kurduğu koalisyon hükümeti 10 ay dayanabildi. Bu koalisyon sırasında Kıbrıs Barış Harekatı yapıldı. Yüzde 41'lik rekor 5 Haziran 1977 seçimleri de Ecevit liderliğindeki CHP’nin birinciliğiyle sonuçlandı. CHP yüzde 41.4, Adalet Partisi ise yüzde 36.9 oy aldı. Bu oy oranı bir sol partinin demokratik bir seçimde aldığı en büyük oy olarak siyaset tarihine geçti. Ancak bu sonuç da tek başına bir Ecevit iktidarına elvermedi. CHP 213 milletvekili çıkardı, tek başına bir Ecevit iktidarı için yalnızca üç milletvekilliği eksikti. Türkiye bu tarihten sonra da hükümet bunalımları yaşadı. (13 Ocak 1999-Fuat Akyol/Zaman) GÜNES MOTEL OLAYI Ecevit’in 15 Haziran 1977’de kurduğu ve cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün onayladığı azınlık hükümeti Meclis’ten güvenoyu alamadı. Bunun üzerine Demirel başkanlığında 2. Milliyetçi Cephe hükümeti kuruldu. Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi yeniden bir araya gelmişti. Ecevit, “Kumar borcu olmayan 11 milletvekili arıyorum.” tarihî sözünü bu dönemde söyledi. İstanbul’daki Güneş Motel’de görüştüğü Adalet Parti’li 11 milletvekiline de bakanlık sözü vererek milliyetçi cephe hükümetini düşürme girişimlerini başlattı. Bu hükümet düşünce 5 Ocak 1978’de en uzun süreli başbakanlık yapacağı yeni hükümetini kurdu. (13 Ocak 1999-Fuat Akyol/Zaman) DEMOKRATİK SOL PARTİ Yasaklı yıllar 12 Eylül müdahalesinin ardından Ecevit de Demirel gibi 10 yıllık siyasi yasaklı bir politikacıydı. 1987’de Özal ile Demirel arasında sert polemiklere yol açan referandumda siyasi yasaklar kaldırılınca, 1985’te kurulan DSP’nin liderliğini Ecevit devraldı. 1987 Kasım’ında yapılan milletvekili seçimlerinde Demokratik Sol Parti barajı aşamayınca Ecevit politikayı bıraktı. Ancak 1989’da yapılan DSP kongresinde yeniden partinin başına geçti. 1991 seçimlerinde Demokratik Sol Parti hem barajı aştı hem de Ecevit ve 6 arkadaşı Meclis’e girdi. 1991 seçimlerinden sonda Demirel liderliğindeki Doğruyol Partisi ile Erdal İnönü liderliğindeki SHP koalisyon hükümeti kurdu. Demirel ve İnönü önemli bir projeye el atarak CHP ve Adalet Partisi’ni yeniden açıp, Hazine’ye devredilen mal varlıklarını yeniden elde etmek için adım attılar. Aydın Menderes’in, Demokrat Parti ve DYP’yi Adalet Parti’sinin çatısı altında bir araya getirme girişimi başarısız oldu, Demirel’in ağırlığını koymasıyla AP kendisini feshetti. Ancak özellikle Deniz Baykal ve arkadaşlarının girişimleriyle CHP kendisini feshetmedi ve yeniden siyaset kulvarına katıldı. Bu hareket solda parçalanmaya neden oldu. CHP ve DSP’yi buluşturma girişimlerine DSP lideri Ecevit, Baykal’la uyuşmayan siyaset tarzı sebebiyle hep soğuk yaklaştı. Sonuçta 24 Aralık 1994 seçimlerinde Ecevit DSP’yi yeniden solun birinci partisi olarak çıkardı. DSP yüzde 14’e varan oy oranıyla 75 milletvekili çıkarırken CHP yüzde 10’luk barajı kılpayı aşabildi. 1994 seçimlerinin ardından kurulan Anayol ve Refahyol hükümetlerinden sonra ANAP ve DSP ortaklığında Anasol-D hükümeti kurulunca Ecevit, Yılmaz başkanlığındaki hükümetin başbakan yardımcısı oldu. Bu hükümetin Meclis’te düşürülmesinden sonra başlayan hükümet arayışları, DYP ve ANAP destekli Ecevit azınlık hükümeti ile noktalandı. Böylece Ecevit 19 yıl aradan sonra yeniden başbakan oldu. Ve 18 Nisan 1998’de yapılan seçimlerle DSP’yi birinci parti yaptı ve başbakan oldu... (13 Ocak 1999-Fuat Akyol/Zaman) VEFATI GATA’da 18 Mayıs 2006’dan bu yana tedavi gören eski Başbakan Bülent Ecevit, 05 Kasım 2006 günü saat 22.40’da hayata veda etti. 28 Mayıs 1925’te İstanbul’da doğan Bülent Ecevit 81 yaşındaydı. Ecevit’in solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı. Ecevit’in vefatı ilk kez özel Doktoru Mücahit Pehlivan tarafından kamuoyuna duyurulurken, GATA’dan yapılan açıklamada eski başbakanın solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. | |
|
| | #5 (mesaj-linki) |
Cvp: Bülent EcevitYarın bir şeyler olacak yarın duruşundan belli kırdaki atların bulutların koşuşundan belli kazışından köstebeklerin karıncaların telaşından belli bir şeyler olacak yarın belki bir tomurcuk belki bir ağacın düşen yaprağı belki de bir çocuk pek o kadar göremesek de uzağı kuşların uçuşundan belli birşeyler olacak yarın öbürgünden önemsiz bugünden önemli 1975 Bülent Ecevit | |
|
![]() |
| Konu Araçları | |
Bülent Ecevit (Bülent Ecevit Kimdir? - Bülent Ecevit Hakkında) Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Medya Haber | NoRanynn | Güncel Konular | 889 | 2 Gün Önce 11:10 |
| Manga (Manga Kimdir? - Manga Hakkında) | ThinkerBeLL | Türkçe Rock - Yabancı Rock - Metal Müzik | 12 | 08-04-2008 22:18 |
| William Shakespeare (William Shakespeare Kimdir? - William Shakespeare Hakkında) | ThinkerBeLL | Edebiyat ww | 1 | 02-02-2008 14:25 |
| Galois (Galois Kimdir? - Galois Hakkında) | NoRanynn | Bilim ww | 1 | 25-11-2007 16:28 |
| Bülent Ortaçgil (Bülent Ortaçgil Kimdir? - Bülent Ortaçgil Hakkında) | ThinkerBeLL | Müzik tr | 3 | 25-07-2007 21:13 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||